T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14.1 Mb.
səhifə194/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14.1 Mb.
1   ...   190   191   192   193   194   195   196   197   ...   278

X9 ERKEK: (36.00 – 37.44 arası) Ve bu gelişmesi kişinin kendisi topluma yönelik bir (anlaşılmadı) somut düşünceye karşı artması ve o (36.12 – 36.19 anlaşılmadı) eski toplumun ideolojik merkezini tanrı oluştururdu. Bunun da başlıca sebebi ideolojik hakimiyetinin devlet (anlaşılmadı) olmaktadır. (anlaşılmadı) altında egemenlerin yasal problem gücünün zorunlu açan bir (anlaşılmadı) yasal gücün aslında egemenlerin yasak konulabilen zorunlu (anlaşılmadı) aklı kullandırıyoruz yani. Aklın istediği, aklın (anlaşılmadı) egemenlerin yasak koyma gücünün gerekçeleridir. Bu adam bir (anlaşılmadı) gerçekleştiremiyorsa ne yapalım, yani giriş çıkışlardan tutalım işte beni takmıyorsa beni (anlaşılmadı) bir soralım buraya geldi değil mi? Bu benim değil. Ama bu farklı bir örgütün talimatıdır. Bunu takip etmek örgütü takiplemektir. Daha etkileyici farklı birey olur. Şimdi genelde de öyle bir yerde yönetim kendi varlığını sürdürebilmesi için toplumsal sorunlara çözüm olamıyorsa kendini dinletemiyorsa ne diyor ama benim değil halkımın isteği….

X20 ERKEK:: (37.44 – 37.46 arası) (anlaşılmadı) gücü oluşturuluyor.

X9 ERKEK::: (37.46 – 42.12arası) Evet halkı kullanılarak halkının tanrı demiş ki iyi bir kul ol. İyi bir kul olmanın ismi nedir devlette varlığını sür. Devlette bağlığının ölçüsü nedir devlete vergi vermek. Devlete verilen vergi (anlaşılmadı) değil ki devletin idaresi altındaki şahısların icraatları yöneten şahısların (38.08 – 38.27 arası anlaşılmadı) tanıtılmasında en etkili yöntemlerin başında gelmektedir. (anlaşılmadı) yakala dediği tanrının yap dediği yapmadığı (anlaşılmadı) kutsal olan cezalandıran bir ülke olarak ilahı yasalarla yönetilen ön yargılar ıslah edilmesinde (anlaşılmadı) çalıştırılmasında en etkili (anlaşılmadı) başında gelir. (anlaşılmadı) olmamaktadır. Din ile iktidar arasında her bir (anlaşılmadı) iradeye güvenmesi olarak kalmıştır. Mitolojik tutsaklık hep (anlaşılmadı) iradesi robotlaşmış insanı doğurmaktadır. Artık insanlar hayvan türü mü tartışılan bir süreçteyiz. Yani ana hatları ile (anlaşılmadı) takibi altındaki insan modelleri. Hümanizm insanlık tüm bu medeniyetlerden kurtarmaydı.En iyi insanı yaratmak ideolojik (anlaşılmadı) etkin bu ideolojik (anlaşılmadı) işlevleri hep sosyal, akrabal, din (anlaşılmadı) melek gibi insan üstü yaratıkların yaratılmasına ilişkin (anlaşılmadı) el kadar işlerin insanı evcileştirmesidir. Bunlar aslında ideolojik (anlaşılmadı) ayrı olarak insanın sürecinin yaratan(anlaşılmadı) sürmektedir. Hep bir korku oluşturur, bir tehdit unsuru, bir (anlaşılmadı) adam önemsiz, barksız birer yaratık olduğu sistemlerin (anlaşılmadı) Yani (anlaşılmadı) çok söylüyorum bir varlığı korkutmak için nedir (anlaşılmadı) bilmem ne olur. Hep bir korku tehdit unsuru olarak (anlaşılmadı) hümanizm insan tüm bu yapay varlıkları yapmakla en güzel değer olarak insan ve onun temel özelliğini korumaktır. Yani hümanizmin (anlaşılmadı) bu. İnsan tüm bu yapay varlıkları kıyaslayarak (anlaşılmadı) insanı ve onun temel özelliğini korumak. Mitolojik felsefik anlam bu. Bir sefer kapsamlı ve (anlaşılmadı) toplumun etkisinde olan özgür insan bakış açısı egemen olmaya başlayacak. İnsan artık fakir doğmalara ve kadınlara (anlaşılmadı) onlardan kopartılmakta da ve özgüven (anlaşılmadı) yaratan konuya şahit olmakta. Bağımsız ve yeni (anlaşılmadı) bir reelizimin (anlaşılmadı) hakim olmaktadır. Bu süreç içerisinde toplumsallığın değer bir inanç sistemi (anlaşılmadı) insan modeline alternatif olarak kullanılan hümanizmin felsefesinin özü bu. Akıl kuraldır. Peki aynı Avrupalı (anlaşılmadı) sonuçta bir Avrupalı (anlaşılmadı) tarihte yaşan bir (anlaşılmadı) önemli olan sevgi (anlaşılmadı) sevgi kimde başlayacağını çok iyi (anlaşılmadı) kendi dışındaki her türlü (anlaşılmadı)

X20 ERKEK:: (42.12 – 42.12 arası) Ben bir şey söyleyeceğim

X9 ERKEK: (42.12 – 42.12 arası) Buyrun

X 20 ERKEK::: (42.15 – 42.39 arası) (anlaşılmadı)

X9 ERKEK:: (42.40 – 47.36 arası) Duyguların ve hislerin (anlaşılmadı) insan hakkı doğrulara (anlaşılmadı) onlardan kopartılmakta ve kendine hizmet eden bir (anlaşılmadı) zihinsel (anlaşılmadı) bir hal hakim kılınmakta. İnsan artık dünyayı (anlaşılmadı) günden güne (anlaşılmadı) kafası tüm dünya hakimiyeti ile yineden dolmakta (anlaşılmadı) her tarafta hesabı görülmekte ve (anlaşılmadı) beklemektedir. Bu çerçevede bakıldığında tarihin tüm birikimlerinin M.S. 1000 yıllarında Avrupa ya ulaşmış. Milattan sonra bin yani şeylerden sonra oradan ve tüm kazanımlarda elde ne varsa Avrupa ya aktarılmış. Tüm ideolojik, bilimsel, teknik zihinsel gelişimleri kapsamaktadır. En son uygarlık cumhuriyetini teşkil eden İstanbul İslamiyetlin değerleri ile 19 yüzyıla kadar tümü ile imtihan edilmiştir. Yine belli gelişmeleri yaşayan ve (anlaşılmadı) varlık kağıt ve matbaa (anlaşılmadı) sadece biçimde buna (anlaşılmadı) malzemeler aktarılmış. Avrupa ticaret olanakları Avrupa yı dünyanın birçok ürünleri ile tanıştırmış. Uygun isim ile çok önemli topraklarda bu ürün bu bitkiler bu topraklara görülmemiş bir (anlaşılmadı) yol açmış. Artı ürünün değişimi bana ticaret (anlaşılmadı) yöndeki çalışmalar (anlaşılmadı) fazlası ile vermekte. (anlaşılmadı) sahip olunmakta.

Değerli arkadaşlar bugün anlattığımız konuları da özetleyeyim böylesi bir toplumun tarihsel olgularla birlikte şekilleneceğinden artık hümanizm de bir olgu olarak tarihin (anlaşılmadı) olarak gelişmiş. Fakat şu var arkadaşlar ilimi nasıl ki olması gereken ahlaki ve etik boyutu ile değerlendirsek fiziki boyutu vardır. Bir toplum bireysellik (anlaşılmadı) vardır. Hümanizmin de temel şartları bu türde arkadaşlar. Şimdi bahsedilen olgular bir kısım evrensel düzeyde bu konuya intikal edemeyeceği zaten bu olgulara verilen anlam (anlaşılmadı) sorumlu olmayacağına dair bir husus. Fakat şöyle bir şey gelişmiştir hümanizm ile gelişen işte avrupadaki ulus devlet ve milliyetçilik ile beraber buna göre hümanizm olduğu. Yani bu müddet sadece kendi insanları için gerektiğinde tüm insanlığın yapabileceği bir şey (anlaşılmadı) Almanlar ve Fransızlar bu değerlerin temsilcileri kendi insanları için her türden kendi hakları için her türlü hakların (anlaşılmadı) olduğunu görürken savaşın talanın verdiği insanları gerektiğinde insan olarak dahi görmedikleri. Yani bir İsrail askeri Filistin devletine rehin düşmüştür. Gelip savaş başlatır bu askeri almak için binlerce Müslüman ölür. Sözü ne işe kendi askerimiz kendi halkımız onu oradan kurtarayım. Kendi halkı için bu kadar hassas en başta Filistin için adam (anlaşılmadı) ve Avrupa da ülkesinde bir alman vatandaşına, alman devletine gönderirken o ancak doğru olan her türlü hakları için hala baskı sömürü inkarı çok meşru görebiliyor. Örneğin Fransızlar, örneğin Çin. Şey Avrupa ülkesi (anlaşılmadı) dolayısı ile hümanizmin (anlaşılmadı) hale getirilmesinde esaslarından olan uluslar arası şey halende oluşmamış. Ama her ülke kendi vatandaşına kendi milliyetine kendi değerine sahip insanlar için mümkün mertebe bunu yapabilmişlerdir. Bunu bir ara anlatırken bir arkadaş da iki de bir diyor ya kürtler ya kürtler, ya kürtte bu noktada her uygarlık kendi varlığını sürdürürken kendi yaşam tarzını, kendini her şeye layık görürken tarih sürecinde (anlaşılmadı)



X9 ERKEK:.38 – 47.56 (anlaşılmadı) acemide vurgu üzerine (anlaşılmadı) raporu da budur. Tüm bu vuruşlara rağmen uygarlığın genel (anlaşılmadı) her zaman temsilciğini yaparlar

İBRAHİM SİYAHKAYA: 47.57 – 48.05 Kürtlerde o dönemde önderlik vasfı özellikle çok geniş (anlaşılmadı) anlatılıyor yani.

X9 ERKEK: çok geniş o konu, Şimdi bir yemek arası verelim arkadaşlar.
4.DERS
X21 ERKEK ŞAHIS :00.00-05.20 … (anlaşılmadı) şimdi bir de olayın bir diğer boyutu uygarlık yeni kavramlarla tanıştı, toplumsal yaşamda kavramları daha yakından görmek kapitalist toplumun anlaşılmasını daha kolaylaştıracaktır. Son üç yüz dört yüz yıllık tarih sürecinin kavramsal düzeyde ve ideolojide düşüncede teoride kavramlara yüklenen anlamlar her aklın her yaklaşımın bu kavramın içerisine …… (anlaşılmadı) özetle bakarsak uluslaşmanın yaşamasıyla birlikte şekillenen artık on beşinci on altıncı yüzyıldan sonra artık ana hatlarıyla daha şekillenir, yine de artık şey oldu temel kavramlar oldu ve bu kavramlar doğrultusunda kendini ikna etti ve dünyayı da ikna etmeye çalıştı. Ulus devletlerin oluşması, milletleşme sürecine girilmesi ….. (anlaşılmadı) artık kavramlar somutlaştı, topraklar ayrıldı, parçalandı, dolayısıyla arkadaşlar biz bu kavramların her birinden özet aktaracaz, arkadaşlar hepsini yazmaya çalışmasın. Ülke; Bir toplumsal organik bağları olan toplum içerisinde ortaklaşa yaşadıkları ……. (anlaşılmadı) verilen genel ad olmaktadır. Yani bu kavramlar geçmişten geliyor fakat (anlaşılmadı). Şimdi bizim buradaki tanıda arkadaşlar diğer sosyal bilimcilerin düştüğü kavramlar hepsi birebirdir bu kavramlar, …………. Ülke yavaş yavaş toplum edinmeyecek …………………………….. Kaçınılmaz olmuştur. Bilim değişiyor, dolayısıyla ülke öyle bir hal alıyor ki artık… Bir kavrama dönüşüyor ve o kavram… Ayrılmaz bir parçası oluyor artık insanlar toplumsal değerlendirmeler yaparken A ilçesi B ilçesi… Olarak değerlendirmelerde bulunuyorlar. Kapitalist toplumun üretim yapısı ve devlet anlaşmaları… Olduğundan sınıf sorunları daha da büyümektedir. … Ülkedeki kayakların…

Y7 BAYAN ŞAHIS: 05.20-05.40… Şey demek istiyorum yani ülke temeli atılırken genelde geçmişin birikimleri kadar… Geleceğin… Hani tanımlar yapılıyor ama…

X21 ERKEK ŞAHIS: 05.40-11.38… yani burada… Evet, yani geçmiş hadiseden toplum ele alınamıyor, en önemli şey yani geçmişle irtibatı varsa geleceğin insanlarını kapsayan bundan ötürü bağlılar… Bedelini ödediği yerler oluyor ve bu tarz bizim işimiz değil şunu da ifade., aynı ağız ee.. Şey yapım. ……….. o coğrafi mekanlar artık her toplumun kendine ait… şeklindedir ve o ………….. olgular haline geliyor, ………….. kaçınılmaz oluyor……………… ülke toplumuyla ayrılmaz birer sanatçı oluyor o ………………somut ……… ifade eden mekanlara dönüşüyor. Dolayısıyla arkadaşlar., insan kavramı …………kapalı toplum ……… bu kavramı daha da soyutlaştırıyor. ……. Ulus kavramı kapitalist toplum koşullarında en çok gelişen sosyolojik bir olgu olarak ortaya çıkıyor. Diğer bir deyişle; …… sosyolojik bir olgu olarak ulusal bağların gelişmesi yeni toplumun temel bir ödevi olmaktadır. Kapitalist ……… geliştirmede bizim açımızdan daha fazla bir role sahip olur. Bu süreçte artık milletleşme ……….. milliyet olgusu demokratik ……….. bir olgu olduğu kavramlar görülüyor. Yani bunun en hızlı şekilde yapılması kapitalist modeli etkili oluyor. ……. Bu ilk defa kapitalizm sürecinde sağlanmıştır. Kapitalizmin süreci dediğimiz bir anlamda bu olgular yani 1600 yıllarında başlar 1700 yıllarında daha … 1800 yıllarında ………..dönemlerdir. Ulusal kimliklerine kavuşmamış halkla ise, ulusal birlik ve dayanışmayla özgürlüğe doğru daha olumlu adımlar atabileceklerdir. Bu aslında insanın karar hakkıyla birlikte çok değeri vardır dimi devrimler sürecinde ……….modeline benzer. ……………….hareketimizde olduğu gibi devam ettiriyor. Ulusal kimliklerine kavuşmamış halklar ise; onlar kutsal sınıf ve dayanışma özgürlüğü ile daha doğru olumlu adımlar atabileceklerdir genelde aşırı milliyetçilik gibi bireyin yaşamındaki ……..boşluğu doldurup son derece olumsuz olabilecektir.………… toplumun üzerindeki etkisinin giderek zayıfladığını bahsedecektir. Giderek zayıflayan bu alanın ……….bir toplum modelinde bilim ve ……... ülke olarak ………….milliyetçilik olgusu ve bu süreci dolduran ……….bilimden kaynaklanan boşluğu dolduran yeni bir ………olarak şekillendirir.

Artık fanatizmin her türlü boyutu milliyetçilik, A milliyeti B milliyeti C milliyeti tarzı şekillenir ve bir milletin bir ırkın diğer ırka üstünlüğü iddiasına (anlaşılmıyor)..insanlığa karşı getirdiği en büyük şey olmuş, milliyetçilik genelde aşırı milliyetçilik,belli bir yerde birey yaşamında boşluğu doldurup(anlaşılmıyor).. yol açmakla son derece olumsuz rol oynamıştır, özellikle 20. Yüzyılda ağırlaşan bu durum kanlı savaşlara(anlaşılmıyor).. ideolojik olarak insanlık aleminde bölünme, ırkçılık (anlaşılmıyor).. hümanizme büyük bir (anlaşılmıyor).. milliyetçiliğin giderek bir hastalık haline geldiği gözlenmekteyiz, bu tür sevinçler artık yavaş yavaş gelişiyor, dolayısıyla uzlaşma sürecinde (anlaşılmıyor)..ancak aşırı milliyetçilik bu anlamıyla Şovenizme (anlaşılmıyor)..20. yüzyılda (anlaşılmıyor) az önce bahsettiğimiz hümanizm, insanın esas alındığı insanın değer verildiği ve bu değer verilen insanın (anlaşılmıyor).. sürecine en büyük zarardır bu, yani hümanizm en büyük darbeyi ordan aldı ve (anlaşılmıyor).. olgu gelişti.Şimdi arkadaşlar 3. Olgu,



DERYA GÖREGEN:11.38-11.39 Hocam bir Şey söyleyebilir miyim.

X21 ŞAHIS: 11.39.11.40 Buyurun

DERYA GÖREGEN:11.40 uluslaşmaya (anlaşılmıyor).. şeyde vardı hani genelde okullarda ,eğitimlerde verilen şudur ki; önderliğin genel olarak çizdiği çerçeve, Ulusu olmayan hiçbir birey yoktur, Uluslaşma toplumlaşmanın ilk aşaması olarak bunu belirtir ve ortak belli bir toprak üzerinde ortak değerlerin, değerler üzerinden şekillenen bir uluslaşmadan söz ediyor, ama bunun genelde eksik bir yaklaşım olacağını söylüyor, hani siyasettir, hukuktur, sanattır, edebiyattır buda uluslaşmada büyük bir rol oynuyor ama genelde bakıldığında ulusu mesela bu gün Fransız devleti olmasa dahi, hani Fransız ulusunun olmadığı söylenemez ama genel yaklaşım şudur ki devleti olmayanın ulusta olarak kabul edilmiyor, mesela bu gün Kürtlerin halk olarak kabul edilmemesinin en büyük nedenini bu devletleşme ile bağlantısını kurmalı, yani o ulus tanımının biraz daha devletleşme ile eş değer kılınmaya çalışılması, yani bunun bir devleti diğer açıdan nasıl geniş bir çeterede bakması söz konusudur hani savunmalarda geçen şeyler.

X21 ŞAHIS: 12.54- 16.13 Özellikle ben ……(anlaşılmadı) istemedim. ……(anlaşılmadı) şimdi arkadaşlar burada kavramlardaki genişliğe bakın ülke kavramı yaparken ……(anlaşılmadı) toplumların adeta buruk buruk parça parça birbirine bağlı olmayan olgular olarak değerlendirip var oluşlarını öldüren ters olan tanımlamalar yapıyor. Nedir bir şeyin doğması için şu tanıma ihtiyaç var bu tanımlama olmuyorsa toplumsal olgusu ne kadar büyük ne kadar canlı olursa olsun onu normal etkilemek zorunda. ……(anlaşılmadı) e tamam sen beni ……(anlaşılmadı) ona geldiği yok ben ……(anlaşılmadı) nasıl söyleyecem o zaman hani ……(anlaşılmadı) diyorlar ya ……(anlaşılmadı) hakkındaki iradesini diğer halkların saygı göstermesi olması gerekmektedir. Onu da yaptığımızda düşmandır teröristir gericidir yobazdır her türlü aşalığı etiketi vurarak şey yaparlar bu tanıma geldiğinde hem ana hatlarıyla kapitalist ……(anlaşılmadı) dolayısıyla olayların neden sonuç ilişkisi içinde alamıyoruz. Onun için yaptığımız tanımlama pratiktir. ……(anlaşılmadı) tanımlamalarını aşan tanımlamalar bunlar bu anlamıyla biz oraya ……(anlaşılmadı) ve bundan sonra da kuracağımız sistemde biraz bu tanımlar üzerinden oluyor. Ücüncüsü de arkadaşlar Cumhuriyet. Burjuva sınıfının tüm ulus adına devlet ………(anlaşılmadı) yıkmak için dalgaldırdığı diğer önemli bir bayraktır. Kavram olarak halk ……(anlaşılmadı) anlamına gelmektedir. Özüne uygun bir gelişimi hiçbir zaman yaşayamamışlardır. Yani halkın kendini yönetmesi süreçleri tarihin hemen hemen hiçbir döneminde hiçbir zaman olmamıştır.

DERYA GÖREGEN :16.14-16.15 ……(anlaşılmadı) Roma imparatorluğu

X21 ŞAHIS:16.15-18.00 O da aynı Roma da ne vardır yüz milyon ……(anlaşılmadı) tanımazsa yüz milyonun içindeki elli bin insan yurttaş sayılır. Yurttaşın kendini yönetmesi lazım diğer varlıklarda yurttaş olarak ta görülmüyor. Ama yine krallık oligarşik rejimlerle karşılaştırıldığında her çağda toplumun gelişmesine en çok hizmet eden devlet yönetim sistemi olarak değerlendirilebilir. Yani bu etnik tanıma göre yani kavram olarak halkın kendini yönetmesi dense bile halkın kendini yönetme imkanı hiçbir zaman olmamıştır. Ama ……(anlaşılmadı) yöntemi olarak geçmiştir. Krallıktan ……(anlaşılmadı) ilk ve orta çağlarda ……(anlaşılmadı) uygulama alanı ve ……(anlaşılmadı) cumhuriyet rejimi ……(anlaşılmadı) Fransız ihtilali Cumhuriyetçilik ilk çağ orta çağ bi de Roma imparatorluğu cumhuriyetle cumhuriyetçiliği benimsemiştir. Ama Cumhuriyetçiliği burada bitiren anlam şu hep bir Roma Yurttaşı olamaz. Diyelim ki Roma o zamanki Roma Taşra ya kadar geliyor Suriye Filistin’e kadar geliyor. Yani coğrafi olarak. Söz gelişi o coğrafya içerisinde Roma sınırları içerisinde yaşayan insan sayısı üç milyonsa bu üç milyon insanın en fazla yüzeli ve iki yüz bini yurttaşlar içindedir öbür yurttaşlar. onun dışındaki tüm insan toplulukları .. kendi kendini yönetme şeyi yok. Ama bugün … yurttaşların bir isteği var. Tartışma karar alma kararları tarihi süre içerisinde .. halleri belirleyecek … bunlar kendi içerisinde tartışıyor, karar alıyor hızla demokratlığı da uyduruyor. Ama oradaki yaşayan insan toplulukları gerçekten öyle mi ne söyleyeyim efendim söyleyeyim kendisi adına yöneten yayıntılı insanlardır. İlk çağ ve orta çağlarda önemli bir uygarlığa .. cumhuriyet rejimi artık gelişmeye Fransız ihtilaliyle göstermeye başladı. Bu cumhuriyetçilik akımları monarşik oligarşik ile ve diktatörlük yönetimlerine karşıttır. Bu yönüyle devrimci ve demokratik gelişmeye tesir eder. Yani ne kadarda olsa da bir kişidir. Belli bir grup kendi idare yöntemini kabul etmiyor. Monarşi ana hatlarıyla böyle tanımlayabiliriz en kabul edilir krallık sistemi değil mi?

X21 ERKEK : tabii canım öyle.

Y8 BAYAN: tek kişilik.

X21 ERKEK : oligarşik 3-5 kişilik grup toplumun bir bütün olarak yönetebilir. Şimdi o anlamda baktığımızda diktatörlük yöntemlerine karşı cumhuriyetçilik daha ileridir, daha kapsamlıdır. Bu anlamıyla devrimci ve demokratik gelişmeye de tesir eder. ideolojik her türlü dini dogmatiğe uygulamasına karşı laiktir. Bu özelliği de var ki felsefi ilişkileri ile inanç ilişkilerini ayırıyorum. O ilk dönemde .. anlamı o. Dünyevi ayrı ideolojik temeli esas alır. yani cumhuriyetçilik temel ilkesel yaklaşımı dünyevi ayrı ideolojik bir temeli esas alır. Ancak şeye geldiğinde neydi o pratik uygulamaları geldiğinde Türkiye cumhuriyeti ne baktığımızda Türkiye Cumhuriyeti .. geliştiğimiz de cumhuriyetin oligarşik yönünü zayıflatmak oligarşiden başkalarının demokrasiyi etkilemesi ve bu bağlam da demokrasi cumhuriyeti de vardır burada. Ayrıca Türkiye Cumhuriyetle yönetiliyor. .. ilgilidir kim cumhuriyetle yönetiliyor belli değildir. ama örgütün hedefi cumhuriyetimiz olsa bile hani başta dedik ya halkın kendi kendini yönetmesidir diye kavramı bu süreçte bu tanıma uygun bir ülkedir. en yakın tarih Türkiye. Türkiye Cumhuriyetinin oluşumu biliyoruz bu tanıma uygun bir .. oligarşik bir ülke oligarşik bir yapı. Kendini kapatıp ismini cumhuriyet Türkiye Cumhuriyeti cumhuriyet adını almış.

X22 ERKEK : yani tekli bir zihniyettir dimi tekli bir şey dimi.

X21 ERKEK : tekli her şeyden önce bir artık karar verirken belli bir sayıda insanlar karar veriyor. Çeşit çeşit.

X22 ERKEK : her örgütün kendi ideolojisini oluşturan durumlar yapılar o şekilde yapılıyor. O doğrultuda..

X21 ERKEK : peki biz ne diyorduk Türkiye cumhuriyetine. Ne diyorduk ki .. daha demokratik bir cumhuriyettir. Aslında oligarşi kültürüdür. İşte bizim sesimizde bu oligarşik yapısını zayıflatıp üzerine demokratik bir ülke demokratik sistemde değil demokratik bir cumhuriyet oluşturabilmektir. .. nasıl demokratik cumhuriyetin temel felsefesi ise ortak alanda özgür bir birliktelik sağlayalım. Hani özel bir devletin çizilmiş sınırları içerisinde ortalıkta mevcut ülke kavramı falan ooo… bir ülke. uluslar arası alanda ortak ayrımcılığa girmeden ortak vatanda herkesin özgür bir birlikteliği olmalı. Biz bugün de hala bunu savunuyoruz. Kopararak sistemin özünde de o var. Ortak vatanda herkesin özgürlükleriyle herkesin özgür bir birliktelik kavramı.

X22 ERKEK : evet eşit

X21 ERKEK : özgürlük olmadan zaten hiçbir şey kalmaz . özgür … adalet burada

X22 ERKEK : evet evet doğru

X21 ERKEK : evet bu bağlamda arkadaşlar birde bazı süreçlerde nelerden … kavram diye de .. yurttaşlık oluyor. Tarihsel gelişim içerisinde baktığımızda ilk kabile denilen halk bu yüzden devlet üyesi olarak oradan imparatorluklara ulaşmaya ve aynı …. kadar farklı yer ve konumları yaşayabilmek ancak bunlar devlet üzerinde .. kapsamlı … ayniyet açısından bakıldığında … ayniyeti var. Devlet ile .. ayniyeti. İmparatorluk ile vatandaşlık onlarında bir ayniyeti var. Ayrıca din ve tahkikat üyelerinin de tarihsel üyelerinde bir ayniyeti var. Farklı süreçlerde sürekli birbirlerinin sorunlarını yaşamışlar. Ancak burada devlet düzeni ile birlikte en kapsamlı mücadeleye tabii tutulmuştur. Nasıl tutulmuştur. .. yurttaşlar olarak yaygın bir biçimde kullanılarak bu kavram yerine yurttaşlık kavramı özünde bir devlet düzeni anlamına gelmektedir. Bir devlet düzeni haline gelmektir. Doğrusuda budur yoksa aşırı milliyetçi olmak bir grup milliyetçilerle çalışmak bir imparatorluk kurulu olmak yurttaşlık bağdaşmaz. Yurttaşlık olacaksa devlete bağlı bir çatı örgüt mantığıyla yapılmalıdır. Katılımcılığı en geniş olan. Yurttaşlık hakları gereği yurttaşlığın .. ilkeleri en alt düzeyde kurtuluşun ise hukukçu bir stili vardır. Hukukçu, eğer bu hukukçu yoksa diğer anlamıyla bu aşiret devleti .. milletinin olmasının ötesine gitmez. Orada hukuksal olarak bir eksiklik yok. Ama cumhuriyet yurttaşlığı en alttaki örgütü hukukun bir eksikliği olmuş olabilir. Orada bu cumhuriyet yurttaşlığına bakıldığında orada kısıtlı sayıdaki az sayıdaki yurttaşların hepsinin hukukun bir eksikliği var. Ben senato seçimlerinden ta buraya Gelen ana hatlarıyla iyi kararlar verilmesi gerekiyorsa o yurttan kaynak tek bir yerdir. Eşit bir hukuki üstünlüğü var. Onun dışında diğer vatandaşlarda yurttaştır. Ama o yurttaşların hukuki eşitliği olmadığından dolayı .. yurttaşların.. ülkenin geleceğine ilişkin ile ilgili kararlar alındığındandır. Diğer bu toplulukların gereklerinde bu eşitlik koyla kolay tanımlanmamaktadır. Yani din tarikat devlet imparatorluk şeylerinde hukuki olarak bir şeyi yok. İçeriği özgürlük doğrultusunda fazla geliştirme göstermiş olsa da yurttaş olmak son derece ileri ve olumlu adımdır. Sorun bunun içeriğini cumhuriyetle yönetip ve doldurmaktır. İşte asıl sorun yurttaşlık olgusunu hukuki bir temellere hukuki garantisi olan yurttaşlık olgusu cumhuriyet değerleriyle donatılmalıdır. Cumhuriyetinde temeli neydi? Halkın kendi kendini yönetebilecek pozisyonu alabilmek. İplerle bağlı tam idealist.. olmak. O nedenle kendi kavramlarını kendi görüşlerini düşüncelerini sorup kendi özgür düzenin sağlayacak. Bu anlamıyla aynı yine dışarıda söylediğimiz ortak vatanda özgür bir birliktelik isteniyorsa cumhuriyetin oligarşik özünün boşaltılması demokratikleştirilmesi ve bu demokratikleşme ne yapacaktır, .. devlet yapısı içerisindeki tüm bu alt gruplarını eşit düzeyde hukuki bir eşitlik getirecektir. Buna ne diyor? Anayasal vatandaşlığın doğal prensipler içerisindeki her vatandaş için eşit yurttaşlıktır. Nedir anayasal vatandaşlıktaki taleplerimiz? bölgede yaşayan coğrafya da kürdü türkü arapı Azerisi hepsi vardır. Anayasanın ilk beş maddesi ne diyor? Türkiye Türklerindir. Türklerin vatanı şuyu buyu. Tartışılmazları. Türkiye de yaşayan herkes türktür. Bu milletin hepsini kapsayan bir anayasa yapmamız lazım. Diyor ki Türkiye Türklerin değildir. Türkiye de yaşayan tüm topluluklarındır. Bu anlamda Türkiye Türklerindir demek ayrılıkçı bir yaklaşımdır oligarşik yapıyı destekliyor. Öteki Türkiye’nin resmi dili Türkçedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Türkiye de yaşayan her grup kendi ana dilini özgürce ifade edebilecek bir form istiyoruz. Bunun eğitiminden ta öğrenimine kadar

Y8 BAYAN: kullanma hakkı.

X21 ERKEK :kullanma hakkı. Bunlar Bu gibi talepler ne yapıyor? Cumhuriyetin oligarşik yapıyı demokratikleşmeye yönelik mücadeledir. Bunun için hukuksal olarak ta eşitliği olacak …hem de bu ideolojik ve felsefi davranmaya kadar o zaman yurttaşlık olgusu görevleri olmamaktadır. Bunun en büyük güvencesi de nedir? Anayasa da güvence altına almaktır. Ee şimdi bu yok.ne diyorlar? Ee biz kardeşiz. Biz yıllardır birbirimizden kız alıp verdik. etle tırnak gibiyiz. Etle tırnağın da bir hukuku olur.



Dostları ilə paylaş:
1   ...   190   191   192   193   194   195   196   197   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə