Bulten sinir sayisi pdf



Yüklə 182.95 Kb.

səhifə11/93
tarix05.03.2018
ölçüsü182.95 Kb.
1   ...   7   8   9   10   11   12   13   14   ...   93

Sınır Özel Sayısı, Yaz 2016
33
KA: Çoğu Dubai’ye gidip sanatlarına devam ediyor,
: Bu merkezde ne gibi sanatsal faaliyetler var? 
KA: Burada şair, ressam, müzisyen bir arkadaşımız var. 
Sanata  eğilimi  olan  çocuklarla  o  ilgileniyor.  Her  pazar 
günü çocuklarla pikniğe gidip resim çalışmaları yapıyor-
lar. Yakında Kadıköy’de bir sergi açacaklar.
: İstanbul’da ki üniversitelerden ziyaret oldu mu?
KA: Bezm-i Âlem Üniversitesi’nden doktorlar geliyor ve 
çocuklara  psikolojik  destek  programlarıyla  ilgili  çalışı-
yorlar.
: Hep çocuklardan konuştuk, öğretmenler nasıl?
KA:  Buradaki  öğretmenlerle  yakın  iletişim  halindeyim 
çünkü onların sorunları hemen çocuklara yansıyor. Hepi-
mizin tatile ihtiyacı var, ama etkinlikleri erteleyemiyoruz. 
Öğretmenlerle piknik planımız var ama bir türlü başara-
madık. Savaş devam ediyor ve sürekli yeni çocuklar ge-
liyor...
:  Gözlemlediğimiz  kadarıyla  İstanbul’da  çok  zor 
şartlarda yaşayan mülteci aileler var bu ailelerin çocukları 
okula gidemiyorlar. Bu çocuklar hakkında neler düşünü-
yorsunuz?
KA: Geçen hafta yedi tane bu şartlarda yaşayan çocuğu 
buraya  getirdik.  Arkadaşlarımızın  bulduğu  ve  ailelerini 
razı  ettikleri  bu  çocuklara  ayrı  sınıflar  açıyoruz  çünkü 
daha büyük travmalar yaşamış oluyorlar. Dolayısıyla özel 
ilgi gerekiyor. Çoğu sokaklarda mendil vb. gibi şeyler sa-
tarak ailelerine destek oluyor. İlk geldiklerinde çok zor-
lanıyorlar fakat bir süre sonra hemen adapte olup Türkçe 
öğrenmek istiyorlar.
: Öncelikli ihtiyaçlarınız nelerdir?
KA: Bu merkezin bulunduğu bina kiralık, yıllık 95 bin TL 
ödüyoruz. En öncelikli ihtiyacımız bu kirayı karşılamak. 
Maddi durumu daha iyi olan mülteciler var ama genelde 
maddi desteklerini Suriye’ye gönderiyorlar. UNICEF’ten 
aldığımız  destek  var  ve  bununla  öğretmenlerin  ve  diğer 
çalışanların maaşlarını karşılıyoruz. İlk açıldığımızda hiç 
sıra  yoktu,  öğrenciler  yerlerde  oturuyordu.  Daha  sonra 
gelen  destekler  ile  sınıflardaki  eksikleri  tamamladık Al-
lah’a şükür.
Anadolu Aydınlanma Vakfı 
Düşünüyorum Bülteni


34
Sınır Özel Sayısı, Yaz 2016
Kültür ve Uygarlık
Arasında Sınır
*
İzzet Erş
 ve 
 kavramları eski Türkçeden günümüz Türkçesine farklı isimlerle 
ifade edilmiştir. Alıntılarda asıl metne bağlı kalındığından farklılık dikkat çekecektir. 
Kültür eski Türkçede ‘hars’ ve yeni Türkçede ‘ekin’ olarak karşılanmakta uygarlık ise 
‘medeniyet’ olarak da ifade edilmektedir.
Anadolu Aydınlanma Vakfı 
Düşünüyorum Bülteni


Sınır Özel Sayısı, Yaz 2016
35
K
ültür ve uygarlık olguları ara-
sında  bir  ayrım  yapabilmek 
için  öncelikle  her  iki  kav-
ramın,  kültürün  ve  ondan  bağımsız 
veya  bağımsızlaşmış  bir  olgu  olarak 
 tanımlanması gerekir. Zira 
bu  ayrım  yapılmadığında  birinin  di-
ğeri  yerine  kullanılması  ve  giderek 
ikisinin bir ve aynı şeyi ifade ettiğini 
düşünmek  kaçınılmaz  olur.  Örneğin 
  kültür  ve  uygarlığı 
birbirinden  keskin  biçimde  ayırmak 
istemese de 
 1
, uygarlığı kültürden ol-
gusal olarak ayırır:
 2
Freud kültürü 
 gibi, 
 
1  “İnsan  yaşamının  kendisini  hayvansal  du-
rumun  üzerine  çıkardığı  ve  vahşi  yaratıkların 
yaşamından  ayrılan  tüm  yönleri  anlamında 
kullandığım insan uygarlığı -
-  bildiğimiz  gibi,  gözlemciye  iki 
cephesiyle  kendini  gösterir.  İnsan  uygarlığı, 
bir yanda insanın doğa güçlerini denetlemek ve 
insan ihtiyaçlarının doyumu amacıyla doğanın 
zenginliklerini  özümlemek  için  edindiği  tüm 
bilgi  ve  yetenekler  toplamını,  öte  yanda  in-
sanların  birbirleriyle  ilişkilerinin  ve  özellikle 
mevcut  zenginliğin  dağıtımının  düzenlemesi 
için  gerekli  tüm  kuralları  içerir.” 

. s.3
2
 

. İdea Yay. s.7
bir  olgu  olarak  görür.  Kültür,  doğru-
dan  külte  dayalıdır  ve  ilkel  toplum-
ların  tapımlarını  bilinçdışı  bir  olgu 
olarak hayatlarında bulmaları kültürü 
doğurur.  Bildiğimiz  anlamda  yetkin 
kültür  içeriği  Freud’a  göre  kültüre 
değil  ama  uygarlığın  pek  yetkin  ol-
mayan bir seviyesine aittir. Yani esas 
olan  uygarlıktır  ve  kültürle  uygarlık 
arasında  bir  ayrım  yapmak  dahi  ge-
reksizdir. Zira kültürel olgular, uygar-
lığın  henüz  yeteneksiz  olduğu  ilksel 
dönem  ve  biçimler  olarak  tanımlan-
malıdır.
  ise  bu  iki 
kavramı ayırmanın bir anlam karma-
şası  yaratmaktan  ileriye  gitmeyeceği 
düşüncesindedir:

” 
 3
Yine de Gazi’nin bu gibi bir ayrımdan 
kaçınmasının  nedenini,  muhâfazakâr 
hareketin  medeniyeti  kendi  içinde 
  ve 
  olarak  ayırması, 
Gökalp’in de sonradan bunu kültür ve 
medeniyet ayrımı olarak açıklamasın-
dan ileri gelir. 
 4
Doğrusu  bu  ayrımı  olgulardan  hare-
ketle  kavramın  kendisinde  bulmak 
olacaktır.  Peki,  bu  ayrımın  farkın-
3
 

. Türkiye İş Bankası Yayını 1959 
s.267
4
 

. Atatürk Araştırma Merkezi Yayını 
s.802
da  olmak  ve  ayırdına  varmak  neden 
önemlidir?  Her  şeyden  evvel  kültür 
ile  uygarlığın  ayrımına  varmak,  tari-
hi bir olgu olarak bilincin önüne ala-
bilmek  için  zorunludur.  Nesnel  tinin 
sahnesi  olarak 
,  öznenin 
kendini  içinde  dolaysızca  bulduğu 
belirsizlikten  ayrılmalı  ve  özne  onu 
bilincinin önüne koymalıdır. Aksi hal-
de 
 ve onun dışlaşması olarak 
birey tarih dışı kalmaya mahkûmdur. 
Böyle  olduğunda  da  tarihi  bir  kültür 
müzesi olarak idrak edemeyen bilinç-
ler için, tarih özneye yabancı kalır. Bu 
da  bireyin  yani  bireyde  somutlaşan 
“özgür olma niteliğinin” doğamaması 
anlamına  gelir.  Öyleyse  belirgin  bir 
ayrımla kültür, uygarlıktan kavramsal 
olarak  ayrılmalı  ve  bilinç  için  seçik 
hale gelmelidir. 

 
Kültür  için,  “
” 
 6
 veya “
” 
 7
 gibi güç-
lü  tanımlar  yapılmış  olsa  da,  burada 
kullanılan 
  ifadesi  belirginlik 
kazanana kadar kültürün gerçekte ne 
olduğu  tanımsız  bırakır.  Zira  kültür 
çok  yönlü  bir  olgudur. Tümü  ile  an-
lamak için ona çok geniş açıdan bak-
mak  gerekir.  Örneğin 
 
;  insan  ihtiyaçlarının  tatmini 
5
 

. Us, Düşün 
ve Ötesi - Kültür Sorunu. AAV Yayınları.
6
 

. Us, Düşün 
ve Ötesi - Kültür Sorunu. AAV Yayınları.
7
 Bu tanım bir çok düşünüre atfedilmiştir. 
Edovart Herriot, Andre Gide...
Anadolu Aydınlanma Vakfı 
Düşünüyorum Bülteni




Dostları ilə paylaş:
1   ...   7   8   9   10   11   12   13   14   ...   93


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə