Azot fosfor ve potasyumla gübrelemeniN



Yüklə 165,17 Kb.
tarix27.02.2018
ölçüsü165,17 Kb.
#28382

AZOT FOSFOR VE POTASYUMLA GÜBRELEMENİN

DOMATESTE KALİTE ÖZELLİKLERİNE ETKİLERİ

Dr. Kadriye KALINBACAK1 Dr. İlknur YURDAKUL1

kkalinbacak@yahoo.com İlknur_yurdakul@yahoo.com

Doç. Dr. İbrahim GEDİKOĞLU2



ibrahimgedikoglu@yahoo.com
1Toprak, Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü PK:5 Yenimahalle 06172/ANKARA

2T.C. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü/ANKARA

ÖZET

Son yıllarda bitkilere uygulanan inorganik gübrelerin tarım ürünlerinin kalite özellikleri üzerine etkileri konusunda çeşitli tartışmalar yapılmaktadır. İnorganik gübreleme ile sebze ve meyvelerde kalitenin bozulduğu şeklinde kamuoyunda soru işareti oluşturan söylemlere rastlanmaktadır. Sadece organik gübreleri uygulamanın bitkiyi beslemede yeterli olmayacağını, ayrıca organik olarak gübrelense bile bitkinin o besin maddesini inorganik forma dönüştükten sonra kullanabileceği gerçeği bilinmektedir. Bu tartışmalara ışık tutması için, özellikle azot, fosfor ve potasyum gibi makro elementlerin değişik oranlarda uygulanması ile kalite özelliklerinde nasıl bir değişim olabileceği sorusuna cevap bulmak amaçlanmıştır. Bu amaçla yapılan bu araştırmada, toprağa değişik oranlarda toprağa azotlu, fosforlu ve potasyumlu gübre uygulamaları birlikte yapılmıştır. Bu şekilde tarla koşullarında domatesin kalitesi üzerine etkileri saptanmaya çalışılmıştır. Denemelerde 3 azot, 3 fosfor ve 2 potasyum dozu ele alınmış, tesadüf bloklarında 3x3x2 faktöriyel deneme deseninde 3 tekrarlamalı olarak yapılmıştır. Domates çeşidi olarak Falcon çeşidi kullanılmış ve deneme Ankara Sarayköy koşullarında 3 yıl süreyle yürütülmüştür.

Domateste kalite kriterleri olarak; meyve sayısı, meyve ağırlığı, meyvede toplam suda erir kuru madde, titrasyon asitliği, meyve çapı ve yüksekliği,, nem kapsamı, C vitamini, pH değeri, nitrat ve nitrit içerikleri ele alınmıştır. Yapılan azot, fosfor ve potasyumlu gübrelerin değişik düzeylerinin bu kalite özellikleri üzerine etkileri belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Domates, N, P, K, kalite, ,suda erir kuru madde, titrasyon asitliği,

C vitamini, invert seker, N03-N, N02-N,

ABSTRACT

THE EFFECTS OF N, P and K ON THE SOME QUALITY CHARACTERICTICS OF TOMATOES

The aim of this research was to identify of different rates of N, P and K on the yield and quality of tomatoes. Field trials was established randomized complete block design with the 3x3x2 factorial with the 3 replications. Falcon tomatoes variety was used as a test plant. Treatments were: 0, 150 and 300 kg N ; 0, 75 and 150 kg P205 and 0 and 150 kg K20 per hectar.

Increasing N were increased the fruits number, total soluble solids and titrable acidity of fruits while the decreasing the diameter and the height, moisture and ascorbik acid content of the fruits. Increasing P was increased the pH of the fruit water. None of the NPK was changed the nitrate content of the fruits. Increasing rate of one of the N or P or both of them applied to the soil were decreased the nitrite-N content of the fruit.

Key Words: Tomatoes, N, P, K, diameter and height of fruits; total soluble solids, titrable acidity, ascorbic acid, invert sugar, nitrate-N, nitrite-N,

1. GiRi§

Bitki besin maddeleri, genetik faktörler ve çevresel faktörler bitkilerde kaliteyi etkileyen önemli unsurlardır. Bu araştırmanın konusu olan N, P, K gibi ana bitki besin maddelerinin, yani uygulanan gübrelerin bitkilerin kalitesi üzerinde ne kadar etkili olduğunun ortaya konulması gereklidir. Gübreleme ile sadece verimde meydana gelen artış ile değerlendirme yapmak doğru değildir. Verimdeki artışın yanı sıra belki de kalitede olumlu veya olumsuz değişimler meydana gelebilecektir. Bitkisel özelliklere göre kalite kriterleri değişiklik göstermektedir. Bu nedenle her bitkiye özgü kalite özelliklerinin gübreleme ile göstereceği değişimler üzerine çalışmalar yapılmalıdır. Toplumun bazı kesimlerinde gübre uygulamaları ile kalitenin olumsuz etkilendiği konusunda yanlış bir yargı da bulunmaktadır Bir takım çevreler, insan ve hayvanlardaki bütün hastalık ve sağlıksızlığın kaynağı inorganik gübreleri hedef göstermektedir. Bu kesim, inorganik gübrelerin verimde sağladığı dev artışları dikkate almayan ve böylece açlığın yenildiğini düşünemeyen bir kesimdir ve hala sadece çiftlik gübrelerinin kullanıldığı o nostaljik donemin lezzetinin olmamasının tek sorumlusu olarak inorganik gübreleri gösteren insanlardır. İnorganik gübrelerin verimde sağladığı büyük artışlarla yeterli beslenmenin sağlanabileceği veya sadece organik gübrelerle bitkileri beslemenin istenen verim artışının sağlanamayacağını, ya da organik gübrelerle asil tek taraflı ve yetersiz beslenme olacağını bir tarafa bırakırsak iki nokta önem kazanmaktadır. Birincisi, organik gübrelerde de K, Mg ve P gibi çoğu bitki besin maddeleri inorganik formda bulunmaktadır. İkincisi ise, bitkilere besin maddeleri organik formlardaki kaynaklardan sağlansa bile, bu organik kaynaklardaki bitki besinleri önce inorganik forma geçer ve bitki bu formdaki besini alıp kullanabilir (Mengel ve Kirkby 1978). Diğer bir deyişle, bitki besin maddeleri toprağa organik formda ilave edilseler bile, bitkiler tarafından inorganik formlarda alınırlar ve bu anlamda kaliteye olan etkilerinin farklı olmaması beklenir.

Bu araştırma ile test bitkisi olarak domates alınmak suretiyle, toprağa uygulanan Azot (N), Fosfor (P) ve Potasyumlu (K) gübrelerin kalite üzerine olan etkileri, söz konusu gübrelerin kalitede bir bozulma yaratıp yaratmayacağı ve eğer bozulma olursa bunun hangi oranlarda toprağa uygulanmasıyla olacağının belirlenmesi amaçlanmıştır.

2. MATERYAL VE YÖNTEM

2.1 Materyal

Araştırma, Ankara il sınırları içinde, üç yıl süreyle yürütüldüğü topraklarının bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri Çizelge 1 de verilmiştir. Çizelgeden görüldüğü üzere topraklar tuzsuz, hafif alkali, kireçli, fosfor ve organik madde düşük potasyum içeriği ise yüksektir.



Çizelge 1. Deneme kurulan toprakların bazı fiziksel ve kimyasal Özellikleri

Derinlik (cm)

Su ile

Toplm

Kireç (CaC03)

Organik Madde

pH

Yarayışlı Besin Maddeleri maddeleri maddeleri



Doygunluk


Tuz




madde




P2 O5 K20



%

kg/da

0-20

67

0.113

17.3

1.50

7.82

4.74

175.6

0-20

63

0.096

18.4

1.50

7.68

2.04

107.3

20-40

72

0.092

18.0

1.20

7.91

0.97

104.1

0-20

73

0.110

20.1

1.14

7.76

2.69

203.5

20-40

70

0.105

15.9

1.10

7.74

2.45

203.5

Deneme bitkisi olarak sofralık yer domates çeşidi olan Falcon kullanılmıştır.

2.2 Metot

Denemeler, tarla koşullarında, tesadüf bloklarında 3x3x2 Faktöriyel Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür.

Deneme Konuları;

N Dozları: 0, 15 ve 30 kg N da-1,

P Dozları: 0, 7.5 ve 15 kg P205 da-1

K Dozları: 0 ve 15 kg K20 da-1

Fosfor uygulamaları fideler toprağa dikiminden hemen önce yapılmıştır. Fosforlu ve potasyumlu gübre çepinle açılan fide çukurunun dibine konulmuştur. Üzerine bir miktar toprakla karıştırılarak fideler dikilmiştir. Azotlu gübre iki dönemde olmak üzere, verilmesi gereken miktarın yarısı fide dikiminde sırasında, diğer yarısı meyveler ceviz büyüklüğünde iken toprak yüzeyine serpilerek uygulanmıştır.

Toprak örneklerinde, su ile doygunluk, toprak reaksiyonu (pH), toplam tuz, organik madde, yarayışlı K (Richards,1954); kireç (Çağlar,1949); yarayışlı P (Olsen ve ark.1954)’e göre yapılmıştır. Parsellerdeki tüm domateslerin kumpasla çap ve yükseklikleri ölçülmüştür. Domatesler daha sonra analize alınmıştır. Meyvelerde, invert şeker, askorbik asit (C vitamini)(Özkaya 1988), titrasyon asitliği (Regnell,1976), nitrit ve nitrat tayini (ISO 1984)' e göre yapılmıştır.

Konular arasındaki önemli bulunan farklılıklar, Duncan grupları ile belirtilmiştir. Toprağa uygulanan gübreler ile kalite parametreleri arasındaki ilişkiler regresyon analizleriyle bulunmuştur(Yurtsever, 1984).



3. BULGULAR

3.1 Meyve Ağırlığı

Yalnızca denemenin ilk yılında domateslerin meyve ağırlıkları değerlendirmeye alınmıştır. Meyve ağırlıklarına ait Duncan gruplandırmaları Çizelge 2'de verilmiştir.

Çizelge.2. Meyve Ağırlıklarına ait Duncan Grupları


Konular

Ortalama

Gruplar

N0

N15


N30

198,2

177,5


164,8

a

b

b



Toprağa artan miktarlarda ve oranlarda uygulanan Azot (N), Fosfor (P) ve Potasyum (K)'dan sadece azot meyve ağırlığı istatistiksel anlamda önemli (p=0.01) olacak şekilde değiştirmiştir. Artan miktarlarda uygulanan N ortalama meyve ağırlığını azaltmıştır. N verilmeyen parsellerden alınan domates meyvelerinin ortalama ağırlığı 198.2 g iken,dig dekara 15 kg N hesabıyla N uygulanan parsellerden alınan domateslerin ortalama meyve ağırlığı 177.5 grama düşmüştür. Azot miktarı 30 kg-da olduğunda meyve ağırlığı 164.8 g olmuş, ancak, 15 kg N da-1 düzeyindeki uygulama ile aralarında istatistiksel anlamda önemli bir fark çıkmamıştır.

3.2 Çap ve Yükseklik

İlk yılın çap ölçüm değerlerinin yıllara göre değerlerine toplu varyans uygulanmış ve Duncan gruplan ise Çizelge 3'de verilmiştir. Toprağa artan miktarlarda uygulanan N, domates meyvelerinin çaplarına ilk iki yılda etki etmiş ve her iki yılda da, toprağa uygulanan N miktarı arttıkça, domateslerin meyve çapları küçülmeye devam etmiştir(p=0.01). Toprağa uygulanan 15 kg-da P205 ile 15 kg-da K20'nun domates meyvelerinin çapları üzerinde herhangi bir etkisi görülmemiştir.



Çizelge.3 Meyve Çaplarına ait iki yılın değerlerine ait Duncan gruplan

Konular

Ortalama

Gruplar

Konular

Ortalama

Gruplar










1.yıl







No

71.13

a

No

71.13

a

N15

70.33

a

N15

70.33

a

No

69.64

a

N30

65.99

bc

N15

66.79

b

2.yıl







N30

65.99

bc

No

69.64

a

N30

64.25

c

N15

66.79

b

No

58.13

d

N30

64.25

c

N15

57.61

d










N30

57.37

d










Çizelge 3’de verilen yıllar itibariyle ortalama çap ölçümlerinde, ilk yılda, N verilmeyen parsellerden alınan domates meyvelerinin çapları ortalama olarak 71.13 mm iken, N miktarı 15 kg-da düzeyine çıkarıldığında 70.33 mm' e, 30 kg-da N düzeyine çıkarıldığında 65.99 mm' e inmiştir ve son düzeyden elde edilen çap değerleri farklı bir gruba girmiştir. 2. yılda ise, uygulanan her N düzeyinin farklı bir grubu oluşturacak derecede etkili olduğu görülmüştür. N verilmeyen domateslerin çapları ortalama olarak 69.64 mm iken, 15 kg-da N uygulamasında 66.79 mm' e, 30 kg-da N uygulamasında ise 64.25 mm' e düşmüştür. Yukarıda açıklandığı gibi, domates çapları, ayni yılda N düzeylerine bağlı olarak azalırken, değişik yıllarda aynı N uygulamasına karşılık gelen büyüklükler (muhtemelen toprak ve iklim koşulları nedeniyle) farklı olmuştur.

Bu çalışmada ayrıca, toprağa uygulanan N düzeyleri ile meyve çapı arasındaki ilişki de araştırılmıştır. Toprağa uygulanan N düzeyleri ile domates meyvelerinin çapları arasındaki ilişki;1.yıl: Y = 71.718 - 0.171 X, r = - 0. 418**, 2.yıl; Y = 69 585 - 0.180 X, r = -0.609" şeklinde bulunmuştur. Her iki yılın değerleri kullanılarak elde edilen bağıntı ise (Genel denklem) Y = 70.652 - 0.176 X, r = - 0.476** seklinde bulunmuştur.

Bu denklemler kullanılarak, toprağa uygulanan N düzeylerine karşılık meyve çapındaki küçülmeler hesaplandığında, 15 kg-da N' un meyve çapında yaklaşık 3 mm küçülmeye neden olurken, 30 kg-da N uygulamasının 0.5 cm' in üzerinde bir küçülmeye neden olduğu görülmektedir. Bu değerler, küçük görünmekle birlikte, daha sonra yükseklikteki küçülme değerleri de dikkate alındığında, 30 kg-da N uygulaması ile, tek bir domates meyvesinde yaklaşık olarak 1 cm' in üzerinde bir küçülmeye neden olduğu görülür. Bu küçülme ise, Türkiye'nin domates üretimi açısından dikkate alınmaya değer bir birim oluşturmaktadır

Yukarıda çap için yapılan değerlendirmeler domates yükseklikleri için de yapılabilir. Toprağa uygulanan azotun etkisi, çapta olduğu gibi, yüksekliğin azalması yönünde olmuş ve Çizelge 4’de verilmiştir. Toprağa uygulanan N arHer iki yılın sonucuna göre, uygulanan 15 kg-da N ile domates meyvelerinin yükseklikleri 3.5 mm azalırken, 30 kg-da N ile 7.0 mm azalmıştır.



Çizelge.4 Meyve Yüksekliklerine ait iki yılın değerlerine ait Duncan Grupları

Konular

Ortalama

Gruplar

Konular

Ortalama

Gruplar








1.yıl







N0

65.70

a

N0

62.37

b

N0

62.37

b

N15

59.03

c

N15

59.87

c

N30

55.30

e

N15

59.03

c

2.yıl







N0

58.58

c d

N0

65.70

a

N0

56.38

d e

N15

59.87

c

N30

55.30

e

N30

58.58

c d

N15

55.24

e










N30

54.79

e










Yukarıda açıklandığı gibi, domatese ait yükseklikler, yıllara göre artan N düzeylerinde azalırken, değişik yıllarda aynı N uygulamasına karşılık gelen yükseklikler farklı olmuştur. Özet olarak denilebilir ki, toprağa uygulanan N domates meyvelerinin hem çap, hem de yüksekliğini (boyunu), dolayısıyla meyveyi küçültmektedir. Meyvelerdeki küçülme miktarı, regresyon denkleminden hesaplanan çap ve yüksekliklerin toplamı olarak, tarla koşullarında, 15 kg-da N uygulandığında 6 mm iken, 30 kg-da N uygulandığında 1,2 cm' in üzerinde olmaktadır.

3.3 Meyve Sayıları

Denemelerden parseller itibariyle elde edilen meyve sayılarına ait Duncan Grupları Çizelge 5' de verilmiştir. 1. ve 2. yılda toprağa uygulanan N, P ve K'dan sadece N domatesin meyve sayısını artırarak önemli derecede etkili olmuştur.

Çizelge.5 Meyve Sayılarına ait iki yılın değerlerine ait Duncan Grupları


Konular

Ortalama

Gruplar

Konular

Ortalama

Gruplar

N30

N15

N30

N15

N0

N0

55.50


51.00

50.28


44.89

41.45


36.73

a

a b



a b

b c


cd

d


1.yıl

N0

N15

N30

2.yıl

N0



N15

N30


41.45 44.89 55.50


36.73 51.00 50.28

c d


b c

a
d


a b

a b


Çizelge 5' de verilen ortalama meyve sayılarına bakıldığında, N uygulamalarının her iki yılda da meyve sayısını önemli düzeyde artırdığı ve bu artış her iki yılda da istatistiksel olarak % 1 seviyesinde önemli olmuştur. İlk deneme yılında N uygulaması yapılmayan parsellerden alınan meyve sayısı yaklaşık olarak ortalama 41 adet iken, 15 kg/da N uygulandığında 45’e, 30 kg/da N uygulandığında ise ortalama 55’e yükselmiştir. İkinci yıl ise N verilmeyen parsellerden alınan meyve sayısı ortalama 37 adet iken, 15 kg/da ve 30 kg N ile meyve sayısı ortalama olarak 51 adete yükselmiş ve ayrı bir grup oluşturmuşlardır. Daha fazla N uygulaması meyve sayısını değiştirmemiştir.

3.3.4 Verim, Çap ve Yükseklik ve Meyve Sayıları Arasındaki İlişkiler

Bu araştırmada, N, P ve K'un kalite kriterlerinden meyve ağırlığı, çap ve yükseklik üzerine olan etkileri incelendiğinde, bir yandan domates verimi artarken, diğer yandan meyve ağırlığının ve çap ve yükseklik azalmış, yani meyveler küçülmüştür. Aslında, meyvenin küçülmesiyle meyve ağırlığının azalması beklenen bir olgudur. Ancak, ağırlığı azalan veya küçülen meyvelere rağmen dekardan alınan ürün miktarı artmıştır. Çünkü, toprağa artan miktarlarda uygulanan N ile meyve sayılarının arttığı ve bu artışın istatistiksel olarak önemli olduğu görülmüştür. Domates meyvelerinin küçülmesi, verimin ve meyve sayısının artması ile ilgili olarak buraya değin anlatılanlar için yapılabilecek yorum; toprağa uygulanan azotun (ve/veya diğer bitki besinlerinin) domatesi büyük bir olasılıkla daha fazla verim vermeye zorlaması nedeniyle olduğu seklindedir. Daha fazla verime zorlanan domates bitkisi, daha fazla verimi ancak domates meyvelerini küçültüp, sayısını artırarak sağlayabilmektedir. Domates meyvelerinin daha fazla ürün vermeye zorlanması nedeniyle, birim meyve başına düşen büyüme etmenleri (su, hava, diğer bitki besin maddeleri vs.) ve meyvenin salkımdaki alan azalmakta ve meyve küçülmeye zorlanmaktadır. Bu arada, K gibi bitki besin maddelerinin ise mevcut bu durum içinde bile meyveyi büyümeye zorlaması da diğer karşıt durumu oluşturmaktadır.

Kalite kriterleri olarak meyve ağırlığı, çap ve yükseklik üzerine, özellikle azotun etkisinin başat olduğu dikkat çekicidir. Bu nedenle, N, P ve K'nın oranları açısından özellikle azotlu bitki besin maddesinin etkisine dikkat edilmesi gerektiği ortadadır. Daha küçük meyve istendiğinde azotun düzeyinin artırılması, daha büyük meyve içinse potasyumun verilmesi gereklidir. Ancak, elde edilen verilere göre, N uygulanmayan parsellerden alınan domateslerin söz konusu kriterler açısından farkı olsa bile, dekara 15 ve 30 kg N uygulamaları arasında söz konusu özellikleri önemli ölçüde değiştirecek bir fark yoktur. Bundan dolayı, azotun çok fazla uygulanarak N : P arasındaki dengenin fazla açılmasına izin verilmemelidir.

3.5 Suda Erir Kuru Madde (Toplam SEKM)

İki uygulama yılında da, domatesin toplam SEKM değerleri üzerine sadece N etki ederken, son yılında NPK interaksiyonu etkili olmuştur. Üç yılın SEKM değerleriyle yapılan toplu varyans analizinde ise NPK interaksiyonu önemli bulunmuştur. Toplu varyansa ait Duncan grupları Çizelge 6'da verilmiştir.

Çizelge 6. Domateslerin Ortalama SEKM Miktarları(%) ve Duncan Grupları


Konular

Ortalama

Gruplar

Konular

Ortalama

Gruplar

N15P15K15

N30 P7,5K15

N15P0K0

N30P0K15

N30P7,5 K15

N15P7,5K0

N30P0K0

N0P7.5K0

N30P15K0


6.76 6.72 6.69 6.68 6.52 6.52 6.48 6.48 6.45

a

a

a



a

a b


a b

a b


a b

a b


Nl5P15K0

N15P0K15

N0P15K0

N30P7,5Ko

N15P7,5K15

N0P0K15

N0P15K15

N0P7,5Kl5

N0P0K0


6.38 6.35 6.34 6.33 6.27 6.18 6.14 6.12 6.07

a b

a b


a b

a b


a b

b

b



b

b


Çizelgeden görüldüğü üzere, en yüksek SEKM değerleri en yüksek N uygulanan konu kombinasyonlarından alınmıştır. Bu bulgular Sharma ve Mann (1974) ve Anaç'ın (1983) bulgularıyla da uyum içindedir. Meyvelerin suyunda bulunan SEKM' nin büyük bir kısmını şekerlerin oluşturduğu ve bu nedenle SEKM' nin tatlanma ile ilgili olduğu (Karacali 1990) düşünüldüğünde, artan azotun domatesin daha tatlanmasına neden olması beklenen bir durum olmalıdır. En yüksek toplam SEKM değeri (% 6.76), N15 P15 K15 uygulamasında alınmıştır (Bitki besin maddeleri oranı 1:1:1). Buna göre, en yüksek düzeyde ve aynı miktarda SEKM almak için, toprağa uygulanan K aynı kalmak kaydıyla azotu iki katına çıkarmak ve fosforu yan yarıya azaltmak gerekmektedir. Ülkemiz topraklarında çok az bulunan N başta olmak üzere, gübrelerin dengeli ve mutlaka toprağa ilave edilmesi gerektiğidir. Çünkü, en düşük SEKM değerleri azotun en az uygulandığı, ya da bitki besin maddelerinden birinin veya ikisinin olmadığı veya oranlarının dengesiz olduğu durumlarla, N0PoKo uygulamasından elde edilmiştir.

3.6 Titre Edilebilir (Serbest) Asit Miktarı

Titrasyon asitliğine (TA) ait Duncan gruplan Çizelge 7'de verilmiştir. Titrasyon asitliğine ait analiz sonuçları domates için sitrik asit cinsinden hesaplanmıştır. Domatesin TA degerleri uygulanan N düzeyine göre değişmekle birlikte, azotsuz konularda ortalama olarak 3 ile 4 g/l veya % 0.3 - 0.4 arasında değişmiştir.

Çizelge 7 Domateslerin Titrasyon Asitliği değerlerine ait Duncan grupları


1.yıl

2.yıl

3.yıl

Konular

Ortalama

Gruplar

Konular

Ortalama

Gruplar

Konular

Ortalama

Gruplar

N15

N30

N0


3.84 3.83 2.93

A

a

b



N30 N15 N0

3.92 3.84 3.44

a

a

b



N30

N15

N0


3.93 3.71 3.55

a

a b


b

Meyvelerde hissedilen ekşiliğin kriterlerinden en önemlisi meyvenin asitliğidir. Meyvenin asitliği azaldıkça, ekşi tat kaybolmaktadır ve domates suyundaki ekşi tat genelde istenmeyen bir özelliktir. Çizelge 7'de verilen Duncan gruplarından görüldüğü gibi, toprağa uygulanan N denemenin yürütüldüğü üç yılın her birinde domates meyvelerinin TA değerinde yükselmeye neden olmuştur. P ve K'nın ise bir etkisi olmamıştır. Kontrole göre N uygulamaları TA değerinin yükselmesine neden olmuş ve farklılık önemli bulunmuştur. Ancak, 15 ve 30 kg N düzeyleri arasında önemli fark oluşmamıştır. İkinci ve üçüncü uygulama yılında ise, en yüksek TA değeri 30 kg/da seviyesinde olmuş ve N arttıkça TA değeri artmıştır. Gökçen (1978) tarafından yapılan çalışmada, TA değeri 11 domates çeşidi için % 0.4 ile 0.6 arasında, Gould (1983) tarafından ise % 0.3 - 0.5 arasında olduğu bildirilmiştir.

3.7 İnvert Şeker

Araştırmada, domates meyvelerinin invert şeker (Glukoz + Fruktoz) ile toplam seker kapsamlarına da bakılmıştır. Toplu varyans analizinden elde edilen verilerle yapılan Duncan gruplandırmaları Çizelge 8'de verilmiştir.

Çizelge 8 Domateslerin İnvert Şeker İçerikleri(%) ve Duncan Gruplarındırmaları



Konular

Ortalama

Gruplar

Konular

Ortalama

Gruplar

N0P15Ko

4.36

a

No P,s K,s

4.01

abcd

N,5P,5 K,s

4.33

a

N30P0 Ko

4.00

abcd

N0 P75 K„

4.27

ab

N„ P„ Ko

4.00

abcd

No Po K,s

4.18

abc

N30P0 K,s

4.00

abcd

N,5P7S Ko

4.13

abc

N30 Pis K15

3.93

bcd

N,sPo Ko

4.13

abc

N15Po K,5

3.91

bcd

N30 P7.5 K,5

4.12

abc

N3oP7s K„

3.84

cd

N0 P75 K,5

4.09

abcd

N« P,» Ko

3.81

cd

N,5P75 K,5

4.07

abcd

N30 Pu K„

3.73

d

Invert şeker değerleri, uygulanan besin maddelerine, bu besin maddelerinin miktarlarına ve yıllara göre değişmekle birlikte (NPK interaksiyonu), % 3.5 ile 5.5 arasında bulunmuştur. Bu değerler, Gould (1983), Gökçen (1978) ve Watt ve Merill (1963) tarafından verilen değerlerin çok az üzerinde olduğu (Araştırıcı sırasıyla % 2.0-3.0, % 3.05-3.47 ve % 3.0-4.2) görülmektedir. Ancak, bu araştırmada toprağa verilen çeşitli düzeylerdeki gübrelerin etkisini dikkate almak gerekir. En fazla seker içeren sebzeler içinde havuç ve soğanın geldiği ve havucun ortalama % 5.5, soğanın % 9.0 civarında toplam seker kapsadığı varsayılırsa (Cemeroglu ve Acar, 1986), Falcon çeşidi domatesin bu araştırmada saptanan invert seker kapsamının oldukça iyi durumda olduğu söylenebilir. N ve P'un en yüksek ve K’un uygulanmadığı iki konuda yetişen meyvelerin invert seker kapsamları en düşük bulunmuştur. Bu açıklamalardan iki önemli sonuç çıkmaktadır. Birincisi Fazla gübreleme ikincisi dengesiz veya üç ana besin maddesinin miktarlarının iyi ayarlanmadığı durumlarda meyvenin seker kapsamı (Glukoz + Fruktoz) azalmaktadır. Özellikle birisi hiç verilmediğinde, diğerleri yeterli bile verilse meyvenin seker kapsamı azalmaktadır. En fazla invert şeker kapsamı veren gübre konularından biri N:P:K'nın 1:1:1 oranında uygulandığı düzeydir.


3.8 C Vitamini (Askorbik asit)

Çizelge 9’dan görüldüğü gibi, toprağa artan miktarlarda uygulanan N domates meyvesinin C vitamini kapsamı azaltmaktadır. N uygulaması yapılmayan domateslerin üç yıllık ortalama sonuçlarına göre C-vitamini kapsamı 194.8 mg/kg iken, dekara 15 kg N uygulamasında 175.5 mg/kg’a düşmüş ve aralarındaki fark istatistiksel olarak % 1 düzeyinde önemli olmuştur. Azotun 30 kg/da uygulaması durumda ise C-vitamini kapsamı 165 mg/kg düzeyine düşmüş ama bu önemli olmamıştır.

Sadece domateste değil diğer bitkilerde de yapılmış birçok araştırma, bu bulguyu desteklemektedir (Senti ve Rizek, 1975; Mengel ve Kirkby, 1978; Muller ve Hippe, 1987). Senti ve Rizek (1975), toprağa uygulanan fazla azotun domates meyvesinde C vitamini kapsamını % 50'ye kadar azaltabileceğini bildirmişlerdir. Gerek patates, gerek domates son derece fazia tuketilen yiyeceklerden olup, eksik sebzelerle beslenmede sağlık sorunları ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Özellikle, son derece fazla tüketilen ve çok fazla N kullanılan sera sebzelerinde bu çalışmaların yapılması ve hatta bir izleme sisteminin olusturulması mutlaka gereklidir. Bu izleme, sadece C vitamini ve domates uzerinde degil, diger bitkiler ve tüm kalite unsurları üzerinde yapılmalıdır.

3.9 Nitrat ve Nitrit İçerikleri

Denemelerde, N, P ve K tarafından etkilense bile, domates meyvelerinin nitrat-N kapsamları yas ağırlıkta yapılan analizlere göre 2.03 ile 2.84 mg/kg arasında değişmiştir. Bu değerler, 2.03-2.84 mg/8-10 g kuru ağırlık olarak kabul edilebilir seviyededir. Mengel ve Kirkby (1978)'ye göre sebzelerde, özellikle ıspanakta her bir gram kuru madde için 2 mg NO3--N, yem bitkilerinde 4 mg'a kadar N03~-N değeri kritik düzey olarak kabul edildiği bildirilmiştir. Buna göre, domates meyvelerinde ölçülen N03"-N değerleri kabul edilen kritik düzeylerin son derece altındadır. Muller ve Hippe (1987), N gübrelemesi ile yaprak ve yumruların NO3" kapsamlarının etkilendiğini (marul, patates yumrusu ve ıspanakta), karnabaharın orta derecede NO3" biriktirmesine karşı, patates yumrularının ve domates meyvelerinin sadece küçük miktarlarda N03~ biriktirdiğini bildirmiştir. Bu bulgu, dekara 30 kg N uygulamasında bile domates meyvelerinde bulunan düşük N03"-N kapsamını desteklemektedir.

4. SONUÇLAR

Bu araştırmada, bitkilerin beslenmesinde en önemli besin maddeleri olan N, P ve K'nin değişik miktarlarda ve oranlarda toprağa uygulanmasıyla domatesin kalitesine etkileri araştırılmıştır. Denemelerde falcon çeşidi kullanılmış ve optimum N, P ve K düzeylerinin üzerinde gübre kaliteye etkileri araştırılmıştır. Araştırmada besin maddesi düzeyleri dekara 30 kg N, 15 kg P2O5 ve 15 kg K2O olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; meyve iriliği (çap ve yükseklik), titrasyon asitliği, SEKM, invert şeker, C vitamini ve NO3 ve NO2-N içerikleri incelenmiştir.

Toprağa uygulanan gübrelerin kalite kriterleri üzerinde etkili olduğu ve gübreli ve gübresiz uygulamalar arasında farklılık görülmüştür. Yani bitki besin maddeleri domates meyvesinin kalitesini etkilemiştir. Domates meyvelerinin kalitesine en etkili olan bitki besin maddesi N olmuş, bunu P takip etmiştir. Kalite kriterlerine K'un fazla bir etkisi görülmemiştir. Bu durum, bilindiği gibi Ülkemiz topraklarında fazlaca bulunan K varlığına bağlanmıştır. Toprağa uygulanan besin maddelerinin domates meyvelerinin tadini olumlu yönde etkilediği gösterilmiştir. Sadece toprağa uygulanan N, C vitamini kapsamını olumsuz etkilemiştir.

Önemli iki N bileşiği olan NO3 ve NO2-N meyvede kritik olarak gösterilen sınırlarının çok altında bulunmuştur. Bu duruma göre, denilebilir ki tarla denemelerinde, toprağa uygulanan N, P ve K bitki besin maddelerinin kalite üzerine olan etkileri olumsuz olmayıp aksine kaliteyi düzeltmiştir. Ancak, bu sonuçlara göre yine denilebilir ki, tarla denemelerinde özellikle patates ve ıspanakta; sera denemelerinde bütün sebzelerde, toprağa uygulanan bitki besin maddelerinin miktarlarına göre kalite kriterleri izlenmelidir. Çünkü örneğin patatese 100-150 kg'a kadar N, seralarda ise bütün sebzelere yine son derece fazla miktarlarda N ve P verilmektedir. Toprağa uygulanan N ve P' nin meyvenin SEKM ve invert şeker değerlerini etkilemesi, bu kriterlerin ise patateste tat üzerinde etkili olması bu öneriyi desteklemektedir. Üstelik, seralarda, organik ve inorganik kaynaklı birçok gübreler yoğun olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde, son yıllarda seracılığın ne kadar arttığı ve tüketilen sebze ve meyvelerde sera ürünlerinin yüksek payı düşünülürse, bu önermedeki haklılık ortaya çıkar.

Ekonomik optimum noktada verimin almdigi bitki besin maddesi miktarını herhangi bir bitki besin maddesi lehine artırmanın anlamsızlığıdır. Bu anlamda, verim ve kalite arasındaki ilişkiye göre elde edilen verilerle N:P oranlarının 1:1 veya en fazla 2 : 1 oranlarının uygunluğunu desteklemektedir.


5. KAYNAKLAR


  1. ANAC, D. 1983. Azot ve potasyumun domates bitkisinin mineral madde kapsami ve bazi kalite ozellikleri uzerine etkileri. E.U.Z.F Dergisi. 20/1 (273-288)

  2. BILGIN, A. E. 1990. Ege boigesi kosullannda domates, biber ve pathcanin ticari giibre istekleri ile Olsen P analiz metodunun kalibrasyonu. KHGM. Menemen Arast. Ens. Mud. Yay. Genel Yaym No: 164. Rapor Seri No: 105.

  3. CEMEROGLU, B. ve Acar, J. 1986. Meyve ve sebze isleme teknolojisi. GidaTeknolojisi Dergisi. Yaym No: 6. Ankara

  4. CAGLAR, K. O. 1949. Toprak bilgisi. Ankara Uni. Zir. Fak. Yay. Sayi: 10

  5. CINAR, S. 1975. Domates giibre ihtiyaci. Topraksu Genel Mud. Tarsus Bolge Topraksu Arast. Ens. Mud. Yay. Genel Yaym No: 64.Rapor Seri No: 21.

  6. FORSTER, H. 1970. Effect of some interruptions in the nutrient supply on the development of yield and quality characteristics in sugar beets. Landw. Forsch. 25/11.

  1. GOULD, W.A.,1983. Tomato production. Processing and quality evaluation. Second edition, AVI Publishing Company. Inc., Westpart, Connecticut.

  2. GOKQEN, J ve ARTEMIS, K. 1978. Marmara boigesi domates cesitierinin teknolojik ozellikleri ve domates artiklannin degerlendirilmesi. Yaym No: 32. TUBITAK, Gebze

  3. ISO, 1984. International Standard,6635. Fruits, vegetables and derived products-Determination of nitrite and nitrate - Molecular absorption spectrometric method.

10.JACKSON, M. L 1962. Soil chemical analysis. Prentic-Hall.lnc.

11.KOVANCI, I ve D. ANAC- 1981. Salcalik domates cesitierinin kimi kalite ve fiziksel ozellikleri uzerine bir arastirma. Ege Uni. Zir. Fak. Dernegi. 18/1, 2, 3 (211-225) 12.KARACALI, I. 1990. Bahce iirunlerinin muhafazasi ve pazarlanmasi. Ege Uni. Ziraat Fakultesi Yaymlan No : 494. Ege Uni. Basimevi. Bornova-lzmir

13.MENGEL, K ve E. A. KIRKBY. 1978. Principles of plant nutrition, p.252. IPI.Bern/Switzerland. 14.MOZAFAR, A. 1993. Plant vitamins: Agronomic, physiological and nutritional aspects.CRC Press, Boca Raton, FL 15.MULLER, K ve HIPPE, J. 1987. Influence of differences in nutrition on important quality characteristics of some agricultural crops. Plant and Soil 100, 35-45

14.NECHAEVA, E. I. 1974. The effect of the fertilizers on the chemical composition of

tomatoes. Hort. Abst. Vol: 44, p.515 17.0LSEN, S. R., C. V. COLE., F. S. WATANABLE ve L. A. DEAN. 1954. Estimation of available phosphorus in soils by extraction with sodium bicarbonate. U.S.DA circular No:939. Washington D.C.

15.0ZKAYA, H. 1988. Analitik gida kalite kontrolii A.U.Z.F Yayinlan:1086, Ders

Kitabi:313 19.PRIMOST, E. 1962. The dependence of grain yield, gluten content and swelling capacity of wheat on N application and soil class. Plant and Soil 16, 94 16.REGNELL, C.J. 1976. Islenmis sebze ve meyvelerin kalite kontrolu ile ilgili analitik metodlar. (Tercume eden: Kalite Kontrol Laboratuvan Ziraat Yuksek Muhendisleri, Bornova, Izmir. 21 RICHARDS, L. A. Diagnosis and improvement salina and alkali soils. U.S.Dep. Agr.Handbook 60.

17.SENTI, F.R. ve R. L. RIZEK. 1975. Nutrient levels in horticultural crops. HortSci. 10

(3): 243-246. 23.SHARMA, C. B ve H. S. MANN. 1974. Effect on phosphatic fertilizers at varying levels of nitrogen and phosphate on the quality of tomato fruits. Hort. Abst. Vol: 44, p.221.

18.SOMERS, G. F ve W. C. KELLY. 1951. Ascorbik acid and dry matter accumulation in turnip and broccoli leaf discs after infiltration with organic salts, organic acids, and some enzyme inhibitors. Plant Physiol. 26:90-109

19.SQRENSEN, J. N. 1984. Dietary fibers and ascorbic acid in white cabbage as affected by fertilization. Acta Hort. 163 : 221 - 230

20 .TUNCEL,N.,R.YANMAZ ve S.AGAOGLU. 1991. Domatesin derim sonrasi fizyolojisi ve sogukta muhafazasi iizerinde arastirmalar: 1. Farkli olgunluk devrelerinde yapilan derimin olgunlasma sirasmdaki bazi kalite ozellikleri uzerine olan etkileri. Gida. Cilt: 16, Sayi 2'den aynbasim, 131-137. II. Ulusal Gubre Kongresi Tebligleri. 30 Eylul-4 Ekim 1991. Ankara



21.ÜLGEN, N ve M. ATESALP. 1972. Toprakta organik madde tayini. Topraksu Genel Mud. Toprak ve Gubre Arastirma Enstitusu Mud. Teknik Yaymlar Serisi. Sayi: 23

22.WATT, B. K. ve A. L. MERRILL. 1963. Composition of foods - raw, processed, . repared. Agric. Handbook No. 8. US Dept. Agric. Washington.
Kataloq: browse
browse -> Din psikolojiSİ BİLİm dali
browse -> Anlatilan senin hikayendiR: kapitalizm küRESEL kapitaliZMİn yeni sosyal düŞÜnce ve toplum modeli: AÇik toplum enstiTÜSÜ/vakfi
browse -> Devrimci Burjuvanın Ütopyası Olarak Aydınlanma Felsefesi ve Muhafazakarlaşan Burjuvanın İdeolojisi Olarak Pozitivizm ve Pozitivist Sosyoloji
browse -> Bu dönem tıbbı iki evrede ele alınabilir
browse -> ’da Allah’ın göklerin ve Yer’in Nûr’u olduğu belirtilirken
browse -> Yenġ-eflatunculuğun tasavvufa etkġlerġ
browse -> Enfeksiyöz, bağ dokusu hastalığı, granülomatöz, toksik veya idiyopatik nedenlerle, miyokardın inflamasyon, nekroz veya miyositolizidir
browse -> Radyo telev zyon s nema anab L m dali lat n amer ka
browse -> Hematolojide temel laboratuvar tani yöntemleri Dr. Mutlu Arat
browse -> Anab L m dali

Yüklə 165,17 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə