Bibi-obama



Yüklə 14,66 Kb.
tarix09.10.2018
ölçüsü14,66 Kb.

    IRAK

    Irak tan hafta sonu gelen haber Obama'nin, saglik reformundan sonraki ikinci zaferi olarak kabul edilebilir. Buna gore, haftalardir ertelenen 'secim kanunu' Mecliste kabul edildi. Bu secim kanunu ozellikle Kerkuk'un statusunun bir turlu cozulememesinden dolayi Meclisten gecemiyordu. Simdi ise, goruldugu kadariyla, Saddam'in gucten dusmesinden beri ikinci kez, Kerkuk te de, Ocak'in 16'sinda bu secimler yapilacak. 

    Bu kanunun Meclis'ten gecememesi durumunda ise, oncelikle ABD nin ordusunun Irak'tan cekilmesi yavaslayacak belki de ertelenecek, diger taraftan da Irak'in icindeki milliyetci dalgalarin, halen Irak'in bir butun seklinde hareket etmesinin onune gectigi gorulecek, diger taraftan ulkede halen etkisini zaman zaman one cikaran terorist gruplarin da, gectigimiz haftalarda gordugumuz gibi, saldirilari artirmasi korkusu, buradaki uzmanlarca da sikca dile getirilen kaygilardan bazilari iidi. 

    Obama, hafta sonu, kanunun gecmesini, 'breakthrough/miladi bir is' olarak tanimladi. Irak'taki siyasetcilerden gelen demecler ise, sanki bir Bati demokrasi ulkesindeki siyasetcilerin verdigi demecler gibi.  hem Maliki'nin hem de bircok K. Irak Kurt Meclisinde gorev yapanlarin verdigi demeclere bakildiginda, hepsinin anlasmis gibi, bu yasanin butun Irak icin iyi oldugunu ve herkesin kazandigini soylemeleri ve 'uzlasmanin' demokrasilerdeki onemine vurgu yaptiklarini goruyoruz. 



    Kerkuk'de bilindigi uzere hem Kurtlerin, hem Sunnilerin ve Turkmenlerin iddiasi var, ve gecirilen yasa ile bu uc akima da soz verilmis oluyor. Ama K.Irak politikacilarinin, burada da, diger bolgelerdeki secimkanunun bir benzerinin kabul edilmesiyle, daha avantajli ciktigi, yorumlar arasinda. Ozellikle 2004 den itibaren yapilan nufus sayimlarina gore, eger buradaki nufus oncekine gore %5 den fazla artis gostermis, yani ozellikle yapay bir goc yasanmis ise bolgeye, buradan gelen oylamalar tekrar ozel bir statu ile incelenecek.
BIBI-OBAMA
    Dun Amerikanin baskenti Washington da, normal olmayan bir gorusme gerceklesti. Bu gorusme Israil basbakani Netanyahu ile Obama arasinda, dun aksam saat 7 civarlarinda oldu.
    Oncelikle Netanyahu nun aylardir Washington'a gelip, Obama ile gorusmek istemesine ragmen, Obama'nin bir turlu kesin tarih vermemesi, daha dogrusu gorusup gorusmeyecegi hususunda dahi ciddi bir sekilde sinyal vermemesi, uzun suredir Israil basininda tartisilan bir konu idi. Hatta sadece gecen hafta Carsamba gunu dahi, The Jewish Chronicle adli, Musevilerce cokca okunan bir haber sayfasi, Netanyahu'nun DC'ye gelmesi kesinlestigi halde, hala Beyaz Saray'dan randevu verilmedigi, ve herhangi bir gorusme saatinin belli olmadigini ifade ederek, bunca yillik iliskiler cercevesinde, ilk kez bir Israil liderinin Beyaz Saray'a bu kadar yakinliga gelip, bir Amerikan baskani ile gorusmeme durumunun cok korkutucu oldugunu ifade eden yorumlar yayinlanmisti.
    Yine Israil basinini yakindan izledigimizde, bu gorusmeye Netanyahu'nun ne kadar istekli ve 'iyi dilekli' bir sekilde hazirlandigini okuduk gunlerdir. Buna karsilik ise Amerikan basinindan gosterilen ilgi ise cok daha azdi. Tabi bunun bir nedeni de, Persembe gunu meydana gelen doktor Malik Nidal'in, halen Amerikalilari etkisinde tutan saldirisinin olmasinin, tabiatiyla butun haberleri geride birakmasi idi. Netanyahu'nun bu cok uzerinde durulan iyi dilekleri ne idi diye bakarsak, bunun Netanyahu'nun, herhangi bir kondisyon/sart surmeden Abbas ile baris gorusmelerine baslayabilecegini ileri surmesi olarak anliyoruz.
    Tabi bu disaridan cok iyi niyetli gibi gelen demec, aslinda yine Israil PR i oldugunu, biraz daha yakindan baktigimizda anliyoruz. Netanyahu bu sekilde, daha once ileri surulen 'yerlesim merkezlerini dondurma veya tamamen durdurma' isteklerinin konusulmasinin abes oldugunu, onemli olanin oturup konusmaya baslamak gerektigini ileri suruyor aslinda, yani fedekarlik degil, Netanyahu kendi sartlarinin kabul edilmesini ileri suruyor boyle bir gorusme icin.
    Gorusmenin oncesi, anlattigimiz gibi gariplikler ile dolu oldugu gibi, gorusmenin kendisi ise cok daha garip idi. Ptesi aksam saatleri 7 gibi baslayan, yani normal olmayan bir saatte baslayan gorusme, neredeyse 2 saat kadar surmesi dikkatleri cekti. Gorusmenin oncesi ve sonrasi Beyaz Saray basinin iceri alinmamasi, soru kabul edilmemesi ve hatta en basit protokol olan resim dahi cekilmemesi, gorusmeye bir sis perdesi cekti. Aradan gecen yaklasik 15 saat icinde, halen gorusmelerde neler konusuldugu hakkinda en ufak bir bilgi yok. Butun bunlarin ustune, Netanyahu gorusme sonrasi icin soz verdigi birkac radyo ve TV roportajini iptal ve ardindan da bu sabah Paris e ucmadan once yapilmasi kararlastirilan basin toplantisini iptal etti.
    Butun bunlari anlatmamizin nedeni, Ortadogu baris gorusmeleri etrafinda ozellikle son zamanlarda donen gerginlige bir daha isaret etmek aslinda. Su anda, gecen programlarimizda bleirttigimiz gibi, FIlistin lideri Abbas, Amerikan baskaninin goreve basladiginda verdigi sozlere inanarak, sart haline getirdigi, sonrasinda ise bir anlamda bu sozlere ihanet edilmesinden dolayi ortada birakilmasiyla, istifa edecegini aciklamasindan dolayi dogan durum, baris surecini daha da cok tehdit ediyor. Abbas'in ilimli yaklasimi ve baris ister tavri onyillardir biliniyor bu cevrelerde ve bu donemde isi birakmasinin, zaten rayinda gitmeyen baris gorusmeleri icin daha da cok kotu haber anlamina geliyor.
    Diger taraftan, bugun yine Israil'in radikal/sagci gazetlerine baktigimizda, Daniel Edilson isimli, eski basbakan Sharon'un yakin danismanin yaptigi 'Beyaz Saray gorusmesinde bisiler oldu' yorumu dikkati cekti. Yaklasik birkac saat once yayinlanan analize gore, yine bizim biraz once saydigimiz garipliklerin bir kismini sayan Weisglass, Edilson dan aldigi yorum cercevesinde, bu gorusmelerin uzun surmesi ve sonra ortaya cikan sessizligin bir krizin habercisi olabilecegni ileri surmesi dikkat cekti Amerikan baskentinde. Ve bu krizin daha da gorunur olmamasi icin iki tarafta butun basin gorusmelerini iptal etmis olabilirler diyor Edilson.
    Diger taraftan Baris gorusmelerinin simdilik rafa kaldirildigini tahmin etmek aslinda cok da guc degil. Filistin'in Ocak ayinda gerceklestirilmesi beklnen secimleri tam bir bilinmezlik halinde. Oncelikle bu secimlerin daha once tasarlandigi gibi Ocak'in 24'unde gerceklestirilip gerceklestirilemeyecegi biliinmiyor, ardindan bu secimlerde kimin aday olacagi dahi bilinmiyor. Eger secimler olmazsa, Abbas suresiz bir sekilde baskan olmaya devam edecek ama Abbas'in istifasi gundemde ayni zamanda. Ayrica Hamas'in halen bu Ocak 24 secimlerine yol vermesi kesin degil. Ayrica halen Misir tarafindan ayarlanmis bir Filistin butunlesmesi cerceve anlasmasi var bunun uzerinde Hamas'in tam olarak tavri kesinlesmis degil, eger istekli olursa, o zamanda Hamas ve Fatah in oturup anlasmaya baslamasi gerekiyor.
    Diger taraftan JPost dan Yossi Alpher in yorumuna gore, Netanyahu'nun da ne kadar iki devletli cozumu onaylandigi hakkinda kesin bir bilgimiz yok, zira Netanyahu sadece Amerikan baskisini ortadan kaldirmak icin buna evet demis olabilir diyor Alpher.
    Ve Amerikan tarafi. Amerikan disisleri takiminin, ozellikle Mitchell'in ve Denniss Rose'un tam olarak amaclarinin belli olmadigi, daha dogrusu birkac ay once gosterdikelri hedeflerinin gercek disi oldugunu bugunlerde goruyoruz. Yerlesim konusunda ciddi bir skandal yasayan Amerikan disisleri takiminin bugunlerde ne yaptiginin ciddi bir sekilde bilinmedigi bir baska gercek.
    Bugunlerde Israil'in Washington'daki etkisinin arttigini, ve Beyaz saray'in tekrar Israil politikalari cercevesinde egitildigini ve yonlendirildigini gormemek guc. Buna karsi ise Filistinlilerin yine, geleneksel oldugu gibi Washington'a kusme hazirliklarinda oldugunu goruyoruz. Israil giderek Amerikan baskentini etkisi altina alirken, Filistin ise Misir ve Amman ve Riyad'a yaklasarak, geleneksel muttefiklerine yaklasiyor.. Dunku Netanyahu Obama gorusmesinin yankilari yakinda gelmeye baslayacaktir diye bekliyoruz. Cok onemli bir gelisme yoksa, yaklasan secimler ve az once anlattigimiz cok sayidaki bilinmeyenli denklemler isiginda, Arap/Israil baris gorusmelerinin gercek bir cikmaza girdigini soylemekde bir beis yok saniriz. Gelismeleri takip etmeye devame decegiz.

BERLIN DUVARI


    Dun Berlin Duvarinin yikilisinin 20. yildonumu idi. Butun dunyada oldugu gibi, Turkiye'de de ve Amerikanin baskentinde de yildonum etkinlikleri yakindan takip edildi. Hemen butun dunya liderlerinin, butun AB liderlerinin katildigi yildonumu etkinliklerine, Obama'nin katilmama karari dikkat cekti.
    Bu toplantilar sadece Sovyetler Birliginin resmi olarak dagilma surecine baslamasinin yeniden hatirlandigi, Berlin duvarinin yikilmasi efsanesinin yeniden tartisildigi ve o gunlere gidilen yillarda Sovyetlerin hangi olaylari yasadiginin uzerinden durulmasinin yaninda, bu kadar lider biraraya gelmisken, uluslararasi iliskileirnin birinci maddesi olan Iran konusunun da tartisildigi bir panele donustugunu, yapilan haber ve yorumlardan izlemis olduk.
    Sovyetlerin bu doneme gitmeden once yasadigi ekonomik zorluklari ve geri kalislari, onyillar boyunca askeri ustunlukle kapatmaya basladigi, bununla birlikte Breznev den sonra ulkenin basina gelen, ve daha oncesinde disisleri bakani olan Antrapov'un, Sovyetlerin halini en iyi analiz eden bir devlet adami olarak, bazi tavizler verilerek zaman kazanma ve Sovyetleri yeniden diriltme planlarinin, acilik politikalarinin getirdigi buyuk baskiyla kontrolden ciktigi ve Gorbocov'un da, bu realpolitik gelismelerin altinda kalarak, basta dogu Almanya olmak uzere, dogu Avrupa uzerindeki Sovyetlerin etkisinden istemeyerek de olsa vazgecmek zorunda kaldigini artik biliyoruz.
    Sonraki donemde ise, onsekiz yilda, once 90 larin karisikliklar ulkesi olan Rusya nin, 2000 lerle birlikte, en basta Putin faktoru ve petrol fiyatlarinin inanilmaz yukselisiile birlikte, yeniden yirmi yil once biraktigi arka bahcesine donme kararlagini, bugun icinden gectigimiz gunlerde yasamaktayiz.
    iran konusuna dondugumuzde ise, Tahran bassavcisi Abbas jafari Dolatabadi nin Kasim 9 da, yani Berlin duvarlarinin yikilisi yildonumu kutlanirken acikladigi Amerikali 3 yuruyuscuyu ajanlik sucundan charge ettigini, dun Iran'in resmi haber ajansi IRNA dan duyduk. Ozellikle gectigimiz haftalarda Amerikan guclerinin, Iranli diplomatlari K. Irak'ta Irak'in kontrolune birakma jestinin, ve dolayisiyla Iran'a geri donme yollarinin acildigi bir zaman diliminde, Iran'in bu yuruyusculeri ajanlikla suclamasive bu sucun cezasinin olum cezasina kadar uzadigi dusunulurse, Iran'in elindeki Amerikan vatandaslarini kullanabilcegi en yuksek pazarllik aleti olarak kullanma kararligi tekrar ortaya cikti.
    Daha once en azindan bu Amerikalilardan birinin serbest birakilacagi dedikodu seklinde gazte koselerinde ve ozellikle Stratfor Istihbarat dergisinin yayinlarinda gorulmustu. Son gunlerde nukleer gorusmelerinde islerin daha da karismasi ve Iran'in uzeirndeki baskilarin artmasindan sonra, Iran'in bu konuda bir iyi niyet gosterisi yapma niyetinde olmadigi ortaya cikmis oldu boylece.
    Diger taraftan, Rusya lideri Medvedev'in 7 Kasim gunu, baska bir yol kalmamissa Iran uzerinde amborgo dusunulebilir demeci, yine Stratfor'un analizine gore, Rusya ile yapilan 'buyuk anlasmanin' getirisi. Bu sekilde, daha once de uzerinde durdugumuz gibi, Moskova'nin eski arka bahcesinde serbest birakilmasi ve NATO genislemesinin durdurulmasi ve Rusya'ya AB nin aldigi stratejik kararlarda daha cok dinlenilmesi sozleri ile, Rusya'da Iran'i altin tepsi icinde Amerika'ya sunacak.
    Son gunlerde normal sartlarda cok gorulmeyen bir sekilde Iran Meclisinin dispolitasi ve ulusal guvenlik komitesi baskani Alaeddin Brorujerdi nin de, Rusya nin S-300 fuzelerinin ertelmesinin, Rusya ile iliskileride yeni bir donem baslatabilecegini ve Rusya'nin sozlerini tutmama egilimini gosterecegini ileri surmesi de, son birkac gun icinde gelmesi nedeniyle, bu gelismeleri baska acidan destekliyordu. Ayni zamanda bu tur bir demecin Iran hukumetinden gelmemesi tabi Iran'in tumuyle kopruleri atmama gayretini de gostemris oldu.
    Bu aslinda sadece bir spekulasyon olmaktan uzak. Songunlerde ozellikle Iran'in nukleer anlasmayi kabul etmedigi yonundeki gorusler agirlik kazaniyor. Her ne kadar Iran acikca hayir veya evet demiyorsa da, ozellikle Iran'da, devrim beklenen yesil hareketin dahi Ahmedinecad'i Batililara cok fazla taviz veriyor seklindeki suclamasi, ve Iran'lilarin nukleer programlari uzerine sizan bilgiler ve gercekte Iran in iki noktali patlama dizayni olarak adlandirilan teknolojiye sahip oldugunun ortaya cikmasi, bu konuda Batiyi daha da endiselendirmise benziyor.
    Baskentten bakildiginda, daha cok gerginlesmesi beklenen Iran iliskilerini goz onune alarak biraz da, Amerika'nin Israil ile olan sogumasinin, son haftalarda tam tersine dondugunu ileri surmekde mumkun.
    Bu konudaki son gelismeleri, nukleer programindaki gorusmeleri yarinki programimizda kaldigimiz yerden devam edebilriiz.


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə