Bulten sinir sayisi pdf



Yüklə 182.95 Kb.

səhifə39/93
tarix05.03.2018
ölçüsü182.95 Kb.
1   ...   35   36   37   38   39   40   41   42   ...   93

88
Sınır Özel Sayısı, Yaz 2016
Biz,


Sınır Özel Sayısı, Yaz 2016
89
“ 
  ya  da 
 
sorularına cevap veren siyaset felse-
fesinin bir teorisidir. Toplum sözleş-
mesi, kanuna uymak için üstü kapalı 
bir antlaşmadır. Üstü kapalıdır çünkü 
yüksek sesle “Kanuna uyacağıma söz 
veriyorum,” demeyiz. Bunu söylemi-
yor. Bunu sadece varsayıyoruz.
Bizimki  gibi  özgür  bir  toplumda  te-
mel olarak üç seçeneğimiz vardır: 
1- Her şeyi bırakabiliriz,
2- Kanunları değiştirmeye çalışabili-
riz,
3- İkisini de yapmayıp kanunlara uy-
mayı zımnen kabul edebiliriz;
‘Toplum Sözleşmesi’ budur.
İ
roni  (Eski  Yunanca 
), 
söylenenin  tam  tersinin  kaste-
dildiği  ifadedir.  Söylenen  ya  da 
yapılan  eylem,  ciddi  görüntüsü  al-
tında, karşıt söylenceyi ya da eylemi, 
çelişki  noktasına  çekmeyi  hedefler. 
Mizahtan  farkı  olarak,  ironi  daha 
eleştirel yaklaşır. İroni mimik, jest ve 
tonlama ile söylemek istenenin altını, 
dolaylı çizer. 
Sokrates’in diyalog yöntemi iki aşa-
madan oluşur. Birincisi ironidir. Sok-
rates,  muhatabının  kesin  doğru  ol-
duğunu  düşündüğü  bilgileriyle  ilgili 
çeşitli  sorular  sorarak  bu  bilgilerin 
gerçekte  tartışmaya  açık  olduğunu 
kanıtlar.  İkinci  aşama  ise 
tir. 
Sokrates bu aşamada yine ustaca sor-
duğu sorularla muhatabının zihninde 
doğuştan  var  olduğunu  düşündüğü 
gizli  bilgileri  ortaya  çıkarır.  Toplum 
içinde kullanımı anlık zekâ ve vücut 
dili  tecrübesi  gerektirir,  zira  kişilere 
geçirmesi  bazen  kolay  olmayabilir. 
İnsanlar  demek  istediğinizi  anlamaz 
ve  cümlenin  kendi  anlamına  takılır-
larsa,  zaman  sizin  için  bir  kaç  sani-
ye durabilir.  
Bu fikir, eski Atina’daki Sokrates da-
vasına  (M.Ö:  469-399)  kadar  uzan-
maktadır  (Platon, 
). Dava başlamadan önce jürinin 
kendisine  karşı  olduğunu  bilmesine 
rağmen Sokrates suç (gençleri yoldan 
çıkarmak) kararını kabul etti, hüküm 
korkunçtu: Ölüm.
Peki, neden böyle oldu?
Çünkü  Sokrates  alenen  söylememiş 
olsa da onların kurallarına uygun bi-
çimde yaşamayı kabul etmişti. Orada 
doğmuş, orada yetişmiş, eğitim almış 
ve  himaye  edilmişti.  Hattâ  Atina’yı 
savunmak  için  orduda  bile  savaş-
mıştı.  Asla  kaçmamış  ve  kanunları 
değiştirmeyi düşünmemişti. Kısacası 
Sokrates, Atina ile toplum sözleşme-
si imzalamıştı, sonuç ne olursa olsun 
üstü kapalı bir antlaşma.
Ancak  bu  Nâzım  Hikmet’e  uyma-
maktadır.  Nâzım,  isteyerek  seyahat 
eden  bir  göçmen  değildi  –  kelime-
nin  tam  anlamıyla  oraya  düşmüştü. 
Özgür  bir  toplumdaki  üç  seçenek 
arasından (bırakmak, değiştirmek ya 
da  kurallara  uymayı  zımnen  kabul 
etmek)  Nâzım,  umutsuzca  bırakıp 
gitmeyi  değil  de  ‘
’ diye meydan 
okuyarak yıkmayı haykırıyor. Çünkü 
23 yaşındaki duyarlı bir genç adamın 
kurallara  uymak  için  zımni  bir  söz-
leşmesi yoktu bu yüzden bir toplum 
sözleşmesine de sahip değildi.
Cüretkâr ve tuhaf Sokrates tarih bo-
yunca filozoflar ve muhalifler için bir 
kahraman  olmuştur.  Sokrates  hiçbir 
şey  yazmamıştır.  Bunun  yerine  ko-
nuşmuştur.  Sıklıkla  Atina 
sın-
da  dolaşmıştır.  Bu  Yunanca  kelime 
genellikle “
” olarak çevri-
lir  ama  böyle  bir  çeviri  Sokrates’in 
günlerini manavda geçiriyormuş gibi 
algılanmasına  neden  olabilir.  Sokra-
tes’i  şehir  merkezinde  düşünmek  en 
iyisidir.  Şehrin  en  önemli  olayları 
burada  meydana  gelir.  En  iyi  dedi-
koduyu  (muhaberat/istihbarat)  bura-
da  duyarsınız.  Şehir  merkezi  hayata 
bağlandığınız zemindir.
Ve antik Atinalılar bu bağlılığa büyük 
önem  veriyorlardı.  Bütün  vatandaş-
lara  açık  (sadece  zenginlere  değil!) 
katılımcı  demokrasi  icat  ettiler  ve 
katılmayanlara ise 
 ya da 
  diyorlardı.  Bu  hareketli  or-
tamda tuhaf Sokrates herkesle konu-
şup  tartışıyordu.  Zengin  Atinalılara 
 ve 
 hakkında-
ki inançlarını sorgulatmak gibi kutsal 
bir görevi olduğunu düşünüyordu.
Sokrates  bu  açık  ve  teşvik  edici  de-
mokrasinin  bir  sonucuyken  aynı 
zamanda  bu  demokrasiyi  sertçe 
eleştiriyordu.  Sokrates  kapalı  ve  ta-
hammülsüz Sparta şehrine hayranlık 
duyuyordu.  İnsanlara 
ya da 
 hakkında sorular sordu-
ğunda  aldığı  yanıtlar  hep  karmaşık 
ya da belirsiz oluyordu. Sokrates her 
zaman bu insanların inançlarının ye-
tersiz  görünmesini  sağlayacak  bazı 
örnekler ya da durumlar bulabiliyor-
du. Hiç de şaşırtıcı değil. Bugün bile, 
akla yatkın bir durumda iyi bir insan 
olmak  demenin  ne  demek  olduğunu 
tanımlayamasalar bile birçok kişi iyi 
bir insan olmaya çalışmaktadır.

 ve ilgili kavramlar üzerine 
çalışmakla alakalı felsefenin bir par-
çasıdır.  Bizler genellikle Dürüstlük 
en iyi yoldur,  deriz. İyi bir insanın 
doğruyu  söylemesi  gerektiği  aşikâr-
dır. İyi bir insan olmak nasıl olur da 
doğru bir şey yapmak anlamına gel-
mez?  İyi  bir  insan  olmak  demek  ne 
demektir?
Yanıtları  bilmiyorum.  Etik  zor  bir 
iştir.  Eski Yunan’da  temel  felsefî  fi-
kirleri tanımlama çabaları her zaman 
için  Sokrates’in  olumsuz  diyalektik 
sorgusu  altında  başarısız  oldu.  Ati-
nalılar  iyi  ya  da 
  olmanın  ne 
demek  olduğunu  bilmiyor  olsalardı 
o  zaman  şehri  yönetemezlerdi.  Sok-
rates; 
ve 
 
Anadolu Aydınlanma Vakfı 
Düşünüyorum Bülteni




Dostları ilə paylaş:
1   ...   35   36   37   38   39   40   41   42   ...   93


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə