Çevre kimyasi


Radyoaktif ışıma kansere neden olurken , kanser tedavisinde de  ve X- ışınları kanserli hücrelerin büyümesini durdurmak amacıyla kullanılır



Yüklə 446 b.
səhifə16/18
tarix10.11.2017
ölçüsü446 b.
1   ...   10   11   12   13   14   15   16   17   18

Radyoaktif ışıma kansere neden olurken , kanser tedavisinde de  ve X- ışınları kanserli hücrelerin büyümesini durdurmak amacıyla kullanılır.



Işın Dozu;

  • Bir maddenin maruz kaldığı ışın miktarını belirlemede kullanılan birimlerden birisi de rad dır. Bir rad 1 kg madde başına 0,01 J enerji depolayabilen ışın dozudur. Canlılarda 1 rad lık dozda ışın absorpsiyonu etkisi değişkendir. Rem, rad’ın bağıl biyolojik etkinlik Q( Q çarpanı; X ışınları,  ve  için 1; yavaş nötronlar için 3; protonlar ve nötronlar için 10,  tanecikleri için 20 dir) ile çarpılması ile elde edilir. 1000 rem lik bir ışının kısa süreli etkimesi etkilediği nüfusun tamamını öldürür. 450 rem 30 günde %50 ölüme neden olur. 1 rem lik tek bir ışıma 20-30 yıl süresinde 10000 de 1 kanser vakasının görülmesine neden olabilir. Doğal ışın kaynaklarından dünya nüfusunun çoğu kişi başına yılda 0,13 rem ışına maruz kalır. Buna karşılık bir röntgen filminden alınan ışın 0,020 rem dir.

  • Işın etkisi ile ilgili hesaplamalar, Hiroşima ve Nagazakiye atılan atom bombalarının etkilerinden, Hamilelikte alınan röntgen ışınlarının doğan çocuklarda kanser türlerini artırmasına, Uranyum madenlerinde çalışan işçilerde görülen akciğer kanserlerinin artışına dayanmaktadır.Yıllık radyasyonun maruz kalmada tehlike sınırı üzerine tartışmalar olmakla beraber 0,17 rem/yıl üzerine yoğunlaşılmaktadır.

  • Radyo aktif Bozunma Birimleri

  • Bekerel; (Bq)= saniyedeki parçalanma

  • Küri(Ci); 1 g radyumla aynı hızda (3,70.1010 parçalanma /s)

  • 1 Ci; 3,70.1010 Bq

  • Absorplanan doz Birimleri

  • Gray(Gy); Bir kg maddeye 1 joul enerji depolayan ışın dozudur.

  • 1 Sievert, Sv=100 remdir.

  •  ışınları vücudu dıştan etkilediğinde zararsızdır ancak, soluma ya da sindirim yoluyla alınan tanecikler oldukça zararlıdır.

  • X ışınları ve  ışınları daha yüksek enerjili olduğundan canlı bünyesine çok zararlıdırlar.



Nükleer Reaktörlerin Çevreye Etkileri

  • Nükleer Reaktörlerin Çevreye Etkileri

  • Nükleer reaktörlerin çok olduğu ülkelerde, özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde çok miktarda radyoaktif atık su altında geçici olarak depolanmakta ve sonsuza kadar saklanacağı yere götürülmeyi beklemektedir. Uygun depolama yerleri jeolojik bakımdan binlerce, onbinlerce yıl kararlı olmalıdır. Bu tür yerlerin seçimi için günümüzde büyük tartışmalar olmaktadır.

  • Nükleer enerjiyi yoğun olarak kullanan Fransa değişik bir yol seçerek, nükleer atıkların yeniden işlenmesine yönelmiştir. Bunun için, yakıt çubuklarındaki uranyum ve plütonyum ayrılmakta ve yeniden yakıt çubukları haline getirilmektedir. Geriye kalan düşük etkinlikteki diğer atıklar yukarıda belirtildiği gibi saklanmaktadır. Bunların yarı ömürleri 100 yıl kadardır. Bunlar borsilikat camlarından yapılmış kaplar içinde saklanmaktadır. Bor elementi nötronları tutar. Bu radyoaktif camlar kapalı kaplara yerleştirilir ve özel depolara konur. Bu depolar en az 1000 yıl saklanabilecekleri mağaralara, özellikle son buz çağından beri jeolojik bakımdan korunmuş mağaralara yerleştirilir.

  • Uranyum ve plütonyumun yeniden işlenmesi çok tehlikelidir ve çok dikkatli yapılmalıdır. Bu işlem genellikle uzaktan yönetilen cihazlarla yapılır. Yeniden işleme sürecinin önemli bir sorunu, geri kazanılan plütonyumun atom bombası yapılabilecek kalitede olmasıdır. Silah yapımının önlenebilmesi için çok sıkı önlemler alınmalıdır.

  • Görüldüğü gibi, "temiz" nükleer enerji, asit yağmuru ve küresel ısınma gibi çevresel sorunlar taşımamasına karşın, kendine özgü sorunları da beraberinde getirmektedir. Yeni enerji kaynaklarının saptanması sırasında bilim kadar sosyal ve politik etkenler de önemlidir . Yeni bir enerji politikası oluştururken hangi riskleri ne kadar göğüsleyebileceğimiz göz önüne almalıyız. Yani, alacağımız risk getireceği yarara değer mi? Acaba nükleer enerji kullanarak girdiğimiz risk, fosil yakıt1arımn çevre kirlenmesi ve küresel ısınma risklerinden daha kabul edilebilir durumda mıdır? Yoksa, nükleer enerji kullanımını yaygınlaştırmak yerine, enerjinin daha verimli kullanılmasını mı sağlamalıyız? Bütün bu sorunlar önümüzdeki yıllarda daha ayrıntılı olarak tartışılacaktır .



Nükleer santral kazaları

  • Nükleer güç istasyonlarında çok kötü iki kaza olmuştur. Bunlardan ilki 1979 da Pensilvanya yakınlarındaki Middleton "Three Mile Island" (TMl) nükleer güç istasyonunda meydana gelmiştir. TMI reaktörü suyun yavaşlatıcı ve soğutucu olarak kullanıldığı hafif su türü reaktördür. Bu kazada bazı soğutucular (aynı zamanda yavaşlatıcı) kaybolmuştur. Çok az yavaş nötron kaldığı için reaktördeki zincir tepkimeleri durmuştur. Bununla birlikte fisyon parçacıkları yakıt çubuklarının aşırı ısınmasına neden olarak bozunmaya devam etti. Kısmen erime oluştu ve bunun sonucu reaktörlerden birisi çatladı. Çatlama az miktarda radyoaktif buharın atmosfere yayılmasına sebep oldu. Reaktör kapatıldı, ancak robotlar yakıt çubuklarında önemli ölçüde hasar olduğunu tespit ettiler.

  • İkinci kaza 1986 yılında Ukrayna'da Çernobil'de oldu. Bu reaktorde yavaşlatıcı olarak grafit kullanılmaktaydı. Soğutucu yanlışlıkla kapatılınca zincir tepkimeleri kontrolden çıktı. Sıcaklık muazzam şekilde arttı ve erimeye neden oldu. Erime boyunca çubuklan çevreleyen grafit yavaşlatıcılar yandı ve radyoaktif dumanlar reaktör dışına taştı. Radyoaktif maddeler Avrupa, Kanada ve Amerikanın birçok yerine dağıldı. Çernobil kazasında sadece birkaç düzine insan ölmesine rağmen ileriki yıllarda radyasyonun neden olacağı kanser nedeniyle daha fazla kişi ölecektir. Çernobil'de meydana gelen kaza, soğutucunun yavaşlatıcı olduğu hafif-su reaktörlerinde meydana gelmez.( Yan tarafta Çernobil nükleer santral kazasına ait görüntüler vardır)




  • Dostları ilə paylaş:
1   ...   10   11   12   13   14   15   16   17   18


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə