Arko V arkor 556 say. Khk m. 8/1-b, 4



Yüklə 17,66 Kb.
tarix17.11.2018
ölçüsü17,66 Kb.

ARKO v ARKOR

556 say. KHK m.8/1-b, 4

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin “EVYAP”, "DURU", "FAX", "GİBBS" gibi tanınmış markaların yanında "ARKO" ibareli tanınmış markanın da sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ARKOR INTERNATİONAL + şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, 2010/52161 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, davalı başvurusunun müvekkili markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, 2012-M-3035 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

Mahkemece yapılan incelemelerde ilk olarak taraf markaları arasındaki emtia benzerliği araştırılmış, bu bağlamda davacıya ait 'ARKO' ibareli markaların ise daha çok bu markanın tanındığı, 03. sınıftaki emtia için tescilli iken, 2005/40508 sayılı markası ise tüm mal ve hizmetlerde tescilli olduğu tespit edilmiş ve bu nedenle taraf markalarının ilişkili olduğu hizmetlerin aynı veya aynı tür oldukları belirtilmiştir.

Markalar arasındaki emtia benzerliğinden sonar mahkemece markaları oluşturan işaretler arasında yapılan değerlendirmelerde, markaları oluşturan işaretlerin birebir aynı olmadığı, dava konusu markada ayırt ediciliği zayıf da olsa görünüme katkı sağlayan şekli bir unsurun mecut olduğu tespit edilmiş, yine davacı markasının esas unsurunun “ARKO”, dava konusu markada esas unsurun ise 'arkor' sözcüğü olduğu, anılan ibarenin dilimizde bilinen bir anlamının bulunmadığı, ancak dilimizde ayrı ayrı, 'utanç, utanma duygusu', gibi anlamları bulunan 'ar' ve 'ateş, köz, kızgın öz, derin üzüntü, kırmızı renk' anlamlarına gelen 'kor' kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşturulduğu, bir bütün olarak ortalama tüketicinin başvuruya belirtilen bu anlamı yükleyeceğini, dolayısıyla işaretler arasında anlam itibariyle bir benzerliğin mevcut olmadığını, yine beş harf ve iki heceden oluşan ve 'ar-kor' şeklinde, her iki hecede de 'r' harfine vurgu yapılarak telaffuz edilecek olan başvurunun, dört harf ve iki heceden oluşan, 'ar-ko' şeklinde sadece ilk heceye vurgu yüklenerek okunan davacı başvuruları ile okunuş olarak da benzer olmadığı, bir bütün halinde algılanacak olması nedeniyle, görsel ve genel intiba bakımından da benzer bulunmadığı, zira çekişmenin odağındaki, nisbeten daha özenli bir tüketici kitlesine hitap eden, sık alınan, kolay tercih edilen mallar ile kıyaslanamayacak derecede özenli ve seçici olan 35, 39, 41, 43. sınıflardaki hizmetlerin ortalama tüketicileri için, açıklanan farkılıkların işaretleri yeterince uzaklaştırdığı, işaretler arasında, idari, ticari, ekonomik bir bağlantı olduğu yanılgısına düşüp bağlantı kurması ihtimali nedeniyle bir karıştırma risk veya ihtimalinden de söz edilemeyeceği tespit ve değerlendirmelerine dosya kapsamında mevcut aksi yöndeki görüş ve değerlendirmeler içerir bilirkişi raporuna rağmen varıldığı görülmektedir.

Yine mahkemece yapılan değerlendirmelerde, davalı şirketin, davacı markasının tanınmış olduğu kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinin de satıldığı “ARKOR INTERNATIONAL+şekil” markasını işletme adı olarak kullanacağı bir mağaza açtığında dahi, mağazacılık hizmetinin tüketicilerinin dava konusu markayı oluşturan bu ibareyi, davacıya ait seri marka olan "ARKO" ibareli markalardan biri olarak algılayıp, davacının "ARKO" tanınmış markasını değişiklikler yaparak mağazacılık sektöründe kullanmaya başladığını düşünmeleri, ya da iki işletme arasında idari ekonomik anlamda bir bağlantı olduğunu düşünüp yanılmaları ihtimali dahi bulunmadığı da mahkemece yapılan değerlendirmelerde tespit edilmiştir. Yine mahkemece tanınmış markaya sağlanan, farklı mallara yönelik korumada dahi, işaretlerin en azından benzer olması şartını aramıştır.

Nihai anlamda yerel mahkeme nezdinde yapılan yargılama neticesinde taraf markalarını oluşturan işaretlerin bütünsel anlamda iltibasa sebebiyet verir nitelikte olmadıkları görüş ve kanaatlerine varıldığı anlaşılmaktadır.1



Yerel mahkemece verilen bu kararın Yüksek Mahkemecenin de incelemesinden geçtiği ve kesinleştiği görülmektedir.2

1 Ankara 3. FSHHM 2012/255E. 2013/222K

2 11. HD. 2014/10066E, 2014/17207K.



Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə