Asil canavar karayolu ulaşim poliTİkasidir



Yüklə 6,41 Kb.
tarix30.12.2017
ölçüsü6,41 Kb.

ASIL CANAVAR KARAYOLU ULAŞIM POLİTİKASIDIR
Ülkemizde trafik kazaları sonucu yılda ortalama 7 bin kişi ölüyor. Bu rakamın 2-3 katı insan ise sakat kalıyor. Bu tür cinayetler dünyanın hiçbir yerinde böylesine vahşice işlenmiyor. Ülkemizin doğusunda yaşanan terör dolayısıyla yaşamını yitiren bütün insanların sayısı, trafik kazalarında ölenlerin sayısının çok altındadır.
Ülkemizin ulaşımı, 1950’li yıllardan bu yana karayolu ulaşımının tutsağı haline getirilmiş ve tek seçenek olarak insanlarımıza dayatılmıştır. Özellikle demiryolu ulaşımı bilinçli olarak köreltilmiş, denizyolu ulaşımı ise geliştirilmemiştir.
1990’lar Türkiye’sinde, insan taşımacılığının %95’i karayoluyla %5’i ise demiryolu, denizyolu ve havayoluyla yapılmaktadır. Mal taşımacılığının ise %91’i karayoluyla %9’u diğer seçeneklerle gerçekleşmektedir. Halbuki, Cumhuriyetin başlarında gerçekleştirilen demiryolu atılımı, 1950’ler Türkiye’sindeki yük taşımacılığının %55’inin demiryoluyla gerçekleşmesini sağlamıştır. Bu rakamlar ülkemizdeki son 40 yılın ne tür ulaşım tercihleriyle karşılaştığını ve ulaşımın hangi noktaya getirildiğinin çarpıcı sürecini ortaya koyuyor.
Peki, neden böyle olmuştur sorusunun cevabı ise son derece basittir. Karayolu ulaşım politikası sonucunda para kazanan petrol ve otomotiv sektörü ve bu iki sektörün yan kuruluşları, montaj sanayisi ile devlet ve hükümet yöneticilerinin kurdukları işbirliğidir. Yani, insan ve insana hizmet temelindeki politikalar yerine, para ve rant politikalarının sonucu dayatılmıştır karayolu ulaşımı.
Ülkemiz coğrafi yapısı bakımından her tür ulaşım seçeneğinin rahatlıkla uygulanabileceği bir konumdadır. Buna rağmen dünyadaki en kötü ulaşım sistemine sahip ülkelerin başında gelmektedir. Tek seçenek olarak dayatılan karayolu ulaşımı sonucu, dünyada insan başına en fazla otobüsün düştüğü bir ülke konumuna geldik. Avrupa Birliğine üye ülkelerin toplam kamyonundan daha fazla kamyonumuz var. Yapılan otoyollar insanlara hizmet etmiyor, karayollarındaki araç sayısını arttırmayı hedefliyor.
Hal böyle olunca, her birimizin eş ve dostlarından en az birisi karayolu canavarının mağduriyetini yaşıyor. Dolayısıyla, içimizdeki trafik canavarından öte, canavarlaşan karayolu ulaşım sistemini ve ulaşımdaki rant politikasını sorgulamak gerekiyor.
Değinmeden geçemeyeceğim; Çanakkale Boğaz Köprüsü ve bağlantı otoyolları da bu karayolu ulaşım canavarının bir uzantısı ve dayatmasıdır. Trakya-Güney Marmara-İç Ege coğrafi alanını karayolu tutsağı haline getirecek bir projedir. Bu proje, kentte yaşayan bizlerin tercihi değildir, karayolu ulaşımından rant sağlayacak kesimlerin tercihidir. Bir de avuçlarını ovuşturan arsa spekülatörlerini unutmayalım.
Mimar

İsmail ERTEN


5.Ağustos.1996/Çanakkale


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə