T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14.1 Mb.
səhifə107/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14.1 Mb.
1   ...   103   104   105   106   107   108   109   110   ...   278

Y7 BAYAN ŞAHIS: ...(anlaşılmıyor)
X29 ERKEK ŞAHIS: Yüzde 99 ...(anlaşılmıyor) kendi kültürünü ...(anlaşılmıyor) ondan sonra Avrupa’ya ...(anlaşılmıyor) Çünkü önce senin kültürün senin tarihin senin şehrini ...(anlaşılmıyor) Çünkü senin ...(anlaşılmıyor) Çalmış oraya götürmüş ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN:: Benim önerim yani bu işi toparlayalım arkadaşlar bakın arkadaşlar burası bir akademi ...(anlaşılmıyor) olarak kabul edilemez ...(anlaşılmıyor) almak gibi bir kavramda yanlıştır hiçbir anlamda ...(anlaşılmıyor) biçimi almayacak. Bu anlamda felsefe ...(anlaşılmıyor) içerisinde yaşamış Ortadoğu’daki yaşamış ve bu günü etkileyen etkilemekte olan etkileyebilecek kapasitesi bilim insanları ve filozofluk üzerine çalışmak ve ...(anlaşılmıyor) kurmak...(anlaşılmıyor) birlikte çalışırız dersek birlikte yapabiliriz bunu 3 kişi 4 kişi 5 kişi kaç kişiyse neyse otururuz Ortadoğu da şekillenmiş. Ortadoğu tarihini etkileyen filozof ve bilim insanları üzerinde çalışabiliriz nasıl ...(anlaşılmıyor) çalışıyoruz ki bu insanlar hala ...(anlaşılmıyor) olmakla birlikte bugünü etkiliyor. Bugün günlük yaşantımızda biz hala güneşin doğduğundan güneşin battığından bahsediyoruz ...(anlaşılmıyor) bahsediyoruz ve bunu doğru olarak kabul ediyoruz. ...(anlaşılmıyor) 2500 sene önce ...(anlaşılmıyor) orta doğudaki filozofların ve bilim insanların üzerinde çalıştığı gibi çalışmak gerek. Bu bir zenginliğin ifadesidir ve bu konuların önerilerinin biri değerlendirildiği zaman

3. DERS
TUNÇER ÖZDOĞAN (00:01-00:04): ve bir tek rengine hitap ediyor diye düşünüyorum.
GRUP (00:05-00:06): ...(anlaşılmıyor)
X30 ERKEK ŞAHIS (00:06-00:08): Tamam gerek kalmıyor o zaman.
TUNÇER ÖZDOĞAN (00:10-00:12): Diğer taraftan 7 gün demiş oluyor.
GRUP (00:13-01:04): ...(anlaşılmıyor)
X30 ERKEK ŞAHIS (01:06-01:08): Hocam bir dersimiz kaldı.
TUNÇER ÖZDOĞAN (01:08-01:21): Zaten bir dersimiz kaldı. Bununla birlikte çok fazla sayıda arkadaş bu ...(anlaşılmıyor) bünyesinde bir gün daha artıralım. Bir gün de yetmeyecektir. Ben bunu arkadaşlarla görüşeyim bir ders olarak bir gün.
X30 ERKEK ŞAHIS (01:22-01:23): Akşama kadar.
TUNÇER ÖZDOĞAN (01:23-01:35): Özellikle dokunma tarihi. Dokunma tarihini işleyelim ki maktulün üzerinde durulması gerektiğini ...(anlaşılmıyor) bilmeyen arkadaşlar var. Çoğunluğu ...(anlaşılmıyor) durmakta gerekiyor. Ben bir arkadaşla konuşayım bunu.
GRUP (01:36-01:41): ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (01:41-06:40):(anlaşılmıyor) modern bilim öncesi. Gerçi bunun üzerinde konuşmuştuk. Tekrar dönmek zorunda kalıyorum. Bilim felsefe, politika gibi kavramlar arasında ilişkileri yaratmak için tekrar tekrar dönmek zorunda kalıyorum. Modern bilim öncesi dönem diye tasvir edilen ...(anlaşılmıyor) evrenin merkezinde güneş olduğu şeklinde bir kuramın atıldığı dönem modern bilimin kapılar açılmış oluyor. Bu aynı zamanda politik iktidarında şekil değiştirmesine neden oluyor. Yani ...(anlaşılmıyor) merkezinde dünya var sözündeki bir önerme üzerine şekillermiş bir politik iktidarın bir ayağı Kilise oluyordu bir ayağı kral oluyordu ama ...(anlaşılmıyor) evrenin merkezinde ...(anlaşılmıyor) güneş var şeklinde bir önerme ile ortaya açılacak. Bir kapısı açılacak bir modern, modern fizik ile birlikte Kilisenin de kralın iktidarı toplum üzerinde etkisi sarsılıyor. Köylülük bir anlamda dağılıyor ve İtalya’da, Fransa’da henüz kurulmakta olan atölyelere topraklarını terk eden insanlar gitmeye başlıyor ve yeni bir sınf ortaya çıkıyor. Sosyalist işçi sınıfı ortaya çıkıyor. Her ortaya çıkan sınıfta doğal olarak kendi düşünceleri ile toplumsal yaşam içerisinde yer kalacaktır. İşçi sınıfı da kendi düşünceleri ile sınıf mücadelesi içerisinde yer alıyor. Yine burada ata evleri sahibi olan daha öncesinde ortaya çıkmış ticaret sermayesinin ticaret uygulayıcısının da kendisine özgü bir takım düşünceleri vardır, filozofları vardır. Bunlarda bu düşüncelerinden hareketle sınıf içresinde yer koruyorlar. Bu düşünceleri doğrultusunda politika içerisinde yer alıyorlar yani krala doğru kilise doğru bir antipati zaten var idi gelişiyor ve ortaya köylü savaşları çıkıyor, Almanya’da köylü savaşları ortaya çıkıyor. Bir yerde kral ve kilise diğer yanda giderek modern tekçi devlet ortaya çıkacaktır. Bir saflaşma ortaya çıkıyor bu modern tekçi devletin yanında ticaret kurcuları yer alıyor ve işçi sınıfı da bir anlamda yeni gelişen sınıf ve onun çıkarlarını desteklemek zorunda kalıyor. Fransa’da sınıf savaşları böyle bir saflaşmayı ortaya çıkartıyor. 1789-1848-1871’ de ortaya çıkan Fransız devrimleri ve bir yerde kral vardır ...(anlaşılmıyor) desteklediği kral diğer yerde şey vardır ticaret kurucuları ki burjuva sınıfıdır. İşçi sınıfı ile birlikte iş gücü sağlayıcıdır. Bunların arkasındaki felsefi anlayış bilim anlayışı şeydir kilise ve kralın aklındaki düşünce tanrı merkezli düşüncedir evrenin merkezinde dünya vardır. Kilise ve kral bu düşünce üzerinden köylü ile girdiği ilişkiyi ...(anlaşılmıyor) ama bu şekilde modern bilimin ortaya attığı tez giderek bu kralın ve kilisenin köylü üzerindeki etkisini kıracaktır. Köylüler sokak dönüşümünün farklılaşması ile birlikte kurulan ata evlere doğru ata evlerdeki ilişkiler üzerinden işçiler ortaya çıkacaktır. Bir anlamda özne kavramıda ortaya çıkıyor burada. Halkta bu ortaya çıkan özne kavramı üzerinden kendi felsefesini yakalamış oluyor. Daha öncesinde köylünün veya kilisenin veya kralın arkasında duran filozofların bir özne kavramından bahsetmesi mümkün değil. Burada tek bir özne söz konusu her şeyi yaratan tanrı ama daha sonra ticaret kurucularının ortaya çıkmasıyla birlikte ticaret kurucularının düşüncelerini sistemleştiren filozoflar özne kavramı üzerine çalışarak giderek bu tanrı merkezi düşüncenin toplum üzerindeki köylü üzerindeki etkisini kırıyor.
GRUP (06:42-06:48): ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (06:49-08:57): Tanrı merkezli düşüncede özne tanrıdır. Her şeyi yaratan tanrıdır. O karar verir. Üretime karar verir, tüketime karar verir, dağıtıma karar verir. Onun karar verdiği şeyler kilise üzerinden bir emir haline gelir ve köylüler ürettikleri buğdayın, tahılın önemli bir kısmını şeye kiliseye ve krala vermek zorundadır. Bu bir tanrı emri olarak kabul edilir. Tek özne olarak yani her şeye karar veren o dönemde Avrupa’da tanrıdır ve tanrının ...(anlaşılmıyor) emirlerini takip eden kilisedir. Kral vardır. Köylü ise zaten bütün topraklar köylüye ait değildir prense aittir, kiliseye aittir. Tanrının emriyle yani tek özne olan tek güç olarak kabul edilen tanrının emrini yerine getirmektedir kilise papazı, kral burada askeri bir güç konumundadır. Kilise ise dinsel güç konumundadır. Ama modern devlet bu ikili sistemi yıkmış tekçi bir sistem olarak ortaya çıkmıştır. Kilisenin ve kralın gücünü kendisinde ...(anlaşılmıyor) modern devlette filozofları da ...(anlaşılmıyor) kralın ve kilisenin gücünü kırmışlardır. ...(anlaşılmıyor) bu şekilde tanrının özne olması da dünya üzerinde ikinci plana itilmiştir. O artık dünyadan çekilmiştir, dünyadaki bütün işler özne olarak kabul edilen bir anlamda tanrının verimini üstlenen insana aittir. Giderek özne merkezli felsefeden gizli felsefeler ortaya çıkacaktır.
GRUP (08:58-09:02): ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (09:03-11:50): Tanrı merkezli düşünce ile insan merkezli düşünce farklı farklı düşünme biçimleridir. Burada dünya üzerindeki her şeye karar veren yani doğal bir takım olaylara, toplumsal olaylara ...(anlaşılmıyor) üzerinden tanrıya bağlıdır. ...(anlaşılmıyor) bütün doğaya ilişkin topluma ilişkin bütün olaylara hakim durumda olan tanrıdır. Tek söz sahibi olan aslında tanrıdır. Ama bilimlerin gelişmesi ile birlikte tanrının burada söz sahibi olmak ...(anlaşılmıyor) insanında burada bilimlerin gelişmesiyle birlikte doğadaki ve toplumdaki bir takım problemleri olayları çözmek konusunda bilim yardımıyla problemleri çözmek konusunda insanın önü açılmış olur. Bilimin gelişmesiyle birlikte insanın önü açılır bu anlamda tanrının kölelik üzerindeki etkisi kırılır. Bu nasıl kendisini gösterir. Kilisenin ve Kralın örgüt üzerindeki etkisinin ortadan kalkmasıyla ortaya çıkar yani köylü ...(anlaşılmıyor) kendi başına problemleri günlük yaşamda karşılaştığı problemlerin çözülebileceğinin farkına varır. Yani kimse sizi var eden veya ektiğiniz buğdayı yeşerten tanrıdır gibi bir ...(anlaşılmıyor) kimyaya dair bir takım bulgularlar hiçte öyle olmadığını ortaya çıkarır. Suyun diyelim ki buğday üzerindeki etkisi veya güneş ışınlarının buğday üzerindeki etkisi bilindikten sonra burada tanrının hikmetine ihtiyaç görmemeye başladı insanlar. Suladıkları, bir takım arıklar açtıkları, suyu en verimli şekilde, güneş ışınlarını en verimli şekilde, belki gübreyi en verimli şekilde kullandıkları oranda üretimin arttığını görecek köylüler yani doğa üzerinde insanların bilgisi artığı oranda etkisi de artacaktır. Bu anlamda tanrının etkisinin insanlar üzerindeki etkisinin gerilediğini görüyoruz burada ama günümüzde de aynı şeyler oluyor zaten ...(anlaşılmıyor) felsefe üzerinden dinin toplum üzerindeki etkisinin gerilediğini görüyoruz. Bu gerileme aynı zamanda ...(anlaşılmıyor) duraklama ...(anlaşılmıyor) etkisini kırdığını görüyoruz.

X30 ERKEK ŞAHIS (11:51-12:38): ...(anlaşılmıyor) ihtiyaç duyulduğu zamanda işte yağmur ...(anlaşılmıyor) insan yaşamındaki olumsuzluklar yaratılacak işte yağmurun yağışı ile ve yağma ile ilgili veya karın yağdığı ile yağmamasıyla ilgili ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (12:39-14:31): Köylülük üzerindeki kilisenin, köylülük üzerindeki tanrının, köylülük üzerindeki krallığın, dinin, kralın 1500’ lü yıllardaki etkisiyle şimdiki işte Suudiarabistan’daki etkiyi ...(anlaşılmıyor) halk üzerindeki etkiyi ...(anlaşılmıyor) halk arasındaki ilişkiye paralel düşünmemek gerekiyor. Tabii ki ...(anlaşılmıyor) halkın içerisinde bilime inanan insanlar var. Ama bir şekilde bunların iktidara karşı gelmesi yani ...(anlaşılmıyor) krallığına karşı gelmesi farklı araçlarla engelleniyor. ...(anlaşılmıyor) ben sizin sorunuzu anlamadım. Şimdi şey demeye çalışıyorsunuz herhalde, ...(anlaşılmıyor) buna rağmen Suudi Krallığı nasıl oluyor da dinsel öğelere üzerinden toplumun birliğini sürdürüyor toplum …(anlaşılmıyor) devam ettiriyor. T.C’ de aynı şekilde diyanet işleri üzerinden modern bilimin gelişmesi ve topraklarda insanların önemli bir kısmı ciddi düzeyde eğitimli olmasına rağmen ...(anlaşılmıyor) olmamasına rağmen halkın üzerinde din öğesi kullanılabiliyor. ...(anlaşılmıyor) Kuveyt mesela aynı şekilde, Kuveyt’ te eğitim düzeyi gelişmiş olmasına rağmen dinsel öğeler veya ...(anlaşılmıyor) öğeler veya İktidar’ ın konusu olabiliyor.
GRUP (14:31-14:36): ...(anlaşılmıyor)
HÜSEYİN BAŞAR: (14:37-15:02): Şimdi Suudi Arabistan’ da ki siyasetçi yakaladığı zaman ben oradaydım, öyle gördüm yakaladı onu öldürdü, bir hafta direkte asılı kaldı. İnsanlar bundan ibret görsünler diye, kimse bir daha o şeye teşvik olmaz. Birde onun akrabası onu sorduğu zaman ...(anlaşılmıyor). O siyasetle uğraşan onun hakkında ...(anlaşılmıyor) yok dedi.
GRUP (15:02-15:03): ...(anlaşılmıyor)
HÜSEYİN BAŞAR: (15:04-15:19): Krallık budur. Birisi ile tartıştık yolda gidiyoruz ...(anlaşılmıyor) 30 gündü, diyor bizim kanal televizyonda söylemiş 29 gün ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (15:19-16:31): Modern bilim ve ...(anlaşılmıyor) gelişti diye pozitif iktidarın doğrudan bir şekli değişecek biçimi değişecek diye bir kayıt yok, pozitif iktidar devlet terör ile anarşi ile hatta kendi uyguladığı anarşi ile terör ile baskı ile zulüm ile işkence ile iktidarını sürdürebiliyor. Bu politik iktidarın bir tercihi yani şey Kuveyt’ te belirli insanları önemli bir kısmı ...(anlaşılmıyor) Kuveyt’te bir hiyerarşi söz konusu veya Suudi Arabistan’da arkadaşınızın vermiş olduğu örnek gibi ...(anlaşılmıyor) anarşiden ve terörden devleti kastediyorum. Faaliyetlerini zulüm ile işkence ile iktidarını sürdürürken de nemalandırıyor da yani yukarıdan aşağıya toplumun bir kesimini, ciddi bir şekilde petrol çıkıyor, Kuveyt, Suudi Arabistan gibi ülkelerde çok ciddi petrol çıkıyor toplumun önemli bir kesmi bu çıkan petrolden yararlanıyor, bundan nemalanıyor. Bu yüzden de o sistemin geriliğine faşizanlığına ses çıkartmıyor.
X31 ERKEK ŞAHIS (16:33-18:19): Şimdi Avrupa ile kıyasladığımız zaman Orta Doğuda krallıkları Avrupa’nın kralına kilise arasında kıyası bir mücadele var, hocamızın da belirttiği gibi ...(anlaşılmıyor) şimdi orada bir aydınlanma hareketi var, orada iktidara karşı bir kral onların hakimidir, işte askeri güç, politik güç kralın elindedir. Ama kilisenin elinde de tanrının gücü vardır. Orada bir çatışma var. Hatta bir mitoloji var. Mitoloji değil de bir değim var. Orda mesela Kral diyor ki, papaz diyor ki ...(anlaşılmıyor) dünya değişecek, kimin üzerine mal varsa gelsin kiliseye bağışlasın, yani senin üzerine bir gayrimenkul, bir tarla varsa sende öbür dünyaya gidersen ...(anlaşılmıyor) üstünüzdeki bütün mal varlıklarınızı kiliseye bağışlayın. İşte ne zaman ...(anlaşılmıyor) atıyorum 3 ay sonra, orda inanan kiliseye inanan halk götürüp mal varlıklarını, çünkü kilise öyle duruma geliyor ki inanılışını kaybediyor, giderek zayıflamaya başlıyor, güçten düşmeye başlıyor, kendini tekrar güçlendirmek için dini kullanarak halkın elinde bulunan mal varlıklarını elinden alıyor. Aradan 6 ay daha geçiyor halk bekliyor ...(anlaşılmıyor) dünyada herhangi bir değişiklik yok, bu sefer kiliseye hücum ediyorlar. Siz bize dediniz ki ...(anlaşılmıyor) olacak artık her şey tanrının malıdır. Artık orada kilise dirseğini gösteriyor, ben yaşamam için bunu yapmam gerekiyordu. Ama şimdi Suudi Arabistan’a bakıyoruz kral hem güçtür, hem tanrının temsilcisidir. Yani orada Avrupa’ya göre çok farklı.
TUNÇER ÖZDOĞAN (18:20-19:42): Burada modern fizik bilim modern bilim ile dinsel mitolojinin iç içe olduğunu görmüş oluyoruz. Yani her ne kadar bilimsel görüşlerin yanında dinsel görüşler varsa da burada politik iktidarın kullandığı araçları dikkate almak gerekiyor. Dini kullandığı dinsel görüşleri iktidarını sürdürmek için devlet kullandığı gibi aynı zaman da askerini jobunu da kullanmış oluyor yani ...(anlaşılmıyor) sık sık geçiyor çizgisel bir tarih yorumundan kaçınmak gerekiyor. Tarih şöyledir Marksistlerin bir kısmının söylediği gibi ...(anlaşılmıyor) gibi bir takım ayrımlara ...(anlaşılmıyor) pekte doğru değildir. Yani modern bilim ortaya çıktı diye dinsel gücün ...(anlaşılmıyor) tamamıyla bir kenara atılıp ta işte modern, devlet modern şekillenecektir şeklinde ki bir düşünce çok negatif olmuş oluyor. Ayrıca ...(anlaşılmıyor) devam edersek ...(anlaşılmıyor)
Y8 BAYAN ŞAHIS (19:43-20:05): Hocam ...(anlaşılmıyor) bu iktidarların dini nasıl ne şekilde kendi çıkarları için topluma ne şekilde empoze ettikleri nasıl kullandıkları biz bunlardan biraz daha ayrımcılığı bir şekilde görürsek ...(anlaşılmıyor)
GRUP (20:05-20:07): ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (20:07-21:22): ...(anlaşılmıyor) ilişkin ne değişti Avrupa’da bir rahiplik kavramı üzerinden kilise ve kral’da olduğu gibi modern dışına çıktığı veya çıkmıştır dinsel düşünce ama TC’ye baktığımızda devletin resmi kurumlarından bir tanesi diyanet işleri başkanlığıdır. Birçok devletin birçok bakanlığın sağlık bakanlığı, eğitim bakanlığı bütçesinden daha fazla bir şey ayrılmıştır diyanete. Bu diyanette de tek bir şeyi vardır. ...(anlaşılmıyor) ama Avrupa’da bunun ayrılmış olduğundan bahsedebiliriz. Devletin resmi ilişkilerinin dışında kaldığı ...(anlaşılmıyor) ama Orta Doğu’ya geldiğimiz de devletin sahipleri dinin resmi bir kurum olarak devlet içerisinde tıpkı bir jop gibi bir tank, tüfek gibi iktidarı sürdürmek için kullanılan bir araç olduğunu görüyoruz.
Y8 BAYAN ŞAHIS (21:22-21:31): Çokta etkili oluyor hocam. Toplumlar üzerinde ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (21:32-21:57): ...(anlaşılmıyor) dinsel öğelerin varlığından bahsedebiliriz. ...(anlaşılmıyor). Yani bu dinsel öğeler aynı zamanda bir toplum sözleşmesi olarak devletin işlevselliği içerisinde varlığını sürdürüyor.
X31 ERKEK ŞAHIS (21:57-25:58): ...(anlaşılmıyor) Şimdi zaten devletler ortaya çıkması aşamasında ...(anlaşılmıyor) topluluklar birde avcı, hayvan ...(anlaşılmıyor) topluluklar yerleşik toplulukları işgal etmeye başladıklarında sadece bunun güçle olmadığını görmüşler. Dinsel argümanları daha doğrusu dinsel ...(anlaşılmıyor) kendi yanlarına almışlardır. Osmanlı’yı incelersen ...(anlaşılmıyor) Şeyhulislam Sadrazam’ın düzeyindedir yani en yüksektedir. ...(anlaşılmıyor) bir yerden bir yere gittikleri zaman ...(anlaşılmıyor) bundan daha önemli bir şey var Avrupa 1492’ye kadar gerçekten ...(anlaşılmıyor). 1492 sadece dinsel dönüşüm değil aynı zamanda ...(anlaşılmıyor) üretim işleri açısından sermayenin dolaşımı açısından mesela birçok arkadaş gerçi biliyor ama ilk tefeciler aynı zamanda ...(anlaşılmıyor) günahlarım bağışlansın diye verilen paralar birikir ...(anlaşılmıyor) borç verir karşılığında ...(anlaşılmıyor). Bunun Avrupa’da ki yapılanması ...(anlaşılmıyor) ticaretteki gelişme aynı zamanda ...(anlaşılmıyor) Amerika’nın keşfedilmesi ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (26:02-27:09): ...(anlaşılmıyor) mitolojiye felsefi düşüncenin ortaya çıkışında ikili bir güç olarak bakmak ve felsefi düşünceye kaynaklık ettiğini nitelemek mümkündür. Buna önemli bir örnek ...(anlaşılmıyor) psikolojinin şeyidir. ...(anlaşılmıyor) Einstein kadar önemli bir bilim insanıdır, Newton kadar önemli bir bilim insanıdır. Baba ...(anlaşılmıyor) vardır. Psikolojinin kuralı bulmada baba hükmü üzerine oluşmuştur ...(anlaşılmıyor) kompleksi. Bu kuramı yunan felsefesinden almıştır. Bununla birlikte Sümer mitolojisinden alınacak çok daha iyi derinliği olan kuramlar olması gerekir. Özellikle kadın ...(anlaşılmıyor) hareketi ...(anlaşılmıyor) arkadaşlar Sümer mitolojisinden çok daha fazla yararlanabilirler. Bu anlamda yararlanıyorlardır zaten. Bu anamda mitoloji ile felsefi düşüncenin arasındaki ilişkide kurulmuş olur ve felsefe için mitoloji itici bir güç olarak ortaya çıkmış oluyor.
X31 ERKEK ŞAHIS (27:12-30:09): Yani bu şeyin ortaya çıkışı ...(anlaşılmıyor) ve ...(anlaşılmıyor) ortaya çıkışı tamam...(anlaşılmıyor) yani yaptıkları siviller yönelik toplum için ...(anlaşılmıyor) ama insanlar Orta Doğu’dan gitmiş Avrupa’da eğitim almış Avrupa’daki demokrasiyi yaşamalarını görmüş. Orta Doğu’ya gelip kendi yapısını görünce ...(anlaşılmıyor) bunu yıkmak daha insancıl bir yapının ortaya çıkması El-kaide’de gerici bir devrim anlayışı geliştirmiş ama diğer taraftan da modern hareketler var Orta Doğu’da bunları değiştirmeye çalışan. Tabi ...(anlaşılmıyor) insanlar eğitim anlayışları farklıdır. Daha doğrusu kendi ...(anlaşılmıyor) yönelik ...(anlaşılmıyor). Orta Doğu’daki eğitimde ...(anlaşılmıyor) bilim vardır ama o bilimin ...(anlaşılmıyor) Türkiye’de bilim yok mu var. Türkiye’de dünya çapında bilim adamı var mı yok niye, çünkü bilimi kendi iktidarını sürdürecek ...(anlaşılmıyor) sosyolojide Kürtlerin nasıl bir sosyolojik olarak ...(anlaşılmıyor) götürebiliriz psikolojisinde gider aynı kanıda ama bilimsel ...(anlaşılmıyor) Türkiye’de insanların faydalanabileceği bir şey yok çünkü eğitim sistemi belirli bir ideolojiye göre oluşturulmuş. Kendi iktidarını sürdürmeye göre oluşturulmuş. Maalesef Orta Doğu’da da böyledir. ...(anlaşılmıyor)bunları görmemiz gerekir, bunları doğrulamamız gerekir, bunları yaparken de her şeyi çok doğru ...(anlaşılmıyor) görmemiz gerekir. Dikkat edin birçok şey AKP’nin için çıkan siyasi bir anlayıştır ama gelişmesi Türkiye’deki ...(anlaşılmıyor) insanların sırtındadır. ...(anlaşılmıyor)Yani üniversitelerdeki okuma anlayışları aydınlanma anlamında değil birçok bilim adamı Avrupa’da da böyledir ...(anlaşılmıyor) ben tekrar öneriyorum özellikle öneriyorum gerekirse ...(anlaşılmıyor) ondan sonra bir iki gün arkadaşlarımla zamanım olursa üzerinde oturup düşünüp tartışılması gereken ...(anlaşılmıyor) gerçekten ben kendi şahsıma kafam iyice karıştı. Şimdi ben felsefeyi nasıl anlayacağım nasıl işin içinden çıkacağım ...(anlaşılmıyor)

GRUP (30:10-30:15): ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (30:17-32:07): ...(anlaşılmıyor) mitoloji uyanan bilinci kendini besleyen kaynakların gücüne inandırmak oluyor. ...(anlaşılmıyor) inandırmak burada büyücüye ve reise kalmış yani iktidara kalmış bir şey yani toplumsal yaşamda bir takım sorunlar çıkar o çözmektir iktidar çözmek içindir. Yani devlet görevindedir. Reistir, büyücüdür, kilisedir, kraldır iktidarını sürdürmek için görünen topluma dair veya doğaya dair problemleri çözmek zorundadır. Çözemediği noktada ortaya bir takım sıkıntılar çıkacaktır veya kaos çıkacaktır. Toplumsal bir karmaşa çıkacaktır. Toplumun yeniden üretimini sağlayabilmek için üretilen şeyin dağıtımını ve paylaşımını, tüketebilmeyi sağlamak bu anlamda toplumun devamını sağlamak, bu anlamda iktidarı sürdürebilmek devletin ...(anlaşılmıyor)politik iktidarın hükümetin görevidir. Mitolojik düşüncede kabilenin yaşantısını devam ettirmekte kullanılan düşünce biçimi oluyor. O dönemde mitolojinin esas olduğu dönemde doğaya dair topluma, dair görmüş olduğu bir takım sorunlarla karşı karşıya. Problemler hakkında bir açıklama getirmek zorunda reis ve yardımcı. Bu olayların her biri için tanrısal bir takım göndermeler yaparak çözmeye çalışıyor. Güneş tanrısı diyor, tabiat tanrısı diyor, bereket tanrısı diyor, bereket tanrısı diyerek ortaya çıkan ...(anlaşılmıyor) nasıl ortaya çıktığını açıklamaya çalışıyor. İkna ettiği oranda ...(anlaşılmıyor) üzerindeki etkisini sürdürüyor. Mitolojik düşünme biçiminin bilimin gelişmediği dönemde iktidara iktidarını sürdürmek için bir araç olduğunu söyleyebiliriz. ...(anlaşılmıyor)
GRUP (32:08-32:24): ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (32:27-33:12): ...(anlaşılmıyor) nasıl oluyor. Şimdi sizin söylemiş olduğunuz nerdeyse o modern şehirler o şehirlerde yaşayan insanlar, onların düşünme biçimleri o şehirleri kontrol eden ve yaşam içinde var olan ilişkileri sürdüren iktidar ve iktidar o toplumun arasındaki ...(anlaşılmıyor). O dönem dikkate alınarak söz konusu olan Hititler, Sümerlerdir, Mısırdır o dönem dikkate alınarak düşünme biçimleri mitolojidir, dindir, ...(anlaşılmıyor) politik iktidardır arasındaki ilişkiler araştırma tartışma inceleme konusu olması gerekiyor.
GRUP (33:13-33:44): ...(anlaşılmıyor)
TUNÇER ÖZDOĞAN (33:44-34:49): Burada sizin söylemiş olduğunuz yaşantıya ilişkin ve yaşantıyı şekillendiren birçok filozof çıkıyor, birçok düşünür çıkıyor. Avrupalı düşünürler bu konuda uzman adam çağırıyor. Avrupa felsefesi Yunan felsefesinin kökeni de Orta Doğu’lu filozoflar var. Orta Doğu’da şekillenmiş biçimlenmiş düşünceler Mısır üzerinden Yunanistan’a gidiyor. Avrupa Orta Doğu’da yetişen düşüncenin mirasını yiyor aslında bugün ama bu mirası reddediyor. Neden reddediyor? Bunu dile getirmiştik, konuşmuştuk işgal ettiği harap ettiği bir yerin bundan 5000 sene önce medeniyet olduğunu uygarlık olduğunu Avrupa’nın ...(anlaşılmıyor) yaşadığını ...(anlaşılmıyor) Orta Doğu üzerindeki etkisini yitireceğinden korkuyor olması nedeniyle ...(anlaşılmıyor) kendi kültürünü kendi geçmişini oturtturmaya çalışıyor. ...(anlaşılmıyor)
Y8 BAYAN ŞAHIS (34:49-35:34): ...(anlaşılmıyor) daha sonra İskender’in Orta Doğu’yu fethederken bütün kütüphaneleri yakıp yıkması o şehirleri yerle bir etmesi ve ondan sonra oraları sömürgesi altına alması o zamandan beri ...(anlaşılmıyor)


Dostları ilə paylaş:
1   ...   103   104   105   106   107   108   109   110   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə