Kisaltmalar



Yüklə 39,35 Kb.
tarix01.07.2018
ölçüsü39,35 Kb.

SABIR




Prof. Dr. Mustafa TEMİZ

09.05.2015
Bir de gömleğinin üzerinde yalandan bir

kan getirmişlerdi. Babaları dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz aldatmış da size bir iş

yaptırtmış! Artık bana güzel bir sabır gerekiyor. Bu anlattıklarınıza karşılık yardımına sığınılacak olan

ancak Allah’tır.”‘

Yusuf Sûresi, âyet 18

Çâresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık,



biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz.

Müjdele o sabredenleri!”

Bakara Sûresi, âyet 155
Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız husûsunda imtihan

olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak

koşanlardan size eziyet verici birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’tan gereği gibi

korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir.”

Âli İmran Sûresi, âyet 186
İşte bunlar gayb haberlerindendir. Bunları

sana vahiyle bildiriyoruz. Bundan önce bunları ne sen bilirdin, ne de kavmin.

O hâlde sabret, âkıbet muhakkak muttâkilerindir.

Hud Sûresi, âyet 49
İşte onlar var ya, Rab’lerinden, mağfiretler ve rahmet onlaradır.

İşte hidâyete erenler de onlardır.”

Bakara Sûresi, âyet 157

Giriş
Sabır, acıya katlanmak, zorluğa, haksızlığa ve başa gelen üzücü olaylara dayanmak ve karşı koymaktır.
Böyle sabrı gerektiren olaylarla karşılaşan sabırlı insanlar, bütün bunların Allah’tan (CC) geldiğinin bilinci içindedirler, Allah’a (CC) inancın ve tevekkülün verdiği dayanıklılık ve güç içinde her türlü sıkıntıya isyan etmeden katlanırlar.
Sabrın İncelikleri
Sabır, her rahatlığın ve her başarının anahtarıdır, darlığın ve sıkıntının geçmesi için, “Rab’binin hüküm vermesi için sabret...1 diyen Allah’ın (CC) yardımını çeken sebeplerin birincisidir.
Çünkü sabır (Es Sabûr), Allah’ın (CC) sıfat isimlerinden birisidir. İnsanda ortaya çıkan sabır, O’nun Es Sabûr isminin insandaki tecellisidir.
Bu sebepten, Allah (CC) sabredenlerin dostu ve velîsidir.
Bâzı sıkıntılar vardır ki, kulun irâde ve gücünü aşmaktadır. Böyle felâketler başa gel-diğinde, heyecana kapılmadan ve şikâyet etmeden takdir-i ilâhiye râzı olup sabretmek mü’-minlerin özelliklerindendir.
Nitekim Allah (CC), Kur’ân’ı Kerîm’de sabr-ı cemîli (güzel sabırı) emretmektedir2. Peygamberimiz (SAV) Efendimiz, Sabr-ı cemîli, “Şikâyet edilmeyen sabırdır.” diye târif et-mişlerdir.
Aslında, elden bir şey geldiği zamanlarda sabırlılık, gelmediği zamanlarda ise, sa-bırsızlık göstermenin bir faydası yoktur ve lüzumsuz bir harekettir.
Peygamberimiz (SAV) Efendimiz, “Sabır, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür3.” sözüyle, bir felâketle ilk karşılaşıldığı zamandaki sabrın öne-mini vurgulamıştır.
Huzûru bulmak için sabır, vazgeçilemezler arasındadır.
Sabırsız insanlar, her zaman darlık içinde bulunurlar. Bunların olaylar karşısında da-yanırlıkları yoktur. Bunlar öyle bir ruh yapısına sâhiptirler ki, her şeyi isterler fakat her şey-den de rahatsızlık duyarlar.
Sabırsızlar, rahatlık zamanlarında, bu huzur ve rahatlıkların kıymetini bilmekten âciz-dirler. Bunların gözleri, rahatlık anlarında dâimâ başkaları üzerindedir.
Sabırsızlar, az bir yokluk karşısında feryadı basarlar, dünyâ ve hayâtın özünün de-ğişim olduğunu bilemezler ya da bilseler bile kendilerini bu gerçeklere hazırlamamışlardır.
Bir darlık ve sıkıntıya düşmüş olanlarla dünyâ ve hayâtın gerçeğini bilenler, “hayır ve şerrin Allah’tan (CC) geldiği” inancı içinde bütün ümitlerini Allah’a (CC) bağlayarak birer imtihan sebebi olan bu sıkıntılarınα bu inanç içinde geçeceğine, Allah’ın (CC) rahmetinin böyle inanç içindeki temiz kalpler üzerine ineceğine inanırlarß,µ.
Sabrın bu güzel sonuçlarından dolayı, insan kendini sabra alıştırmalı, sabrın sonucu-nun güzel olduğu / olacağı gerçeğine inandırmalı ve bu inancı bir alışkanlık hâline getirerek kendini ruhî baskıdan uzak tutmaya çalışmalıdır. Atalarımız, sabrı kolaylaştırmak, acıyı def etmek için, “Sabrın sonu selâmettir.” diyerek ve güzeli hayal edip kendilerini güzele şart-landırarak bu gerçeği perçinlemişlerdir .
Unutmamalıdır ki, bütün bu gayretlerin temelinde Allah’a (CC) olan güven ve O’nun rahmetine4 olan ümit vardır. Böyle bir inanç ise, Allah’ın (CC) “Allah’tan (CC) sabır ve namazla yardım isteyiniz5.” âyetinin sırrına dayanır.
Bir kudsî hadîste:
Ey insanoğlu! Biliniz ki, ben sizi boşuna yaratmadım. Yaptıklarınızdan habersiz de değilim.”
Sizler katımdaki büyük nîmetlere ve ebedî saâdete, benim rızâmı kazanmak yolunda hoşlanmadığınız ağır şartlara sabretmekle ancak ulaşabilirsiniz.”
O hâlde bana ibâdet etme husûsunda göstereceğiniz sabır, bana isyandan ötürü çekeceğiniz azaptan daha kolaydır. Dünyâ’da zulmü terk etmeniz de, Âhiret’teki azâba katlanmaktan size daha kolaydır.” denmektedir.
Haksızlık Karşısında Susmamak
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.’ diyorlar.
Mahkûmiyete, meskenete ve zillete râzı olmak, haksız tecâvüzlere, insan haysiyetine gölge düşürecek saldırılara katlanmak ve bunlara ses çıkarmamak sabır değildir.
Çünkü meşrû olmayan şeylere karşı sabretmek caîz değildir. Bunlara karşı kararlı ol-mak ve bunlarla mücâdele etmek gerekir.
İnsanın kendi gücü ve irâdesiyle kaldırabileceği kötülüklere katlanması ya da karşıla-yabileceği ihtiyaçları karşısında gevşemesi sabır değil, âcizlik ve tembelliktir.
Peygamberimiz (SAV) Efendimiz, “Ya Rab’bi! Âcizlikten ve tembellikten sana sığını-rım6.” diye duâ etmiştir.
Peygamberimiz (SAV) Efendimiz, her şeyden önce Allah’a (CC) sığınmaya neden tembellikten başlamıştır?
Bugün bilimin verilerinden de biliyoruz ki tembellik, zekâyı zayıflatarak (körleterek) bunamayı hızlandırmaktadır.
Almanya’da Erlangen Üniversite’sinde tıp psikolojisi öğretim üyesi ve araştırmacısı Siegfried Lehr’in bilimsel araştırma bulgularına göre, çalışmayan ve tembel tembel vakit ge-çiren kişilerin zekâ gücünün azaldığı, buna karşılık çalışıp herhangi bir şey üzerinde fa-aliyet göstermenin zekânın gelişmesi üzerinde çok olumlu etkiler meydana getirdiği anlaşılmıştır7,8.
Mü’minler, çoğu kere sırf inandıkları için Allah (CC) düşmanlarının zulüm ve kötü-lüklerine hedef olurlar; çeşitli işkencelere uğrayarak onlarla savaşmak zorunda kalırlar. İşte bu durumlarda sabır, mü’minin güç kaynağı, îmanlarının koruyucusu olur.
Firavun, Hz. Mûsâ (AS)’a ve inananlara eziyet etmek isteyince onlar:
Ey Rab’bimiz, üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür9.” diye duâ et-mişlerdir.
Sevgili Peygamberimiz (SAV) Efendimiz’in ve ilk Müslümanların, yapılan işkence ve eziyetlere nasıl sabır ve tahammül gösterdikleri bilinen bir husustur.
İbâdetlerin nefsimize ağır gelen yönleri de sabırla hafiflemektedir. Böylece, huzur i-çinde günde beş vakit namaz kılar, sıcak yaz günlerinde hiç bir sıkıntı duymadan oruç tutar, başka ibâdetler ve ahlâkî davranışlarda bulunuruz.
Çoğu zaman insanoğlu nefsine uyar; Allah’ın (CC) emirlerine uyup yasaklarından ka-çınmak ona zor gelir, nefse hoş gelen fenâ arzûlarını tatmin etmek ister, iyilik ve fâzletlerden kaçınır.
Meselâ; bir kimseye parasını eğlence ve zevkleri için harcamak, bir yoksula vermekten daha hoş olabilir. Bir çocuk için oyun oynamak, ders çalışmaktan daha ilgi çekici görünür, gezip tozmak, ders çalışmaya tercih edilir.
İşte bu gibi durumlarda, insanın, kendisine zor gelse bile, iyi olanı, faydalı olanı seç-mesi, sabır ve tahammülle onu yerine getirmeye çalışması, onun geleceği için, çok güzel bir davranıştır.
Ayrıca, insanlar hayat boyunca bolluk veyâ yokluk içinde kalabilir, sağlıklı iken hasta-lanır; sel, deprem, yangın gibi, felâketlerle karşılaşabilirler. Bütün bu durumlarda insanın en büyük dayanağı sabırdır.
Aksine davranış, insanı Allah’a (CC) isyâna ve nankörlüğe sürükleyebilir. Allah (CC) bu konuda şöyle buyurmuştur:

Son Sözümüz:
Yusuf Sûresi’nin 90. âyetinde, “Doğrusu kim Allah’tan korkar ve düştüğü felâkete sabrederse; muhakkak ki, Allah iyilik edenlerin mükâfatını boşa çıkarmaz10. buyrulmuştur.
Belâ ve musîbetlere sabır gösterenlerin en büyük örnekleri, peygamberlerdir. Çünkü onlar, bütün güçlükleri hep sabırla karşılamışlardır.
Dileğimiz odur ki, Allah’tan (CC) hep güzellikler isteyip belâlarından yine Allah’a (C-C) sığnalım. Ama ister istemez belâ ve musîbetlere mâruz kalırsak, Allah’ın (CC) “belâ ve musîbetlerine çok sabreden ve nîmetlerine çok şükreden11 kullarından olalım ve bunun için de “Yâ Rab’bi, Seni zikreden zâkir, nîmetlerine şükreden şâkir kullarından eyle!µ duâsını di-limizden düşürmeyelim.

1 Kalem Sûresi, âyet 48:

2 Yusuf Sûresi, âyet 18: Bir de gömleğinin üzerinde yalandan bir kan getirmişlerdi. Babaları dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz aldatmış da size bir iş yaptırtmış! Artık bana güzel bir sabır gerekiyor. Bu anlattıklarınıza karşılık yardımına sığınılacak olan ancak Allah’-tır."‘

3 Buhârî, Cenâiz, 32.

Bakara Sûresi, âyet 155: “Çâresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!”

αα Âli İmran Sûresi, âyet 186: “Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız husûsunda imtihan olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan size eziyet verici birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’tan gereği gibi korkarsa-nız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir.”

ßß Hud Sûresi, âyet 49: “İşte bunlar gayb haberlerindendir. Bunları sana vahiyle bildiriyoruz. Bundan önce bunları ne sen bilir-din, ne de kavmin... O hâlde sabret, âkıbet muhakkak muttâkilerindir.”

µµ Bakara Sûresi, âyet 157: “İşte onlar var ya, Rab’lerinden, mağfiretler ve rahmet onlaradır. İşte hidâyete erenler de onlardır.”

.Sayfa sonlarındaki pdf uzantılı koyu mâvi kaynaklar tıklandığında, pdf uzantılı ilgili yazıya internette ânında ulaşılabilir.

4 Temiz, M., Rahmet Ve Zulmetin Bilimsel Açıklaması Ve Sonuçları, Rahmet Ve Âfet Bulutları, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://mtemiz.com/bilim/RAHMET%20VE%20ZULMETİN%20BİLİMSEL%20AÇIKLAMASI%20VE%20SONUÇLARI.pdf YA DA http://mtemiz.com/bilim/RAHMET%20VE%20ZULMETİN%20BİLİMSEL%20AÇIKLAMASI%20VE%20SONUÇLARI.docx YA DA http://gayalo.net/dosyalar/RAHMET%20VE%20ZULMETİN%20BİLİMSEL%20AÇIKLAMASI%20VE%20SONUÇLARI.pdf YA DA http://gayalo.net/dosyalar/RAHMET%20VE%20ZULMETİN%20BİLİMSEL%20AÇIKLAMASI%20VE%20SONUÇLARI.docx, En Son Erişim Târihi: 07.01.2015.

5 Bakara Sûresi, âyet 45.

6 Buharî, Cihad, 25.

7 Anonim, Tembellik Zekâyı Köreltiyor, Alındığı Elektronik İnternet Adresi, http://celalbuyuk.blogcu.com/etiket/Siegfried%20Lehr, En Son Erişim Târihi: 8.08.2011.

8 Gençbeyin, Tembellik Zekâyı Körletiyor! http://www.donusumkonagi.net/makale.asp?id=6672&baslik=tembellikzekayi_koreltiyor!

9 Âraf Sûresi, âyet 126.

10 Yusuf Sûresi, âyet 90.

11 İbrâhim Sûresi, âyet 5.

µµ Yazının yazarı, bu duâyı Muhterem Mehmed Zahit Kotku Hazretleri’nden öğrenmiştir.

SABIR


Prof. Dr. Mustafa TEMİZ





Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə