Doktorun kaderi



Yüklə 16,37 Kb.
tarix14.05.2018
ölçüsü16,37 Kb.

DOKTORUN KADERİ ….

Gecenin bir saati aniden rahatsızlanan bir yakınınızı kaptığınız gibi hastanenin aciline koşarsınız. O an için dünyadaki en önemli, en acil şey, sizin hastanızdır ve hastanıza yapılacak müdahaledir. Bendeniz merhum annemin kronik rahatsızlığı nedeniyle, hastanelerin acil servislerini avucumun içi gibi tanırdım. Oradan bilirim ki, hastanelerin acil servislerinde görev yapan doktor ve yardımcı personelin işi çok zor; hem de çok tehlikeli…


Çünkü hasta yakını, bütün ilginin sadece kendi hastası üzerine toplanmasını, doktor ve hemşirelerin gözyaşı dökmesini bekler. Oysa hayatın pratiği hiç de böyle değil.
O doktor ve hemşire, gün boyu onlarca, yüzlerce acil hastaya müdahale ediyor ve bazılarını da kurtaramıyorlar. Düşünün ki her ölen hastanın arkasından kendilerine kahretseler, o iş hiç yapılır mı?(*Gerçekte ;Hastasını kaybeden her doktor o hastayla birlikte kendinden de bir şeyler kaybeder,üzülür,kahrolur ve her seferinde kendisine acaba yapmayı unuttuğum ,yapmam gereken başka bir şey var mıydı diye sorar ancak bunların hepsi anlıktır.Böyle de olmak zorunda çünkü acil serviste bile muayene sırası bekleyen insanların olduğunu asla unutamazsınız.Acil servis, her nöbette DOĞUMUN MASUMİYETİNİ ÖLÜMÜN KAÇINILMAZLIĞINI her an görüp yaşandığı bir yerdir.Doğumun sevinci de , ölümün üzüntüsü de ANLIKTIR.)

Bizim için çok acil olan bir vaka, doktor için rutin sayılıyor.(*Hatta çoğu vaka gerçekte acil sınıflamasına dahi girmez….)


Şayet işinizi düzgün yapıyorsanız, her iş saygı değerdir. Lakin doktorluk çok daha başka…
Hem mesleğim icabı hem de hasta yakınlarımdan ötürü bilirim; doktorlar elleri öpülesi insanlardır. Elbette onların da içlerinde, her meslekte olduğu gibi kanı bozuklar vardır ve de olacaktır. Ama çok büyük bir çoğunluğu fedakârdır, sabırlıdır, hoşgörülüdür…
Hasta sedyede acılar içinde kıvranırken bir doktor yoktur ki, “aman bana ne ölürse ölsün” diyebilsin.(*Bazen Hastanın ağrısına bilerek müdahale edilmez.Burada amaç ağrıyı takip etmek ağrının karakterine göre teşhis koymada daha doğru karar vermektir….ama bunun neden böyle olduğunu hastaya veya yakınlarına açıklamak “hastama müdahale edilmedi bir köşeye attılar kıvrandığını seyrediyorlar diye “çıkacak olası bir kavgayı önleme noktasında gereklidir.)
Elini ağırdan alıyorsa, bize göre umursamıyordur. Oysa doktor daha hasta karşısına getirilir getirilmez durumun ciddiyetini kavramaktadır. Biz bilmediğimiz için bekleriz ki, doktor kendini parçalasın
Önceki gün görevi başında bıçaklanarak öldürülen genç cerrah Ersin Arslan, saldırıya uğrayan ilk doktor olmadığı gibi, ne yazık ki son doktor da olmayacaktır. Televizyonlarda görmüşsünüzdür, birkaç gün önce de başka bir yerde, başka bir manyak kadın doğum uzmanına, “niçin eşime yemek yeme” dedin diye, tekme tokat dalmıştı.

Bazı mesleklerin sanki kaderi böyle çizilmiş!


Misal; polisler ve icra memurları da tarifsiz bir risk altındadır.
Daha bir iki ay önce Ilıca’da akıl hastası biri, kapısına giden gencecik polisi bıçaklayarak öldürmüştü.(*Hadi bu Akıl Hastası…ne yaptığının farkında değil veya sonuçlarını idrak edebilecek durumda değil.)

Cerrah Ersin Arslan’ın bıçaklayarak öldüren gözü dönmüş katil, aslında 80 yaşında vefat eden dedesine çok üzüldüğü ve bu yüzden de bilincini yitirdiği için bu cinayeti işlemiş değil. O hayvan, Dr. Ersin’i zaten bir haftadır tehdit ediyormuş.


“Dedeme ölüm raporu verme” diye…
Meğerse dedesinin hem emekli maaşını , hem de bakım parasını almanın derdindeymiş.
Gerekçeye bakar mısınız Allah aşkınıza…
Hoş, gerekçe başka türlü de olsaydı, bu cinayeti meşru kılmazdı ya…
Hastane yönetiminin ciddi bir ihmali var. Var; çünkü Ersin Arslan, katili olan alçağın kendisini tehdit ettiğini idareye bildirmiş. Hastane idaresi, kurumda yeterince güvenlik görevlisi olmadığı için, başvuruyu savuşturmuş.
Katil zaten layık olduğu cezasını bulacak; ama genç doktorun “tehdit ediliyorum” şeklindeki başvurusunu başından savuşturan idare de hesap vermelidir.(*KATİL:Muhtemelen 45 yıl ceza alsa “olmaz ya…” hadi alsın. Şahsın dedesi öldüğünden olayı acı içinde işlediğinden,olay sırasında 17 yaşında olduğundan ,muhtemelen doktor bunu tahrik de etmiştir…hep öyle olur..,biraz kendini kaybetmiştir….ne demekse…belki de aşırı alkollüdür.o sırada neler yaptığını da hatırlamıyordur.Zaten bunun ilk suçudur….. üstelik infaz kanunu gereği de büyük bir indirim var her biri için birer ikişer yıl indirilse olsa olsa 5 yıl yatar sonrada 2 yıl açık ceza evine çıkar böylelikle LAYIK olduğu cezayı bulmuş olur…! YAŞASIN ADALET..)
Bir insan hayatı bu denli ucuz olmamalı.
Şu bahtsızlığa bakar mısınız?(*Bu olayı bahtsızlık olarak görmek de başka bir bahtsızlık)
Dr. Ersin üç ay sonra baba olacaktı.
Bir manyak hem henüz doğmamış bir çocuğu yetim bıraktı, hem de çok genç yaşta başarılı bir cerrahı hayattan kopardı, hem karnı burnunda hamile bir eşi en zalim acıların kucağına itti.(*Bu manyak hapisten çıktığında doğacak Yetim kaç yaşında olacak????)
Bunun izahı ne olabilir ki?
Görünürde hastanelerde güvenlik önlemi vardır gibidir. Aslında özellikle de acil personeli çok savunmasızdır.
Çünkü orada görev yapan polisin öncelikli ve belki de yegane işi, adli bir vaka geldiğinde o vakaya dair zabıt tutmak ve durumu ilgili makamlara bildirmektir. Etrafta bir veya iki de yarı uykulu ve tamamen göstermelik özel güvenlik görevlisi olur. Muhtemel bir saldırıda o göstermelik görevli zaten etraftan kaybolur. Böylelikle doktorundan yardımcı personeline kadar herkes tehlikeye açık durumdadır.
Başka türlü nasıl olur bilmiyorum; ama gördüğümüz şudur ki, ilave bir düzenleme yapılmaz ise, bundan böyle saldırıya uğrayacak başka doktorlar da olacaktır.
Polis sayısı mı artırılıyor,(*Dr.başına düşen polis sayısı hangi ülkenin gelişmişlik göstergesi?) yoksa gerçek özel güvenlik görevlisi mi alınır bilemem (*mevcut özel güvenlikçiler zaman zaman olaya dahil oluyorlar ancak kanuni alt yapısı tam olmadığından görevini yapan biri değil kavgaya karışan taraf olarak yargılandıkları için kavga anında ortada olmayabiliyorlar) ama bir manyak tarafından üstelik de personelin çaresiz bakışları altında genç bir doktorun bıçaklanarak öldürülmesinin vebali bu ülkeyi yönetenlerin boynundadır.(*Dünyanın her toplumun da en saygın mesleklerden biri sayılan doktorları -Ki IQ ları her ülke için genel toplum ortalamasının üzerindedir yetiştirilmeleri o denli zor ve uzun süreç alır.-bu kadar hakir, üç kağıtçı ,devleti dolandırmaya namzet potansiyel hırsız gören bir yönetim ve eski idarelerin yaptığı uygulamalar sonucu toplum ile iç içe olması gerekirken toplumdan soyutlanmış hale getiren düzenlemeler sonucu kaybolan SAYGINLIK ve GÜVEN….İşte bütün mesele kaybolan bu güven ve saygınlığı yerine koymakla başlayacak.

Bunda kendini sorumlu hisseden herkezedir sitemimiz…Yoksa size değil Mehmet ŞENER bey …Benim bu eklentiler deki amacım seni eleştirmek değil ,üzüntümüzü paylaşmış olmanız,dertlerimize dikkat çekmeniz.bizleri onurlandırmıştır.17 yılını acil servise vermiş ve bunun her dakikasından zevk alarak icra etmiş bir hekim olarak bazı noktalardaki bilgilerin eksik olmasından kaynaklanan yanlış anlamalara engel olmaktır.)

Mehmet ŞENER 20.04.2012 erzurumajans.com



(*Dr.Erkan KANTARCI)


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə