Devlet kýtaplari üÇÜNCÜ baski


Ç  BİLGİNİN DOĞRULUK ÖLÇÜTLERİ



Yüklə 25,89 Kb.

səhifə13/72
tarix25.07.2018
ölçüsü25,89 Kb.
1   ...   9   10   11   12   13   14   15   16   ...   72

32
Ç  BİLGİNİN DOĞRULUK ÖLÇÜTLERİ
.
Hazırlanalım
Aşağıdaki görsel ve alt yazıları inceleyerek sorulara cevap veriniz.
SORULAR
Açık seçiklik” sözcüğünün anlamını biliyor musunuz? Bildiklerinizi söyleyiniz.
Bentham'ın görüşüne katılıyor musunuz? Yani “Bir bilgi ne kadar işe yarıyorsa o kadar doğrudur.”
diyor musunuz?
Biliyorum dediğimiz her şeyin, gerçekten doğru olup olmadığını nasıl test edebiliriz?
Aşağıdaki bilgi önermelerinin doğruluğunu nasıl tespit edebiliriz? Tartışınız.
Örneğin A, A'dır.
2+5=7
Yaşamak güzeldir.
Felsefe yolda olmaktır.
Bilim genel geçer ve evrensel bilgiler sunar.
Herkes ölümlüyse Sokrates de ölecektir.
Benim boyum 1.90 cm. Ben 16 metre zıplayabiliyorum.
Canavarlar, hayaletler, cinler ve melekler vardır.

-
-
-
-
-
-
-
-
l
l
l
l
Descartes (solda), kraliçe Elizabeht'e siyaset, bilgi
ve hakikat konularında bilgi veriyordu. Descartes'a
göre bir bilginin doğru olup olmadığını tespit
edebilmek için bilgi önermesindeki her ifadenin açık
seçik olması gerekir. Anlam bulanıklıklarının ve
karışıklıklarını bulunmaması, her sözcüğün herkes
tarafından kabul edilen net anlamları olması gerekir.
Bentham, öldükten sonra kendi büstünün
bir okulun giriş katında sergilenmesini
vasiyet etmişti. Onu önemli kılan
düşüncesi şuydu: Bir bilginin doğru olup
olmadığını tespit etmenin en kestirme
yolunun işe yarama, sorun çözme kriteri
olduğunu ileri sürmesiydi. Birey ve
toplum yaşamında bir işe yaramayan bir
çok önyargıyı, yanlış inancı ve boş inancı
ortadan kaldırmaya çalışmıştı.


Uygulayalım
Aşağıdaki kavram haritasında bilginin doğruluk ölçütleri verilmiştir. Metinlerde ise bu
ölçütlerle ilgili kısa açıklamalara yer verilmiştir. Metinleri okuyarak hangi metnin hangi ölçütle
ilgili olduğunu bularak ilgili metnin başındaki alana yazınız.
Bir bilgiyi doğru kılan nedir? Kısacası “Bir bilgi niçin
doğrudur?” Genellikle bu problem bir önermenin doğruluğuyla
ilişkilendirilip önermenin doğruluğunun nasıl olduğu problemine
dönüştürülmektedir. Böylece doğruluk problemi, dilde “Anlamlı
bir ifade nasıl olur da dünyadaki varlıklara karşılık gelir?” ve
“Dünyadaki nesneleri nasıl olur da zihnimizde temsil
edebiliriz?”gibi sorunlar hâline gelir. Kısaca bu bölümde
doğruluğun mahiyeti hakkında ileri sürülen görüşler tartışılır.
Ancak bilginin doğru olduğunu nasıl anlayacağız, doğruluğunu ne
ile test edeceğiz? Felsefe tarihinde bu konuda verilen cevapları
birkaç grupta toplamak mümkündür:
Doğruluk, düşünce ile nesne arasındaki tam uygunluktur.
Eğer bir nesne hakkında oluşturduğumuz bir görüş, nesnenin
kendisine uyuyorsa doğru; ona uymuyorsa yanlıştır. Bir
benzetmeyle örneklendirirsek; zihni aynaya, zihnin konusu olan
şeyleri de aynanın dışında ve onun önünde olan nesneler olarak düşünelim. Bu nesnelerin aynada yansıyacağı ve
şekillerinin oluşacağı açıktır. Eğer bu yansıma ve şekil nesnenin kendisine uyuyorsa biz bu aynanın kusursuz bir
ayna olduğunu ve nesneleri doğru bir biçimde yansıttığını söyleriz. Fakat bazı farklı aynalar nesneleri olduğundan
değişik göstermekteler. Bu durumda önündeki nesneyi ona uygun yansıtmayan, çarpıtan aynaya kusurlu ayna der ve
nesneleri de yanlış biçimde yansıttığını söyleriz.
Bir önermenin doğruluğu sistemde daha önce kabul edilmiş doğru önermelerle çelişmemesine
dayanmaktadır. Önermeler kendi içindeki uyumu, yeni bir önerme ile de göstermelidir. Eğer yeni önerme var olan
önermelerle çelişiyorsa yanlıştır. Bu ölçüte göre, önermenin tek başına doğruluğu önemli değildir; bir bütün içinde
diğerleriyle çelişmemesi gerekir.
Bu ölçüte göre, herkesin veya çoğunluğun kabul ettiği bilgiler doğrudur. Örneğin; bir an bir şey gördüğümüzü
sandığımızda gördüğümüz şeyin var olup olmadığından yani görme eyleminin doğruluğundan şüphe ediyorsak
yanımızda bulunanlara aynı şeyi onlarında görüp görmediğini sorarız. Eğer onlar da doğruluyorsa, gördüğümüz
doğrudur. Bu tür, genelin onayını almak doğruluğun ölçütü olmaktadır.
Bir bilginin hem açık ve seçik hem de kuşku duyulmayan bir açıklıkta olması durumudur. Böyle bilgiler
ancak sezgisel kavrama ve çıkarsamayla elde edilir.
Nedir açık ve seçik bilgi? Açık bilgi, bir bilgi ya da düşüncenin bir bütünlük içinde, tutarsızlık içermeden
kavranmasıdır. Örneğin; diş ağrısının bilinmesi ve ağrının açıkça hissedilmesi gibi. Seçik bilgi ise, bir bilginin başka
bir bilgi ya da düşünce ile karıştırılmaması durumudur. Örneğin; hangi dişin ağrıdığının bilinmesi gibi.
Bir bilgi uygulanabilir, yararlı, tatmin edici sonuçlar veriyor veya bir problemi çözebiliyorsa doğrudur. Bu
ölçütü kabul edenlere pragmatist denir. Pragmatistlere göre, bir bilgi yararlı olduğu sürece değerlidir ve doğrudur.
Bu ölçüt kendini deneyle de destekler. Yani yararlı olan deneyle kanıtlanabilir. Örneğin; AIDS için bulunacak ilacın
denenmesinde ortaya çıkacak olumlu sonuç onun doğru ilaç olduğunu gösterir. Bilim doğrularının pratik alandaki
yararları, onların doğru olduğunu göstermektedir.
1………………………......................
2………………………………………
3…………………………………….
4…………………………...............
5…………………………………….
33
BİLGİNİN
DOĞRULUK
ÖLÇÜTÜ
Uygunluk
T
utarlılık
Tümel Uzlaşım
Apaçıklık
Y
arar




Dostları ilə paylaş:
1   ...   9   10   11   12   13   14   15   16   ...   72


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə