Devlet kýtaplari üÇÜNCÜ baski



Yüklə 25.89 Kb.

səhifə4/72
tarix25.07.2018
ölçüsü25.89 Kb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   72

Bu arayış içerisinde bilgeliği seven bilgiyi arayan ve ona ulaşmak isteyen kişilere
(philosophos) denir.
İnsan yaşamını ilgilendiren her şey hakkında akıl yürütüp bunları felsefi problem konusu yapabilen filozof, doğru
olduğunu bildiğimiz ya da böyle olduğuna inandığımız her şeyi sorgulayabilir; insanın, Tanrı'nın, dinin, dış dünyanın
varoluşuyla, bilginin kaynağı ve sınırlarıyla, bilimle, sanatla ve daha birçok konuyla ilgili sorular sorabilir. Filozof
sadece soru sormakla yetinmez; yaratıcı bir düşünüş, eleştirici ve sorgulayıcı bir tavır ve bakış açısıyla bu sorulara
yanıtlar arar.
Felsefenin bilgiyi arama faaliyetinin temelinde insandaki soru sorabilme niteliği vardır. Gerçekten de insan,
diğer canlılarla karşılaştırıldığında soru sorabilen biricik varlıktır. Bu durum onun, maddi ve tarihî şartlardan, içinde
yaşadığı olaylar zincirinden kendini soyutlayarak onlar karşısında tavır aldığını gösteren en belirgin özelliğidir. Bu
sayede insan; kendine has bir özgürlüğe, evreni tanıyabilme kabiliyetine ve değerlere yönelebilme gücüne sahip olur.
Bu sorular içinde öyleleri vardır ki bunların muhtemel cevapları, ne günlük hayatta elde ettiğimiz bir bilgi ne
duyularımızın bildirdiği dış dünya hakkındaki izlenimler ne de bilimlerin inceledikleri olaylar ve bağlı bulundukları
sebep - sonuç ilişkileri ile ilgilidir. Bunlar, günlük yaşayışla ilgili kaygıların, somut bir eser meydana getirme
amacından doğan problemlerin giderilmesiyle alakalı değildir. Fakat belki, bütün bunları ve yukarıda sözü edilen her
türlü bilgiyi kazanılmış varsayarak onları aşmaya ve temellendirmeye çalışan sorulardır. Genel bir yaklaşımla,
düşünme faaliyeti içinde kullandığımız veya karşılaştığımız kavramların anlamını yakalamaya çalışan "Nedir?"
tarzında sorulan sorular ile varlığın özünü, insan bilgisinin imkân ve sınırlarını, insanın evrendeki yerini,
davranışlarında uyması gereken doğru prensipleri belirlemeyi kendine amaç edinen sorular bu türdendir. İşte bunlar,
felsefi soru adını alırlar ve "varlık", "bilgi" ve "değer" hakkında toplu bir görüş, bütün bir bilgi elde etme amacı
güderler. Öte yandan felsefede, fizik, kimya, biyoloji gibi ayrı ayrı doğa bilimlerinde olduğu gibi, ilgili alanlarla
yakınlık kurmak için öğrenilmesi mutlak gerekli belirli bir olay veya olaylar gurubu, bu olaylar arasında mevcut
zorunlu sebep - sonuç ilişkileri yoktur. Felsefe, önceden kazanılmış bilgiler üzerine bir bilgidir; bir "refleksiyon" dur.
Zihin elde etmiş olduğu bilgiler üzerine yeniden dönerek, onları bir tenkit ve değerlendirme süzgecinden geçirir.
Buradan yeni bir şey öğrenilmemekte fakat zaten hazır olan bilgiler evren, insan ve değer bütünlükleri içerisinde
yeniden ele alınmaktadır. Felsefenin en son amacı, varlığı bütünlüğü içerisinde temellendirmektir.
filozof
Felsefenin Tanımı
Felsefe hakkında kesin bir tarif mümkün değildir. Aristoteles'in tarifi, “Düzenli kâinat karşısında insanın
saygılı şaşkınlığıdır.” şeklindedir. Bir Fransız felsefe tarihçisi olan Alfred Weber'e göre ise felsefe, “Tabiat
hakkında toplu bir görüşün araştırılması, genel bir açıklama denemesidir.”
Bu tarifler uzun uzadıya sürdürülebilir. Fakat hiçbiri için “Herkesin ortak olarak benimsediği işte budur.”
demek mümkün değildir. Ama yine de genel bir ele alışla şu söylenebilir: Felsefe; evreni, insan ve değerleri
anlamak amacıyla sürdürülen en geniş bir araştırma; birleştirici, bütünleştirici bir açıklama gayretidir.
Felsefeyi anlamanın bir diğer yolu da onu tasvir şekliyle belirlemek olacaktır. Aslında felsefe, insanın insan
olarak diğer canlılarda bulunmayan; onu, maddi ve tarihî determinasyonun dışına çıkartan önemli bir özelliği ile
ilgilidir. Bu, soru sorabilme kabiliyeti ve bu sayede evrenin, yaratılışın sırlarını araştırma ve değerlere
yönelebilme gücüdür.
Felsefe bir yerde sorularla doğar, büyür ve gelişir. Onu yönlendiren ve dinamik bir bilgi olmasını sağlayan
hep bu sorulardır. Fakat yine felsefi soruların bekledikleri cevaplar madde ile sınırlı günlük hayatımızı aşarlar.
Çünkü duyularımızın bildirdiği dış dünya hakkındaki izlenimleri pozitivist bir anlayışla değerlendiren, ayrı ayrı
bilimlerin inceledikleri olaylar ve bunların bağlı bulundukları sebep-sonuç kanunları böyle soruları
cevaplandırmaya yetkin değildir. Felsefe sorusu, basmakalıp olanla yetinmeyen ve zor tatmin olan bir gayretle
varlığın ve insanın özüne, onların gerçek mahiyetine, insan bilgisinin imkân ve sınırlarına, yine insanın kâinattaki
yerinin ne olduğuna ve hareketlerini idare eden ahlaki değerlerin neler olması gerektiğine doğru, insan aklının en
ciddi, en derin araştırmasıdır.
Kenan GÜRSOY
3


Mutlu bir yaşam
sağlamak için tutarlı
eylemsel bir
sistemdir.
Felsefe yapmak
doğru
düşünmektir.
Epikuros
T.Hobbes
Felsefe neden çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır?
4
Felsefenin bu farklı tanımlarından belirsiz bir felsefe anlayışı çıkarılmamalıdır. Bu farklılığın temel
nedenleri:
Felsefenin;
İlgilendiği konuların çeşitliliği,
Tarihsel süreç içerisinde farklı işlev ve amaçlar yüklenmesi,
Metafizik konularla ilgilenmesidir.
Aristoteles'in “Metafizik” adlı eserinde belirttiği gibi doğal olarak her insan “bilmek” ister. Bu sebeple
insanın dünyada bulunuşu aynı zamanda bir bilme faaliyetidir.
l
l
l
Doğruyu bulma
yolunda düşünsel
bir çalışmadır.
Felsefe yolda
olmak demektir.
Platon                              K.Jaspers
Yukarıdaki metinde geçen tanımların dışında filozoflara göre farklı felsefe tanımları da vardır:
Felsefe neye yarar?
Felsefede niçin cevaplardan çok, sorular önemlidir?




Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   72


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə