HidrolojiNİn tanimi



Yüklə 312,37 Kb.

səhifə1/11
tarix04.02.2018
ölçüsü312,37 Kb.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11


 

 

T.C. 



HARRAN ÜNİVERSİTESİ  

MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ 

İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

0501410 

HİDROLOJİ 

DERS NOTLARI 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YRD. DOÇ. DR. KASIM YENİGÜN 

ARŞ. GÖR VEYSEL GÜMÜŞ 

 

 

 

 

 

 

ŞANLIURFA 

2009 

 

1




 

 

1.  GİRİŞ   

Hidroloji ve Hidrolik’in temeli sudur. Hidroloji suyun özelliklerini, suyun hareketini 

ve dünya üzerindeki döngüsünü inceler. Yeryüzündeki yaşam kaynaklarının temelini su 

oluşturur. Bu nedenle kısaca söylemek gerekirse su hayattır; dolayısıyla su ile toplum 

kalkınması birbirine bağlıdır. Bu yüzden su kaynaklarının doğru kullanımı kalkınmanın 

temeli ve toplumun en öncelikli sorunudur. Çünkü su kaynakları  sınırsız olmadığı gibi 

kirlenme ve yanlış kullanma ile kolayca elden çıkarılabilir. Su, bir zamanlar sonsuz kere 

yenilenebilir ve bol bir kaynak olarak görüldü ama bugün su dünyanın bir çok yerinde kıt 

bulunan  bir kaynaktır. Bugün için yeterli tatlı su kaynaklarına sahip olan ülkelerde bile, artan 

ihtiyaç, kirlenme ve aşırı kullanma su teminini riske sokmaktadır. Kalkınmakta olan ülkelerde 

tatlı su ihtiyacı, tarım, endüstri ve kentsel gelişmedeki hızlı büyümeye bağlı olarak kararlı bir 

şekilde artmaktadır. Küresel ısınma ve dünya su döngüsündeki iklimsel değişimlerin 

potansiyel etkileri ile sorunlar katlanmakta,  kullanmaya hazır tatlı suyun  gelecekteki 

varlığının daha önce hiç olmadığı kadar riskli olacağı görülmektedir. Fakat bu tehditlerin yanı 

sıra birlikte çalışma ve somut çözümler bulma fırsatları da ortaya çıkmaktadır. Birleşmiş 

Milletler Genel Kurulu, her yılın  22 Mart gününün, "Dünya Su Günü" olarak anılmasını 

kararlaştırmıştır.  

Yaşamın başlangıcından bugüne kadar insanlar daima ihtiyaçları doğrultusunda 

dünyanın birçok farklı alanlarına yerleşmiştir. Ve yaşam yıllar boyunca insanlığın gelişmesi 

ve ilerlemesiyle birlikte akışını sürdürmüştür. Bu akış genellikle insanların ihtiyaçları 

doğrultusunda yönlenmiştir. Bunlardan en önemlisi ise yaşamını sürdürebilmesi için gerekli 

olanları sağlamaktır. Yaşam kaynağı olarak gösterilen su her zaman canlılar için birinci sırayı 

almıştır. Bu nedenle insanlar temel ihtiyaçlarından dolayı genel olarak suya yakın bölgeleri 

tercih etmişler ve bu bölgelerde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Dünya genelinde bu konuyu ele 

alacak olursak görülüyor ki en büyük  kentler ve yerleşim alanları akarsu, göl, deniz vb. su 

potansiyelinin fazla olduğu yerlerde kurulmuş ve gelişmiştir. Bunun en güzel örneği İstanbul, 

NewYork, Paris, Venedik vb. büyük şehirler sayılabilir.    



 

Hidrolojinin Tanımı 

Yer kürede (yani yeryüzünde, yer altında ve atmosferde) suyun çevrimini, dağılımını, 

fiziksel ve kimyasal özelliklerini, çevreyle, insanlar ve canlılarla karşılıklı ilişkilerini 

inceleyen temel ve uygulamalı bilime Hidroloji adı verilir. Suyun hareketini inceleyen 

hidroloji biliminin teknikteki uygulamasına  Hidrolik denir. Suyun sadece hareketini ve 

hareketi ile ilgili kanunları inceleyen bilime ise Hidromekanik  denir. 

 Bu 

tanımıyla hidroloji diğer birçok bilimlerin alanlarına da girmektedir. Disiplinler 



arası bir niteliği olan Hidroloji bilimi Matematik, Fizik ve Kimya gibi bilimlerle yakın bir 

ilişki içindedir. Hidrolojiyle diğer bilimler arasındaki sınırları kesin olarak çizmek çok güçtür. 

Ancak atmosferdeki suyu inceleyen ana bilim dalı Meteoroloji, denizlerdeki suyu inceleyen 

ana bilim dalı  Oşinografi, yerin derinliklerindeki suyu inceleyen ana bilim dalı  Jeoloji ve 



Zemin Fiziği olarak söylenebilir. 

1.2 Hidrolojinin İnşaat Mühendisliğindeki Yeri Ve Önemi 

 

Bugün suyun  kontrolü ve kullanılması ile ilgili olarak yapılan mühendislik çalışmaları 



su kaynaklarının geliştirilmesi adı altında toplanmaktadır. Bu çalışmaların amaçları şu şekilde 

sınıflandırılabilir: 

 

2



 

 

1. Suyun kullanılması amacıyla yapılan çalışmalar:su getirme,sulama,hidroelektrik, 



akarsularda ulaşım gibi. 

2. Su miktarının kontrolü amacıyla yapılan çalışmalar:taşkınların önlenmesi,kurutma 

tesisleri, kanalizasyon tesisleri gibi. 

3. Su kalitesini kontrolü amacıyla yapılan çalışmalar: Suyun kirlenmesinin önlenmesi. 

Suyun korunması, arıtılması ve tasfiye işlemleri vb. 

1.3 Suyun Değişik Fiziksel Halleri 

Saf su lezzetsiz, kokusuz ve renksizdir. Kalın tabakalar halindeyken mavimsi görülür. 

Ayrıca Demir iyonları [Fe

+3

] ve Kalsiyum bikarbonat [ Ca(HCO



3

)

2



] yeşil, humus maddeleri 

ise suya sarı esmer renk verirler. Su bir atmosfer basınçta ve 0 °C de donar, 100 °C de kaynar. 

Bir çok fiziksel sabitler suya göre tarif ve tespit edilmişlerdir. Örneğin +4 °C de 1 cm

3

 suyun 



kütlesi 1 gram olarak alınmıştır ve 1 g suyun sıcaklığını 14.5 °C’ dan 15.5 °C’ a çıkarmak için 

gerekli  ısı miktarı 1 kalori olarak kabul edilmiştir. +4 °C’ da suyun yoğunluğu 1 kabul 

edilerek diğer maddelerin yoğunlukları buna göre tespit edilmiştir. Su 0 °C de donarken, 

yoğunluğu azalır ve hacmi artar. Bu artış %10 kadardır. Eğer böyle olmasaydı soğuk su 

göllerin ve denizlerin dibine inerek buz haline gelirdi. Buz, yüzeyde daha sıcak su 

bulunduğundan çözülmezdi. Bu durumda bir kaç sene içinde yeryüzünde bulunan suyun 

büyük bölümü buz haline dönüşürdü. Oysa +4 °C’nin altında yoğunluk azalacağından hacim 

artar. Buz üste çıkarak toplanır ve suyun daha fazla soğumasını önler. Suyun bu özelliği şu 

sonuçlan doğurur. 

 

Ilıman bölgelerde göl sularının sonbahar ve ilkbahardaki sirkülasyonunu sağlar. 



 

Kışın don olayları sırasında suyun kıyılar üzerindeki parçalayıcı etkisi oluşur. 

 

Soğutma suyu ile çalışan taşıtlarda antifriz kullanılmadığı zamanlarda radyatörlerde 



meydana gelen çatlamalara neden olur. 

0,99983


0,99985

0,99988


0,99990

0,99993


0,99995

0,99998


1,00000

0

1



2

3

4



5

6

7



8

9

(t ºC)Sıcaklık



1,00003

1,00005


10

(d)


 

Grafik 1.1 Suyun Yoğunluğunun (d) Sıcaklıkla (t ºC) Değişimi

 

Suyun buharlaşma noktası büyük ölçüde basınca bağlıdır. Suyun buhar basıncı 



temperatürün artması ile yükselir  ve dış basınca eşit olunca su kaynar. Suyun kaynama 

noktasının basınç ile değişimi Grafik 1.1’de verilmiştir. 



Tablo 1.1 Suyun kaynama noktasının basınç ile değişimi

 

Basınç (kN/m2) 

10 


100 

1000 


10000 

22100 


Kaynama Noktası (t °C)  7 

46 


100 

180 


311 

3742 


 

3





Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə