T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14,1 Mb.
səhifə181/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14,1 Mb.
1   ...   177   178   179   180   181   182   183   184   ...   278

X 23 ERKEK ŞAHIS : … hep merak edilen o konu Stalinin şeyi ……

TUNÇER ÖZDOĞAN: Stalinde marksizim gibi yorumu ifade eder., … belli bir siyasi anlayışı bir kültür anlayışı vardır sanat anlayışı vardır farklı bir felsefesi vardır aslında Stalinin farklı bir …… vardır, bu yorumlardan bir tanesi dikkate aldığımızda Stalin., ona yönelik uygulama içersine siyasi statik içersine girebilecek, bu ayrıca Stalin statik dönemini marksizme., ee.. marksizim içerisinden stalinin döneminin tekrardan …….. Bu ……. Dönersek gerektiği takdirde ……... felsefenin politikadan bağımsız …….. Anlamına geliyor teorik politikayla ee.. uygulama yerinin pratik politika veya felsefenin doğrudan ilişkisi vardır yine ……... felsefenin kavramlarla yapıldığı işte bu kavramların gittikçe derinleştiğini ….…. Felsefeyi ideal yapar ve anlar hale getirir ……. Krantföye göre herkes kendi bakış açısıyla dünyayı bakar yani bu ….…. Grandföye göre nedir, devlet teorisinde marksizme göre insanlar., Grandföy marksisttir, ona göre ee.. insanlar şeyi seçmekte özgür ee.. burjuva kültürü veya ploterya kültürü seçmekte özgür olmuş oluyor yani o yüzden bir başka nedenle grandföyün bu görüşü devletin toplumsal düzeyi olduğu konusunda ……. Diyor ve karşı çıkıyor gerçektende …….. Marksizm bir burjuva kültürü veya siyaseti içerisinde şekillenmiş bir öğrendiğimiz ee.. bu ideolojiyi bu kültürü kırması, kendi başına kırması pek kolay değil, …….. Bunu kırabilir teşekkür ediyoruz yani insanlar ploterya kültürünü …….. Burjuva kültürünü …….. yapıyorlar aslında bu şurdan getiriyor bir, ……... kültürün böyle ortaya çıktığını düşünüyor, işçinin makine üzerinden veya ….... çalışmayı reddeder o zamanda işçi olamam gider belli bir sermaye bulur sanayisiyle girdiğim işçi üzerinden sosyalist bir ….... yani özellikle ……. ilişki üzerinden küreselleşmenin ploterya kültürü veya burjuvalaşmanın, burjuva kültürü ıı… …… mümkün olduğunu söyler., rantiyeye göre şöyle bişey Cadde bostanda istanbulun zengin semtlerinden biridir o zaman rantiyeye göre şöyle bişey, ….... Caddebostanda oturdumu burjuva olmuş oluyorsun burjuva kültürünü almış oluyorsun diyelim Esenlerin gece kondu veya Ümraniyenin gece kondu mahallesinde oturdumu ploter kültürü almış oluyorsun ..… ortaya çıkıyor, ….. Caddebostandan çıkıyor, gecekondu mahallesindende …….. çıkıyor, bu anlamda grandfi burada yanlış yapmış gibi geliyor bana bu anlamda grandfinin nemalandığı yani … yani özne nesnesiyle birlikte …….. Şeye bağlı olarak …….. ee… fabrikada işçi makinasıyla birlikte makine başındaki diğer işçilerle girdiği ilişkiye bağlı olarak ploter kültürü …….. şeklinde bir anlayış veya ben şeyde bi sermayem vardı diyelim ufak bir imalathane açalım bu imalathanede sermayem vardı sermayem az olduğu için sermaye kültürü veya burjuva kültürüyle ……. Gibi bi anlayış ortaya çıkıyor bunun pek doğru olduğunu düşünmüyorum çünkü sevkiyat burda da var kendi bağımsiz işini kurmuş …….. ilişki içersinde devrimcileşi demokratlaşan arkadaşlarımızda var bundan böyle ……. Olmayıp şeyide tanıyorsunuz işçi olup belli bir ideolojiden kültürlü donanımlı milyonlarca insanda var bu ülkede bu anlamda granfinin bu açıklamaları pek de doğru değil gibi geliyor bu da Marksist bir etkiyle veya yanlış bir olguyla …….

Y8 BAYAN ŞAHIS : Hocam., …..

TUNÇER ÖZDOĞAN: şimdi genel olarak Cadde bostanda yaşayanlar ee.. parası olan insanlardır işi gücü olan insanlardır işçi değillerdir bu yüzden ..…. Burjuva kültürü Kemalist kültüründen etkilidir şeklinde bir anlayış doğru gibi geliyorsa da bu ilişki kültürel etkileri içinde taşır çünkü şöyle diyelim, ..….. TC önümüzdeki 5-10 sene içersinde ….... insanlar imalathanesini eline heralde almıycak …... O insanlar bir türlü siyaseten farklılaştığı için mevcut kültürleri veya siyasi eğilimleri ...…. Edip teokratlaşabiliyorlar şunun ..….. Yani., ……..

X 24 ERKEK ŞAHIS : ………... (soru soruyor fakat anlaşılmıyor)

TUNÇER ÖZDOĞAN: şimdi şöyle bişey özne nesnesiyle bir mistiğe bağlı olarak şekillendikleri şeklinde bir anlayışla ilgilidir yani., …... Özne …... diyelim nesnesiyle koşullarıyla., ..…. Fabrika sahibidir veya şeydir, nesne burda fabrikada olabilir , ..…. Veya makine başında çalışan işçide olabilir …... Burda özne pasif durumdadır ee.. bu ilişki özneyi siyah ploterya yapacaktır yada burjuva yapacaktır şeklinde bi akımdan gelir bu marksizmin yorumu., bu marksizim yorumuna bu marksizim yorumu karşı çıkar, ….... Bu şekilde ilişkiye girmezler biz bir şekilde dünyanın içinde doğmuşuzdur, şöyle demek doğru gibi gelir ee.. fabrikatör bir ailenin çocuğu o ailenin geleneklerini göreneklerini benimser ama şöyle diyebiliriz o gelenekleri görenekleri girdiği ilişkiye bağlanmaz reddedebilir, bu iddia da var

X 24 ERKEK ŞAHIS : ben şöyle bişey soracam; bu grandfinin düşüncesine göre, ….. şimdi kürt halkının her hangi bir köyünde bu anket düzenliyor, bu anket düzenlenebilir mi?

TUNÇER ÖZDOĞAN: düzenlenebilir tabi

X 24 ŞAHIS : …... Ya bunların çoğu sitem ediyor diyor, …. o teoriye göre konuşuyoruz ya., ……. eğitimsiz kalmış insanlar onlara nasıl anket yapılır..

TUNÇER ÖZDOĞAN:şimdi., ….. ….. söylüyoruz burada öznenin nesneyle girdiği ilişki üzerinden marsizim de bir yorum açıklama yapar ….

Y8 BAYAN ŞAHIS : ….. …… şimdi hocam., özne nesne ilişkisinden ziyade., …..

TUNÇER ÖZDOĞAN: ……... yani biz burada kendi fikir unsuru oluşturduğumuz için burda değiliz bir şekilde düşünerek karar verdik, nasıl karar verdik kürtüzdür, türküzdür veya farklı bir halkızdır burda bir haksızlık söz konusudur, ……... haksızlığın organize edildiği bir merkezdir bu DEVLETİN BÜTÜN UYGULAMALARINA KARŞI ÇIKMAK GEREKİR, bu uygulamalara karşı çıkmak için ciddi düşüncelerle buraya geldik, ….…... Kürt halkının sorununun şöyle çözüleceğini düşünüyorum; ………Kürdistanda fabrikalar kurulabilir orda işçiler çalışıcaktır kürt işçisi orda makinasıyla …… ilişki üzerinden böyle globalleşecektir yani o kürdistandaki …….. türk işçi sınıfıyla birlikte masa başında çözecektir, bakın ee.. birlikte ittifak halinde ………. Düşünüyorum. ……….. sosyal kültür ortaya çıkacaktır, ploteryanın ……. Buna bağlı olarak ……… bir kısmı masa başında mücadele verecektir yani ııı…. KÜRT AYAKLANMASININ ZAMANI GELMEMİŞTİR, ……. Ayaklanması için orada kürt işçi sınıfının ploteryası gerekir. ……. Marksizmin bir çok yorumu böyle ortaya çıkıyor ………..

X25 ERKEK ŞAHIS : …….. Ben şimdi her tarihin kendi döneminden 100 yıl sonra 200 yüzyıl sonra anlaşılması kendi yapısını yaşamış olduğu o koşulların …… halkı onu anlayabilecek noktaya gitmemiştir, şimdi marksizimde bugün eleştiriyoruz yada aslını bulmaya çalışıyoruz ……… tıpkı Marksın işte tarih sınıfları çatışmasıyla başlayan, …… günümüz koşullarında tarihin hesaplaşmasıyla değilde teoratik …….. şey yapıyoruz varlığını tescil ediyoruz, …….. sıkıntıları …… itibarıyla da sorunlandırması da başlı başına olduğu ortaya çıkmaktadır, günümüzde ……. Net devam etmesi açısından …….. Türkiyede bir Toki yapılanma anlayışı ortaya çıktı, hiç ummadınız küçük kentlerde …….. insanlara konutlar yaptırılmıştır, varoşlarda artık kendi inancında çalıştırmak istemediği onu kendinden görmediği ……… yani en alt ……… Gaziosmanpaşa karayollarında bir kule şeklinde yapılar yapılmıştır ama onu diğer sınıftan ayıran sadece yani kürt gecekondudan ayıran sadece ……… yoldur orda da çatışmalar var yani görüyoruz, şimdi o., grandfinin sınıflandırma tarihindeki bölgeler üzerindeki tezi çöküyor burda mesela Karl Marks kapitalist işçi sınıfı adına ve yeni perspektif manifesto anlamında yazıyor., ama kişilere ….. karl Marks yazılamıyor, tkp yazılamıyor ama leninin ……… fabrikasındaki parayla yazılıyor.,

TUNÇER ÖZDOĞAN: ….. bu cadde bostanda., …….. cadde bostandan Mustafa Kemalı., ……. zaman ……… bunlara bakıldığı zaman hangisini daha ……. bana göre cadde bostandan gecekondu mahallesi daha ……. konusunda daha öncelik …….. siyası partilerin bu konuda tercihi vardır, yani CHP ne yapar onların tabanı olduğu için Caddebostanı tercih eder, AKP bir tercihte bulunduğunda dini kesimlerin en ağırlıklı olduğu yer neresi ise Fatihte en çok tercih edilen yer orasıdır, ama tabiî ki şey bizim için varoşlar gecekondu bölgeleri ama zaten biz burada isyanın ee.. merkezi olduğu için yani bir direnişin örgütlenmenin merkezi olduğu için varoşlar gecekondular bizim için önemlidir bununla birlikte şeyide ….. geçen ……. Okumuş insanlar ……. Onlarıda …….. katmak için özel bi çaba sarfetmek gerekiyor, çünkü her hangi bir şekilde demokratif özerk bir çalışma ıı.. bu konuda eğitimli insanlara ihtiyaç duyuluyor, ayrıca hukuki problemlerimiz doğal zaten eğitimle alakalı problemlerimiz bu anlamda kendi özerk yapılarımıza bağlı hukuki sorunlarımızı eğitime dair sorunlarımızı bizim istediğimiz bir şekilde çözecek insanlarla …….. bunları ÖRGÜTÜN İÇERİSİNE KATMAKTA önemsenmektedir.

X 24 ERKEK ŞAHIS : ……… işte nedir Türkiyede o devrimciyide sevebilir, ……… kendi haklarını kendi düşüncesini ………

TUNÇER ÖZDOĞAN: şey demek istiyosun Caddebostandaki insanda varoşlardaki insanda ……… ama biri açlık susuzluktan ölüyor hastalanıyor buna çözüm getiremiyor diğeri hastalandığında buna rahatlıkla çözüm üretiyor. ……….

X 24 ERKEK ŞAHIS : …….. 1 mayıs daha önce olabilir diye

TUNÇER ÖZDOĞAN: zaten öyle şey., ………. Uygulamaya dönük doğru bir ……. Yani ne zaman Sovyetler birliği sıkıntıya girdiğinde bu insanlar tarafından çok kolay anlaşılan burjuva kültürü, ……. Kültürü gibi ak dı karaydı bir çok insan tarafından çok kolay anlaşıldığı için küresel bir krize girdiği anda 1930 lu yıllarda politika yardımlaştı, Rusyanın şeyini ekonomisini insanlar daha kolay algılayabilsinler diye basite indirgendi ama her basite indirgenen şey sorunu çözmekte sıkıntı yarattı kriz yarattı giderek böyle bir düşünceyle yani siyasi toplumlar sorunları ak dı karaydı gibi ……… bu nedenden çözülemiyodr, bu Çininkide böyle oldu ama bu nelenlerden bir tanesi tarih veya …….. ama nedenlerden bir tanesi

X 24 ERKEK ŞAHIS : kutuplaştıran …….. nedir?

TUNÇER ÖZDOĞAN: devlet eğitim alanlarında ideolojiyi, felsefeyi toplumsal psikolojiyi ………. adı soyadı şeklinde koruyucu ve toplumu düzenleyici bir araç olarak yerleştirmektedir dedik, ……… bunu konuşurken her söz ve cümlenin ise üzerine düştüğü çalışılması gereken bir takım kavramlar ortaya çıkıyor, ideolojik kavramı mesala, ideolojik kavramı üzerine haftalarca konuşuyoruz konuşulması gerekir buna haftalarca konuşsak dahi yetmez, büyük ihtimalle ideolojik kavram veya herhangi bir kavrama dair biliyor olsak dahi başka anlamlar yüklemesi gerekir tamda bu nedenden ötürü farklı anlamlar yüklüyor, buradaki her bir önemli şeyi farklı yorumluyor olabilir ama şu aşamada bu konuda yapacak bişey yok. Bu yapılan çalışmaları sürdürdüğümüz oranda bir böyle bir önermeler böyle kavramlar ……… yine ortak bir noktaya varıyoruz, yani bunu bu şekilde böyle anlatmaktan başka çaresi yok yani burda devletin şeyi ortaya çıkıyor, düzene uygun kafalar yaratmak, düzene uygun fikirler yaratmak konusundaki başarısı ortaya çıkıyor bu başarıyı ne üzerine yapıyor, kültür üzerine, simgelere yüklenen anlam üzerinden simge şudur; bayrak bir simgedir yani ay yıldızlı bayrak bir simgedir, camilerde bir simgedir, aslında çevremizde gördüğümüz herşey birer simgedir insanlar o şey ee.. cami minaresi veya 5 vakit okunan ezan üzerinden bir arada dururlar ortaya dinsel bir düşünce çıkar ve ayyıldızlı bayrak üzerinden insanlar bir arada dururlar, ee… bu simgeleri yorumlamamazı, çözümlememiz onlara devlet tarafından yüklenen anlamların nedenini niçinini ve bunların sonuçlarını bilmemiz gerekiyor, yani toplumun üzerinde kırmızı bayrağın toplumun üzerinde şeyin, camilerin işte minarelerin 5 vakit namazın bunun dışında eee… her bir simgenin bir, reklamlarda çok daha fazla vardır bu simgeler., içeriden alınanları da söylersek devletin toplum üzerinde özel olarak bizim özellikle …….. daha iyi çözümler. Kavramların günlük hayatın içerisine koruyucu ve toplumu düzenleyici bir araç olarak yerleştirmektedir. Bunca reklam ancak tüketici bir toplum yaratabilirdi, nitekim öyle oluyor bu anlamda her bir reklamın önemi ortaya çıkmış oluyor her bir reklam caddede yürürken biz farkına varmadan gözümüzün önünden geçen her bir reklam bizim tüketici bir toplum olmak birer tüketici olmak konusunda yeniden şekillendirmiş oluyor, sadece ……. Ama bunun dışında bilgiye dair degil bilginin her şekline dair …… düşüncelerle karşı karşıyayızdır, bu düşünceler bizi şekillendirir. Bizim belli bir zihniyet içersinde yaşamamıza neden olur tabi değişik programlar vardır mesela, askerde apo ölür gibi, bu tür kavramların bir araya getirilmesi halkalı ölüm gibi şeklinde …… bir araya getirilmesi asker modeli veya asker toplum yaratmanın aracıdır aynı zamanda, dağa taşa yazılmış şeyler sloganlar,

Y9 BAYAN ŞAHIS : (SORU SORAR FAKAT ANLAŞILMIYOR) : ……… grandfinin ……… bulunduğu yerin onu ………… üzerinden daha sonra bir arkadaş geldi yani şey yerler üzerinden Caddebostan, Mustafa Kemal …….. her hangi bir fabrikada çalışan insan, …….. olarak tasarlıyor dimi yani bulunduğu koşullar şekillendirecek tarzında, fakat daha sonraki öznenin de burdaki gibi ………… insan çok da etkin konumda görünmüyor yani siyasi partiler …….... o naktada insanın eksiğinin ne noktada yani daha geniş çapta şu anda devleti ele almak istiyorum, ………… granfinin …………... dimi …………… o dönemle bu günü biraz karıştırıyorum ama insanın etkin ve edilgin olma sonucu bu noktada yani …………. Yani bu noktada ne kadar etkili olabiliyo çünkü ……….. çok daha ……… siyasi partiler ……….. bu noktada nereye sığmamız gerekir

TUNÇER ÖZDOĞAN: bütün siyasi topluluklar yaşantısında etkinliğimizin biçimi, faaliyetimizin biçimi bilgimizin bize …………… ee.. bir şekilde kendi psikolojisinden koptuğunuz anda yani bu …………….. devlet ……… burjuva kültürünü geliştirir pompalar diyor, Marksizme göre dedik., devlet şeyin teorisinden veya genel olarak burjuvasının alt Kültüründen siyaset teorisinden bilim avcısından koptuğumuz oranda ee… basit birer ….. olmaktan kurtulur kendi yaşantımıza ilişkin kararlar vermek imkanımız çıkıyor ortaya., yani siyasi durumu şey yapıyoruz çok hafife alıyoruz, insanlar fabrikada çalışsınlar., …………. Küreselleşen ve …….. herkese DEVLETE KARŞI TAVIR ALMA POTANSİYELİNİ üstünde taşır, doğal olarak şeyden burjuva kültüründen kurtur yani

X 24 ERKEK ŞAHIS : ama o zaman tam tersi oluyor yani., ……. Ele alırsak toplumu burjuva …… devlet tarafından çatışmasına son vermiş oluyoruz.

TUNÇER ÖZDOĞAN: tabi., yani şey çıkıyor ortaya ploterya devletin üniversite kuruluşlarının devlet ideolojisini devletin ee.. aracını gerecini bilgiyi, felsefeyi ……… politikayı nasıl kullandığına bakmak gerekiyor. Demekki ordaki insanları bilgi yönetim mekanizmaları o kadar iyi kullanıyorki ee.. şey ee… devlete karşı aktif veya pasif unsur oluyor…… Sosyal yaşam., yurttaşlık bilinci ………….. yani son 20 senede borsa diye bişey çıktı ortaya elinde 3-5 kuruş parası olan dahi gidip sermayeye ortak olacam diye gitti büyük şirketlerden pay aldı, yani Tüpraş gibi Petrol ofisi gibi şey kamu malı olan işletmeler küçük parçalara ayrıldı vatandaşa satıldı, vatandaşa satılırken bunun reklamına devletde ortak oldu her birinizi dedi işte şey yapıyorum sermayedar yapıyorum, vatandaş işte elinde 3-5 kuruş olan hatat bankadan borç alan insanlar petrol ofisinin hisselerinden satın almış oldu bir şekilde sermayedar oldu patron oldu, ama o patron figürü kandırmaca tuzakdı diğer yandanda bu şey ekonominin bir parçası haline geldi yani bu mevcut sistemi yapılandıran ekonominin bir parçası haline geldi doğal olarak bu ekonominin parçası haline gelen sermayeye ortak olan bu insan ortak olduğu şeye tavır alması mümkün değildi, alamadı. Yani bu sermayeyi dahada güçlendirmiş oldu bu halk elinde 3-5 kuruş parasıyla bir süre sonra özelleştirilecek olan kamu kuruluşlarından pay aldı patron olduğunu sandı borsa aracılığıyla, bunun dışında ıı.. çok değişik biçim ve şekillerde insanları bu sistemin bir parçası haline geldi işin ekonomik yönü itibarıyla siyasi yönü itibarıyla sosyolojik yönü itibarıyle psikolojik yönü itibarıyle ee.. mesela her 10 senede bir yapılan darbe insanların bir şekilde psikolojik konuda dahil olmak üzere ruh hali yeniden şekillendi bu devlet yenilmez bu devleti yıkmak mümkün değil şeklinde orda bir anlayış ortaya çıktı böyle bir anlayışa mahküm olan insanlar CHP ye destek verdi, chp gitti daha fazla devlet partisi oldu bu anlamda sonra bu chp nin peşinde nerdeyse baş adamlar çıktı., burada şeyi görüyoruz yönetim ideoloji denilen aracı ne kadar becerikli kullanmış olduğunu görüyoruz. Bu devletin ideoloji denilen aracı kullanmışlığından bir şekilde kurtulmak gerekiyor, yani bir kopuş gerekiyor bu ideolojiden …..

X 24 ERKEK ŞAHIS : Hocam şey diycektim ben mesela her Türk’ün bir simgesi varsa bizimde bir simgemiz olması gerekmiyor mu?

TUNÇER ÖZDOĞAN: simgeden kasıt.?

X 24 ERKEK ŞAHIS : mesela bizim ırk olarak bi simgemiz olması gerekmiyor mu?

TUNÇER ÖZDOĞAN: hac şeyi vardı, ırk kavramı biraz şey.,

X 24 ERKEK ŞAHIS : Bilmiyorum yani ırk olarak farklı diyelim

TUNÇER ÖZDOĞAN: halk olarak diyecek olursak mensubiyet., ırk kavramı şöyle bi faşizmi çağrıştırıyor biyolojik bir kavram yani biyolojiye gönderme yapıyor yani insanların aklına siyahtı beyazdı sarıydı gibi kavramlarla ilişkilendirdiğimizde faşizim akla gelir onun yerine ırk kavramı yerine ulus

X 24 ERKEK ŞAHIS : dün burada onu söyledide onun için şey yaptım

TUNÇER ÖZDOĞAN: yani ırk kavramına karşı çıkmamızın nedeni şey olması gerekir ırk kavramını biyolojiyle ilişkilendirdiğimizde siyah ırk beyaz ırk sarı ırk gibi bir takım çözüme dayalı farklılıklar ortaya çıkar beyaz ırkın veya beyaz insanın üstünlüğünden bahsedilir, sarı ırk, esmer ıı.. siyah ırk veya renk yok sayılır ortaya başka bir takım problemler çıkar o yüzden ………. kullanımına karşı çıkmak gerekir

X 26 ERKEK ŞAHIS : yani ırklar bizi kabul etmiyor dimi zıtız dimi.

TUNÇER ÖZDOĞAN: yoo niye kabul etmesin ki.. yani burda çok fazla göz, ten renge sahip insanlarız ama günlerce kardeşce sohbet edip hiç kavga etmedik biz ayni birbirimize kötü söz söylemedik ama yönlerimiz farklı, ten renklerimiz farklı dilimiz farklı yani o farklılıkları dikkate aldığınız anda bu farklılıklar problem yaratmaz farklılıkları dikkate almasaydık problem olurdu burda bi araya gelemezdik, yani ulus devletin yarattığı da bu farklılıkları dikkate almamak, ……… bunla birlikte bir yanıyla dikkate alıyor …….. veya diğer halkların farklılığını reddediyor bu anlamda şey yapıyor farklılığı dikkate alıyor diğer yandanda farklılığı dikkate almıyor yok diyebiliyor, …….. yani işine geldiği gibi davranıyor. Biz işimize geldiği gibi davranmayalım farlılığı dikkate alalım farklılıkları dikkate aldığımız zamanda kendimizi daha da örgütlü hale getirebiliriz yada biz işimize geldiği gibi davranmak durumundayız işimize gelen insanların toplumların ortaklaşa yaşabildiği ………… senin işine geleni ben nerden bileyim işimize gelen insanların ortaklaşa birlikte yaşamasıdır. …………..farklılıkları dikkate alalım, farklılıklar konusunda hassas olalım farklılığımız üzerine çalışalım yani bide şu var yani farklılığımızı bilmezsek farklılıklar üzerine çalışmazsak Kürt halkının önemli bi çoğunluğu gibi kürt, tc lehçedir işte ……….. meydana gelmiştir bunlar felsefe bilim olmazda diyebiliriz ama Kürtçeyi bildiğimiz oranda türk halkını tanıdığımız farklığını bildiğimiz farklı yönde çalıştığımız okuduğum araştırdığımız oranda heralde bu farklı kültürler eğilimler gelenekler bir arada çok daha zengin ……….. oluştururlar, eğer 100 sene öncesinde Rumlar Ermeniler Yahudi Bu topraklarda şey yapılmasaydı ee… göç ettirilmeseydi gasp edilmeseydi o ermeni Yahudi kültürüde bu topraklarda varlığını sürdürmüş olsaydı dünyanın en güzel coğrafyalarından birinde oturuyor olurduk..

X 27 ERKEK ŞAHIS : bi ara vermemiz lazım..

5.DERS

TUNÇER ÖZDOĞAN: Daha önce konuştuğumuz şeyler felsefenin yüz de otuzunu felsefe yaparak geçiririz. (Anlaşılmıyor) burada sürekli kurama dair konuştuk. Herhangi bir nesneye dair, tekniğe dair, canlıya dair konuşmuş değiliz. Yani bu maddi ya da canlıya dair konuşmuş olduğumuz kadar bilime dair de konuşmuş olabiliriz. Bu anlamda bilim ile felsefe arasında ki fark ve özellikler ortaya çıkmış oluyor. Kuramın anlamı da biraz ortaya çıkmış oluyor. Sürekli felsefe ile kuram arasındaki ilişkilerden bahsettik. Bu anlamda kurama dair konuşmuş olduk. Felsefe ile kurama yapılan bir müdahale (anlaşılmıyor) yani bu kötü sonuçlar şu anlama gelir. Doğal olarak biz burada bir şey konuşuyoruz. Zamanla fikirlerimiz de bu anlamda bir takım değişiklikler ortaya çıkıyor. Farklılaşıyor fikirlerimiz. Ve bu değişiklikten sonra bazı arkadaşlarımız farklılaşacak. Şöyle ya da böyle davranacak. Yani onun (anlaşılmadı) bir takım farklılıklar ortaya çıkacak. Bunun nedeni burada herkesin kendi kuramına müdahalesiyle ilgilidir. Yani biz burada Kurama müdahale etmiş oluyoruz. İyi kuram da farkına varmadan bizim toplum kültürümüzü, siyasi kültürümüzü değiştirecek ve farklılaştıracaktır. Buradaki güç ilişkilerimiz önemli sonuçlar doğurur bu anlamda. Yani burada (anlaşılmadı) bir şeyi uygulamak konusunda yeni bir anlayış ortaya çıkmış oluyor. Bu anlamda güç ilişkilerimiz pratik sonuçlar doğurabilir. Kuramdan bileceğimiz bilim ile ideoloji arasında çizgiler çizerek bu anlamda doğru felsefe mümkün olacaktır. Yani bilim ile ideoloji arasında bugün size hani örneklerden bahsediyorum. Bir Kürt coğrafyası reddediliyorsa Kürt halkı veya bu dili reddediliyorsa bu ideolojik bir yaklaşımdır.(anlaşılmadı) ama Kürt halkının varlığı üzerine yapmış olduğumuz ama tarih üzerine ama psikoloji üzerine, sosyoloji üzerine felsefi görüşler üzerine yapacak olduğumuz çalışma bilimsel bir çalışma olacaktır. Bu anlamda biz eğer yokluğundan bahsediyorsak veya bu konuda herhangi bir bilgimiz yoksa ideoloji yani bir ulus devletinin ideolojisinin etkisi altında kalması coğrafyada var olan halkın varlığı konusunda ikna olduğumuz oranda bizi o anlamda karşılayacaktır. Buradaki bilim ile ideoloji arasındaki farkta budur. Felsefe yaşamın anlamını sorgulamaksa biz de buradaki varlığımızın anlamını sorgulama yamakta felsefe yapamaya başlayalım. Hatta Biz buradaki yapmış olduğumuz konuşmayla sürekli kendimizi, ilişkilerimizi, yaşantımızı, siyasi ve toplumsal yaşantımızı sorgulamak, yani yaşantımızın daha anlamını kılmak için çaba harcarız. Bunu felsefe aracı ile yapmak gerek. Stockrak bu nu 2500 yıl önce Atina halkları arasında yapmaya çalışmış. Stockrat 2500 yıl önce Atina halkına soru sormayı öğretiyordu. Yani felsefe yapıyor ve felsefe yapmayı öğretiyordu. Stockrat felsefe tarihinde ilk filozoflardan biri olarak bilinir. Onun felsefesi sürekli halk arasında soru sormak ve o sorulara cevap almak, Halkı soru sormaya teşvik eden bir felsefe anlayışa sahiptir Stockrat. Stockrat’ın Atina da yapmaya çalıştığını burada yapmaya çalışıyoruz demiştik. Ama yaptığımız buydu zaten. Stockrat’a göre felsefe beceri ile kendimize soru sormak nerdeyiz? Burası neresi? Burada ne yapılır? Niçin yapılır? Nasıl yapılır? Buradaki varlığımızın amacı nedir? Buradaki varlığımızın anlamlandıralım. Bunların hepsi felsefe için sorulardır. Buradaki varlığımızı anlamlandırdığımızda, daha siyasi kıldığımız, daha felsefik kıldığımız oran da varlığımız da ilişkilerimiz de daha anlamlı hale gelecektir. (anlaşılmadı) yani yaşantımızı daha gelişmeli hale getireceğiz ama (anlaşılmadı) dediğim gibi iktidarlar kaygılı toplulukları, kederli, üzüntülü toplulukları yönetmesi kolaydır. Soru soran, sorduğu soruya cevap arayan ve cevabı bulan insanları yönetmek kolay değildir. Hatta mümkün de değildir. Bu tür topluluklar kederlerle kurtulurlar. Yani Soru sorduğu sorulara cevap verdikleri oranda (anlaşılmadı) her alanda uygulamaya geçirdikleri oranda kederden de kurtulur bu insanlar. Üzüntüden ve kaygıdan da kurtulurlar. AKP ye dönüp baktığımızda geçen gün 3 – 4 gün kadar önce bir yakınım vardı işte onun cenazesine gittim. Halamdı. Halamın oğlumun cenaze işleriyle ilgiliniyordum. Cenaze işilerini o kadar kolay hale getirmişler ki hiçbir şeye elimi sürmüyorum hiçbir şeye para vermiyorum. Cahil tarafa otobüs getirdiler. O otobüslerle Mezarlığa götürdüler. Mezarlıktan bizi evlere dağıttılar yani insanları yani bu kadar o kederli günü, üzüntülü günü bu kadar kolaylaştırmışlar. Dönüp işte bu ülkedeki hastanelere baktığımızda veya tırnak içinde söylüyorum okulların haline baktığımızda milletin okullardaki haliyle ilgili, sağlık sitemine, eğitim sistemine veya hukuk sistemine baktığımızda dökülüyor. Hiçbir sorunu çözmüyor tam tersine üzerine daha da sorun yaratıyor. Yani adamlar ölüme, mezarlığa dair camiye dair sorunları çözüyorlar. Kedere dair sorunları o kederi katlandıracak şekilde, üzüntüye dair sorunları üzüntüyü katlandıracak şekilde çözüyorlar. Ama dağılım sisteminin sorunları çözmek gibi bir dertleri yok. Bu aynı zaman da kedere dair, üzüntülere dair sorunları katlandırarak bize yaşattığı oranda demek ki AKP yönetim kurulunda bir kolaylık sağlıyor kendisine.



Dostları ilə paylaş:
1   ...   177   178   179   180   181   182   183   184   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə