T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14.1 Mb.
səhifə185/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14.1 Mb.
1   ...   181   182   183   184   185   186   187   188   ...   278

X8 ERKEK : Hocam Türk solu engel olmadı mı …………. Demokratik ………..türk solu ………….. Kürtler ………….

TUNÇER ÖZDOĞAN:Tabi şimdi bir şeyler söylemeye kalkarsam tabi bu coğrafyada değil Ortadoğu coğrafyasında kürt halkının sorunu kilit bir sorundur bu anlamda ıraktaki irandakisuriyedekiürdündeki bütün halkların kilit sorunudur bu kilit sorunun çözümü konusunda çalışması gerekiyor bu kilit sorunu dikkate alması gerekiyor Türk Soluna baktığımız zaman ne yapıyor ulaşım sorunu vardır diye trenlerde otobüslerde eylem yapıyorlar ekonomik bir sorunu siyasi bir sorunun önüne çıkartıyorlar türk halkının sorununu bu aynı zamanda kürt halkının sorunudur görmezlikten geliyorlar ama bütün sorunların çözümü bu ülkedeki kürt halkının sorununun çözümü ile ilgili bu aynı zamanda türk halkınında sorunudur bunlar iç içe geçmiştir bu şekilde kendi kendini çerçevelemiş engellemiş oluyor türk solu soruna bu şekilde bakmaktan tamamıyla Kemalist aydınlanmanın ulus devletin etkisi altında olduğunu görüyoruz biraz önce söylemeye çalıştığımız gibi Marksizm Lenini slogan düzeyine indirgemiş oluyoruz bu şekilde

X2ERKEK : Şimdi sen mesela felsefe yapmadan politikayı öğretemezsin yanlışmı söylüyorum

TUNÇER ÖZDOĞAN:felsefe yapmadan politika öğretemezsin şöyle diyelim Cumartesi günü zaten biz bir düşünce politik anlayışın bir bilim dünyası içine düşüyoruz doğru yani sen kürdistandamitsel masalsı bir dünyanın içine düştün bilimsel yoktur mitsel masalsal bir dünya vardır seçmedin değimli

X2ERKEK : o yüzden sevmiyorum zaten

Y1 BAYAN: Ama İstesekteİstemesekte Bu Zaten Var

X2 ERKEK: ama benim burda anlatmak istediğim şey şu burda farklı örnekler verdim ama bu bunu besliyor buda bunu besliyor

TUNÇER ÖZDOĞAN:bu derken neyi kastediyoruz

X2ERKEK :mesala bu örneğin sen dersinki felsefe yapıyorsunya bu kalem nerede yapılıyor örnek diyorum ağaçtan yapılıyor mürekkep şundan yapılıyor

Y1 BAYAN: bence burda bu devreye giriyor hocam

TUNÇER ÖZDOĞAN:evet devam et dinliyorum

X2 ERKEK :ordaki şeyi ordaki ilişkileri kurmaya çalışıyorum burada politika yaparsın biz daha güzelini yaparız bunu daha güzelini faydalı olacak şu böyle olacak yaparsın bu bundan beslendi buda bundan beslendi bu sefer ben bundan daha güzelini yaparım dediğin zaman araya bu giriyor bu diyor araştırıyor ……..tamam mı bu sefer buradaki bağlantı nasıl kuruluyor bu bundan besleniyor buda bundan besleniyor şimdi hocam dedin ki üçü birbirinden ilişkileniyor karşılıklı şimdi biz buradaki ikisinden ilişkilenmeyi kurabildik bunu bununla kurduk bununla da kurduk ama bu ikisi nerden faydalanıyor

X9 ERKEK: faydalanmak diyormusun politikada bu dediğimiz şey nedir politikada

X2ERKEK : bilim her şeyi yaratıyor öğretiyor ben şimdi ifade edeyim şimdi dinleyin benim burda amacım öğrenmek

Y1 BAYAN: tamam bir dakika

X2ERKEK : benimburda amacım öğrenmek benim amacımı öğretmek değil

TUNÇER ÖZDOĞAN:şimdi bu derken felsefenin politikanın veya bilimin bilimden bu diye bahsetmek bir sıkıntıdır

X2ERKEK : bak hocam ben bir şey söylim bilim politika felsefeden faydalanıyor ilişkileniyor tamam mı felsefe ise bilimden

X4 ERKEK (HOCA): şöyle diyelim bunu kaldıralım bunu silelim buraya din diyelim

X2 ERKEK:onuda sevmiyorum

TUNÇER ÖZDOĞAN:onuda kaldıralım silelim

X10ERKEK: hiçbir şey kalmasın

TUNÇER ÖZDOĞAN:mitoloji diyelim

X2ERKEK :onuda kaldır

TUNÇER ÖZDOĞAN:istersen masalsı ……..

X2ERKEK : o kalsın

TUNÇER ÖZDOĞAN:o kalsın mı

Y1 BAYAN: evet

TUNÇER ÖZDOĞAN:sen metropollerde ciddi ciddi zorlanıyorsun zorlanacaksın haklısında aslında bende böyle bir masalsı bir dünyanın içerisinde yaşamak isterdim yani ne gerek var böyle politika bilime

X11 ERKEK: niye geldik o zaman buraya biz

TUNÇER ÖZDOĞAN:ulus devlet bu anlamda iyi bir şey değil pozitif bilim algısı iyi bir şey değil bende bunu tercih ederim bu denkleş nereye gönderme yapar şeye bir köye gönderme yapıyor seni

X2ERKEK : zamanımız yok hocam ben şöyle sorim arkadaşlar belki yanlış anlaşıldı belki katkı sunarlar şimdi arkadaşlar ben diyorum ki benim bilim politika felsefe ikisi bilimden karşılıklı besleniyorlar

TUNÇER ÖZDOĞAN:evet

X2 ERKEK: sizin anlayacağınız dilden ben size anlatayım kendi duygularımı bir kenara bırakayım şimdi felsefe politikadan besleniyor politikada felsefeden besleniyor bu ikisi bilim bunlardan nasıl besleniyor o zaman şöyle bir soru sorayım

TUNÇER ÖZDOĞAN:o zaman şundan bahsetsene evlat bu denkleşlemlerin yarattığı ………. Yani müsaade edermisin bu beni ilgilendiriyor birazda ben sorayım canım ben bu dünyayı bilmem ben üç tane beş tane pamuk prenses masallarını okumuştum istanbuldaistanbulda doğup büyüdüm Kürdistanı çok fazla bilmem oradada bir süre kaldım ama şu dünyayı ben tatmamışımdır şu dünyanın gönderme yaptığı şu köy yaşantısından bana bahsetsene

X12ERKEK : herkes ayrı düşünüyor

TUNÇER ÖZDOĞAN:yani o köyde oraya gönderme yap ….Burda ne var burda büyü var burda din var burdamitsel ögeler var değimli mitsel ögeler var ama şu denkleşme ile masalsı dünya bunun üzerine oluşur. Bunlar nereye gönderme yapıyor nasıl bir köy yaşantısına gönderme yapıyor bunlardan bahsetsene bana

X2ERKEK : şimdidenkleşten denkleşe fark var

TUNÇER ÖZDOĞAN:güzel felsefe yaptı bana sen felsefe yaptın şimdi

X2ERKEK : şimdi mesela sen

TUNÇER ÖZDOĞAN:ben sorucam sen cevap verecen bu farklılıktan kastın ne hangi denkleşleri kabul ediyorsun hangi denkleşlere gönderme yaptığın köy yaşantısını kabul ediyorsun hangi denkleşlere gönderme yaptığın köy yaşantısını reddediyorsun

X2ERKEK : şimdi mesela örneğin

TUNÇER ÖZDOĞAN: birbirini kırıp geçiren birbirinin kuyusunu kazan köyü reddediyorsun demi

X2ERKEK :hıhı

TUNÇER ÖZDOĞAN:başka türlü bir köyden bahsediyorsun sen köyden denkleşten aradaki ilişkiyi kursana bana nasıl bir denkleş nasıl bir köy yaşantısı nasıl bir Kürdistan

X2 ERKEK : şimdi mesela sen ……..zaro dediğin zaman ………. Dediğin zaman senin tarihini geçmişini tarihini ortaya koyuyor ama cavşa dediğin zaman Tarkan dediğin zaman senin tarihini yozlaştırıyor

TUNÇER ÖZDOĞAN:şimdi bende bu descartes……..biliyorum bu söylediklerini bilmiyorum bunları senden öğreniceğim yani bizim coğrafyamız metropol senden öğrenicek ama biz nasıl senin bu dilini merak ediyor öğrenmem gerekiyorsa senle ilişkilerimi geliştirebilmem için metropolde birlikte mücadele içinde yer alabilmem için sende bu .descartes öğrenmen gerekiyornewtonu öğrenmen gerekiyor başka yapacak bir şey yok yani ulus devleti başka nasıl çözümleyeceğiz

Dinlenelim istersen biraz çay içelim

X2ERKEK : anlatmak istediğim benim biraz algılama gücüm zayıf benim şu anda anlatmak istediğim algılamak istediğim öğrenmek istediğim çok farklı bir şey

Y1 BAYAN:Anlatamıyorsun Rıfat abi

X2 ERKEK: şimdi bakın felsefe politika bilimden besleniyor şimdi siz anlatıyorsunuz ben anlamak istemiyorum şimdi bu felsefe politika bilim felsefe ve politikadan besleniyor

TUNÇER ÖZDOĞAN:tamam newton üzerine çalışalım hog üzerine çalışalım bunlar arasındaki ilişkiyi kuralım

X2ERKEK : Benim anlatmak istediğim bu

X13ERKEK :şimdi arkadaşa şey diyebirmiyiz Sayın Öcalan şimdi bilime yeni dizayn veriyor değil mi sayın Öcalan çok büyük şeyler söylüyor nerden besleniyor felsefenin derinliğinden besleniyor çünkü sayın öcalanın bütün söylemlerinde felsefe var felsefe mi var

X2ERKEK : cevabımı aldım

TUNÇER ÖZDOĞAN: Ben Öcalan değilim

2.DERS
X14ERKEK ŞAHIS: Özgürlük sosyolojisi

X15 ERKEK ŞAHIS: tamam ders başlıyor, ben farklı bir şeye yoğunlaşıyorum.

TUNÇER ÖZDOĞAN: arkadaşlar konuyu bozmayalım,bu kütüphaneye biz ilçelerden isteyeceğiz ihtiyacı olan kitapları,ilk kitap listesini Ataşehir’e verdim ben Kemalarkadaşa vermiştim, eee diğer ilçeler, ilçelerden 20 şer kitap gelse 600-700 kitap yapar. Bu şekilde kütüphane haline getirmeyi düşünüyoruz. Yani şöyle bir liste çıkarmayı düşünüyoruz.

Y2 BAYAN ŞAHIS: Hocam 10 tane ben üstlenebilirmiyim. katkı amaçlı,

TUNÇER ÖZDOĞAN: tabi burdan size bir liste verilim Kemal…..arkadaşa da vermiştik. Diğer ilçelere de vermeyi düşünüyoruz. Ben başka yöntem bulamadım. Doğru bir yöntem olduğunu düşünüyoruz, kitapsız kütüphane olmaz, kütüphanesiz akademi olmaz, ben dün bir liste hazırlamıştım, arkadaşlara danıştım onlar da ekleyecekler, 100-150 tane kitap ismi yazdık ve şu kitapları çıkarmıştık. Bilim üzerine sosyoloji üzerine, felsefe üzerine, sosyoloji üzerine, yazılı kitaplar bunlar, kuramı slogan düzeyinde olmaktan çıkarmak gerekiyor. biraz önce şeyden bahsetmiştik kürt sorununu başına gelenleri Marksizmi kuramın slogan düzeyinde biliyor olmak kürt sorunu bu noktaya getirdi, kürt halkının sorunlarının anlamakta bile sığ ve kısır kaldılar yaptıkları bugün şey ekonomik taleplerde bulunuyorlar siyasi taleplerde bulunmak akıllarına gelmiyor, ulaşım giderleri benzeri taleplerle bu ülkedeki siyasi sorunu çözeceklerini düşünüyorlar, biz böyle bir şey düzenledik

Biz burada kalmıştık. ideolojik kavramlardan konuşalım, ideolojik kavramı felsefenin önemli kavramlarından bir tanesi. sürekli başımıza iş açan bir kavram,

Y3 BAYAN ŞAHIS: kapatırsan kapatarak dinleyelim

TUNÇER ÖZDOĞAN: Burda bir yerde kalmıştık, ideolojik kavramı felsefenin önemli kavramlarından bir tanesidir, ideolojik kavramının bilimle olan ilişkisi kavram ilişkisi nedir, bizim ideoloji ayrılık yapılabilir mi ve yapılırsa nasıl korur gibi bir takım sorularına cevap vermeye çalışacağım biraz bilimin göstergelerinden yararlanmaya çalışacağım çünkü ideoloji kavramı hemen 1 kaç saat süre içerisinde anlatılacak bir kavram değildir. uzun bir zaman aralığı gerekir bu anlamda biraz basitleştirmeye çalışacağım basitleştirmeye çalışırken de gösterge bilimin dil bilimin kavramlarından kavramlarını kullanmağa çalışacağım.

Gerilla ……..Bir söz veya söz olmaklığı anlamında Gerilla deyince akla ne geliyor ?gerilla deyince üzerine askeri olaylar kıyafet giymiş, elinde silahı olan bir insan dağa çıkmış bir insan gelir. Pekigerillanın anlamı nedir.

TUNÇER ÖZDOĞAN : Özgürlük savaşçısı,desek

X16 ERKEK ŞAHIS:İdeoloji ,

Y4 BAYAN ŞAHIS: Gönüllü Savaşçı,

X17ERKEK ŞAHIS: Fikir Savaşçısı

TUNÇER ÖZDOĞAN : Yani Söz olmak anlamında elbise değişiktir, Elinde bir silah vardır. Mermileri vardır dağa çıkmıştır. Özgürlük şavaşcısı dediniz

Bunun dışında,

X18 ERKEK ŞAHIS: Gönüllü Savaşçı,

Y5BAYAN ŞAHIS:Bir halkın kurtuluşu için,

TUNÇER ÖZDOĞAN: Terörist demiyorsunuz neden,

Diyenler vardır,

Y6 BAYAN ŞAHIS :İdeolojik olduğu için

TUNÇER ÖZDOĞAN: Başka bir anlamı da

Y7 BAYAN ŞAHIS :Davasına Aşık diyebilir miyiz ?

İBRAHİM SİYAHKAYA :Terörist olgusu biraz daha farklıdır. Terörist kişinin amaçsızca çevresindeki insanlara varlıklara farklı birtakım bir şeyler yapması,

X19 ERKEK ŞAHIS: Özgürlükçü, savaşcısı,

Terörist Devrimcidir. devrimciyi buraya koyabiliriz,

TUNÇER ÖZDOĞAN: Şimdi devam edelim, isterseniz

X20 ERKEK ŞAHIS: Kontrgerillada olabilir, asiler isyankarlar diyebiliriz.

TUNÇER ÖZDOĞAN: Olumlu olumsuz anlamda da eşkıya kavramını kullanabiliriz. neden

X21 ERKEK ŞAHIS: Ben bir şey söyleyim terörist, kontrgerilla, bunlar doğru kavramlar onunda bir hedefi var, devrimci özgürlükçü savaşçıları bunlarda da bir ideolojileri var, doğrudur onlarında bir hedefi var. bu şeyi var ama onun çizdiği çerçeve içeriğiyle ile bütünleştirmek biraz şey olur.

X22 ERKEK ŞAHIS: O çizildikten sonra sıkıntı yok,

TUNÇER ÖZDOĞAN: ulusal topluluk kürt gibi kavramlar bilimsel kavramlardır. bilimsel yorumlar olarak kabul edilebilir, şu da ideoloji ile bilim arasındaki kavramları bulmaya çalışıyoruz,

X23 erkek şahıs:Sosyalist bir harekette de diyebilirmiyiz ,

TUNÇER ÖZDOĞAN: Şurada farklı askeri elbise giymiş eline silah almış, herhalde söz olmak anlamında gerilla kavramını duyan birinin aklına bir şey gelecektir anlam yönünden birinin aklına ya terörist gelecektir ya da devrimci özgürlük savaşçısı gelecektir. burada farklı bir şey var terörist olmak anlamlandıran özgürlük savaşçısı olmak anlamlandıran arasında dünya görüşünde bir farklılık ortaya çıkacaktır. buda ideolojik farlılıktır. ideolojik farklılığı ben basitleştirerek anlatmaya çalışacağım,

TUNÇER ÖZDOĞAN: Size başka bir örnekle anlatmaya çalışalım, söz olmak itibarıyla sarı, kırmızı, yeşil, bunlar bildiğimiz renklerdir bunlar bir araya gelince ne oluyor,anlam olmak itibarıyla,…..

Y8 bayan şahıs: ulusal renkler

TUNÇER ÖZDOĞAN: Bir bayrak akla geliyor, nasıl bir bayrak,

X24 erkek şahıs:Kürdistan

X25 erkek şahıs: Kürdi bir halkı temsil ediyor,

TUNÇER ÖZDOĞAN: Bir halkı temsil ediyor, bir özgürlükler ülkesini temsil ediyor, bir başkaları tarafından da özgürlüğü temsil eden bayrak akla geliyor, başkaları tarafından da özgürlükleri temsil ediyor,

X26 erkek şahıs: bölücü

X27 erkek şahıs: anlam farkı var,

X28 erkek şahıs: birisi için bez parçası birisi için bayraktır

TUNÇER ÖZDOĞAN: yani bur da

X29 erkek şahıs: Ulusal Sembol

TUNÇER ÖZDOĞAN: ulus gecesi politik açısından veya eğilimlerinden arınmış biri için yani dikkate alınmıyor, Burada bir Kürt özgürlüğü içerisinde yer alan ve sempati duyanlar açısından anlamlı bayrak haline gelmiş oluyor, eğer buradaki fark ideolojik bir farktır. Bayrağı esas alalım, bayrağı çözümlemeye çalışalım, bayrak bir bez parçasıdır, bunun dışında hiçbir bir anlamı yoktur. veya bez parçasının rengi vardır, sarı rengi vardır. beyaz rengi vardır, bir ay vardır, yıldızı vardır üzerinde bir kırmızı bir renk vardır. beyaz renk ay rengi bu ay renginin tek başına kırmızı rengin veya beyaz rengin veya bez parçasının odaklığının hiçbir önemi yok, söz odaklığı anlamıyla, ama biz ona anlam yükleriz, bir anlam yükleriz, nasıl bir anlam yükleriz, ulus devletinin bayrağı deriz,

X30 erkek şahıs: biz buna ideolojik demiyoruz dimi her ulusun bir bayrağı diyoruz

TUNÇER ÖZDOĞAN: Her ulus devletinin kendisini simgeleyen bir bayrağı vardır. İdeolojik bez olma odaklığı itibariyle hiçbir önemi yoktur veya renk odaklığı itibariyle hiçbir önemi yoktur, ona anlam yükleriz.

Y9 BAYAN ŞAHIS: Biz bayrak olunca mı anlam yükleriz.

TUNÇER ÖZDOĞAN: Tabii yani burada söz odaklığı anlamıyla bir bayrağın bez parçası olma odaklığı itibariyle, renk odaklığı olma itibariyle hiçbir anlamı yoktur. kırmızı rengin bir anlamı varmıdır, sizce veya beyaz rengin hiçbir anlamı yoktur. veya ayın yıldızın tek başına bir anlamı yoktur. bunların hepsi bir araya geldiğinde, bayrak kavramı şeye gönderme yaptığında Türk bayrağına gönderme yaptığında anlamlandırma baktığımızda ulus devletin simgesi, T.C nin bir simgesi ortaya çıkmış oluyor. bunu biraz daha derinleştirdiğimizde Kürt devletinin açısından ay yıldızlı bayrak herhalde ulus devletinin etkisi altında, ideolojik etkisi altında kalmış olanlar açısından farklı bir şeye gönderme yapar, neye gönderme yapar, veya sömürgeci bir devlete gönderme, veya parti anlamında tutan bir devletin simgesine gönderme yapar, ama bir şey ulus devletin etkisi altında kalan bir şey Türk için ulusal bir bayrak anlamına gelir. Bunlar ideolojik bir çözümlemelerdir. Bu ideolojinin içine giriyor. Marksizme göre burada ideoloji bir bilim ayrımı söz konusu şey şey.. ay yıldızlı bir bayrak çözümlemesi Kürt özgürlüğü hareketi içerisinde yer alan biri için şey… ideolojik bir yaklaşım veya şey bir Türk için ulus devletin etkisi altında kalan bir Türk için şey bayrağın bir bilimsel yaklaşımla şey özgürlüğü ifade eden bağımsızlığı ifade eden, veya CHP’nin altı tane okunun özgürlüğü,cumhuriyetçiliği ifade eden bir kaynak haline gelmiş olabilir.Ancak ideolojik kavramı burada karikatürize ederek aktarmaya anlatmaya çalıştım.Tabiî ki her basitleştirilen karikatürize edilen şey kendi içerisinde eksiklikler taşır,

X31 ERKEK ŞAHIS :Bunların hepsi bilimsel ideolojik temeline baktığımız zaman kendi ideolojisini oluşturan bir yapıda ancak meşrutiyet açısından farklı bir şeyle baktığın zaman ne kadar doğruluk ….. tek renk, tek millet diyelim, bu iki şeyi birleştirdiğimizde bayraktaki renklerin farlılıkların simgesi olarak buda neyi gösteriyor, tek rengin farklı bir milleti ama öyle olmadığını yani hem Türk milliyetçiliğini hem de ideolojik bir fakirlik üzerine kurulduğunu meşrutiyetinin olmadığını gösteriyor, bu farklı renklerin ve etnik kökenli bir arada olması aynı zaman da … bunlar olmadığı sürece …..ben böyle anladım.

TUNÇER ÖZDOĞAN: İdeolojik kavramı üzerine kısa yaptığımız konuşma ile ideolojinin felsefenin önemli kavramlarından bir tanesi olduğunu ideolojinin çalışılması gerektiğinden bahsetmiş oluyoruz bahsetmeye çalışıyorum, bunun üzerine ideolojik kavram üzerine onlarca yüzlerce yazılan kitap var, bu kavram üzerinde ayrıca çalışılması gerekmektedir, aynen New kavramı üzerine Newton gibi Kopern gibi veya 20.yüzyıl filmini yapan bilim hakkında nasıl oturup çalışma ihtiyacı isteniyorsa ideolojik kavramada ayrıca vakit ayırıp çalışmak gerekiyor,…devam etmeye çalışalım…. aslında bu büyük mitoloji felsefe yazılarının incelenmesi topluluk……

X32 ERKEK ŞAHIS : Slayata göre Felsefeler ortaya çıkmadan önce büyük mitoloji düşünce biçimleri vardı felsefe bu düşünce biçimleri içerisinden çıkmıştır modern bilimin gelişmesi modern felsefenin gelişmesine bağlıdır, her ne kadar farklı felsefe yapıları ortaya çıkmış olmasına rağmen günlük yaşantımızda biz bir şekilde bilerek ya da bilmeden büyüdük büyüsel bir düşüncenin veya mitolojik bir düşüncenin dünyanın etkisindeyizdir.

TUNÇER ÖZDOĞAN: Az önce söylemeye çalıştığım gibi kahve falıyla …. Büyüyen bir gücün büyünün etkisinde olduğumuzun büyüsel bir dünyanın etkisinde olduğumuzun biçimidir. Yani besmele çekeriz mesela evden dışarıya çıkarken, bu her ne kadar düşünmek itibariyle işte felsefi …. Düşünüyor olsak bile zihinsel bir dünyanın etkisini üzerimizde gördüğümüzü gösterir. Ama şu var ki büyüden, dinden, mitolojiden veya felsefeden felsefe bir şekilde büyü din ve mitoloji düşünme biçimlerinden sonra ortaya çıkmıştır. Modern bir ….gelişmesi modern felsefenin gelişmesine bağlıdır. Yani burada daha önce söylediğim gibi …. Arasında doğrudan bir ilişki var bir şekilde Descartesın Tanrıdan bağımsız bir şekilde ben düşünüyorum diyebilmesi gerekir. Yani o cesareti göstermesi gerekir ki Descartesın…. Oturup Tanrının Tanrı merkezli düşünceden bağımsız yaptığı araştırmalar üzerine yani kendi düşüncesi üzerine güneş merkezli evren modelini ortaya atabilir. Bunları önceden konuştuğumuz için pek üzerinde durmuyorum. Bu 3 bakış açısı aynı zamanda bilim ünitesini yaşayan toplulukların günlük hayatlarında karşılaştıkları bazı problemlerine trajik çözüm bulmaya yardımcı oluyor. Yine bu 3 bakış açısı sistematik felsefi düşüncenin başlangıcı ……. . insanların bir arada toplulukların bir arada durması için benzer şeyleri düşünmesi gerekiyor yani o içinde yaşadıkları olay günüyle ilişkili ortak anlamlar yüklemeleri gerekiyor. Bu ortak anlamları yükleyebilmeleri için dine, mitolojiye ihtiyaç duyuyorlardır. Ama günlük karşılaştıkları olayla ilişkilenen farklı anlamlar yükledikleri oranda da büyüye, dine, mitolojiye duydukları ihtiyaç yetersiz hale geldi felsefenin ortaya çıkması da bunla bağlantılıdır. Yani modern milletin ortaya çıkması modern bilimin ortaya çıkmasıyla felsefenin ortaya çıkması birbirine paralel olmuş oluyor. Şurada bazı resimler var mitolojik bir dünyanın ortaya attığı şey eserler ateşi çalan şey mitolojik tanrı, Zeusun yine dünyayı omuzları üzerinde taşıyan bir …..



Mitolojiye felsefeyi düşünceyi ortaya çıkışında itici bir güç olarak bakmak, felsefeyi düşünceyi kaynaklık ettiğini söylemek mümkün değildir. Mitolojiyi tekrarlarsak mitolojiye ilişkin şey demiştik doğada birçok olay olmakta idi şöyle bir olay karşısında topluluk veya insanlar ne düşünebilirdi henüz bilimin ortaya çıkmadığı dönemde burada böyle bir dünyada şu anda mevcut olduğu bilgiler bağımsız olarak var olduğumuzu düşünelim, yıldırım düşmektedir, şimşek çakmaktadır, kanunsuzluklar ortaya çıkmıştır, ama bunun nedenlerini bilmiyoruzdur, bunların her biri bizim için belki de bir felaket nedeni olacaktır, büyük bir fırtına ortaya çıkacaktır, yağmur ortaya çıkacaktır veya kar fırtınası, ortaya çıkacaktır, kabileyi sel götürecektir,kabile bu anlamda şeydir telaş ve korku içerisindedir bir şekilde reis veya büyükten bir beklenti içerisindedir yani bu çevresinde anlamlandıramadığı olaylara karşı anlam katmayı beklemektedir büyücüden dolayı bilimsel tabiî ki şey de gelişmemiştir yani bir büyücünün veya ….bilimsel açıklamalarda bulunma imkanı yoktur ama bir şekilde bazı nedenlerden bahsetmek zorundadır şimşek çakışına yıldırım düşmesine veya şey taşkınlara ilişkin, bunu neye bağlayacaktır reis şeye bağlayacaktır bilinmeyen bir takım güçlere yani yıldırım tanrısına bağlayacaktır şimşek tanrısına bağlayacaktır karanlıklar tanrısına bağlayacaktır her bir olayın arkasında tanrının varlığından bahsedecektir kendileri için işte felaket olan bir takım olayları bu tanrılara, tanrıların öfkesine bağlayarak etkisinden kurtulmaya çalışacaktır. Eğer tanrının üzerinden bir açıklama getirmezse reis veya büyücü, topluluğun dağılması söz konusu olur. Yani böyle bir olay karşısında yine güneş doğmaktadır veya batmaktadır bir yandan kanun ortaya çıkmaktadır veya bir yandan aydınlık ortaya çıkmakta, deniz yükselmekte veya alçalmaktadır. Bir şekilde topluluğa bu olayların açıklanması gerekir. Henüz bilimin gelişmediği noktada misliğe başvuracaktır oradaki büyücü yani bilen insan, geleceğin filozofu, bir anlamda geleceğin bilim adamı büyücü bir şekilde misliğe başvuracaktır, her bir olayın arkasında bir tanrının varlığından bahsedecektir, bu şekilde topluluğu bir arada tutmaya çalışacaktır veya birtakım büyüye başvurarak bu olayların kabile üzerindeki etkisini en aza indirmeye çalışacaktır, yani bir toprağa kar yağmıştır veya çiçek zamanı geçtiği halde çiçekler meyve vermeye dönmemiştir veya buğday toprağın altından çıkmamıştır, bunun nedenini bilemeyen kabile üyelerine bir şekilde açıklama getirmek zorunda ve kabilenin o açlığını karşılamak için o şeyin buğdayın toprağın üzerine çıkması için büyücünün bir takım şeylere başvurması gerekecek, bu noktada ne yapmak zorundadır, büyüye başvuracaktır, günümüzde de karşılaştığımız yağmur duası ilkel bir şey olabilir o dönemde anlamlandıramadığı, her şeyi olayı kabile büyücü bir şekilde anlamlandırmaya çalışmasıdır, mitoloji felsefi düşünceyi ortaya çıkmasında bir güç olarak bakmak felsefi düşünceye kaynaklık ettiğini söylemek mümkündür, yani bir anlamda hala bilimsel düşünce ile felsefi düşünce, dinsel düşünce ile büyüsel düşünce orta doğuda uzak doğuda iç içe geçmiş bir şekildedir, gerçi şey Avrupa’daki bilim insanları veya filozoflar doğuya gittikçe bir ilkellikten bahsederler ama bundan bir ileri geri doğru yanlış şeklinde anlamlar yüklememiz doğru değildir, yani şeyin Ortadoğu insanlarının birlikte yaşantısında mitolojinin, dinin veya büyünün etkisinin fazla olmasına olumsuz anlamlar yüklemesine yanlış anlamları yüklemesine zorunlu değiliz, bir anlamda orta doğuda yaşayan Avrupa’nın dışında yaşayan topluluklarda mitolojik,dinsel veya büyüsel düşünce oradaki siyasi toplumsal yaşamın sürdürülmesinde büyük kolaylık sağlamaktadır. Doğa filozofları Yunanistan’da felsefenin doğuşunu doğa filozofları olarak biçimlendirilen düşünürlere bağlamak yerel sorun görüş ve …. Doğa filozofları ilk filozoflardır. Düşünceye göre her bir doğa olayını farklı bir tanrıya bağlanırken doğa filozofları olayları tek bir şeye bağlar yani bütün olayların veya ilişkilerin sorunların kaynağını şeye bağlarlar suya bağlar toprağa bağlar ateşe bağlar tüm olayların nedeninin bir ateş tanrısından ya da su tanrısından kaynaklandığını söylerler. Yani doğa filozoflarıyla ilk filozoflarla mitolojinin arasında ki farkta şeydir her olay mitolojik düşüncede her olay tanrıya bağlanırken doğa filozofları bütün olayları tek bir şeye bağlarlar ateşe bağlarlar suya bağlarlar veya işte toprağa bağlarlar veya güneşe bağlarlar. Bu giderek tek tanrılı dinlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır. Yani Hıristiyanlığın, Yahudiliğin, Müslümanlığın ortaya çıkmasına yani bütün olayların nedeni ateştir topraktır demek yerine doğa filozofları gibi mitsel düşüncede bütün olayların bütün ilişkilerin nedeni tanrıdır Hıristiyan tanrıdır veya Müslüman tanrıdır gibi bir düşünce ortaya çıkacak. mitsel dünya işte giderek doğa filozoflarının oluşturduğu dünyaya giderek doğa filozoflarının oluşturduğu dünyada mitsel bir düşünceye dönüşecek bir şekilde yani her olayın arkasında bir tanrı aramak giderek bütün olayları toprağa ya da ateşe bağlamaya dönüşecek buradan da giderek bir Hıristiyan veya Müslüman tanrının marifetlerine bağlanır hale gelecek. Bugün baktığımızda bu doğa filozofları veya mitsel düşüncenin az önce söylemeye çalıştığımız gibi felsefenin iç içe geçtiği ama şeyde Avrupa da bilimin gelişmesiyle oradaki ulus devletin modern devletin ortaya çıkmasıyla felsefi düşüncenin ağır bastığını görüyoruz. İyi bir tanım yaparsak felsefe büyü mitoloji din gibi sorgulama…. olan düşünme ve düşündürme felsefe büyü mitoloji din gibi …. Olan düşünme ve düşündürme biçimidir. ………. Anlamlandıramadıkları doğa olaylarını büyüden mitolojiden dinden öte felsefe sorgulamaya başlıyor. Bizde sorgu yoktur veya yoktur ama felsefede çeşitli sorgu biçimleri sol akıma bağlı olarak farklı sorgulama biçimleri ortaya çıkıyor. Bu nedenle zaten kral ve kilisenin hoşuna gitmiyor veya filozoflar veya bilim insanları soru sormuş oldukları için kral ve kilise tarafından kabul görmüyor. Dönüp baktığınızda ulus devlet içinde tüm bu felsefi akımlar kabul edilmez idi bu noktada örneğin T.C ulus devleti için Kemalist aydınlanmanın veya pozitivist bilim algısının veya pozitivist felsefenin dışındaki felsefi akımlar veya pozitif sorgulama biçimleri kabul edilmez kabul ediliyordu bu ülkede. Yani felsefi ……bile pozitivist bilim algısıyla veya işte pozitivist felsefeyle Kemalist aydınlanmanın etkisiyle olduğunu görüyoruz. Çokta bunu dışındaki yani markisizim pek okutulmaz bizim okullarda. Şeyi Kemalist aydınlanmanın arka planını oluşturacak felsefi akımlar daha fazla okutuluyor. Buraya kadar konuşabiliriz. Soru sorabiliriz cevap verebiliriz. Zaten bunlar üzerinde çalıştığımız şeylerdi cumartesi günü ve bugün. Felsefenin bilimler ile ilişkisi konusunda onları köleleştirmek değil ama onların kime …. gönül ilişkisi nasıl kurtulabiliriz gibi soru önemli bir sorudur, Kemalist aydınlanmaya ve aydınlanmanın bu coğrafyada ortaya çıkan biçimine baktığımızda aydınlanmanın bu ülkede algılandığı şeklinde bilimin önünü kestiğini görüyoruz, ama aslında şey modern Avrupa’da aynı şey olmaktadır, büyük oranda orada kabul gören felsefi akımlar bilimsel birleşimin önünü tıkamaktadır, çünkü bilimsel bir düşüncenin önü açıldığında farklı bilim anlayışları ortaya çıktığında politik yaşamında politikanın kurallarını da etkileyeceğini oradaki şeyler modern devlet düşünürleri bilirler bu nedenle bilimi köleleştirecek şekilde, bilimi engelleyecek şekilde duran felsefi akımların yaygınlaşmasının işlerine gelecektir, nasıl bu ülkede Kemalist aydınlanma olmak anlamında felsefi bilimin önünü tıkıyorsa, politikanın önünü tıkıyorsa Avrupa’da da aynı şekilde var olan modern bilim büyük oranda felsefenin büyük oranda politika ulus devleti yapılan bir huzur için olmasa da şey için oranın gazetelerinde de farklı felsefi köprülerin kurulması pek hoş karşılanmaz, büyü, din mitoloji gibi düşünme biçimlerin etkin olduğu toplumuzda bilimsel düşünce gelişemez, bu gelişme ancak felsefi düşüncenin ortaya çıkışı ile ilgilidir, bu önemli bir önerme, gerçekten büyü, din mitolojik gibi düşünce biçimlerinin olduğu topluluklarda bilimsel düşünce gelişemez,yani şeyde diyebiliriz,gelişmede olabilir ama örneğin şey Afrika 100-150 senesine kadar Avrupada ki felsefi yapılanmanın dışında kalıyordu kendi o zihinsel mitolojik dünyaları dışında ki düşünce içerisinde yaşıyorlardı çokta işte bundan sıkıntı görmüyorlardı ama Avrupadaki işte oraya uygarlık götüreceklerdi medeniyet götürecek şeklindeki zaten oradaki medeniyet yaşantısının yok olduğunu dağıldığını görüyoruz bu anlamda orada da dinsel düşünce Avrupa merkezi bir yapılanmanın felsefi yapılanmaların orayı istila ettiğini söyleyebiliriz şimdi gündelik yaşamda kullandığımız bir sözcükten politika yapılmaz politika yapılsa da bunda pek başarılı olunacağını sanmıyorum o gündelik yaşamda kullandığımız kavramların anlamları o kavramların birbirleriyle girdiği ilişkiyi bulmamız gerekiyor buruda felsefeye başvurmamız gerekiyor bütün bu coğrafyanın sorunları felsefi bilgilerin derinleşmesini oranda çözümlenir anlama gelir gündelik yaşantımızda kullandığımız sözcüklerden değil bu coğrafyanın politik sorunların üzerine düşünmek bu anlamda üretici olmak mümkün değildir yani eğitimin sorunları sağlığın sorunları bizim günlük yaşantımızda kullandığımız iki yüz sözcükten çözümlenmesi söz konusu değildir bir şekilde biz hukuk sistemini anlamlandıracak eğitim sistemini anlamlandıracak şekilde bilgilerimizi …..(Anlaşılmadı) dahi bilgilerimizi geliştirmemiz gerekiyor bu siyasetin dayattığı hukuki bir sistem var pozitif bir hukuktan bahsediliyor pozitif bir hukuk bahsediyor acaba sormak istiyorum acaba bu hukuk sisteminin dışında başka bir sistemlerde var mı veya o kadar da …..(Anlaşılmadı) farklı bir ekol anlayış belli bir ekol doğrultusunda yapılandırılmıştır acaba bu ekolün bu anlayışın dışında bir eğitim sistemleri de var mıdır mevcut etik sistemi hukuk sistemler var olan ulus devleti yapılandırıyorsa bunun dışında demokratik özerk veya demokratik kon federal sistemi yapılandıracak eğitim sistemlerine farklı hukuki sistemlerden bahsedilebilir mi ama bu hukuka dair eğitime dair ekolojiye dair farklı sistemler üzerinde çalışmak için bu günlük dilin sınırından kurtulmak gerekir bu anlamda söylüyorum şeyi günlük dilin sınırı ile hukukun eğitimin mimarinin ekolojinin sorunları çözümlenemez mesela eğitim sisteminde davranışçı ekol egemendir çocukları hizaya sokarlar onların davranışlarına müdahale ederler davranışlarını değiştirdikleri oranda onları eğittiklerini düşünürler gerçekten de eğitirler ama bu ne olur var olan sisteme dair bir eğitimdir sistemi onaylayan düzeye uygun kafalar yetiştirirler davranışlarına müdahale ederek acaba bu davranışçı ekolün dışında bir eğitim sistemi var mıdır şeklinde soru sorulabilir vardır mutlak bu davranışçı ekolün dışındaki eğitim sistemlerinin üzerinde de çalışmak gerekir avrupada var olan ulus devleti yapılandıran eğitim sistemleri vardır bu eğitim sistemlerinin dışında çokta üzerinde çalışılan şablonlar da vardır ee bu bizim ilkokul müfredat eğitimlere bizim müsteşar bildiğim kadar gider Amerika’ya oradan alır gelir buraya eğitim sistemlerinde çalışan arkadaşlarımız bile üzerinde çalışıldığını düşünmüyorum eğitim müfredatlarında yapan eğitim sistemlerinin dışında acaba başka bir sistem var mıdır bu sistemler neler şeklinde ki bir çalışma içerisine girdiğimizi de düşünmüyorum ben şimdi bu coğrafya üzerinde yaşayan kendisine aydın diyen profesör diyen insanlar dahi bir anayasa yani var olan bir anayasadan bile bahsedecek bir durumda değiller çünkü doğal olan hukuk sistemi bu anayasaya gönderme yapacak biçimde oluşturulmuştur ancak farklı hukuk sistemleri üzerinde çalışma yapmak gerekir ki anayasaya alternatif bir anayasalar hazırlanabilsin mevcut işte …..(Anlaşılmadı) sistemler dışında farklı ekonomik sistemler var mıdır bu sistemler nedir şeklinde bir araştırmaya girmek gerekir ki …..(Anlaşılmadı) piyasada ki ekonomik sistemler dışında farklı ekonomik sistemler var mıdır bu sistemler nedir şeklinde araştırmaya girmesi gerekir ki …..(Anlaşılmadı) bu modern iktisat sistemini yapılandırıcı bu sistem dışında başka bir sistem ve örneğin bu sistemler bir demokratik kon federal bir sistemde iktisadi bir sistemde ekonomik sistem nasıl olması gerekir diye bir soru sorulabilir yani bu konuda araştırma yapacak tanıtım yapacak olan biziz yani o sistemi buradaki yöneticiler yapacak şeklinde teslim alınmış durumda işin her yönüyle sosyolojik felsefi yapısıyla itibariyle bu devleti yapılandıracak şekilde yönetiyorlar ama kon federal bir yapıyı tanımlayacak tanımlatacak bir bilgi üretimi bekleyemeyiz demek ki yani bir ekonomik bir politikamızın olabilmesi için kendi kurumlarımızda yani imkanlarımızın dışında …..(Anlaşılmadı) olması gerekiyor

X31 erkek şahıs: yani bu ekonomik kon federalizm bir anayasal hak değil mi yani bu ülkede yani bu anayasa demokrasinin …..(Anlaşılmadı)




Dostları ilə paylaş:
1   ...   181   182   183   184   185   186   187   188   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə