9. Sınıf Fizik Öğretim Programında Yer Alan Konuların Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlara ve Yeni Öğretim Programına Yönelik



Yüklə 353,07 Kb.
Pdf görüntüsü
tarix25.07.2018
ölçüsü353,07 Kb.
#58977


 

Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi (H. U. Journal of Education)

 

Özel Sayı (1), 27-38 [2013] 



 

9. Sınıf Fizik Öğretim Programında Yer Alan Konuların Öğretiminde 

Karşılaşılan Sorunlara ve Yeni Öğretim Programına Yönelik 

Öğretmen Görüşleri

 *

 

 

Teacher Opinions on the New Teaching Syllabus and the Issues 

Encountered When Teaching the Subjects of the 9

th

 Grade Physics 

Syllabus 

 

Celal Bayrak 



**

, Sevim Bezen 

***

 

 



ÖZ:    Fizik  öğretmenlerinin  9.  sınıf  fizik  programında  yer  alan  konularının  öğretiminde  karşılaştıkları 

sorunlarını  ve  2013-2014  öğretim  yılında  uygulanacak  yeni  öğretim  programıyla  ilgili  görüşlerini  tespit  etmek 

amacıyla yapılan bu çalışma, nitel araştırma yöntemleri kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma, 2012-2013 öğretim yılı 

bahar döneminde Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan 8 Anadolu Lisesi’nde görevli 9. sınıf fizik derslerine giren 18 

öğretmenin  katılımıyla  gerçekleştirilmiştir.  Çalışmada  araştırmacılar  tarafından  hazırlanan  yarı  yapılandırılmış 

görüşme  formu  kullanılmıştır  ve  açık  uçlu  soruların  yer  aldığı  öğretmen  görüşme  formu  fizik  eğitiminde  uzman  3 

kişinin görüşleri alınarak son halini almıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen veriler betimsel 

analiz  tekniği  kullanılarak  çözümlenmiştir.  Araştırma  sonucunda  öğretmenler,  mevcut  9.  sınıf  fizik  öğretim 

programında yer alan konuların öğretiminde en çok “Kuvvet  ve Hareket” ünitesinin öğretiminde, öğrencilerin işlem 

yeteneğindeki  zayıflıklarından  ve  konular  için  zaman  yetersizliğinden  dolayı  sorunlarla  karşılaştıklarını 

belirtmişlerdir.  Öğretmenler,  şu  anki  mevcut  programın  sarmal  yapıda  olmasının  ve  9.  sınıf  ders  kitaplarında  konu 

başlıklarının bulunmayışının öğrencileri konuları anlamlandırmaları açısından olumsuz etkilediğini ifade etmişlerdir. 

Araştırmaya  katılan  fizik  öğretmenleri,  yeni  fizik  öğretim  programının  fizik  dersinin  öğrenimi  açısından  daha  iyi 

olacağını  düşündüklerini  ve  uygulamaya  geçilmeden  önce  de  öğretmenlerin  uzun  süreli  hizmet  içi  eğitimden 

geçirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. 

Anahtar sözcükler: Fizik öğretim programı, öğretmen görüşleri, fizik eğitimi. 

 

ABSTRACT:  This  study  was  carried  out  by  using  qualitative  research  methods  in  order  to  determine  the 

issues physics teachers encounter when teaching the physics syllabus to 9

th

 grades and to determine their opinions on 



the new syllabus that will be carried out within the 2013-2014 academic year. The research was carried out with 18 

teachers  who  teach  physics  to  9

th

  grades  at  8  different  Anatolian  high  schools  in  Ankara's  Altındağ  district.  In  this 



study,  semi-structured  interview  from  was  carried  out  by  researchers.  In  addition,  the  open-ended  questions  of 

interview were answered by three physic experts and it takes final form. The data collected from the interviews carried 

out  with  the  teachers  have  been  analyzed  by  using  a  descriptive  analysis  technique.  According  to  the  results  of  the 

research, the teachers have stated that they have problems especially when teaching unit such as “Force and Motion” 

that  take  place  in  the  9

th

  grade  physics  because  of  teaching  syllabus,  students’  weaknesses  on  their  mathematical 



capability and not having enough time to teach the subjects. They have also stated that the present syllabus not being 

volute and the 9th grade physics course books not having headlines for the subjects affect the students negatively in 

relation  to  making  sense  of  the  subjects.  The  teachers  have  stated  that  they  think  the  new  physics  teaching  syllabus 

will be much better and before the application process it would be best to have a long term in-service training. 



Keywords: Teaching Physics Programme, teacher opinions, physics education. 

 

                                                      



  

*

 Bu çalışma 9-11 Mayıs 2013 tarihleri arasında gerçekleşen ISNITE’2013



 

Öğretmen Eğitiminde Yeni Eğilimler 

Uluslararası Sempozyumu’

nda sözlü bilidiri olarak sunulmuştur. 

**

 Prof. Dr., Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakütesi, OFMA Eğitimi Bölümü, Fizik Eğitimi ABD, Ankara-Türkiye,  



e-posta: cbayrak@hacettepe.edu.tr 

***


  Yüksek  Lisans  Öğr.,  Hacettepe  Üniversitesi,  Eğitim  Fakütesi,  OFMA  Eğitimi  Bölümü,  Fizik  Eğitimi  ABD, 

Ankara-Türkiye, e-posta: sevimbezen@hacettepe.edu.tr 




 

Celal Bayrak, Sevim Bezen 

 

28 


1. GİRİŞ 

Teknolojik gelişmelerin hızla ilerlediği, bilimsel bilginin ve öneminin gittikçe arttığı, fen 

ve teknolojinin etkilerinin günlük yaşamımızın her yerinde görüldüğü bu teknoloji çağında, fen 

eğitiminin ve fen öğretim programlarının çok önemli bir rol oynadığı görülmektedir (Aydoğdu 

ve  Kesercioğlu  2005).  Öğretim  programı,  okul  ya  da  okul  dışında  bireye  kazandırılması 

planlanan bir dersin öğretimi ile ilgili tüm etkinlikleri kapsayan yaşantılar düzeneğidir (Demirel 

2007).  Derslerin  öğrenilmesi  ve  öğretilmesi  sürecinde  çok  önemli  bir  yere  sahip  olan  öğretim 

programları  (Doğan  ve  Marulcu  2010),  öğrencilerin  daha  kolay  anlayabilmesi  için  bilimin 

öğrencilerin  seviyesine  uygun  olacak  şekilde  basitleştirilmiş  şeklini  sunmaktadır  (Karakuyu 

2008).  


  Eğitim sistemimizin vazgeçilmezlerinden birisi de fen bilimleri eğitimidir. Fizik ve diğer 

fen alanlarının öğretimi için hazırlanan öğretim programları bilim, teknoloji ve eğitim alanındaki 

gelişmeleri  takip  edecek  nitelikte  olmalıdır  ve  periyodik  olarak  güncellenmelidir  (Doğan  ve 

Marulcu  2010).  Günümüzdeki  fizik  ve  diğer  fen  alanlarının  en  önemli  sorunlarının  arasında, 

belirlenen  hedeflere  ulaşılamaması  gösterilmektedir  (Mason  2003  aktaran,  Doğan  ve  Marulcu 

2010).  Bu  durum  ülkemizde  de  çok  farklı  değildir.  Türkiye’de  de  üniversiteye  giriş  ve  liseye 

giriş sınavlarının sonuçlarına baktığımızda fizik dersindeki başarı oranının oldukça düşük olduğu 

görülmektedir  (Ortas  2009  aktaran,  Karal  2010).  Bir  ülkenin  daha  ileriye  gitmesi  için 

hazırlanacak yeni fizik öğretim programlarının, geleceği tahmin edebilecek ve yarının koşullarını 

geliştirebilecek  insanı  yetiştirilebilecek  nitelikte  olması  gerekmektedir  (Gömleksiz  2007). 

Türkiye’de 2007 yılında Talim ve Terbiye Kurulu tarafından kabul edilen 9. Sınıf Fizik Öğretim 

Programı 2008-2009 öğretim yılında uygulanmaya başlamıştır. Fizik öğretim programında köklü 

bir değişim yapılmıştır ve yapılan bu köklü değişimin temel amacı, bilgi çağı olarak adlandırılan 

içinde  bulunduğumuz  yüzyılda,  çağın  gereklerinden  geri  kalmayacak,  dinamik,  esnek  bir 

programın  oluşturulmasıdır  (Milli  Eğitim  Bakanlığı  [MEB]  2008).  Bütün  fizik  programlarında 

olduğu  gibi,  9.  sınıf  Fizik  Öğretim  Programının  temel  amaçlarının  arasında  da  öğrencilere 

problem çözme becerisi, bilişim ve iletişim becerilerini kazandırmak, öğrencileri bilimsel okur-

yazar  haline  getirmek  genel  olarak  söylenebilecek  başlıca  amaçlar  arasındadır  (MEB  2008). 

Bilimsel okur-yazarlık, fen bilimlerinin doğasını bilmek, bilgilerin nasıl elde edildiğini anlamak 

ve  gerçeklere  bağlı  olduğunu  bilmek,  fakat  yeni  bilgiler  kanıtlandıkça  da  değişebileceğini 

algılamak, temel kavram, teori ve hipotezleri bilmek, kişisel görüş ile bilimsel kanıt arasındaki 

farkı  algılayabilmek  olarak  tanımlanmaktadır  (Yağbasan  2005).  Çağımızın  hızla  değişen  ve 

gelişen  dünyasında,  öğrencilerin  bilgileri  anlamlandıramadan  mekanik  öğrenmeleri 

beklenmemekte, aksine bilgiye ulaşmaları, ulaştıkları bilgileri karşılaştıkları sorunlar karşısında 

kullanabilmeleri ve çözüm yöntemleri oluşturabilmeleri beklenmektedir. 

  Uygulanmakta  olan  Fizik  Öğretim  Programı  ile  ilgili  yapılan  çalışmalar  sonucunda, 

öğretmenlerin  programı  uygulamak  için  gerekli  becerilere  sahip  olmadıkları  (Ayvacı  2010),  

öğretmenlerin  gelenekçi  bir  anlayışa  sahip  olduğu,  öğretmenlerin  programa  uygun  öğretim 

yapmadığı,  öğretim  programını  sadece  konu  başlıklarına  takip  etmek  amacıyla  kullandıkları 

(Kapucu  2010),    öğretmenlerin  programa  ilişkin  çoğunlukla  olumlu  görüşlerinin  olduğu,  ancak 

etkinliklerin  fazla  sayıda  olması  nedeniyle,  ders  süresinin  yeterli  olmadığı  belirtilmektedir 

(Arslan, Ercan ve Tekbıyık 2012). 

  Fizik Öğretim Programı Talim ve Terbiye Kurulu tarafından 01.02.2013 tarihinde alınan 

kararı ile yeniden yenilenmiştir ve 2013-2014 öğretim yılından itibaren 9. sınıflara uygulanmaya 

başlanacaktır. Yeni fizik öğretim programının amaçları arasında; öğrencilerde merak oluşturarak 

fizik bilimine yönelik ilgi uyandırmak ve onları keşfetmeye teşvik etmek, bilimsel sorgulamanın 

doğasını  anlamak,  bilimsel  süreç  becerilerini  kullanarak  bilimsel  bilgi  üretmek  ve  problem 

çözmek,  bilimin  doğası  üzerine  farkındalık  kazanmak  ve  etik  ve  sosyal  etkilerini  düşünerek 

fiziğin  uygulamaları  ile  ilgili  bilimsel  dayanakları  olan  kararlar  vermek  bulunmaktadır  (MEB 



9. Sınıf Fizik Öğretim Programında Yer Alan Konuların Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlara ve Yeni Öğretim 

 

Programına Yönelik Öğretmen Görüşleri 



29 

2013). Yeni programın çağdaş yaklaşımları benimsediği söylenebilir. Mevcut programda olduğu 

gibi  yeni  programda  da  öğrencinin  merkezde  olduğu  yapılandırmacı  bir  anlayış 

vurgulanmaktadır.  Yenilenen  fizik  öğretim  programının  temel  amaçlarının  arasında  bilimsel 

okur-yazarlığın geliştirilmesi bulunmaktadır (MEB 2013).  

  Öğretim  Programlarının  etkili  bir  biçimde  uygulanabilmesini  sağlayan  kişiler 

öğretmenlerdir.  Bir  öğretim  programının  başarısı,  öğretmenlerin  programı  benimsemesine  ve 

belirlenen  amaç  doğrultusunda  uygulamalarına  bağlıdır  (Gömleksiz  2007).    Öğretmenler  hem 

programı  uygularlar  hem  de  programı  uygulayacak  elverişli  ortamı  hazırlarlar.  Bir  programın 

uygulanmasında  karşılaşılan  sorunları  saptamak  için  öncelikle  fikri  alınması  gereken  kişiler 

programın  uygulayıcısı  olan  öğretmenlerdir.  Bu  nedenle  uygulanan  ya  da  uygulanacak 

programlarda öğretmenlerin görüşleri, tavsiyeleri, eleştirileri ve önerileri dikkate alınmalıdır. Bu 

yüzden yapılan bu çalışmada,  ilk defa uygulanacak olan yeni fizik öğretim programı ve 9. sınıf 

fizik  öğretim  programında  yer  alan  konuların  öğretiminde  karşılaşılan  sorunlar  ile  ilgili 

öğretmen  görüşleri  araştırılmıştır.  Yeni  fizik  öğretim  programı  daha  uygulamaya  geçmeden 

öğretmen  görüşlerinin  belirtildiği  ve  9.  sınıf  fizik  öğretim  programında  yer  alan  konuların 

öğretiminde  karşılaşılan  sorunlara  yönelik  görüşlerinin  alındığı  bu  çalışmanın  literatüre  büyük 

katkı sağlayacağı düşünülmektedir. 

 

2. YÖNTEM 

Nitel  araştırma  yöntemleri  kullanarak  yapılan  araştırma,  öğretmenlerin  9.    sınıf  fizik 

öğretim  programında  yer  alan  konuların  öğretiminde  karşılaşılan  sorunlara  ve  yeni  öğretim 

programına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.  

 

2.1. Çalışma Grubu 

2.1.1. Çalışma Grubunun Özellikleri 

Araştırma, 2012-2013 öğretim yılı bahar döneminde 9. sınıf fizik derslerine girmekte olan 

öğretmenlerin  katılımıyla  gerçekleştirilmiştir.  Ankara’nın  Altındağ  İlçesinde  bulunan  8  farklı 

Anadolu  lisesinde  görev  yapmakta  olan  toplam  18  öğretmenin  katılımıyla  gerçekleşen 

araştırmada, çalışmanın yapılacağı okullar belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt 

örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi; araştırma için önemli kriterlere bağlı olarak 

önceden  belirlenen  örneklemin,  problemle  ilgili  olarak  belirlenen  niteliklere  sahip  kişiler, 

olaylar,  nesneler  ya  da  durumlardan  oluşturulmasıdır  (Büyüzöztürk  2011).  Ölçüt  örnekleme 

yönteminin kullanıldığı araştırmada, 9. sınıf öğretim programının uygulayıcısı olan öğretmenler 

ölçüt  olarak  belirlenmiştir.  Araştırmaya  katılan tüm  öğretmenler,  araştırmanın yapıldığı  zaman 

dilimi içerisinde 9. sınıf fizik derslerinin öğretimini yapmaktadır. 

 

2.2. Veri Toplama Aracı 

  Araştırmada  veri  toplama  aracı  olarak  araştırmacılar  tarafından  oluşturulan  yarı 

yapılandırılmış  görüşme  formu  kullanılmıştır.  Yarı  yapılandırılmış  görüşme  formunda  on  adet 

açık  uçlu  soru  bulunmaktadır.  Görüşme  formunun  hazırlanması  sürecinde,    fizik  eğitiminde 

uzman üç kişinin görüşleri alınmıştır. Uzman görüşleri doğrultusunda görüşme formunda gerekli 

düzeltmeler  yapılarak,  araştırmada  öğretmenlerin  9.  sınıf  fizik  öğretim  programında  yer  alan 

konuların  öğretiminde  karşılaşılan  sorunlara  ve  yeni  öğretim  programına  yönelik  görüşlerini 

ortaya  çıkaracak  şekilde  tekrar  düzeltilmiştir.  Görüşme  formundaki  sorular  oluşturulurken  9. 



 

Celal Bayrak, Sevim Bezen 

 

30 


sınıf  fizik  ders  programından  ve  2013-2014  öğretim  yılından  itibaren  uygulanacak  yeni 

programdan yararlanılmıştır. 

 

2.3. Uygulamanın Yapılması 

  Fizik  öğretmenleriyle  yapılan  yarı  yapılandırılmış  görüşmeler  20-25  dakika  sürmüştür. 

Görüşmeler  ses  kayıt  cihazı  ile  kayda  alınmıştır  ve  dosyalara  aktarılmıştır.  Görüşme,  önceden 

belirlenmiş amaç doğrultusunda hazırlanmış olan sorular kullanarak ve yanıtlama tarzına dayalı 

karşılıklı  ve  etkileşimli  bir  iletişim  süreci  içerisinde  gerçekleştirilmiştir  (Yıldırım  ve  Şimşek 

2011).


 

 

  



2.4. Verilerin Analizi 

  Öğretmenlerle  yapılan  görüşmeler  sonucunda  elde  edilen  veriler  betimsel  istatistik 

yöntemi  kullanılarak  çözümlenmiştir.  Yapılan  betimsel  istatistiğin  ilk  aşamasında,  verilerin 

analizinde  kullanılmak  üzere  öğretmenlerin  yanıtları  araştırmacılar  tarafından  tek  tek 

okunmuştur  ve  her  bir  soruya  yönelik  kategori  oluşturulmuştur.  İkinci  aşamada  oluşturulan 

kategoriler  çerçevesinde  her  bir  soru  ile  ilgili  veri  girişi  yapılmıştır  ve  sorulardaki  yanıtlar 

benzerliklere  göre  kendi  içinde  ayrıca  kategorize  edilerek  bulgular  elde  edilmiştir.  Üçüncü 

aşamada bulguların tanımlanması yapılmış olup, öğretmenler ile yapılmış görüşmelerden alınan 

doğrudan  alıntılar  ile  desteklenmiştir.  Son  aşamada  ise,  tanımlanan  bulgular  açıklanarak 

yorumlanmıştır (Büyüköztürk ve diğerleri 2008). 

 

3. BULGULAR 

Araştırmada  elde  edilen  bulgular  sonucunda,  öğretmenler  mevcut  programın  sarmal 

yapıda  olmasının  ve  9.  sınıf  ders  kitaplarında  konu  başlıklarının  bulunmayışının  öğrencileri 

konuları  anlamlandırmaları  açısından  olumsuz  etkilediğini  ve  yeni  fizik  öğretim  programının 

fizik  dersinin  öğrenimi  açısından  daha  iyi  olacağını  ve  uygulamaya  geçilmeden  önce  de 

öğretmenlerin  uzun  süreli  hizmet  içi  eğitimden  geçirilmesi  gerektiğini  düşündükleri  tespit 

edilmiştir.  Öğretmenlerin 

 

9.    sınıf  fizik  öğretim  programında  yer  alan  konuların  öğretiminde 



karşılaşılan sorunlara ve yeni öğretim programına yönelik görüşlerini belirlemek için sorulan on 

soru ve yanıtları aşağıda ayrıntılı şekilde verilmiştir: 

 

  Araştırmaya  katılan  fizik  öğretmenlerine  birinci  soru  olarak  “9.  sınıf  fizik  öğretim 



programında  yer  alan  konular  arasından  kavramsal  olarak  öğrencilerin  öğrenmede  en  çok 

zorluk çektikleri konu hangisidir? Açıklayınız.” sorusu yöneltilmiştir. Öğretmenlerin büyük bir 

çoğunluğu  “Kuvvet  ve  Hareket”  ünitesinde  bulunan  hız,  ivme  ve  eylemsizlik  konularında 

öğrencilerin  öğrenmede  zorluk  çektiklerini  belirtseler  de  (%50),  “Elektrik  ve  Manyetizma” 

ünitesinde  direnç  konusunda  (%16,66)  öğrencilerin  öğrenmede  zorluklar  çektiklerini 

düşünmektedirler.  Ayrıca,  öğretmenler  9.  sınıf  fizik  öğretim  programında  yer  alan  konular 

arasından  öğrencilerin  kavramsal  olarak  öğrenmede  zorluk  çekmelerinin  nedenlerinin 

öğrencilerin  konuyu  anlamlandıramadan  mekanik  öğrenmeye  çalıştıklarından,  matematiksel 

işlem  eksikliğinden  ve  konulara  ayrılan  zamanın  yetersiz  olmasından  kaynaklı  olduğunu  ifade 

etmişlerdir (Tablo 1). 

 

 




9. Sınıf Fizik Öğretim Programında Yer Alan Konuların Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlara ve Yeni Öğretim 

 

Programına Yönelik Öğretmen Görüşleri 



31 

Tablo 1: Öğrencilerin öğrenmede zorluk çektikleri üniteler ve konular 

Öğretmen Yanıtları 

Öğretmen Sayısı 

(f) 

Öğretmen 

Yüzdesi                           

Kuvvet ve Hareket 

Hız, ivme ve eylemsizlik 

50 



Elektrik ve Manyetizma 

Direnç 


16,66 


Dalgalar 

11,11 



Madde ve Özellikleri 

Kütle, Hacim ve Özkütle 

 



11,11 



Enerji 

Enerji Dönüşümleri 

5,5 


Fiziğin Doğası 

Skaler ve Vektörel 

Büyüklükler 

5,5 



 

  İkinci  soru  olarak  araştırmaya  katılan  fizik  öğretmenlerine  “9.  sınıf  fizik  öğretim 



programında yer alan konuların kavramsal olarak öğrenilmesinde önceki öğrenmelerinin etkisi 

var  mıdır?  Açıklayınız.”  sorulmuştur.  Araştırmaya  katılan  öğretmenlerden  10  (%55,5)’u, 

öğrencilerin  önceki  öğrenmelerinde  matematiksel  işlemlerdeki  eksikliklerinden  ve  Fen  ve 

Teknoloji  dersinden  beklenilen  bilgi  kazanımındaki  eksikliklerinden  dolayı  olumsuz 

etkilendiklerini  belirtirken,  öğretmenlerin  8  (%45,5)’i  önceki  öğrenmelerin  olumlu  etkilediğini 

belirtmişlerdir.  Elde  edilen  bulguları  desteklemek  amacıyla  yapılan  görüşmelerde,  öğretmenler 

soruya  aşağıdaki  yanıtları  vermişlerdir  (Ö:  Öğretmen,  B:  Bayan,  E:  Erkek,  #:  Öğretmen 

numarasıdır): 

Ö(B;3):  “Öğrencilerin  önceki  öğrenimleri  9.  sınıf  öğretim  programındaki  konuların 

 

öğretimine  olumlu  etki  yaratıyor.  Çünkü,  öğrenciler önceki  bilgilerini  hatırladıklarında 



 

konular daha zevkli ve anlaşılır geçiyor.” 



Ö(E;9):  “Öğrencinin  önceki  öğrenmeleri  bizi  olumsuz  etkiliyor.  Çünkü,  öğrenciler 

 

temelleri çok zayıf geliyorlar.” 



Ö(B;18): “Önceki öğrenmeler konuyu anlamlandıramadan mekanik öğrenme olduğundan 

 

dolayı bizi olumsuz etkiliyor.” 



  Araştırmaya  katılan  fizik  öğretmenlerine  “Sizce  öğrencilerin  fizik  dersine  yönelik 

tutumlarının, kavramsal olarak öğrenilmesinde güçlük çekilen konular üzerinde etkisi var mıdır? 

Açıklayınız.” üçüncü soru olarak sorulmuştur. Araştırmaya katılan öğretmenlerden 7(%38,88)’si, 

öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumlarının olumlu olduğunu; 11(%61,11)’i ise, öğrencilerin 

fizik  dersine  “çok  zor”  şeklinde  ön  yargı  ile  olumsuz  bir  tutumla  geldiklerini  ve  bunun 

öğrenmelerini zorlaştırdığını ifade etmişlerdir.  

  “Öğretmenlerin,  öğrencilerin  kavramsal  olarak  öğrenmekte  zorluk  çektikleri  konular 

üzerinde  etkileri  var  mıdır?  Açıklayınız.”  sorusu  araştırmaya  katılan  öğretmenlere  dördüncü 

sırada  yöneltilmiştir.  Öğretmenlerin  8  (%44,5)’i  öğrenci  seviyesine  uygun  öğretim 

yapılamamasının,  4  (%22,22)’ü  öğretim  programı  dışına  çıkıp  fazla  konu  içeriğinin 

anlatılmasının ve 3 (%16,66)’ü alan bilgisinin eksik olmasının öğrencilerin konuları kavramsal 

olarak öğrenmesinde zorluk çekmesine sebep olduğunu belirtmişlerdir (Tablo 2).  

 

 




 

Celal Bayrak, Sevim Bezen 

 

32 


Tablo  2:  Öğrencilerin  kavramsal  olarak  öğrenmekte  zorluk  çektikleri  konular  üzerinde 

öğretmenlerin etkileri  

Öğretmen Yanıtları 

Öğretmen Sayısı  

(f) 

Öğretmen 

Yüzdesi                           

Öğrenci seviyesine 

uygun öğretim 

yapılamaması 

 



44,5 



Öğretim programı dışına 

çıkıp fazla konu 

içeriğinin anlatılması 

 



22,22 

Alan bilgisinin eksik 

olması 

 



16,66 

Öğrenci motivasyonunun 

yeterli yapılamaması 

 



11,11 

Öğrencilere görsel 

anlatım yapılamaması 

 



5,5 

 

  Araştırmaya  katılan  fizik  öğretmenlerine  5.  soru  olarak  “Derslerinizde  en  çok 



kullandığınız yöntem, teknik ve stratejiler nelerdir? Özellikle kavramsal olarak öğrenilmesi veya 

öğretiminde  zorluk  çekilen  konularda  kullandığınız  öğretim  yöntem,  teknik  ve  stratejiler 

nelerdir?  Açıklayınız.”  soruları  yöneltilmiştir.  Fizik  öğretmenleri  derslerinde  en  çok 

kullandıkları  yöntem,  teknik  ve  stratejileri  belirtilirken;  18  (%100)’i  anlatma  yöntemini  ve  7 

(%38,88)’si soru-cevap tekniğini kullandıklarını ifade etmişlerdir (Tablo 3).  

 

Tablo  3:  Fizik  öğretmenlerinin  derslerinde  en  çok  kullandıkları  yöntem,  teknik  ve 



stratejiler 

Öğretmen Yanıtları  

Öğretmen Sayısı 

(f) 

Öğretmen Yüzdesi                           

Anlatma Yöntemi 

18 

100 


Soru-Cevap Tekniği 

38,88 



Gösterip Yaptırma 

Yöntemi 


27,77 


Gösteri Tekniği 

22,22 



 

 

  Araştırmaya  katılan  fizik  öğretmenleri  özellikle  kavramsal  olarak  öğrenilmesi  veya 



öğretiminde  zorluk  çekilen  konularda  kullandıkları  öğretim  yöntem,  teknik  ve  stratejilerden  5 

(%27,77)’i  problem  çözme  yöntemi,  5  (27,77)’i  bireysel  çalışma  yöntemini  kullandıklarını 

belirtmişlerdir (Tablo 4). 

 

 




9. Sınıf Fizik Öğretim Programında Yer Alan Konuların Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlara ve Yeni Öğretim 

 

Programına Yönelik Öğretmen Görüşleri 



33 

Tablo  4:  Kavramsal  olarak  öğrenilmesi  veya  öğretiminde  zorluk  çekilen  konularda 

kullanılan öğretim yöntem, teknik ve stratejiler 

Öğretmen Yanıtları  

Öğretmen Sayısı 

(f) 

Öğretmen Yüzdesi                           

Problem Çözme 

Yöntemi 

27,77 



Bireysel Çalışma 

Yöntemi 


27,77 


Gösterip Yaptırma 

Yöntemi 


22,22 


Gösteri Tekniği 

16,66 



 

 

  Fizik  öğretmenlerine  altıncı  soru  olarak  “Kavramsal  olarak  zorluk  çekilen  konuların 



öğretimini,  öğretim  programına  uygun  olarak  tamamlayabildiğinizi  düşünüyor  musunuz? 

Açıklayınız.”  sorusu  sorulmuştur.  Araştırmaya  katılan  öğretmenlerin  tümü  zaman 

yetersizliğinden  dolayı  konuların  öğretimini  tamamlayamadıklarını  belirtmişlerdir.  Yapılan 

görüşmelerde öğretmenler düşüncelerini aşağıdaki şekilde belirtmişlerdir: 

Ö(B;4): “Zaman yeterli değil. Laboratuvarda çalışma bile yapamıyoruz.” 

Ö(E;13):  “Konuların  anlatımını  teorik  olarak  tamamlayabiliyorum  ancak,  pratikte 

 

eksiklikler  oluyor.  Dolayısıyla  zaman  yetersizliğinden  dolayı  öğretim  programına 



 

uygun olacak şekilde konuları yetiştiremiyorum.” 

 

  Araştırmaya  katılan  öğretmenlerin  yedinci  soruda  “Kavramsal  olarak  öğrenilmesinde 



veya  öğretiminde  zorluk  çekilen  konuların  başka  disiplinlerle  ilişkisi  var  mıdır?  Açıklayınız.”  

sorusuna  yönelik  görüşleri  alınmıştır.  Öğretmenlerin  6  (%33,33)’sı  kimya  ve  Türkçe,  12 

(%66,66)’si  matematik  ve  geometri  ile  ilişkisi  olduğunu  düşündüklerini  belirtmişlerdir.  Ayrıca 

öğretmenler,  matematik,  geometri,  kimya  ve  Türkçe  derslerinde  başarılı  olan  öğrencilerin, 

başarılarının  fizik  dersine  olumlu  etki  ettiğini  belirtirken,  başarısız  olanların  ise  olumsuz  etki 

ettiğini ifade etmişlerdir. 

  “Kavramsal  olarak  öğrenilmesinde  veya  öğretiminde  zorluk  çekilen  konunun  öğretimi 

için neler yapıyorsunuz? Açıklayınız.” sorusu araştırmaya katılan öğretmenlere sekizinci sırada 

yöneltilmiştir. Öğretmenlerin tümü meslektaşlarıyla fikir alışverişinde bulunduklarını ve bunun 

yanı sıra 2(%11,11)’si de üniversitelerdeki öğretim üyeleriyle fikir alışverişinde bulunduklarını 

ifade etmişlerdir.  

  Öğretmenlere  dokuzuncu  soru  olarak  “Sizce  yeni  programda,  mevcut  programdaki 

kavramsal  zorluk  çekilen  konulara  yönelik  sorunlar  giderilmiş  midir?  Açıklayınız.”  sorusu 

yöneltilmiştir.  Araştırmaya  katılan  öğretmenlerin  13  (%72,22)’ü  mevcut  programda  çok  fazla 

konunun  olması,  öğretmenlerin  konu  olarak  sınırlandırılmış  olması,  mevcut  programın  sarmal 

yapıda olması ve programda konu başlıklarının olmaması gibi sorunların yeni programla birlikte 

ortadan kalkacağını düşündüklerini belirtirken, 5 (%27,77)’ i yeni programla birlikte sorunların 

artacağını  düşündüklerini  belirtmişlerdir.  Öğretmenler  bu  görüşlerini  aşağıdaki  şekilde 

açıklamışlardır: 



 

Celal Bayrak, Sevim Bezen 

 

34 


Ö(B;1):  “Yeni  programda  mevcut  kullanılan  fizik  öğretim  programından  bir  önceki 

 

programa  yani  paket  programa  dönüş  vardır.  Ben  yeni  fizik  öğretim  programının  daha 



 

iyi olacağını düşünüyorum. Mevcut programda konular çok bölünmüştü.” 



Ö(E;2):  “Yeni  9.  sınıf  öğretim  programının,  sayısal  ve  diğer  alanları  seçecek  bütün 

 

öğrencilere hitap etmesi amacı ile çok kolaylaştırılmış olduğunu düşünüyorum.”  



Ö(B;11):  “Mevcut  programda  çok  fazla  konu  olmasından  dolayı  yetiştiremiyordum  ve 

 

sarmal  yapıda  öğrencilerin  öğrenmelerini  zorlaştırıyordu.  Yeni  programın  daha  iyi 



 

olabileceğini düşünüyorum.” 



Ö(E;15):  “Mevcut  programda  konu  başlıklarının  olmaması  öğrenciler  için  dezavantajdı. 

 

Öğrenciler hangi konuda olduklarını anlamakta ve konular arası bağlantı kurmakta çok 



 

zorlanıyordu.” 

  Fizik öğretmenlerine son soru olarak “Sizce öğretmenler yenilenen program ile ilgili ne 

gibi  zorluklarla  karşılaşılabilir?  Açıklayınız.”  yöneltilmiştir  ve  görüşleri  alınmıştır. 

Öğretmenlerin  10  (%55,55)’u  programa  adaptasyon  sorunun  yaşanabileceğini  ifade  ederken,  6 

(%33,33)’ü  beklenilen  program  olduğundan  dolayı  sorun  yaşanmayacağını  ifade  etmişlerdir 

(Tablo 5). 

 

 

Tablo 5: Fizik öğretmenlerinin yenilenen program ile ilgili karşılaşabilecekleri zorluklar  



Öğretmen 

Yanıtları 

Öğretmen Sayısı 

(f) 

Öğretmen Yüzdesi                           

Programa 

adaptasyon 

 

10 



55,55 

Beklenilen program 

olduğundan dolayı 

sorun 


yaşanmayacaktır. 

 



33,33 

Süre sıkıntısı 

11,11 


 

4. TARTIŞMA ve SONUÇ 

Fizik  öğretmenlerinin  9.  sınıf  fizik  öğretim  programında  yer  alan  konuların  öğretiminde 

karşılaşılan  sorunlara  ve  yeni  öğretim  programına  yönelik  görüşlerinin  belirlenmesi  amacıyla  

yapılan  araştırmada,  araştırmaya  katılan  öğretmenlerin  9.  sınıf  fizik  öğretim  programında  yer 

alan  konuların  öğretiminde  öğrencilerin  en  çok  “Kuvvet  ve  Hareket”  ünitesinde  hız,  ivme  ve 

eylemsizlik  konularında  zorluk  çektiklerini  düşündükleri  tespit  edilmiştir.  Bu  zorluklarında 

öğrencilerin  konuyu  anlamlandıramadan  mekanik  öğrenmeye  çalıştıklarından,  matematiksel 

işlem  eksikliğinden  ve  konulara  ayrılan  zamanın  yetersiz  olmasından  kaynaklı  olduğunu 

sonucuna  ulaşılmıştır.  Karakuyu’nun  (2008)  çalışmasında  araştırmanın  bulgularına  uyum 

göstermekte  olup,  öğrencilerin  matematiksel  işlemleri  yapamadıklarını  ve  bazen  derslerde 

öğretmenlerin  fizik  dersi  yerine  matematik  konularını  anlatmak  zorunda  kaldıklarını 

belirtmektedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerinde görüşleri doğrultusunda fizik ile matematik 

öğretim  programlarının  birbirine  uyumlu  hale  getirilmesi  durumunda  fizik  derslerinde 

matematiksel  işlemlerden  kaynaklı  oluşabilecek  zorlukların  önüne  geçilebileceğine 

inanılmaktadır.  Öğretmenlerin  her  ünitede  zaman  sıkıntısı  yaşadıkları  ve  dönem  sonuna 

ünitelerin öğretimini yetiştiremedikleri belirlenmiştir. Bu sonucun Karakuyu (2008), Marulcu ve 




9. Sınıf Fizik Öğretim Programında Yer Alan Konuların Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlara ve Yeni Öğretim 

 

Programına Yönelik Öğretmen Görüşleri 



35 

Doğan  (2010),  Acar  ve  Karacaoğlu’nun  (2010)  çalışmalarıyla  da  paralellik  gösterdiği 

görülmektedir.  Ancak  öğretmenlerin  yeni  fizik  öğretim  programında  konuların 

sadeleştirildiğinden  dolayı,  bu  sorunun  yeni  fizik  öğretim  programında  ortadan  kalkacağını 

düşündükleri belirlenmiştir.  

  Araştırmanın  sonucunda  öğretmenlerin  büyük  çoğunluğu,  öğrencilerin  önceki 

öğrenmelerinde  matematiksel  işlemlerdeki  ve  Fen  ve  Teknoloji  dersinden  beklenilen  bilgi 

kazanımındaki  eksikliklerinin  9.  sınıf  fizik  öğretim  programının  öğreniminde  öğrencileri 

olumsuz  etkilediğini  düşündükleri  tespit  edilmiştir.  Yapılan  benzer  çalışmalarda;  Fen  ve 

Teknoloji  dersi  ile  ilgili  problemlerin  yaşandığı,  ders  programının  felsefesinin  yeterince 

anlaşılamadığı ve programın beklenilen düzeyde gerçekleşmediğini ortaya koymaktadır (Dindar 

ve Yangın 2007).  

  Araştırmada  elde  edilen  sonuçlardan  bir  diğeri  ise,  öğretmenlerin  öğrencilerin  zorluk 

çektikleri konularda fizik dersine yönelik tutumlarının etkili olduğunu ve öğrencilerin seviyesine 

uygun  öğretim  yapılmadığında  öğrenmelerinin  zorlaştığı  düşüncelerinin  belirlenmesidir. 

Araştırmanın  sonucu  ile  uyum  içerisinde  olan  bir  çalışma,  öğrencilerin  fizik  dersine  karşı 

olumsuz  tutumlarının  öğrenmelerini  zorlaştırdığını  ve  fizik  eğitimcilerinin  öğrencilerin 

anlamakta  zorluk  çektikleri  konuları  bilmesi,  bu  konuların  anlaşılmasına  yönelik  çalışmalarını 

arttırması,  konulara  uygun  öğretim  yöntemlerini  geliştirmesi  ve  uygulaması,  fizik  dersinin 

öğrenciler  tarafından  korkulacak  zor  bir  ders  olarak  nitelendirilmesini  engelleyebileceğini 

savunmaktadır (Yumuşak ve Aycan 2003). 

  Öğretmenlerin  derslerinde  en  çok  anlatma  yöntemini  ve  zorluk  çekilen  konularda  da 

problem  çözme  yöntemini  kullandıkları  tespit  edilmiştir.  Bu  sonuca  benzer  olarak  Karakuyu 

(2008)  ve  Kapucu’nun  (2010)  yaptığı  çalışmalarda,  öğretmenlerin  büyük  çoğunluğunun 

öğrencileri derste aktif hale getirecek, onların katılımını daha çok sağlayacak farklı yöntem ve 

teknikler  hakkında  yeterli  bilgiye  sahip  olmadıklarını  ve  fizik  öğretmenlerinin  mevcut  fizik 

öğretim programını uygulama konusunda gelenekçi bir anlayışa sahip olduklarını belirtmişlerdir. 

Yapıcı  ve  Leblebiciler  (2007)  tarafından  yapılan  bir  araştırmada,  yapılandırmacı  öğrenme 

yaklaşımına  ilişkin  hizmet  içi  eğitimlerin  yetersiz  olduğu  saptanmıştır.  Öğretmenlere  yönelik 

öğretim yöntem, strateji ve teknikler üzerine MEB ve Üniversitelerin işbirliği hizmet içi kurslar 

düzenlebilir.  Ancak,  hizmet  içi  kurslarda  sadece  teorik  bilgilere  dayalı  eğitim  olmamalı,  aynı 

zamanda etkili uygulama örnekleri ile öğretmenlerin sınıflarında etkili ve amaca uygun biçimde 

kullanmalarına yönelik uygulamalı bir eğitim sağlanmalıdır (Karadağ ve diğerleri 2008). 

  Öğretmenlerin  fizik  dersinin  başka  disiplinlerle  bağlantı  olduğunu  ve  matematik, 

geometri,  kimya  ve  Türkçe  derslerinde  başarılı  olan  öğrencilerin,  başarılarının  fizik  dersine 

olumlu  etki  ettiğini,  başarısız  olanların  ise  olumsuz  etki  ettiğini  düşündükleri  ortaya  çıkmıştır. 

Fizik, kimya, matematik ve Türkçe derslerinin birbirleri ile bağlantısının olduğunu belirtilen bu 

çalışmada;  disiplinlerarası  öğretimin,  hem  disiplinlere  ait  bilgilerin  öğrenilmesine  hem  de  bu 

bilgilerin  yaşama  dönük  olarak  bütünleştirilmesine  önemli  bir  katkı  sağlayacağını  belirtmiştir 

(Yıldırım 1996).  

  Araştırmaya katılan öğretmenlerin büyük çoğunluğunun zorluk çekilen konularda sadece 

meslektaşları ile fikir alışverişinde bulundukları tespit edilmiştir. Bozak, Yıldırım ve Demirtaş’ın 

(2011)  yapmış  oldukları  ve  araştırmayı  destekler  nitelikte  olan  çalışmalarında,  öğretmenlerin 

mesleki 


yönden 

geliştirilmesinde, 

meslektaşlarının 

deneyimlerinden 

yararlanması, 

meslektaşlarıyla fikir alışverişinde bulunması gerektiğini belirtmişlerdir. MEB ve Üniversitelerin 

Fizik  Eğitimi  Anabilim  Dalları  arasında  kurulacak  işbirliğinin  öğretmenlerin  kendilerini 

geliştirmesine olanak sağlayacağı düşünülmektedir. 

  Fizik  öğretmenlerinin  yeni  öğretim  programının  daha  sadeleştirildiği,  bilgilerin kavram 

düzeyine  indirildiği,  öğretmenlerin  daha  az  sınırlandırıldığı  ve  sarmal  yapının  olmayışından 




 

Celal Bayrak, Sevim Bezen 

 

36 


dolayı  yeni  programın  daha  iyi  olacağını  düşündükleri  belirlenmiştir.  Mevcut  programla  ilgili 

yapılan  çalışmalarda,  mevcut  fizik  öğretim  programının  konu  bakımından  yoğun  olması 

nedeniyle,  konunun  işlenmesi  için  ayrılan  sürenin  yetersiz  olması  ve  çalışmaların  günlük 

yaşamla bağdaştırılmasını zorlaştırmakta ve öğrencileri anlamlandıramadan mekanik öğrenmeye 

yöneltebilmekte olduğu (Tunçer ve Eryılmaz 2002) ve programların uygulanmasında sorunların 

devam  ettiği,  öğretmenlerin  programları  uygularken  de  sorunlar  yaşadığı  belirlenmiştir 

(Karacaoğlu 2010). Özdemir ve diğerlerinin (2011) yaptığı çalışmanın sonucunda ise, 11. sınıf 

fizik öğretim programında ders saati artırılarak  elektrik ve manyetizma konularına yer verilmesi 

ve  12.  sınıf  konularının  arasında  dalgalar,  atom  kuramlarının  yer  alması  gerektiği  yönünde 

önerileri bulunmaktaydı ve yeni fizik öğretim programında da 11. sınıfta elektrik ve manyetizma 

konusunun,  12.  sınıfta  ise  dalga  mekaniği  ve  atom  fiziğine  giriş  ve  radyoaktivite  konularının 

olduğu görülmektedir.  

  Yenilenen  program  ile  ilgili  öğretmenler  programa  adaptasyon  sorunu  çekilebileceğini 

düşündüklerini belirtirken, öğretmenlerin bazılarının da  beklenilen program olduğundan dolayı 

programın uygulanmasında sorun yaşanmayacağını düşündükleri ortaya çıkmıştır. Yeni öğretim 

programının uygulanmasına yönelik öğretmenlere verilecek eğitimlerin büyük katkı sağlayacağı 

düşünülmektedir.   

 

 



5. KAYNAKLAR 

Arslan, A., Ercan, O. ve Tekbıyık, A. (2012). F z k ders  yen  öğret m programına  l şk n öğretmen görüşler n n çeş tl  



değişkenler açısından değerlendirilmesi. X. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, Niğde. 

Aycan, Ş. ve Yumuşak, A. (2003). Lise fizik müfredatındaki konuların anlaşılma düzeyleri üzerine bir araştırma. Milli 



Eğitim  Dergisi,  159,  20.09.2011  tarihinde  http://yayim.meb.gov.tr/dergiler/159/aycan-yumusak.htm  adresinden 

alınmıştır. 

Aydoğdu, M. ve Kesercioğlu, T. (2005). İlköğretimde fen ve teknoloji öğretimi. Ankara: Anı Yayıncılık. 

Ayvacı,  H.  Ş.  (2010).  Fizik  öğretmenlerinin  bağlam  temelli  yaklaşım  hakkındak   görüşler .  D cle   n vers tes     ya 



Gökalp Eğ t m Fakültes  Derg s , 15, 42-51. 

Bozak,  A.,  Yıldırım,  C.  M.  ve  Demirtaş,  H.  (2011).  Öğretmenlerin  mesleki  gelişimi  için  alternatif  bir  yöntem: 

Meslektaş gözlemi. İnönü  niversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 12(2), 65-84. 

Büyüköztürk, Ş., Çakmak, E. K., Akgün, Ö. E., Karadeniz, Ş. ve Demirel, F. (2008). Bilimsel Araştırma Yöntemleri

Ankara: Pegem Yayıncılık.  

Büyüköztürk, Ş., Kılıç Çakmak, E., Akgün, Ö. E., Karadeniz, Ş. ve Demirel, F. (2011). Bilimsel araştırma yöntemleri 



(8.baskı). Bilmenin yolları, bilimsel yöntem, araştırmaların sınıflandırılması, araştırma etiği, problem tanımlama, 

örnekleme  yöntemleri,  veri  toplama  teknikleri,  nicel  ve  nitel  araştırma  desenleri,  APA  raporlaştırma  Türkiye. 

Ankara: Pegem Yayıncılık. 

Demirel, Ö. (2007). Eğitimde Program Geliştirme. Ankara: Pegem A Yayıncılık. 

Gömleksiz,  M.  N.  (2007).  Yeni  ilköğretim  programına  ilişkin  öğretmen  görüşlerinin  çeşitli  değişkenler  açısından 

değerlendirilmesi. Eurasian Journal of Educational Research, 27, 69-82.  

Kapucu, S.  (2010).  F z k  öğret m  programının uygulanmasında  yaşanan  sorunlar  ve  çözüm öner ler .  Bülbül,  M.  Ş. 

(Ed.), Türk ye'de f z k eğ t m  alanındak  tecrübeler, sorunlar, çözümler ve öner ler, Çevr m ç  Çalıştay. 

Karacaoğlu,  C.  Ö.  ve  Acar,  E.  (2010).  Yenilenen programların  uygulanmasında  öğretmenlerin  karşılaştığı  sorunlar. 

Yüzüncü Yıl  niversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 8, 1, 45-58. 

Karadağ,  E.,  Deniz,  S.,  Korkmaz,  T.  ve  Deniz,  G.  (2008).  Yapılandırmacı  öğrenme  yaklaşımı:  Sınıf  öğretmenleri 

görüşleri kapsamında bir araştırma. Uludağ  niversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 21(2), 388-402.  

Karakuyu,  Y.  (2008).  Fizik  öğretmenlerinin  fizik  eğitiminde  karşılaştığı  sorunlar:  afyonkarahisar  örneği.  Mustafa 



Kemal  niversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 5, 10. 


9. Sınıf Fizik Öğretim Programında Yer Alan Konuların Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlara ve Yeni Öğretim 

 

Programına Yönelik Öğretmen Görüşleri 



37 

Karal,  A.  (2010).  Yeni  9.  sınıf  fizik  dersi  müfredat  programının  fizik  öğretmenleri  tarafından  değerlendirilmesi 



(Mersin ili örneği). Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara. 

Marulcu, İ. ve Doğan, M. (2010). Ortaöğretim fizik ders kitaplarına ve müfredatlarına afyonkarahisar’daki öğretmen 

ve öğrencilerin bakışı. Erc yes  n vers tes  Sosyal B l mler Enst tüsü Derg s ,  9( ), 193-209. 

Milli Eğitim Bakanlığı. (2008). Ortaöğretim 9. Sınıf Fizik Dersi Öğretim Programı. Ankara: Talim ve Terbiye Kurulu 

Başkanlığı. 

Milli  Eğitim  Bakanlığı.  (2013).  Ortaöğretim  Fizik  Dersi  Öğretim  Programı.  Ankara:  Talim  ve  Terbiye  Kurulu 

Başkanlığı. 

Özdemir, E., Benli, A., Dörtlemez, D., Yalçın, Y., Tanel, R., Kaya, S. ve diğ. (2011). 2005 Ortaöğretim fizik programı 

düzenlemeler n n öğretmen adayları ve öğretmen görüşler yle değerlend r lmes . Buca Eğ t m Fakültes  Derg s , 

29,   68-89.  

Tunçer,  Y.  ve  Eryılmaz,  A.  (2002).  Yoğun  fizik  müfredat  programının  lise  öğrencilerinin  fizik  başarısına  etkisini 



inceleme. V. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi Tam Metin Kitabı, Ankara. 

Yangın,  S.  ve  Dindar,  H.  (2007).  İlköğretim  fen  ve  teknoloji  programındaki  değişimin  öğretmenlere  yansımaları. 



Hacettepe  n vers tes  Eğ t m Fakültes  Derg s ,   , 240-252. 

Yapıcı,  M.  ve    Leblebiciler,  N.  H.  (2007).  Öğretmenler n  yen    lköğret m  programına   l şk n  görüşler .  İlköğretim 

Online.: 6 (3), 480–490. 

Yıldırım,  A.  (1996).  Disiplinlerarası  öğretim  kavramı  ve  programlar  açısından  doğurduğu  sonuçlar.  Hacettepe 



 niversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi 1 , 89-94. 

Yıldırım, A. ve Şimşek, H. (2011). Sosyal bilimlerde nitel araştırma yöntemleri. Ankara: Seçkin yayıncılık. 

 

 

Extended Abstract 



It has been stated that science education and science programs are crucial in the age of technology 

where  technological  advances  are  rapid,  scientific  knowledge  has  become  significant  and  the  effects  of 

science and technology are seen everywhere (Aydoğdu and Kesercioğlu, 2005). Educational programs are 

a  set  of  experiences  in  regard  to  the  teaching  and  learning  activities  used  in  a  course  (Demirel,  2007). 

These programs that are very crucial in the process of learning and teaching (Doğan ve Marulcu, 2010) 

provides  simplified  and  level-appropriate  concept  of  science  to  students,  facilitating  learning  of  content 

(Karakuyu, 2008).  

  Teachers  are  those  who  deliver  these  programs.  The  success  of  educational  programs  are 

crucially dependent on the teachers’ adaptation the programs and delivery in accordance  with the stated 

aims of the programs (Gömleksiz, 2007). Teachers both deliver the programs and provide the most desired 

environment  for  the  use  of  programs.  Therefore,  teachers’  views  about  the  programs  are  significant  in 

identifying the potential problems experienced in delivering the programs. Thus, the aim of this study is to 

reveal  the  views  of  ninth  grade  physics  teachers  about  the  new  physics  program  and  current  program  in 

order to uncover the problems and to avoid the same problems in the use of new program. 

  The  participants  of  the  study  are  ninth  grade  teachers  who  delivered  the  physics  course  in  the  

2012-2013 school year. The number of participants is eighteen. They were working at different Anatolian 

high schools in the Altındağ province of Ankara. The study employs quantitative research techniques. The 

data  of  the  study  were  collected  through  the  use  of  semi-structured  interview  form  developed  by  the 

authors. The form included ten open-ended items. The form was developed based on the new and current 

physics programs and reviewed by three field specialists. The interviews lasted nearly for 20-25 minutes. 

The responses of the participants  were recorded and transcribed. The data collected were analyzed using 

descriptive statistical techniques.  

The findings of the study indicated that teachers suggested that the most difficult unit for children 

is “power and movement” in which speed and inactivity topics are discussed and studied. They thought 

that the reasons  for this difficulty  for students are various:  students  try to learn these topics  without any 

attempt  to  make  sense  of  the  topics;  they  lack  of  experience  in  mathematical  operations  and  there  is  no 

enough class hour. They suggested that the programs of physics and mathematics should be in parallel in 

order to avoid such problems experienced by students. They reported that such differences are the result of 




 

Celal Bayrak, Sevim Bezen 

 

38 


students’ lack of necessary knowledge about math operations that were taught in the courses of math and 

science and technology. The other finding of the study shows that the differences experienced by students 

are closely related to their attitude towards the physics course. they also stated that when the course is not 

delivered  in  accordance  with  the  level  of  students  they  experience  difficulty.  Previous  research  also 

indicated  that  student  attitudes  are  significant  for  student  achievement  and  that  if  teachers  know  which 

topics are challenging for students they may employ appropriate teaching methods, positively influencing 

the student attitudes (Yumuşak and Aycan, 2003).  

  It is found that the teachers interviewed mostly employ lecturing while delivering the course and 

use  problem-solving  technique  when  students  experience  any  difficulty  in  learning  the  material.  This 

finding  may  suggest  that  the  majority  of  the  participants  are  not  informed  about  other  teaching  methods 

and  techniques  that  enable  students  to  actively  involved  in  the  course  and  that  the  participants  have  a 

traditionalist  approach  while  delivering  the  current  physics  program  (Karakuyu,  2008;  Kapucu,  2010). 

They  also  reported  that  the  physics  course  is  closely  related  to  other  disciplines.  In  a  similar  vein,  they 

argued  that  those  students  who  are  successful  in  the  courses  of  math,  geometry,  chemistry  and  Turkish 

language  have  higher  levels  of  achievement  in  the  physics  course.  Regarding  solution  to  avoid  student 

difficulty  in  physics  they  are  found  to  have  views  of  their  colleagues.  For  professional  development  of 

teachers exchange of views about teaching among collegues and of experiences is very significant (Bozak, 

Yıldırım and Demirtaş, 2011). They reported that new physics program is much more simplified in terms 

of topics and contents, knowledge is reduced to concepts, teacher is less limited and new program has no 

spiral  structure,  being  much  more  advantageous.  On  the  other  hand,  some  of  that  stated  that  they  may 

experience difficulty in delivering the program at the initial phase, while the others do not share this view. 

They also thought that in-service training activities will help them to adopt the new program much more 

easily.  

 

Kaynakça Bilgisi / Citation Information: 

Bayrak  C.  ve  Bezen,  S.  (2013).  9.  Sınıf  fizik  öğretim  programında  yer  alan  konuların  öğretiminde  karşılaşılan 

sorunlara  ve  yeni  öğretim  programına  yönelik  öğretmen  görüşleri.  Hacettepe   niversitesi  Eğitim  Fakültesi 

Dergisi [Hacettepe University Journal of Education], Özel sayı (1), 27-38. 

Bayrak  C.,  &  Bezen,  S.  (2013).  Teacher  opinions  on  the  new  teaching  syllabus  and  the  issues  encountered  when 

teaching  the  subjects  of  the  9

th

  grade  physics  syllabus  [in  Turkish].  Hacettepe   niversitesi  Eğitim  Fakültesi 



Dergisi [Hacettepe University Journal of Education], Special issue (1), 27-38. 

 


Yüklə 353,07 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə