Helal ve Haram hassasiyeti olan bir Müslüman



Yüklə 55,17 Kb.
tarix22.10.2018
ölçüsü55,17 Kb.
#75321

Helal ve Haram hassasiyeti olan bir Müslüman,


  1. Allah’ın haram kıldığı şeylerin kendisine zararlı olduğunu bilir.




  1. Allah’ın helal kıldığı şeylerin kendisi için daha faydalı ve güzel olduğunu bilir.




  1. Haramlardan sakındığı gibi haram olma ihtimali olan şeylerden de uzak durur.




  1. Hırsızlık, izinsiz eşya kullanma, içki, sigara kullanmak gibi çirkin davranışlardan uzak durur.




  1. Haram işlenen mekânlardan uzak durur.



HARAMDAN KAÇMAK
Bir ağaca çıkıp dalından meyve yediniz mi hiç? Kayısı, dut, erik, kiraz gibi meyveleri dalından koparıp yemek çok zevklidir, değil mi? Tabii ağaç size ait bir bahçedeyse. Aksi hâlde sahibinin izni olmadan bir ağaçtan meyve yememek gerekir. Bu davranış, küçük bir yaramazlık gibi görünse de aslında çok büyük bir hatadır arkadaşlar!

Toplumda farkında olmadan yapılan bazı hatalar var ki, bunlar küçük gibi görünse de bizi haram olan birtakım davranışlara alıştırabilir.



Haram, dinimizin yapılmasını kesinlikle yasakladığı davranışlardır.

Gelin, birkaç örnekle bunu anlamaya çalışalım.


Bir gün sınıftan bir arkadaşınızla münakaşa edip birbirinize küstünüz.

Daha sonra da o sinirle gidip başka bir arkadaşınıza içinizi döktünüz, olup biteni ona anlattınız. Üstelik tartıştığınız arkadaşınız hakkında da nefretle birkaç söz sarf edip yaptıklarını, söylediklerini aynen anlattınız. O esnada da derdinizi dökmekten ve kendinizi savunmaktan dolayı bir rahatlık hissettiniz. Peki; ama yaptığınız doğru oldu mu? Hem arkadaşınızla hoş olmayan bir hadise yaşadınız hem de arkasından konuştunuz. Üstelik arkadaşınız duyduğunda hiç de hoşuna gitmeyecek sözler söylediniz.



İşte böyle bir davranış haramdır arkadaşlar!

Başkasının arkasından hoşlanmayacağı bir şekilde konuşmak... Maalesef bu davranış artık o kadar çok hayatımızın içinde ki, çoğumuza normal bir durum gibi geliyor. Hatta bunun yanlış olduğunu açıkladığınızda,

“Ne olacak ki, ben olanı anlatıyorum!” veya “Ben bunu onun yüzüne de söylerim!” gibi cevaplar alabiliyorsunuz. Hâlbuki bu, dedikodudur.
Dahası söyledikleriniz doğru değilse bu, iftara olur. Hiç kimse kendisi hakkında kötü konuşulmasını istemez, değil mi? Başkaları tarafından arkasından gülünüp alay edilmesinden de hoşlanmazsınız. Rabbimiz bu hatayı işleyeni ancak kardeşinden af dilediği takdirde, onunla helalleşirse bağışlıyor. Çünkü Rabbimiz, bizi çok seviyor ve bizim üzülmemizi, küçük düşmemizi, hor görülmemizi asla istemiyor. Her birimizin hakkına sahip çıkıyor.
Harama dikkat etmek, davranışlarımızı da güzelleştirir. Kardeşlerimize, insanlara değer vermeyi bize öğretir. Bizi günahtan korur. Her işimizin helal yoldan olmasını sağlar, bizi de olgunlaştırır. Böylece çevremize faydalı bir Müslüman oluruz. İyi düşünceler, beraberinde güzel davranışları getirdiği gibi haram olan davranışlar da beraberinde huzursuzluk ve bela getirir. Yani dedikodu yapan yalan da söyleyebilir, iftira da atabilir. Haksızlık yapan kişi, insanlar tarafından saygınlığını yitireceği gibi Allah katında da sevilmeyen bir kul olur. Allah haksızlık yapana yardım etmez, işlerini bozar. Demek ki, haramın hayatımıza girmesine izin vermeyeceğiz. Her lokmamızın, aldığımız her nefesin, attığımız her adımın helal olmasına gayret edeceğiz.

Rebî Mollanın Bir Kova Sütü

c:\users\btrslm\desktop\tavsiye-kosesi-640x360.jpg

Sevgili arkadaşlar!
Helal ve haram nedir? Bunlara neden dikkat etmemiz gerekir, artık daha iyi biliyorsunuz. Sizler de hayatınızda artık daha titiz olup helale ve harama her konuda dikkat edeceksiniz. Şimdi size bu konuda hayatına çeki düzen vermiş, helali ve haramı birbirinden ayırmış birinin vesile olduğu bir olayı aktaracağız. Yaşananlar aynen gerçektir.

İstanbul’un eşine ender rastlanan güzel insanlarından rahmetli Musa Topbaş Hoca efendinin, sonradan Müslüman olmuş bir komşusu varmış.

Bir gün ona hangi vesile ile İslâm’la şereflendiğini sormuş. O zat da şöyle anlatmış:

— Acıbadem’de tarla komşum Rebî Molla’nın ticaretteki güzel ahlâkı vesilesiyle Müslüman oldum. Molla Rebî, süt satarak geçinen bir kişiydi. Bir akşam vakti bize geldi ve, “Buyurun, bu süt sizin,” dedi. Şaşırdım,

“Nasıl olur? Ben sizden süt istemedim ki,” dedim.

O hassas ve zarif insan,

— Ben farkında olmadan hayvanlarımdan birinin sizin bahçeye girip otladığını gördüm. Onun için bu süt sizindir. Ayrıca o hayvanın yediği otların, vücudunda süt olma zamanı geçinceye kadar sütünü size getireceğim, dedi.
Ben,

“Lafı mı olur komşu? Yediği ot değil mi? Helal olsun,” dediysem de Molla Rebî,“Yok yok, öyle olmaz! Onun sütü sizin hakkınız,” deyip o süre bitinceye kadar sütünü bize getirdi.

İşte o mübarek insanın bu davranışı beni fazlasıyla etkiledi. Sonunda gözümdeki gaflet perdeleri kalktı ve hidayet güneşi içime doğdu.
Kendi kendime, “Böyle yüce ahlâklı bir insanın dini, muhakkak ki en yüce bir dindir. Böylesine zarif, mükemmel ve tertemiz insanlar yetiştiren dinin doğruluğundan şüphe edilemez!” dedim ve kelime-i şahadet getirip Müslüman oldum.

İşte gördüğünüz gibi arkadaşlar, helal ve haram konusunda gereken dikkati göstermek, sadece bize değil birçok insana etki eden harika bir davranıştır.



Siz helale ve harama dikkat ettikçe bu gayretiniz bir güneş gibi ışımaya başlar. Siz farkında olsanız da olmasanız da birçok insana yararı dokunur.

Yüklə 55,17 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə