Platon’un Ruh Kuram



Yüklə 225,94 Kb.

səhifə1/8
tarix02.12.2017
ölçüsü225,94 Kb.
  1   2   3   4   5   6   7   8


Platon’un Ruh Kuram 

 

 

Özet 

Bu çalşmada, Bat Felsefesinin en büyük düşünürlerinden biri olan 

Platon’un ruh hakkndaki görüşleri açklanmaya çalşlmştr. Platon’a göre ruh 

idealar dünyasndan yeryüzüne inmiştir ve tanrsal bir kaynaktan çkmştr. Ruhun 

idealara yönelmiş akl yönü, akla uyan irade yönü ve ona uyan içgüdüsel yönü 

olmak üzere üç yönü vardr. Akl, iradenin de yardmyla içgüdülerin zorlamasna 

karş koymal; insan, ruhun asl yurduna dönmesi için gereğini yapmaldr. Platon, 

ruhun ölümsüzlüğünü de, hatrlamaya, sonsuzluk bilgisine ve hayat idesine dayal 

çeşitli metafizik kantlarla ispatlamaya çalşmştr. 

Anahtar Kelimeler: Ruh, Beden, İdea, Madde, Form 

 

Plato’s Theory of the Soul 

Abstract 

In this study which is one of the great thinkers of Western Philosophy of 

Plato tried to explain their views about the soul. According to Plato, the world of 

ideas of the soul and the divine source, the earth has decreased.  Ideas oriented 

mental aspect of the soul, the mind will wake up wake her instinctual aspect of 

direction and three aspects to be. Intellect, will, with the help of  insticts are put to 

the dictate of the human soul, should the need to return to the original homeland. 

Plato, in the immortality of the soul, remember, eternity based on the knowledge and 

life of various metaphysical sense and tried to prove by evidence. 

Key Words: Soul, Body, Ideas, Matter, Form 

 

Giriş 

Platon, her şeyden önce Sokrates’in üzerine aldğ yüce ve onurlu 

görevi, onun brakmak zorunda kalmş olduğu noktadan başlayarak 

üstlenmek, hocasnn öğretisini pekiştirmek ve onu kaçnlmaz sorgu ve 

söylentilere karş savunmak istemiştir. Bu nedenle ilk olarak Sokrates’in ruh 

                                                 

1

 

Doktora Öğrencisi, Ege Üniversitesi, Felsefe Bölümü. mustafakaya1976@gmail



 

DOI NO: 10.5578/JSS.6784 

Mustafa Kaya

1

 

Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013 

 

SEBA,Ibrahim, ROWLEY, Jennifer veDELBRIDGE,Rachel. 



(2012),“Knowledge sharing in the Dubai Police Force”, Journal Of 

Knowledge Management, 16(1), pp. 114-128. 

SENGE, Peter. (1999), “Enformation Age”, ExecutiveExcellence, 

ss. 7-12. 

TOFFLER, Alvin. (1998), Üçüncü Dalga,(Çev.) Ali Seden, İstanbul: 

Altn Kitaplar Yaynevi. 

TÜRK, Murat. (2003), Küreselleşme Sürecinde İşletmelerde Bilgi 

Yönetimi, Türkmen Kitabevi, İstanbul. 

UNITED STATES GOVERNMENT ACCOUNTABILITY OFFICE 

(GAO) (2002) Critical Design and Implementation Issues, (GAO-02-957T), 

Washington, DC: U.S. Government Printing Office. 

UZUN, Hatice ve DURNA, Ufuk. (2008), “İşletmelerde Rekabet 

Unsuru Olarak Bilgi Yönetimi”, Niğde Üniversitesi İİBF Dergisi,  Cilt:1, 

Say: 1, ss. 33-40. 

VAIL, Edmond F. (1999), “Knowledge Mapping: 

GettingStartedwith Knowledge Management”, Information Systems 

Management, 16(4), pp. 1-8. 

VURAL,  İstiklal Y. (2005), “Bilgi Yönetimi, Entelektüel Sermaye 

ve Yenilikçilik”, (Ed.) Coşkun Can Aktan ve İstiklal Y. Vural, Bilgi Çağ, 

Bilgi Yönetimi ve Bilgi Sistemleri, Konya: Çizgi Kitabevi, ss.229-248. 

WIIG, Karl M. (1997), “Knowledge Management: An Introduction 

and Perspective”, The Journal of Knowledge Management, 1, pp. 6-14. 

WIIG, Karl M. (2004), People-Focused Knowledge Management: 

how effective decision making leads to corporate success, Amsterdam: 

Elsevier. 

YAHYA, Sallehve GOH, Wee-Keat. (2002), “Managing Human 

ResourcesTowardAchieving Knowledge Management”, Journal Knowledge 

Management, 6(5): 12. 

YILDIRIM, Murat. (2010),“Kamu yönetiminde bilgi yönetiminin 

gerekliliği üzerine bir inceleme”, Uluslararas İnsan Bilimleri Dergisi, 7(1), 

ss. 1312-1334. 

YILMAZ, Malik. (2009),“Enformasyon Ve Bilgi Kavramlar 

Bağlamnda Enformasyon Yönetimi Ve Bilgi Yönetimi”, Ankara 

Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, 49(1), pp. 95-118. 

YILMAZ, Sefer. (2012), Terörle Mücadelede Yeni İç Güvenlik 

Yönetimi, Ankara: Detay Yaynlar. 

ZAİM, Halil. (2005), Bilginin Artan Önemi ve Bilgi Yönetimi, 

İstanbul:İşaret Yaynlar. 

171



Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013 

 

2



hakkndaki görüşlerine ksaca değinerek Platon’un ruh görüşüne geçmeye 

çalşacağz. 

Sokrates hayatnn kusursuz bir yorumu olan bir etik teori 

geliştirmiştir. Onun yaşam, yöntemi ve etik anlayş birbirinden hiçbir 

şekilde ayrlmaz. Yani onun etik görüşü ve yöntemi de doğrudan doğruya 

yaşamndan çkar. Diğer taraftan o, Bat düşünce tarihinde ortaya konulmuş 

ilk etik görüştür. Biz burada Sokrates’in etik görüşünü açklama girişimde 

bulunmayacağz. Sokrates etiğinin bizi ilgilendiren taraf onun etiğinin en 

temel tezi ya da önermesinin, insann en önemli faaliyetinin ruhuna özen 

göstermesi olduğu ve sorgulanmamş bir hayatn yaşanmaya değer 

olmayacağ tezidir. 

Sokrates’in inancna göre, kişinin nasl yaşamas gerektiği sorusu 

üzerinde düşünmemesi onun değersiz ve dolaysyla mutsuz bir yaşam 

sürmesiyle eşanlamldr. Ve insanlar da, maalesef, bugün olduğu gibi, onun 

zamannda da bu soru üzerinde pek düşünmeden yaşarlar. Başka bir ifadeyle, 

“sorgulanmamş bir yaşam süren” insanlarn hayat kendi ellerinde ya da 

kendi kontrollerinde değildir; onlarn denetimi dşardan gelmektedir. Bu ise, 

kişiyi mutsuzluğa götüreceği için bir felaketten başka hiçbir şey olamaz. 

Öyleyse insann mutluluğunun kaynağ, değerlerin yeri insandr, insan olmak 

bakmndan insandr, insann yapsdr, insan doğasdr, özel olarak da 

“ruhsal olarak insan doğas”dr. Böylece Sokrates’in “Kendini Bil” 

önermesine verdiği büyük önem ortaya çkar. Kendimize yani ruhumuza 

dönüp onu tanmaya, içindekileri anlamaya çalştğmzda söz konusu ahlaki 

gerçeklerin, ahlaki doğrularn orada olduğu görülecektir. Eğer onlar 

potansiyel olarak, üstü örtük bir şekilde oradaysalar onlarn oradaki varlğn 

görmek için insanlarn sadece kendilerine dönmeleri, kendilerini bilmeleri, 

kendilerini tanmalar yeterli olacaktr. Tabii onlar oradaysa, Sokrates’in 

insanlarla konuşmas onlar ruhlarnda gizil olarak bulunan o ahlaki 

doğrular ortaya çkartmas mümkün olacaktr (Arslan, 2006: 122). 

Sokrates hepimizin başka insanlarn da bulunduğu ve toplum 

değerlerinin hakim olduğu bir dünyaya dahil olduğumuzu söyler. İçine 

doğduğumuz ve içinde yaşadğmz sosyal hayat neyin doğru neyin yanlş, 

neyin iyi neyin kötü olduğuyla, yani ahlakllkla ilgili birtakm fikirleri 

insanlara aktarr. Ksacas, üyesi olduğumuz topluma ve bağl 

bulunduğumuz kültüre göre yaşarz.  İşte böyle bir yaşam, Sokrates’in 

“sorgulanmamş” dediği hayattr (Cevizci, 2001: 111). 

Sokrates, insann bir ruh ve bedenden meydana gelen bileşik bir 

varlk olduğunu, bunlardan gerçekten var olann ruh olduğunu, bedeninse 

ancak ruhun hizmetinde olup, tinsel değerlerin hayata geçirilmesinde bir araç 

olma görevi gördüğü sürece bir değere sahip bulunduğunu öne sürmekteydi. 

Bu açdan bakldğnda onun ruhu (psukhe) Yunan dünyasnda keşfeden 

filozof olduğu söylenebilir (Conford, 1965: 4).  



Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013 

Giriş 

Sosyoloji disiplini için aile kurumu, toplumsal yapy ortaya 

çkarmas açsndan önemlidir. Aile, toplumdaki bireylerin bir arada 

bulunmalarn sağlayan birincil etkiye sahip sosyal gruplarn başnda 

gelmektedir. Toplumu oluşturan ailenin, günün koşullarna göre yaşadğ 

değişim, geçirdiği dönüşüm toplumun yeni durumlara göre şekillenmesini 

sağlamaktadr. Bu noktada, bu çalşma ile Hopa’da yaşanan değişim ve 

dönüşümün aile sosyal kurumu ile ilişkisi ele alnmaktadr. 

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağlmasnn ardndan 

her anlamda zor koşullar yaşayan Gürcistan için Sarp snr kaps adeta 

kurtuluş olmuştur. Sarp snr kapsnn açlmasyla hem daha önce 

birbirinden ayrlmak zorunda kalan akrabalar buluşmuş hem de Doğu 

Karadeniz halk komşusuyla tanşmştr. Kapnn açlmas olumlu ve 

olumsuz pek çok durumu beraberinde getirmiştir. Başta aile kurumu olmak 

üzere aile ile ilişkili ekonomi, eğitim, sağlk ve gibi pek çok alan bu kapdan 

olumlu ya da olumsuz etkilenmiştir.  

Kapnn etkileri kişilere göre değişmektedir. İnsanlarn sahip olduğu 

sosyal statüler ve roller, bu değişikliğin en büyük faktörüdür. Bir pansiyon 

işletmecisi için çok olumlu etkilerden bahsedilebilirken, aile içerisinde eş 

konumunda olan kadnlar için böyle olmayabilmektedir. Ayrca çocuk ve 

gençlerde etkilenmişlerdir. 

Snr kapsndan geçişler 2011 ylna kadar pasaportla yaplyordu. 

Ancak 2011 ylnda sadece bir lira verip nüfus cüzdann gösterip 

Gürcistan’a geçiş yapmak mümkün olmuştur. Snr kapsnn özellikle 

serbest geçişe açlmasndan sonra Hopa’nn sosyo-ekonomik yaps 

değişmiştir. Araştrma bu değişimi sosyolojik olarak inceleyerek var olann 

ortaya çkarlmas veya anlaşlmasnda etkili olacaktr. 

 

1.



Teorik Çerçeve 

1.1.

  Aile 

Bu çalşmada aile kurumu önemli bir yer tutmasndan dolay aileye 

dair ksa teorik bilgilere yer verilmiştir. Toplumlar sosyal gruplardan 

meydana gelmiş sosyolojik birimlerdir. Aile de toplumu oluşturan sosyal 

gruplarn en önemlisidir. Aile ayn zamanda toplumda insanlarn bir arada 

bulunmalarna yardmc olan bir kurumdur. Dolaysyla aile toplumun 

temelinde yer alr. 

Sosyal bilimciler ailenin tanmnn yaplabilmesi ve snrlarnn 

çizilebilmesi için farkl ölçütler kullanmşlardr. Kimisi ayn çat altnda 

oturanlar, kimisi kan bağ ile birbirine bağl olanlar kimisi ise çocuk 

172





Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə