T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)


Hata! Köprü başvurusu geçerli değil



Yüklə 14.1 Mb.
səhifə16/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14.1 Mb.
1   ...   12   13   14   15   16   17   18   19   ...   278

Hata! Köprü başvurusu geçerli değil., ibareli internet sitesinde, terörist başı Abdullah ÖCALAN’ın Avukatları ile yapmış olduğu 20.08.2010 günü yayınlanan 18.08.2010 tarihli görüşme notuna dair “Görüşme Notları:Öcalan demokratik özerkliğin esaslarını açıkladı”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…Kürt Halk Önderi Abdullah ÖCALAN, tarihi bir süreçten geçildiğini belirterek Demokratik özerklik projesinin siyasi, hukuki, ekonomik, kültürel, öz savunma ve diplomasi boyutlarını açıkladı. Öcalan “Demokratik Özerklik Kürtlerin Çözüm Projesidir” dedi…

…Öcalan “Herkes benden birşeyler bekliyor her şey omuzlarıma yıkılmış. Devlet zorlanıyor KCK zorlanıyor. Herşey yine bana yüklendi. Beklentiler var” dedi…

… “Demokratik Özerklik Kürtlerin çözüm projesidir” diyen Öcalan, bu projeyi şöyle anlattı: “Demokratik Özerkliği şöyle izah edebiliriz; Demokratik ulus, bir ruh ise demokratik özerklik ise bedendir. Demokratik özerklik demokratik ulus inşasının ete kemiğe bürünmüş halidir, onun somutlaşmış, bedenleşmiş halidir. Demokratik özerkliğin birkaç unsuru veya boyutu vardır..Siyasi Boyutu…Hukuki Boyutu…Ekonomik Boyutu…Kültürel Boyutu…Öz savunma Boyutu…Diplomasi Boyutu…

… Öcalan şöyle devam etti: "Kürtler, BDP, DTK demokratik özerklik projesi ile uğraşmalıdır…

…. DTK, BDP demokratik özerklik projemiz ile ilgili seçime kadar çok hızlı bir şekilde çok büyük tartışmalar gerçekleştirmelidir…

… Demokratik özerklik üzerinde çalışmaları DTK yapar. Bu DTK'nın alanıdır. Demokratik bir anayasayı hazırlamak da BDP'nin alanıdır…

… KCK, PKK demokratik özerklik sistemi içinde kendi yerini belirleyecektir…

… Haftalık görüşmesinde kadın çalışmalarını da ele alan Öcalan, bu konuda şu mesajları verdi: “Kadın çalışmalarında sadece tecavüz kültürüne karşı çalışma yürütmek yetmez. Tecavüz kültürüne karşı mücadele edilirken her anlamıyla yetkinleşmek ve mücadele etmek gerekir. Bu çalışmaların yaygınlaştırılması ve kurumsallaşması lazım. Aksi halde yapılan yürüyüşler, mitingler kuru bir gürültüden öteye geçmez. Kadın özgürleşmeli. Bu tarihten gelen bir sorundur. Ne kadın erkeğin kölesi olmalı ne de erkek kadının kölesi olmalı.Tecavüz derken sadece cinsellik anlamıyla bir tecavüzden bahsetmiyorum. Burada çok derinlikli çok boyutlu bir kuşatma var. Medyaya da yansıyan Mardin'den bir haber vardı. Bu kız çocuğu yüz kişinin tecavüzüne uğramış orada. Aynı şey Mardin'in bir köyünde de olmuştu. Aslında bu sadece oralarda değil her tarafta yüzlerce örneği mevcut. Bu kültürel anlayış her yerde ortaya çıkmaktadır. İran'da da recm cezasına çarptırılan kadınlar var. Tabi ben sadece tecavüz kültüründen de bahsetmiyorum, medyada çıkan şu klasik tacavüzleri kastetmiyorum. Hem kültürel hem ekonomik hem sosyal, hayatın her alanındaki tecavüzden bahsediyorum. Bu nedenle kadınlar hayatın her alanında özgün örgütlenmelerini yaratmalıdırlar. Siyaset akademilerinden bahsetmiştim, burada kurumsallaşabilirler. Diyarbakır'da ve her yerde kadınlar bunları iyice tartışmalıdır…”, şeklinde bilgilerin yer aldığı anlaşılmıştır.


TESPİT 6
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http:// dozaciwanan. com/ modules . php ? name= News&file = article&sid = 62772,ibareli internet sitesinde, terörist başı Abdullah ÖCALAN’ın Avukatları ile yapmış olduğu 04.11.2010 tarihli görüşme notuna dair “Görüşme Notları:Öcalan:Görüşmeler müzakereye geçiş aşamasında”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, avukatlarıyla görüştü …

…KCK DAVASI KOMPLOYDU…

…Bu KCK davası, operasyonu zaten bir komploydu…

…SEÇİM ÇALIŞMALARI BAŞLAMALI…

…Seçim çalışmaları başladı mı bilmiyorum, her yerde komisyonlar kurulabilir. Başlamamışsa bir an önce çalışmalara başlanmalıdır. Milyonlarca Kürt oyu var, bir tane oy bile AKP'ye gitmemelidir. Bunlar Diyarbakır'daki o sivil toplum örgütlerini de dahil etmeye çalışıyorlar...Bunlar DTK içine alınmalıdır. Kendi düşüncelerini DTK platformunda istedikleri gibi ifade etmelidirler, böyle yaparlarsa kimse onlara bir şey de demez. Parçalı duruş olmamalı, kendilerini kullandırmasınlar. Tehlike tüm Kürtler içindir, birlik olma zamanıdır…

…KİMSE AKP’NİN OYUNUNUNA GELMEMELİ…

…Ben mektup gönderdim. Ateşkes kararını artık KCK ve devlet verecek…

…HAKİKAT KOMİSYONU KONUSU ÇOK ÖNEMLİ…

…Meclis bünyesinde bir Hakikatleri Araştırma ve Adalet Komisyonu’nun kurulmasıdır…

…DİYARBAKIR AYAĞA KALKSIN MI İSTİYORLAR…

…İkinci bir önerim de Demokratik anayasaya ilişkindir. BDP, Demokratik Anayasa üzerine çalışmalarını devam ettirebilir. Demokratik Anayasa Konferansı çalışmaları 8 ay boyunca devam ettirilebilir. Anayasa konusunda iki farklı çalışma olabilir. BDP yeni demokratik anayasayı tüm Türkiye geneli boyutuyla ele alır. DTK ise Kürtlerin taleplerini ilgilendiren özerklik anayasası üzerinde çalışabilir. Benim önerilerim bunlardır. Ben 8 yıldır AKP'ye şans veriyorum. Şimdiye kadar beşinci seçim oldu. Yanıma geldiler bu seçim geçsin, şu seçime kadar bekleyin dediler, 8 yıldır bu şekilde oyaladılar, şimdi de önümüzdeki seçime kadar diyorlar. 8 yıldır ben onları bekliyorum, onlar bizi ne sanıyorlar, ne yapmaya çalışıyorlar, ne istiyorlar! Diyarbakır ayağa mı kalksın istiyorlar. Kürtler isyan mı etsin istiyorlar, istedikleri bu mu? Artık biz bu oyuna gelmeyeceğiz. Bu defa da ciddi şekilde gelinmezse “çıkın gidin işinize” derim. Şayet bu süreç değerlendirilmezse Fransız Devrimi'ndeki 1791-94 gibi, Rus devrimindeki gibi iç çatışma, olaylar gelişir…”,şeklinde bilgilerin olduğu,
TESPİT 7
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://dozaciwanan.com/haber-62962 . html, ibareli internet sitesinde, terör örgütünün yapılanması olan KCK yürütme konseyi başkanlığının yapmış olduğu 13.11.2010 tarihli açıklamaya dair “KCK:KCK: Özerkliğin dil boyutu uygulamaya konulmalı”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…KCK, Kürtçe için halkı “demokratik özerkliğin inşa sürecinin dil ve kültür boyutunu uygulamaya” koymaya çağırdı…

…KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı 18 Ekimde başlayan KCK davasına ilişkin yaptığı açıklamada, mahkemenin 13 Ocak 2011 e ertelenmesinin haksız ve hukuksuz tutukluluğun iki ay daha uzatılması anlamına geldiğini kaydetti. KCK mahkemenin Kürtçe savunmayı reddetmesine karşı, Kürtleri demokratik özerklik inşa sürecinin dil ve kültür boyutunu uygulamaya koymaya çağırdı.…

… DÜZMECE MAHKEME …

…Halkımız hemen hemen Kürdistan’ın tüm parçalarında ve yurtdışında Türk mahkeme sisteminin Kürt diline ve halkına yapmış olduğu bu hakaret karşısında tepkisini haklı olarak geliştirmiş, hayatın tüm alanlarında Kürtçe konuşma kararlılığını ortaya koymuştur. Bu kararlılığını çeşitli eylem ve etkinliklerle de göstermiştir…

…BDP yönetimi ve Kürdistan’daki STÖ’leri temsilen DTK da bu konuda net ve açık tutumunu ortaya koymuştur...

…Biz alınan bu kararları anlamlı ve değerli buluyor, saygın ve tüm halkımızın katılması gereken kararlar olduğunu vurgulamak istiyoruz…

…KÜRT SİYASETÇİLERİNİ DESTEKLEM MÜCADELESİ YÜKSELTİLMELİ…

…Kürt halkı, bu sömürgeci, ırkçı, inkârcı ve hakaret edici tutumlara karşı, öncelikle kendi aralarında olmak üzere, tüm ilişkilerinde ve özellikle kamu alanlarında kendi anadilini konuşmalı, her kurumunu, evini bir dil eğitim kurumu haline getirmeli, demokratik özerkliğin inşa sürecinin dil ve kültür boyutunu uygulamaya koymalıdır...

…Halkımızı, kendi diline sahip çıkmayı, kendi varlığına, onuruna ve özgür geleceğine sahip çıkma ve kendini tüm sömürgeci, inkârcı ve ırkçı saldırılara karşı savunma olarak ele alma temelinde Kürt siyasetçilerini destekleme mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz…”,şeklinde bilgilerin olduğu,

http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://dozaciwanan.com/haber-63503.html, ibareli internet sitesinde, terör örgütünün bir yapılanması olan KCK Yürütme Konseyi başkanlığının yapmış olduğu 16.12.2010 tarihli açıklamaya dair “KCK:KCK: Kürtçe yaşamın her alanında kullanılacaktır”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,


“…KCK yaptığı yazılı açıklamada Yürütülen askeri operasyonlar sonucu gerillada can kayıplarına yol açarken, siyasal alana dönük ise tutuklama, baskı ve infaz biçiminde operasyonlar sürdürülmektedir. En önemlisi de Kürt dili konusunda inkar imha politikasını ısrarla sürdürme tutumudur…

…Kürt dilinin Meclis’te konuşulmasını BDP’nin kapatılma gerekçesi olarak belirtmekle açıkça BDP’nin kapatılması yönünde savcılığa çağrıda bulunmuş, talimat vermiş, Bülent Arınç ise Kürtçe konuşma yasağının bir anayasa maddesi olduğunu ve bu maddenin değiştirilmesinin dahi teklif edilemeyeceğini söylemektedir…

…KÜRT DİLİ YAŞAMIN HER ALANINDA KULLANILACAKTIR…

…KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı …

…Tüm halkımız, tüm gençler, kadınlar, siyasetçiler, sanatçılar Kürt dilini yaşamın her alanında kullanarak ve onun öğrenilmesi ve yaygınlaştırılması için bir mücadele içerisine girerek, bu sahte siyasete gerekli karşılığı verecektir. Unutulmamalı ki, bu zulüm ve inkar rejimi ortamında Kürtçe konuşmamak sadece ve sadece bu ırkçı ve şovenleri cesaretlendirecek, inkar ve asimilasyon kılıcını daha fazla keskinleştirecektir. Bundan sonra Türkçe dili ile konuşmanın aslında Kürt soykırım kılıcını keskinleştirmek olduğunu bilerek kendisine Kürdüm diyen herkesin ve Kürtçe bilip de çözümden yana olan herkesin bu konuda özenli bir tutum ve kararlılık içerisinde olması gerekmektedir. Bu temelde tüm halkımızın her yerde Kürtçe konuşarak ve her zamankinden daha çok kendi anadiline sahip çıkarak demokratik özerkliği daha güçlü bir biçimde inşa etmede, irade ortaya koymaya ve hamle yapmaya çağırıyoruz!”, şeklinde bilgilerin olduğu,
TESPİT 8
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www . cgi / http: // dozaciwanan .com/ modules.php?name=News&file = article&sid=62964, ibareli internet sitesinde, terörist başı Abdullah ÖCALAN’ın Avukatları ile yapmış olduğu 14.01.2010 tarihli görüşme notuna dair “Görüşme Notları: Öcalan:Demokratik Özerklik Anayasası hazırlanmalı”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…Avukatlarıyla görüşen PKK lideri Abdullah Öcalan, Demokratik Özerklik Anayasası’nın hazırlanması gerektiğine dikkat çekerek, KCK’nin örgütlenmesini hızla tamamlamasını istedi. KCK'ye çağrı yapan Öcalan, Kürdistan illeri başta olmak üzere bütün il merkezlerinde Kent Konseyleri ilçe ve köylerde ise Bölge Konseylerinin oluşturulmasını istedi…

… KCK davasındaki tutukluların rehin alındığını hatırlattı…

… KCK davasında tutuklu olanlar rehin durumunda…

…KCK davasındaki tutsakların rehin alındığını belirten Öcalan, şöyle devam etti:


“Diyarbakır'daki KCK davasını takip ediyorum, dil meselesi ön plana çıkarılmış biliyorum, bu konuda yapın veya yapmayın demiyorum. Ancak KCK sisteminin anlaşılmasında bir sıkıntı var. KCK hususunun tam anlaşılamadığını görüyorum, beş yıldır da yanlış uygulanıyor. KCK davasında tutuklu olanların durumu tam rehine almadır, onlara rehine muamelesi yapılıyor. İki yıldır hukuksuz bir şekilde yargılamadan cezaevinde tutuyorlar…

… KCK tutuklamaları aslında bir çürütme politikasıdır. Ben daha önce buna siyasi soykırım demiştim. Aslında bütün bunların tarihi bir geçmişi de var…

… Kürt Sorununun demokratik şekilde çözülmesi için yapılması gereken çok önemli şeylerden hatta en önemli olanı, Bir Hakikat ve Adalet Komisyonu'nun oluşturulmasıdır….

… Herkesin şunu iyi görmesi gerekir, bu geri çekilme benzeri kararlar hayati kararlardır. Bu kararı da benden başka kimse veremez.…

… Silahlı güçlerin konumunu yanlış değerlendiriyorlar…

…”Silahlı mücadele miadını doldurmuştur.” Diyor Açık söylüyorum Kandil bile bu konuda tek başına yetkili değil. Herkes kendi işine bakmalı herkes sorumlu olduğu konularla ilgilenmeli kafa yormalı söz söylemelidir…

...Bizim de burada silahlı güçlerin sınır dışına çekilmesi konusunda bir anlaşmamız yok. Şu anda heyetle yaptığımız görüşmelere diyalog da diyebiliriz, müzakere de diyebiliriz, kavram çok önemli değil, buna takılmamak gerekiyor…

… Demokratik özerklik anayasası…

… KCK davasını takip ediyorum. Sadece dil konusuna vurgu yapılıyor. Ancak bizim demokratik özerklik anlayışımız salt dil ile sınırlı değil. Bizim demokratik özerklik anlayışımızın bir arka planı var…

… Daha önce demokratik özerklik anayasası konusunda çalışma yapılmasını söylemiştim, bu çalışmaya hukukçular katkıda bulunabilir…

… Tüm bu boyutlar temelinde bunları esas alarak bir demokratik özerklik anayasası hazırlanabilir…

… Bu vesileyle BDP'ye de iki çağrıda bulunuyorum. Birincisi, Diyarbakır merkezli ve DTK'nın yürüttüğü Kürt halkının demokratik özerklik anayasası çalışması ile eşgüdüm içinde olmalıdır…

... BDP, ikinci olarak Ankara merkezli ve demokrasi güçleriyle birlikte yeni demokratik anayasa çalışmasını yürütmelidir. Bunun için acilen bir demokratik anayasa konferansı yapılmalıdır…

… KCK örgütlenmesi hızla tamamlanmalı…

…“Daha önce önermiştim, Kent Konseyi demiştim. Kürdistan illeri başta olmak üzere bütün il merkezlerinde bu konseyler oluşturulur. Bir de il merkezi dışında kalan o ilin ilçe ve köylerini kapsayan bir Bölge Konseyi oluşturulur. Buna bir örnek vereyim. Diyarbakır merkezde Kent Konseyi oluşur. Bu konsey daha önce de söylemiştim, merkezde yer alan bütün STÖ' leri, zanaatkarlar, esnaflar, gençlik, kadın, bütün mahalle ve semt temsilcilerini bünyesinde barındırır. Bir de merkezin dışında yer alan Diyarbakır'a bağlı işte kaç ilçe varsa o ilçe ve köylerin temsilcilerinden oluşan bir Bölge Konseyi oluşturulur. Sorunlar burada tartışılır. Bunlar öz örgütlülüğün oluşturulmasına yönelik çalışmalardır. Beni soran, bana selam gönderen herkese özel selamlarımı iletiyorum. Dersim'e özel sevgi ve selamlarımı gönderiyorum...” şeklinde bilgilerin olduğu,
TESPİT 9
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://dozaciwanan.com/ modules.php ? name = News &file=article&sid=63513, ibareli internet sitesinde, terörist başı Abdullah ÖCALAN’ın Avukatları ile yapmış olduğu 17.12.2010 tarihli görüşme notuna dair “Görüşme Notları:Öcalan: Demokratik çözüm için son şans”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise
“…EN KURNAZ İKTADARLA KARŞI KARŞIYAYIZ…

…Aksi taktirdekimsenin hesaplamayacağı kadar korkunç bir savaş gelişebilir. Doğrudur, nihai kararı Haziran'da vereceğiz ama gelişmelere göre Mart ayı'nda da tavrımı netleştirebilirim. Olumlu gelişmeler olmazsa Haziran'ı beklemem Mart'ta da aradan çekilirim…

…BARIŞA YAKINIZ DİYEMİYORUM…

…Doğrusu tehlike büyüktür. Barışa yakınız diyemiyorum. Yüzde seksen-doksan barış olacak diyemiyorum, çok kötü de demiyorum, yarı yarıya bir durum, yani ortadayız. Önümüzdeki altı ay için şöyle diyorum: “Demokratik çözüm için son şans”. Aksi taktirde çatışmalar başlar, korkunç bir savaş gelişebilir. Ünlü bir tarihçinin böyle dönemler için yaptığı çok iyi bir tespiti vardı; “böyle dönemlerde ya ölürsün ya öldürürsün, gerisi yok” diyor. Çözüm gelişmezse bizi böyle bir dönem bekliyor. Kimin öldürüleceği de belli olmaz, herkes tehlike altındadır. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı bile ağzından köpüklerle öldü…

…AKP’YE VERİLEN HER OY SAVAŞA VERİLEN OYDUR…

…KCK operasyonunu yaparak…

…Bir iki böyle operasyon daha yaparım her tarafı etkisizleştiririm…

…Diyarbakır etkisizleşmedi, ben Diyarbakır'ı biliyorum. 30-40 yıl önce biz bu işleri Peyas-Kayapınar'da başlattık, Diyarbakır etkisizleştirilemez. Diyarbakır'da İl Konseyleri, Kent Konseyleri çalışmaları yoğunlaştırılmalıdır. Kesin bir rakam söylemek istemiyorum ama İl Konseyleri 500-600 olabilir, Kent Konseyleri 200-300 olabilir. İhtiyaca göre değerlendirilir, karar verilir. İlçe ilçe, köy köy, mahalle mahalle çalışılmalıdır. Kent Konseyleri barışı zorlamalıdır…

…BDP oylarını yükseltmelidir. BDP, Türkiye genelinde MHP hatta CHP düzeyinde oy alırsa devletin barışa gelmesi daha kolay olur, devlet barışa zorlanmış olur…

…KÜRTLERİ BÖLME OYUNLARI GÖRÜLMELİ…

…Ben gerillayı bu şekilde uzun süre bekletemem. Diyarbakır'ı da böyle tutamam…

…Medreseler, Kürt kültürünün ve yurtseverliğin önemli bir parçasıdır. Burada önemli olan bu kültürü günümüzün güncel değerleriyle buluşturmaktır. Kürt kültürü, Kürt dili, Kürt müziği, Kürt sanatı bir bütündür. Ben de Kürtçe konusunda ileriki dönemlerde çalışma yürüteceğim…”,şeklinde bilgilerin olduğu,


http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://dozaciwanan.com /modules.php?name= News&file = article&sid=63440, ibareli internet sitesinde, terörist başı Abdullah ÖCALAN’ın Avukatları ile yapmış olduğu 11.12.2010 tarihli görüşme notuna dair “Görüşme Notları:Öcalan:Demokratik ulus inşası yapıyoruz”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…Öcalan, “Bizim yapmak istediğimiz demokratik ulusun inşasıdır. Demokratik ulus anlayışımız tamamen halka dayalıdır. Demokratik özerklik ise demokratik ulus projesinin politik ifadesidir” dedi.

… “Belediye başkanlarının tutuklanmasını sert bir dille eleştiren Öcalan, seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanmasının savaş kışkırtıcılığı olduğunu belirterek, “bizi kışkırtıyorlar. Seçilmişlerin tutuklanması savaşın devamını istemek demektir. Bu tutuklamalara derhal son verilmelidir” diye konuştu…

… PKK lideri Abdullah Öcalan, avukatlarıyla görüştü… Avukatlar ile görüşmede Öcalan şöyle devam etti:

… KENT MECLİSLERİ HEMEN KURULMALI…

… Kent Meclisleri hemen kurulmalıdır. İl Konseylerini de her yerde kurmalıdırlar…

… Bu STK'lar Kent meclislerinde bu önerilerini açıklamalıdırlar, kent meclisleriyle birlikte hareket etmelidirler…

… Kürdistan'daki bütün STK'lar konumlarını iyi bilmeli, iyi belirlemelidir…

…BDP’ye çok iş düşüyor…

…DEMOKRATİK ULUS İNŞAASI YAPIYORUZ…

…Her yer, Yüksekova'yı örnek almalıdır. Yüksekova halkı her şeye hazır, yüzde 99'u hazır ama lider eksikliği var. Her yer Yüksekova gibi olmalıdır. Yüksekova gibi birkaç yer daha olsa çözüme daha daha çok zorlarız, çözüm daha hızlı gelişir. Bizim yapmak istediğimiz demokratik ulusun inşasıdır…

… Demokratik özerklik ise demokratik ulus projesinin politik ifadesidir…

… Öz savunma gücünden bahsediliyor. Bu sadece demokratik özerkliğin bir ayağıdır. Diğer ayakları da var, ekonomik, kültürel, sosyal, siyasal, hukuksal vb. boyutları da vardır. Bir bütün olarak ele alınmalıdır. Özsavunma çalışmalarına da hız kazandırılmalıdır. Kırsalda-köyde kendini koruyabilirsin ama şehirlerde nasıl koruyacaksın!...

…ÇÖZÜM GELİŞMEZSE HERTÜRLÜ SAVAŞ GELİŞİR…

… “DTK demokratik ulus inşaası projesini güçlendirmelidir…

… “AKP'nin tavrına göre en fazla Haziran'a kadar beklenebilir. Eğer sorun çözülmezse dağda bir günde yüzlerce gerilla ve askerin öleceği çatışmalar yaşanabilir. Ben buradan tehdit etmiyorum, bu savaşın önüne geçmek istiyorum, bunun için çabalıyorum. Çözüm gelişmezse her türlü savaş gelişir, büyük savaş yaşanır. Öncekilere benzemez. Barış ve çözüm gelişmezse çok büyük bir savaş, geçmişi geride bırakacak bir savaş bizi bekliyor. Bunları yol haritamda da belirttim.”…

… “Demokratik özerklik projesi halkla paylaşılmalı, halkla tartışılmalıdır. Yapılan her toplantının sonuçları halka sunulmalıdır. Halk kendi görüşlerini kendi taleplerini belirtir, sunar. Demokratik özerklik konusunda halk toplantıları yapılmalı. En az beş milyon kadar insan bu şekilde bilgilendirilmelidir.” şeklinde bilgilerin olduğu,


TESPİT 10
Hata! Köprü başvurusu geçerli değil. ibareli internet sitesinde “DTK’nın ‘Demokratik Özerklik’ modeli” başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kürt sorununun çözümü için önemli bir proje olarak görülen "Demokratik Özerklik" modeli taslağı hazırladı. "Demokratik Özerklik, Kürdistan toplumunu siyasal, hukuki, öz savunma, sosyal ekonomik, kültürel, ekolojik ve diplomasi şeklindeki 8 boyutlu örgütleyerek siyasi irade yapıp Demokratik Özerk Kürdistan inşasını hedeflemektedir" denildi…

…‘DEMOKRATİK ÖZERK KÜRDİSTAN’ PROJESİNİN GENEL ESASLARI…

…Demokratik Özerk Kürdistan…

…’DEMOKRATİK ÖZERK KÜRDİSTAN İNŞASI HEDEFİ’…

…Demokratik Özerklik, Kürdistan toplumunu siyasal, hukuki, öz savunma, sosyal ekonomik, kültürel, ekolojik ve diplomasi şeklindeki 8 boyutlu örgütleyerek siyasi irade yapıp Demokratik Özerk Kürdistan inşasını hedeflemektedirler" deniliyor…

…Nitekim demokratik özerklik DTK ve BDP tarafından Kürt sorununun demokratik çözümünde bir model olarak sunulunca halkımız tarafından büyük bir coşku ve heyecanla sahiplenilmiştir…

…"Demokratik Özerklik, Kuzey Kürdistan'daki halkın öz iradesi olurken diğer parçalardaki öz irade olan demokratik konfederal örgütlenmelerle, içinde yaşadıkları devletlerin sınırlarına dokunmadan birbirini güçlendirme ve tamamlama biçiminde ilişkiler kuracaktır…

…“Kürdistan parçaları arasındaki demokratik konfederalizm bu temelde daha işlevsel hale gelecektir" denildi…

…"Demokratik Özerklik, Türkiye'den başlayarak İran, Suriye ve Irak başta olmak üzere Kürtlerin devletlerle ilişkisinde yeni bir dönem başlatacaktır”…

…"Demokratik Özerklik'te siyasi yönetim, tabandan başlayarak köy komünleri, kasaba, ilçe, mahalle meclisleri, kent meclisleri biçiminde demokratik konfederal temelde örgütlenmesini yaparak üstte toplum kongresinde temsiliyetini bulur”...

…Demokratik Özerk Kürdistan kendisini temsil eden özgün bayrak ve sembollere sahiptir…

…"Köylerden başlamak üzere en tabandan komünnler ve şehirlerde meclisler, demokratik özerk sistemin demokratik kurumlarıdır"…

…Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan…

…ÖZ SAVUNMA BOYUTU… Öz savunma boyutu toplumlar için sadece bir askeri savunma olgusu değildir. Kimliklerini koruma, politikleşmelerini sağlama ve demokratikleşmelerini gerçekleştirme olgusuyla iç içedir…

…Şehir, kasaba, mahalle ve köyde yaşayan tüm halklar faşist, gerici ve soykırımcı saldırılara karşı bilinçli ve duyarlı olur, öz savunma esasında bu yönelimler karşısında toplumsal direnişi ifade eder…

…KÜLTÜREL BOYUT…

…Kürtçenin kamusal alanda kullanımı önündeki engellerin kaldırılarak anaokulundan üniversiteye kadar eğitim dili haline getirilmesi sağlanmalıdır. Demokratik özerk Kürdistan'da resmi dil Kürtçe ve Türkçe olmasının yanı sıra coğrafyamızda konuşulan tüm diller (Asuri, Süryani, Arapça, Ermenice vb" ve lehçelerin kullanımı eğitimi, geliştirilmesi de anayasa ve yasalarca teminat altına alınmalıdır. Hizmet dili Kürtçe olmalı, yerleşim yerlerinin orijinal isimleri iade edilmelidir…"

…Demokratik Özerk Kürdistan'da demokratik konfederal örgütlenme biçiminin öncü gücü kadın ve gençliktir…

…Demokratik Özerklik de kendi ekonomik modelini yaratarak Kürt halkının özgür ve demokratik yaşam sistemini kalıcı bir biçimde kurumsallaştırmalıdır…

…“Ekonomik kaynakların kullanım ve tüketim hakkı demokratik özerk Kürdistan'a ait olmalıdır…” şeklinde bilgilerin olduğu,


TESPİT 11
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://dozaciwanan.com/ haber=63603, ibareli internet sitesinde, KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı Maraş katliamının 32. yıldönümü vesilesiyle yayınladığı “KCK: KCK: Demokratik özerkliğe saldırılar acizliktir! ”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise
“…DTK’nın gerçekleştirdiği bir çalıştayda tartışılan “Demokratik Özerklik projesi” ne ve BDP’nin “iki dillilik” konusundaki açıklamasına ilişkin yapılan tartışmalara dikkat çekilen açıklamada “Kürt sorununda demokratik çözümün anahtarı olan bu konularda başta meclis başkanı olmak üzere genelkurmay başkanı ile bazı hükümet yetkililerinin karşı saldırıları konunun önemini ortadan kaldırmamakta, tersine konunun önemini bütün yakıcılığıyla gündeme yansıtmaktadır. Halkımızın Türkiye Cumhuriyeti devleti ile barış içinde ortak bir yaşamı nasıl düşündüğünü ve nasıl bir statüde yaşamak istediğini ortaya koyan bu proje karşısında hemen tehditler savurmak ve mahkemeleri devreye koymak sorunu çözmekten uzak bir zihniyet ve bir acizlikten başka bir şey değildir…

…Sorunun çözümünden yana olan tüm kesimleri Önder Apo’nun girişimiyle yaratılan çözüm imkanlarını doğru değerlendirmeye, tartışma ortamını sabote etmeden çözüm perspektifini somutlaştıran girişimlere imkan sunulması için daha fazla çaba göstermeye çağırıyoruz. Başta hükümet olmak üzere diğer tüm devlet yetkililerinin ve ilgili tüm kesimlerin ilan ettiğimiz ateşkes ortamının kalıcı çözüm için bir şans olduğunu görmeye ve bunu sabote edici girişimlerden vazgeçmeye çağırıyoru…

…birliklerini, örgütlülüklerini geliştirip, güçlendirmeye, tüm inançların ve kültürlerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri Demokratik Özerk Kürdistan’ın projesini sahiplenerek, inşasını tüm boyutlarıyla yürütmeye çağırıyoruz..,” şeklinde bilgilerin olduğu,
TESPİT 12
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.rojaciwan.com/haber-28620 . html , ibareli internet sitesinde 28.09.2007 tarihinde “HPG:PKK’den Kato şehitlerine sahip çıkın çağrısı”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…PKK Meclisi…

…Kürt kadın ve gençlerini serhildanları yükseltmeye, gerilla saflarına katılmaya çağırdı. HPG gerilla cenazelerine sahip çıkılmasını istedi…

…şehit düşen tüm yoldaşları saygıyla anıyor, direnişini selamlıyor, tüm şehit ailelerinin ve halkımızın başı sağ olsun diyor, anılarını Önderlik çizgisinde Partileşerek ve düşmana karşı daha fazla yükselteceğimiz mücadelemizde yaşatacağımız sözünü bir kez daha yineliyoruz…

…PKK Meclisi sömürgeci güçlere karşı serhildanları yükseltemeye ve gerilla saflarına çağırdı…

…halkımızı Nuda yoldaşın cenazesine o’nun soylu anısına yaraşır bir biçimde sahip çıkarak demokratik serhildanlarını yükseltmeye çağırıyoruz…”, şeklinde bilgilerin olduğu,
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.rojaciwan.com/haber-32686.html, ibareli internet sitesinde 07.02.2008 tarihinde “HPG:HPG’den halka gerilla cenazelerine sahip çıkma çağrısı”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…HPG Anakarargah Komutanlığı Bingöl’de çıkan çatışmayla ilgili kesin bilgilere sahip olmadıklarını ancak halkın gerilla cenazelerine sahip çıkmasını istedi…

…HPG Anakarargah Komutanlığı yaptığı açıklamada halka gerilla cenazelerine sahip çıkması çağrısı yaptı…”, şeklinde bilgilerin olduğu,


http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.rojaciwan.com/haber-58455.html,ibareli internet sitesinde 09.05.2010 tarihinde “Kürdistan:Kürt siyasi tutsaklar:İdamların hesabı sorulacaktır”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…Kürdistan Türkiye Suriye ve İran cezaevlerinde tüm PKK-PAJK ve PJAK’lı tutsaklar adına Deniz Kaya tarafından yapılan açıklamada…

…ŞEHİTLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM…

…Kürdistandaki tüm siyasi güçleri, demokratik çevreleri ile Kürt halkını her zamankinden daha çok, Kürt sorununun gerçek ve demokratik çözümü için ulusal demokratik birlik ruhuyla mücadele etmelerini isteseyen tutsaklar Kürt halkına ise şu çağrıda bulundular..

…Bizler Kürdistan Türkiye Suriye ve İran cezaevlerindeki PKK-PAJK ve PJAK’lı tutsaklar olarak soysuz İran rejiminin halkımıza karşı gerçekleştirdiği bu alçakca saldırıları bir kez daha lanetliyor, komplocu, katliamcı cinayet şebekeleri olan Türk ve İran devletlerini nefretle kınıyoruz. Ailelerimiz başta olmak üzere tüm halkımızı, yurtsever demokratik çevreleri, şehitlerimizin cenazelerini güçlü sahiplenmeye, serhildan hareketine katılmaya, alanlara çağırıyoruz…”, şeklinde bilgilerin olduğu,


http://firatnews.org/index.php?rupel=nuce&nuceID=29049, ibareli internet sitesinde 03.07.2010 tarihinde “Halk İnisiyatifi gerilla cenazelerini sahiplenmeye çağırdı”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…Kürdistan Halk İnisiyatifi Siirt Pervari’de yaşamını yitiren 12 gerillanın cenazelerine serhildan ruhuyla sahip çıkılmasını istedi…

…CENAZELER SERHİLDAN GEREKÇESİDİR…

…Halk İnisiyatifi Siirt’te hastane morgunda tutulan 12 gerillanın kahramanca savaştığını ve kendisini bu halka adadığını vurgulayarak, Hiçbir kaygı duymadan bedenlerini siper eden, Kürt halkının bu kahraman evlatlarını karşılamak, cenazelerini serhildan ruhu ile kaldırmak her namuslu ve şerefli Kürt insanının görevidir. Bu cenazelerin gideceği iller başta olmak üzere tüm halkımızın bulunduğu her yerde gereken tavrı ve tutumu ortaya koyması, yeni cenazelerin gelmemesi için gerekli ve acil bir görevdir çağrısında bulundu…

…Tüm kürtlerigelen cenazeleri geliştirilen direnişe layık olarak serhildan ruhu ile karşılamaya çağıran Kürt Halk İnisiyatifi Kürdistan’da gün serhildanı geliştirme ve gerillanın geliştirdiği direniş ile omuz omuza yürüme günüdür…”, şeklinde bilgilerin olduğu,


http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.gundem online.net/haber. asp? haberid=93204, ibareli internet sitesinde 04.07.2010 tarihinde “HPG’den Pervari Şehitleri için serhildan çağrısı”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…HPG Ana Karargah Komutanlığı Siirt’in Pervari ilçesinde yaşanan çatışmada yaşamını yitiren 10 gerilla için yazılı bir açıklama yaptı. Pervari şehitleri ölümsüzdür diyen HPG Kürt halkını gerillanın cenazelerine serhildan ruhuyla sahip çıkmaya çağırdı..

…Şahadete ulaşan her yoldaşımız ki isimlerini açıkladığımız yoldaşlarımızın mücadeleleri yaşatacağımız sözünü yinelerken düşmana karşı Apocu ruhla daha güçlü mücadele ederek anılarını pratikte doğru temsil edeceğimizin sözünü yineliyoruz…

…HPG Ana Karargah Komutanlığı olarak Pervari’de şehit düşen yoldaşlarımızın şahsında tüm şehit yoldaşlarını bir kez daha minnetle anıyor ve onların anılarına olan bağlılık sözümüzü yineliyoruz. Halkımız her zaman şehitlerine sahip çıkmıştır. Bu temelde yurtsever Halkımızı bu kahraman şehitleri serhildan ruhuyla sahiplenmeye çağırıyoruz…”, şeklinde bilgiler olduğu,
http://www.gundem-online.net/haber.asp?haberid=93446, ibareli internet sitesinde10.07.2010 tarihinde “KCK Komitesi’nden radikal eylem çağrısı”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…KCK Şehit Aileleri ile Dayanışma Komitesi yayınladığı yazılı açıklamasında Halkımızın ve gerilla güçlerimizin de şehit düşen arkadaşlarımızın anısına bağlılığın gereği olarak mücadeleyi yükseltmeleri, caydırıcı tavırlar ve radikal eylemliliklerde bulunmaları her zamankinden daha fazla kendini dayatmaktadır…

…Halkımızın ve gerilla güçlerimizin de şehit düşen arkadaşlarımızın anısına bağlılığın gereği olarak mücadeleyi yükseltmeleri, caydırıcı tavırlar ve radikal eylemliliklerde bulunmaları her zamankinden daha fazla kendini dayatmaktadır. Her zamankinden daha fazla Önderliğe ve şehitlerimize olan bağlılığımızı ispatlama günüdür. Halkımız dost düşman herkese gerilla güçlerimize ve şehitlerimizin cenazelerine böyle yaklaşamayacaklarını göstermelidir. Demokratik özerk Kürdistan’ın kurucu gücü olan şehitlerimize bağlılığın gereği olarak halkımızın eylemliliklerini süreklileşen yaşam tarzına dönüştürmesi gerekmektedir…

…Halkımızın daşehit arkadaşlarımızın hayallerini gerçekleştirmek için mücadeleyi derinleştireceklerine, süreklileştireceklerine ve hep birlikte zafere yürüyeceğimize inanıyoruz. Gün düşmana Kürt halkının onuruna ne kadar bağlı olduğunu gösterme günüdür…”, şeklinde bilgilerin olduğu,
http://www.firatnews.org/index.php?rupel=nuce&nuceID=32661, ibareli internet sitesinde09.09.2010 tarihinde “KJB, gerilla cenazelerine sahip çıkmaya çağırdı”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…Kürt kadın hareketi KJB Koordinasyonu…

…Bayramı bir kutlama değil yas havasıyla geçirmesini reva görenlere karşı halkımız çocuklarının cenazelerine serhildanlarla sahip çıkmalı, onurlu duruşu ve ulusal birliğiyle düşmanlarına hak ettikleri cevabı vermelidir…

…Kadın, genç, yaşlı, çocuk herkes şehitlerine sahip çıkmalıdır…”, şeklinde bilgilerin olduğu,
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://dozaciwanan.com/haber-61596.html, ibareli internet sitesinde10.09.2010 tarihinde “HPG:HPG:Açıkca belirtiyoruz hesabını soracağız”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…HPG Anakarargah Komutanlığı…

…Operasyonu bizzatihi yönetenin Kara Kuvvetler Komutanı Erdal Ceylanoğlu olduğu ve bunun onay merciinin ise Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan olduğu açıktır…

…Başta halkımız olmak üzere demokratik kamuoyunun gerillalarımıza karşı sergilenen bu hunharca saldırıya karşı tavır almaları, faşizan, tekçi, imhacı, inkarcı zihniyete karşı da topyekün karşı durmaya bu temelde başta Kürdistan olmak üzere Kürtlerin yaşadığı her yerde serhildanları geliştirmeye, şehitlerine sahiplenmeye çağırıyoruz…”, şeklinde bilgilerin olduğu,
http://www.firatnews.org/index.php?rupel=nuce&nuceID=38416, ibareli internet sitesinde02.01.2011 tarihinde “Kerboran’da yaşamını yitiren 2 gerillanın kimlikleri açıklandı”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…HPG Anakarargah Komutanlığı…

…Delil ve Cesur arkadaşlarımız özgürlük mücadelesinin öncü neferleri olarak şehitler kervanına katılmaları acı verse de mücadelelerine bağlılığımızın gereği durmadan yürüyeceğimize ve halkımızın özgürlüğüne değin bayraklarını taşıyacağımıza dair bir kez daha söz veriyor, Kürt halkını arkadaşlarımızın cenazelerine güçlü sahip çıkmaya çağırıyoruz…”, şeklinde bilgilerin olduğu,


http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://dozaciwanan.com/haber-63832 .html , ibareli internet sitesinde05.01.2011 tarihinde “HPG:HPG:Halkımız şehit gerillara sahip çıksın”, başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…HPG Ana Karargah Komutanlığı 27 Aralık günü Mardin’in Kerboran ilçesinde Türk ordusunun düzenleği operasyonda yaşamını yitiren 2 gerillanın naaşlarına halkın sahip çıkması çağrısında bulundu…

…Öncelikli olarak Halkımızın, Fıratların ve Delillerin anılarına serhildan ruhuyla sahip çıkacaklarına olan inancımız tamdır. Her iki yoldaşımızın görkemli yaşatmak için her sahada haklımızı şehit yoldaşlarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz…”, şeklinde bilgilerin olduğu,


TESPİT 13
http://www.rojaciwan.com/turkce.html, ibareli internet sitesinde 29.05.2011 tarihli “Kürdistan: Diyarbakır özerklik ilanına hazırlanıyor!” başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…Amed İl Konseyi, "Statüsüzlüğe karşı Demokratik Özerkliği fiilen geliştirme ve eksik kalan boyutlarını tamamlayarak Demokratik Özerk yönetimlerin ilanını hızlandırma" kararı aldı…
… DEMOKRATİK ÖZERK YÖNETİMLERİN İLANINI HIZLANDIRMA KARARI…

…Düzenledikleri Ara Dönem Toplantısı'nda bu tespitlerin tartışıldığını ifade eden Zümrüt, "Kürt halkı olarak kendi çözümümüzü kendi özgür irademiz ve öz gücümüzle yaratma durumunda olduğumuz sonucuna ulaşılmıştır. Dayatılan statüsüzlüğe karşı Demokratik Özerkliği fiilen geliştirme ve eksik kalan boyutlarını tamamlayarak demokratik özerk yönetimimizin ilanını hızlandırma kararı alınmıştır. Daha önce gerçekleştirdiğimiz toplantılarımızda aldığımız kararlarla beraber Ara Dönem toplantısındaki kararlaşma ile Demokratik Özerkliği fiili inşa sürecini hızlandırarak tamamlama kararı alınmıştır. Bu sürece öncülük edecek olan İl Konseyi ve Konseyimiz tarafından seçilen Yürütme kurulumuz olacaktır. Kendi Demokratik Özerk ve Özgür yönetimlerimizi kurarken hazırlanacak yeni anayasada Demokratik Özerliğin tanınması şartıyla demokratik anayasa ilkelerine bağlı kalınacağı önemle vurgulanmıştır. Yine kardeş halklarla beraber yaşamanın formülü olan Demokratik Ulus birliğine ve ilkelerine sonuna kadar bağlı kalma gerekliliği önemle vurgulanmıştır" dedi…”şeklinde bilgilerin olduğu,


http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.rojaciwan.com/haber-67378 . html, ibareli internet sitesinde 10.07.2011 tarihli“Kadın: Barış Anneleri'ndenDTK'ye 'Özerkliği ilan et' çağrısı” başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise;
“…1. Barış Anneleri Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı…

….Barış Anneleri İnisiyatifi'nin BDP Diyarbakır İl binası Vedat Aydın Konferans Salonu'nda gerçekleştirdiği Barış Anneleri 1. Konferansı sona erdi. "BigermahiyaSerokApo, biriheserhildane eme tekoşinaaştiyebilindbikin" şiarıyla gerçekleşen konferans, Şırnak'ta seçim akşamı gerçekleşen kutlamada polis müdahalesi sonucu yaşamını yitiren Barış Anneleri İnisiyatifi aktivisti Hatice İdin ve geçtiğimiz gün Dersim Çemişgezek İlçesi kırsalında yaşamını yitiren HPG'li Mazlum Erenci'ye atfedildi….

Konferansın ardından sonuç bildirgesini DÖKH aktivistiXangül Özbey açıkladı….Biz, özgür yaşamın ne olduğunu, Önder Apo ve PKK sayesinde açığa çıkardık. Onurlu bir yaşamı ve onurlu bir barışı tesis etmek için yıllarca mücadele ettik, etmeye devam edeceğiz" dedi…

… Özbey, konferansta alınan kararlara ilişkin ise şu bilgileri verdi:

…DTK'yi bir an önce Özerkliği ilan etmeye çağırıyoruz…

…Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın muhataplığının kabulünü ve protokolün hayata geçmesini istiyoruz…” şeklinde bilgilerin olduğu,


http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.rojaciwan.com/haber-67452.html, ibareli internetsitesinde14.07.2011 tarihli “DTK: Tuğluk: Demokratik Özerkliğimizi ilan ediyoruz” başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise;
“…- DTK toplantısının sonuç bildirisini okuyan DTK Eş Genel Başkanı Aysel Tuğluk, Demokratik Özerkliğin ilanını, "Uluslararası insan hakları belgelerinin tanımladığı haklar ışığında ortak vatan anlayışı temelinde toprak bütünlüğüne ve demokratik ulus perspektifi temelinde Türkiye halklarının ulusal bütünlüğüne bağlı kalarak, Kürt halkı olarak Demokratik Özerkliğimizi ilan ediyoruz" şeklinde duyurdu…

… DEMOKRATİK ÖZERKLİĞİMİZİ İLAN EDİYORUZ'…

…Kürt halkı olarak Demokratik Özerkliğimizi ilan ediyoruz. Demokratik Özerklik projesinin mimarı Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın Demokratik Özerklik temelinde Demokratik Türkiye'nin inşasına daha fazla katkı sunması için gerekli koşulların yaratılmasını istiyoruz…

… KÜRT HALKINA SAHİPLENME, TÜRK HAKLINA DAYANIŞMA ÇAĞRISI…

…Bu ilan temelinde özgürlük yürüyüşünü yıllardır sürdüren fedakâr halkımıza çağrımızdır; 14 Temmuz tarihi direniş ruhundan güç alarak haklı davamızda yitirdiğimiz yiğit evlatlarımızın anısına bağlılık temelinde özerklik statüsüne sahip çıkmaya ve inşa sürecine katılımını güçlendirmeye davet ediyoruz. Halkımızın vicdanı olan aydın, yazar, sivil toplum temsilcisi ve siyaset yapan kısacası coğrafyamızda yaşayan herkesi kendini Demokratik Özerk Kürdistanlı olarak tanıtmaya ve ilana sahip çıkmaya davet ediyoruz…

…ULUSLAR ARASI TOPLUMA 'DEMOKRATİK ÖZERKLİĞİ TANIYIN’ ÇAĞRISI…

…Uluslararası camiaya da çağrıda bulunan Tuğluk, uluslararası hukukta da yeri olan bu hak esas alınarak Kürt halkının ilan etiği Demokratik Özerkliği tanımaya davet etti…” şeklinde bilgilerin olduğu,
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.rojaciwan.com/haber-67487.html,ibareli internet sitesinde 15.07.2011 tarihli “KCK: KCK'den Demokratik Özerkliğe açık destek” başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise;
“…KCK Yürütme Konseyi, Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) 14 Temmuz günü ilan ettiği “Demokratik Özerklik” kararı için “tarihi bir adım” diyerek, ''bu kararın arkasında olacağımızı açıkça vurguluyoruz” dedi…

…Önder Apo’nun geliştirdiği Yol Haritası temelinde Demokratik Ulus, Ortak Vatan’a dayalı Demokratik Özerklik Çözüm anlayışı, Kürt sorununun çözümü için en doğru ve gerçekçi model olduğu gibi, Ortadoğu’da bu tür sorunların çözümüne de örnek teşkil edecek bir karakterdedir…

… DESTEK ÇAĞRISI…

… Tüm Kürdistan halkını da on yıllardır verilen mücadelenin kazanımları üzerinden atılmış bu adımı sahiplenmeye, inşası, işlevsel kılma ve korunması için üzerine düşeni bugüne kadar olduğu gibi büyük tutku ve özgürlüğü yaşama heyecanıyla bundan sonra da yerine getirmeye çağırıyoruz…” şeklinde bilgilerin olduğu,


http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.rojaciwan.com/haber-67484.html, ibareli internet sitesinde 15.07.2011 tarihli “Kürdistan: Demokratik Özerkliğin 8 boyutu” başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise;
“…Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) dün ilan ettiği Demokratik Özerklik gündemin ilk sırasına oturdu. İlanla yetinmeyecek olan DTK, Demokratik Özerkliğin hayatın her alanında kurumsallaşması için yoğun bir çalışma başlatacak. Demokratik Özerkliğin, siyasi, hukuki, öz savunma, sosyal, ekonomik, kültürel, ekolojik ve diplomasi boyutunu adım adım örecek olan DTK, özerklik modelinin Kürtlerin statüsü olarak görülmesi için ulusal ve uluslararası arenada diplomatik faaliyetler yürütecek…

… Gözler şimdi, DTK'nin 30-31 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştireceği Genel Kurul'a çevrildi. 24 Temmuz'da köy, mahalle, ilçe ve kentlerde delege seçimi yapacak olan DTK'nin Genel Kurul'da Demokratik Özerklik modelinin kurumsallaşması için önemli kararlara gitmesi bekleniyor. DTK'nin "Demokratik Özerk Kürdistan'ın" hazırlanacak yeni anayasada da yer alması ve modelin Kürtlerin statüsü olarak tanınması için de uluslararası düzeyde diplomatik faaliyetler yürüteceği belirtildi…” şeklinde bilgilerin olduğu,


http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.rojaciwan.com/haber-67580.html, ibareli internet sitesinde 20.07.2011 tarihli “Görüşme Notları: Öcalan: Benim dışımda kimse silah bıraktıramaz” başlıklı bir habere yer verildiği içeriğinde ise,
“…ASLINDA DEMOKRATİK ÖZERKLİK 2005’TE İLAN EDİLMİŞTİ…

…DTK’nın 14 Temmuz’da ilan ettiği Demokratik Özerkliği değerlendiren Öcalan, “Aslında demokratik özerklik 2005'te ilan edilmişti. Önemli olan bunun içini doldurmaktır, pratik uygulamasını yapmaktır. İlandan ziyade pratikleşmesi önemlidir. Pratikleşmedikten sonra ilan çok da anlamlı değil. Artık pratikleştirme yönünde çalışmalarını yoğunlaştırabilirler” dedi…

… DEMOKRATİK ÖZERKLİK SADECE BÖLGEYE ÖZGÜ DEĞİL…

…Demokratik özerklik, bu temel ayaklardan biri olan demokratik ulusun yedi ya da sekiz boyutundan sadece biridir. Bu boyutlar çoğaltılabilir, azaltılabilir. Ancak demokratik özerklik, demokratik ulusun bu boyutlarından sadece siyasi boyutudur…”


Şeklinde bilgilerin olduğu, bahse konu tespitlere ilişkin olarak düzenlenen detaylı tespit tutanaklarının dosya kapsamında bulunduğu,
Söz konusu sitelerde yayınlanan haber içeriklerinden özetle; PKK/KCK terör örgütünün ve bu örgütün başı Abdullah Öcalan’ın propagandasının yapıldığı, bölücü ve ayrılıkçı terör faaliyetlerinin övüldüğü, terör örgütü faaliyetlerinin detaylarıyla müzahir kitlelere ve kamuoyuna duyurulduğu, terör örgütünün şehir yapılanmasına yönelik eylemlerden bahsedildiği, Öcalan’ın avukatlarla yaptığı haftalık görüşmelerde dile getirdiği belirtilen notların örgütsel talimatlar şeklinde yayınlandığı, hükümlü Öcalan’ın devletin muhatabı gibi sunulduğu, gerek KCK ve gerekse DTK’nın terör örgütü lideri Öcalan’ın projeleri olduğu, Demokratik Konfederalizm modeliyle Türkiye’nin üniter yapısı bozularak ülkenin doğu ve güneydoğu illerinin bir kısmını içerisine alan kürdistan isimli bir yapılanmanın hedeflendiği, bu verilerden hareketle KCK ve DTK’nın birer sivil inisiyatif değil, terör örgütünün farklı uzantıları olduğu, iddianame kapsamında detaylarıyla verilen hususların bir iddia değil vakıa olduklarının bizzat bu internet siteleri tarafından dile getirildiği,
Anlaşılmıştır.

PKK/KCK TERÖR ÖRGÜTÜNE YÖNELİK OLARAK YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMADA BU DOSYA KAPSAMINDA TANIK SIFATIYLA İFADESİNE BAŞVURULAN:



Dostları ilə paylaş:
1   ...   12   13   14   15   16   17   18   19   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə