Özet a arrk ka a p plla an



Yüklə 117,62 Kb.

tarix07.12.2017
ölçüsü117,62 Kb.


224

Copyright © 2009 by AAN Enterprises Inc.



ÖZET

A

Arrk

ka

a  p

plla

an

n::

Parkinson hastal›¤› (PH) olan hastalar›n orta beyninde seçici olarak ventrolateral ve kaudal

substansiya nigradaki (SN) dopaminerjik nöronlarda kay›p görülür. PH’nin bir fare modelinde, araflt›rma-

c›lar 1-metil-4-fenil-1,2,3,6-tetrahidropiridin (MPTP) uygulam›fllar ve difüzyon tensor görüntüleme (DTG)

kullanarak yapt›klar› ölçümlerin intoksikasyonun ard›ndan ortaya ç›kan dopamin nöron kayb› ile korelas-

yon gösterdi¤ini bulmufllard›r.  



Y



ön

ntteem

mlleerr::

Çal›flma, SN’deki belirli dejenerasyon kesitlerini incelemek için sekiz kanall› faz dizisi halka-

s› ile 3 Tesla yüksek çözünürlüklü DTG protokolü ve paralel görüntüleme kullan›larak 28 birey (14 erken

evre, tedavi edilmemifl PH ve 14 yafl ve cinsiyet efllefltirmesi yap›lm›fl kontrol) üzerinde yap›ld›. Rostral,

orta ve kaudal SN üzerinde ilgili alanlar çift kör ve ba¤›ms›z ölçücüler taraf›ndan çizildi.

B

Bu

ullg

gu

ulla

arr::

Kontrollere k›yasla PH hastalar›nda SN’de parçal› anizotropi (FA) azalm›flt› (< 0.001). Post

hoc analizde PH hastalar›ndaki azalm›fl FA’n›n ilgili kaudal alanda rostral alana k›yasla daha fazla oldu¤u

belirlendi (< 0.00001). Kaudal SN’deki bir al›c› operatör karakteristik analizi PH hastalar›n› sa¤l›kl› birey-

lerden ay›rt etmenin özgünlü¤ünün ve özgüllü¤ünün %100 oldu¤unu ortaya ç›kard›. Bulgular her iki öl-

çücü aras›nda tutarl› idi.  



S

So

on

nu

uççlla

arr::  

Bu bulgular substansiya nigran›n yüksek çözünürlüklü tensor görüntülemesinin hasta baz›n-

da erken evre, yeni Parkinson hastal›¤› olanlar› sa¤l›kl› bireylerden ay›rt edici oldu¤una ve PH için giri-

flimsel olmayan erken bir biyobelirteç olma potansiyeli oldu¤una dair bir kan›t sunmaktad›r.



Neurology

®

2009;72:1378–1384



SÖZLÜK

DTG = difüzyon tensor görüntüleme; FA = parçal› anizotropi; MPTP = 1-metil-4-fenil-1,2,3,6-tetrahidropiridin; PH = Parkinson hastal›¤›;

ROC = al›c› operatör karakteristik; ROI = ilgili alan; SN = substansiya nigra; UPDRS = Birleflik Parkinson Hastal›¤› De¤erlendirme Ölçe¤i.

Elektronik bask›s› 7 Ocak 2009’dan itibaren www.neurology.org adresinde bulunmaktad›r.

Departments of Kinesiology and Nutrition (D.E.V., J.P., I.A., D.M.C.), Bioengineering (D.E.V., M.B.S., D.M.C., X.J.Z.), Neurology and

Rehabilitation (D.E.V., D.M.L.), Physical Therapy (D.M.C.), Anatomy and Cell Biology (D.M.L.), Ophthalmology and Visual Sciences

(D.M.L.), Psychology (D.M.L.), Neurosurgery (X.J.Z.) ve Radiology (X.J.Z.), and Center for MR Research (X.J.Z.), University of Illinois at

Chicago ve Department of Neurological Sciences (C.L.C.), Rush University Medical Center, Chicago, IL.

NIH (R01-NS-52318, R01-NS58487, R01-NS-28127, R01-NS-40902, R21-AG28662) burslar› ile desteklenmifltir.



Beyan: Yazarlar›n bir beyan› yoktur.

D.E. Vaillancourt, PhD

M.B. Spraker, BS

J. Prodoehl, PhD, PT

I. Abraham

D.M. Corcos, PhD

X.J. Zhou, PhD

C.L. Comella, MD

D.M. Little, PhD

Yaz›flma adresi ve reprint

istekleri için Dr. David E.

Vaillancourt, University of

Illinois at Chicago, 1919 West

Taylor, 650 AHSB, MC 994,

Chicago, IL 60612

court1@uic.edu

Yeni Parkinson hastal›¤› substansiya

nigras›nda yüksek çözünürlüklü

difüzyon tensor görüntülemesi

Parkinson hastal›¤› (PH) olan hastalar›n orta beyninde substansiya nigra (SN) pars kom-

paktada motor ifllev bozuklu¤una yol açan seçici dopaminerjik nöron kayb› olur. PH kli-

nik olarak a盤a ç›kt›¤›nda substansiya nigra (SN) pars kompaktadaki dopaminerjik hüc-

relerin yaklafl›k yar›s›n›n kaybedildi¤i tahmin edilmektedir.

1,2


Ayr›ca, PH ile iliflkili hüc-

re kayb› esas olarak SN pars kompaktan›n ventrolateral ve kaudal kesiminde gerçekle-

flir.

3

PH hastalar›nda SN pars kompaktadaki hücre kayb› ile ilgili çal›flmalar kadavra ça-



l›flmalar›yla s›n›rl›d›r. Nörogörüntüleme tekniklerindeki son geliflmeler yaflarken SN’de-

ki dejenerasyonun saptanmas› için yeni belirteçler belirlenmesinde yeni bir umuttur.

4,6

Difüzyon tensor görüntüleme (DTG) tipik olarak ak madde yolaklar›n› incelemek için



kullan›l›yor olsa da,

7,8


gri madde alanlar›ndaki anormallikleri incelemek için de yeni bir

yöntemdir. Yöntem olarak, DTG de¤iflen derecelerde dokuya ba¤›ml› anizotropi sergile-

06_224-230 (1378-1384)  7/9/09  3:03 AM  Page 224



yen su moleküllerinin difüzyon kabiliyetine

dayan›r. Ak maddede, su molekülleri difüz-

yon yönlerinde s›n›rl›d›r ve bu durum yük-

sek bir parçal› anizotropi (FA) de¤eri ile so-

nuçlan›r.

9

Ancak, gri maddede ve BOS’ta su



molekülleri anlaml› olarak daha az yön ba-

¤›ml›l›¤› sergiler, bu nedenle ak maddeye k›-

yasla FA de¤erleri daha düflüktür. 1-metil-

4-fenil-1,2,3,6-tetrahidropiridin (MPTP)

uygulanan PH mürin modelinde intoksikas-

yon sonras›nda kaybedilen SN dopaminer-

jik nöronlar›n›n say›s› DTG ile edinilen öl-

çümler ile anlaml› düzeyde korelasyon gös-

termifltir.

10

Yazarlar DTG’nin SN’deki do-



paminerjik dejenerasyon için do¤rudan ol-

mayan bir ölçüm sa¤layabilece¤ini öne sür-

müfllerdir, çünkü SN’deki hücre kayb› mik-

ro-yap›sal bütünlü¤ü ve su moleküllerinin

difüzyon özelli¤ini de¤ifltirir.

Bu çal›flmada, PH hastalar› ile sa¤l›kl›

bireylerde SN karfl›laflt›rmas› için yüksek

çözünürlüklü DTG kullan›lm›flt›r. Erken

evre, tedavi almam›fl PH hastalar› kulla-

n›lm›flt›r, çünkü sa¤l›kl› bireylerden ayr›l-

mas› en zor olan hasta grubudur ve henüz

hiç ilaç kullanmam›fllard›r. Her PH hasta-

s› prospektif olarak yafl ve cinsiyete göre

sa¤l›kl› bir kontrol ile efllefltirilmifltir. Ön-

ceki çal›flmalarda PH’da en fazla dejene-

rasyonun SN pars kompaktan›n ventrola-

teral ve kaudal bölümünde oldu¤u ileri

sürülmüfl oldu¤undan,

3,5

yeni PH hastala-



r›n› sa¤l›kl› bireylerden ay›rt etmede en

yüksek özgüllük ve özgünlü¤ün bu bölge-

de oldu¤u hipotezini test ettik. 

YÖNTEMLER

B

Biirreey

ylleerr.. Bu çal›flma 28 kiflinin dahil edil-

di¤i prospektif vaka kontrollü bir çal›flmayd›. Çal›flmaya 14

yeni PH hastas› ve 14 sa¤l›kl› birey kat›ld› (tablo 1). Hasta-

lar Rush Üniversitesi T›p Merkezinin Hareket Bozukluklar›

Bölümü’nden seçildiler. Antiparkinson tedavisi kullanma-

yan ve hiçbir zaman kullanmam›fl olan, klinik olarak anlam-

l› düzeyde biliflsel bozuklu¤u olmayan hastalar dahil edildi-

ler. Antiparkinson tedavisi olarak PH semptomlar›n› de¤ifl-

tirmek veya PH’nin ilerlemesini durdurmak için tasarlanm›fl

herhangi bir ilaç tedavisi olarak tan›mlad›k. Bütün hastala-

r›n PH tan›s› bir hareket bozukluklar› nörolo¤u taraf›ndan

kondu ve tüm hastalar PH Beyin Bankas› Grubu tan› ölçüt-

lerini

11,12


karfl›lad›. Her hasta Birlefltirilmifl PH De¤erlendir-

me Ölçe¤i kullanan ayn› nörolog taraf›ndan puanland› (tab-

lo 1). Puanlamalar DTG verilerine kör olarak yap›ld›. On

dört sa¤l›kl› kontrol Chicago bölgesinde reklamlar arac›l›¤›

ile seçildi ve her PH hastas› ile yafl ve cinsiyet bak›m›ndan efl-

lefltirildi. PH grubunun yafl› (ortalama 57.2 y›l) kontrol gru-

bununkinden (ortalama 58.0 y›l) farkl› de¤ildi (t

ϭ 0.12; p

ϭ 0.9). Bütün bireyler, Rush Üniversitesi T›p Merkezi ve

Chicago’daki Illinois Üniversitesi bölgesel Gözden Geçirme

Komiteleri taraf›ndan onaylanm›fl, Helsinki Deklarasyonu-

na uygun yaz›l› bilgilendirilmifl onam verdi.



D

DT

TG

G   ççeek

kiim

mii.. Veriler, girdap ak›m›n›n oluflturdu¤u bozul-

may› azaltmak için tasarlanm›fl DTG çarpma kesiti kullan›la-

rak

13

, General Electric 3.0-Tesla Signa HD taray›c›s›nda (Ge-



neral Electric Healthcare, Waukesha, WI) topland›. Çarpma

kesiti, girdap ak›m› etkilerini s›f›rlamak ve maksimum görün-

tü kaymas› ile bozulmay› piksel alt› düzeyde s›n›rlamak için

görüntüleme gradientlerini ve al›c› frekans›n› dinamik olarak

ayarlayabilir düzeydeydi. Bütün görüntüler sekiz kanall› faz

dizisi bafl halkas› kullan›larak, uzaysal çözünürlü¤ü artt›rmak

için paralel görüntüleme ile birlikte (h›zlanma faktörü 

ϭ 2)


al›nd›. Veri toplama anahtar parametreleri: tekrarlama zama-

n› 


ϭ 4500 msn, eko zaman› = 82 msn, b de¤erleri ϭ 0, 1.000

sn/mm


2

, difüzyon gradient yönleri 

ϭ 27, görüfl alan› ϭ 20 cm

ϫ 20 cm, matriks ϭ 256 ϫ 256, uyarmalar›n say›s› ϭ 4, di-

lim kal›nl›¤› = 4 mm, dilim atlama = 1 mm, dilim say›s› 

ϭ 15.


En yukar›daki dilim korpus kallozumun yaklafl›k 4 mm üs-

tünden al›nd›. Difüzyon gradient yönelimleri elektrostatik re-

pülsiyon modeline göre tasarland›.

14

D



DT

TG

G  a

an

na

alliizzii.. Parçal› anizotropi (FA) difüzyon anizotropi

derecesinin bir ölçümüdür ve flöyle gösterilir: 

λ

1

λ



2

ve 


λ

3

difüzyon tensor matriksinin eigen de¤erleri-

dir.

15

S›f›ra yak›n FA de¤erleri izotropik difüzyonu ve 1’e



yak›n FA de¤erleri anizotropik difüzyonu gösterir. ‹yi or-

ganize ak maddenin FA de¤eri yüksektir, çünkü su mole-

külü difüzyonu s›k› bir flekilde lif yolunun dik aç›s›nda yol

al›r. SN’de FA de¤erleri ak maddeye k›yasla oldukça dü-

Neurology 72

April 21, 2009

225

Tablo 1

Hasta özellikleri

Birey 

Yaş, yıl 

Cinsiyet  

Hastalık süresi* 

UPDRS III  

Hoehn ve Yahr

P1

47

K 4



10

I

P2

72

E 34


32

II

P3

66

K 30


20

II

P4

55

K 17


12

I

P5

57

E 4


25

II

P6

60

E 17


12

I

P7

69

E 6


18

II

P8

45

K 25


18

II

P9

57

E 15


18

II

P10

I

4

1



E

6

3



P11

55

E 33



31

II

P12

60

K 12


11

II

P13

58

K 17


16

II

P14

64

E 16


25

II

Ortalama (SD) 57.2 (9.6)

16.5 (10.8)

18 (8.1)


*Tanıdan itibaren geçen aylar.

UPDRS


Birleştirilmiş Parkinson Hastalığı Değerlendirme Ölçeği.

FA

1

2



1

2

2



2

3

2



3

1

2



1

2

2



2

3

2



06_224-230 (1378-1384)  7/9/09  3:03 AM  Page 225


flüktür. Bu çal›flmada, FA önceden belirtilen protokol ile

al›nm›fl difüzyon a¤›rl›kl› görüntülerden tekil dekompozis-

yon de¤eri kullan›larak DtiStudio’da

16

hesapland›.



Radyal difüzyon kapasitesi [

λ

R

= (

λ

2



ϩ

λ

3

)/2] ve uzunla-

mas›na difüzyon kapasitesi [

λ

L

λ



1

] hesapland›, burada 

λ

1

,

λ



2

ve 


λ

3

azalan s›radad›r. Radyal difüzyon kapasitesi akson

liflerine dik ortalama difüzyon kapasitesini ve uzunlamas›na

difüzyon kapasitesi akson liflerine paralel ortalama difüzyon

kapasitesini gösterir. Ortalama difüzyon kapasitesi de de¤er-

lendirildi.

9,17

Bu ölçümler Neurology



®

dergisinin www.ne-

urology.org internet sayfas›ndaki ek e-1 ve tablo e-1’de gös-

terilmifltir. Görüntü kalitesini ve difüzyon ölçümlerinin güve-

nilirli¤ini garantilemek için DTG verilerinin bafl hareketi AF-

NI kullan›larak de¤erlendirildi ve bütün bireylerde 1 mm’den

az oldu¤u bulundu. Gruplar aras›nda bafl hareketinde anlam-

l› düzeyde fark saptanmad›. Bafl hareketini uygulamad›k.

fiekil 1’de, ilgilendi¤imiz alanlar›n (ROI) SN’de nas›l ve ne-

rede çizildi¤ini göstermek için B0 kesiti (asl›nda T2 a¤›rl›kl› ke-

sit) k›rm›z› nukleus ve substansiya nigran›n oldu¤u kesit (A),

B0 bir alt kesiti (B), FA haritas› (C) ve renkli harita (D) göste-

rilmifltir. Ayr› ROI, rostral, orta ve kaudal alanlar üç ayr› dai-

re kullan›larak çizildi. Canl›larda T2 a¤›rl›kl› kesitlerle SN

pars kompaktay› SN pars retikulatadan ay›rt etmek zordur,

bu nedenle alanlar SN pars kompakta olarak de¤il SN içi ola-

rak yorumland›. Ayr›ca, önceki çal›flmalar T2 a¤›rl›kl› bir ke-

sitte SN’deki hipointens alan›n rostral k›sm›n›n serebral pedin-

külü ve SN’yi içine ald›¤›n› göstermifltir.

18

Bu nedenle, gruplar



aras›ndaki fark, PH’de hücre kayb›n›n en belirgin oldu¤u kau-

dal ROI alan›na k›yasla bu bölgede daha az olabilir.

3

ROI çizmek için flu yöntem kullan›lm›flt›r: her ROI dört



voksel çap›ndayd› ve her voksel 0.781 mm idi. Bu ROI hac-

minin 30 mm

3

olmas›na eflittir. ‹lk olarak, B0 görüntüle-



mesinde k›rm›z› nukleus, subtalamik nukleus ve SN’nin be-

lirgin oldu¤u kesiti belirledik (flekil 1A). ‹kinci olarak, bir

alt dilime geçtik, çünkü SN’nin büyük bir k›sm› k›rm›z›

nukleusun alt›ndad›r. Bu kesitte, substansiya nigra her za-

man görüntülendi ve k›rm›z› nukleus ya görüntülenmedi ya

da silik olarak görüntülendi (flekil 1B). Bu yöntem ventral

SN’ye odaklanmak için kullan›ld›. Üçüncü olarak, beyin

sap› içinde kald›¤›m›zdan emin olunarak ROI SN’nin ros-

tral bölümünün hipointens k›sm›na yerlefltirildi. Dördüncü

olarak, iki daire kesiflmeyecek flekilde orta ROI birinci da-

irenin lateral ve posteriyoruna yerlefltirildi. Beflinci olarak,

iki daire kesiflmeyecek flekilde kaudal ROI orta dairenin la-

teral ve posteriyoruna yerlefltirildi (flekil 1 E). Üç ROI’y›

yerlefltirirken ROI’m›z›n lateralde serebral pedinkül içinde

olmad›¤›ndan emin olmak için FA haritas›n› ve renkli hari-

tay› kulland›k (flekil 1, C ve D). 

Rostral, orta ve kaudal ROI’da FA, radyal difüzyon kapa-

sitesi, uzunlamas›na difüzyon kapasitesi hesapland›. Sonra,

her ilgili sol ve sa¤ ROI’da ilgili ba¤›ml› ölçümün (örn., FA)

ortalamas› hesapland›. SN’de sol ve sa¤ boyunca ortalama

de¤er istatistik analizinde kullan›ld›. Kontrol prosedürü ola-

rak, bir ROI tam SN lateralinde serebral pedinküle çizildi (fle-

kil 1B) ve bulgular tablo e-1’de gösterildi. DtiStudio’da bütün

kesitlere standart bir parazit efli¤i uyguland›. Bu eflik uygulan-

d›ktan sonra, ROI’da veya çevre dokuda sinyal kayb› olma-

d›¤›ndan emin olunmas› için her kesit görsel olarak incelendi.

ROI ba¤›ms›z olarak iki araflt›rmac› taraf›ndan çizildi.

‹ki araflt›rmac› da daha önce anlat›lm›fl olan yöntemde uz-

laflt›lar. Bütün ROI’lar hasta veya kontrol olup olmad›k-

lar› bilinmeden çizildi. 

226

Neurology 72



April 21, 2009

Şekil 1

Substansiya nigrada ilgili alanları çizmek için kullanılan prosedür

A

B



C

D

E



B0 kesiti

B0 kesiti

FA kesiti

Harita


Kırmızı nukleus

SN-rostral

SN-orta

SN-kaudal



Serebral

pedinkül


 (A) Kırmızı nukleus ve substansiya nigrayı içeren kesit. İlk bu kesit alındı. (B) A’da gösterilen kesitin hemen altından geçen kesit ve bu üç ilgili alanı çizdiğimiz 

kesit. (C) parçalı anizotropi kesiti ve (D) B’deki kesitin haritasını gösterir. Serebral pedinkül için ilgili alan da gösterilmiştir. (E) Rostral, orta ve kaudal substan-

siya nigradaki üç ilgili alanın ve serebral pedinküldeki ilgili alanın daha büyük resimleri. Bütün resimler DTG Studio’sunda oluşturulmuştur.

06_224-230 (1378-1384)  7/9/09  3:03 AM  Page 226




‹‹sstta

attiissttiik

k  a

an

na

alliizz.. Her ba¤›ml› ölçüme ayr› iki yönlü kar›fl›k

model varyans analizi uyguland›. Bireyler aras› faktör grup

(kontrol ve PH) ve tekrarlayan faktör ROI (rostral, orta ve

kaudal) idi. Etkileflimleri incelemek için post hoc çiftlenme-

mifl t testleri kullan›ld›. Serebral pedinkülde, PH ve kontrol

grubu aras›nda ayr› çiftlenmemifl testleri yap›ld›. Birinci ve

ikinci puanlamac› aras› güvenilirlik SPSS 15.0’da

19

s›n›f içi



korelasyon katsay›s› kullan›larak hesapland›. Al›c› opera-

tör karakteristik (ROC) e¤rileri üç SN ROI’s›n›n özgüllük

ve özgünlü¤ünü belirlemek için kullan›ld›.

BULGULAR

Kontrol grubuna k›yasla PH gru-

bunda FA de¤eri azalm›flt› [F(1.26) 

ϭ 28.7, Ͻ

0.001] ve FA de¤eri ROI boyunca da azalm›flt›

[F(2.52) 

ϭ 4.9, Ͻ 0.05] (flekil 2 ve tablo e-2).

ROI etkileflimi taraf›ndan bir grup bulunmak-

tayd› [F(2.52) 

ϭ 5.9, Ͻ 0.01]. Gruplar aras›

FA fark› rostral bölgede kaudal bölgeye k›yasla

daha azd› (flekil 2A). Örne¤in, rostral bölgede

FA de¤eri gruplar aras›nda farkl› de¤il iken (t

ϭ

1.5; p



ϭ 0.12), orta (ϭ 3.7; Ͻ 0.001) ve kau-

dal (t

ϭ 11.9; Ͻ 0.00001) bölgelerde FA fark-

l›l›klar› gruplar aras›nda belirgindi. Kaudal t

de¤erinin 11.9 oldu¤unun alt›n› çizmek, bu

bulgunun flans eseri olma olas›l›¤›n›n olmad›¤›-

n› göstermesi aç›s›ndan önemlidir.

‹ki puanlay›c› taraf›ndan ba¤›ms›z olarak de-

¤erlendirilmifl olan bütün PH hastalar›nda yük-

sek çözünürlüklü DTG tekni¤ine dayal› ölçüm-

ler SN’nin kaudal k›sm›nda hastal›k belirleme-

si aç›s›ndan duyarl› idi (flekil 3, A ve B). Birinci

puanlay›c›n›n rostral, orta ve kaudal ROI’da

FA de¤eri üzerindeki ROC analizi ROC e¤risi

alt›ndaki alan›n kaudal ROI’da orta ve rostral

ROI’ya k›yasla en büyük oldu¤unu gösterdi

(flekil 3C ve tablo 2). Kaudal ROI için özgüllük

ve özgünlük %100 idi (tablo 2). 

Birinci ile ikinci puanlay›c› aras› güvenilirlik

de¤erlendirmesinde ilgili üç birincil alan için güç-

lü bir ortak görüfl bulunmaktayd›: s›n›f içi kore-

lasyon katsay›s› rostral ROI’dan 0.808, orta RO-

I’dan 0.832 v kaudal ROI’dan 0.96 idi. Her RO-

I’da FA için iki puanlay›c› aras›nda çiftlenmemifl



testleri uygulad›k ve üç testi de anlaml› düzey-

de de¤ildi. Serebral pedinküldeki kontrol analizi-

nin detaylar›, di¤er ba¤›ml› ölçümler ve FA ile

Birlefltirilmifl Parkinson Hastal›¤› Puanlama Öl-

çe¤i aras›ndaki iliflki tablo e-2’de gösterilmifltir. 

TARTIfiMA

Bu çal›flmada üç yeni bulgu vard›. Bi-

rincisi, erken evre, tedavi almayan PH hastalar›-

n›n SN’sinde FA de¤erlerinin azald›¤›n› göster-

dik. ‹kinci olarak, yeni PH hastalar› ile sa¤l›kl›

kontroller aras›ndaki fark SN’nin kaudal bölge-

sinde orta ve rostral bölgelere k›yasla en fazlayd›.

Üçüncü olarak, bütün yeni PH hastalar› bütün

sa¤l›kl› kontrollerden %100 özgüllük ve özgün-

lükle ay›rt edildi. Bu bulgular kör iki puanlay›c›

aras›nda tutarl›l›k gösterdi. Böylece DTG de¤er-

lendirmemiz yaln›z grup farkl›l›klar›n› de¤il ayr›-

ca do¤ru bireysel de¤erlendirmeyi de belirledi. 

Daha önce insanlarda DTG kullan›larak ya-

p›lm›fl iki çal›flmada PH hastalar›nda sa¤l›kl› bi-

reylere k›yasla substansiya nigrada FA de¤erinin

azalm›fl oldu¤u gösterilmifltir.

4,6


O çal›flmalar-

daki hastalar bizim çal›flmam›zdakilere k›yasla

daha ileri evredeydiler ve o çal›flmalardaki has-

talar dopaminerjik tedavi almaktayken incelen-

mifllerdi. Bu çal›flma önceki literatür bilgisini ge-

niflleterek erken evre yeni PH hastalar›n›n

SN’sinde FA de¤erinin azald›¤›n› göstermifltir.

Ayr›ca, önceki iki çal›flmada PH hastalar› ile

kontroller aras›nda SN’de grup düzeyinde FA

farkl›l›klar› anlaml› düzeyde bulunmufl olsa

da,

4,6


bireysel düzeyde FA de¤erleri tutarl› ola-

rak hastalar› belirleyememifltir. Örne¤in, bir va-

ka-kontrol çal›flmas›nda4 e¤ri alt›ndaki alan›n

orta düzeyde oldu¤u (0.653) ve DTG’nin ilerde

bireysel PH hastalar›n› belirlemek için kullan›la-

bilecek bir yöntem olmad›¤› bildirilmifltir.  

DTG’nin PH hastalar›n› sa¤l›kl› bireylerden

ay›rt etmeyi sa¤layabilmesini çeflitli faktörler et-

kileyebilir. Bu faktörler aras›nda m›knat›s›n alan

kuvveti, uzaysal çözünürlük, sinyal-parazit oran›,

kontrast-parazit oran›, görüntü artefaktlar› ve

SN’de ROI’n›n çizilmifl oldu¤u alanlar say›labilir.

Daha önceki DTG çal›flmalar›nda 1.5 Tesla

MRG kullan›lm›flt›r.

4,6

Aksine, bu çal›flmada pa-



ralel görüntüleme teknikleri ile birlikte 3 Tesla’da

yüksek çözünürlüklü DTG kesitleri kullan›ld›. Bu

teknik yüksek bir uzaysal çözünürlük ile uygun

sinyal-parazit oran› sa¤lar. SN’nin hedeflenmifl

bölgelerine üç adet 30.6 mm

3

ROI çizildi. Önce-



Neurology 72

April 21, 2009

227

Şekil 2

Gruplar arasındaki farklar

Kontrol


PH

0.8


0.6

0.4


0.2

0.0


Rostral

Orta


Kaudal

Parçalı anizotropi

Parkinson hastalığı olan hastaların (gri) ve sağlıklı kontrollerin 

(siyah) substansiya nigra rostral, orta ve kaudal alanındaki 

ortalama parçalı anizotropisi.

Hata sütunları 

Ϯ 1 SD.

06_224-230 (1378-1384)  7/9/09  3:03 AM  Page 227




ki DTG çal›flmalar›nda SN’ye tipik olarak bir

ROI çizilmiflti. Bir çal›flmada 40 mm

3

hacminde


tek bir ROI kullan›lm›flt›.

4

PH’da bilinen dejene-



rasyon flekline dayanarak daha küçük üç ROI

kullanmay› seçmemiz SN’de belirli dejenerasyon

alanlar›n› odaklayabilmemizi ve bölgesel de¤i-

flimleri belirlememizi güçlendirmifl olabilir. Orta

ve rostral ROI’ya k›yasla kaudal ROI’da daha

fazla bozulman›n bulunmas› nigra dejenerasyo-

nunun patolojik flekilleri ile ayn› çizgidedir ve

DTG’ye dayal› FA’n›n, PH ile iliflkili patolojinin

esas oda¤›na anatomik olarak odaklanan bir öl-

çüm oldu¤unu düflündürür.

Rostral ve kaudal ROI’da FA’da gruplar

aras› farkl›l›¤›n iki olas› aç›klamas› bulunmak-

tad›r ve bunlar birbirlerini karfl›l›kl› olarak d›fl-

lamazlar. Birinci aç›klama: T2 a¤›rl›kl› kesitin

hipointens alan›n›n rostral bölgesi SN’den faz-

las›n› içerebilir. T2 a¤›rl›kl› kesitler ile proton

dansitesi a¤›rl›kl› spin-eko ve h›zl› k›sa inversi-

yon zaman› inversiyon-iyileflme görüntülemesi,

aksiyal kesitte T2 a¤›l›kl› hipointens alan›n ros-

tral k›sm›n›n görüntülemesinin hem SN hem de

serebral pedinkül içerdi¤ini gösterir. Bizim ros-

tral ROI çizimimiz SN ile serebral pedinkülü

içermifl olabilir ve bu durum rostral SN’de PH

hastalar› ile sa¤l›kl› kontrolleri ay›rt edebilme-

mizi zorlaflt›rm›fl olabilir. Bu k›s›tlama, en be-

228


Neurology 72

April 21, 2009



Şekil 3

Bireyler arasındaki farklar

A

B



C

Puanlayıcı 1

Puanlayıcı 2

F

A



 ölçümü

F

A



 ölçümü

Özgüllük


ROC eğrisi

Kontrol


PH

Kontrol


PH

Rostral


Orta

Kaudal


0.65

0.60


0.55

0.50


0.45

0.40


0.35

0.30


0.65

0.60


0.55

0.50


0.45

0.40


0.35

0.30


1.0

0.8


0.6

0.4


0.2

0.0


Özgünlük

0.0 0.2 0.4 0.6 0.8 1.0

(A) İlgili kaudal alan için birinci puanlayıcının verdiği Parkinson hastalığı (PH) olan hastaların (gri) ve sağlıklı kontrollerin (siyah) 

parçalı anizotropi değerleri. Siyah sembol kontroller için ortalama artı/eksi 1 SD’yi temsil eder. Gri sembol PH olan hastalar 

için ortalama artı/eksi 1 SD’yi temsil eder. (B) A gibi ama ikinci puanlayıcının verileri. (C) Rostral (kesik gri), orta (gri) ve kaudal 

(siyah) ilgili alanın alıcı operatör karakteristik eğrisi. Kaudal alanın özgüllüğü ve özgünlüğü en yüksektir.



Tablo 2

Alıcı operatör 

karakteristiklerin analizi

Rostral SN

Orta SN 

Kaudal SN

Özgüllük, %

100


100

100


Özgünlük, %

7.10


35

100


Eğri adlındaki alan 0.651

0.834


1.00

SN

substansiya nigra.



06_224-230 (1378-1384)  7/9/09  3:03 AM  Page 228


lirgin etkilerin gözlendi¤i kaudal ROI için ge-

çerli de¤ildir. SN lateraline serebral pedinküle

yerlefltirilmifl kontrol ROI’n›n gruplar aras›nda

hiçbir ölçümde farkl›l›k göstermedi¤ini vurgu-

lamak önemlidir (flekil 1 ve ek e-1). Ayr›ca, se-

rebral pedinkülün FA de¤eri SN’deki rostral

ROI’n›n FA de¤erinden oldukça yüksek bulun-

du (e-verileri). ‹kinci aç›klama: PH hastalar›n›n

SN’deki dejenerasyonu rostral alana k›yasla

ventral ve kaudal alanlarda daha fazla olur.

Gerçekte, insanlardaki kadavra çal›flmalar›nda

dopaminerjik hücre kayb›n›n en fazla SN pars

kompaktan›n ventrolateral ve kaudal alanlar›n-

da oldu¤u, aksine normal yafllanman›n SN pars

kompaktan›n dorsomedial alan›n› etkiledi¤ini

göstermifltir.

3

En fazla fark kaudal ROI’de bu-



lundu ve bu bulgu dopaminerjik hücre kayb›-

n›n PH’da birincil olarak SN’de görülen alan›y-

la uyumludur.

1,3


Ayr›ca, SN’nin rostral alan›na

k›yasla kaudal alan›n›n daha fazla etkilendi¤in

bulunmas›, kaudaldeki daha fazla demir içeri¤i

oldu¤unu gösteren yeni proton dansitesi görün-

tüleme teknikleri ile de uyumludur.

5

PET veya SPECT gibi di¤er nörogörüntüleme



testleri PH hastalar›n› sa¤l›kl› bireylerden ay›rt

ettirir. [

18

]F-Dopa al›m›n› de¤erlendiren PET ke-



sitleri klinik olarak orta evre PH hastalar›n› sa¤-

l›kl› kontrollerden %100

20

, hastal›¤›n erken ev-



resindekileri %85 oran›nda

21

do¤ru olarak ay›rt



ettirmifltir. [11-C]FE-CIT kullan›ld›¤›nda, PET

kesitleri hafif düzeyde PH hastalar›n› sa¤l›kl›

kontrollerden %100 oran›nda do¤ru olarak ay›rt

ettirmifltir.

22

[

123



]FP-CIT ile yap›lan SPECT kesit-

leri ile hafiften a¤›ra PH hastalar›n› sa¤l›kl› kon-

trollerden ay›rt etmenin toplam özgüllük ve öz-

günlü¤ü %96 olarak gözlenmifltir.

23

Verilerimiz



yüksek çözünürlüklü DTG’nin PET ve SPECT

kadar baflar›l› oldu¤unu iflaret eder. Bulgular›m›z

önemlidir, çünkü PET ünitelerine ulaflmak 3 Tes-

la MRG ünitelerine ulaflmaktan daha zordur ve

PET’nin maliyeti MRG’den yüksktir.

24

En önem-



lisi, DTG giriflimsel de¤ildir ve radyoaktif arac›la-

r›n kullan›lmas›n› gerektirmez ve bu nedenle

uzunlamas›na izlem ve tekrar de¤erlendirmeler

için potansiyel olarak daha güvenlidir.

25

Gelecek çal›flmalarda DTG’nin SN’de klinik



öncesi dejenerasyonu gösterilebilip gösterileme-

yece¤i ve PH için hastal›k öncesinde öngörücü bir

test olarak kullan›labilirli¤i araflt›r›labilir. Ek ola-

rak, önceki çal›flmalarda DTG’nin PH’yi atipik

parkinsonizmden ay›rt etmek için kullan›labilece-

¤i ileri sürülmüflse de,

26,28

farkl› hasta kohortla-



r›nda hareket bozukluklar› nörolo¤unu tan›n›n

alt›n standard› olarak kullanacak ve DTG ile kar-

fl›laflt›racak genifl ölçekli çal›flmalar yap›lmal›d›r.

Hastal›k ilerlemesinin ve tedavi giriflimlerinin et-

kilerinin DTG’ye göre ölçümleri de yap›lmal›d›r.

TEfiEKKÜR

Yazarlar Dr Christopher Goetz’e makaleye yapt›¤› yorumlar› için ve hasta-

lara çal›flmaya ay›rd›klar› zaman ve katk›lar›ndan dolay› teflekkür ederler.

10 Temmuz 2008’de al›nd›. Son haliyle 3 Kas›m 2008’de

yay›na kabul edildi.

Neurology 72

April 21, 2009

229


KAYNAKLAR

1.

Hodaie M, Neimat JS, Lozano AM. The dopaminergic



nigrostriatal system and Parkinson’s disease: molecular

events in development, disease, and cell death, and new

therapeutic strategies. Neurosurgery 2007;60:17–28; dis-

cussion 28 –30.

2.

Braak H, Del Tredici K, Rub U, de Vos RA, Jansen Steur



EN, Braak E. Staging of brain pathology related to spo-

radic Parkinson’s disease. Neurobiol Aging 2003;24:197–

211.

3.

Fearnley JM, Lees AJ. Ageing and Parkinson’s disease: sub-



stantia nigra regional selectivity. Brain 1991;114:2283–

2301.


4.

Chan LL, Rumpel H, Yap K, et al. Case control study of

diffusion tensor imaging in Parkinson’s disease. J Neurol

Neurosurg Psychiatry 2007;78:1383–1386.

5.

Martin WR, Wieler M, Gee M. Midbrain iron content in



early Parkinson disease: a potential biomarker of disease

status. Neurology 2008;70:1411–1417.

6.

Yoshikawa K, Nakata Y, Yamada K, Nakagawa M. Early



pathological changes in the parkinsonian brain demon-

strated by diffusion tensor MRI. J Neurol Neurosurg Psy-

chiatry 2004;75:481–484.

7.

Kraus MF, Susmaras T, Caughlin BP, Walker CJ, Sweeney



JA, Little DM. White matter integrity and cognition in

chronic traumatic brain injury: a diffusion tensor imaging

study. Brain 2007;130:2508–2519.

8.

Mori S, Zhang J. Principles of diffusion tensor imaging



and its applications to basic neuroscience research. Neuron

2006;51:527–539.

9.

Basser PJ, Mattiello J, LeBihan D. MR diffusion tensor



spectroscopy and imaging. Biophys J 1994;66:259–267.

10.


Boska MD, Hasan KM, Kibuule D, et al. Quantitative

diffusion tensor imaging detects dopaminergic neuronal

degeneration in a murine model of Parkinson’s disease.

Neurobiol Dis 2007;26:590–596.

11.

Hughes AJ, Daniel SE, Kilford L, Lees AJ. Accuracy of



clinical diagnosis ofi diopathic Parkinson’s disease: a

clinico-pathological study of 100 cases [see comments].

J Neurol Neurosurg Psychiatry 1992;55:181–184.

12.


Hughes AJ, Daniel SE, Lees AJ. Improved accuracy of clin-

ical diagnosis of Lewy body Parkinson’s disease. Neurology

2001;57:1497–1499.

13.


Zhou XJ, Maier JK, Reynolds HG. Method to reduce eddy

current effects in diffusion-weighted echo planar imaging.

United States Patent, 5. 1999;864:233.

14.


Jones DK, Simmons A, Williams SC, Horsfield MA. Non-

invasive assessment of axonal fiber connectivity in the hu-

man brain via diffusion tensor MRI. Magn Reson Med

1999;42:37–41.

15.

Basser PJ, Pierpaoli C. Microstructural and physiological



features of tissues elucidated by quantitative-diffusion-

tensor MRI. J Magn Reson B 1996;111:209–219.

16.

Wakana S, Jiang H, Nagae-Poetscher LM, van Zijl PC,



Mori S. Fiber tract-based atlas of human white matter

anatomy. Radiology 2004;230:77–87.

17.

Hasan KM, Narayana PA. Retrospective measurement of



the diffusion tensor eigenvalues from diffusion anisotropy

06_224-230 (1378-1384)  7/9/09  3:03 AM  Page 229




230

Neurology 72

April 21, 2009

and mean diffusivity in DTI. Magn Reson Med 2006;56:

130–137.

18.


Oikawa H, Sasaki M, Tamakawa Y, Ehara S, Tohyama K.

The substantia nigra in Parkinson disease: proton density-

weighted spin-echo and fast short inversion time inversion-

recovery MR findings. AJNR Am J Neuroradiol 2002;23:

1747–1756.

19.


Maclennan RN. Interrater reliability with SPSS for Win-

dows 5.0. Am Statistician 1993;47:292–296.

20.

Hu MT, White SJ, Herlihy AH, Chaudhuri KR, Hajnal



JV, Brooks DJ. A comparison of (18)F-dopa PET and in-

version recovery MRI in the diagnosis of Parkinson’s dis-

ease. Neurology 2001;56:1195–1200.

21.


Morrish PK, Sawle GV, Brooks DJ. Clinical and [18F]

dopa PET findings in early Parkinson’s disease. J Neurol

Neurosurg Psychiatry 1995;59:597–600.

22.


Antonini A, Moresco RM, Gobbo C, et al. The status of

dopamine nerve terminals in Parkinson’s disease and es-

sential tremor: a PET study with the tracer [11-C]FE-CIT.

Neurol Sci 2001;22:47–48.

23.

Benamer TS, Patterson J, Grosset DG, et al. Accurate dif-



ferentiation of parkinsonism and essential tremor using vi-

sual assessment of [123I]-FP-CIT SPECT imaging: the

[123I]-FP-CIT study group. Mov Disord 2000;15:503–

510.


24.

Ravina B, Eidelberg D, Ahlskog JE, et al. The role of radio-

tracer imaging in Parkinson disease. Neurology 2005;64:

208–215.


25.

Volkow ND, Rosen B, Farde L. Imaging the living human

brain: magnetic resonance imaging and positron emission

tomography. Proc Natl Acad Sci USA 1997;94:2787–

2788.

26.


Schocke MF, Seppi K, Esterhammer R, et al. Diffusion-

weighted MRI differentiates the Parkinson variant of

multiple system atrophy from PD. Neurology 2002;58:

575–580.


27.

Schocke MF, Seppi K, Esterhammer R, et al. Trace of

diffusion tensor differentiates the Parkinson variant of

multiple system atrophy and Parkinson’s disease. Neuro-

image 2004;21:1443–1451.

28.


Paviour DC, Price SL, Stevens JM, Lees AJ, Fox NC.

Quantitative MRI measurement of superior cerebellar pe-

duncle in progressive supranuclear palsy. Neurology 2005;

64:675–679.



06_224-230 (1378-1384)  7/9/09  3:03 AM  Page 230



Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə