T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14.1 Mb.
səhifə134/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14.1 Mb.
1   ...   130   131   132   133   134   135   136   137   ...   278

KEMAL SEVEN: (26.29-29.26) ee Aydınlanma çağı toplumsal değişimlerde mümkün fakat ilk aşamada bireyin öz güven cesaretiyle başlayan bir süreç Mezopotamya coğrafyasına baktığımızda malteizmden Yahudiliğe ya da İslam ee Hıristiyanlıktan İslama yada bu dinlere ilişkin bir küçük değerlendirme yapmak gerekirse bu anlattığım insanlar çıkmıştır coğrafyaya cesur insanlarda çıkmış birey insanlarda çıkmış fakat genel anlamda sistemi yada o toplumu değiştirecek güce yetişememişlerdir ee bedel de ödemişler ancak Avrupa da öyle değil Avrupa da ölümü göze alarak bilim insanları çıkışlar yapmışlardır demin güzel bir örnek verdiniz dediniz ki egemen ulustan bir kişilik kendisine yüklenen o misyon gereği yada yaratılan o ortam gereği yanlışı savunurken kendine güveniyor ve karşıdaki doğruyu savunmasına rağmen baskı altında tutulmaya çalışılıyor onu küçük görmeye çalışıyor günümüze gelirsek bu noktadan bize de düşen nedir aydınlanma çağına girerken yada girmek isterken bi defa kendi öz güvenimizi öz gücümüzü yani cesaretimizi toplumla paylaşmamız lazım çevremizle paylaşmamız lazım değerleri içselleştirerek doğru algılayıp doğru hatlarla kendimize kendimize olan o özgüveni de geliştirerek kendi paradigmamızı çevremize rahatlıkla anlatabilmeliyiz evet sistemin ve ortamın yarattığı bi baskı altındayız kendimiz doğru olarak kabul ettiğimiz paradigmamızı düşüncemizi bireyle tartıştığımızda bile çekiniyoruz bırakın toplumsal ..(anlaşılmadı).. bırakın büyük kitlenin karşısında işte tam da burada kırılma noktası bence burasıdır ya bu kadar doğru bu kadar insani değerlere sahip bir sistemi bir felsefeyi savunmakta tereddüt yaşıyoruz bunu kısa ..(anlaşılmadı).. biri olarak değil geldiğimiz aşamada belki de çoğunluk için de söyleyebiliyoruz ..(anlaşılmadı).. olarak ayrı tutuyorum burayı aşmamız lazım burayı nasıl aşacağız elbette bu tür platformlarla elbette okuyarak elbette dinlediğimizi yorumlayarak doğruya ulaşmak kaydıyla kendi öz gücümüzü öz güvenimizi arttırarak ee belki başarının kilit noktası da budur diye düşünüyorum
X4 ERKEK: (29.27-29.29) Evet şey var olanı beğenmiyoruz
KEMAL SEVEN: (29.30-29.30)Evet
X4 ERKEK: (29.30-31.14) Var olan derken şöyle bişey var bizim arkadaşlar bu yaştan sonra ne olacak ..(anlaşılmadı).. yaşadıktan sonra tekrardan bilgiyi aramanın haklı gerekçeleri vardır aslında o şey kırılıp o kabuk kırılıp ta ..(anlaşılmadı).. önce güven önemli biraz o bakıyorsun ki ..(anlaşılmadı).. şey var önünde ..(anlaşılmadı).. önce gerçekten güven önemli o uzantıların yarattığı insan modeli zihniyetine bakıldığında ..(anlaşılmadı).. yönelik var ..(anlaşılmadı).. mesela şey yapıyorlar deney ortamında iki insanı oturtuyorlar işte bu şans oyunlarıyla ilgili biri kararlı bir kişilik böyle dediğim dedik yaptığım yaptık söylediği ..(anlaşılmadı).. karşısındakine ..(anlaşılmadı).. biri bitane de var böyle istikrarı olmayan çelişkili konuşan ve ..(anlaşılmadı).. çok güzel açılamayan biri şimdi bir teklif var teklif için bu iki insana ..(anlaşılmadı).. aldırıyorlar hani ben teklifte seçimi nereye yazarsam kazanırım denekler bu durumu bilmiyorlar önce o bitanesinin yanına gidiyorlar işte ..(anlaşılmadı).. kararlı istikrarlı adamın buna rapor veriyor sen işte şunu şöyle yap bunu böyle yap falan
X17 ERKEK: (31.15-31.17) Adam peki ..(anlaşılmadı).. ama yanlıştır
X4 ERKEK: (31.17-37.03) Yanlıştır ama çok net konuştuğu somut konuştuğu konuştuğunun ..(anlaşılmadı).. karşısındakine dayatıp ve ikna ettiği için her an onun dediğine kanıyorlar karşıdaki şeyi diyor doğruyu söylüyor hatta yüzde yüz doğruyu söylüyor ama söylem ..(anlaşılmadı).. konuşması karşıdaki insana güven vermiyor işte kem küm mırım kırım böyle ikilemli konuşuyor ve yüz kişiden doksan dokuz kişi net konuşan adam yanlış diyenin yönlendirmesiyle hayır diyor bir kişide kendisi de ..(anlaşılmadı).. bu adam ne konuşuyor ben gidip ona ..(anlaşılmadı).. onlar kaybedecek bir kişi tek kazanıyor yani insan iletişiminde toplumsal iletişimde durum şu ne kadar kendine güvenip kendi dışında topluma ..(anlaşılmadı).. olumlu veya olumsuz ..(anlaşılmadı).. zihniyetler yavaş yavaş sorgulayan kişinin bilincin gelişimin bireyin artık ee kendi iradesiyle kendi görüşüyle kendi düşüncesiyle uygarlığa güven verebileceği dönemler başlıyor artık büyük bilim adamları ressamlar şairler edebiyatçılar filozoflar ..(anlaşılmadı).. ve bu dönemlerde artık ideolojilerde ..(anlaşılmadı).. akımların temsil ettiği düşünceleri savunan bu savunan düşünceleri güçlendirip daha güçlü şeylere dayandıran akımlar oluşuyor ve Avrupa da üniversite akademi dönemleri başlıyor bu süreçte başlıyor artık büyük akademiler oluşuyor büyük üniversite ortamları oluşuyor ve bu ortamlarda ee fizik kimya biyoloji matematik tıptan tutalım birçok konuya kadar artık kilisenin de çok etkisi olmadığı pozitif bilimlerin gelişeceği ..(anlaşılmadı).. yuvaları oluşmaya başlıyor hepside işte birbirine paralel tıpkı yeni bir din gibi kendi kendi kitlesine kavuşmuştur batı Avrupa nın her ülkesinde bu demokratik kitlenin varlığı gerek Katolik kilisesinin vermesi gerek krallık ..(anlaşılmadı).. için büyük bir tehdittir bundan Avrupa ulus devlet karşısında yenik düşer düşecek olan Katolik kilise ve krallıklar olacaktır yıkılan feodal devletlerin meşruiyeti azdır ulusların ulus devletler oluşmaları ..(anlaşılmadı).. yavaş yavaş ..(anlaşılmadı).. değişiyor insanların ..(anlaşılmadı).. yorumlama süreci değişiyor öncelikle önceliklerin değişmesi nedir doğudan Ortadoğu dan batı ve kıtalardan değerler geliyor bu değerlerin artık büyük insan topluluklarının aynı duyguyu aynı kültürü aynı ahlakla bir doğal ..(anlaşılmadı).. şekilleniyor ve bu şekilleniş beraberinde bir din birliği bir kültür birliği bir coğrafik birliğe yol açıyor bunun yanında Avrupa lılar kendi işlerinde de birliktelikleri vardır İslam da bu ..(anlaşılmadı).. artık uluslaşma süreci başlıyor bu uluslaşma sürecinde artık ..(anlaşılmadı).. şekillenişinde dinlerin ve din devletlerinin etkileyici şeyleri kalmıyor artık şekillenen şey ..(anlaşılmadı).. devletleri değişiyor daha net daha somut daha sade ulus mantığına yol açıyor dolayısıyla ulusun bütünlüğü ulusun varlığı ulusun coğrafi bütünlüğü gerektiği zaman kilisenin de ötesine geçen öncelikler sırasına geliyor ve artık Avrupa nın bugüne yakın devletleri oluşmaya başlıyor hanedanlıklar yıkılıyor yerine devletler ve uluslar yapılanmaya başlıyor ve ..(anlaşılmadı).. artık meşruiyetini kaybediyor ortaçağ aslında ..(anlaşılmadı).. kazanmasıdır alabildiğine ..(anlaşılmadı).. doğa doğaya dünya demiştir doğmalardan kopmuştur ortaçağı bahsetmiştik ortaçağ öyle bir sistem oluşturmuştu ki insanlar yaşadıkları dünyadan bir anda kurtulup var edilen cennete gidebilmek için ..(anlaşılmadı).. yatırıyorlar bu inanç sisteminin ağır eksikliğidir ama ne işte şunu yapma günahtır bunu yapma sen günahtır bu böyle olmaz günahtır her şey iktidardaki kilisenin yasaklarıyla sınırlanmıştır artık bu sınırlar kalkıyor insanlar resim yaparak ..(anlaşılmadı).. heykel yaparak çeşitli sanat ve zanaat kollarına merak salarak yeni farklılıklar dünyanın aslında yaşanmak için güzel ortamlar çevirebileceği inancına yerlere göre tanık oluyorlar insanlar ikinci büyük zihniyet ..(anlaşılmadı).. yaşamaktadır Komos un dinden felsefeye açılırken ..(anlaşılmadı).. Kopernik in bilimsel devrimin kapılarını aralar direnç merkezlerinden ..(anlaşılmadı).. gelişir ..(anlaşılmadı).. ikileminde tanrıyı işe karıştırmadan felsefi devrimlere ..(anlaşılmadı).. atar Galileo dinini ülkeye sokarak ..(anlaşılmadı).. devrim sürecine en güçlü katkıları yapar ..(anlaşılmadı).. evvel tanrıdan bağımsız kendi yasalarıyla ..(anlaşılmadı)..bilme gücünü kazanır buyurun
Y9 BAYAN: (37.04-37.51) Mesela ..(anlaşılmadı).. beri vardı yok değildi ama şu vardı mesela söylerken diyoki mavi aslında mavi değildir diyo kırmızı da aslında kırmızı değildir diyo şimdi bunu söylerken insanlar diyoki ya ben bunu görüyorum mavi mavi kırmızı da kırmızı yani fakat ..(anlaşılmadı).. anlayışın önemi de şurdan kaynaklanıyo öteki dediği düşüncenin şey o dönem bilimselleşmemiştir işte bu dönemdekilere baktığımız zaman yani o döneme baktığımız zaman mavi ile kırmızıyı bir araya getiriyor moru çıkartıyor aslında bu mordur diyor bakın yani şimdi şey yapıyor çeşitlendiriyor ..(anlaşılmadı)..
X4 ERKEK: (37.52-40.22) ..(anlaşılmadı).. dünyayı daha detaylı inceleme araştırma ve bu araştırmaların sonunda toplumsal bir sorunun çözümüne katkı olarak sunma süreçleri başlıyor anlattığınız tüm süreçleri ben bir ..(anlaşılmadı).. bunlardır din ve felsefe artık dinlerde tartışılabiliyor felsefe ..(anlaşılmadı).. şey vardı ya tasavvuf neden ..(anlaşılmadı).. değildir bu noktada doğmalar yok yani sen bu doğru bunun ötesinde tartışma olmaz bu doğru değil yine Kopernik in şey ..(anlaşılmadı).. anlayışı geliyor ..(anlaşılmadı).. tanrıyı işte karıştırmadan felsefe geliştirmesi Galileo nun ..(anlaşılmadı).. formatı geliştirmesi yani konum belli fiziksel yasalarla ..(anlaşılmadı).. bir anda çok somut ürünleri oluyor ha bunların dışında ..(anlaşılmadı).. artık yavaş yavaş Avrupa toplumu Avrupa insanı uygarlığın ..(anlaşılmadı).. yaşamasında daha detaylı daha sistematik bilgiye kavuşuyor bu sistematik bilgi sonucunda koşullanmalar yakın yeni uygarlıklar geliş..(anlaşılmadı).. ama şu var ee olaya birde şu bakış açısıyla bakmak lazım bunlar bu dönemde ..(anlaşılmadı).. yok Sümer rahiplerinden kalma kalıntılarla kitap ..(anlaşılmadı).. tabletlerin ..(anlaşılmadı).. baktığımızda ..(anlaşılmadı).. şeyi Sümer ve mısır rahipleri çok çok çok yıllar önce belirtmiş matematiği kurmuş astrolojisini yapmış sayı sisteminden harf sistemine kadar bir çok olguyu aslında onlar yapmış toplumlar bu işe girerken içinde bulundukları yani niye önem kazanıyor çünkü skolastik dönem o karanlık çağda böylesi bireysel şahsi çabalarıyla bu sonuçlara ulaşılıyor ve sonuçlar toplumla paylaşma noktasına geliyor bir dönem o gerçek zaten vardı efendim
Y9 BAYAN: (40.22-40.24)Paylaşma mı yok toplumda ?
X4 ERKEK: (40.25-47.39) Paylaşma yok çünkü ..(anlaşılmadı).. iktidarın tekelinde yetişiyor iktidarın istediği bilgiyi iktidar sana veriyor senin sana lazım olan bilgiyi değil ..(anlaşılmadı).. bilginin koşullarının oluşturulması tekniğin geliştirilmesi insanların artık toplumsal dönüşümünün dışında birey olarak ..(anlaşılmadı).. gerçekleri ana hatlarıyla ..(anlaşılmadı).. oluşması ve şunu da söyleyelim bilim tarihine baktığımızda aslında koperniğin bu sürece ..(anlaşılmadı).. sadece teoriyi kendiyle başlatmıyor bilim tarihinin özelliği o bilim tarihi müthiş bir şekilde ..(anlaşılmadı).. öncesindeki gelişmeler bağımsız hiçbir şekilde araştırma yapamıyor öncesinde bir noktada bırakılan yerden alınıp devam ediliyor ta şeye kadar Sümerlerin rahiplerine kadar ..(anlaşılmadı).. astronomi gen tekniği hepsi insanlığın o ortak mirasının sonuçlarıdır mesela nevton o dönem ..(anlaşılmadı).. anlayışını ve yasalarını ortaya koyuyor ve günümüze kadar da görülüyor dünya da ki mekanik dilin ..(anlaşılmadı).. bizde o mekaniğe göre şekillendik ama günümüzde işte çok ..(anlaşılmadı).. banko mekanik ve bu anlamıyla banko mekaniğin somut verileri ele geçirilebilmesi için kuantom nevton u inkar etmiyor ..(anlaşılmadı).. nevton mekaniğin eksiklikleri yetersizlikleriyle çözümleyerek ileri noktadan alaraktan devam ediyor yani bir ..(anlaşılmadı).. uygarlık tarihi büyük kendi değerlerini oluşturuyor ama bilim tarihi öyle değil ..(anlaşılmadı).. eksiklikleri yetersizlikleriyle bıraktığı yerden devam ediyor ..(anlaşılmadı).. cumhuriyet tarihinde de bu anlamıyla ..(anlaşılmadı).. yine ana hatlarıyla baktığımızda Avrupa da yaşanan bu devrim ..(anlaşılmadı).. hem de maddi olarak yaşanan gelişmeler yeni bir sistem aramaktadır kapitalist olmak zorunda değil zihniyet devrimlerinin en büyüklerinden olan bu süreç kapitalist toplum devlet olgusunu ..(anlaşılmadı).. şimdi kapitalizmin bu anlamıyla bakıldığında sadece bir sürece has bi şey değil yani ana hatlarıyla biz kapitalizmi değerlendirirken ne diyoruz kapitalizm sermayenin hakim olduğu sermaye üzerinden bir dolaşıma giren yani mülkiyet ..(anlaşılmadı).. değil mi oysa kapitalizm ..(anlaşılmadı).. temasına baktığımızda özel bir ..(anlaşılmadı).. yani toplumun bir bütün olarak değerlerinin tekelleştirilmesi ..(anlaşılmadı).. artık bir doğal toplumdan sonra ilk asur imparatorluğunun ortaya çıktığında Asurların doğa toplum ..(anlaşılmadı).. değerleri üzerinden yayılması emperyal ..(anlaşılmadı).. yer altı zenginliklerinden insan kaynaklarına kadar bir çok şeyi tekelleştirme vardır dolayısıyla kapitalizm bir süreç işi değil aslında ..(anlaşılmadı).. tekel tekelleştirme ..(anlaşılmadı).. tekel sadece maddi üretim araçları üzerinden bir hakimiyet değil maddi manevi kültürel bütün değerler üzerinden iktidarların hakimiyet kurup kendi ideolojilerini düşünsel yaşam ..(anlaşılmadı).. göre bunu uyarlayabilmek tekele biraz da kapitalizme birazda bu anlamıyla daha derin yorum getirebiliyoruz bu yüzden kapitalizm ..(anlaşılmadı).. olmak zorunda değil zihniyet devrimlerinden en büyüğü olan bu süreçte kapitalist toplum ..(anlaşılmadı).. Avrupa da ki başlayan devrimler kapitalist sistem olması için yapılmadı şimdi eğer ..(anlaşılmadı).. yani Avrupa da ki bu gelişmeler öyle bi soru sorulduğunda sorulmuştu heralde yani bu kadar gelişme bu kadar icat bu kadar uğraş reform Rönesans aydınlanma bir amaca yönelik mi bir hedefe yönelik miydi günümüz avrupası böyle olsun diye mi şekillendi yoksa dönem koşullarında insanlığın varlığını sürdürebilme arayışlarının bir sonucu muydu sonucunun nereye varacağı bilinmeyen o dönem koşullarında varlığını sürdürmeyi koşullayan bir sebepti ama günümüzde kimi zaman değerlendirilen ..(anlaşılmadı).. Avrupa nın ..(anlaşılmadı).. için bilinçli sistematik ve önceden kurgulanmış olgular olarak değerlendiriliyor zaten ..(anlaşılmadı).. örneğin Avrupa tarihini ele alırken bi an için şeyi düşünelim Avrupa da 11. 12. yüzyılda haçlı seferleri olmamış haçlı seferlerinin olmadığı bir Avrupa yı düşünelim gelişmeleri bu yönde mi devam edecektir veya Hıristiyanlığın roma tarafından devlet kabul edilmediği bir Avrupa düşünelim veya İskender in ..(anlaşılmadı).. Ortadoğu ya gelmediği bir Avrupa düşünelim ..(anlaşılmadı).. sonraki gelişmeler şu hani şey var ya ..(anlaşılmadı).. diye bir film var ufak bir ..(anlaşılmadı).. sonraki yaşamı bir çok şekilde koşullandırıyor pratik tarih anlayışına baktığımızda tarihin ..(anlaşılmadı).. mekan zaman ve süreç açısından bir zorunluluğu temsil ediyor şu olmazsa şu olmaz şu olmazsa şu olmaz aslında bunlar bunlar olursa şu sonuç çıkar ortaya sebep sonuç ilişkisi çok keskin şekliyle ..(anlaşılmadı).. onun için bu noktada biraz böyle fikir jimnastiği yaptığımızda bakıyoruz ki aslında şöyle zihniyet devriminde ..(anlaşılmadı).. Avrupa da ki başlayan devrimler kapitalizmlerin oluşması için yapılmamış buyurun
X8 ERKEK: (47.40-48.27) Avrupa da kapitalist ..(anlaşılmadı).. açılmasının önemli nedenlerinden veya faktörlerinden biri ..(anlaşılmadı).. modern ..(anlaşılmadı).. ortaya çıkmış olması yani burjuvazi dediğimiz ..(anlaşılmadı).. yani bu bilimsel ve felsefi akımlar her ne kadar milattan beş bin sene önce Mezopotamya da benzerleri ortaya çıkmış olmaklan birlikte arada bir fark var beş bin sene öncesinde devlette kurulmuştu ve ee henüz o dönemde burjuva ..(anlaşılmadı).. ortaya çıkması söz konusu değil bu buluşlarla birlikte veya ..(anlaşılmadı).. birlikte bir modern ..(anlaşılmadı).. ortaya çıkıyor batı ..(anlaşılmadı).. ortaya çıkıyor ..(anlaşılmadı).. burjuvazi dediğimiz bu ..(anlaşılmadı).. ortaya çıkıyor sanırım
X4 ERKEK: (48.28-48.33) Çıkıyor fakat o dönem imparatorluklarının ..(anlaşılmadı)..
X8 ERKEK: (48.34-48.36) Çıkıyor ama burjuvazi veya ..(anlaşılmadı).. felsefeyle ilgili değil
X4 ERKEK: (48.37-48.49) Doğru dış kolları şekilleniyor fakat günümüz bu bazı ..(anlaşılmadı).. teknik düşünceler teknik şeyler yok ..(anlaşılmadı).. buyurun
X18 ERKEK: (48.50-48.53) Biraz fazla sızlanıyoruz ama

(Gülüyorlar)


X4 ERKEK: (48.56-51.42) ..(anlaşılmadı).. yani erken gelişmenin ..(anlaşılmadı).. dönemin devlet psikolojisini etniksel ..(anlaşılmadı).. ticaret yapan insanları o ticaret yapan insanlık devletin kendini ..(anlaşılmadı).. düşünüyorlar birde şunu söyliyelim yani yunan ..(anlaşılmadı).. tartışılırken ..(anlaşılmadı).. çok fazla o dönemlerde şey değil yani öyle fazla önemli bir şey değil ..(anlaşılmadı).. devlet arkadaşların bir çoğu okumuş devletin şekillenmesinde işte dünyaya ..(anlaşılmadı).. veya işte ve benzeri ..(anlaşılmadı).. Avrupa da çok bilinen bir şey değil ama o ekonomik ..(anlaşılmadı).. yani hem üretim ağaçlarına hem dağıtım araçlarına devletler bu dönemdeki ..(anlaşılmadı).. vardı kapital vardı zemine koyma vardı tekelleştirme vardı o zamandan itibaren kapitalizm ..(anlaşılmadı).. kendisini çok ciddi anlamda gizlemiş ortaya çıkmamış ..(anlaşılmadı).. ekonomi olarak algılanıyor ama ..(anlaşılmadı).. ne karşıdırlar bitanesinde hani yakımlar yıkımlar mantığı gelişiyor şeyden geliştiriyorlar eğer senin söylediğin doğruysa benim söylediğim yanlışsa bırak konuşsun onun doğrusu eğer o doğruysa onun doğrusu eğer o doğruysa benim yanlışımla yaşamaya devam etsin ..(anlaşılmadı).. yok benim ki doğruysa benim doğru tescillenmiş oluyor ama aynı zamanda şu da oluyor ..(anlaşılmadı).. her şeyi de bireyin yapabileceği gücüne oluşturuyor zaten ..(anlaşılmadı).. bu noktada işte kültür başlıyor insanlık insanlık başlıyor medeniyet başlıyor medeniyet kültürü ..(anlaşılmadı).. şey söylüyor işte medeniyet tek dişi kalmış canavar geliyor Ortadoğu ya Avrupa ya ..(anlaşılmadı).. medeniyet aslı medeniyet açıyor ..(anlaşılmadı).. Amerika ..(anlaşılmadı).. işgal ederken işgal ederken Hıristiyanlığı işte onlara bir yeni yaşam götürüyor yeni bişey götürüyor ..(anlaşılmadı).. sonuçta ortada küçük bişey
X19 ERKEK: (51.42-51.43) ..(anlaşılmadı)..
Y10 BAYAN: (51.43-51.44) ..(anlaşılmadı)..
X4 ERKEK: (51.45-52.49) Tamam Şey var hani grafik var bitane ..(anlaşılmadı)..nin gözyaşları ..(anlaşılmadı).. tabi ilk önce şey var ..(anlaşılmadı).. devlet planı ..(anlaşılmadı).. devlet planı çok direnç gösteren bir ..(anlaşılmadı).. geldi tabi bilmiyorum anlatmak insan ürküyor işte ..(anlaşılmadı).. gazın üzerine koyuyorlar kampta ateş yakıyorlar böylesine vahşi bir işkence yaşıyorlar Amerika da yaşanıyor işte diğer ..(anlaşılmadı).. yaşanıyor o ..(anlaşılmadı).. alıyorlar tam ..(anlaşılmadı).. edecekler ..(anlaşılmadı).. biri diyor ki işte gel İslam ı kabul et işte kabul edersen günahlarını atmış olursun cennete gidersin diyor ki ben sana bir soru soracam benim gittiğim cennete İspanyollar yapıyor genellikle benim gittiğim cennette İspanyollar da var mı var o zaman ben ölmüyorum (Gülüyorlar) o denli bir vahşetle kendilerini ..(anlaşılmadı).. ama İslam ..(anlaşılmadı)..
KEMAL SEVEN: (52.50-52.53) Sorum olacak
X4 ERKEK: (52.53-52.53) Buyurun
KEMAL SEVEN: (52.53-54.03) Şimdi sosyal demokrat akıma baktığımızda kapita Marks öncesi sosyalizm komünizm anlayışı öncesi çok çok öncesi gelişmeler var ve öngörüler var Marks la beraber diyelim ki sosyalist öngörü ve sonuçta ..(anlaşılmadı).. falan komünist anlayış öngörülüyor ve mesela günümüze geldiğimizde bizim paradigmamızda bir demokratik inşa sonrasında demokratik konfederalizm ve demokratik özerklik ..(anlaşılmadı).. var yani ön görülen ..(anlaşılmadı).. olarak ön görülen şimdi bunu da kapitalist anlayışta hani kesinlikle kapitalizm içermiyor bu algısından yola çıkarak nasıl bir öngörü yok yani bi el yordamıyla gidiş varda tesadüfi bir sonuca mı ulaşılıyor kapitalist sistemde yoksa süreç içerisinde mesela fetihler işgal edip ordaki insanların dinini işte inancını fikrini değiştirme gayretleri vesaire sömürme istekleri kapitalizme giden bir yol değil mi öngörü değil mi bi sistematiği yok mu burada
X4 ERKEK: (54.04-57.23) Yani şöyle bişeydir ..(anlaşılmadı).. kadar o Yunanistan ın aydınlanma ..(anlaşılmadı).. o dönem insanlarının öngörüp de işte biz bunları bunları bunları yapalım işte ilerde kıtalar keşfedilecek coğrafyalar işgal edilecek onlar üzerine değer yargıları sömürülecek ve bugün ki Avrupa oluşacak mantığıyla mı yapıldı yoksa dönemin koşulları gereği o insanların o ..(anlaşılmadı).. sürdürebilmeleri mesela otoritelerini hakim kılabilmek için birbirleriyle koşullanan bir yarış içerisine girmekten mi oldu yani bu anlamıyla şimdi ki kapitalizm tam tamlanarak mı yapıldı sorulmak istenen biraz budur yani tasarım denge önce formu koruyup ondan sonra bu forma göre uygarlıkların gelişme durumuna göre mi kendini şekillendirdi yoksa şekillenen bir tarihsel akış var bu akışlar içerisinde tarihte geldiği yere yani olması gereken olması gerektiği ön görülen yerlere mi oturuyor yani ön görü yok mesela şu vardır sosyalizm de elbette Marks tan önceki sosyalistler var ama en büyük özelliği neydi Marks ın en büyük özelliği sosyalist düşünceyi sosyalizmi forma kavuşturup biçime kavuşturmak değil mi daha somutlaştırarak bunun o ütopik sosyalistlerden farkı somutlaştırıp koşullarını analizlerini yapıp belgelendirmesi ama şunu mesela Sokrat uç bi örnek Sokrat ..(anlaşılmadı).. mesela Marks ın ee şeyinde devrim tarihine göre normalde devrimin İngiltere de olması gerekmiyor mu ..(anlaşılmadı).. gerekiyor ama İngiltere ye çok çok uzak toplumsal form olarak kapitalizm ..(anlaşılmadı).. soradan toplum özelliklerinden kopuk yaşarken onu ..(anlaşılmadı).. bu Marks ın o zaman şeyine teorisine ha var mı gerçek değil ama teorik gerçekliğini korur dolayısıyla yani ..(anlaşılmadı).. olduğu için öngörülen tasarlanmadan yapılan bir çok şey aslında öngörüleri ..(anlaşılmadı)..biliyor fakat sosyalizm ..(anlaşılmadı).. e şimdi birden yani şuanda yarın kalkıpta yarın tutupta ..(anlaşılmadı).. modelinize yaşam tarzınıza ana hatlarıyla sosyalist ..(anlaşılmadı).. kalmıyor mu sosyalist bir düşünce sosyalist bir yaşam kültürüyle kendimizi şekillendirmeye çalışmıyor muyuz ha bunu daha iyi daha güzelce yaşanılabilir bir model olmaktan ..(anlaşılmadı).. modeli kuruyor o anlamıyla insanlık bu gelişmeleri yaparken önceden tasarlanmış bir şekilde değil ..(anlaşılmadı).. su akar yatağını bulur biraz o mantıkla oluyor zaten birazdan görecez bu koşulları biraz daha somutu işte bu devrimlerin bu devrimlere yani bu gelişmelerin yarattığı olguları daha ayrıntılı görecez şimdi bir yemek arası verelim aradan sonra devam ederiz
4. DERS
Y11 BAYAN ŞAHIS : (00.00-00.03) …(anlaşılmadı) ders programı yapıyor da…
X4 ERKEK ŞAHIS : (00.03-00.04) (…anlaşılmadı) Ortadoğu.
Y11 BAYAN ŞAHIS: (00.04-00.08) Ortadoğu diye yani genelde Ortadoğu olmuyorsa
X4 ERKEK ŞAHIS: (00.09-00.41) Ortadoğu ayrı verilecek de. Tarih öyle bir şey ki iç içe. Birbirinden bağımsız ele alamıyorsun. Sonuçta etkileşimi var birbiriyle, şeyi var hani biz tarihi değerlendirirken dönemler halinde değerlendiriyoruz.(… anlaşılmadı.) ondan sonra (…anlaşılmadı) Kapitalist dönem, (…anlaşılmadı) dönemlerin özellikleri bu da o anlamıyla o Kapitalist dönemin oluşturduğu Avrupa’nın şekliye ilgili Avrupa sisteminin kurumlaştığı dönemlerdir.
Y11 BAYAN ŞAHIS: (00.41-00.41) Anladım.
X4 ERKEK ŞAHIS: (00.42-04.10) Arkadaşlar şöyle bir şey var, devrimler süreci denilen sürece gelinceye kadar devletlerin alt yapısını oluşturan sosyolojik (…anlaşılmadı) sabah geldiğimizde. (…anlaşılmadı) yeni yaşam koşulları, yeni yaşam formları artık insanlık, insanlık tarihi için bir zaruret noktasına geliyor. Devrimler süreci diye de nitelendirilen 1640 İngiliz Devrimi, işte Amerikan Devrimi, Fransız Devrimi bakıldığında tam şeyden değerlendirmemiz çok gerçeğe uygun olan noktadır. Batı üretim çeşitlerinin (…anlaşılmadı) sonucu şekillendiği oluşan devrimlerdir denilse doğrudur ama eksiktir. Tam Batı üretim çeşitleri değil. Batı üretim çeşitlerini (…anlaşılmadı) zihniyet yapısını şekillendiği varyanttır. Zihniyet yapısının şekillenmesi nasıl oluyor işte daha özgür, daha iradeli, düşünebilen, bunu topluma yayan, toplumu daha sorgulayan, güncelleyen bu anlamıyla din olgusunu daha önceki toplum formlarına göre bugünkü toplum formunda daha farklı bir yere getiren. (…anlaşılmadı) yine Akademilerin, Üniversitelerin kurulup üniversitelerde yeni bilim dallarında etkin uzmanların yetiştirildiği, yeni bir yani sistemin kadrolarının yetiştiği eğitim merkezlerin olduğu, artı felsefi düşünce tarzında yeni (…anlaşılmadı), yeni yasacıların ortaya çıkıp bunun toplumlaşması yani bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu süreçlere gelince artık bu süreçler tam lokal bir kıtlık olarak değerlendirilmekte ve de arkasına böylesi bir tarihi gerçekliği alaraktan şekilleniyor ve ana hatlarıyla 1640, 1600 yıllarından sonraki ana şeylere bakıldığında artık ana hatlarıyla devrim, devrimden öte şey devrimi mesela Amerikan Devrimi. Amerika ne yaptı da devrim oldu? Soruyorum, Amerikan ne yapıyor? Devrim demek gidip bir yerin, yani burdaki kavramlar sanırım biraz anlamlarına yönelik kavramlar olmamış. (…anlaşılmadı) gözden geçirilmesi gerekiyor çünkü insanın şemasını alt üst ediyor. Şimdi devrime biçtiğimiz anlam nedir? Devrim bir yerde var olanın yıkıp yeni bir düzen kurabilme. Bu ilerici gerici fark etmez. Şimdi Amerika Devrimi değil, Amerikan barbarlığıdır. Bir laf vardır: Amerika Avrupa’nın sokak serserilerinden oluşan bir, bir topluluktur. Avrupa’nın iş gücü noktasında işsizleri, güçsüzleri, serserileri…
X20 ERKEK ŞAHIS: (04.10-04.11) (…anlaşılmadı)
X4 ERKEK ŞAHIS: (04.12-04.56) Toplumun iş gücü donuk olan kitlesinin bir anda Avrupa’nın kapısından başka yere sürgün (…anlaşılmadı). Şimdi o kalkıp giderken gidip yeni bir kıtada, tarihi eski olan bir kıtada eski değerler üzerine (…anlaşılmadı) sömürürken bir düzen kuruyor. Bu düzen, bugün (…anlaşılmadı) olan istediği kadar (…anlaşılmadı) ölçüsü modernite değildir. Modernite olmadığı gibi devrim veya devrimsel (…anlaşılmadı) kastettiğimiz kavramla buradaki kavram (…anlaşılmadı) Buyrun.
X20 ERKEK ŞAHIS: (04.59-06.13) ..(anlaşılmadı) Amerikan Devrimi (…anlaşılmadı) Ve burda bir zihniyetten başka bir zihniyete geçiş süreci vardır. İşte o Sanfransiskonun tam olarak bilmiyorum oranın kendi içerisinde orjinal yapılanması vardır. (…anlaşılmadı). Ve o devrim şimdiki birleşik devletler temelini attı.Yani ayrı ayrı devletlerin kendini var etmesinin temelini attı.
X4 ERKEK ŞAHIS: (06.13-06.17) Orda bir şey vardır (…anlaşılmadı)
X20 ERKEK ŞAHIS: (06.15-06.30) (…anlaşılmadı) Avrupa nın (…anlaşılmadı) o dönemin egemenleri ile geçinemeyen insanları da ciddi anlamda (…anlaşılmadı)
X4 ERKEK ŞAHIS: (06.35-07.12) Yani sömürgecilik (…anlaşılmadı) Fransız Devrimine biçtiğimiz anlamla değil tabi, İngiliz Devrimine biçtiğimiz anlamla Amerikan Devrimini aynı kefeye koyamayız.
X20 ERKEK ŞAHIS: (07.13-07.20) Bir değil doğrudur ama tekrar söylüyorum bir egemenlikten kurtulma kendini özgürleştirme süreci vardır. (….anlaşılmadı)
Y12 BAYAN ŞAHIS: (07.20-07.33) O zaman (…anlaşılmadı) Ordaki halkları tekrar (…anlaşılmadı)
X4 ERKEK ŞAHIS: (07.33-07.36) Evet ordaki halkın kurtuluşu, halkın saadeti, mutluluğunun devamı için değil.
Y12 BAYAN ŞAHIS: (07.37-07.37) Değil
X4 ERKEK ŞAHIS: (07.37-07.43) O diyor ki ben bu halkın (…anlaşılmadı) diğeri diyor yok ben (…anlaşılmadı)
Y12 BAYAN ŞAHIS: (07.43-07.43) (..anlaşılmadı)
X4 ERKEK ŞAHIS: (07.44-19.16) Ama Fransız Devrimine baktığımızda Fransız Devriminin karakteri niteliği çok çok (…anlaşılmadı) yani bir sistem çöküyor yerine yeni bir sistem zihniyet getiriyor ve bu zihniyet burjuvaziyi de etkileyerek yeni bir toplumsal form yaratıyor. Bu anlamıyla bu şey biraz kafamı karıştırdı diğer İngiliz Devrimi yani sonuçta sanayinin geliştiği (…anlaşılmadı) fabrikanın geliştiği bu anlamıyla (…anlaşılmadı) daha keskin olarak sınıfların ayrıldığı yani bir (…anlaşılmadı) geliştiği, işveren-işçi-patron (…anlaşılmadı) geliştiği artık bu noktada (…anlaşılmadı) olan ilişkilerin daha iyi yaşam koşullarından tutalım her türlü noktadaki hak ve taleplerinin bir şeyi olarak (…anlaşılmadı) o anlamıyla (…) Daha önceki Rönesans ve reform hareketlerinin burjuva sınıfı esas aldığını söylemek büyük bir aldatmadır. Burjuva yükselirken (…anlaşılmadı) olarak başka bir şeye dönüşüyor (…anlaşılmadı) Şimdi arkadaşlar bu sürece gelince önemli bir husus olacaktır. Şehirler olsun devletler yavaş yavaş şekilleniyor arkadaşın da daha önce de belirttiği gibi …. Artık sermayenin daha rahat dolaşma… bu anlamıyla sermaye, sermaye katma olgusu değişirken (…anlaşılmadı) halkların emekleri üzerine (…anlaşılmadı) büyüyor. (…anlaşılmadı) en büyük özelliklerinden biri nedir uzun bir (…anlaşılmadı) farklı bölgelerden getirilip (…anlaşılmadı) sistemin daha modern köleleri yapabilmek (…anlaşılmadı) fabrika ekseninde şehirler oluşuyor, şehirler oluşuyor dolayısıyla yeni dönemin, bu dönemin en büyük özelliği yeni çağda artık fabrikalar kuruluyor. İnsanlar artıyor fabrikalar ekseninde etrafında (…anlaşılmadı) şehirler oluşumu da biraz (…anlaşılmadı) en basit örnek 1980 li, 70 li yıllarda İstanbul’un durumunu düşünelim. Bölgedeki, taşradaki insanlar kendi daha iyi yaşayabilme adına İstanbul’a geliyor. Şimdi İstanbul’a geldikleri zaman … yoktu. Şimdi göç edip gelen insan fabrikada çalışacak fabrikada çalışabilmesi için fabrikanın yakında bir yerde ikamet edebilmesi gerekir. Ne yapıyor fabrikanın yanına bir ev kuruyor. İki ev oluyor, üç ev oluyor, dört ev oluyor fabrika ekseninde bir şehir oluşuyor. Dolayısıyla masraf en aza indirilip en kısa sürede en fazla işi yapma (…anlaşılmadı). Bu şehri oluşturuyor. Birçok yerde de 18. Yüzyıla gelindiğinde (…anlaşılmadı) şehir oluşumunda daha çok işçi kesiminin (…anlaşılmadı) iş merkezleri, iş olanakları olduğu yerde (…anlaşılmadı) ve bu noktada yeni şehirler oluşuyor. (…anlaşılmadı) Zaten şehirleri oluşturup fabrika çarkını işletecek işçiye ihtiyaç var. İşçinin 17-18 saatini alıyor. Seri üretim (…anlaşılmadı) fabrikaya geçilmiştir dolayısıyla en kısa sürede en ucuz iş gücü nasıl elde edilir bunun arayışı içerisinde ve bu noktada yeni bir arayış (…anlaşılmadı) artık bir işçi 18 saat çalışarak 5 milyon kazanıyorsa fabrika sahibine 50 milyon kazandırıyor. Bir işçi de bu kadar fark varken 500 işçi de fabrika sahibine kazandırdığına baktığımızda devasa bir bütçe ortaya çıkıyor. Ama işçinin bundan nemalanma şeyi çok çok cüzi ve sonuçta ne oluyor bunlar hangi Reform, Rönesans Aydınlanma hareketinin burjuva sınıfını esas aldığını söylemek büyük bir hatadır ama oluşan teknik burjuva sınıfı oluşturdu yani toplumun büyük bir kesiminin o değerlerini tekelleştirilmiş belli bir kesim aldı. Ha bunun içinde Rönesans Reform Aydınlanmada düşünürler çıkıyor, sanatçılar çıkıyor, (…anlaşılmadı) çıkıyor, fabrikaların (…anlaşılmadı) kollarını oluşturacak teknikler çıkıyor. Tüm bu tekniklerin beraberinde oluşturduğu fabrikalar şehirler oluşuyor ve işçi-işveren, emek-sermaye çelişkisi başlıyor. Dolayısıyla burjuva yükselirken (…anlaşılmadı) düşünülmüyor (…anlaşılmadı). Mantık ne oluyor en fazla kar en az sermaye ile nasıl kazanılır? Bu toplumun yaşam normuna dönüşüyor. Dolayısıyla iktidarı etkilemek ve ele geçirmek için kar etmiyor. (…anlaşılmadı) insanlar burjuva klasik devriminden burjuva devrimlerine döndü. Şimdi burjuva devrimlerine dönmesinin temel (…anlaşılmadı) biri burjuva hiçbir zaman var olan elinde tuttuğu değeri riske atmaz. Fransız Devriminde bunu iyi görüyoruz. Tabi günümüzde de demek ki istikrarsızlık paranın karşılığı, karşı şeyidir. Bir yerde istikrarsızlık varsa para kaçar. Şimdi burjuva o noktada istikrarsızlığı gördüğü an diğer istikrar ortamı yaratmaya çalışır. Ya da o istikrarsızlıktan yeni bir istikrar doğacaksa ve bu istikrardan kendisini nemalanacaksa bu kere o istikrarsızlığın istikrara dönmesi için devrimin içine girer. Bu gibiler mesele Türkiye’nin herhangi bir turistik şehrinde bir olay olduğu zaman bakıyoruz borsada birçok oynama oluyor. Türkiye’ye gelişler gidişler Turizm sektöründe inişler oluyor . Niye? Çünkü istikrar yok ama ordaki istikrarsızlık diyelim iş gücünün faydasına olacağı düşünüldüğünde o iş gücü gider oraya en iyi (…anlaşılmadı) otel yaptırtır. Amaç nedir kar sermayesine ciddi katkı da bulunmaktır. Şimdi bu noktada Sanayi Devrimini ele alırsak Sanayi Devriminde, burda belirtiliyor, Sanayi ve Endüstri Devrimi Avrupa’da 18., 19. yüzyılın yeni buluşlarının üretime olan etkisiyle buhar gücü ile çalışan makinaların makinalaşmış endüstriyi doğurması bu gelişmelerde Avrupa’da sermaye gücünün artmasına neden oldu. (…anlaşılmadı) geniş çaplı yapılan sanayi devriminin en önemli finans kaynağı oldu. Gerek İspanyollar tarafından yağmalanan Orta Amerika altınları, İngilizler tarafından yağmalanan diğer sömürge ülkeler Avrupa’ya tonlarca altın kaçırdı. Şimdi bu dönemin en büyük özelliği arkadaşlar şeydir, yani dönemleri değerlendirirken üretim araçları bazen dönemlerde etkilidir. Kölelik Dönemin en büyük üretim aracı neydi? Köleydi. Bu anlamda Köle bir insan pozisyonunda değil çalışan konuşabilen bir makine araç gibi görüldü ve egemenler (…anlaşılmadı) Köleleri bir araç olarak kullanaraktan varlıklarını devam ettirdiler. Feodal döneme geçişte (…anlaşılmadı) asıl teknik biraz daha gelişti. Dolayısıyla tarım ana üretim aracı oldu. Tarıma böyle büyük bir toprak hakimiyetleri söz konusu oldu. Köle ikinci plana düştü. (…anlaşılmadı) şimdi Kapitalizme gelirken asıl Kapitalizmde insanın köle olarak çalıştırılması teknik anlamda çok bir anlam ifade etmiyor çünkü üretim aracı değişti. Artık endüstri seri üretim büyük bir sermaye… söz konusu yine dediğimiz gibi şehirler ile birlikte nüfusun artışı şehir merkezlerinde ciddi bir artış geniş çaplı yağmalar, sanayi devriminin en önemli şeyidir. İspanyollar tarafından yağmalanan Orta Amerika, İngilizler, tabi buna sonradan Fransa katılıyor, Almanya katılıyor, diğer ülkeler katılıyor artık kendi dışındaki tüm yerler yani (…anlaşılmadı) O bölgenin tüm değer yargılarını kendine alma, insan gücünden faydalanma bu anlamıyla Avrupa’ya tonlarca altın gelmiştir ve artık altının Avrupa’daki (…anlaşılmadı) bi anda şey oluyor dolayısıyla toplumsal bir (…anlaşılmadı) yaşanıyor. Bu süre içerisinde en avantajlı olan yer İngiltere’dir. İngiltere diğer Avrupa ülkelerine göre ara bir ülke. Avrupa’nın otuz yıl, o birçok savaşları sürerken İngiltere bu noktada yaptığı en büyük iş büyük gemiler tersaneler yaparak kendi keşiflerine, kendine sömürü alanları oluşturmaya yönelik alt yapı hazırlığı yapıyor. Avrupa ülkesi gemi yapmaya başladığı zaman İngiltere’nin zaten büyük gemi filoları vardı bu anlamıyla sanayinin ilk olarak Avrupa’da İngiltere’de olması, böyle bir fark vardır (...anlaşılmadı) Onlar daha önceden kendilerini gelişecek koşullara göre uyarlamayı bildiler. İngiltere birçok Ortadoğu ülkesini egemenliğine aldığı zaman daha yeni Almanya, Fransa diğer ülkeler iç savaşlarını bitirmediler (…anlaşılmadı) daha önceden bunlarda mezhep savaşları devam ediyor ve sömürgecilik aktif başlamıştır sömürgecilik dedik ana hatları ile bir ülkenin gidip yeni topraklara gitmesi o topraklarına giderek yer altı ve yer üste zenginliklerini koloniler oluşturarak geliştirmeleri. Avrupa ülkeleri buralarda koloniler oluşturarak buradan getirdikleri malları sanayide kullanmaya başlar ve bunları tekrar o ülkelere satılır aydınlanma döneminde de ha şimdi şura da bu vardır yani şuanda da Türkiye’nin çok yoğun bir şekilde yaptığı bir şey sömürüyor ordaki tüm değerleri tutuyor, alıyor getiriyor kendi ülkesinde yeni bir değere dönüştürüp tekrardan onlara satıyor. Mesela kot sektöründeki ülkenin durumu. (…anlaşılmadı) bugün en kaliteli kot markası olarak en kaliteli kot ham maddesi Türkiye’dedir. Gönderdik Amerika’ya Avrupa’ya orda işleniyor dönüyor, sonra aynı mal Türkiye’ye Avrupa malı diye satılıyor. (…anlaşılmadı) 10 milyonluk bir mal bir Avrupa turu atıldıktan sonra 200 milyon 300 milyon olarak bize sunulabiliyor.
Y13 BAYAN ŞAHIS: (19.16-19.19) (..anlaşılmadı)
X4 ERKEK ŞAHIS: (19.20-19.21) Makine de oraya gidiyor. Yani problem işlemede değil (…anlaşılmadı)
Y13 BAYAN ŞAHIS: (19.21-19.27) Yok yok sonradan sonradan oraya gidiyor orada sadece etiketleniyor onu anlatmaya
X4 ERKEK ŞAHIS: (19.24-19.34) (anlaşılmadı) işte sömürgecilik nasıl gelişiyor en basit örneklerinden biri bu.


Dostları ilə paylaş:
1   ...   130   131   132   133   134   135   136   137   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə