Devlet kýtaplari üÇÜNCÜ baski



Yüklə 25.89 Kb.

səhifə59/72
tarix25.07.2018
ölçüsü25.89 Kb.
1   ...   55   56   57   58   59   60   61   62   ...   72

Görüşler
Yaklaşımlar
171
b. Nihilistler (Hiççiler):
anarşizmdir
Nihilizm, ideal düzenin olabileceğini reddeden ikinci yaklaşımdır.
Yakın Çağ ile birlikte ortaya çıkmıştır. Evrenin anlamsız, amaçsız ve her şeyin değersiz olduğunu
savunan nihilistlere göre, her türlü otorite insanın doğasına aykırıdır. İnsan üzerinde en büyük baskı
oluşturan devlet de doğal yaşama uygun değildir ve insan özgürlüğünü kısıtlar. Öyleyse insanı
sınırlayan bütün değer, kurum ve düzenler kötü olup yıkılmalıdır. Çünkü her türlü otorite insanın,
güdülerini köreltir ve kişiliğini tahrip eder. Bu görüşün önde gelen savunucularından F. Nietzsche'ye
göre her türlü otorite insan doğasına aykırıdır. İnsanın doğasına uygun olan; güçlü korkusuz ve
acımasız olmaktır. Devlet, otoritesini insan üzerine yönelterek onun doğallığını ve yaratıcılığını yok
eden bir kurumdur. Bundan dolayı devlet ve otoriteye dayalı bir düzenin ideal bir düzen olması
mümkün değildir. Buna benzer görüşleri savunan diğer bir yaklaşım da
. Buna göre insan
üzerindeki tüm kısıtlama ve zorlamalar kaldırılmalı, devletsiz ve otoritesiz bir düzen kurulmalıdır.
Her türlü otorite insanın doğasına aykırıdır.
Doğada güçlünün egemen olması gibi toplumsal yaşamda dayasalar
güçlüden yana olmalıdır.
İdeal düzen anlayışı kişiye göre değişir.
İnsanı sınırlayan bütün değer, kurum ve düzenler kötü olup yıkılmalıdır
İnsanların ideal düzen arayışları İlk Çağdan beri vardır. Rönesans da bu arayışın devam ettiği dönemlerden
birisi olmuştur. Bu dönemde ortaya çıkan bilimsel, teknolojik ve düşünce alanındaki gelişmeler sonraki yüzyıllarda
ülkelerin siyasal, toplumsal ve ekonomik yapılarını büyük ölçüde etkilemiştir. Özellikle 18.yüzyılda başlayıp 19.
yüzyılda yoğunlaşan sanayileşme süreci ve buna bağlı olarak ortaya çıkan siyasal, toplumsal ve ekonomik değişimler
bu etkinin bir sonucudur. Bu değişimin siyasal ve toplumsal anlamdaki somut bir örneği 1789 Fransız İhtilali olup bu
ihtilal dinî esaslara dayalı monarşik yönetimlerin yıkılıp yerine, bireylerin yurttaş olarak yönetimde söz sahibi olduğu
demokratik esaslara dayalı ulus devletlerinin kurulmasının yolunu açmıştır. Tüm bu gelişmeler, daha çok insanın refah
ve mutluluğunu sağlayacak ideal bir düzen arayışını hızlandırmıştır. Bu arayışlar özgürlük, eşitlik ve adalet temeline
dayanan üç farklı görüşün ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Uygulayalım-2
1. Aşağıdaki metinleri dikkatlice okuyunuz.
2. Metinlerden hareketle sonraki sayfada verilen görüşler ve yaklaşımlar tablosunu doldurunuz.
2. İdeal Düzenin Olabileceğini Kabul Edenler
GÖRÜŞLER VE YAKLAŞIMLAR TABLOSU


172
a. Özgürlüğü temel alan yaklaşım: Liberalizm
olarak adlandırılan bu yaklaşıma göre ideal bir siyasal
sistem, özgürlük temeli üzerinde kurulmalı ve birey
siyasette, dinde, ekonomide, tüm düşünce ve etkinlik
alanlarında olabildiğince özgür kılınmalıdır. Bundan dolayı
liberalizm; devlet, toplum ve birey ilişkilerinde bireyin
mülkiyet edinme, serbest girişimcilik; din, vicdan ve
düşünce özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlüklerini öne
çıkaran ekonomik ve siyasal bir öğretidir.
Ekonomik alanda liberalizm, devletin ekonomik
hayata müdahalesinin en az düzeyde tutulması gerektiğini
savunur. Adam Smith (Edım Simit) bunu kısaca “Bırakınız
yapsınlar, bırakınız geçsinler.” şeklinde ifade etmiştir.
A. Smith ve S.Mill gibi İngiliz iktisatçıların temsil ettiği bu
yaklaşıma göre serbest girişim ve kâr güdüsü ile bireysel ve
ekonomik çıkarlar kendiliğinden gerçekleşir. Bireyler
zenginleşip refah düzeyi arttıkça, toplum da zenginleşir ve refah düzeyi artar. Böylece bütün toplumun
refah ve mutluluğunun sağlandığı ideal düzen gerçekleştirilmiş olur.
Fransa'da J. Locke'un başlattığı siyasal liberalizm ise devlet yetkilerinin her anlamda kısıtlanması
ve devletin bir takım gerekçelerle bireysel ve toplumsal yaşamı düzenlemeye kalkışmaması gerektiği
görüşüne dayanır.
Sonuç olarak liberalizm bireyciliği, özgürlüğü, hukukun üstünlüğünü, serbest piyasa ekonomisini
ve birey karşısında devlet gücünün sınırlandırılmasını temel alarak ideal düzene ulaşılabileceğini savunur.
b. Eşitliği temel alan yaklaşım: Sosyalizm olarak
da adlandırılan bu yaklaşıma göre ideal bir siyasi sistem
eşitlik temeli üzerine kurulmalıdır. Bu görüş liberalizme ve
onun ekonomi alanındaki uygulaması kapitalizmin
yarattığı gelir dağılımındaki adaletsizliğe tepki olarak
ortaya çıkmıştır. Sosyalizm esas olarak sınıfsız, eşit, ideal
bir toplum düzeni yaratmak için özel mülkiyetin ortadan
kalkması ve üretim araçlarının devlet tekelinde toplanması
gerektiğini savunur. Böylece sermayeyi temsil eden işveren
sınıfı ile emeği temsil eden işçi sınıfı arasındaki gelir
dağılımı adaletsizliği ortadan kalkacak ve tüm insanların
eşitliğine dayanan sınıfsız ideal bir toplum düzeni kurulmuş
olacaktır. Bu yaklaşımın önde gelen temsilcileri. Saint
Simon (Sen Saymın, 1760-1825), Robert Owen (Rabırt
Ovın, 1771-1858) ve Karl Marks (1818-1883)'tır.
c. Adaleti temel alan yaklaşım
Adalet, hem özgürlüğün hem de eşitliğin temel
ilke olarak bir arada kabul edilmesidir. Çünkü ne özgürlük ne de eşitlik tek başına
toplumları ideal düzene ulaştıramamıştır. Liberalizmin savunduğu “Bireysel çıkarlar
toplumsal çıkarları gerçekleştirir.” ilkesi doğrulanmamıştır. Aksine toplumu mutlu azınlık
ve yoksul çoğunluk olarak ikiye bölmüştür. Eşitliği temel alan, ama özgürlüğe yer
vermeyen sosyalizm ise toplumları tatmin edememiştir. Çünkü özgürlüğün olmadığı yerde
eşitlik, eşit haklara sahip köleler yaratır. Bu nedenle özgürlük ve eşitliği kapsayacak ve
ideal düzeni sağlayacak başka bir temele ihtiyaç vardır. O temel de adalettir.
Adalet herkese hak ettiğini vermektir. Yoksa insanları zenginlikte ya da fakirlikte
eşitlemek değildir. Bu yaklaşım uygulamada sosyal hukuk devlet anlayışını ortaya
çıkarmıştır. Bu anlayış da toplumda siyasal, sosyal ve ekonomik hakların verilmesinde,
ve adaletin dağıtılmasında eşit davranılmasını gerektirir. Bu görüşün temsilcileri Eduard
Bernstein (Edvırd Bernşıtayn, 1850-1932) ve John Rawls (Con Ravls,1921-2002)'tır.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   55   56   57   58   59   60   61   62   ...   72


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə