Devlet kýtaplari üÇÜNCÜ baski


Aşağıdaki bilim felsefesi yaklaşımlarıyla ilgili metni ve diyagramı inceleyiniz. Metnin sonunda



Yüklə 25.89 Kb.

səhifə66/72
tarix25.07.2018
ölçüsü25.89 Kb.
1   ...   62   63   64   65   66   67   68   69   ...   72

192
Aşağıdaki bilim felsefesi yaklaşımlarıyla ilgili metni ve diyagramı inceleyiniz. Metnin sonunda
“eşleştirme” tablosundaki
ve “
tablosunda
iniz.
ifadelerin hangi düşünürün görüşü olduğunu bularak
bilimsel
devrimlerin gerçekleşme aşamaları”
hangi ifadenin hangi aşamayla ilgili olduğunu
belirley
Uygulayalım
Çağımızda bilimi ve bilimsel etkinlikleri felsefi açıdan açıklama çabaları ortaya çıkmıştır. Bilim ve bilimsel
kuramların geliştirilmesi üzerine çeşitli bilim felsefesi görüşleri vardır. Bu görüşler bilimin yapısını, dilini,
yöntemini, bilimsel kuramı, yasaları ele alır ve irdeler. Bilimin özelliklerini ortaya koyarak bilim üzerine felsefe
yaparlar. Bunlardan birisi bilimi ürün olarak, bir diğeri ise bilimi etkinlik olarak ele alır.
Bu anlayışı 20. yüzyılın başlarında savunan Mantıkçı pozitivistlere göre bilimin işlevi, bizim dışımızda var
olan olgusal dünya ile bizdeki mantıksal yapı arasında olguları oldukları gibi betimlemek ve açıklamaktır. O hâlde
bir önerme yani bilimsel bilgi olma iddiasındaki bir cümle, doğrudan doğruya olguları dilsel olarak ifade etmişse
anlamlıdır. Anlamlı bir cümle veya önerme olgusal doğrulanabilir bir biçimdir. Bu görüşe göre, bilimin tüm anlamlı
önermeleri aynı zamanda doğrulanabilir önermelerdir. Mantıksal bağıntıların yardımıyla öne sürülen yeni
varsayımlar eğer deney ve gözlem tarafından doğrulanırsa kuram geçerli, yanlışlanırsa geçersiz ve çürütülmüş olur.
Mantıkçı pozitivistlere göre, bir kuram iki yolla doğrulanabilir veya denetlenebilir:
Bir kuramın bir önermesi veya kuramın kendisi, deney ve gözlem yoluyla bir
karşılık bulup destekleniyorsa bu, doğrudan doğrulamadır.
Her zaman doğrudan deney ve gözlem bir önermeyi doğrulamak için yeterli
olmayabilir. Yardımcı alet ve gereç kullanarak yapılan doğrulama, dolaylı doğrulamadır. Örneğin; bir telde
elektriğin olup olmadığını direkt olarak veya çıplak gözle bilemeyebiliriz. Telin ucuna takılacak bir ampermetre
ile elektrik olup olmadığı test edebiliriz.
Bu yaklaşıma göre, tek tek olguların tümevarım yoluyla genellemesi yapılarak bilimsel kuram ortaya
çıkartılır. Tümevarımın kalkış noktası olgular; yani tek tek deneylerimiz olduğu için deney ve gözlemden
gelmeyen önermeler bilimin dışına itilir. Metafizik önermeler ile bilim önermeleri arasında kesin bir fark vardır.
Çünkü metafiziğin önermeleri deney ve gözleme dayanmazlar, yani olgusal değillerdir. R. Carnap'ın geliştirdiği
doğrulanabilirlik ilkesi anlamlılık kuramı ile desteklenmekteydi. Fakat K. R. Popper tarafından bu bilimsellik
ölçütü çok ciddi bir biçimde eleştirilerek çürütüldü. Popper'a göre, doğada her hangi bir olayı veya olguyu
tümevarım ile doğrulamak olanaklı değildir. Örneğin "Tüm kuğular beyazdır." önermesini tümevarım yoluyla
gözlem ve deneyle doğrulamak imkânsızdır. Popper'a göre, tümevarım ve doğrulanabilirlik ölçütü içinde yapılan
her tür genelleme aslında doğadaki düzene olan inançlarımızdan kaynaklanmaktadır.
1. Ürün Olarak Bilim
I. Doğrudan doğrulama:
II. Dolaylı doğrulama:
Popper, bilimin yönteminin
tümevarım değil de tümdengelim olması ve bilimselliğin ölçütünün de doğrulama değil, yanlışlama olması
gerektiğini öne sürer. Yanlışlanabilirlik ölçütüne göre genel bir
önerme, tek bir karşıt örnekle yanlışlanabilir. Tüm kuğuların beyaz
olduğunu göstermek imkânsızken tek bir kuğunun başka bir renkte
olduğunu göstermek daha kolaydır. Bir genel önerme, tek bir yanlış
karşıtla çürütülebilir. Bilimin ölçütü doğrulama değil, yanlışlamadır.
Popper'a göre, bilimsel kuram yanlışlanabilirlik tezi ile ileri
sürülmelidir. Bir kuram yanlışlanıncaya kadar doğrudur. Kuram ne
zaman yanlışlanırsa o zaman kuram terk edilir, yeni bir kuram kabul
edilir. Bir kuram gözlemlere ters düştüğü veya uyuşmadığı zaman terk
edilmelidir. Bu nedenle tümevarım, doğada tam bir genellemeye
varamayacağı için, hiçbir kuram hiçbir zaman tam doğrulanmış
değildir.
Karl Popper


2. Etkinlik Olarak Bilim
Thomas Kuhn'a göre, Bilim; bir etkinlik sürecidir; bu süreci yönlendiren olgular bilim insanlarının oluştur-
duğu topluluk ve onların çalışmalarıdır.
Bilim ancak bu süreci incelemekle anlaşılabilir. Süreçteki tüm ögeler özellikle de bilim dışı ögeler
irdelenmelidir. Bu sürecin ögeleri arasında bilim insanların psikolojisi ve yaşadıkları toplum yapısı çok önemlidir.
Kuhn, bilimsel süreci oluşturan adımları bir sıra ile açıklar. Bu süreç sürekli kendini yenileyerek tekrar eder. Bilim
statik bir sonuç değil, devamlı bilimsel devrimlerle ilerleyen bir etkinliktir.
Kuhn'a göre bilimin oluşumu ve gelişimi bir paradigmadan diğerine geçişle olanaklıdır. Bu devrimsel bir
etkinliktir. Devrimler uzun zamanlarda olan değişimlerdir. Sürekli ilerleyen bir bilim etkinliği yoktur. Bilimde
sapmalar ve sıçramalar olanaklıdır. Bilimin işlevi, bilim insanlarının oluşturduğu topluluğun çalışmaları ve
başarılarından oluşmaktadır.
"
"
193
F LOZOFLARIN F K RLER
İ
İ İ
İ
Bilimsellik ölçütü doğrulamadır.
Bilimsellik ölçütü yanlışlamadır.
Kuram yanlışlanabilirlik tezi ile ileri sürülmelidir.
Bilimin yönteminin tümevarım değil de tümdengelim olması gerekir.
K. Popper
R. Carnap
EŞLEŞTİRME
Yardımcı alet ve gereç kullanılarak yapılan doğrulama dolaylı doğrulamadır.
Bir kuram yanlışlanıncaya kadar doğrudur.
Doğruluğu olmayan önermeler anlamsızdır ve bilimin önermeleri değildir.
a. Bilim Öncesi Dönem
paradigma
b. Olağan Bilim Dönemi
bulmaca
c. Bunalımlar Dönemi
Bu dönemdeki bilim insanlarının belli bir bilimsel bakışı ve anlayışı yoktur. Bu dönemde bilimsel
olsun veya olmasın bilgi için çok çeşitli yöntemler ve kuramlar kullanılır. Bu kuramlardan birisi zamanla
belirgin hâle gelerek değer kazanır; çünkü daha çok açıklama yapmaktadır. Bu kurama veya onu oluşturan
bakış açısına Kuhn,
der. Paradigma, belli bilim insanı topluluğunun kabul ettiği bir bakış açısı
olarak bilimsel kuramların ve yasaların uygulamasını gerçekleştiren, kavram, yöntem veya bilimsel
görüşlerdir. Kısaca değerler dizisi, bilim insanının dış nesnel gerçekliği açıklamada kullandığı bakış
açısıdır; yani kuramsal çerçevedir.
Bilim topluluğu, kabul ettikleri paradigma ile olguları açıklamaya çalışan ve araştırmalarında bu
paradigmayı kullanan bilim insanlarından oluşur. Böylece daha önce çok çeşitli bakış açısı ve yöntem
kullanan bilim insanları artık bir paradigma etrafında toplanarak düzenli araştırmalar yapan bir bilim top-
luluğu oluştururlar.
Bir paradigma etrafında toplanarak araştırma yapan bilim insanları olağan bilim döneminde bir
çözme yarışına girerler. Kabul edilen paradigma ile hemen hemen her alanda var olan problemleri
çözme denemesi içine giren bilim insanları, giderek daha ayrıntılı açıklamalar yapmaya başlar. Paradigma
araştırmaları ve çözümleri, bilim insanlarının etkinliklerini belirleyen tek bakış açısıdır.
Kuhn'a göre, olağan bilim döneminde yapılan araştırmalar çoğalır, fakat bu arada çözülemeyen
problemlerin varlığı yine de devam etmektedir. Yavaş yavaş birtakım anomaliler (kuramdan sapma), uyuş-
mazlıklar ve çözümsüzlükler ortaya çıkmaya ve sıkıntılar daha belirgin olmaya başlar.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   62   63   64   65   66   67   68   69   ...   72


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə