Subehaberocak



Yüklə 37,44 Kb.

tarix11.07.2018
ölçüsü37,44 Kb.


Prof. Dr. Atilla Bir

emo izmir şubesi

14

ocak 2011

otomasyon

Otomatik  kontrol  sistemleri  kuramı  geribesleme 

kavramıyla  ilişkilidir.  Belirli  bir  görevi  yerine  getirme 

amacı ile birlikte iş gören elemanlar topluluğuna sistem 

denir.  Bir  sistemde  eğer  çıkış  büyüklüğü,  sistem  giriş 

büyüklüğü  artış  ya  da  azalış  yönünde  etkiliyorsa 

geribeslemeli bir sistem elde edilir (Şekil 1).

 

Dinamik  sistemlerin  temelini  oluşturan  geribesleme 



kavramının bilincine 19. Yüzyılın sonu gibi çok yakın bir 

dönemde varılmış olmasına rağmen, bu düşüncenin eski 

çağlardan  beri  algılandığı  ve  başarı  ile  uygulandığı 

bilinmektedir. Mühendislikte kontrol bir sistemin belirli bir 

duruma  yönlendirilme  anlamına  gelir.  Otomatik  kontrol 

sistemi  bir  bozucu  değişken  etkisinde  bulunsa  bile 

istenen bir biçimde etkilenmek ve belirli bir değerde sabit 

tutulmak istenir.

Teknik  yönden  gerçekleştirildiği  bilinen  ya  da 

belgelerde  tasarlandığı  ve  çalışabilirliği  denenmiş  olan 

e n   e s k i   o t o m a t i k  

k o n t r o l   d ü z e n i  

Helenistik  döneme 

u z a n ı r .   E n   e s k i  

u y g u l a m a l a r   s u  

s a a t l e r i n d e   d e b i  

kontrolüne  ilişkindir. 

İ s k e n d e r i y e l i  

Ktesibios'un M. Ö. III. 

Yüzyılda  geliştirmiş 

olduğu  debi  kontrolü 

modern  otomobillerdeki  yakıt  akışını  ayarlayan 

şamandıralı  karbüratörlere  benzer  (Şekil  2).  Burada 

amaç saat kabına akan suyun debisini bir valf şamandıra 

bileşiği  ile  sabit  tutmaktır.  Bu  sisteme  ilişkin  blok 

diyagramı Şekil 3'te olduğu gibidir.

 

Ktesibios'tan  bir  nesil  sonra  yaşadığı  bilinen 



Bizantionlu Filon Pnömatika isimli eserinde kandillerde 

y a ğ   s e v i y e s i n i n  

a y a r ı n a   i l i ş k i n  

örnekler vermiştir. Bu 

d ü z e n l e r d e   h a v a  

s ı z d ı r m a y a n   y a ğ  

haznesine giren hava, 

h  kandil  yağ  seviyesi 

t a r a f ı n d a n  

belirlenerek  hep  aynı 

kalması sağlanır.

Otomatik  kontrol  tarihi  ile  ilgili  üçüncü  isim  M.S.  I. 

Yüzyılda yaşadığı bilinen İskenderiyeli Heron'dur. Heron 

Pnömatika  adlı  eserinde  kontrol  düzenleri  yanında 

modern  anlamda  otomatlara  da  rastlanır.  Antik 

tapınaklarda  ilgi  çekmek,  hamamlarda  bazı  özel 

ihtiyaçları  karşılamak  ya  da  sadece  halkı  eğlendirmek 

için  geliştirilen  bu  kontrol  düzenleri  ve  otomatlar  daha 

sonraki  dönemlerde  İslam  bilim  adamlarının  da  ilgisini 

üzerine  çekmeyi  başarır.  Bu  kapsamda  geliştirilen 

kontrol  düzenleri  yanında  içindeki  suyu  sabit  v  hızıyla 

dışarıya  akıtan  şamandıralı  sifon  ilginç  bir  uygulama 



Otomatik Kontrol Uygulamalarının Öncüleri

Şekil 1- Geribeslemeli Sistem

Şekil 2- Ktesibios'un debi 

kontrol sistemi

 

Şekil 3- Ktesibios'un debi kontrol sistemine ilişkin 

blok diyagramı.

Şekil 4- Bizantionlu Filon'un 

kandillerde yağ seviye kontrolü


15

emo izmir şubesi

ocak 2011

otomasyon

örneği  oluşturur  (Şekil  5).  Bu  düzenin  su  saatlerinde 

kullanıldığı bilinir.

 

Horasan'lı  Musa  bin  Şakir'in  oğulları  Muhammed 



Hasan ve Ahmed bilim ve teknoloji tarihinde Benu Musa 

ya da Musa oğulları olarak bilinir. Benu Musa kardeşler 

Abbasi halifesi Memun (M. S. 813-833) ve onu izleyen 

halifeler  döneminde  matematiksel  bilimlerin  gelişmesi 

yönünde  etkin  rol  oynayan  kişilerdir.  Kardeşlerden 

Ahmed'in teknolojiye ilgisi Kitab-el Hiyel adlı eserin (M. 

S.  850)  yazılmasına  neden  olur.  Bu  kitabın  içinde  yer 

alan 100 düzen içinde 18 tanesinin kontrol düzeni olduğu 

görülür.  Bunların  teknik  yönden  mükemmel  oldukları 

görülür.  Örnek  olarak  75  numaralı  düzen  'İçinden  su 

çekilse bile seviyesi hep aynı kalan bir yalak' başlığını 

taşır.  Şekil  6'da  verilen  özgün  çizimden  anlaşılacağı 

üzere yalağın su seviyesi ucunda bir şamandıra bulunan 

krank kolu vasıtasıyla kontrol edilir.

 

Klasik dönemin eski Mısırdan aldığı ve geliştirdiği su 



saatlerinin  boyutları  Helenistik  dönemde  gittikçe 

büyüyerek meydan saatleri şeklini alır. Bu gelenek İslam 

dünyasında  da  sürer.  XII.  Yüzyılın  başında  Amid 

(Diyarbakır)  Artuklu  sarayında  25  yıl  saray  mühendisi 

olarak  çalışan  Cezeri  ile  su  saatleri  en  gelişmiş  şekle 

ulaşır. Cezeri'nin 1206 yılında yazdığı Kitab-el Hiyel adlı 

eserinde 11 adet saat bulunur. Bunların içinde 4 tanesi 

mum  ve  6  tanesi  su  saati  olup  2  tanesi  Ketibios'un 

geliştirdiği  debi  kontrolörünü  kullanır.  Kontrolör  o 

dönemde  kullanılan  değişken  süreli  saatlerin  süresini 

ayarlamada kullanılır. Antik dönem ve Ortaçağ süresince 

gece ve gündüz süreleri birbirinden bağımsız olarak 12 

saate  bölündüğünden  saat  süreleri  mevsimlere  göre 

değişir  ve  yazın  gündüz  saat  süreleri  uzun  gece  ise 

kısadır (Şekil 7).

 

İlk su değirmeni Mithridates krallığının sarayı Niksar 



(Cabeira) 'da Kelkit (Lycos) çayı üzerinde inşa edilir. Yel 

değirmenleri ise erken Ortaçağda su değirmenlerinden 

geliştirilir. Bunların dikey ve yatay milli olmak üzere iki 

farklı türü bulunur. Ülkemizde yaygın olan Akdeniz türü 

yel  değirmenin  de  iki  kontrol  mekanizması  yer  alır. 

Bunlardan  biri  değirmen  yelkenlerini  rüzgâr  yönüne 

yönlendirir.  Bu  kontrol  değirmenin  üst  kısmı  rüzgâr 

yönüne  çevrilmek  suretiyle  elle  gerçekleştirilir.  Diğeri 

taşlar arasındaki mesafeyi ayarlar ve bir karşı ağırlıkla 

dengelenen kaldıraç sistemiyle çalıştırılır (Şekil 8).

Dikey  milli  değirmenler  geç  ortaçağda  Akdeniz 

bölgesinden  Hollanda,  İngiltere  gibi  rüzgârı  bol  kuzey 

ülkelerine  yayılır.  Mesafe  ayarı  ana  mile  bağlanan  iki 

Şekil 5 Suyu dışarıya sabit bir hızda akıtan düzen

Şekil 6- Benu Musa'nın Kitab-el Hiyel isimli eserinde bir 

seviye kontrol düzeninin özgün çizimi

Şekil 7- Cezeri'nin debi kontrolörlü su saatine ilişkin özgün 

çizim (solda), çalışma prensibi (sağda)

Şekil 8- Akdeniz değirmeni (solda), kesiti (ortada) ve taş 

aralığı kontrol düzeni (sağda)



emo izmir şubesi

16

ocak 2011

otomasyon

t a ş ı n   s a v r u l m a  

momenti  ile  kontrol 

edilmeye  başlanır. 

1788  yılında  James 

Watt bu uygulamayı bir 

değirmende  görür  ve 

guvernör adını vererek 

g e l i ş t i r d i ğ i   b u h a r  

m a k i n e s i n i n   h ı z  

k o n t r o l ü n d e  

kullanmaya  başlar 

(Şekil 9).

Guvernörle  kontrol  edilen  sistemleri  kararlığının 

Maxwell  (1868)  ve  Routh  (1877)  tarafından 

m a t e m a t i k s e l   i n c e l e n m e s i   k u r a m s a l   k o n t r o l  

mühendisliğinin  temelini  oluşturdu.  Fleeming  Jenkin 

(1833-1885)  guvernörüne  ilişkin  karakteristik  denklem 

sistem parametrelerine bağlı olarak

3

2



MBs  +(MY + FB)s  + FYs + FG = 0

olarak elde edilmiş ve Maxwell üçüncü mertebeden 

sistemin kararlı olması için

 

Şekil 9- 1826'da Jean Victor 

Poncelet'nin incelediği guvernör

(MY + FB)FG + MBFY > 0

koşulunun  geçerli  olması  gerektiğini  bulmuştu.  Bu 

koşulun  daha  sonra  n'inci  mertebeden  sistemler  için 

geliştirilen 

Routh  tablosunun  sonucuyla  uyumlu  olduğu 

anlaşılmıştır.

Kontrol kuramı burada kısaca özetlenen ve yaklaşık 

2000 yılı aşan bir sürede olgunlaşan ilk uygulamacıların 

buluş ve yaratıcılıklarına çok şey borçludur.



Kaynakça:

1- Meyer O.; The Origins of Feedback Control, M.I.T. 

Press 1970.

2- Bennett  S.;  A  History  of  Control  Engineering 

1800-1930Peter Peregrinus 1979.

3- Bir A.; First Applications of Automatic Control in 

Antiquity  and  Medieval  Engineering,  TOK  Otomatik 

Kontrol Milli Komitesi, İstanbul 2009.

3

s



MB

FY

2



s

MY+FB


FG

1

s



(MY+FB)FY- MBFG

0

s



FG

Binalarda Enerji Kimlik Belgesi Eğitimleri

Binalarda Enerji Kimlik Belgesi (BEKB) uygulaması yeni binalar için 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren 

başlamıştır. EMO, BEKB eğiticiler eğitimine 5-6-7 Ocak 2011 tarihlerinde başlayacaktır. EMO üyesi 28 

Oda çalışanı eğitici eğitimlerine katılacaktır. Eğitici eğitimlerinin ardından şubeler için eğitim programları 

uygulanmaya  başlayacaktır.  Şubelerdeki  eğitimlere  SMM  üyelerimiz  katılabileceklerdir.  Planlanan 

başlangıç tarihi 15 Ocak 2011'dir. MİSEM tarafından planlanan eğitimlere katılım için SMM üyelerimize 

bilgi verilecektir. 

Ali CANDAN’ı Yitirdik

18024 sicil numaralı üyemiz Ali Candan 25 Aralık 2010 

tarihinde aramızdan ayrıldı. 

1963  Aydın’da  doğan  Candan;  1988  tarihinde  Yıldız 

Üniversitesi  Elektrik  Mühendisliği  Bölümü’nden  mezun 

olmuştu.  1991  yılından  bu  yana  SMM  olarak  faaliyetini 

yürüten Candan evli ve iki çocuk babasıydı. Ali Candan’ın 

ailesine ve meslektaşlarımıza başsağlığı dileriz.

04-08  Nisan  2011  tarihleri  arasında  Almanya’da 

Hannover'de  düzenlenecek  olan  Messe  2011  Endüstri 

fuarına  katılım  için  organizasyon  düzenlenecektir.  Fuara 

katılmak isteyen üyelerimiz koşullar hakkında bilgi almak için 



izmir.orgutlenme@emo.org.tr  adresine  e-posta 

gönderebilirler.

Hannover Messe 2011 Fuarı’na 

Gidiyoruz





Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə