Devlet kýtaplari üÇÜNCÜ baski


L. Wittgenstein (1889-1951)



Yüklə 25.89 Kb.

səhifə18/72
tarix25.07.2018
ölçüsü25.89 Kb.
1   ...   14   15   16   17   18   19   20   21   ...   72

46
L. Wittgenstein (1889-1951)
f. Pragmatizm (Yararcılık)
William James (1842-1910)
enstrümantalizm (aletçilik)
. Fenomenoloji (Görüngü Bilim)
Edmund Husserl (1859–1938)
paranteze alma
saf özü, idesi
salt öz
Wittgenstein'ın temel problemi; dilin dünyanın(gerçekliğin) bir resmini verip
veremeyeceğidir. Diğer bir ifadeyle dil-dünya ilişkisidir. Ona göre dil, önermelerden
oluşur ve anlamlı önermeler geçekliğin resimleridir. Dil ile gerçek aynı yapıya sahiptir.
Dilin analizi aynı zamanda gerçekliğin analizidir. Ona göre “Üzerinde konuşulamayan
şeyler hakkında susmak gerekir.” Çünkü yalnız dille ifade edilebilen şeyleri bilebiliriz.
Böyle olunca dilin yapısı gerçekliğe de sınır koymaktadır. Neticede bu sınırların
dışında kalanlar saçma ve anlamsızdır ve onların bilgi değeri yoktur.
Pratik değeri olan, başarı sağlayan, yararlı ve verimli olan her şeye itibar eden pragmatizm, gerçekliği ve
doğruluğu yalnızca eylemlerin başarılı sonuç almasında bulur. Bu felsefi akımın kurucusu Charles S. Pierce(Çars
Piırs, 1839–1914)'tır; ama onu sistemleştiren ise William James (Vilyım Ceymis)' tir.
W. James, “şimdiye kadar doğrular keşfedilir sanılırdı, oysa doğrular icat edilir” diyerek yeni bir doğruluk
anlayışı benimser. Bundan dolayı, pragmatizme göre ezeli ve ebedi doğrular yoktur. Doğrular, hayatımızda bizim
işimize yarayan, faydalı olan şeylerdir. Doğrunun değeri de bize sağladığı fayda ile ölçülür.
“Yarar sağlayan bilgi doğru bilgidir.” diyen W. James, bilgi için geçerli olan bu kuralın ahlak ve din için de
geçerli olacağı görüşündedir. Dinler manevi (ruhi) tatmini ve iç huzuru sağladıkları sürece doğru olabilirler.
Pragmatizmin bir başka temsilcisi John Dewey'dir (Con Dövi, 1859–1952). John Dewey bilgiyi, insanın
çevresiyle ilişkisinde karşılaştığı sorunların çözümünde kullanılan yararlı bir alet olarak nitelendirir. Bunun için
Dewey'in bu görüşüne
adı verilir. Örneğin; ormanda kaybolmuş bir kişiye elinde
bulunan harita çıkış yolunu buldurabiliyorsa haritanın bu bilgisi doğrudur. Eğer çıkış yolunu bulduramıyorsa
yanlıştır.
Yunanca görünüş, görüngü demek olan fenomen sözcüğünden gelir. Fenomenoloji 20.yy.ın en önemli felsefi
akımlarından biridir. Bu akımın kurucusu Alman filozofu olan Edmund Husserl'dir
E.Husserl fenomenoloji felsefesini, pozitivizmi eleştirerek kurar. Ona göre pozitivizm sadece duyusal
verilere dayanarak yanılgıya düşmüştür. Oysa insanlar, nesne ve varlıkların özlerini kavrar. Bu özlere de salt öz
denir. Örneğin; kırmızı, yeşil, üçgen vb. birer fenomendir. Biz, fenomenin içinde var olan özü bilincimiz ile
yakalayabiliriz.
Husserl bilimleri; olgu bilimleri ve öz bilimleri olarak ikiye ayırır. Örneğin; psikoloji olgu bilimidir, mantık
öz bilimidir.
Fenomenoloji aynı zamanda öze ulaşmak için kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemle bir fenomenin öz
bilgisine varabilmek için önce verilmiş bilgileri ayıklamak gerekir. Husserl bu ayıklama işlemini
olarak adlandırır. Paranteze alma; bir nesnenin özüne ulaşabilmek için onun özüne ait olmayan özelliklerin bir
kenara konulmasını gerektirir. Nesnenin özüne ait olmayan ve insanın söz konusu öze ulaşmasını engelleyen ögeler,
belirli bir süre için yok sayılır ve bu yolla özlerin kendilerine ulaşılır. Örneğin; bir masayı düşünüyoruz. Masanın
şeklini, rengini attığımızda bilincimizde, onu masa yapan
kalır. Bu özler, zaman ve mekâna bağlı
değildir, ölçülüp tartılamazlar. İşte bu öze Husserl,
adını verir.
g


47
KONTROL TABLOSU
A.Comte
F LOZOFLARIN F K RLER
İ
İ İ
İ
Bilgi, nesnelere yüklenen özellikler atıldıktan sonra geriye kalan
saf özle elde edilir.
Bilgi, sorunların çözümünde yarar sağlayan alet gibidir.
Duyularla elde edilen olguların bilgisine ulaşılır.
Dilin sınırları dışında kalanlar anlamsız olduğundan bilgi değeri
taşımazlar.
Kaynakları ne olursa olsun bilginin elde edilmesi mümkündür.
Doğrular hayatta işimize yarayan, fayda veren şeylerden oluşur.
W
ittgenstein
W
.James
J.Dewey
Husserl
Etkili bir sunum yaptı.
Konuya hakimiyeti iyiydi.
Fikirlerini örneklerle temellendirdi.
Fikirlerini tutarlı bir şekilde savundu.
Grup üyelerinin tamamı etkin olarak katıldı.
Verilen sürede konusunu sundu.
TOPLAM
DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ
Çok Zayıf
(1)
Zayıf
(2)
İyi
(3)
Çok İyi
(4)
NOT: Değerlendirme grubundaki her üyeye bir form dağıtılır. Münazaranın bitiminde değerlendirme sonucu için
üyelerin puanları toplanır. En yüksek puan alan grup münazara birincisi olur.
MÜNAZARA DEĞERLENDİRME FORMU
Uygulayalım-5
1. Bu bölümde münazara tekniğini kullanınız.
2. Bilginin kaynağında öğrendiğiniz rasyonalizm (akılcılık) ve empirizmin
(deneycilik)
konularını, değişik kaynaklardan da yararlanarak münazaraya hazırlık yapınız. Hazırlık
aşamasında rasyonalizm ve empirizm bölümlerindeki bilgilerden faydalanınız.
3. 5- 7 kişilik üç grup oluşturunuz.
a. 1. grup bilginin kaynağının akıl olduğunu savunurlar,
b. 2. grup bilginin kaynağının deney olduğunu savunurlar,
c. 3. grup münazarayı değerlendirir.
4. İlk turda gruplar 5'er dakikalık bir sunu yaparlar.
5. İkinci turda gruplar 5'er dakikalık bir savunma yaparlar.
6. 3. grubun değerlendirme sonucuyla münazaranın galibi grup belirlenir.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   14   15   16   17   18   19   20   21   ...   72


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə