Eksen sorumlusu



Yüklə 253.79 Kb.
səhifə1/4
tarix14.09.2018
ölçüsü253.79 Kb.
  1   2   3   4

e:\workspace\is\csgblogo-v.png





ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ
(2014–2023)



2014 YILI
II.
DÖNEM


ÖZEL POLİTİKA GEREKTİREN GRUPLARIN İSTİHDAMININ ARTIRILMASI EKSENİ RAPORU

EKSEN SORUMLUSU:

NURCAN ÖNDER – GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
GÖREVLİ PERSONELLER:

CEREN SEDA ERDEM – ÇALIŞMA UZMANI

CANAN AYDOĞDU – ÇALIŞMA UZMANI

CEYLAN ÇİFÇİ – ÇALIŞMA UZMANI

TUBA ÖCAL – ÇALIŞMA UZMANI

1. MEVCUT DURUM

Kadın, genç, engelli ve uzun süreli işsizler gibi tüm özel politika gerektiren grupların istihdamının artırılması ve bu gruplara yönelik olarak ortaya çıkan ayrımcılığın önlenmesi, ülkemizde işsizlik sorununa kalıcı çözüm bulunması sürecinde üzerinde durulması gereken temel alanlardan biridir.

Ulusal İstihdam Stratejisi Özel Politika Gerektiren Grupların İstihdamının Artırılması Ekseni, özel politika gerektiren grupların işgücüne ve istihdama katılımlarının önündeki engellerin kaldırılması amacını taşımaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2014 yılı 2. dönemi için hazırlanan eksen raporunun 1. bölümünde, kadın, genç ve engelli istihdamı ile ayrımcılıkla mücadele amacıyla yapılan çalışmaların mevcut durum bilgileri yer almaktadır.


    1. Kadın İstihdamı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2014 yılı Ağustos ayı verilerine göre ülkemizde istihdam oranı yüzde 50,2, işsizlik oranı yüzde 10,3, işgücüne katılım oranı ise yüzde 56 olarak gerçekleşmiştir. 2013 yılının aynı dönemine göre istihdam oranı 3,6, işgücüne katılım oranı 4,4 puan artış göstermiştir.

2014 yılı Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre kadın istihdam oranı 2,5 puanlık artışla yüzde 29,9; kadın işgücüne katılım oranı 3 puanlık artışla yüzde 34,3 düzeyine yükselirken kadın işsizlik oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 13 seviyesinde gerçekleşmiştir.

2014 yılı Ağustos ayı verilerine göre kadınlara ilişkin işsizlik, istihdam ve işgücüne katılım oranları hem genel ortalamaların hem erkeklere ilişkin işgücü piyasası verilerinin (erkek işsizlik oranı yüzde 9,1, erkek işgücüne katılım oranı yüzde 77,5, erkek istihdam oranı yüzde 70,5) altında seyretmektedir. Bu durum ülkemizde kadınların işgücü piyasalarında erkeklere nispeten daha zor yer edindiklerine ve istihdamlarının önünde kültürel, sosyal, ailesel pek çok engelin bulunduğuna işaret etmektedir.

Ülkemizde kadınların işgücüne katılım durumları eğitim seviyeleri ile doğru orantılıdır. 2013 yılı verilerine göre ülkemizde yükseköğretim mezunu kadınlarda işgücüne katılım oranı yüzde 72,2 iken lise altı eğitimli kadınlarda bu oran yüzde 26,3’e düşmektedir. İstatistikler, kadınların işgücü piyasalarına girişlerini kolaylaştırmak amacıyla üzerinde durulması gereken konulardan birinin de eğitim olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

2014 yılı Ağustos ayı verilerine göre ülkemizde işgücünde yer alan kadınların yüzde 22,1’i tarım sektöründe istihdam edilirken bunların yüzde 95,6’sı kayıt dışı olarak çalışmaktadır. Tarım dışı sektörlerde çalışan kadınların oranı ise yüzde 77,9 iken bu sektörlerde kayıt dışı çalışan kadın oranı yüzde 25’dir. Tarımda istihdam edilen kadınların yüzde 50,2’si ücretsiz aile işçisi olarak çalışmakta olup bunların yüzde 95,5’i kayıt dışı istihdam içindedir. Ülkemizde kadın istihdamı açısından önemli bir yer tutan tarım sektörü içinde kadınların kayıt dışı çalışmasının neredeyse yüzde 100’lere ulaşmış olması kadınların işgücü piyasası verilerinde yaşanan olumsuzlukları tetikleyen önemli bir faktördür. Kadınların kayıtlı çalışması amacıyla yapılacak çalışmaların kadın istihdamını artırmak için üretilmesi planlanan politikalarda ilk sıralarda yer alması gerektiği değerlendirilmektedir.

10 Temmuz 2013 tarih ve 28699 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Onuncu Kalkınma Planında (2014-2018);

2.1.7 “Aile ve Kadın” başlığı kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında, kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamdaki rolünün güçlendirilmesi, aile kurumunun korunarak statüsünün geliştirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin kuvvetlendirilmesi temel amaç olduğu belirtilmektedir. Kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almaları, istihdamının artırılması, eğitim ve beceri düzeylerinin yükseltilmesinin sağlanacağı, kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın ortadan kaldırılabilmesi amacıyla özellikle erken çocukluktan başlayarak örgün ve yaygın eğitim yoluyla toplumsal bilinç düzeyinin yükseltileceği,

2.1.11. “İstihdam ve Çalışma Hayatı” başlığı kapsamında bölgesel, yerel ve sektörel işgücü di-namikleri dikkate alınarak, başta kadın ve gençler olmak üzere tüm kesimler için nitelikli istihdam imkânları geliştirilmeye devam edileceği,

2.1.14. “Nüfus Dinamikleri” başlığı altında “Genç ve dinamik nüfus yapısının korunması ve doğurganlıktaki hızlı düşüşün önüne geçilebilmesi için kadınlara yönelik iş ve aile yaşamını uyumlaştırıcı nitelikte uygulamalar ile çalışanlar için doğuma bağlı izin ve hakların geliştirileceği, kreşlerin teşvik edileceği, esnek çalışma imkânlarının sağlanacağı,

politika olarak yer almaktadır.

2014-2016 dönemine dair Orta Vadeli Programda “2013 yılı sonunda yüzde 51 olması beklenen işgücüne katılım oranının dönem sonunda yüzde 51,9’a ulaşması hedeflenmektedir. İş ve aile yaşamını uyumlaştırma politikalarının hayata geçirilmesiyle, kadınların işgücüne katılım oranının 2013 yılına göre 1,3 puan artarak yüzde 32,7’ye ulaşacağı tahmin edilmektedir.” şeklinde yer almaktadır. 2015-2017 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programda “Etkin ve bütüncül bir istihdam politikası izlenerek; kadın, genç ve engelliler başta olmak üzere, işgücüne katılım ve istihdam oranları artırılmaya devam edilecektir.” şeklinde belirtilmektedir.

İşverenlere yönelik uygulanan sigorta prim teşviklerinden, 4447 sayılı Kanunun geçici 7. ve geçici 10. maddelerinde düzenlenen sigorta prim teşvikleri özellikle kadın istihdamının artırılması ve kayıtlı çalışmalarının teşvik edilmesine yöneliktir.

4447 sayılı Kanuna 5763 sayılı Kanunla eklenen geçici 7. maddede düzenlenen sigorta prim teşviki kapsamında, işverenler 31.06.2010 tarihine kadar işe almış oldukları 18 yaşından büyük kadın sigortalılar için ilgili Kanunda aranan şartları da sağlamaları kaydıyla, prime esas kazanç alt sınır üzerinden hesaplanan işveren hissesinin her yıl belli bir oranında beş yıl boyunca bu teşvikten yararlanabilmektedir.

4447 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinden düzenlenen sigorta prim teşvikinden yararlanma süresi 31.06.2015 tarihinde sona erecektir.

4447 sayılı Kanuna 6111 sayılı Kanunla eklenen geçici 10. maddede düzenlenen sigorta prim teşviki kapsamında işverenler 01.03.2011 ila 31.12.2015 tarihleri arasında işe almış oldukları 18 yaşından büyük kadın sigortalılar için kadın sigortalının;

• Mesleki yeterlilik belgesine sahip olması halinde 48 ay,

• Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yükseköğretim kurumlarından mezun olması veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirmesi halinde 36 ay,

• Yukarıda belirtilen niteliklere sahip olmaması halinde ise 24 ay süreyle bu teşvikten, prime esas kazanç üzerinden hesaplanan işveren priminin tamamı oranında yararlanabilmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, sigorta prim teşviklerinin yaygınlaştırılması ve tanıtılmasıyla ilgili olarak ise, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) üyesi işverenlere yönelik 24 ayrı bilgilendirme semineri düzenlenmiş olup, bilgilendirme seminerleri başlamıştır.

Çalışma yaşamına girebilen kadınların çalışma yaşamlarını kısa bir dönemde bitirmesi ve/veya kariyerde yükselme doğrultusunda tüm potansiyelini ortaya koyamamasının temel nedeni, ev ve iş yaşamını uzlaştırma konusunda yaşadıkları sorunlardır. Kadın, aile yaşamında çocuk bakımı, yaşlı ve hasta bakımı gibi yükümlülükleri kocası ile ve/veya devletle paylaşmak durumundadır. Ancak ülkemizde kreş, gündüz bakımevi gibi sosyal destek kurumları tüm çabalara karşın yeterli sayıya ulaşamamıştır.

Ülkemizin temel politika belgelerinden olan 10. Kalkınma Planı kapsamında hazırlanan Öncelikli Dönüşüm Programlarından “1.8 İşgücü Piyasasının Etkinleştirilmesi Programı”nın ilk bileşeni “Kadınların İşgücüne ve İstihdama Katılımının Artırılması” olup bu bileşenin önceliklerinden biri de çocuk, hasta ve yaşlı bakımı hizmetlerinin yaygınlaştırılmasıdır. Söz konusu programın sorumlu kurumu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü’dür. Program dâhilinde hazırlanan bileşen eylem planı taslağı Kalkınma Bakanlığı’na sunulmuştur.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Ajansının (SIDA) mali desteğinde, Dünya Bankası işbirliğinde 2012-2017 yıllarını kapsayan 4.500.000 Dolarlık "Kadınların Ekonomik Fırsatlara Erişiminin Artırılması" başlıklı bir proje yürütülmekte olup, proje kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalardan biri “Türkiye’de Çocuk Bakımı ve Erken Çocukluk Eğitim Hizmetlerinin Arz ve Talebi ile ilgili Araştırma” ile Türkiye‘de Çocuk Bakımı Modeli oluşturulması çalışmalarıdır. Söz konusu çalışma devam etmekte olup oluşturulan Çocuk Bakımı Alt Komite toplantılarında çalışmalar sürdürülmektedir.

Kadınların kendi işlerini kurabilmeleri adına girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması ve kadınlara finansal destek sağlanması adına çalışmalar yapılması da kadın istihdamı açısından önemlidir. Bu kapsamda Hazine Müsteşarlığı tarafından ülkemizde yaygın olarak sivil toplum kuruluşlarınca verilen mikro finans hizmetlerine ilişkin bütüncül bir yasal altyapının oluşturulması planlanmaktadır.

Ayrıca, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen “Kadınların Ekonomik Fırsatlara Erişiminin Artırılması” projesi kapsamında “Kadın girişimciliğinin yaygınlaştırılması ve güçlendirilmesi amacıyla bilinçlendirme ve farkındalık yaratmak, bilgiye ve finansmana kolay erişimi sağlamayı amaçlayan kadın girişimciliği projesi” ile “kadınlara daha iyi iş ve meslek olanaklarının sunulmasını sağlayacak politikaların üretilmesi için gerekli bilgi ve verileri sağlamayı ve bunları yaygınlaştırmayı amaçlayan kadın istihdamı projesi” ve kadınların kooperatifçilik marifetiyle örgütlenerek ekonomik ve sosyal olarak güçlenmelerinin sağlanması ve kadın kooperatifçiliğinin yaygınlaştırılması amacıyla “Türkiye’de kadın kooperatiflerinin yaygınlaştırılması ve güçlendirilmesi projesi” nin hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

KOSGEB “İş Merkezleri Yoluyla Kadın Girişimciliğinin Desteklenmesi Projesi” kapsamında İstanbul (Pendik), Nevşehir (Hacıbektaş), Kütahya ve Çorum illerinde “Kadın İş Geliştirme Merkezleri (KİŞGEM)” açılmış olup, söz konusu merkezlerde kendi işlerini kurmak isteyen kadın girişimcilere başlangıç desteği verilmektedir.

Bunun yanında Türkiye’de kadın girişimci potansiyelini nicelik ve nitelik bakımından geliştirmek için politikalar belirlemek amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Kadın Girişimciler Kurulu kurulmuştur. 81 ilde örgütlenen Kurul, kadın girişimci potansiyelinin nicelik ve nitelik bakımından geliştirilmesi ve daha donanımlı hale getirilmesi amacıyla politika belirlemek ve girişimcilik kültürünün kadınlar arasında gelişmesine öncülük etmek üzere çalışmalar yürütmektedir.

Kadın istihdamı konusunda ülkemizde yeterli farkındalığın oluşmamış olması, kadınların çalışma hayatına ilişkin hak ve yükümlülükleri konusunda belirli bir bilinç düzeyini yakalayamamış olmaları, işverenlerin de kadın istihdamı için var olan teşvikler konusunda yeterli bilgi sahibi olmamaları kadın istihdamı önünde yer alan engellerin başında yer almaktadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü, kadın istihdamı konusunda farkındalığın artırılması amacıyla 2014 yılında Ordu ve Kocaeli illerinde bilinçlendirme toplantıları düzenlemiştir. Ayrıca Eylül 2010 - Mart 2012 döneminde Çalışma Genel Müdürlüğü’nce Almanya-Avusturya konsorsiyumu ile birlikte yürütülen “Çalışma Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi” başlıklı AB eşleştirme projesinin çıktılarından biri olarak 2012 yılından itibaren her yıl “Çalışma Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ödülü” verilmesi kararlaştırılmıştır ve 2014 yılı ödülü Mayıs ayında verilmiştir. Bu ödül ile genel olarak Türkiye’de çalışma hayatı içerisinde toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili konulara daha fazla dikkat çekilmesi hedeflenmektedir.

Bunların yanı sıra, Türkiye’de kadınlar için insana yakışır işlerin yaratılması yönünde izlenen politikaları ve İŞKUR’un kadın istihdamı alanında yürüttüğü faaliyetleri desteklemek amacıyla ILO ve İŞKUR tarafından, İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı (SIDA) finansmanı ile “Kadınlar İçin Daha Çok ve İyi İşler: Türkiye’de İnsana Yakışır İş için Kadınların Güçlendirilmesi” projesi yürütülmektedir. Proje kapsamında kurulan Ulusal Teknik Ekip, projenin çıktısı olarak belirlenen “Kadın İstihdamı Ulusal Eylem Planı” hazırlık çalışmalarını sürdürmektedir.


    1. Genç İstihdamı

2014 yılı Ağustos ayı TÜİK verilerine göre; 15-24 yaşları arasındaki nüfus 11.737 olup, bu nüfusun yüzde 43,6’sı işgücü içerisinde yer almaktadır. Genç nüfusun işgücüne katılma oranı yüzde 43,6’dır. Genç erkeklerde yüzde 57,8 olarak seyreden işgücüne katılım oranı, genç kadınlarda daha da düşerek yüzde 29,3 olarak gerçekleşmiştir. 15-24 yaş grubu kadın ve erkeklerin istihdam oranları ele alındığında; istihdam oranının erkeklerde yüzde 47,9, kadınlarda ise yüzde 22,8 olduğu görülmektedir. 2013 yılında yüzde 16,5 olan genç işsizliği 2014 yılının Ağustos ayında artış göstererek yüzde 18,9 olmuştur. Bununla birlikte gençler arasındaki işsizlik (yüzde 18,9), genel işsizlikten (yüzde 10,1) daha yüksektir. Genç kadınlarda işsizlik oranı yüzde 22,4 iken genç erkeklerde bu oran yüzde 17,1 olarak gerçekleşmiştir.

15-24 yaş grubundaki işgücünün eğitim durumuna bakıldığında; lise altı eğitimlilerin işgücünde en fazla yer alan nüfus olduğu (2.983.000 kişi); bunu sırasıyla yükseköğretim (781.000 kişi), lise dengi meslek okulları (711.000 kişi) ile genel lise mezunlarının (583.000 kişi) takip ettiği görülmektedir. Dolayısıyla ülkemizde gençlerin işgücüne katılımının düşüklüğü, genç işsizliğinin yüksek olması ve gençlerin temel becerilerindeki eksiklik önemini korumaktadır.

İŞKUR’un sunduğu hizmetlerden yararlanmak amacıyla 15-24 yaş grubu bireylerin yaptığı başvurular ve bu bireylerin işe yerleştirilme oranları yıllar itibarıyla artış göstermiştir. 2013 yılı Ekim ayı verilerine göre; gençlerin Kuruma başvurusu, toplam başvurunun yüzde 28’ine tekabül etmektedir. İşe yerleştirilenlerin ise yüzde 21,47’si 15-24 yaş arasında yer almaktadır. 2012 yılı Kasım ayı verilerine göre; işe yerleştirilen genç sayısı 147.065 kişi olarak gerçekleşirken, 2014 yılı Ekim ayı itibarıyla ise 185.854 kişi işe yerleştirilmiştir. 2014 yılı Ocak ayında Kuruma başvuran 15-24 yaş grubu 45.290 bireyin 13.433’ü işe yerleştirilirken, aynı yılın Ekim ayında ise Kuruma başvuran 15-24 yaş grubu 64.401 bireyin 21.547’si İŞKUR tarafından işe yerleştirilmiştir.

Onuncu Kalkınma Planı kapsamında hazırlanan Öncelikli Dönüşüm Programlarından Genel Koordinatörlüğünü Bakanlığımızın yaptığı “1.19. Temel ve Mesleki Becerileri Geliştirme Programı”nın temel hedefleri arasında istihdamda ve eğitimde olmayan gençlerin sayısının azaltılması yer almaktadır. Bu hedefle paralel olarak söz konusu programın “Eğitim Sisteminin İşgücü Piyasasıyla Uyumunun Artırılması”, “Genç İşgücünün Temel Becerilerinin Geliştirilmesi” bileşenleri altında gençlerin mesleki becerilerinin yanında iş yaşamının gerektirdiği temel becerilere sahip olması amacına yönelik hazırlanan eylem planlarının hayata geçirilmesi öngörülmektedir.

KOSGEB tarafından küçük ve orta ölçekli işletmelere, girişimcilere ve işletici kuruluşlara yönelik olarak ekonomik kalkınma ve istihdam sorunlarının çözümünün temel faktörü olan girişimciliğin desteklenmesi, yaygınlaştırılması ve başarılı işletmelerin kurulmasını sağlamak amacıyla “Girişimcilik Destek Programı” uygulanmaktadır. Söz konusu program; “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi”, “Yeni Girişimci Desteği”, “İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Desteği” ve “İş Planı Ödülü”’nden oluşmaktadır. Kendi işini kurmak isteyen genç girişimcilere, Yeni Girişimci Desteği kapsamında, 24 saati atölye çalışmalarından oluşan toplam 70 saatlik olan Uygulamalı Girişimcilik Eğitimini tamamlamaları koşuluyla, KOSGEB desteği ile 30.000 TL hibe 70.000 TL faizsiz kredi sağlanmaktadır. Bu destek programı yüzde 60 – yüzde 70 oranında hibe olarak uygulanmaktadır.

Genç girişimcilere eğitim, kapasite geliştirme desteği ile girişimci fikirlerini hayata geçirmelerinde destek sağlamak amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Genç Girişimciler Kurulu kurulmuştur. Ülkemizdeki genç girişimci potansiyelinin nicelik ve nitelik bakımından geliştirilmesi ve daha donanımlı hale getirilmesi amacıyla politika belirlemek ve girişimcilik kültürünün gençler arasında gelişmesine öncülük etmek kurulun başlıca görevleri arasındadır. Ayrıca 81 ilde kurulmuş olan TOBB İl Genç Girişimci Kurulları, TOBB bünyesinde kurulmuş olan Genç Girişimciler Kurulu ile koordineli çalışarak, bulundukları illerde girişimciliğin geliştirilmene yönelik faaliyetlerde bulunmaktadırlar.

Gençlerin istihdam edilebilirliğinin geliştirilmesi, girişimcilik becerilerinin arttırılması ve bu yönde rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla Genç İstihdamının Desteklenmesi Operasyonunun devamı niteliğinde olan “Sektörel Yatırım Alanlarında Genç İstihdamının Desteklenmesi Hibe Programı”na yönelik teklif çağrısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığınca (İKG PRO), 20 Aralık 2012 tarihinde yayımlanmıştır. Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) Operasyon Faydalanıcısı olarak yürüteceği program kapsamında, arz-talep arasındaki uyuma katkı sağlanmasına, ilgili aktörler arasında işbirliğinin geliştirilmesine, aktif işgücü piyasası politikaları oluşturulmasına, gençler için oryantasyon, profil çıkarma, danışmanlık, staj, eşleştirme gibi hizmetlerin sağlanmasına, okul sonrası işe geçişin kolaylaştırılmasına, üniversite ve sanayi arasında daha güçlü işbirliği bağlarının oluşturulmasına yönelik projeler beklenmektedir. 24 milyon Avro bütçeli hibe programı çerçevesinde sunulacak hibe projeleri için 200 bin Avro ile 400 bin Avro arasında hibe desteği sağlanacaktır. Proje başvurusu yapmak isteyen kurum ve kuruluşlara hibe programı hakkında bilgilendirme yapmak amacıyla çeşitli illerde bilgilendirme günleri düzenlenmiş olup, programın 2015 yılında uygulamaya geçilmesi planlanmaktadır.


    1. Engelli İstihdamı

Mevcut uygulamada, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30.maddesine göre, “İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler.” maddede, 26.05.2008 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5763 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişiklik ile özel sektör işverenleri için terör mağduru ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu kaldırılmıştır.

Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınır.

İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri, Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlarlar. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence nasıl işe alınacakları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz.

Bu maddeye aykırılık hallerinde tahsil edilecek cezalar, Bakanlığımızca her yıl düzenli olarak engellilerin ve eski hükümlülerin kendi işini kurmaları, engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri, engellinin işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanması ve bu gibi projelerde kullanılmaktadır. Mevcut uygulamada, İŞKUR tarafından, hem Kurum kaynaklı hem de engelli çalıştırmayan işverenlerden tahsil edilen idari ceza paraları fonundan engellilerin belirli alanlarda mesleki eğitim almalarını sağlayacak projelerde destek verilmektedir. Mevcut uygulamada, zihinsel ve ruhsal engelli bireylerin istihdam edilecekleri korumalı işyeri kurulması halinde, İŞKUR tarafından uygun bulunan projelere kuruluş sermayesi desteği, engelli ücret desteği ve işletme giderleri desteği verilmektedir.

Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından her yıl yayımlanan “Engelli Bireylere İlişkin İstatistikî Bilgiler 2014 yılı Haziran Ayı Bülteni” ne göre, 2014 yılında, engelli çalıştırmakla yükümlü işyerinde çalışan engelli işçi sayısının sektörlere göre dağılımına bakıldığında, kamu sektöründe 10.480 engelli, özel sektörde ise 81.478 engelli çalışmaktadır. Kamu kurumlarında engelli kotasında istihdam edilen memurların yıllara göre dağılımına bakıldığında ise, 2014 yılında 34.088 engelli, 2013 yılında 32.021 engelli işe yerleştirilmiştir.

Engellilerin istihdamı konusunda uygulanan zorunlu kota sisteminin özel sektörde ve özellikle de kamu sektöründe daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesi ihtiyacı bulunmaktadır. Bu kapsamda, dünyanın ve Türkiye’nin ülke genelinde yapılan ilk engelli memur seçme sınavı 29 Nisan 2012 tarihinde 81 ilde gerçekleştirilmiştir. EKPSS kurum ve kuruluşların engelli kontenjan açığı bulunduğu sürece, devlet memuru olarak atanacaklar için açılan diğer sınavlardan ayrı zamanlı olarak yapılmaktadır. 2014 Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (2014-EKPSS) 27 Nisan 2014 tarihinde yapılmıştır.

EKPSS-2014/2 Yerleştirme Sonuçlarına göre, ortaöğretim mezunu 1383 engelli, ön lisans mezunu 990 engelli ve lisans mezunu 1.344 engelli işe yerleştirilmiştir.

Kamu sektöründe memur olarak istihdam edilen engelli bireylerin çalışma ortamlarının değerlendirilmesi ve engelli istihdamının güçlendirilmesi için politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından, 2014 yılı içerisinde yürütülen “Kamuda Engelli İstihdamının Analizi Projesi” 26 ilde, 2.908 engelli memur, 2.244 çalışma arkadaşı ve 1.738 amir ile yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, engelli bireylerin istihdamda neler yaşadıkları, diğer çalışanların ve amirlerin engelli bireyle çalışma konusunda ne tür bir eğitime ve desteğe ihtiyaç duydukları, engelli bireylerin işe erişimi, engelli bireylerin ihtiyaç duyduğu yardımcı araç-gereç, toplumda var olan tutumlar konusunda neler yaşadıkları gibi hususlar ortaya koyulmuştur.

“Kamuda Engelli İstihdamının Analizi Projesi” sonucunda, kamuda istihdam edilen engellilerin görevlendirildikleri işin tanımının iyi yapılması ve çerçevesinin iyi çizilmesi gerektiği, engelli memurların hakları ve sorumlulukları konusunda da amirlerine eğitim verilmesinin önemli olduğu belirlenmiştir.

Söz konusu araştırma sonuçlarına göre, engelli memurların aday memurluk eğitiminin aksatılmaması ve gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Proje ile engelli memurların dörtte birinin iş yerine ulaşımda sorun yaşadığı tespit edilirken, bunun yerine esnek veya evden çalışma modellerinin getirilebilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir. Ayrıca bazı iş yerlerindeki fiziksel koşulların engellilere uygun olmadığı koşulların iyileştirilmesi için de gerekli çalışmalara devam edileceği belirtilmiştir. Araştırmada engelli memurların çalıştıkları işte görevde yükselebileceklerini düşünmediği de ortaya koyulmuştur.





    1. Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə