Mütevatir hadisleri inkâr edenlerin küfrüne kail olan alimler,çoğunlukla bu hadise istinad etmektedirler. Zira sahebeler tamamen adil,doğru kişiler olup,yalandan sakındıklarından,doğruyu nakletmişlerdir



Yüklə 23,09 Kb.
tarix16.11.2018
ölçüsü23,09 Kb.

Soru: Mütevatiri inkâr edenin Hükmü nedir?
Cevab:Mütevatir;Büyük bir cemaat tarafından nakledilmiş olup, yalana ittifakları muhal olan hadislerdir.

Hadisde:”Kim bile bile benim söylemediğim birşeyi söylemişim gibi uydursa, cehennemdeki yerine hazırlansın.”1



Mütevatir hadisleri inkâr edenlerin küfrüne kail olan alimler,çoğunlukla bu hadise istinad etmektedirler.Zira sahebeler tamamen adil,doğru kişiler olup,yalandan sakındıklarından,doğruyu nakletmişlerdir.
İmam Serahsî, mütevâtir hadisin hükmü ile alâkalı olarak “Bizim mezhep alimlerimize göre tevâtür ile sabit olan haber zarurî ilim ifade eder.” demektedir.”

“Hücciyyetü’s-Sünne müellifi, hadisin şer’î delil olma özelliğinden bahsederken, “Mütevâtir haberi inkâr eden, orada Allah Resûlü’nden (s.a.s) gelen bir şeyi inkâr ettiği için, yani din ifade eden bir şeyi inkârından dolayı küfre girmiş olur. Yoksa Bağdat’ın varlığını inkâr eden kimse niye küfre girsin ki!"

-“Fahru’l-İslâm Pezdevî, mütevâtir hadis olarak tesbit edilen bir haberi inkâr edenin ve bu habere muhalif hareket eden kimsenin küfre düşeceğini ifade eder.

Yine el-Kâsımî, mütevâtir haberler ile amel etmenin zorunlu olduğunu çünkü bu haberlerin ilm-i zarurî ifade ettiğini belirtir.”2
*Mütevatir hadisi inkâr konusunda büyük bir ulema küfrü konusunda icma etmişlerdir.

Eğer bu mütevatir hadis bir de Kur’an-da anlatılan bir konu ile de ilgili ise,bu konuda yoruma gerek kalmamaktadır.

Eğer bu mütevatiri inkâr; inad ve inkardan kaynaklanıyor ise küfrü ve büyük bir tehlikeyi doğurmuş olur.

Bir insanın küfrüne kail olmak kolay değildir.Sarih bir işaret olması gerekir.

İşte bu da saydığımız sebeblerden ise küfrü sarihtir.Cehaletten kaynaklanan bir sebebden dolayı ise,kurtulma ihtimali olarak düşünülebilir.

Mesela:” melâikelerin Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma hizmeti ve görünmesi ve cinnîlerin ona İmân ve itaati, mütevatirdir. Nass-ı Kur'ân ve çok âyatla musarrahtır. Gazve-i Bedir'de beş bin melâike, nass-ı Kur'ân ile, önde, Sahabeler gibi ona hizmet edip asker olmuşlar. Hattâ o melekler, melâikeler içinde, Ashab-ı Bedir gibi şeref kazanmışlar.”3

Cehaletten kaynaklanan inkar ile kasıt elbette bir değildir.Mesela:

Bir sual: Deniliyor ki: "Sen çok şeylere mütevatir dersin. Halbuki biz onların çoğunu yeni işitiyoruz. Mütevatir birşey böyle gizli kalmaz."



Elcevap: Ulema-i şeriat yanında çok mütevatir ve bedihî şeyler var ki, onlardan olmayana göre meçhuldür. Ehl-i hadis yanında da çok mütevatir var, sairlerin yanında âhâdî de olmuyor. Ve hâkezâ, her fennin ehl-i ihtisası, o fenne göre bedihiyâtı, nazariyâtı beyan edilir. Umum halk ise, o fennin ehl-i ihtisasına itimad eder, teslim olur veya içine girer, görür.

Şimdi, haber verdiğimiz hakikî mütevatir veya mânevî mütevatir veya tevatür hükmünde katiyeti ifade eden vakıalar, hem ehl-i hadis, hem ehl-i şeriat, hem ehl-i usulü'd din, hem ekser tabakat-ı ulemada hükmünü öyle göstermiş. Gaflette bulunan avam veya gözünü kapayan nâdanlar bilmezlerse, kabahat onlara aittir.”4

Birde hadisin başka manalara delaletinden kaynaklanan bir sebebe binaen aynen kabul edilmiyor veya başka manalar veriliyorsa,buda bir kusur olmakla beraber küfrü gerektirecek bir durum değildir.

Şöyle ki:” Sual: Kur'an, zaruriyat-ı diniyedendir. Zaruriyatta ihtilaf olamaz. Halbuki müfessirlerce verilen ayrı ayrı manaların bir kısmı birbirine muhaliftir.

Cevap: Azizim! Kur'an'ın herbir kelamı, üç kaziyeyi müştemildir.

Birincisi: Bu, Allah'ın kelamıdır.

İkincisi: Allah'ca murad olan mana, haktır.

Üçüncüsü: Mana-yı murad, budur.

Eğer Kur'an'ın o kelamı, başka bir manaya ihtimali olmayan muhkemattan olursa veya Kur'an'ın başka bir yerinde beyan edilmişse, birinci ve ikinci kaziyeleri aynen kabul etmek lazımdır ve inkarları da küfürdür. Şayet Kur'an'ın o kelamı, başka bir manaya ihtimali olan bir nass veya zahir olursa, üçüncü kaziyeyi kabul etmek lazım olmadığı gibi, inkarı da küfür değildir. İşte, müfessirlerin ihtilafları, ancak ve ancak şu kısma aittir.

İhtar: Mütevatir hadisler de, bu hususta, ayetler gibidir. Yalnız birinci kaziye, teemmül yeridir. Çünkü -Hâza- ile işaret edilen hadisin hakikaten hadis olup olmadığında tereddüt yeri vardır. “5

MEHMET ÖZÇELİK



1 Buhari, 1:38; Müslim, 1:10; En-Nazmü'-Mütenasir: Fil'l-Hadisil-Mütevatir, S. 20-24.

Hz. Ali Resulullah'ın şöyle buyurduğunu söylemiştir:
"Bana yalan isnad etmeyin. Kim bana karşı yalan uydurursa o kimse cehennem ateşine girsin.” [1]
Abdullah bin Amr'İn rivayetinde bu hadisin metni:
"Kim kasıtlı olarak bana karşı yalan uyduracak olursa, cehennem ateşinde yerini hazırlasın, " [2] şeklînde;
Abdullah bin Abbas'ın rivayetinde ise:
"Benden bildiğiniz dışında hadis nakletmekten kaçının. Kim kasıtlı olarak yalan uydurur da bana isnad edecek olursa cehennem ateşinde yerini hazırlasın” [3] şeklindedir.
Bu hadis-i şerif, Cabir bin Abdullah [4] Enes bin Malik, [5] Ebu Said el-Hudri, [6] Abdullah bin Mes'ud, [7] Ebu Hureyre [8] Mürre [9] Kays b. Sad b. Ubade, [10] Seleme bin el-Ekva, [11] Ukbe bin Amir, [12] Zeyd bin Erkam, [13] Halid bin Arfada [14] Muaviye bin Ebu Süfyan [15] Muğire bin Şu'be [16] Zübeyir bin Avam [17] gibi, çokça sahabeden rivayet edilmiştir.
Tirmizî bu hadisin Ebu Bekir, Ömer, Osman, Said bin Zeyd, Amr bin el-As, Büreyde, Ebu Musa el-Ğafiki, Ebu Umame, Abdullah bin Amr el-Mukan-na ve Evs es-Sakafi tarafından da rivayet edildiğini zikretmiştir. [18]


1] Buharı, Kit. İlim, bab: 38; Tirmizî, Kit. İlim, bab: 8, hn. 2660, Kit. Menakib, bab: 20, hn. 3715, îbnMace, Kit. Mukaddime, bab: 4
[2] Buharı, Kit. Enbiya, bab: 50; Tirmizî Kİt. İlim, bab: 123, hn. 2669; Müsned İmanı Ahmed, c. II, sh. 59, 171, 202, 214
[3] Tirmizî, Kit. Tefsir, sûre, 1, bab: 1, 2951; Darimi, Kit. Mukaddime, bab: 25
[4] İbn Mace, Kit. Mukaddime, Bab: 4, 33; Darimi, Kit. Mukaddime, bab: 25; Müsned İmam Ahmed, c. III, sh. 303


[5] Tirmizî Kit. İlim, bab: 8, hn. 2661; îbn Mace, Kit. Mukadime, bab: 4, hn. 22; Darimi, Kit. Mukaddime, bab: 25; Müsned İmanı Ahmed, c. III, sh. 98, 113, 116, 166, 167, 176, 209, 223, 278, 280; Buhârî, Kit. İlim, Bab: 38
[6] Müslim, Kit. Zühd, bab: 72, hn. 3004; İbn Mace, Kit. Mukaddime, bab: 4, hn. 37; Müsned İmam Ahmed. c. III, sh. 39. 44, 45, 56
[7] Tirmizî, Kit. Fiten, bab: 70. hn. 2257; İbn Mace, Kit. Mukaddime, bab: 4, hn. 30
[8] Buhâri, Kit. Edeb, bab: 109; İbn Mace, Kit. Mukaddime, bab: 4, hn. 34; Müsned İmam Ahmed, c. II, sh. 410, 413, 469, 519; Buhârî, Kit. İlim, bab: 38
[9] Darimi, Kit. Mukaddime, bab: 25
[10] Müsned İmam Ahıned, c. III, sh. 422
[11] Müsned İmam Ahmed, c. IV, sh. 47
[12] Müsnetf İmam Ahmed, c. IV, sh. 156, 201
[13] Müsned İmam Ahmed, c. IV, slı. 367
[14] Müsned İmam Ahmed, c. V, slı. 292
[15] Müsned İmam Ahıned, c. IV, sh. 100
[16] Buhârî, Kit. Cenaiz, bab: 34
[17] Buhârî, Kit. İlim, Bab: 38
[18] Tirmizî Kit. İlim Bab: 8, hn. 2660.


http://forum.islamiyet.gen.tr/sunnet-i-seniyye/64028-mutevatir-hadisleri-inkar-etmek-kufurdur.html





2


 -Serahsî, Usûlü’s-Serahsî, c. 1, s. 291; Abdü’l Aziz el-Buharî, Keşfu’l-Esrar an Usûli Fahri’l-İslâm el-Pezdevî, c. 2, s. 659
-Abdü’l-¼ani Abdü’l-Halık, Hücciyyetü’s-Sünne, s. 253
- Abdü’l-Aziz el-Buharî, Keşfu’l-Esrar, c. 2, s. 671
-M. Cemaleddin el-Kâsimî, Kavâidü’t-Tahdis min Fünuni Mustalahi’l-Hadis, s. 151; İbn Hacer, Şerhu’n-Nuhbe, s. 42.

http://www.yeniumit.com.tr/yazdir.php?konu_id=141

http://www.yeniumit.com.tr/konular.php?sayi_id=48&konu_id=141&yumit=bolum3

3

 B.Said Nursi.19.Mektub.156, Buharî, Mağâzî: 11.

4

 Age.Mektubat.141.

5

 B.Said Nursi.İşaratül-İcaz | Hurûf-u Mukattaa | 68



Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə