Rehberlik Hizmetleri Nedir



Yüklə 47,9 Kb.
tarix17.11.2018
ölçüsü47,9 Kb.

Rehberlik Hizmetleri Nedir?


Rehberlik, kişinin kendini anlaması, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, kapasitelerini geliştirmesi, çevresine dengeli ve sağlıklı bir uyum yapması ve böylece kendini gerçekleştirmesi için uzman kişilerce bireye yapılan psikolojik yardımlardır.

Yukarıda verilen tanımın çeşitli rehberlik tanımlarına bir yenisini eklemek gibi bir amacı yoktur. Aslında, rehberliğin anlamı üzerinde belirgin bir anlayış kazanabilmek için psikolojik danışma ve rehberlikle ilgili kavramların daha ayrıntılı olarak incelenmesine gerek vardır. Bu kavramlar ileride yeri geldikçe daha ayrıntılı olarak açıklanacaktır. Bütün bu ayrıntıları okuyup inceledikten sonra, yeniden başa dönerek rehberliğin anlamına ilişkin bu açıklamaları değerlendirmek ve kendi anlayışını ortaya koymak okuyucudan beklenmektedir.



REHBERLİĞİN AMACI

Rehberliğin anlamı, ilke ve kavramları, bütünü ile rehberliğin amacını yansıtırlar. Ancak, ayrı bir başlık altında rehberliğin amacını özetlemek gerektiğinde bunu rehberlik kuram ve uygulamaları ile erişilmek istenen bir sonuç olarak alma zorunluluğu vardır. Rehberlik çalışmaları ile erişilmek istenen bir sonuç olarak, rehberliğin amacı bireyin kendini gerçekleştirmesine yardım etmektir. Günümüzde, kendini gerçekleştirme genel olarak psikolojik danışma ve rehberlik alanındaki tüm hizmetlerin amacı olarak kabul edilmektedir.

Psikolojik danışma ve rehberlik yardımının amacı olan kendini gerçekleştirme (self-actualizing) rehberlik alanında benimsenmiş, son yılların önemli kavramlarından biridir. Kendini gerçekleştirme, bireyi bir bütün olarak ele alan ve özellikle normal bireyin gelişimini inceleyen “hümanistik psikoloji” akımının geliştirdiği bir kavramdır. Üzerinde çok çalışılmış olmasına karşın bu kavram halen karmaşık bir kavramdır. Kendini gerçekleştirme kavramı ile ilgili bütün açıklamaları ve değişik görüşleri burada sıralama olanağı yoktur. Bu ayrıca, bu kitabın ilgi sınırlarını da aşabilir.

Kendini gerçekleştirme kavramının gelişimine çok kişinin katkısı olmuştur. Ancak, bu kavramın bugünkü düzeye erişmesinde Maslow (1954) ile Rogers’ın (1981) katkılan büyük olmuştur. Kendini gerçekleştirme Maslow tarafından geniş şekilde işlenmiş ve insan ihtiyaçları arasında en yüksek düzeydeki bir ihtiyaç olarak sıralanmıştır. Buna göre, insanın davranışlarına yön veren ana güdü insanın kendini gerçekleştirme güdüsüdür. Rogers, kendini gerçekleştirme kavramı ile aynı anlama gelen “tam verimlilik” (fully-funotioning) kavramını kullanmıştır. Bu iki kavramdan kendini gerçekleştirme kavramının bir deyim olarak, psikolojik danışma ve rehberlik literatüründe daha yaygın bir biçimde kullanıldığı görülmektedir.

Günümüzde psikolojik danışma ve rehberlik çalışmaları ile erişilmek istenen bir sonuç gibi kabul edilen kendini gerçekleştirme kavramı, başlangıçta soyut bir kavram olarak algılanmış ve geniş biçimde eleştirilmiştir. Bunun için, kendini gerçekleştirme kavramı üzerinde geniş araştırmalar yapılmış; kendini gerçekleştirmekte olan insanın türlü özellikleri sıralanmıştır. Bu özellikler bakımından uzmanlar arasında tam bir anlaşma sağlandığı söylenemez. Çünkü, listelenen özellikler arasında geniş bitişiklikler bulunduğu gibi belirgin ayılıklar da dikkati çekmektedir. Burada, rehberlik uygulamalarına ışık tutacağı düşüncesi ile kendini gerçekleştirmekte olan bireylerin genellikle kabul edilen ortak özelliklerinden bazılarını sıralamak yeterli olabilir.

Kendini gerçekleştirmekte olan bireyin taşıdığı özellikler, aslında, psikolojik sağlığı yerinde olan çağdaş insanda bulunması gerekli özelliklerdir. Bu özelliklerden genel olarak benimsenen bazıları şöylece özetlenebilir:

Kendini gerçekleştirmekte olan birey daha yeterli bir kişiliğe sahiptir; daha verimlidir. Kim olduğunu gerçekçi bir gözle algıladığı gibi kim olabileceği hakkında daha tutarlı bir görüşe sahiptir. Kendini gerçekleştirmekte olan birey hem kendisi ve hem de başkaları hakkında iyi düşüncelere sahiptir; insan değerlerine saygı duyar; onları benimser ve geliştirir. Kendini gerçekleştirmekte olan birey zamanını iyi kullanır; geçmişten daha çok geleceğe dönüktür; yaratıcıdır. Kendine saygı duyar ve kendini olduğu gibi kabul eder; duygularını açığa vurmaktan kaçınmaz. Kendini gerçekleştirmekte olan birey değişmeye ve yeni yaşantılara açıktır. Kendini, değişmekte olan bu gerçek dünyanın yine değişmekte olan bir parçası gibi görür, vb.

Kendini gerçekleştirme, birey için, kuşkusuz, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Her bireyin belirli bir dönemde belirli bir gerçekleşim düzeyi vardır. Bu gerçekleşim düzeyinin zaman içinde olumlu yönde gelişmesi beklenir. İşte, psikolojik danışma ve rehberlik yardımının amacı da yukarıda sıralanan özellikler bakımından bireyin bu gerçekleşim düzeyini geliştirmek ve en uygun seviyeye çıkmasını sağlamaktır.



REHBERLİĞİN İLKELERİ

Rehberliğin ilkeleri ve bu ilkelerle ilgili temel kavramlar bir kişinin genel olarak sahip bulunduğu rehberlik anlayışını oluşturur. Burada rehberliğin ilkelerini incelerken, önce rehberlik anlayışı kavramını açıklamak, sonra bu anlayışın temelini oluşturan ilkeleri belirlemek, daha sonra da bu ilkelerle ilgili bazı kavramları sıralamak rehberliğin ilkeleri konusunu işlemede daha, uygun bir yaklaşım biçimi olarak düşünülmüştür. Bu ilkeler, aynı zamanda psikolojik danışma ve rehberlik alanının tamamı için önemli ve geçerli olan ilkelerdir.



Rehberlik Anlayışı Kavramı

Rehberlik anlayışı kendine özgü bazı nitelikleri ile psikolojik danışma ve rehberlik alanının önemli kavramlarından biridir. Rehberlik anlayışı, özetle, rehberlikle ilgili temel ilkeleri ve kavramları anlama olarak açıklanabilir. Başka bir deyişle, rehberliğin temel ilkeleri ve bu ilkelerle ilgili kavramlar rehberlik anlayışının ana unsurlarını oluşturmaktadır.

Yapılan çalışmalar sonucunda rehberlik alanının çeşitli boyutları açıklanmıştır. Bu boyutlardan üç tanesinin önemi vurgulanmıştır. Bunlar, (1) rehberliğin temel ilke ve kavramlarını anlama ile ilgili kavramsal, (2) rehberlikteki görev ve sorumlulukları kabul etmeye hazır oluşla ilgili tutumsal, (3) kişiler arası beşeri ilişkilerle ilgili sosyal boyutlar olarak gösterilmiştir (Hatch ve Stefflre, 1961; s. 19, 201). İşte, rehberlik anlayışı bu üç boyut arasında rehberlik ilke ve kavramlarını anlama ile ilgili olan kavramsal boyut içinde yer almaktadır.

Rehberlik çalışmaları ile yakından ilgili olan tüm yönetici, uzman ve öğretim personelinin yeterli ve ortak bir rehberlik anlayışına sahip bulunmaları psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarındaki başarıyı artıran önemli bir etmen olarak bilinmektedir. Nitekim, yapılan araştırmalarda psikolojik danışma ve rehberlik personelinin başarısına etkisi bakımından boyutlar sıralandığında kavramsal boyutun en başta geldiği anlaşılmıştır. Yani, öteki boyutlara oranla, sahip bulunduğu rehberlik anlayışı daha yeterli olan personelin psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarında daha başarılı olduğu doğrulanmıştır.

Rehberlik uygulamalarının başarısında ilgili personelin ortak ve yeterli bir rehberlik anlayışına sahip bulunmaları gereği her zaman vurgulanmıştır. Son yıllarda, psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarında bir yaklaşım biçimi olarak, rehberliğin bir “takım” çalışması (team-work) modeli içinde okuldaki tüm eğitim ilgililerinin ortaklaşa yürüttükleri bir hizmet olarak anlaşılmasına önem verilmektedir. Öyle ki, sadece uzman personelin sağlanması psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının başarılı olması için yeterli görülmemektedir (Humphreys ve Ark., 1987, ss. 20-22, 374).

Psikolojik danışma ve rehberliğin bir takım hizmeti olarak anlaşılması sonucu bugün okullarda uzman personelin yanı sıra yöneticiler, sınıf öğretmenleri ve öğretmenler de rehberlik personeli içinde düşünülmekte; “okul rehberlik takımı”nın birer üyesi olarak kabul edilmektedirler. Takım halinde çalışmanın doğal bir sonucu olarak, Ülkemizde de rehberlikle ilgili tüm personelin rehberlik takımı içinde kendilerine düşen görevleri yerine getirirken, önce ilke   ve kavramlarla ilgili ortak ve yeterli bir rehberlik anlayışına sahip        olmaları, sonra da uygulamalarda tecrübe kazanmaları gerekli görülmektedir (Baymur, 1991; ss. 60, 61). Hatta, personelin ortak bir rehberlik anlayışını paylaşmaları okul rehberlik programının temel taşı olarak kabul edilmektedir (Tan, 1975; ss. 172, 193).

Rehberlikle ilgili temel ilkeleri ve kavramları anlama olarak belirlenen rehberlik anlayışı üzerinde çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Amerika’da okul müdürü, rehberlik uzmanı ve öğretmenlerin sahip bulundukları rehberlik anlayışı üzerinde yapılan araştırmalardan Williams (1957), Hoyt (1961), Knowles (1968). Lyton (1968) ve Cribbon (1969)’ın çalışmaları önemli olanlar arasındadır (Adams, 1968; ss.2-42). Bu araştırmaların bulguları, kuşkusuz birbirinden farklıdır. Ancak, ortaya çıkan genel sonuçlar olarak, okullarda rehberlikle ilgili personelin rehberlik anlayışlarında önemli uygunsuzluklar ve yetersizlikler bulunduğu görülmüştür. Ayrıca, okullarda müdürlerle uzmanlar arasındaki çatışmaların önemli bir kısmının da rehberlik anlayışı farklarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Ülkemizde rehberlik anlayışı üzerinde bir araştırma 1974 yılında Yazar tarafından yapılmıştır (Kepçeoğlu, 1974). Orta dereceli okullardaki rehberlik anlayışını konu alan bu araştırmada orta dereceli okullarda görevli müdür, rehberlik uzmanı,sınıf öğretmenleri ve öğretmenlerin sahip bulundukları rehberlik anlayışları incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, yetkili uzmanlarca konulan ölçütler bakımından, bu personelin rehberlik anlayışlarının genellikle yetersiz olduğu ve personel arasında önemli rehberlik anlayışı farklarının bulunduğu görülmüştür. Bu durumun orta dereceli okullarda sürdürülen psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının başarısını olumsuz yönde etkilediği sonucuna varılmış; personelin rehberlik anlayışını geliştirici bazı önlemler önerilmiştir.

Buraya kadar rehberlik anlayışı kavramım ve ilgili çalışmaları kısaca açıkladıktan sonra, şimdi rehberlik anlayışım oluşturan ilkeleri ve bu ilkelerle ilgili bazı kavramları gözden geçirmek uygun olacaktır.

Rehberlik Anlayışını Oluşturan İlkeler

Daha, önce belirtildiği gibi, rehberlik anlayışını oluşturan ilkeler doğrudan doğruya psikolojik danışma ve rehberliğin dayandığı temel ilkeleri içermektedir.

Burada, rehberlik alanındaki bazı yazarların ilkeler konusunda geliştirdikleri listelerden örnekler vermek ve bunların ortak yanlarına dikkati çekerek okuyucunun rehberlik anlayışını geliştirmeye katkıda bulunmak uygun bir yaklaşım olacaktır.

Miller (1968; ss. 9-14), rehberliğin temel ilkelerini şu yedi madde içinde açıklamaktadır: (1) rehberlik bütün öğrenciler içindir; (2) rehberlik her yaştaki öğrenciler için geliştirici, önleyici ve süreklidir; (3) rehberlik öğrenci gelişiminin bütün yönleri ile ilgilenir; (4) rehberlik kendini anlamayı, kendini yönetmeyi ve kendi kendine gelişmeyi destekler; (5) rehberlik yönetici, uzman, öğretmen, veli ve öğrencinin ortaklaşa yürüttükleri bir iştir; (6) rehberlik tüm eğitim sürecinin ana parçalarından biridir; (7) rehberlik hem bireye hem de topluma karşı sorumludur; rehberlik karşılıklı bağımlılıklarımızın bilincinde olmak kaydı ile, bireyi bağımlılıktan bağımsızlığa doğru iten bir yardım sürecidir.

Kowitz ve Kowitz (1971; ss. 93-96), rehberliğin ilkelerini Cribbons, Moynihan, Andrews ve Beck’in çalışmalarından da yararlanarak şu yedi maddede toplamaktadırlar : (1) rehberlik bireyin bütünlüğüne ve değerine olan saygıya dayanır; (2) rehberlik öğrenciden hız-alan (student – centered) bir anlayışa dayalıdır; (3) rehberlik, eğitimin tamamlayıcı bir parçasıdır; (4) rehberlik bulunduğu ortam içinde öğrencinin tanınmasını gerektirir; (5) rehberlik çocukluktan yetişkinliğe kadar devamlı bir süreçtir; (6) rehberlik bireyin seçim yapması, plan yapması ve karar alması için verilen bir yardımdır; (7) rehberlik kendi benliğini gerçekleştirmesi ve etkin hale getirmesi için öğrenciye yardım etmelidir.

Baymur (1975; s. 10-12), rehberliğin temelini oluşturan ilkeleri şu dört ana başlık altında toplamakta ve ayrıntıları ile açıklamaktadır: (1) insanın değerliliği; (2) özerklik ilkesi; (3) kişinin kendi problemlerini çözme gücüne güven; (4) rehberlikte hizmetlerin kişiye yönelik olması.



İlke listeleri bütünü ile bir arada incelendiğinde genellikle paylaşılan noktalar şöylece sıralanabilir:

  1. Rehberlik demokratik ve insancıl bir anlayışa dayanır.

  2. Rehberlik bireye dönüktür ve onun değerine önem verir.

  3. Rehberlik bireyin bir bütün olarak tüm kapasitelerini en uygun düzeyde geliştirmeyi esas  alır.

  4. Rehberlik hizmetleri tüm eğitim programının ayrılmaz ve tamamlayıcı bir yanını oluşturur.

5.  Rehberlik gönüllülüğe ve işbirliğine dayanır.

6.  Rehberlik insan yaşamının her döneminde gerek duyulabilen sistemli ve profesyonel bir yardım hizmetidir.

Ülkemizdeki yetkili rehberlik uzmanlarının kanısına dayanılarak sekiz ilke üzerinde genel bir anlaşma bulunduğu ortaya çıkmıştır. Rehberlik anlayışını oluşturan bu sekiz ilke şunlardır:

1. Rehberliğin temelinde insan hak ve sorumlulukları ile yakından ilgili demokratik ve insancıl bir anlayış vardır.


2. Rehberlik uygulamalarında öğrenci ile yakından ilgili olan herkesin anlayış ve işbirliği içinde çalışması gerekir.
3. Rehberlik anlayışı, her türlü çalışması ile öğrenciyi merkez  alan bir eğitim sistemini öngörür.
4. Rehberlik yardımının esası, öğrencilerin kendi kişiliklerini daha iyi anlamalarını, problemlerine çözüm yolları bulmada onların kendi kendilerine yeter bir duruma gelmelerini sağlamaktır.
5. Rehberlik bedensel, zihinsel, sosyal ve duygusal olan bütün kapasitelerini kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda en uygun bir düzeyde geliştirmesi için öğrencilere yardım etmelidir.
6. Ögrencilere rehberlik yardımı verirken onları türlü yönleri ile tanımak gerekir.
7. Rehberlik uygulamaları her okulun amaç ve ihtiyaçlarına uygun olan alanlarda yoğunlaştırılmalıdır.
8. Rehberlik hizmetleri planlı, programlı, örgütlenmiş bir biçimde ve profesyonel bir düzeyde sunulmalıdır.

İlkelerle İlgili Kavramlar

Rehberliğin ilkeleri ile ilgili kavramlar, kuşkusuz, bu ilkelerin temelini oluştururlar. Bu kavramlar yeteri kadar anlaşılmadan rehberliğin ilkelerini yeterince anlama ve benimseme olanağı bulunmayabilir. Ayrıca, kişinin sahip olduğu rehberlik anlayışının yeterli bir düzeye çıkması, daha önce vurgulandığı gibi, doğrudan doğruya rehberliğin ilkelerini ve bu ilkelerle ilgili kavramları anlamaya bağlıdır. Bu öneminden dolayı, psikolojik danışma ve rehberlik alanında bazı teknik becerilerin kazanılmasından daha çok, rehberlik anlayışının temelinde yatan ilke ve kavramların kazanılmasına öncelik verilmesi gerekli görülmektedir.



Daha önce listesi verilen ve Ülkemiz için de geçerli sayılan sekiz ilke ile ilgili kavramlardan bazıları ilkelere göre şöylece sıralanabilir:

İLKE-I Rehberliğin temelinde insan hak ve sorumlulukları ile yakından ilgili demokratik ve insancıl bir anlayış vardır.

  1. Özerklik insan gelişimine ve mutluluğuna en uygun düşen bir yaşama ilkesidir.

  2. Sosyal durumu ile psikolojik uyumu ne olursa olsun her birey değerlidir.

  3. Rehberlik demokratik toplumun değerlerinden ve bireylerin ihtiyaçlarından doğmaktadır.

  4. Kendi kendini yönetme hak ve sorumluluğu bireylere bırakılmalıdır.

  5. Herkes kendisi için seçimler yapma ve kararlar alma hakkına sahip olmalıdır.

  6. Karşılıklı anlayış ve saygı her zaman geçerlidir.

  7. Rehberlik anlayışı otoriter tutum ile bağdaşmaz.

  8. Bireyler hakkında elde edilen kişisel ve özel bilgilerin gerektiğinde başkalarına verilmesi için onlardan izin alınması gerekir.

  9. Rehberlik kişisel tecrübelerin aktarılması biçiminde verilen bir tavsiye değildir.

10. Rehberlikte gerek yardım edenin, gerekse yardım edilen bireyin gönüllülüğü esastır.
11. Öğrenciler hakkında elde edilen ve gizli sayılabilecek özel bilgilerin öğrenci toplu dosyalarına yazılması uygun değildir.
12. Rehberlik yardımında doğrudan doğruya başkaları adına seçimler yapılmaz.

İLKE-II Rehberlik uygulamalarında öğrenci ile yakından ilgili olan herkesin anlayış ve işbirliği içinde çalışması gerekir.

  1. Rehberlik okulun tüm eğitim programının ayrılmaz ve tamamlayıcı bir yanını oluşturur.

  2. Rehberlik çalışmaları iyi bir lidere ihtiyaç gösterir.

  3. Rehberlik çalışmalarında okulun tüm yönetici, uzman ve öğretim personelinin yüklenecekleri görev ve sorumluluklar vardır.

  4. Öğrenci başarısızlığının nedenleri okulda görevli bütün personeli ilgilendirmelidir.

  5. Veliler, ana ve babalar çocukları hakkında her zaman okuldan yeterli bilgileri alabilmelidir.

  6. Rehberlik görevini yerine getirirken okul yöneticileri, uzmanlar ve öğretmenler kendi yetki sınırlarının bilincinde olmalıdırlar.

  7. Yeteri kadar uzmanı bulunan okullarda bile yöneticiler ve öğretmenler rehberlik personeli sayılırlar.

  8. Rehberlik çalışmalarında öğrencilere ve öğrenci ile ilgili olan okul dışındaki bazı kişilere de görev ve sorumluluklar verilmesi rehberlik anlayışına aykırı düşmez.

İLKE-III Rehberlik anlayışı, her türlü çalışması ile öğrenciyi merkez alan bir eğitim sistemini öngörür.

  1. Rehberlik anlayışından hız alan bir eğitimde okul programlarının öğrencilerin ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarına en uygun bir biçimde düzenlenmesi gerekir.

  2. Okulda öğrencilerin kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerini belirtmelerine izin verilmelidir.

  3. Her öğrencinin rehberliğe ihtiyacı olabilir.

  4. Okullardaki disiplin olaylarının önemli bir kısmı öğrencilerin hangi davranışlarının suç sayıldığını bilmemelerinden ileri gelmektedir.

  5. Her öğrencinin bir rehber öğretmenin rehberliğinde çalışmalarını sürdürmesi rehberlik anlayışının bir gereğidir.

  6. Öğrenciyi etkileme gücünde olan her şey onun davranışlarını da etkiler.

  7. Okul programlarında seçmeli derslere de yer verilmesi öğrencilerin bazı temel alanlarda bilgisiz kalma tehlikesini yaratmaz.

  8. Öğrencilerin türlü problemleri onların başarılarını geniş ölçüde etkiler.

  9. Okulda ve yakın çevrede mevcut olanakları ve bu olanakları kullanma yolarını bilen ögrenciler daha başarılı olurlar.

10. Gerektiğinde ögrenci ile karşı karşıya gelerek uyumsuzluk yaratan

problemlerin ele alınması ilişkileri ve otoriteyi zedelemez.



İLKE-IV  Rehberlik yardımının esası, öğrencilerin kendi kişiliklerini daha iyi anlamalarını, problemlerine çözüm yolları bulmada onların kendi kendilerine yeter bir duruma gelmelerini sağlamaktır.

  1. Bütünü ile eğitim, öğrencilerin kendi kendilerini anlamalarına, yardım etmelidir.

  2. Aynı yaşta da olsalar, öğrencilerin karşılaştığı uyum güçlükleri birbirine benzemez.

  3. Bireyin iç dünyasını en iyi bilen kişi yine o bireyin kendisidir.

  4. Bazı bireyler yaşamları boyunca rehberlik yardımına ihtiyaç duyabilirler.

  5. Bireyler kendilerine yardım edildiği takdirde problemlerine çözüm yolu bulabilme gücüne sahiptirler.

  6. Rehberlik yardımının her öğrencide istenilen davranış değişikliğini meydana getirmesi beklenemez.

  7. Yeteri kadar olgun olmadıklarından kendilerine uygun seçimi yapamayacakları düşüncesi ile, öğrencilere doğrudan doğruya en uygun seçimin hangisi olduğunu göstermek rehberlik anlayışı ile bağdaşmaz.

İLKE-V   Rehberlik bedensel, zihinsel, sosyal ve duygusal olan bütün kapasitelerini kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda en uygun bir düzeyde geliştirmesi için öğrencilere yardım etmelidir.

  1. Her yönü ile gelişme süreklidir.

  2. Rehberlik öğrencinin bütün yönleri ile gelişmesini esas alır.

  3. Eğitim, öğrencilere kendi yeteneklerini geliştirme fırsat ve ortamını sağlamalıdır.

  4. Öğrencilerden ancak kendi yetenekleri ölçüsünde başarı beklenir.

  5. Her öğrencide geliştirilebilecek bir kapasite vardır.

  6. Rehberlik çalışmalarının okuldaki bütün öğrencileri kapsaması gerekir.

  7. Çocuklarının en uygun bir düzeyde gelişmesi için okul ailelere yardım etmelidir.

İLKE-VI  Öğrencilere rehberlik yardımı verirken onları türlü yönleri ile tanımak gerekir.

  1. Öğrencilerin gelişme özellikleri birbirinden ayrıdır.

  2. Öğrenciler hakkında toplanan bilgiler objektif ve güvenilir olmalıdır.

  3. Her davranışın arkasında bir neden vardır.

  4. Rehberlik yardımından yararlanabilmesi için bireyin kendini iyi tanıması gerekir.

  5. Öğrencilerin üst okullara ya da çeşitli mesleklere yönelmelerine yardım ederken onların sadece okul başarılarının esas alınması yeterli değildir.

  6. Öğrencileri tanımada bazı bilimsel tanıma tekniklerinden yararlanılması gerekir.

  7. Öğrencilerle yüz yüze gelerek onları anlamaya çalışma uyumsuzlukların giderilmesinde etkili bir yoldur.

  8. Öğrencinin temel ihtiyaçlarının ailede nasıl karşılandığını bilmek okuldaki rehberlik çalışmalarının etkililiğini artırır.

İLKE-VII Rehberlik uygulamaları her okulun amaç ve ihtiyaçlarına uygun olan alanlarda yoğunlaştırılmalıdır.

  1. Her okulda rehberlik çalışmalarına gerek vardır.

  2. Rehberlik etkinlikleri bireysel olduğu kadar grup çalışmaları biçiminde de düzenlenmelidir.

  3. Her okulda öğrencilere okulu ve olanaklarını tanıtmaya gerek vardır.

  4. Rehberlik programının okuldan okula değişiklik göstermesi rehberlik anlayışına aykırı düşmez.

  5. Her okuldaki rehberlik uygulamaları öğrenci ihtiyaçları ve problemleri üzerinde daha önceden yapılmış inceleme ve gözlem sonuçlarına göre programlanmalıdır.

İLKE-VIII Rehberlik hizmetleri planlı, programlı, örgütlenmiş bir biçimde ve profesyonel bir düzeyde sunulmalıdır.

  1. Okul müdürleri okullarındaki rehberlik çalışmalarının tamamı ile yakından ilgilenmek zorundadır.

  2. Rehberlik bu alanda yetişmiş uzman personel kullanmayı gerektirir.

  3. Okul psikolojik danışma ve rehberlik programında yer alan çalışmaların nasıl, ne zaman ve kimler tarafından sürdürüleceği bir plana bağlanmalıdır.

  4. Rehberlik çalışmalarının planlı programlı ve örgütlenmiş bir biçimde sunulması ilkesi, bütün gerekler yerine getirilmeden uygulamalara başlanamayacağı anlamına gelmez.

  5. Etkili rehberlik uygulamaları bu iş için okulda yer ve zaman ayırmayı, araç ve gereç kullanmayı gerektirir.

Buraya kadar rehberliğin ilkeleri ve bu ilkelerle ilgili bazı kavramlar, doğru ve rehberlik anlayışında önemli görülen unsurlar olarak sıralanmıştır. Bunlar, aynı zamanda, rehberlik anlayışının önemli birer ölçütü niteliğindedir. Bu ilke ve kavramları anlayan ve benimseyen personelin yeterli bir rehberlik anlayışına sahip olması; ayrıca, psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarında bu ilke ve kavramlara uygun davranışlarda bulunduğu takdirde çalışmalarından başarılı sonuçlar alması beklenmektedir


/10




Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə