Issn: 2148-6026. Yakın Doğu Üniversitesi Adına Sahibi Owner on Behalf of Near East University



Yüklə 3,32 Kb.

səhifə63/92
tarix17.09.2017
ölçüsü3,32 Kb.
1   ...   59   60   61   62   63   64   65   66   ...   92


Y
akın
 D
oğu
 Ü
nİversİtesİ
 İ
lahİYat
 F
akÜltesİ
 D
ergİsİ
,
 Yıl 2, Cilt 2, Sayı 2, Güz 2016 (141-176)
 
k
ur

ân
-
ı
 k
erîm
 
ve
 s
Ünnet
 Ç
İzgİsİnDe
k
âmİl
 m
ÜslÜman

ın
 k
arakterİ
Halil CELEP*
Özet
İnsanoğlu yaratıldıktan sonra dünyada başıboş bırakılmamıştır. 
Ona, başta Allah’a, sonra kendisine, ailesine, kardeşlerine, arka-
daşlarına ve topluma karşı sorumluluk ve görevler verilmiştir. Bu 
sorumluluk ve görevleri de her şeyi yoktan var eden Yüce Allah 
elçiler  vasıtasıyla  insanoğluna  yüklemiştir.  İnsanoğlu  kendisine 
verilen  bu  sorumluluğu  ve  görevi  mutlaka  yapmak  zorundadır. 
Aksi  takdirde  kendisine  düşen  görevi  ihmal  etmiş  Allah’a  karşı 
gelmiş olur. Her insan dünyada yapmış olduğu bütün amellerden 
dolayı bir gün mutlaka Yüce Allah tarafından hesaba çekilip ya 
mükâfatlandırılacak ya da cezalandırılacaktır. Bu çalışmada kâ-
mil Müslüman’ın üzerine düşen görev ve sorumluluklar Kur’ân ve 
hadisler bağlamında açıklanmaya çalışılmıştır.
Anahtar kelimeler: Kâmil Müslüman, ilim, tevbe, edep, takva.
THE  CHARACTER  OF  PERFECT  MUSLİM  İN  THE  LİNE  OF 
HOLY QURAN AND SUNNAH
Abstract
Human being has not been left unattented since he/she was crea-
ted. Human being are given some responsibilities and duties that 
he/she should discharge them first and foremost for Allah then 
for himself/herself, his/her family, siblings, friends and society. 
These responsibilities and duties were given through the messen-
gers of Allah who created everything out of nothing. Human being 
should absolutely discharge these responsibilities and duties whi-
ch were given to him/her. Otherwise he will be accepted as malp-
racticing and and disobeying Allah. All of the human beings will 
definitely be judged and in the end punished or rewarded by Allah 
someday because of their deeds. In this study the responsiblities 
and duties of the perfect Muslims were tried to be explained th-
rough Quran and Hadiths. 
Key Words: Perfect Muslim, science, pledge, dencency, devotion.
GİRİŞ
Günümüz  Müslümanları,  âlemlere  rahmet  olarak  gönderilen  son 
peygamber Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ümmeti oldukları için çok şans-
lılar.  Çünkü  Kur’ân  ve  sünnet  hâlihazırda  canlılığını  ilk  dönemdeki 
gibi  korumaktadır.  İnsanoğlu  hiç  unutmaması  gerekir  ki,  inançlı-

Yrd.  Doç.  Dr.,  Kafkas  Üniversitesi  İlahiyat  Fakültesi,  Tasavvuf  Anabilim  Dalı  Öğretim 
Üyesi.


142
 
Y
akın
 D
oğu
 Ü
nİversİtesİ
 İ
lahİYat
 F
akÜltesİ
 D
ergİsİ
inançsız, zengin-fakir, özürlü-özürsüz olsun bu dünya hayatının her 
anından  sorumlu  olup  hesaba  çekilecektir.  Yüce  Allah  (c.c.)  her  ya-
rattığının  önüne  bir  hayat  programı  çizip  koymuştur.  Havada  uçan 
kuşların programı ile yerde yürüyen ve sürünen hayvanların program-
ları tabii olarak farklılıklar içerse de o programların unsurları hemen 
hemen aynıdır. Bütün varlıkların en iyiyi temsil ettiği alanları ve gö-
revleri vardır. Yüce Allah (c.c.) en büyük hayat programını ise insana 
vermiştir. Çünkü yeryüzünde bütün varlıkların içinde Allah’ın emir ve 
nehiylerini idrak etme kabiliyeti sadece insana verilmiştir. Bu hayat 
programının  nasıl  işlevsel  hale  gelebilmesi  için  de  Yüce  Allah  (c.c.) 
peygamberler  vasıtasıyla  insanlara  vahyi  ile  bildirmiştir.  Çünkü  in-
sanoğlu, aklını en mükemmel kullanan ve akıl yürüten bir varlıktır. 
Her insana istidadına göre -gerek iç dünyası, gerekse dış dünyası için 
çalışıp en iyiyi, en güzeli ve en mükemmeli- yapma gayreti ve imkânı 
verilmiştir. Bu güzel işler de akılla olur; yani kişi aklını kullanırsa bu 
güzel ve mükemmel işleri yapar, fakat aklını kullanmazsa Yüce Allah 
(c.c.) tarafından verilen o hayat programını ihmal etmiş olur; sonra da 
kaderin  çileli,  zahmetli  yoluna  katlanmak  zorunda  kalır.  İslâm  dini 
akıl  dinidir.  Kur’ân’ın  hiçbir  ayeti  akılla,  mantıkla,  tabiat  kanunla-
rıyla, kısacası bilimle çelişmemektedir. Çünkü aklı-mantığı ve tabiatı 
yaratan Yüce Allah (c.c.) olduğu gibi, Kur’ân da O’nun mükemmel ese-
ridir. Allah’ın eserleri arasında çelişki olması muhaldir. Kur’ân, aklını 
kullanan insanları, hem dünyada hem de ahirette en iyiye en doğruya 
ve en güzele ulaşacağını bildirmiştir. Kur’ân, kendisini rehber edinen-
lerin yaşam anayasası kitabıdır. Kısacası Kur’ân-ı Kerim, Yüce Allah 
(c.c.) tarafından bütün insanlara ikram edilmiş ilâhî bir kitaptır. Aklı-
nı kullanan bir insan için bu güzel hayatı nasıl ve ne şekilde yaşaması 
gerektiğini Kur’ân-ı Kerim açık bir şekilde tarif etmiştir. Biz burada, 
Allah’ı en güzel biçimde idrak eden, Kur’ân ve sünnetin nuruyla kalbi 
nurlanmış -adaletli, ahlâklı, edepli, dürüst, bilgin, tevazu ve her konu-
da anlayış sahibi olan- kâmil Müslüman’ın başta Yaratıcısına, sonra 
da kendisine, anne-babasına, eşine, çocuklarına, yakınlarına, kardeş-
lerine, arkadaşlarına, komşularına ve topluma karşı davranış biçimini 
ve  görevini  Kur’ân  ve  sünnet  çerçevesi  içinde  ele  alıp  alt  başlıklarla 
açıklamaya çalışacağız.
I. Kâmil Müslüman’ın Allah’a Karşı Görevi
Kâmil Müslüman, başta Allah’a (c.c.) sonra da bütün masivaya kar-
şı ahlâklı ve edepli olan insan demektir. Kâmil Müslüman’ın Allah’a 
karşı ahlâk ve edep vazifesi nasıl olmalıdır sorusuna cevap olarak ise, 
Müslüman Allah’ın ilâhi kitabı olan Kur’ân’da emir ve nehiyleri yeri-
ne getirmeye çalışıp çabalamasıyla bu ahlâk ve edep vazifesini yerine 
getirmiş  olacaktır.  Yine  Kur’ân’ın  ilk  nazil  olan  ayeti  “Oku,  O  yara-




Dostları ilə paylaş:
1   ...   59   60   61   62   63   64   65   66   ...   92


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə