ŞEHİt yakinlari ve gazilerin sosyal dişlanmişlik algisi ve yaşam kalitesi giriş



Yüklə 189,31 Kb.
səhifə1/5
tarix02.04.2022
ölçüsü189,31 Kb.
#84963
  1   2   3   4   5
EH T YAKINLARI VE GAZ LER N SOSYAL DI LANMI LIK ALGISI VE YA AM KAL TES [#413529]-454545
000000000000000000


ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİN SOSYAL DIŞLANMIŞLIK ALGISI VE YAŞAM KALİTESİ

giriş

Şehit yakınları ve gaziler yaşanan travma sonrası sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda sosyal dışlanma yaşamakta, toplumun diğer kesimlerine göre yaşam kalitesi düşmekte, eşit muamele görme şansı bulunmamaktadırlar. Bu sebeple görevi başında hayatını kaybedenlerin aileleri ve sakat kalanların yaşamın her alanında desteklenmesi gerekmekte olduğu için şehit yetimleri ve gaziler sosyal güvenceye sahip özel olarak korunması gereken kişiler statüsünde yer almaktadırlar.

Şehitlerin geride kalan yakınları ve gazilerin sosyal, kültürel ve ekonomik yaşam standartlarının iyileştirilmesi, yaşam kalitesinin artırılması, sosyal dışlanma yaşamamaları, toplumsal uzlaşının sağlanabilmesi ve milli bilincin artarak devamlığı açısından önemli bir konudur.

1982 Anayasanın 61’inci maddesinde “Devlet harp ve vazife şehitlerinin yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayacak önemli tedbirler alır.” denilerek sosyal adaletin sağlanabilmesi ve toplumsal yaşamın uyumu ve işlevselliğini artırmak için şehitlerinin, dul ve yetimleriyle, malul ve gazilerin sosyal kültürel ve ekonomik alanlarda yaşam standartlarının iyileştirilmesi, sosyal dışlanmanın en aza indirilerek sosyal uyumun artırılması, toplum içerisinde sosyal dışlanma yaşamadan hayatlarını devam ettirebilmeleri ve sosyal ekonomik durumlarının iyileştirilmesi anayasal bir zorunluluk olarak kabul edilmiştir.

Mevcut sosyal güvenlik uygulamaları ile şehit yetimleri ve gazilerin toplum ile sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda bütünleşmeleri, toplum içerisinde kendilerini değerli olarak görebilmeleri, emek piyasasından kopmamaları, yaşam kalitelerinin artırılması, dışlanmanın önlenmesi ve sosyo-ekonomik şartlarının iyileştirilmesi ya da mevcut durumlarının daha da geliştirilmesi amaçlamaktadır.

Çalışma, şehit yakınları ve gazilerin maddi manevi sıkıntı yaşamadan, toplum içerisinde daha saygın bir şekilde yaşamlarını devam ettirmelerini hedefleyen sosyal güvenlik uygulamalarının şehit yakınları ve gazilerin sosyal dışlanmışlık algısı ve yaşam kalitesine olan etkisini belirlemeye yönelik bir araştırmadır.

Çalışmanın sonuç ve öneriler kısmında, alan araştırmasında elde edilen bulgular neticesinde şehit yakınlarının ve gazilerin sosyal dışlanmasını azaltabilecek ve yaşam kalitelerini artırabilecek teklif ve önerilere yer verilmiştir.
1.KAVRAMSAL ÇERÇEVE

1.1.Şehit ve Gazi Kavramları

Türk toplumu tarafından dini ve manevi olarak anlamlı ve önemli kabul edilen şehitlik kavramı Türk Hukukunda çeşitli kanun ve yönetmeliklerde kullanılmasına rağmen tam olarak şehitlik statüsünün ne olduğu ve hangi şartlarda kimlere şehit denileceği ve şehitlere uygulanacak hukukun ne olduğu özel olarak belirlenmemiştir.

Şehit kavramı 4768, 3480, 2847 ve 5795 sayılı kanunlarda kullanılmıştır. 4768 sayılı kanun ile 18 Mart gününü Şehitler Günü olduğu kabul edilmiş, 3480 sayılı kanunla şehit yakınlarına alkol ve tütün ürünlerinden pay verilmesi hususu düzenlenmiştir. 2847 sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanun’da, 5795 sayılı Refah Vapurunda Ölen Askeri Şahısların Şehit, Dul ve Yetimlerinin de Şehit Dul ve Yetimi Sayılması Hakkında Kanun’da da şehit kavramına yer verilmiş, ancak bir tanımlama yapılmamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından yaptıkları görevlerin özelliği, maluliyetlerine neden olan olayın niteliği, olaya sebep olan unsur, oluş zamanı ve yeri gibi faktörlere göre ilgililer hakkında 5510 sayılı Kanunun 25’nci maddesinde düzenlenen tüm sigortalılar için uygulanan malullük, aynı Kanunun 47’nci maddesinde düzenlenen ve Kanun’un 4-c maddesinde belirtilen kamu görevlileri için geçerli olan vazife malullüğü ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görevlendirilen 4-c kapsamındaki sigortalılar için uygulanan harp malulü işlemleri yapılmaktadır.

Vazife malullüğü maluliyetin meydana geliş şekline göre, harp malullüğü, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında vazife malullüğü ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malullüğü, 5434 sayılı Kanunun mülga 45’inci maddesi kapsamında TSK Rütbeli Vazife Malullüğü, 5434 sayılı Kanunun 45-56’ncı maddeleri kapsamında Er Vazife Malullüğü şeklinde sınıflandırılarak verilen mali ve sosyal haklar farklılaştırılmıştır ve ilgililerin sosyal güvenlikleri bu farklılıklara göre sağlanmaktadır.



Yüklə 189,31 Kb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə