HumaniSTİk felsefe ve EĞİTİM



Yüklə 159,82 Kb.
Pdf görüntüsü
tarix17.11.2018
ölçüsü159,82 Kb.
#80951


 

Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi   

www.e-sosder.com

    ISSN:1304-0278   Kış 2005  C.3  S. 11 (47-55) 

 

 

 

 

HUMANİZM ve EĞİTİM 

 

Yrd. Doç. Dr. İsmet ŞAHİN 

Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi 

Eğitim Bilimleri Bölümü 



 

 

ABSTRACT 

“Philosophy  is  a  discipline  comprising  as  its  core  logic,  aesthetics,  ethics, 

metaphysics,  and  epistemology”  (Merriam  Webster  Online  Dictionary).  “It’s  the 

discipline that searches for a general understanding of values and reality by chiefly 

speculative  rather  than  observational  means”  and  tries  to  establish  the  life  on  the 

truth  or  reality  it  assumes.  Each  philosophical  approach  comments  on  the 

understanding of life and world view from the perspective of the truth or reality it 

assumes.  Understanding  of  life  and  world  view  forms  it’s  attitudes  to  education, 

production, labor and love. 

Educational  philosophies  have  developed  taking  their  roots  from  different 

worldviews.  Essentialism  roots  from  Materialism,  Perennialism  roots  from 

Idealism,  Progressivism  roots  from  Pragmatism.  Humanistic  education  is 

educational perspectives of Humanism. 

From the very early ages to nowadays, each society has taken different world 

views in different time periods and different intensity. The purpose of this paper is 

to  introduce  the  theory  and  practices  of  humanistic  worldview  especially  from 

educational perspective in comparison to other philosophical world views.  



Keywords: Humanism, Humanistik Education, Philosophy of Education,  

 

 



ÖZ 

“Felsefe  saf  mantık,  estetik,  ahlak,  metafizik  (Varlık  bilim)  ve 

epitemolojiden  (Gerçek  bilim)  oluşan  bir  disiplindir”  (Merriam  Webster  Online 

Sözlük). “Gözlemsel araçlardan ziyade çoğunlukla spekülatif araçlarla değerler ve 

gerçeklerle  ilgili  genel  bir  anlayış  arar  ve  gerçek  ve  doğru  varsaydıkları  üzerine 

hayatı  anlamlandırmaya  çalışır.”  Her  felsefi  yaklaşım  kendi  gerçek  algısıyla 

hayatın ve  dünyanın anlamını yorumlar. Hayat anlayışı doğrultusunda da eğitime, 

üretime, emeğe ve geleneğe karşı tutumunu biçimlendirir. 

Eğitim  felsefeleri  de  köklerini  değişik  dünya  görüşlerinden  alarak 

gelişmiştir.  Esasicilik  Maddeciliğe,  Daimicilik  İdealizme,    İlerlemecilik 

Pragmatizme dayanır. Hümanist eğitim anlayışı ise Hümanizmin eğitime bakışıdır. 

İlk  çağlardan  günümüze  kadar  her  toplum  farklı  felsefi  inanışları  farklı 

zaman  ve  yoğunlukta yaşamıştır. Bu  yazının amacı ise  değişik felsefi akımlardan 

örneklerle  yola  çıkarak  günümüz  hümanist  anlayışının  teori  ve  pratiğini  özellikle 

eğitim perspektifinden tanıtmaktır. 

Anahtar Kelimeler: Hümanizm, Hümanist Eğitim, Eğitim Felsefesi. 



 

 



Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi   

www.e-sosder.com

    ISSN:1304-0278   Kış 2005  C.3  S. 11 (47-55) 

 

 

48 



TEMEL HAYAT FELSEFELERİ VE EĞİTSEL GÖRÜŞLERİ 

“İsa’dan  altı  yüzyıl  öncesine  kadar  yalnızca  dinlerin  işlediği  bir  konu  olan  “Evren  nedir?”, 

“Nereden gelip nereye gitmektedir?”, “Böyle bir evrende insanın yeri ve görevleri nelerdir?” ve “İnsan 

nasıl davranmalıdır?” gibi temel sorunlar; ilk filozoflar tarafından dine rağmen ele alınmış ve cevaplar 

aranmıştır.”  (İltaş,  2000)  Bu  çalışmalar  felsefenin  doğmasına  sebep  olmuştur.  Milet’li  Thales  ilk 

filozof  ve  felsefenin  kurucusu  olarak  kabul  edilir.  “Felsefenin  doğması  bazı  toplumsal  koşulların 

gelişmesine bağlıdır. Bunları üç başlık altında toplamak mümkündür. Ekonomik gelişme, demokratik 

yönetim ile laik ve hoşgörülü dünya görüşü. Sadece bu üç koşul tamamlandığında felsefe doğmakta ve 

varlığını sürdürmektedir. Bu üç unsurdan birinin eksikliği felsefenin o toplumdan uzaklaşmasına sebep 

olmaktadır. Bu üç koşulun  olgunlaştığı Batı  Anadolu’nun  eski  Yunan  kentlerinde  felsefe  doğmuş ve 

koşullar bu şekilde kaldığı süre içinde de varlığını sürdürmüştür” (İltaş, 2000) Temel hayat felsefeleri 

köklerini eski Yunandaki düşünürlerde bulur. 

Bunlardan idealist felsefe gerçeği “idea” (Ruh/Fikir) olarak adlandığı kavramlarda bulmuştur. 

“İdealizme göre gerçek maddi ve fiziksel olmaktan çok ruhsal ve tinsel mahiyettedir” (Şişman, 2000, 

s.91). Onlara göre asli olan “idea” olarak adlandırdıkları duyularla algılanamayan zihinsel biçimlerdi. 

Bir  nesneye  baktığımızda  duyularımızla  algıladığımız  renk,  sarı,  yeşil,  mavi  olabilir.  Üstelik  bu 

nesnenin  rengi  bakana  göre  de  değişebilir.  Renk  körü  olan  biri  bizim  yeşil  gördüğümüzü  kırmızı 

görmektedir.  Sarı,  yeşil,  mavi    görüngü  denilen  fenomenlerdir  “idea”  değillerdir.  Sarı,  yeşil,  mavi 

olmanın ötesinde renk kavramının kendisi “idea” dır.    İlk İdealistlerden Plato’ya göre çevremizde beş 

duyumuzla algıladığımız  herşey “idea” olarak adlandırılan  kavramların 3 boyutlu  yanılsamaları  yani 

gölgeleri  veya  illüzyonlarıdır.  (Joad,  1985,  s.28-29)    Plato’nun  “The  Republic”  (Cumhuriyet)  adlı 

eserinde  anlattığı  gibi  idealistler  iki  tür  dünyaya  inanırlar;  birisi  ”Idea”  denilen  biçimlerin 

yanılsamalarından  oluşan  beş  duyumuzla  algıladığımız  çevremizdeki  taş,  ağaç,  hayvan,  toprak  gibi 

nesnelerin  oluşturduğu  gölgeler  veya  hayaller  dünyasıdır.    Diğeri  ise  insanın  algılamakta  zorlandığı 

“idea” denilen kavramların bulunduğu diğer dünyadır. Bu dünya gelip geçicidir, kalıcı ve gerçek olan 

idea’lar  dünyasıdır.  Bizlerde  bu  dünyadaki  sanal  görevimizi  tamamladıktan  sonra  idea’lar 

dünyasındaki yerimizi alırız ve orada kalıcı oluruz. 

  

Realistler ise “algıladığımız evrenin gerçekliğine” inanmışlardır (Kneller, 1971, s.207). Çoğu 



realiste  göre  asıl  olan  “algılarımızın  gerçekliğidir”.  Görünen  veya  algılanan  evren  onlara  göre  bir 

illüzyon  değil  gerçeğin  ta  kendisidir.  (Joad,  1985,  s.91-96;  Şişman,  2000,  s.93)  Çevremizde 

gördüğümüz her şey bizim zihinlerimizden bağımsız olarak vardır. Sadece biz öyle algıladığımız için 

var olmazlar. Aristo, Comenius gibi filozoflar her konu da hemfikir olmasalar da realist filozoflardır. 

Maddeci  düşünürler;  evrenin  bir  yaratıcısı  olmadığı  ve  ezeli  bir  var  oluş  içinde  olduğu 

düşüncesindedirler. “Maddecilere göre maddedir ilk ve asli olan, önce var olan” (Politzer, 1997, s.37-

38).    İltaş’a  (2000)  göre  “Hiçten  bir  şey  olmaz.  Evrenin  de  bir  ilk  biçimi,  ilk  olanı,  arkhé’si  (Töz  - 

özdeki madde) vardır. Her şey arkhénin dönüşümü sonucu bugünkü halini almıştır. Thales’e (625-545) 

göre ilk olan sudur. Her şey sudan gelir ve yine suya dönecektir. Dünya da sonsuz su (okeanos) içinde 



Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi   

www.e-sosder.com

    ISSN:1304-0278   Kış 2005  C.3  S. 11 (47-55) 

 

 

49 



yüzer”.  Arkhenin  ne  olduğu  konusunda  çok  farklı  isimlendirmelere  rastlanır.  İlk  olan  kimi  zaman 

toprak,  hava,  su  veya  ateş  ya  da  bunların  kombinasyonunu  şeklinde  karşımıza  çıkmaktadır;  kimi 

zaman ise sayı, apeiron (sınırsızlık-sonsuzluk) sperma (tohum) ya da atom olarak.  

İdealist,  Maddeci  ve  Realist  hayat  görüşleri  toplumları  ve  toplumsal  kurumları  derinden 

etkilemişlerdir. Hala bir çok toplumda “geleneksel” olarak adlandırılan yaşam biçimi, eğitim anlayışı, 

inanç ve değer sistemleri Maddeci, Realist ve İdealist hayat görüşlerini yansıtmaktadır.  

“Esasicilik  (Essentialism)  olarak  adlandırılan  eğitim  felsefesi  köklerini  realist  ve  maddeci 

hayat görüşlerine dayandırmaktadır” (Sönmez, 2000, s.43). Geleneksel esasçı bir anlayış olarak, kişilik 

gelişimi ve bilginin özünün öğrencilere verilmesini önemser. “Eğitimin amacı temel eğitimi vermektir. 

Öğretmen hem konu alanı uzmanı hem iyi vatandaş modelidir. Güçlü ve iyi öğrenciler okulda aldıkları 

temel üzerine kendilerini geliştirebilirler” (Gutek, 1997, s.281). Öğrenci ikincil ve pasiftir. Aktarılması 

gereken  değerler  ise;  otoriteye  saygı,  azim,  göreve  bağlılık,  başkalarını  düşünmek,  pratikliktir. 

“Daimici  eğitim  anlayışının  ise  (Perennialism)  kökleri  realist  ve  idealist  hayat  anlayışına  dayanır” 

(Sönmez,  1996,  s.77).  Daimici  anlayışa  göre  bazı  bilgiler  ve  fikirler  ilk  varoldukları  andan  sonsuza 

kadar anlamlıdırlar. Bu öz bilgi  ve fikirler  eğitimin  odağı  olmalıdırlar. Esasicilikte  olduğu  gibi sabit 

yer  ve  zaman  anlayışı  yoktur.  Esasicilik  her  türlü  entelektüel  bilgiyi  daimicilik  ise  değişmeyen  ve 

gerekli olan bilgiyi esas alır. Daimicilik, hayal gücü ile, esnek, analitik ve derin düşünme gibi bireysel 

sebeplendirme kapasitelerinin önemi üzerinde durarak daha çok ampirik bilgiyi önemser. Her ikisinde 

de disiplin önemlidir. Öğretmen merkezli eğitim anlayışı ve dış odaklı değerlendirme esastır. 

Varoluşçuluk  felsefesinde,  insanın  varoluşu  anlaması  söz  konusudur.  İnsanın  kendini 

gerçekleştirmesi, insan varoluşunun rastlantılar içinde oluşu, güvensizliği söz konusudur; güçsüzlüğü 

söz  konusudur.  Jean  Paul  Sartre  in  klasik  tanımına  göre  “varoluş  özden  önce  gelir”  (Shaw,  2003).  

Yani evrensel doğuştan gelen bir insan özü yoktur. Doğarız ve varoluruz ardından özgürce özümüzü 

biçimlendiririz.  Bir  çok  varoluşçu  en  temel  konularda  bile  anlaşamazsa  da  “bireyselliğe  saygı  da”  

hemfikirdirler.  “Yarın  ölecekmiş  gibi  bugünü  yaşa”  sözü  varoluşçuların  yaşam  felsefesini 

anlatmaktadır  (Şişman,  2000,  s.96).  “Varoluşçulukta  eğitim,  insanın  başarıyı,  başarısızlığı,  çirkini, 

güzeli,  savaşımı,  acıyı,  abartmadan;  fakat  dürüstçe  karşılayan  yaşantılar  geçirmesini  sağlayan  bir 

etkinliktir (Sönmez, 2000, s.50).” 

Faydacılık  adıyla  da  anılan  Pragmatik  felsefe  de  gerçek  “değişim”  dir  (Şişman,  2000,  s.95). 

Efesli  Herakleitos’a  (540-480)  göre  evrende  değişmeyen  tek  şey  değişimdir.  Bu  nedenle  de  “Aynı 

ırmakta  iki  kez  yıkanamayız.  Çünkü  hem  ırmak  değişmiştir;  hem  de  biz.”    Doğa  kanunları  dışında 

değişmeyen tek şey  değişimin  kaçınılmaz  olduğudur. Yine bu  nedenle  doğa  kanunları  dışında doğru 

yoktur.  Doğrular  kişiye,  zamana  ve  yere  göre  değişirler.  Hayatın  birey  için  anlamı  ise  kaçınılmaz 

değişime sadece uymak değil değişimin öncüsü veya ajanı olmaktır.  

“Kökleri Pragmatist felsefeye dayanan İlerlemeci” eğitim anlayışında ise eğitimin amacı kritik 

ve  yansıtmacı düşünceyi  geliştirmektir  (Fidan  ve Erden, 1998, s.110). Öğretmen rehber ve  yardımcı 

olmalıdır.  Öğrenciler  deneyimleri,  ilgileri  ve  değerleriyle  birbirinden  farklı  bireylerdir.  Öğretim 



Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi   

www.e-sosder.com

    ISSN:1304-0278   Kış 2005  C.3  S. 11 (47-55) 

 

 

50 



yöntemleri  de  problem  çözme,  bilimsel  sorgulama,  işbirliğidir.  Şişman  (2000)  ve  Sönmez’e  (2000) 

göre  bu  anlayışta  toplumsallığın  yerine  bireyselliğin  ifadesi  ve  teşviki,  dış  disiplin  yerine  özgür 

aktiviteler,  ders  kitapları  ve  öğretmenlerden  öğrenme  yerine  tecrübe  ederek  öğrenme,  ayrı  beceri  ve 

teknikleri egzersizler yoluyla öğrenmek yerine tecrübe ederek kazanmak, geleceğe hazırlanmak yerine 

günün  fırsatlarını  değerlendirmek,  maddesel  ve  istatistik  aşinalık  yerine  değişen  dünyaya  ayak 

uydurmak önemlidir. 

İlerlemeci  eğitim  programlarında  öğrenci  tecrübeleri,  ilgileri  ve  yetenekleri  merkeze  alınır. 

Öğretmen  dersi  öğrencilerin şüphelenmeleri  ve  kendi  kendine  öğrenmelerini sağlamak üzere planlar. 

Ders kitaplarına ek olarak öğrenci yaparak öğrenir. Sık sık okul dışı alan gezileri yapılır. Doğayla ve 

toplumla  temas  sağlanır.  Öğretenler  öğrenmeyi  teşvik  edici  oyunlar  kullanır.  İşbirliği  ve  hoşgörü 

kazandırılması gereken en önemli davranışlardır. Özgürlük, yaratıcılık, oto kontrol teşvik edilir. Doğal 

ve  sosyal  bilimler  müfredatta  ağırlıklıdır.  Değişimi  ve  ilerlemeyi  esas  alarak  yeni  teknolojiler  ve 

bilimsel  ve  sosyal  gelişmeler  tanıtılır.  Demokrasi,  insan  hakları,  kadın  hakları  azınlıklar  önemli 

konulardır, hoşgörü ve esneklik vazgeçilmez önem taşır. Eğitim değişimi ve gelişmeyi sağlıklı ve hızlı 

hale getirmek içindir. Öğrenci merkezlidir. Her öğrenci kendi doğrusuna karar verebilir. Öğretmenler 

rehberlik etme görevi yapar. 

 

HÜMANİZM VE HÜMANİSTİK EĞİTİM ANLAYIŞI 

Hümanist  felsefe  de  ise  asıl  olan  insandır.  “İnsanlık  sevgisini,  insanın  yüceliğini  amaç  ve 

olgunluk  sayan  bir  öğretidir”  (Varış,  1994,  s.73).  İnsanlar  farklıdır.  Diğer  tüm  canlılardan  farklı 

kapasitelere sahiptir. Kendi başına anlamlı yeterli bir bütündür. Asıl olan insanın ilgileri değerleri ve 

ihtiyaçlarıdır. Bir bütün olarak insan, madde ve ruh olarak. Ne tam idea ne de Arkhé’dir (Töz).  

Blumenfeld’e  göre  (1993)  hümanizm  insanın  doğanın  bir  parçası  olduğunu  ve  hala  devam 

eden  bir  süreç  sonucu  (evrim)  ortaya  çıktığını  kabul  eder.  Bu  açıdan  çoğunlukla  evrimci  bir  anlayış 

olarak  ta  adlandırılabilir.  Ayrıca  “insanın  belirli  bir  kültür  içine  doğduğu  ve  çoğunlukla  o  kültür 

tarafından  biçimlendirildiğini”  ifade  ederek  çevresel  faktörlerin  etkisine  olan  güçlü  inancı  vurgular. 

Dini  inanç  konusunda  “ilahi  bir  güç  insanlığı  kurtarmayacaktır,  insanlar  kendilerini  kurtarmak 

zorundadır”,  ahlak  konusunda  “ahlak  otonom  ve  durumsaldır,  dini  veya  ideolojik  bir  onay 

gerektirmez”,  cinsiyet  konusunda  “kökten  dinci  ve  baskıcı  ideolojilerin  katı  tutumları  nedeniyle 

insanlar üzerinde cinsiyet eşitsizliği oluşmuştur” hümanist yaklaşımın görüşleridir. 

Değişik hayat biçimleri denedik, sadece idea veya idealler için yaşadığımız dönemler, sadece 

madde  ve  materyal  amaçlar  için  yaşadığımız  dönemler  oldu.  Varoluş’un  rahatlığını  yaşadığımız, 

değişimin  acımasız  ivmesiyle  yitip  gittiğimiz  zamanlar  oldu.  Son  yüzyılda  artık  kendimiz  için 

yaşamayı  öğrendik.  Eğitim  anlayışımız  da  egemen  hayat  anlayışlarımız  doğrultusunda  gecikmeli  ve 

görecelide  olsa biçim  değiştirmektedir. İdealist  hayat anlayışının  egemen  olduğu toplumlarda  din  ve 

ahlak  eğitimine  önem  verilmiştir. Realist  ve  maddecilerde üretim ve temel bilimler  daha fazla önem 



Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi   

www.e-sosder.com

    ISSN:1304-0278   Kış 2005  C.3  S. 11 (47-55) 

 

 

51 



kazanmıştır.  Varoluş  felsefesinde  insanın  kendisini  ve  kendi  kapasitelerini  tanıması  esasken, 

pragmatist felsefede bilgi aktarımı önemini yitirmiştir asıl olan herkese öğrenmeyi öğretmektir. 

Hümanizme  göre,  insanlar  diğer  canlılar  gibi  mekanik  davranışlar  sergilemezler.  Yani  her 

zaman kasıtlı ve değerli davranışlar sergilemeyebilirler. Hümanistler insanı bir bütün olarak çalışmak 

gerektiğine  inanırlar. İnsanlar hayat boyu  yaşadıkları tecrübelerle  içinde bulundukları çevre  ve sahip 

oldukları özel ilgi ve motivasyonla bir bütündür.  

Hümanizmde  öğrenme  ve  gelişimle  ilgili  diğer  yaklaşımlarda  olduğu  gibi  kendi  içinde 

farklılaşmış  düşünme  biçimlerine  sahiptir.  Hümanistik  felsefe  de  “laik  (birey  gelişmek  ve  büyümek 

için kendi içinde ihtiyaç duyduğu her şeye sahiptir),  ateist ve dindar (insan gelişiminde dinin önemli 

bir rol oynadığına inanan) görüşler mevcuttur” (Patterson, 1987). 

Baskın  olan  görüş,  modern  ve  doğal  hümanizmdir.  (Aristo  ve  Socrates).  Tüm  doğaüstünü 

reddeder. Bilim ve sebepsellik esastır. Demokrasi ve insan ilgi ve istekleri önemlidir. Bu nedenle bu 

yaklaşıma kültür veya insan merkezli yaklaşım denir. Baskın olmayan ancak önemli bir grup insan da 

modern ve doğa esaslı anlayış dışında Tanrı ve olağanüstü bir varlık merkezli anlayışa sahiptir. (Plato, 

Aziz Augustine) Bu yaklaşıma göre insan hem maddi hem ruhanidir. Mantıklı ve zeki insan özgür bir 

geleceğe  sahip  olur.  Bir  insanın  en  önemli  amacı  gönüllü  olarak  tanrının  kurallarına  itaat  etmek 

olmalıdır.  

Hümanistik  eğitim  anlayışının  felsefi  temellerini  Abraham  Maslow  ve  Carl  Rogers’ın  attığı 

söylenmektedir.  (Anderson,  2003)  A.  S.  Neill  ise  ilk  modern  hümanist  eğitimci  olarak  kabul  edilir. 

Neill  İngiltere’de  hümanistik  ilkelerle  çalışan  Summerhill  okulunu  kurmuştur.  Amerika  da  Sudbury 

Valley okulları, Yine Amerika, İngiltere, Avrupa ve İsrail de bir çok demokratik değerler okulu hem 

ilerlemeci hem hümanist okullar olarak kabul edilebilir. 

İlerlemeci  eğitim  anlayışı  ile  Hümanist  eğitim  anlayışı  benzer  özellikler  taşımaktadırlar. 

Blumfeld (1993) ilerlemeci eğitimle hümanist eğitimin aynı olduğunu söylemektedir.  Ancak bir çok 

eğitimci  için  ilerlemeci  ve  hümanist  eğitim  anlayışı  benzer  nitelikler  taşısa  da  aynı  değildir.  Grill 

(2002) ilerlemeci eğitim anlayışı ile hümanistik eğitim anlayışını Tablo 1’de karşılaştırmıştır. 

Gage ve Berliner’e (1991) göre hümanistik eğitim anlayışında beş temel hedef vardır.  

 



Kişisel yönlendirme ve Bağımsızlığı teşvik.  

 



Ne öğrenilmesi gerektiğini seçme sorumluluğunun verilmesi. 

 



Yaratıcılığın geliştirilmesi. 

 



Şüphecilik. 

 



Sanatsallık. Sanatsal bir yön. 

 

 



 

 

 




Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi   

www.e-sosder.com

    ISSN:1304-0278   Kış 2005  C.3  S. 11 (47-55) 

 

 

52 



Tablo 1 

 İlerlemeci ve Hümanist Eğitim Anlayışlarının Karşılaştırılması 

 

İlerlemeci Eğitim 



Hümanist Eğitim 

Amaç: 


Sosyal değişimi teşvik edecek şekilde 

kültürü ve sosyal yapıyı aktarmak; 

Bireye pratik bilgi ve problem çözme 

becerisi kazandırmak. 

 

Bireyi sürekli eğitime ve değişime açık 



olacak şekilde geliştirme; Kişisel 

gelişimi ve büyümeyi 

destekleme;Toplumu değiştirmek için 

bireyin kendini tanıma ve 

gerçekleştirme becerisini geliştirmek. 

Öğrenci: 

Öğrenmede öğrenci ihtiyaç, ilgi ve 

deneyimleri anahtar durumundadır; 

İnsanlar eğitimle geliştirilebilecek 

sınırsız kapasitelere sahip görülür. 

Öğrencinin yüksek derecede istekli 

olması ve kendi yolunu çizmesi 

beklenir; kendini geliştirme ve 

öğrenmede öğrenci sorumluluk 

sahibidir. 

Öğretmen: 

Organizatör; eğitici deneyimler yoluyla 

öğrenmeye rehberlik eden; öğrenme 

sürecini uyaran, kışkırtan ve 

değerlendirendir. 

Yardımcı; destekçi; ortak; tanıtan ama 

yönlendirmeyen, uygun öğrenme 

atmosferi yaratan. 

Otoritenin 

kaynağı: 

Kültür, Bireyin deneyimleri 

Kişi/Öğrenci 

Anahtar 


kelime 

&Kavramlar: 

Problem çözme; deneyim esaslı 

öğrenme; demokrasi; hayat boyu eğitim; 

pragmatik bilgi; ihtiyaç analizi; sosyal 

sorumluluk. 

Deneysel öğrenme; özgürlük; duygular 

ve bireysellik; kendi (öz) yönlendirme; 

etkileşim; açıklık; işbirliği; özgünlük; 

varoluşçuluk. 

Yöntem: 

Problem çözme; bilimsel yöntem; 

etkinlik yöntemi; deneysel yöntem; 

proje yöntemi; tümevarım yöntemi. 

Deneysel; grup çalışması; grup 

tartışması; takım öğretimi; buluş 

yöntemi. 

Önemli 


insanlar: 

Spencer; Pestalozzi, Dewey, Bergevin, 

Sheats, Lindeman, Benne. 

Erasmus, Rousseau, Rogers, Maslow, 

McKenzie. 

Zaman 


çerçevesi: 

Başlangıç 16. yy Avrupa, John 

Dewey’le 1900’lu yıllar Amerika. 

Eski Çin, Yunan ve Roma’ya dayanır. 

1950-60’lı yıllar Maslow ve Rogers’la 

Amerika. 

 

Yine  Gage  ve  Berliner’e  (1991)  ve Stewart (2003)  göre  hümanistik  yaklaşımın bu  hedeflere 



ulaşmak için eğitim programlarına koyduğu ilkeler ise aşağıdadır; 

 



Tam  bağımsız  birey  yetiştirmek  amaçlanır.  Öğrenciler  sadece  birer  numara  değil  birer 

bireydir. 

 

Zorlama ve direktif yoktur, ilgi ve saygı vardır. 



 

Öğrenci aktif olmaya özendirilir ve kendi tercihlerini yapmalarına teşvik edilir. 



 

Öğrencileri öğrenmek istedikleri ve ihtiyaç duydukları şeyleri en iyi öğrenirler 



 

Nasıl öğrenileceğini bilmek çok miktarda bilgi almaktan daha değerlidir. 



 

Öğretim öğrenci ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarını temel almalıdır. 



 

Kuralları, kaynakları ve uygulamaları öğrenci belirlemelidir. 



 

Düşüncede çeşitlilik ödüllendirilir. 



 

Öğrenci başarısı için en anlamlı değerlendirme öğrencinin öz değerlendirmesidir.  



 

Duygular da gerçekler kadar önemlidir. 




Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi   

www.e-sosder.com

    ISSN:1304-0278   Kış 2005  C.3  S. 11 (47-55) 

 

 

53 



 

Tehdit edici olmayan ortamlarda öğrenciler daha iyi öğrenirler. 



Hümanist  teorinin  öğretim  ilkeleri  arasında    öğrenci  merkezli  olması,  sosyal  bir  kişilik 

gelişiminin esas olması, performans temelli, test ve sınav ağırlıklı eğitim anlayışına karşı olması, buluş 

yoluyla öğrenme ve öğrencilerin duygu ve kişisel tercihlerine saygı duyulması ön plana çıkmaktadır.  

Kirschenbaum’a göre (1975) hümanist anlayışın 3 temel özelliği;   

 

Müfredatın  içeriği  açısından  -  Eğitim  programının  öğrencilerin  gerçek  hayatıyla  ilgili 



konulardan oluşmuş olması. 

 



Müfredatın işlenişi bakımından - Bilişsel, duyuşsal anlamda tüm öğrenci odaklı olması. 

 



Okul ve grup yapısı bakımından - Zamanlama ve okul çevresini hümanist öğretimi ve bireysel 

sınıfları destekleyecek şekilde düzenlenmesidir. 

Sturt’a göre (2004’te alınmıştır) hümanist eğitim anlayışı okul bazında açık sınıf ve alternatif 

değerlendirme  yöntemlerini  ön  plana  çıkarırken  sınıf  bazında  ise  etkinlikler,  müfredat,  sosyal  ve 

düşünsel  beceriler  öğrenci  merkezlidir.  Hümanist  eğitimde  duygular,  öz  benlik,  iletişim  ve  kişisel 

değerler  vurgulanmaktadır.  Hümanist  eğitim  anlayışında  yarışma  yoktur,  işbirliği  teşvik  edilir, 

müfredat sınırlılığı yoktur, öğrenci merkezlidir, katı zamanlama yoktur, amaçlar öğrenciye görecelidir. 

Huitt (2001) ve Aspy and Roebuck’e (1975) göre hümanistik anlayış için iyi öğretmen; 

 

Her fırsatta öğrencilerin katılacakları etkinlik ve alacakları rolleri kendi seçmeleri için imkan 



veren, 

 



Öğrencilerin gerçekçi amaçlar belirleyebilmeyi öğrenmesine yardım eden, 

 



Sosyal ve Duyuşsal becerileri geliştirmek için öğrencilerin grup çalışmasına ve işbirliği içinde 

öğrenmeye teşvik eden, 

 

Uygun olduğunda grup tartışmalarına imkan veren ve sadece yönlendirici olarak görev yapan, 



 

Güçlendirmek istediği davranış, inanç ve huylar için rol modeli olan, 



 

Öğrencilerin duyguları konusunda duyarlı olan, 



 

Öğretimle ilgili öğrenci görüşlerini alan, 



 

Övgüde bulunan, 



 

Tebessüm etmeyi ihmal etmeyen öğretmendir. 



 

SONUÇ VE ÖNERİLER 

Dünyada  küreselleşme  ile  birlikte  teknolojik  gelişmeleri  takip  etmekte  zorlandığımız  bir 

dönemi yaşamaktayız. Bu çağın adı “bilgi” çağıdır. Değişimin hızı baş döndürücü, getirdiği yenilikler 

mucizevidir.  Teknolojideki  bu  değişiklikler  hayatımızın  bir  çok  alanına  da  derhal  nüfuz  etmektedir. 

İsteyerek  veya  değil  insanlar  ve  toplumlar  kendilerini  bu  değişim  tufanı  içerisinde  bulacaklardır. 

Kendileri  ve  toplumları  için  doğru  araçları  geliştirenler  ayakta  kalabilecek  veya  sonrasında  avantajlı 

duruma geleceklerdir. Değişimin en temel unsuru her dönemde olduğu gibi bu dönemde de insandır. 

İnsanı esas almayan hiçbir değişim veya anlayış ayakta kalamayacaktır.  




Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi   

www.e-sosder.com

    ISSN:1304-0278   Kış 2005  C.3  S. 11 (47-55) 

 

 

54 



Hayatı ve  hayati algılarını  insan üzerine  odaklayan felsefe  hümanizmdir. Eğitimin  ve  eğitim 

kurumlarının  gelecek  toplumlarının  ihtiyaç  duyduğu  değişimi  gerçekleştirebilmesi  için  kendi 

anlayışlarını  da insan  odaklı  hale  getirmeleri  kaçınılmazdır. Bu ise ancak  hümanist  eğitim anlayışını 

egemen kılmakla mümkündür.  

 

Hümanist  olmak  cesaret  ister.  İlkin  kendimizi  ve  geleneksel  kalıplarımızı  yıkmamız  gerekir. 



Bugüne  kadar  yaptıklarımız  doğru  olsaydı  bu  kadar  iç  karartıcı  bir  dünyada  yaşıyor  olmazdık.  Bu 

nedenle artık cesur olmak zorundayız. 

 

 

KAYNAKLAR 



Anderson, M. (2003) Educational Psychology; PSY501 dersi web sayfalarından 

(

http://facultyweb.cortland.edu/andersmd/HUMAN/MENU.HTML



) 2003’te alınmıştır. 

Aspy, D, & Roebuck, F. (1975). “The relationship of teacher-offered conditions of meaning to 

behaviors described by Flanders' interaction analysis”. Education 95, 216-222. 

Blumenfeld, S.L. (1993) Nea: Trojan Horse in American Education. (7th ed.) Idaho; Paradigm. 

Fidan, N., & Erden, M. (1998) Eğitime Giriş. Alkım Yayınevi. İstanbul. 

Gage, N. & Berliner, D. (1991) Educational Psychology (5th ed.) Boston: Houghton, Mifflin. 

Gutek, G., L. (1997) Eğitime Felsefi ve İdeolojik Yaklaşımlar. Çev:Nesrin Kale. Pegem Yayıncılık. 

Ankara. 


Grill, J. (2002) Adult Education; Cheat Sheet for teh MAster’s Comps. Lesson notes, ADE5080. 

Florida State University (

http://www.fsu.edu/~adult-ed/jenny/philosophy.html

 ) 


Huitt, W. (2001) Humanism and Open Education. 

(

http://chiron.valdosta.edu/whuitt/col/affsys/humed.html



 ) 

İltaş, N. (2000) Felsefenin Doğuşu. (

www.öğretmenlersitesi.com/yazi/arsiv/necatiltas/felsefe01.htm

 ). 


Joad, C.,E.,M. (1985) Dünyanın Büyük Felsefeleri (Çev: Semih Umar). Remzi Kitapevi, İstanbul. 

Kirschenbaum, H. (Ed.). (1975). The catalogue for humanizing education. Saratoga Springs, NY: 

National Humanistic Education Center. 

Kneller, G. F. (1971). Foundations of Education. New York: John Wiley and Sons, Inc. 

Larry J. Shaw (2003). Five Educational Philosophies: Existentialism. 

(

http://edweb.sdsu.edu/people/LShaw/F95syll/philos/phexist.html



 , erişim: 2003). 

Patterson, C., H. (1987) “What has happened to Humanistic Education”. Michigan Journal of 



Counselling and Develeopment, Vol. XVIII, No.1, pp. 8-10. 

Politzer, G., (1997) Felsefenin Başlangıç İlkeleri. Çev:Enver Aytekin. Sosyal Yayınlar. İstanbul. 

Sönmez, V. (2000) Öğretmenlik Mesleğine Giriş. Anı Yayıncılık, Ankara. 

Sönmez, V. (1996) Eğitim Felsefesi. Pegem Yayıncılık, Ankara. 




Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi   

www.e-sosder.com

    ISSN:1304-0278   Kış 2005  C.3  S. 11 (47-55) 

 

 

55 



Stewart, W. (2003). Foundations of Education (Educ 2112, lesson notes). Oklahoma Panhandle State 

University.  (

http://www.opsu.edu/education/Stewart/presentations/Chapter 11 Handouts with 

slides.pdf

). 

Sturt 


G. 

(2004) 


“Humanistic 

Approaches 

to 

Teaching” 



(

http://www.garysturt.free 

online.co.uk/human.htm



Şişman, M. (2000) Öğretmenlik Mesleğine Giriş. Pegem Yayıncılık, Ankara. 



Varış F. (1994) Eğitim Bilimlerine Giriş. Atlas Kitapevi, Konya. 

Kataloq: dosyalar -> makale
makale -> Araştırma Makalesi Research Article
makale -> Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi
makale -> 1 Mukaddime, Sayı 1, 2010
makale -> Xülasə Bu məqalədə dini kult və kult qrupunun yaranma səbəbləri haqqında klassik və müasir
makale -> Iğdır Üniversitesi / Iğdır University Sosyal Bilimler Dergisi / Journal of Social Sciences
makale -> 23 GÜvenlik kavraminin realiZM, neorealizm ve kopenhag okulu çERÇevesinde tartişilmasi dr. Övgü kalkan küÇÜksolak
makale -> Bir düşünme biçimi olarak nihilizm, hiçbir değer tanımayan görüşlerin ortak
makale -> Araştırma Makalesi/Çeviri Research Article/Translation
makale -> Xv ve XVI yüzyılların önemli kaynaklarından olan tahrir defterleri tımar sistemin
makale -> R. Arabacı & C. Çankaya / Eğitim Fakültesi Dergisi XX (1), 2007, 1-15

Yüklə 159,82 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə