Ibnü'i-a'RAbî


İBNÜ L-CERRÂH, EBÛ ABDULLAH



Yüklə 1,22 Mb.
səhifə18/26
tarix17.11.2018
ölçüsü1,22 Mb.
#80322
1   ...   14   15   16   17   18   19   20   21   ...   26

İBNÜ L-CERRÂH, EBÛ ABDULLAH

Ebû Abdillâh Muhammed b. Dâvûd b. el-Cerrâh el-Kâtîb el-Bağdâdî (ö. 296/908) Abbasî devlet adamı ve edip.

243'te (857) Bağdat'ta doğdu. Halife Müstaîn-Billâh'ın kâtibi Dâvûd b. Cer-râh'm oğlu, İbnü'l-Cerrâh Ali b. îsâ ve Ab-durrahman b. îsâ vezir kardeşlerin amca-sıdır. Mu'tazıd- Billâh Ahmed b. Talha dö­neminde (892-902) sarayda divan kâtip-liğiyle işe başladı ve Vezir Ubeydullah b. Süleyman'ın kızı ile evlendi. 286'da (899) Meşrık eyaletlerinin vergilerini toplamak­la görevlendirildi; bazan da vezire vekâlet ediyordu. Halife Müktefî-Billâh zamanın­da (902-908) ordu kâtipliğine kadar yük­seldi. 294'te (906) Meşrık eyaletlerine ait Divânü'l-harâc ve Dîvânü'd-dıyâ' ile Dîvâ-nü'1-ceyş'in başında bulunuyordu. Aynı yıl birçok bölgeyi kasıp kavuran ve hac kafilelerine zarar veren Karmatîler'e karşı or­du hazırlamak üzere Kûfe'ye gönderildi.479 295'te (908) Halife Müktefî-Billâh ölüm döşeğinde iken karde­şi Ca'fer'i veliaht gösterdi, halifenin kısa bir süre sonra ölmesi üzerine de Ca'fer'e Muktedir-Billâh unvanıyla biat edildi. An­cak aralarında İbnü'l-Cerrâh'ın da bulun­duğu bazı devlet adamları anlaşarak Muktedir'i tahttan İndirip İbnü'l-Mu'-tezz'i halife yaptılar 480 İbnü'l-Cerrâh da onun ve­ziri oldu. Fakat ertesi gün düşmanları ha­rekete geçerek Muktedir'i tekrar halife ilân ettiler ve kısa bir müddet sonra da İbnü'l-Mu'tez ile İbnü'l-Cerrâh'ı öldürdü­ler. Başarılı bir idareci olmasının yanında tarih bilgisi 481 genel kültürü, şair ruhlu mizacı ve faziletli kişiliğiyle de tanınan İbnü'l-Cerrâh ailesinin diğer fert­leri gibi ilim ve edebiyatla da uğraşmış­tır.

Eserleri.



1. Kitâbü'1-Varak;a fî ahbâ-ri'ş-şuarâ Çoğu başka kaynaklarda bu­lunmayan altmıştan fazla şairin hayatını ve bazı şiirlerini İhtiva eden eser Abdül-vehhâb Azzâm ve Abdüssettâr Ahmed Ferrâc tarafından el-Varaka adıyla neşredilmiştir. 482

2. Men sümmiye mine'ş-ştfarâ 'Amren Câhiliyye ve'l-İslâm. Mudarve Rebîa kabileleriyle Yemen'e mensup Câhiliye ve İslâm dö­nemlerinde yaşamış Amr adlı şairler hak­kındadır. Eserde 206 şair Câhiliye. muhadramûn. Emevî ve Abbasî devirleri esas alınarak gruplandırılmakta, kendi­lerinden kısaca bahsedildikten sonra şi­irlerinden örnekler verilmektedir. Kitabı Abdülazîz b. Nasır el-Mâni Men ismühû ıAmi mine'ş-şıfarâ adıyla yayımlamıştır. 483

3. Kitâbü'l-Vüzerâ. 484

4. KİtâbÜ'ş-Şfr ve'ş-şu'arâ.

5. Kitâbü'l-Erbcfa. 485

Bibliyografya :

Ebû Abdullah İbnû'l-Cerrâh. ei-Vaıaka fnşr. Abdülvehhâb Azzâm - Abdüssettâr Ahmed Fer­râc), Kahire 1372/1953, Abdülvehhâb Azzâm'ın girişi, s. 12-16; a.mlf.. Men ismühû 'Amr mi-ne'ş-şu'arâ' (nşr. Abdülazîz b. Nasır el-Mâni'). Kahire 1412/1991, Hamed el-Câsİr'in girişi, s. 9-22; Taberî. Târîh (Ebli'l-Fazi), X, 25, 73, 122-123, 126, 130, 133,140;Cehşiyârî. Vüzerâ' oe'l-kültâb, s. 249; İbnü'n-Nedîm. e/-Fı7ırisr.(Şüvey-mî), s. 561-562; Hatîb, Târihu Bağdâd, V, 255; İbnü'l-Esîr. el-Kâmil, VII. 496; VIII, 9. 14-19; İbn Hallikân. Vefeyât, III, 427; Safedî. et-V&fl. İM, 61-62; Kütübî. Feüâtü 7-Ve/eyât, İli. 353-354; Brockelmann. GAL SuppL, I, 224; Ziriklî. et-A'lâm, VI, 355; D. Sourdet, Le uizirat abbâside de 749 a 936, Damas 1959, I, 214-215, 335. 337. 361-364, 371-375; ayrıca bk. İndeks; a.mlf.. "Ibn al-Djarrâh", £P(ing.), 111, 750; Te-nûhî. "Kitâbü'l-Varaka". MMİADm., XV/9-10 (1937), s. 335-339; Claude Gilliot, "Textes arabes anciens edites en Egypte au cours des annees 1990â 1992", M/DEO. XXI (1993). s. 436-437; Sâdık Seccâdî, "İbn Cerrah", DMBİ, 111,218-219.



İBNÜ'L-CEVÂLÎKİ 486

İBNÜ'L-CEVHERÎ

Ebû Hâdî Muhammed b. Ahmed b. Hasen el-Kerîmî el-Hâlidî el-Mısrî (ö. 1215/1801) Şâfİî fakihi ve dil âlimi.

1151'de (1738) doğdu. Kıymetli tasalım satımıyla meşgul olan dedesine nisbetle İbnü'l-Cevherî lakabıyla tanınır. Kendisi gibi ilimle uğraşan üç kardeşin en küçüğü olduğu için de Cevheri es-Sagir diye anılır. Babası Ezher âlimlerinden muhaddis, fakiri ve usulcü Ahmed el-Cevherî'dir. İb-nü'l-Cevherî ilk eğitimini babasından ve ağabeyinden aldıktan sonra Halîl el-Mağ-ribî. Muhammed el-Fermâvî, Hasan b. İb­rahim el-Cebertî. Ali es-Saîdî ve Muham­med el-Melevî gibi âlimlerden İlim tah­sil etti. Atıyye el-Üchûrî'nin fıkıh ve usul derslerine katılarak icazet aldı. 1168 (1755} yılında babasıyla birlikte gittiği Mekke'de Seyyid Abdullah b. İbrahim el-Mîrganî ile görüşerek ondan faydalandı. Tahsilini tamamladıktan sonra Kahire'de Eşrefiyye Medresesi'nde müderris oldu. Babasının 1182'de (1768-69) ölümünün ardından onun yerine ders veren büyük ağabeyi de 1187 (1773-74) yılında vefat edince Ezher'de ve ramazan süresince Meşhed-i Hüseynî'deki ders halkalarının başına İbnü'l-Cevherî geçirilmek isten-mişse de kendisi bunu kabul etmeyerek Eşrefiyye Medresesi'ndeki derslerine de­vam etti. 1187'de (l774) ikinci defa hacca gitti ve bir yıl kadar Hicaz'da kaldı. Bu sü­re içerisinde Harem-i şerifte ders okuttu. Memleketine döndükten sonra vaktinin çoğunu inzivada geçirmeye başladı. Sade bir hayat yaşamasına rağmen halk ken­disine büyük teveccüh gösterdi ve şöh­reti Mısır dışındaki İslâm ülkelerinde de yayıldı.

İbnü'l-Cevherî. 1199 (1784-85} yılında Mısır emîrleri arasında çıkan iktidar mü­cadelelerinden bunalınca ailesini de ya­nına alarak tekrar hacca gitti ve Mekke'­de ikamet etmeye karar verdi. Ancak bir yıl sonra Kahire'ye döndü. Burada inziva hayatını devam ettirmekle birlikte Eşre-fiyye'de ve diğer bazı yerlerde derslerini sürdürdü. Bu arada Ezher şeyhi seçimle­rinde de belirleyici bir rol üstlendi. Ah­med ed-Demenhûrî'nin 1192'de(l778) vefatı üzerine İbrahim Bey ve diğer bazı önde gelen kişiler anlaşarak Hanefî müf­tüsü Abdurrahman el-Arîşfyi onun yeri­ne getirmek istediler. O zamana kadar Ezher şeyhleri Şâfiîler'den seçildiği için bu mezhebe mensup âlimler İbnü'l-Cev-heri'ye Ezher şeyhi olmasını teklif ettiler. İbnü'l-Cevherî bu görevi kabul etmemek­le birlikte yönetimi etkileyerek Ahmed el-Arûsî'nin Ezher şeyhi seçilmesini sağladı.487 Daha sonraki şeyhlerin görevlendirilmesinde de önemli rol oynadı. Ahmed el-Arûsfnin vefatı sıra­sında Mısır dışında bulunduğundan yeni şeyhü'l-Ezher'in tayini İbnü'l-Cevherî'nin dönüşüne kadar bekletildi ve ardından onun tasvibiyle bu göreve Abdullah eş-Şerkâvî getirildi.

Fransızlar 1213(1798) yılında Mısır'ı iş­gal edince birçokları gibi İbnü'l-Cevherî'­nin de evi ve kitapları yağma edildi. Çe­şitli sıkıntılarla karşılaştı ve 11 Zilkade 1215'te (26 Mart 1801) vefat etti; Derbi-şemsüddevle'deki Kâdiriyye Zâviyesi'nde babasının ve ağabeyinin yanına defnedil­di. İbnü'l-Cevherî ilminin yanı sıra zekâ­sı, güzel ahlâkı, zühd ve takvâsıyla toplu­mun teveccühünü kazanmış, yöneticiler katında etkili olmakla birlikte makam ve mevkiye önem vermediği için o dönem­de Mısır'da idareyi elinde tutan Memlûk beylerine fazla yaklaşmamıştır.

Eserleri.



1. Haşiye Ğöyeti'l-vüşÛJ şerhi (ilâ) Lübbi'1-uşûl. Zekeriyyâ el-En-sârfnin. Tâceddin es-Sübkîye ait Cem cu'J-cevâmi'i ihtisar ettiği Lübbü'l-uşûl'e kendi yazdığı şerhin hâşiyesidir.

2. İthafü üh'l-el-bâb bi-şerhî mâ yetecallaku fî şey'in mine'1-frâb (Kahire 1278).

3. Hilyetü zevi'l-efhâm bi-tahkiki delâleti'l-'âm. 488

4. er-Ravzü'1-vesim ii'i-müftâ bih mine'l-mezhebi'I-kadîm. 489

5. İthâfü'r-râğıb bi-şerhi Nehci't-tâlib li-eşreü'l-metâlîb.490

6. Hulâşatü'l-beyân fî keyfiyyeti şübûti şıyâmi ra­mazân.

7. Nazmü'l-cevâhiri'I-îmaniy-ye fî şerhi'l-'Akâ'idi'n-Nesefiyye.

8. hâfü'r-rifâk bi-beyâni aksâmi'l-iştikök.

9. Menşûrü'l-menşûr fî mes'eleü's-sâ-cût.

10. Fethu'r-rahmân fî sühûlâti't-teveccüh ve itmâmi'I-erkân.

11. Mer-ka'î-vüşûl ilâ ma'ne'l-uşûlî ve'l-uşûl.491

İbnü'l-Cevherî'nin kaynaklarda adı ge­çen diğer eserleri de şunlardır: Şerhu'l-Mu'cemi'l-vecîz H's-Seyyid Abdİuâh el-Mîrğanî, Nehcü 't-tâlib fî eşrefi'l-me-îâlib, Menhecü't-tâHbîn fî muhtasarı Minhâci'L'âbidîn, Şerhu'l-Cezeriyye, Şerhu Lâmiyyeti Ebi'l-Abbâs el-Ce-zâ'irî, Şerhu Münkızeti'l-'abîd 492 Şerhu Akideti't-tevhîd, el-Lem'atü'1-elma'iy-ye fî kavli'ş-Şâffî bi-İslâmi'1-Kaderiy-ye, ed-Dürrü'n-nazîm fî tahkiki'1-kelâ-mi'1-kadîm, İthâfü's-sâil bi-ecvibeti'l-mesâ'il.



Bibliyografya :

Cebertî. 'Acâ'ibü'l-âşâr, il, 440-442; Ali Paşa Mübarek. ei-Hıtatü't-Tevrıkıyye, Kahire 1306, IV, 70-72, 165-166; Fihrisü'I-kütübİ'l-'Arabiyye-ti'l-mafıfûza bİ'l-Kütübfyâneti't-Mtşriyye, Ka­hire 1306, III, 225; Serkîs, Mu'cem, 1,486, 722; Brockelmann. GALSuppl.,11, 106, 744; kâhu'l-meknûn. I, 453; II, 116, 411; Hediyyetü't-'âri-fin, II, 352-353; Fthrİsü'l-Htzâneti't-Teymüriy-ye, Kahire 1367/1948, III, 66; Kehhâle, Mu'ce-mü'l-mü'elliftn, I, 558; Halîl Merdem Bek, A'yâ-nü'l-karni'ş-şâliş ıaşer fı'l-ftkrue's-siyâse ue'i-ictimâ', Beyrut 1977, s. 161; Ziriklî. el-A'lâm (Fethullatı). VI, 16; Abdullah b. Abdurrahman el-Muallİmî, Mu'cemü mü'ellifı mahtûtâtiMekte* beü'l-Haremi'l-Mekkiyyi'ş-şerif, Riyad 1416/ 1996, s. 52; et-Kâmûsü'l-lslamî, 1, 662-663.





Yüklə 1,22 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   14   15   16   17   18   19   20   21   ...   26




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə