Microsoft Word 52-Anlamak ve Anlay\375\376



Yüklə 12,41 Kb.

tarix17.11.2018
ölçüsü12,41 Kb.
növüYazı

background image
Konu: Ruhsal  nsan 

Yazı: 52 

 

 

 



Anlamak ve Anlayış 

 

 



Doç. Dr. Haluk Berkmen 

 

 



 

  Alman  düşünürü  ve  felsefeci  Arthur  Schopenhauer  (1788-1860) 

anlamak

  ve 


anlayış 

kavramlarının  yorumunu  yaparak  düşünce  dağarcığımıza  önemli  katkılarda  bulunmuştur. 

Günümüzde bu iki kavram her zamankinden daha büyük anlam ve önem kazanmaktadır. Zira 

Haziran 2013 Taksim olaylarını hem anlamak hem de anlayışla kavrayabilmek önemlidir. 

 

  Anlamak  bir  miktar  akıl  ve  daha  çok  duyular  yardımıyla  olur.  Yani  anlarken  daha  önceki 



tecrübelerimizden,  varsayımlarımızdan  ve  ön-kabullerimizden  yararlanırız.  Bu  tür  bir 

“anlamak”  gerçek  anlamda  durumu  kavramak  yerine,  belli  birtakım  önyargılarla  olaya 

yaklaşmayı  içerir.  Anlamak  toplumsal  bir  özelliğe  sahiptir.  Bizlere  küçük  yaştan  itibaren 

öğretilmiş olan birtakım toplumsal düşünce çizgileri içinde kalmamızla ilgilidir. 

 

  Anlayış  ise  hoşgörü,  duygululuk  ve  hatta  duygusallık  içeren,  bütünsel  bir  kapsayıştır. 



“Anlayışlı  olmak”  hoşgörü  içeren  ve  evrensel  olan  bir  kavrayış  gerektirir.  Bir  diğer  tanımla, 

anlamak dışsal, anlayış içseldir. Toplumu ayrı ve karşıt kutuplara ayırmadan kavrayabilmek ve 

kucaklayabilmek için anlayış gereklidir. 

 

  Anlayış  kavramına  eşdeğer  olan  bir  diğer  sözcük  de  “idrak”  sözüdür.  drak  sahibi  insan 



kavrayışı  güçlü  olan,  bilgiyi  içselleştirip  “enformasyon”  haline  dönüştürebilen  insandır.  Zira 

idrak  bilginin  içselleşmiş  boyutudur.  Bu  boyuta  da  enformasyon  diyebiliriz. 

Enformasyon  hem  bizim  beynimizdedir  hem  de  her  yerdedir.  Doğa  yasaları  enformasyon 

taşır,  insan  DNAsı  enformasyon  taşır,  beynin  nöronları  enformasyon  taşır.  Evrende  en 

küçükten  en  büyüğe  kadar  her  oluşumda  enformasyon  vardır.  Hepsi  de  farklı  boyutlarda 

“idrak” sahibidir. Bir atomun dahi kendine göre idraki vardır ki diğer atomlarla bağ kurar veya 

kurmaz.  Atomlar  minimum  enerji  durumuna  (dengeye)  ulaşmak  için  bağ  kurarlar.  Minimum 

enerjiye  ulaşabilmek  için  de  çevresi  ile  enformasyon  alış-verişi  içinde  olmalıdır.  Şu  halde 

“idrak”  kavramı  ile  “enerji”  kavramı  arasında  yakın  bir  ilişki  vardır.  Zira  varlık  bir  enerji 

alanıdır ve yerel olarak yoğunlaşan enerji “idrak” sahibi olur, çünkü idrak enformasyon içerir. 

 

   drak sahibi olmak anlayışlı olmak veya kendi içinde enformasyon biriktirmek anlamına gelir. 



Enformasyonu içinde tutan doğal yapıya 

karadelik 

denmiştir.  

Karadelik

 içine giren bilgi dışarı 

salınmaz,  veya  çok  azı  salınır.  Işık  bile 

karadelik

ten  dışarı  çıkamaz.  nsan  da  bir  bakıma  bir 

karadelik

 gibidir.  çimizde pek çok enformasyon var. Sadece bilgi olarak değil ama içgüdüler, 

yetiler  ve  sezgiler  halinde  var.  Yetilerimizin  çok  azını  kullanıyoruz.  Çoğu  içimizde  kalıyor  ve 

gerçekleşmiyor.  nsanın  enerjisi  kontrol  altında  ise  idraki  artar  ve  yetilerini  (melekelerini) 

etkin  hale  getirebilir.  Günümüzün  büyük  sorunu  da  isteklerimizin,  yani  enerjimizin  başıboş 

kalması ve ego varlığı olarak çevremize ve kendimize zarar verişimizdir. Amaç, anlayabilmek 



kadar anlayışlı olmayı da başarabilmektir. 



Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə