Microsoft Word toplamtez doc



Yüklə 5.01 Kb.

səhifə18/55
tarix11.09.2018
ölçüsü5.01 Kb.
1   ...   14   15   16   17   18   19   20   21   ...   55

 
54 
sektörler  hafif  sanayi  ile  gıda  sanayisidir.  Bununla  birlikte  altın  çıkarma, 
molibdeniyim  ile  cıvanın  çıkarımı  ve  işlemesi  gibi  sanayi  dalları  mevcuttur 
(www.wikipedia.org). 
Turizmcilik  Altay  Cumhuriyeti’nde  önemli  bir  sektör  haline  gelmekte  ve 
hızla gelişmektedir. Dağlık Altay’ın muhteşem doğası ve dünyada henüz bozulmaya 
uğramamış  ve ekolojik düzenini korumayı  başarabilmiş  nadir  bölgelerden  biri olma 
özelliği bu ülkeye diğer bölgelerden ve yurt dışından gelen turist sayısının artmasına 
yol açmıştır (www.efrasyap.com). 
Dağlık  Altay’ın  esas  önemi  ise  bu  bölgenin  Türklerin  ilk  yurdu  olmasından 
ileri  gelmektedir.  Eski  Türk  dönemine  ait  birçok  balbal,  yazıt  ve  kaya  resmi 
bulunmaktadır.  Bu  tarihsel  anıtlar  hem  buradaki  halk  için  hem  de  dünyadaki  tüm 
Türkler  için  çok  önemli  ortak  miras  değerleridir.  Bu  ortak  geçmişin  ve  kültürel 
zenginliğin  çok  iyi  bir  biçimde  araştırılması  ve  korunması  gerekmektedir 
(www.efrasyap.com). 
 
2.2.1.2. Balkarlar 
Balkarlar,  kuzey  Kafkasya’da,  Kabardey-Balkar  Cumhuriyeti’ne  adını  veren 
Türk halkıdır. Konuştukları dil olan  Karaçay-Balkarca, Türk dillerinin kuzeybatı  ya 
da  Kıpçak  grubuna  bağlı  bir  dildir.  Balkarlar,  Kırım  Tatarları  ve  Kumıklara  yakın 
akraba  bir  halktır.  Balkarların,  M.S.  IV.  yy  başlarındaki  Hun  göçü  sırasında 
Kafkasların  içlerine  yerleşen  Bulgarların  devamı  oldukları  yönünde  görüşler  de 
vardır. 2002’de Rusya Federasyonu içindeki 901.494 toplam nüfuslu olan Kabardey-
Balkar  Cumhuriyeti’nde  nüfusun  %  11,6’sını  oluşturan  Balkar  nüfusu  104.951’dir. 
Nüfusun  %  55,3’ünü  oluşturan  498.702’si  Kabartay’dır.  Balkarlar  güneydeki  dağ 
vadilerinde,  ayrıca  çoğunluğu  oluşturdukları  Sovetskiy  rayonunda  ve  başkent 
Nalçik’te yoğundurlar (www.dagistanlilar.net). 
Balkar adının  Bolgar  veya  Bulgar adından geldiği  sanılır. Onogur ve Büyük 
Bulgarya’da  yaşayan  Bulgarlardan  geriye  kalanlar  Kafkasya’daki  Balkarlar  adını 
alırken,  diğerleri  Balkanlar’a  ve  Orta  Volga  boylarına  göç  etmişlerdir.  Balkarların 
kökeni  hakkında  çok  net  bilgi  yoktur.  Bazı  araştırmacılara  göre  Kuban 
Bulgarlarından  gelirler.  Bazı  araştırmalara  göre  de  uzun  süre  göçebe  olarak 
yaşadıktan  sonra  Kafkas  Bulgarlarını  oluşturmuşlardır.  Uzun  yıllar  Karaçaylılarla 


 
55 
birlikte  yaşayan  Balkarlar  ise,  adlarının  Kırım’dan  göç  ettikleri  sırada  kendilerine 
önderlik eden Malkar adında bir beyden geldiğine inanırlar (www.turkbirligi.net). 
Kökenlerinin  Hazar  Türklerine  dayandığını  ileri  sürenler  de  vardır.  Bunlara 
göre  Balkarlar  X.  ve  XI.  yy’lara  değin  bağımsız  yaşamış,  daha  sonra  Ruslar  ya  da 
Osetler  tarafından  Kafkasya’ya  sürülmüşlerdir.  Altın  Orda  ve  Kırım  Hanlıkları’nın 
egemenliği  altında  kaldıktan  sonra,  XV.  yy  sonlarında  Kırım  Hanlığı’yla  birlikte 
Osmanlılara  bağlanan  Balkarlar,  1827’de  Rusların  egemenliğine  girmişlerdir.  1917 
Ekim  sosyalist  devrimi  sonrasında,  Karaçaylarla  birlikte  Kuzey  Kafkasya  Bağımsız 
Cumhuriyeti  içinde  yer  almışlar,  1921’de  de  Kabartay  özerk  yönetim  birimine 
katılmışlardır. II. Dünya Savaşı’nda Almanlarla işbirliği yaptıkları için Orta Asya’ya 
sürülmüşler  ve  yaşadıkları  bölge  olan  Balkariye’de  Gürcistan  Sovyet  Sosyalist 
Cumhuriyeti’ne  katılmışlardır.  1956’da  Balkarların  geri  dönmesine  izin  verilmiş, 
ertesi  yıl  da  Kabartay-Balkar  Özerk  Sovyet  Sosyalist  Cumhuriyeti  oluşturulmuştur 
(www.turkbirligi.net). 
 
2.2.1.3. Başkortostan 
Başkort  adı  IX.  yy’dan  beri  bilinmekte  olup  Başkortlar,  güney  Urallarda 
yaşayan Orta Asya ve Güney Sibirya kökenli Türk kabilelerin soyundandır. 1552’de 
Tatar  Kazan  Hanlığı’nın  düşmesinden  sonra  Başkortlar,  Rusların  egemenliği  altına 
girmiştir.  Çar  yönetiminin  sömürgeci  tutumu  XVII.  ve  XVII.  yy’larda  Başkortların 
başarısızlıkla  sonuçlanan  bazı  bağımsızlık  hareketlerine  yol  açmıştır.  Bugün 
Başkortlar, XIX. yy’ın sonlarından itibaren bu bölgeye iskan etmeye başlayan Tatar 
ve  Ruslar  tarafından  kendi  ülkelerinde  azınlığa  düşürülmüştür.  Özellikle  Ruslar 
tarafından  yürütülen  asimilasyon  çabaları,  II.  Dünya  Savaşı’ndaki  kayıplar  ile 
1930’lu  yıllarda  yaşanan  açlık  ve  baskılar  Başkort  nüfusunda  azalmaya  sebep 
olmuştur.  1989’a  gelindiğinde  Başkortlar,  Ekim  devrimi  öncesindeki  nüfuslarına 
ancak  eşitlenmişlerdir.  Başkort  nüfusunun  demografik  ve  sosyal  yapısındaki 
değişmeler,  ülkede  önemli  bir  petrol  endüstrisinin  bulunması,  Başkort  yerel 
okullarının  yokluğu,  Başkort  dilinin  kullanımının  yaygın  olmayışı  asimilasyona 
katkıda bulunmuştur. Ancak son yıllarda, çeşitli Başkort kültür kulüpleri ülke içinde 
ve  dışında  Başkort  kültür  ve  dilini  desteklemeye  başlamışlardır.  1919–1991  yılları 
arasında  otonom  bir  cumhuriyet  olan  Başkortostan,  1994’te  Rusya  Federasyonu 


 
56 
içindeki  ekonomik  ve  kültürel  bağımsızlığını  genişletmiştir  (www.anatolia.s5.com). 
Ancak Vladmir Putin’in tek bir hukuki alan yaratma çabaları çerçevesinde, 7 Haziran 
2000 ve 27 Haziran 2000 tarihlerinde ki anayasa kararları ile Başkortostan bölgesinin 
kanunlarını  Rusya  Anayasası  ve  federal  yönetim  mevzuatına  uygun  hale  getirmesi 
zorunlu  kılınmıştır.  2004  Beslan  terör  eyleminden  sonra  ise  yöneticilerin  federal 
merkezin  atamasıyla  ve  Kremlin’den  gelecek  önerinin  yerel  parlamentonun 
onayından geçmesiyle belirlenmeye başlamıştır (www.izto.org.tr). 
Günümüzde  Başkort  olarak  sınıflandırılan  iki  küçük  grup  bulunmaktadır. 
Bunlar Teptyarlar ve Hıristiyan olan Nogaybaklardır. Başkortostan dili Başkırtça ve 
Tatarca’dır. Bu  iki  lehçe  birbirine oldukça  yakındır.  Başkortostan Cumhuriyeti’nde 
yaşayanların haricinde,  Chelyabinsk, Orenburg, Perm, Sverdlovsk, Kurgan, Tyumen 
oblastlarında yaşayan Başkortlar da bulunmaktadır. Son yıllarda birçoğu Tatar Özerk 
Cumhuriyeti’ne yerleşmiştir (www.anatolia.s5.com). 
Başkortostan’ın  başkenti  Ufa’dır.  Yüzölçümü  143.600  km²’dir.  Kuzeyde 
Perm sınırı, kuzeydoğuda Sverdlovsk bölgesi, güneydoğuda Orenburg bölgesi, batıda 
Tataristan  ve  kuzeybatıda  Udmurtia  ile  komşudur.  Nüfusu  4.104.336  olup  nüfusun 
yaklaşık %30’unu Başkortlar oluşturur. Yönetim şekli özerk cumhuriyet olup Volga 
Federal  Bölgesine  bağlıdır.  Yasama  fonksiyonunu  5  yılda  bir  seçilen  kurultay, 
yürütme  fonksiyonunu  ise  cumhurbaşkanı  yerine  getirir.  Bölgenin  doğal  kaynakları 
ham petrol, doğalgaz, kömür,  metal, krom  ve değerli doğal taşlardır. Ekonomisinde 
Sovyet  döneminden  kalma  petrol  işleme  sanayinin  önemi  büyüktür.  Aynı  zamanda 
doğalgaz boru hatlarına sahiptir (www.izto.org.tr). 
 
2.2.1.4. Çuvaşistan 
Çuvaşistan,  Rusya  Federasyonu  içerisinde,  Orta  İdil  üzerinde  genel  olarak 
İdil’in sağ tarafında kurulmuştur. Kuzey ve kuzeybatıda Mari Özerk Cumhuriyeti ve 
Rusya  Federasyonu’nun  Gorki  bölgesi,  doğuda  Tataristan,  güneyde  Rusya 
Federasyonu’na  bağlı  Ulyanovsk  bölgesi,  güneybatıda  Mordva  Özerk  Cumhuriyeti, 
batıda  ise  Federasyonu’na  bağlı  Arzamas  bölgesiyle  çevrilmiştir.  Coğrafyası  büyük 
değildir.  Bütün  olarak  18.300  km²’dir.  Kesintisiz  Türk  coğrafyasının  kuzeydeki  en 
batı ucudur ve Ural dağlarının Avrupa yakasında yer almaktadır (www.hunturk.net). 




Dostları ilə paylaş:
1   ...   14   15   16   17   18   19   20   21   ...   55


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə