Azərbaycan dünya əDƏbiyyatinda beynəlxalq Simpoziumun materialları



Yüklə 6.82 Mb.

səhifə8/273
tarix11.07.2018
ölçüsü6.82 Mb.
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   273

AZƏRBAYCAN DÜNYA ƏDƏBIYYATİNDA Beynəlxalq Simpoziumun materialları 

18 


 

12) 


diyerek karşılık vermektedir. Görüldüğü gibi yazar Batı’nın medeniyet adına 

Doğu’yu eleştirdiği bazı hususlara kendince cevap vermektedir.  

 

Ali ile Nino Bolşeviklerin ilk galibiyetinden sonra İran’a Ali’nin amcasının 



yanına giderler. İran Nino için bambaşka, yabancı, gizemli ve esrarengiz bir dünya-

dır.  Bütün  çabalarına  rağmen  yoğrulduğu  Batı  kültürü  onun  oraya  uyum  sağla-

masına adeta müsaade etmez. Romanda Nino’nun uyum çabaları, bir başka deyişle 

uyum  sağlayamaması,  bazen ironik,  bazen  de  traji  komik  bir  üslupla  detaylı  bir 

şekilde  anlatılmıştır.  Orada  onun  Batı’ya  olan  özlemi  artar.  Savaştan  sonra 

Avrupa’ya seyahat etmek ister. 

Avrupa denilince aklına gelen ilk şehirlerden biri 

Berlin’dir  (Ali ve Nino: s.  130). 

Bu  esnada  Ali  Bolşeviklere  karşı  uğradıkları 

yenilgiden ötürü çok üzgündür. Üzüntüsünü örf, 

gelenek ve dinine sıkı sıkıya bağlı 

babas


ıyla paylaşmak ister. Fakat babasının söyledikleri Ali’yi teselli etmekten çok 

uzaktır:  



Ali  Han  sen  yarım  Avrupalısın.  Bunun  için  bunları  soruyorsun.  Bunları 

sana anlatmanın bir anlamı yok. Çünkü sen sadece görünenle ilgileniyorsun. Senin 

bakışın dünyaya yönelik. Bundan dolayı yenilgiye üzülüyorsun ve bunun için acını 

gösteriyorsun. ” (Ali ve Nino: s. 193)  

 

Ali almış olduğu eğitimin yönlendirmesiyle ister istemez Avrupa kültürünün 



etkisinde  kalmıştır.  Babasının  yadırgadığı  bu  durum  eserdeki  Bakü  imgelerine 

bakıldığında paralellik arz etmektedir.  

 

Bakü Ali’ye göre iç içe geçmiş iki şehirdir. Bu durum eserde “Fındık ve 



Kabuğu” ifedesiyle betimlenmiştir. Dış şehir petrol sebebiyle zengin, gösterişli ve 

Avrupalıdır. İç şehir ise “şark asasının tınısı”na benzetilmiştir (Ali ve Nino: s. 14-

15). 

Şehrin  mimari  yapısı  da  bundan  dolayı  farklıdır.  Ali  bu  şehre  hayrandır. 



Hayatını  Nino  ile  birlikte  Bakü’de  yaşamak  ve  orada  ölmek  istediği  onun  şu 

sözlerinden anlaşılmaktadır:  

 



Allah  benim  burada  dünyaya  gelmemi  sağladı  […]  Beni  (burada)  da 



öldürsün […] Beni ve Gürcü bir Hıristiyan olan, çatal bıçak ile yemek yiyen, gülen 

gözleri olan, ince, havadar ipek çoraplar giyen Nino’yu” (Ali ve Nino: s, 17) 

 

Anlaşıldığı gibi Bakü ve Nino, Ali için hayatının vazgeçilmez iki değeridir.  



Ali Azerbaycan’ı Asya olarak görmesine karşın, Nino için Bakü Avrupa’nın 

Doğu bölgesidir. Orayı Avrupa’dan ayırmak istemez. Ali Doğu kültürüne ne denli 

bağlı ise, Nino da Avrupalı olmakla gurur duymaktadır. Bu iki karakteri bir arada 

tutan tek şey aşk ve tolerans düşüncesidir. Ayrıca Bakü de bu birliktelik için uygun 

bir  zemin  hazırlamaktadır.  Öyle  ki  her  ikisi  de  çocuklarının  Bakü’de  dünyaya 

gelmesini isterler. 

Ali Nino’ya şöyle der: 



Ben  Avrupa’ya  senin  Asya’ya  tahammül  ettiğin  kadar  tahammül  edebili-



yorum. 

Asya ve Avrupa’nın hiç fark edilmeden iç içe geçtiği Bakü’de kalalım […] 

Ben bu ülkede doğdum ve burada ölmek istiyorum” (Ali ve Nino: s. 259)  

 

Çocuklarının  ne  Avrupalı,  ne  de  Asyalı  olmasını  isterler.  Sadece Ali ve 



Nino’nun çocuğu olması onlar için yeterlidir (Ali ve Nino: s. 259). Ancak Ali ile 

Nino’nun  birbirlerine  karşı  gösterdikleri  bu  hoşgörü  ve  tolerans  ülkeler  arası 

siyaset arenasında yoktur.  



AZƏRBAYCAN DÜNYA ƏDƏBIYYATİNDA Beynəlxalq Simpoziumun materialları 

19 


 

 

İlan  edilmiş  olan  Azerbaycan  Cumhuriyeti’nin  ömrü  uzun  olmaz.  Ruslar 



Bakü’ye girmiştir. Ali halkının özgürlüğü için son nefesine kadar savaşır. Nino da 

bu  uğurda  onu  sonuna  kadar  destekler.  Ali  Gandşa  köprüsünde  makineli  tüfeği 

kullanırken vurularak ölür. Rusların son hücumundan önce cami avlusuna defne-

dilir. 


Eser  şu  cümleyle  sona  ermektedir:  “Cumhuriyetimizin ömrü Ali Han 

Şirvanşir’in ömrü gibi sona ermiştir” (Ali ve Nino: s, 277). Bu cümle adeta farklı 

kültür  ve  inanışlara  sahip  insanların  Bakü’de  sükûnet  içinde  yaşamalarının, 

ülkelerin menfaat peşinde koşmalarından dolayı imkânsızlaştığını ifade etmektedir.  

 

Sonuç olarak; “Ali ve Nino” romanı en az yazarının gizemi kadar ilginçtir. 



Arka plan olarak tarihi bir olayı konu eden yapıt, toplam 30 bölümden meydana 

gelmektedir ve her bölüm büyük bir heyecan ve macera ile okuyucuyu Ali’nin 

kahramanlık dolu sonuna sürüklemektedir.  

 

Romanın  konu  merkezini  dünya  edebiyatında  sıkça  işlenmiş  olan  Doğu-



Batı  meselesi  oluşturmaktadır.  Ancak  yazar  Gürcü  bir  Hıristiyan  prenses  ile  bir 

Müslüman gencini odak figürler olarak seçerek konuya özgünlük katmıştır. Yazar, 

Ali  ve  Nino  olan  bu  iki  karakterden  hareketle  Asya  ve  Avrupa  veya  İslam-

Hıristiyanlık bağlamında kültür çatışmasını işlemiştir. Yapıt başından sonuna kadar 

bu tür farklılıkları ve çatışmaları işleyen bölümlerle örülüdür. Ali ve Nino’yu bütün 

farklılıklara  rağmen  bir  arada  tutan  iki  önemli  unsur  vardır.  Bunlar  aşk  ve 

Bakü’dür. 

Her ikisi de birbirlerine olduğu gibi Bakü’ye âşıktırlar.  

 

Yapıtta yer verilen bir başka şehir ise Berlin’dir. Eserde söz konusu edilen 



bu  şehir,  Avrupa  denildiğinde  akla  ilk  gelen  yerlerden biridir.  Medeniyetin ve 

gelişmişliğin  sembolü  olarak,  Çar  tarafından  insanlara  dayatılmaya  çalışılan 

ideoloji, 

Berlin  ile  özdeşleşmiştir.  Ancak  kendini  Asyalı  olarak  hisseden  kesim 

buna pek itibar etmez. 

Bu durum yazarın biyografisiyle de ilintilidir. Yazar kendi 

hayatında  da  Bakü’ye  sonsuz  bir  sevgiyle  bağlı  olduğunu  ve  Almanya  ile  ilgili 

anılarında Berlin hakkında karamsar bir imgeye sahip olduğunu belirtmiştir.  

 

Yazar bu hüzünlü romanın satır aralarında Doğu-Batı çatışmasına adeta bir 



çözüm su

nmaktadır.  Bu çözümü anlatmak için en uygun kavram ‘tolerans’ 

olacaktır.  

 

KAYNAKÇA: 

CARDINI, Franco, Europa und der Islam-Geschichte eines Mißverständnisses, Almancaya 

çeviren: Rita Seuß, C. H. Beck Yay. , Münih 2000 

JENNY, Urs, Allahs vergessener Jünger, Der Spiegel, 18. 05. 2008 / 21 

Kurban Said, Ali und Nino, Ullstein List Yay. , Münih 2000 

REISS, Tom, Oryantalist-

Tuhaf ve Tehlike Dolu bir Hayatın Aydınlanan Sırrı, Çev. : Selda 

Somuncuoğlu, İletişim Yay. , İst. 2009 

 

İnternet Kaynakları: 



BAŞİROVA,  Gülşan,  Das Schaffen von Kurban Said alias Essad Bey

www.  isb-bln. 

de/jahrbuecher/jahrbuch2006/8250. html

 (27. 04. 2011) 

BRETTHAUER, Jutta, Der Orientalist. Auf den Spuren von Essad Bey –Presseinformation

www. osburg-verlag. de/img/waschzettel/titelinfo_reiss_orientalist. pdf (13. 12. 2010) 

LAGUER, 

Walter, 


Petrol Prensi-

Essad 

Bey’in 

Yeniden 

Keşfedilmesi

www.turkpartner.de/Yazarlar/DAras/ AliNino. html

 (27. 04. 2011)  

KURBAN SAID’S EAST-WEST ADVENTURE 

In the Novel of “Ali and Nino” Baku-Berlin Image and Culture Conflict 





Dostları ilə paylaş:
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   273


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə