Ders notlari



Yüklə 391,03 Kb.
səhifə12/24
tarix17.11.2018
ölçüsü391,03 Kb.
#80394
1   ...   8   9   10   11   12   13   14   15   ...   24

RENAN MÜDAFAANAMESİ: İslamiyet’i ve İslam birliğini savunan eleştiri türündeki eseridir.

Tarih: BARİKA-İ ZAFER, KANİJE MUHASARASI, DEVR- İ İSTİLA, EVRAK-I PERİŞAN

*Hikâyesi yoktur.



4.AHMET MİTHAT EFENDİ (1844-1912): Tanzimat’ın en üretken sanatçısıdır ama üslup kaygısı yoktur.

*Tanzimat döneminde toplum üzerinde en çok etkisi olan sanatçıdır.

*Amacı halkı bilgilendirmek ve yetiştirmektir.

*Halka okuma alışkanlığı kazandırmaya çalışmış, bunda da belli ölçüde başarılı olmuştur.

*İlmin ve edebiyatın her alanında eserler vermiştir.

*İlk romanlarında romantiktir.

*Aşırı yazmasından dolayı ona “YAZI MAKİNESİ” denmiştir.

*Eserleriyle toplum için HACE-İ EVVEL (ilkokul hocası) olmuştur.

*Batı’daki her türlü gelişmeden okuru haberdar etmeye çalışmıştır.

*Romanda konuyu kesip okurlara seslenmiş ve bilgiler vermiştir.(makine, cihaz tanıtımı ve teknolojik gelişmelerle ilgili bilgiler gibi )

*200’den fazla eseri vardır.( 36’sı roman) Yer yer Batı’dan adapteler de yapmıştır.

*LETAİF-İ RİVAYAT 24 kitaplık hikâye serisi onundur.

*Servetifünuncuları DEKADANLAR (edebiyatı soysuzlaştıranlar) diye eleştirir.

*Kadın haklarını da savunmuştur.



Romanları: HASAN MELLAH, HÜSEYİN FELLAH, DÜRDANE HANIM, DÜNYAYA İKİNCİ GELİŞ, FELATUN BEY’LE RAKIM EFENDİ, PARİS’TE BİR TÜRK, JÖN TÜRK…

Anıları: MENFA, KIRK AMBAR, KISSADAN HİSSE, HACE-İ EVVEL, DAĞARCIK…

Öykü: YENİÇERİLER

Gezi: AVRUPA’DA BİR CEVELAN Gazete: TERCÜMAN-I HAKİKAT

*Tiyatroda başarısız denemeleri vardır.(HÜKM-İ DİL, AÇIKBAŞ, ZUHUR-I OSMANİYAN)



*ÇERKEZ ÖZDENLER, ÇENGİ adlı tiyatrolarının sahnelenmesinden dolayı Gedikpaşa Tiyatrosu kapatılır.

*ESRAR-I CİNAYAT adlı romanı ilk polisiye romandır.

5.AHMET VEFİK PAŞA (1823-1891):Türk tiyatrosunun oluşmasına büyük katkısı vardır. Bursa’da valiyken tiyatro binaları açmış ve Moliere’den çeviriler yaparak bunları sahneletmiştir. Klasisizmin etkisindedir.

*16 çevirisi ve uyarlaması vardır.

*Halk diline ve yerel ağızlara yer vermiştir. Anadolu Türkçesindeki sözcükleri ilk defa derleyen odur.

*Türkçeyle ve Türkçülük fikriyle de ilgilenmiştir.



Uyarlamaları: ZOR NİKÂHI, ZORAKİ TABİP, TABİB-İ AŞK, YORGAKİ DANDİNİ, DEKBAZLIK, AZARYA

Çevirileri: İNFİAL-İ AŞK, DUDUKUŞLARI, DON CİVANİ, SAVRUK, ADAMCIL, KOCALAR MEKTEBİ, KADINLAR MEKTEBİ, TARTUFFE, OKUMUŞ ADAMLAR

İncelemeleri: LEHÇE-İ OSMANÎ(dil)

ŞECERE-İ TÜRKÎ (tarih- Ebu’l Gazi Bahadır Han’ın yazdığı eser)

6.ŞEMSETTİN SAMİ (1850-1904):Tanzimat Edebiyatı’nın en büyük dilcisidir.

*Orhun Yazıtları’nı ve Kutadgu Bilig’i Türkiye Türkçesine ilk çeviren odur.

*Türk dilinin sadeleşmesi yolunda çabaları olmuştur. Romantik bir sanatçıdır. Eserleri:

*KAMUS-I TÜRKÎ (sözlük) *KAMUS-I FRANSEVİ (Fransızca-Türkçe sözlük)

*TAAŞŞUK-I TALAT VE FİTNAT (ilk yerli roman)

*KAMUSÜ’L-ALAM (6 cilt- ünlüler ansiklopedisi)

*SEYYİD YAHYA, VİCDAN, BESA YAHUT AHDE VEFA, GÂVE (tiyatroları)

7.ALİ SÜAVİ (1839-1878):II. Abdülhamit zamanında, V. Murat'ın tekrar padişah olması için beş altı yüz kişi ile saraya hücum etmesi üzerine, Beşiktaş muhafızı Hasan Paşa tarafından sopa ile öldürülmüştür.

Ali Süavi’nin Türk tarihi, Türk dili, Türklerin İslâm felsefesine yaptıkları hizmetler hakkında ileri sürdüğü fikirler önemlidir.

Eserleri: KAMUSÜ’L- ULÛM VE’L-MAARİF (Bilimler ve Eğitim Sözlüğü),

ALİ PAŞA' NIN SİYASETİ

8.AHMET CEVDET PAŞA(1822-1895): Devlet adamı, tarihçi ve hukukçudur. 12 ciltlik bir Osmanlı tarihi yazmış, MECELLE'nin hazırlanmasında önemli rol oynamıştır. Önemli eserleri:

TARİH-İ CEVDET, KISAS-I ENBİYA

II. DÖNEM TANZİMAT SANATÇILARI

1.RECAİZADE MAHMUT EKREM(1847-1914):Edebiyat öğretmenidir. (Üstat Ekrem) Şiir ve edebiyat eleştirmenidir. Sanat sanat içindir anlayışındadır.

*TALİM-İ EDEBİYAT adlı bir edebî bilgiler kitabı vardır.

*Şiirde kulak için kafiyeyi benimsemiş ve çığır açmıştır.

*Nesirlerinde his, hayal ve gerçek karışıktır.

*O, kuramcı kişiliği ile tanınır. Kuramcılığı sanatçılığından öndedir.

*Şiir, hikâye, roman, tiyatro, eleştiri, araştırma alanlarında eserler vermiştir.

*Hem romantik hem realisttir. Şiirde romantik, romanda realisttir.

*Romantik Fransız şairlerden çeviriler de yapmıştır.

*Şiirlerinde eski nazım biçimlerini kullanmış, değişiklikler de yapmıştır.

*Şiirin konusunu genişletmiştir.(Zerreden güneşe kadar her şey üzerine şiir yazılır.)



*Şiirde üç türlü güzellikten söz etmiştir: a)fikrî güzellik b)hayalî güzellik c) hissî güzellik

*Araba Sevdası romanıyla realizmin öncüsü olmuştur.

*Servetifünun Edebiyatı’nın hazırlayıcısıdır.

Şiir Kitapları: NAĞME-İ SEHER, YÂDİGÂR-I ŞEBAP, ZEMZEME(3 cilt), NİJAD EKREM,

PEJMÜRDE (ölen oğlu Nijad için yazdığı şiir ve nesirler)

*Zemzeme ön sözünde yazdıklarından dolayı Muallim Naci’yle eski- yeni tartışması alevlenmiştir.



Romanları: ARABA SEVDASI (ilk realist roman), MUHSİN BEY

Tiyatroları: AFİFE ANJELİK, ÇOK BİLEN ÇOK YANILIR, VUSLAT YAHUT SÜREKSİZ SEVİNÇ, ATALA

Eleştiri: TAKDİR-İ ELHAN (Menemenlizade Tahir’in şiir kitabı Elhan üzerine),

ZEMZEME ÖN SÖZÜ

Hikâye: ŞEMSA

2.ABDÜLHAK HAMİT TARHAN(1852-1937): II. dönem sanatçılarından Batı’yı daha iyi anlayan ve hızlı değişiklikler yapan bir sanatçıdır.

*Şekilde ve söyleyişte belli bir düzeni yoktur. Kafiyesiz ilk şiiri yazmıştır.(Validem şiiri)

*Tiyatrosu oldukça boldur. Konularında da uyum yoktur.

*“Sanat sanat içindir.” anlayışındadır.

*Yaşadığı dönemde ona “Şair-i Azam” (en büyük şair) denmiştir.

**Serbest şiirler de yazmıştır. SAHRA adlı şiir kitabı ilk pastoral serbest şiirlerdir.



*Nesteren adlı piyesini Namık Kemal’in önerisiyle heceyle yazmıştır.

*Klasisizmin ve romantizmin (tiyatroda) etkisindedir.

*Dili çok ağır olan tiyatrolarını oynanmak için değil okunmak için yazmıştır.

*Bazı tiyatroları manzum, bazıları mensurdur.

*Divan şiir geleneğine son vermiş, divan nazım biçimlerini hiç kullanmamıştır. Bundan dolayı ona “Divanı Yıkan Adam” da denir.

*İlk tiyatrosu MACERA-YI AŞK 4 perdeden oluşur.



Tiyatroları: TARIK, EŞBER, NESTEREN, FİNTEN, TEZER, DUHTER-İ HİNDU, SABR U SEBAT, İÇLİ KIZ, KÂBİL, SARDANAPAL, İLHAN, TURHAN, HAKAN, BÂLÂDAN BİR SES…

Şiir Kitapları: İLHAM-I VATAN, YADİGÂR-I HARB, ÖLÜ, HACLE, BUNLAR ODUR, BELDE, TAYFLAR GEÇİDİ, MAKBER, GARAM (Mesnevi tarzında bir aşk hikâyesidir.)

*Şiir ve tiyatro dışında eseri yoktur.



3.SAMİPAŞAZÂDE SEZAİ (1860-1938): Tanzimat’ın Batılı hikâye yazarıdır. Diğer türlerde de eser vermiş realist bir sanatçıdır.

*En ünlü eseri SERGÜZEŞT adlı romanıdır.

*KÜÇÜK ŞEYLER adlı eseri ilk modern kısa hikâye örneği sayılır.

RUMÛZU’L-EDEB: Çeşitli türlerde yazılar.

İCLAL: İsmi İclal olan bir akraba kızının ölümü üzerine yazdığı anı türündeki eseridir.

ŞİR adlı bir tiyatrosu var.

4.NABİZÂDE NAZIM(1862-1893): Realizmden natüralizme geçişin öncüsüdür. Servetifünun’a geçiş döneminde yaşamıştır. Bazen yeni anlayışla şiirler de yazmıştır.

*KARABİBİK adlı romanı ilk köy romanıdır.

*ZEHRA romanı ilk psikolojik roman denemesi sayılır.

Anı-öykü: YÂDİGÂRLARIM

Öyküleri: SEVDA, HASPA, HÂLÂ GÜZEL

5.MUALLİM NACİ (1850-1893):Yeni edebiyata karşı olduğu hâlde bu edebiyata en az ötekiler kadar yararı dokunmuştur.

*Asıl adı Ömer’dir. Naci onun mahlas olarak kullandığı bir isimdir.

*Çıkardığı “Muallim” adlı dergiden dolayı “Muallim” ismini almıştır.

*Eski edebiyata bağlılığı gördüğü medrese eğitiminden dolayıdır.

*Aruzu konuşma diline başarıyla uygulamış, bu yönüyle Tevfik Fikret’i ve Mehmet Akif’i etkilemiştir.

*Recaizade’yle tartışma içindedir. Recaizade’nin Zemzeme’sine karşılık Demdeme’yi yazar. (eski-yeni tartışması)

*Yeni edebiyata tepki olarak neo-klasisizm (asri klasisizm, çağdaş klasisizm) akımı oluşturmaya çalışmıştır.

Şiirleri: ATEŞPÂRE, ŞERÂRE, FÜRÛZAN, SÜNBÜLE, YADİGÂR-I NACİ

Tartışma: DEMDEME(Zemzeme’ye karşı), YAZMIŞ BULUNDUM, MÜDAFAANAME

Tiyatro: HEDER, ZÂTÜ’N-NİTAKAYN Anı: ÖMER’İN ÇOCUKLUĞU

LÜGAT-I NACİ: Sözlük ISTILAHAT-I EDEBİYE: Edebî bilgiler kitabı.

*Köylü Kızların Şarkısı şiiri köy konulu ilk şiir sayılır.



6.DİREKTÖR ALİ BEY(1844-1899): Tanzimat Dönemi tiyatro yazarıdır. Düyunıumumiye direktörlüğü yapmıştır.

*Teodor Kasap'ın yayımladığı “Diyojen” mizah dergisine yazdığı mizahi yazılarla, tiyatro çalışmaları ile tanındı.

*Ali Bey, Tanzimat tiyatrosunda, halk kaynaklarımızdan yararlanan ilk oyun yazarlarımız arasındadır. Gedikpaşa Tiyatrosuna çeviri oyunlar hazırlamış, birçok eserin sahneye konmasında büyük emeği geçmiştir.

Eserleri: KOKONA YATIYOR, AYYAR HAMZA, MİSAFİR-İ İSTİSKAL, GEVEZE BERBER, LETAFET; LEHÇETÜ’L-HAKAYIK(mizahi sözlük), SEYAHAT JURNALİ (gezi notları)


SERVETİFÜNUN EDEBİYATI

(EDEBİYATICEDİDE / 1896-1901)

*Servetifünun, 1891’de Ahmet İhsan Bey’in çıkardığı fen dergisinin adıdır.

*Recaizade 1896’da Tevfik Fikret’i Servetifünun’un yazı işleri müdürü yapar ve fen dergisi edebiyat dergisine dönüşür.

*Bu dergi etrafında toplanan genç sanatçılar Servetifünun Edebiyatı’nı oluşturur.



GENEL ÖZELLİKLERİ:

1.Bu dönemde çağdaş Fransız edebiyatına benzer eserler verilmiştir.

2.Divan edebiyatı -aruz dışında- tamamen terk edilmiştir.

3.Sanat sanat içindir; şiirde amaç güzelliktir, fikir yayma değildir.

4.Aruz vezni hâkimdir, nadiren hece kullanılmıştır.

5.Sone, terza-rima, serbest müstezat gibi Batı nazım biçimleri kullanılmıştır.

6.Dize bütünlüğü kırılarak şiir nesre yaklaştırılmıştır.

7.Dil çok ağır ve sanatlıdır. Arapça ve Farsça sözcüklerle doludur.(Servetifünuncuların en büyük yanlışı dil konusunda olmuştur.)

8.Romanda realizm ve natüralizm, şiirde parnasizm ve sembolizm etkilidir.

9.Parnasizm ve sembolizmin etkisiyle bireysel konular ele alınmıştır.

10.Eserlerde hayal ve gerçek çatışması ve hayal kırıklıkları sıkça işlenir.

11.Nesir gelişmiş, roman ve hikâye Batı seviyesine ulaşmıştır.

12.Tiyatro ihmal edilmiştir.(Sultan Abdülhamid’in etkisi)

13.Tam Batı hayranıdırlar. Özellikle Fransız edebiyatını yakından takip etmişler.

14.Seçkinlere seslendiği için buna SALON EDEBİYATI da denir.

15.Bu dönemde gazetecilik yoktur, edebiyat ve sanat dergiciliği vardır.

16.Eserlerde Abdülhamit döneminin etkileri görülür.

17.Ahmet Mithat Efendi Servetifünuncuları “DEKADAN” diye suçlamıştır.(Dekadan, Fransa’da sembolizmde aşırıya gidenlere verilen “düşkünleşmiş, edebiyatı soysuzlaştıran” anlamında bir kelime)



SERVETİFÜNUN’DA ŞİİR:

1.Şiirin konusu iyice genişletilmiştir.

2.Aruzu ısrarla kullanmışlar, sadece Tevfik Fikret heceyi de kullanmıştır.

3.Aruz Türkçeye başarıyla uygulanmış, beyit bütünlüğü kırılarak şiir nesre yaklaştırılmıştır.

4.Divan nazım şekilleri tamamen bırakılmış; sone, terza-rima gibi biçimler ilk defa kullanılmıştır.

5.Dil çok ağırdır.

6.Mensur şiirin ilk örnekleri verilmiştir.

7.Parnasizm ve sembolizm etkilidir.

8.Kafiye kulak içindir görüşü benimsenmiştir.

9.Sosyal konular işlenmemiştir.

10.Yoğun tasvirler yapılmıştır.

YENİ TÜRK ŞİİRİ NAZIM BİÇİMLERİ

*Tanzimat sonrası dönemde şiirimizde görülen nazım biçimleridir. Bir kısmı Batı’dan alınmış, bir kısmı da şairlerimizce icat edilmiştir. Bu biçimler Servetifünun’da kullanılmaya başlanmıştır.



1. SONE: İtalyan edebiyatından Avrupa’ya yayılmıştır.

* 14 dizeden oluşur. (İki dörtlük, iki üçlükten oluşur.)

*Uyak Örgüsü abba, abba, ccd, ede.

*İlk kez Servetifünuncular kullanmıştır.( İlk kullanan Tevfik Fikret’tir.)



2. TERZA-RİMA: Üçer dizelik bentlerden oluşur.

*Uyak düzeni aba, bcb, cdc, ded, e… şeklindedir.

*İtalyan şiirinden Fransız şiirine, oradan da bize geçmiştir.

*Bizde ilk kullanan Tevfik Fikret olmuştur. (Şehrayin şiiri)

*Dante’nin “İlahi Komedya”sı bu biçimle yazılmıştır.

3. SERBEST MÜSTEZAT: Aruzun rutin kalıplarının kırılması ve değişik aruz kalıplarının bir arada kullanılmasıyla oluşur.

*Aruzla serbest müstezat yazmayı ilk deneyen Tevfik Fikret’tir.



*En iyi ve en yaygın şekilde kullanan Cenap Şehabettin’dir.

*Ahmet Haşim de bunu başarıyla kullanmıştır.



4.İKİLİ: aa, bb, cc, dd, ee … şeklinde uyaklanır. Divan şiirindeki mesnevinin Batı’daki karşılığıdır. Bununla kısa şiirler de yazılmıştır, uzun şiirler de.

5.DÖRTLÜ: Dörder dizelik bentlerden oluşur.

*Dörtlükler ya sarmal ya çapraz uyaklıdır.

*Duhter-i Hindu (Abdülhak Hamit Tarhan) bu biçimle yazılmıştır.

6.BALAD: Üç uzun bir kısa bentten oluşur. Edebiyatımızda pek kullanılmamıştır.

*Yahya Kemal’in Mehlika Sultan ve Nazar şiirleri bu biçimle yazılmıştır.



7.TRİYOLE: On dizeden oluşur.

*Başta iki dizeli bir bölüm bulunur. Sonra dörder dizelik iki bölüm gelir.

*Uyak düzeni ab, aaaa, bbbb şeklindedir.

*Edebiyatımızda pek kullanılmamıştır.


SERVETİFÜNUN’DA ROMAN VE HİKÂYE:

1.En başarılı olunan tür romandır. Teknik yönü sağlam romanlar yazılmış ve modern Türk romanının temelleri atılmıştır.

2.Çağdaş Fransız edebiyatı örnek alınmıştır.

3.Realizm ve natüralizm etkilidir.

4.Sanatçılar kişiliklerini gizlemişler.

5.Romanda İstanbul aydınları, saray ve konak yaşamı konu edilmiştir.(Bireysel acılar, düş kırıklıkları, aşklar…)

6.Tanzimat romanlarındaki gereksiz betimlemeler bırakılmıştır.

7.Fransız cümle yapısı Türkçeye aktarılmış, eksiltili ve devrik cümlelere sıkça yer verilmiştir.

8.Öykü ve roman teknik bakımdan üstündür ama dil ve üslupça hatalıdır. “sanatkârane üslup” eserleri anlaşılmaz yapmıştır.

9.Hikâyelerde sıradan insanlar ve onların yaşantıları konu edilmiştir.

10.Dil hikâyelerde daha sadedir.

SERVETİFÜNUN’DA TİYATRO: En başarısız oldukları türdür. Düşüncelerini yansıtan oyunlara izin verilmeyeceğini bildikleri için pek eser vermemişler.

Kâbus (Halit Ziya) Füruzan, Fare (Halit Ziya/ adapte)

Pençe, Cidal (Mehmet Rauf) Yalan, Körebe (Cenap Şehabettin)

SERVETİFÜNUN’DA ELEŞTİRİ:

*Bu dönemde eleştiri başkalarına cevap verme ve görüşlerini savunma ağırlıklıdır.(dil ve üslupları çok eleştirildiği için)

*Edebiyat eleştirisiyle ilgilenen tek kişi Ahmet Şuayip’tir.

*Hüseyin Cahit Yalçın siyasi yazılarıyla dikkatleri çekmiştir. 1901’de Fransızcadan çevirdiği EDEBİYAT VE HUKUK adlı makalede Fransız İhtilali’nden övgüyle söz etmesinden dolayı dergi kapatılmıştır.



SERVETİFÜNUN SANATÇILARI:

1.TEVFİK FİKRET(1867-1915): Dönemin en güçlü şairidir.

*Recaizade ve Muallim Naci’nin öğrencisidir.

*Aruzu konuşma diline uygulamada Muallim Naci’den etkilenmiştir.

*1896’da Recaizade tarafından Servetifünun dergisinin yazı işleri müdürü yapılmıştır.

*İlk şiirlerinde din, bahar, aşk, şarap konularını işlemiştir. Recaizade ve A. Hamit Tarhan’dan etkilenmiştir.

*Asıl üslubunu 1893’ten sonra Batı edebiyatını tanıyınca oluşturmuştur.

*Daha sonraki şiirlerinde doğa, yoksulluk, acıma, aile, hayal, aşk, vatan konularını işlemiştir.

*Sanat sanat içindir anlayışındadır.(Daha sonra toplumcu olur.)

*Servetifünun kapatıldıktan sonra siyasal-sosyal içerikli şiirler yazmış, “toplum için sanat” çizgisine kaymıştır. Hayatın her alanında Batılılaşmayı savunur.

*Aruzu konuşma diline ustalıkla uygulamış, şiiri nesre yaklaştırmıştır.

*Manzum öyküler yazmıştır. (Balıkçılar, Hasta Çocuk)

*Bunalım içindedir.

*ŞERMİN adlı şiir kitabını çocuklar için heceyle yazmıştır.

*Genellikle ağır bir dil kullanmış, sanatının son döneminde sade dil kullanmıştır.

*Fransız parnasizminden etkilenmiştir.

*İdealindeki gençliği oğlu Haluk’ta simgeleştirmiştir.

*Evi “Aşiyan Müzesi” olarak kullanılmaktadır.

*Sone, terza-rima, serbest müstezat gibi nazım biçimlerini ilk kullanan kişidir.



Şiir Kitapları: RÜBAB-I ŞİKESTE, HALUK’UN DEFTERİ, RÜBABIN CEVABI (toplumcu şiirler),

ŞERMİN (çocuk şiirleri)

*TARİH-İ KADİM, SİS, DOKSAN BEŞE DOĞRU, HÂN-I YAĞMA şiirleri ünlüdür.


2.CENAP ŞEHABETTİN(1870-1934):Dönemin diğer büyük şairidir.

*İlk zamanlar Recaizade ve Hamit’in etkisinde şiirler yazmıştır.

*Tıpta uzmanlık için gittiği Fransa’da parnasizm ve sembolizmi öğrenmiş; yurda dönünce parnasizmi edebiyatımıza tanıtmış, sembolizmin öncüsü olmuştur.

*Sanat sanat içindir anlayışındadır.

*Aruzu başarıyla kullanmıştır.

*Heceyi “parmak hesabı” diye küçümsemiş ve hiç kullanmamıştır.

*Şiirlerini sanatlı ve ağır bir dille yazmış, kimsenin bilmediği Farsça ve Fransızca sözcükleri kullanmıştır.

*Serbest müstezadı en iyi ve en yaygın kullanan odur.

*Şiirlerinde bireysel konuları işlemiştir.

*Ahenk ve musiki yaratacak sözcüklerle şiir yazdığı için sembolist, biçim güzelliğine önem verdiği ve “tablo gibi şiir” yazdığı için parnasyen sayılır.

*saat-i semenfâm (yasemin renkli saatler), lerze-i rûşen (parlak titreyiş) gibi benzetmeleri eleştiri almıştır.

*ELHÂN-I ŞİTÂ şiiri ünlüdür. Üç farklı aruz ölçüsünü bu şiirde kullanmıştır.

*Nesirlerinde dili sadedir.

*Şiirlerini EVRAK-I LEYAL adı altında toplamak istemiş ama başaramamıştır.



Şiir: TAMAT

Makale: EVRAK-I EYYAM

Gezi: HAC YOLUNDA, SURİYE MEKTUPLARI (Âfâk-ı Irak) , AVRUPA MEKTUPLARI

Oyun: KÖREBE, YALAN, MERDUD AİLE

Sohbet-deneme: NESR-İ HARB, NESR-İ SULH

Biyografi: WİLLİAM SHAKESPEARE

TİRYAKİ SÖZLERİ: Beğendiği özdeyişleri topladığı kitaptır.

3.HALİT ZİYA UŞAKLIGİL(1866-1945): Dönemin hikâye ve roman temsilcisidir.

*Dönemine ve sonraki nesillere örnek olmuştur.

*Türk romanına tamamen Batılı bir hava vermiştir.

*Fransız cümle yapısını Türkçeye aynen aktarmıştır.

*Dili çok ağır ve süslüdür. Türk dilinin sadeleştiği dönemlerde eserlerini sadeleştirmiştir.

*Realist ve natüralist anlayışla yazdığı romanlarda kahramanlar çevresindendir. Romanlarını gözlem sonucu yazmıştır.

*Romanlarda konuyu İstanbul’dan, hikâyelerde Anadolu’dan seçmiştir.

*Hikâyelerinin dili sadedir.

*İlk romanı SEFİLE’dir. Hizmet gazetesinde tefrika edilmiştir.

Romanları: MAİ VE SİYAH, AŞK-I MEMNU, KIRIK HAYATLAR, NEMİDE, BİR ÖLÜNÜN DEFTERİ, FERDİ VE ŞÜREKÂSI

Hikâyeleri: SOLGUN DEMET, BİR YAZIN TARİHİ, BİR İZDİVACIN TARİH-İ MUAŞAKASI, BİR ŞİİR-İ HAYAL, ONU BEKLERKEN, AŞKA DAİR, BİR HİKÂYE-İ SEVDA, SEPETTE BULUNMUŞ, İZMİR HİKÂYELERİ

Mensur Şiir: MENSUR ŞİİRLER (edebiyatımızda ilk mensur şiir örneği), MEZARDAN SESLER

Tiyatro: KÂBUS, FARE, FÜRUZAN

Anıları: KIRK YIL, SARAY VE ÖTESİ, BİR ACI HİKÂYE Deneme: SANATA DAİR

4. MEHMET RAUF (1874-1931): Servetifünun’un ikinci büyük romancısıdır.

*Halit Ziya’nın etkisinde kalmıştır ama dili ona göre daha sadedir.

*Romantizm akımından etkilenmiş, realizm akımına ilgi duymuştur.

*Fransız yazar Paul Bourget'yi okumuş ve ondan etkilenmiştir.

*Ruh tahlillerine önem vermiş, mensur şiir ve hikâyeler yazmıştır.

*Roman ve hikâyelerinde kendi yaşamından yansımalar vardır.

*Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır. Zaman zaman şiirler de yazmıştır.

*İlk psikolojik roman EYLÜL onundur.



Romanları: FERDA-YI GARAM, GENÇ KIZ KALBİ, SON YILDIZ, KAN DAMLASI, KARANFİL VE YASEMİN, HALAS…

Hikâyeleri: ÂŞIKÂNE, İHTİZAR, SON EMEL, BİR AŞKIN TARİHİ, MENEKŞE, KADIN İSTERSE, ÜÇ HİKÂYE

Tiyatro: PENÇE, CİDAL Anı: EDEBÎ HATIRALAR

Mensur Şiir: SİYAH İNCİLER

5. HÜSEYİN CAHİT YALÇIN (1874-1957): Dili yalın, üslubu anlaşılır, realist bir yazardır.

*Gazete yazısı, roman, hikâye, eleştiri, anı, çeviri türlerinde çalışmaları vardır.

*Tanin gazetesini çıkarmıştır.

*Malta’da sürgündeyken İngilizce ve İtalyancadan bilimsel eserleri çevirmiştir.

*Fransızcadan çevirdiği EDEBİYAT VE HUKUK adlı makaleden dolayı Servetifünun dergisi kapatılmıştır.

Romanları: NADİDE, HAYAL İÇİNDE Biyografi: TALAT PAŞA

Hikâyeleri: HAYAT-I MUHAYYEL, HAYAT-I HAKİKİYE SAHNELERİ, NİÇİN ALDATIRLARMIŞ

Eleştiri: KAVGALARIM(Dekadan’a karşı) Anı: EDEBÎ HATIRALAR, SİYASİ HATIRALAR

6.AHMET HİKMET MÜFTÜOĞLU(1870-1927):

*Dönemin öykücülerindendir. Daha sonra Millî Edebiyat anlayışını benimsemiştir.

*İlk öykülerinde dil ağırdır.

*Millî Edebiyat’la birlikte Türkçülük görüşünü desteklemiş ve bu çizgideki dergilerde yazmıştır.



Öyküleri: HARİSTAN VE GÜLİSTAN, ÇAĞLAYANLAR

Roman: GÖNÜL HANIM

YAKARIŞ: Düzyazı şeklinde öztürkçe yakarış, dua kitabıdır.

ALTINORDU: Uygurların Göç Destanı’ndan alınmış bir metindir.

7.SÜLEYMAN NAZİF (1870-1927): Şair ve yazardır. Özel bir öğrenim görmüştür.

*Doğu ve Batı edebiyatlarını çok iyi öğrenmiştir.

*İstanbul’un işgali üzerine KARA BİR GÜN başlıklı yazıyı yazmış ve Malta’ya sürgün edilmiştir.

*Namık Kemal hayranı bir sanatçıdır.



Şiirleri: GİZLİ FİGANLAR, FİRAK-I IRAK

Şiir- Düzyazı: BATARYA İLE ATEŞ, MALTA GECELERİ

Makale: ÇAL ÇOBAN ÇAL

Diğer Eserleri: TARİHİN YILAN HİKÂYESİ, ASİTAN-I TARİHTE GALİÇYA

Monografi: FUZULİ, NAMIK KEMAL, MEHMET AKİF

8.ALİ EKREM BOLAYIR(1867-1937): Namık Kemal’in oğludur. Şiirlerini “İlham” ve “A. Nadir” takma adları ile yayınlamıştır. Asıl sanatını temsil eden eserlerini 1896-1900 yılları arasında Servetifünun dergisinde yayımlamıştır. Derginin 1897 yılındaki Yunan Harbi nedeniyle çıkan özel sayısında yer alan “Vasiyet” şiiri ile tanınmıştır. Tevfik Fikret’in bir makalesini değiştirmesine kızarak topluluktan ayrılmıştır. Edebiyatla ilgisini ömür boyu kesmemiştir.

*1908’e kadar kişisel, Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte daha çok sosyal, vatani, dinî konular işlemiştir. Çanakkale ve İstiklâl Savaşı yıllarında millî kahramanlık şiirleri yazmıştır. Tevfik Fikret gibi nazmı nesre yaklaştırma çabasındadır.



Eserleri: RUH-I KEMAL, ZİLAL-İ İLHAM, ÇOCUK ŞİİRLERİ, ORDUNUN DEFTERİ, ŞİİR DEMETİ, VİCDAN ALEVLERİ


Yüklə 391,03 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   8   9   10   11   12   13   14   15   ...   24




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə