Ibnü'i-a'RAbî



Yüklə 1,09 Mb.
səhifə7/26
tarix17.11.2018
ölçüsü1,09 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   26

İBNÜ’L-ARÎF

Ebü'l-Abbâs Ahmed b. Muhammed b. Mûsâ b. Atâillâh es-Sanhâcî (ö. 536/1141) Mehâsinü'l-mecâlis adlı eseriyle tanınan Endülüslü sûfî.

48t'de (1088) Meriye'de (Almeria) doğ­du. Aslen Yemen'den Kuzey Afrika'ya göç eden bir Arap kabilesine mensuptur. Tan-ca'da doğup büyüyen babası Muhammed b. Mûsâ, burada gece bekçilerinin başı

olarak görev yaptığından Arif lakabıyla tanınmış, oğluna da bu sebeple İbnü'I-Arîf denilmiştir. Babası, İbnü'1-Arîf in do­ğumundan bir yıl önce Endülüs'e geçe­rek Meriye şehrinde hüküm süren Sumâ-dıhiyye Devleti'nin hizmetine girmiş, an­cak bu devletin yıkılmasını takip eden yıl­larda giderek geçim sıkıntısına düşmüş, oğlunu bir terzinin yanına çırak olarak vermişti. İbnü'1-Arîf, babasının bütün ıs­rarlarına rağmen bu işten ayrılıp çeşitli hocalardan ders almaya başladı. Meriye, Mürsiye (Murcia) ve Kurtuba'da (Cordoba) Ebü'l-Hasan el-Bercî, Ebû Muhammed Abdülkâdir el-Karevî, İbnü'l-Fasîh Ebû Ca'fer el-Hazrecî gibi âlimlerden kıraat, hadis, fıkıh ve dil ilimlerini tahsil etti; ha­dis âlimi Ebû Hâlid b. Yezîd'den hadis ri­vayet etme icazeti aldı. İbn Beşküvâl de hayatını hayra adamış, son derece fazi­letli ve dindar bir kişi olarak tanıttığı İb-nü'l-Arîf'e eş-Şıla fi târihi e'immeti'î-Endelüs adlı eserinin icazetini verdiğini, kendisinin de ondan icazet aldığını ifade eder.

Sarakusta (Saragossa) ve Belensiye (Valencia) gibi şehirlerde tanınmaya başlayan İbnü'1-Arîf, muhtemelen 520 (1126) yı­lından önce Belensiye'ye muhtesip ola­rak tayin edildi. Bu görevinin yanında ilmî faaliyetlerini de sürdürmeye çalıştı. Tasavvufa ne zaman ve nasıl yöneldiği ko­nusunda kaynaklarda bilgi bulunmamak­tadır. Ancak onun yetiştiği dönemde Me-riye'nin Endülüs'te önemli bir tasavvuf merkezi olduğu ve ölümü üzerinden iki yüzyıl geçmesine rağmen İbn Meserre"-nin irfanî görüşlerinin hâlâ etkisini sür­dürdüğü bilinmektedir. Zehebî, İbnü'l-Arîf in Ebû Ömer et-Talemenkî'nin men­suplarından Ebû Bekir Abdülbâki b. Mu­hammed b. Büryâl'den hırka giydiğini söyler.305

İbnü'l-Arif, şöhretinin giderek yayılma­sından rahatsız olan Meriye Kadısı İbnü'l-Esved tarafından o dönemde bölgede hü­küm süren Murâbıt Sultanı Ali b. Yûsuf et-Tâşfîn"e şikâyet edildi. Şehirdeki diğer ulemânın da İbnü'l-Esved'i desteklemesi üzerine sultan onun Meriye'ye getirilme­sini emretti.306 Bazı kaynaklarda, İbnü'1-Arîf'in çev­resinde çok sayıda insanın toplandığını gören sultanın kendisine karşı bir isyana girişeceğinden endişeye kapılarak onu Meriye'ye getirmeye karar verdiği zikre­dilmektedir. Ancak mektuplarından olu­şan ve Miftâhu's-scfâde adı altında top­lanan eserinden onun böyle bir düşünce­si olmadığı, aksine sultana itaat edilmesi

gerektiğini savunduğu anlaşılmaktadır. İbnü'l-Arîf ile birlikte iki yakın dostu ke-lâmcı, müfessir ve sûfî İbn Berrecân İş-bîliye'den (Sevilla), Hüseyin el-Mayorkî de Gırnata'dan (Granada) Merakeş'e getirildi­ler. İbnü'l-Arîf in hayatının bundan son­raki safhasına dair bilgiler oldukça karı­şıktır. İbn Zeyyât'ın verdiği bilgiye göre İbnü'l-Arif. Merakeş'e gelince sultanın onun hakkındaki kanaati değişmiş, ken­disine saygı göstererek istediği yere gitmesine izin vermiş, ancak şehirden ayrı­lacağı günlerde İbnü'I-Esved tarafından zehirlenerek öldürülmüştür. Bu cinayeti öğrenen sultan İbnü'l-Esved'i Sûsülaksâ'-ya sürmüş, İbnü'I-Esved de orada zehir­lenerek öldürülmüştür. Bazı kaynaklarda zehirlenme olayından söz edilmeksizin İb­nü'l-Arîf İn Merakeş'e ulaşmadan öldüğü kaydedilirse de Merakeşte öldüğü ve bu­raya defnedildiği kesindir. Buna rağmen mensuplarından Ebû Abdullah el-Gaz-zâl'in. Merakeş'e gelirken Septe (Ceuta) Limanı'nda öldüğünü söylemesinin sebe­bi anlaşılamamaktadır. Çağdaş araştır­macılardan Endülüs tarihi uzmanı Angel Gonzales Palencia, İbnü'l-Arîf in ölümüyle mensuplarından Ebü'i-Kâsım İbn Kasî'-nin Murâbıtlar'a karşı başlattığı, Mürîdiy-ye adıyla anılan isyan hareketi arasında bir irtibat olduğunu İleri sürmüştür. İbnü'l-Arîf. Sultan Ali b. Yûsuf et-Tâşfîn'in de katıl­dığı büyük bir törenle Merakeşte topra­ğa verilmiş 307 daha sonra vefat eden dostu İbn Berre­cân da onun yanına defnedilmiştir. Mak-karî 1010 (1601) yılında onun mezarını ziyaret ettiğini 308 bu­rasının bir ziyaretgâh olduğunu söyler. İbnü'l-Arîf in mezarı 1869'da Vali Abdul­lah el-Hayhî tarafından yeniden yaptırıl­mış, vefat edince kendisi de oraya defne­dilmiştir.

İbnü'l-Arîf. Endülüs'te yetişen önemli sûfîlerden biri olupeş-Şila müellifi İbn Beşküvâl. el-Fehrese müellifi İbn Hayr gibi âlimlerin hocasıdır. Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin şeyhlerinden Ebû Abdullah el-Gazzâl onun mürididir. İbnü'l-ArabîeJ-Fü-tûhâtü 7-Mek Aiyye'sinde İbnü'l-Arîf'in bazı sözlerini nakletmiştir. Abdurrah-man-ı Câmî, onun İbnü'l-Arabî ile görüş­tüğünü söylerse de 309 bu bilgi yanlıştır. Çünkü İbnü'l-Arabî, İbnü'l-Arîfin ölümünden yirmi dört yıl sonra (560/1165) dünyaya gelmiştir. Câmî, İbnü'l-Arabfnin şeyhlerinden olan bir baş­ka Endülüslü sûfî Ebü'l-Abbas el-Arîfî ile onu karıştırmış olmalıdır.310

İbnü'l-Arîf İn Kâdî İyâz ile mektuplaştığı­nı söyleyen İbn Hallikân bu mektupların mahiyeti hakkında bilgi vermemiştir. Kay­naklarda ayrıca onun yedi hat çeşidi icat ettiği ve yazdığı kaydedilmektedir. Ancak bu yazılar günümüze ulaşmadığından ni­telikleri hakkında bir şey söylemek müm­kün değildir.

Kaynaklarda İbnü'l-Arîf'e Arîfiyye adlı bir tarikat nisbet edilir. Harîrîzâde, bu ta­rikatın İbnü'l-Arîf e ulaşan beş ayrı silsile­sini kaydederse de Doğu İslâm dünyasın­da bile henüz klasik anlamda tarikatların teşekkül etmediği bir dönemde yaşayan İbnü'l-Arîf'in tarikat kurucusu olarak gös­terilmesi. Cüneyd-i Bağdadî veya Bâye-zîd-i Bistâmî'ye tarikat nisbet edilmesi gibi ancak sembolik bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.



Eserleri.

Zehebî'nin kaydettiğine göre İbn Müsdî, İbnü'l-Arîf'in çeşitli eserler ka­leme aldığını, fakat bunları Meriye'den Merakeş'e gemiyle getirirken denize ata-rakyok ettiğini söylemiştir.311 Günümüze ulaşan eserleri şunlardır:



1. Mehûsinü'l-mecûlis. Ese­rin on bir bölümünde marifet ve ilim, ira­de, zühd, tevekkül, sabr, hüzün, havf, recâ, şükür, muhabbet ve şevk kavramları havas düzeyinde ele alınmış; son iki bö­lümde de bunlar "Menâzilü'l-hâssa" ve "en-Nazaru ilailah" başlıkları altında de­ğerlendirilmiştir. Miguel Asin Palacios tarafından bir giriş ve Fransızca tercü­mesiyle birlikte yayımlanan kitabı 312 Bruna Halff, Herevî'nin Menâzi-lü's-sa'irîn'i ve İlelü'l-makâmât'ı ile karşılaştırarak değerlendirmiştir.313 Eser Nihâd Hayyâta taraf ından da neşredilmiştir.314 İbnü'l-Hatîb. Endülüslü İbn Di-hak'ın bu esere bir şerh yazdığını kayde­der. 315

2. Miftâhu's-scfâ-de ve tahkîku tarîkı's-sa^âde. İbnü'l-Arîf in mensuplarından Ebû Bekir Atîkb. Mü'min tarafından bu başlıkla derlenmiş-se de Rabat Melik Hasan Kütüphanesi'nde kayıtlı 316 yazma nüshanın ilk say­fasından eserin ismi Kitâbü Miftâhi's-scfâde ve tahkiki tankı'l-irâde şeklin­de geçer. İbnü'l-Arîf in duaları, münâcât-ları ve bazı sözleriyle çeşitli kişilere yaz­dığı 15O kadar mektuptan oluşan eser. İsmet Abdüllatîf Dendeş tarafından mü­ellif hakkında bir incelemeyle birlikte ya­yımlanmıştır (Beyrut 1993).

Kaynaklarda İbnü'l-Arîfin şiirlerinden örnekler nakledilir.317 Onun şiirle­rinden oluşan bir mecmua Berlin Staats-bibliothek'te bulunmaktadır.318 Bağdatlı İsmail Paşa'nın zikrettiği MetâlFu'I-envâr ve menâbfu'l-esrâr adlı eser 319İbnü'l-Arîfin Hz. Peygamber için yazdığı, Mak­karî taraf ından iktibas edilen bir kaside­den ibarettir. Ayrıca Bağdat Evkaf Kütüp­hanesi'nde onun adına kayıtlı Mehâsi-nü'1-kelâm adlı bir eser bulunduğu zik­redilmektedir 320Mensuplarından Abbas b. İbra­him el-Merrâküşî Tercümetü Ebi'l-cAb-bâs İbn 'AtfrİHâh eş-Şanhöcî adlı bir risale kaleme almıştır.



Bibliyografya :

İbnü'l-Arîf, Miftâhu's-sa'âde ue tahkikıu ta-rikı's-sa'ade {haz. Ebû Bekir Atîkb. Mü'min, nşr. İsmet Abdüllatîf Dendeş). Beyrut 1993; a.mlf.. Kitâbü'n-Nefâ'is uemehâsinü'l-mecâiis(nşr. Nihâd Hayyâta, el-Meurid içinde), IX/4, Bağdad 1401/1981. neşredenin girişi, s. 681-686; İbn Hayr, Fehrese, s. 46; İbn Beşküvâl, eş-Şıla (nşr İbrahim el-Ebyârî), Kahire 1410/1989,1, 136-137; Dabbî, Buğyetü't-müttemis, s. 154-155; İbnü'z-Zeyyât et-Tâdelî, et-Teşeuvüf ilâ ricâli't-taşauvuf{nşr. Ahmed et-Tevfîk}, Rabat 1404/ 1984, s. 97, 118-123; İbnü'l-Arabî. el-Fütû-hât, Bulak 1293, I, 119, 227, 297; II, 128, 421, 811; İbn Hallikân, Vefeyât,l, 113, 168, 169;Zehebî. A'lâmü'n-nübela', XX, 111-114; Safedî, ei-Vâfî, VIII, 133; İbnü'l-Hatîb, et-lfyâ-ta, Kahire 1375/1955, I. 334; Câmî. Nefehât, s. 530-531; Makkarî, Nefhu'tfîb, 111, 229; IV, 331; VII, 497-499; Keşfü'z-zunûn, \], 1591, 1609; Zebîdî, 'İkd.s. 81; a.mlf.. ft/ıâ/ü'l-aşfıyâ*. s. 231; Harîrîzâde. Tibyân, II. vr. 272a-273*; Ahlwardt. Verzeictınis, nr. 7685; Brockelmann, GAL,!, 434; SuppL, I, 726; HedlyyetaV&rtftn, I, 83; Muhammed Es"ad Tales, el-Keşşâf 'ân mahtûtâti hazâ'İni'l-kütübİ't-eukâf, Bağdad 1372/1953, s. 294; A. G. Palencia. Târibu'l-fik-ri'i-Endelüsl(trc. Hüseyin Munis), Kahire 1955, s. 369-371; Abbas b. İbrahim, el-!clâm, II, 19, 21-23; Tahsîn Ahmed Mekkî. Dİrâsât Endetüsiy-yefi'l-edeb ue't-târih ue'l-felsefe, Kahire 1980, s. 383-401; Abdülvehhâb b. Mansûr. A'lâmü'l-Mağribi'lMrabî, Rabat 1403/1983, III, 231-239; P. Nwyia, "Note sur quelques fragments inedits de la correspondence d'Ibn al-ıArif avec ibn Barrajân", Hesperis,sy. 43, Rabat 1956, s. 217-221; a.mlf., "Resâ'ilü İbni'l-'Arîf ilâ aş-hâbi şevreti'I-mürîdîn fi'i-Endeiüs", el-Ebhâs, XXVII, Beyrut 1978-79, s. 43-56; A. J. Arberry. "Notes on the Mahâsin ai-majâlis of ibn ai-'Arif, BSOÂS,XlI/3-4 11948|. s. 524-532; Bru-no Halff. "Le Mahâsin al-Magâiis d'Ibn al-'Arif et l'ceuvre du soufı Hanbalite al-Anşâri", REI, XXXIX/2 (1971). s. 321-335; M'hammad Ben-aboud - ibrahim al-Qâdiri, "Education During the Period of the Murabitün İn the Light of ibn Al-'Arifs Letter to ibn Al-Abbân", İsi, LXV1Iİ/1 11991), s. 108-114; A. Faure, "ibn al-'Arif", E!2 (İng.), 111,712-713; Hüseyin Lâşey, "İbn'Arîf", DMBİ, IV, 286-287.






Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   26


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə