T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)


Bu Mecliste şu şahıslar bulunmakta idi



Yüklə 14,1 Mb.
səhifə21/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14,1 Mb.
1   ...   17   18   19   20   21   22   23   24   ...   278

Bu Mecliste şu şahıslar bulunmakta idi;

1-Abdullah GELDİ: (İl BDP binasından gelen üst düzey yönetici olup aynı zamanda oluşturulan 4 kişilik Meclisin Başkanıdır.)

2 Besim YILMAZ: (Benimle birlikte gözaltındadır. Meclis üyesi)

3- X ŞAHIS : (40 yaşlarında kel, bıyıklı, Gülensu Mahallesinde oturur)

4-YAŞAR...(Maltepe-Gülsuyu Minibüs hattında 34 M 1331 plakalı aracın sahibi, aynı zamanda Maltepe BDP ilçe yöneticisi ve bizi sorgulayan Meclisin üyesi.)

BOZO KOD Mahmut GÜCİN bizim içeride sorgulandığımız esnada kapıda bekleyerek odanın güvenliğini sağladı.

Maltepe BDP ilçe binasında bulunan Meclise, Partiye ve dövdüğümüz FARUK... isimli şahıstan özür dilettirdikten sonra bizi eve gönderdiler. Akşam saat:2 1.00-22.00 sıralarında 7-8 kişi Gülensu son durağa geldi. Bu gelen şahısların içerisinde Besim YILMAZ, , Maşallah YAĞAN, Nevzat GÜZEL ve tanımadığım 3-4 kişi daha vardı. Ben burada ben yainızdım. Benden Barış DEMİRHAN’ı bulmamı istediler. Ben cep telefonundan aradım. Bir süre sonra o da yanımıza geldi. Kendilerinden tekrar özür dilememizi istediler. Bizde onlara dönerek sizden ve partinizden özür dileriz dedik. Daha sonra yanımızdan ayrıldılar. Bu şahıslardan Nevzat GÜZEL isimli şahıs aynı zamanda Maltepe -Gülsuyu minibüs hattında çalışan arabalardan her ay düzenli olarak PKK adına para toplamaktadır. Benim öz geçmişimde anlattığım gibi ben uzun süredir Maltepe —Gülsuyu minibüs hattında muavinlik yapmaktayım. Bundan dolayı Nevzat GÜZEL isimli şahıs bir çok kez benim çalıştığım minibüsten para alırken ben gördüm, ancak paranın miktarını bilmiyorum. Ayrıca çalışan her minibüse aylık PKK’ların dergilerinden olan Özgür Halk ve Yurtsever Gençlik isimli dergiler düzenli olarak BOZO KOD Mahmut GÜCİN ve Nevzat GÜZEL isimli şahıslar tarafından dağıtılmakta ve dergilerin parası bu şahıslar tarafından toplanmaktadır.

Bu olaylardan sonra biz Barış DEMİRHAN ve ben BOZO KOD Mahmut GÜCİN ile 24.12.20 10 tarihine kadar bu konuyla ilgili görüşmedik. Sadece yolda karşılaştığımız zaman hal hatır soruyorduk.

24. 12.2010 günü saat:16.00 sıralarında BOZO KOD Mahmut GÜCİN abimin işlettiği Gülensu Mahallesi Mesut Caddesinde bulunan CD dükkanına gelerek Barış DEMİRHAN ve beni dükkandan dışarı çıkararak Gülensu İlköğretim okulunun sokağında bize hitaben “AKŞAM SİZİNLE İŞİM VAR BİR YERE KAYBOLMAYIN” dedi. Bizde kendisine ne işi olduğunu sorduğumuzda “AKŞAM DETAYLARI KONUŞURUZ DEDİ” ve BARIŞ DEMİRHAN’ın cep telefon numarasını alarak yanımızdan ayrıldı. Saat: 18.00 sıralarında Barış DEMİRHAN’ı arayarak Sabri’nin kahvesine gelin dedi. Bende Barış DEMİRHAN ile birlikte Ayla Caddesi üzerinde bulunan Sabri’nin kahvesinin önüne gittik. Bu sırada SÜLEYMAN isimli şahısta kahvenin önündeydi. Burada BOZO KOD Mahmut GÜCİN biraz bekleyin dedikten sonra kahvenin içine girdi. Ve yanında bulunan Maltepe BDP ilçe Başkanı Besim YILMAZ, Maşallah YAĞAN, İl BDP Gençlikten gelen, daha önce yukarıda anlattığım Maltepe BDP İlçe binasında sorgulandığımız sırada parti binasında gördüğüm ismini bilmediğim 1.70-1.75 cm boylarında, yüzü hafif çilli, alnının iki yanı açık, 70-75 kg civarında erkek şahıs ve BOZO KOD Mahmut GÜCİN kahvenin içerisinde bir müddet bir masada baş başa verip gizli bir görüşme yaptılar. Yaptıkları bu toplantı bittikten sonra BOZO KOD Mahmut GÜCİN bizim yanımıza geldi. bu esnada mahalleden tanıdığımız Tunay KAPLAN (Vanlı olarak biliyorum, 17- 18 yaşlarında, motor kuryeliği yapar.) isimli şahıs gri renkli motosikleti ile birlikte yanımıza geldi ve BOZO KOD Mahmut GÜCİN’e benzin işini hallettiğini söyledi. bu olaydan sonra BOZO KOD Mahmut GÜCİN bizi dağılın ben sizi daha sonra toplayacağım dedi. Barış DEMIRHAN ile ben Sabri’nin kahvesinden ayrılarak abimin işlettiği CD dükkanına gittik.

Akşam saat:22.00 sıraları BOZO KOD Mahmut GÜCIN ve SÜLEYMAN USLU (Vanlı, 17 yaşlarında) isimli şahıs ile birlikte CD dükkanına geldi. Buradan birlikte Şehit Metin DİL Sokak içerisine gittik. Burada merdivenlerin bulunduğu yerde Gülsuyunda devamlı gördüğüm ancak isimlerini bilmediğim 14-15 yaşlarında 3 erkek şahıs daha vardı. Bunların yanında 2’si 5 litrelik, 1 tanesi 10 litrelik su bidonu içerisinde benzin bulunan bidonlar vardı. BOZO KOD Mahmut GÜCİN bana hitaben merdivenlerin başına çık ALİCAN ARSLAN isimli şahıs var onu alıp gel dedi. Ben onunla birlikte merdivenlerden aşağı indim, bu sırada Maltepe BDP ilçe Başkanı Besim YILMAZ aşağıdan yanımıza geldi. ve Maltepe BDP İlçe binasında sorgulandığımız sırada parti binasında gördüğüm ismini bilmediğim 1.70-1.75 cm boylarında, yüzü hafif çilli, alnının iki yanı açık, 70-75 kg civarında erkek şahıs üçü bizden uzak bir yerde kendi aralarında 10 dakika kadar bir şeyler konuştu. Besim YILMAZ yanımızdan ayrıldı, BOZO KOD Mahmut GÜCİN yanımıza geldi burada bize “BARIŞ DEMİRHAN, SÜLEYMAN USLU ve BANA. SİZ BU AKŞAM EN AZ 5 ARABA YAKA CAKSINİZ” dedi.3 Grup oluşturdu bu gruplar şu şekilde oluşturdu.

1. GRUP

- BOZO KOD Mahmut GÜCİN



-ALİCAN ARSLAN (Tuncelili, 18- 19 yaşlarında, Maltepe Gülsuyu Ayla Cadde sinde oturur)

-Maltepe BDP İlçeden gelen erkek şahıs; (25-26 yaşlarında 1.70-1.75 cm boylarında, yüzü hafif çilli, alnının iki yanı açık, 70-75 kg civarında)

2. GRUP

-Süleyman USLU :(17-18 yaşlarında Diyarbakırlı, BOZO KOD Mahmut GÜCİN ile aynı evde ikamet eder)



-Ben Egemen AKDAĞ,

-Barış DEMİRHAN,

3.GRUP

-EMO KOD EMRAH :(Vanlı, 15-17 yaşlarında, 1.55-1.60 cm boylarında, koyu esmer, 50-55 kg ağırlığında, Gülensu mahallesinde eski adı ile G 13 sokakta ailesi ile ikamet eder, abisinin ismi Salih’dir, abisi ile birlikte alçıpen işleri yapar, bir tane kız kardeşi olabilir)



-ı Şahıs :(14-15 yaşlarında, zayıf, 1.60 cm boylarında)

-2. Şahıs : (14-15 yaşlarında, e şkalini hatırlayamıyorum.)

“BOZO KOD MAHMUT GÜCİN BURADA TEKRAR BİZE HER GRUP EN AZ 5 ARABA YAKACAK” DEDİ. 14-15 yaşlarında ismini bilmediğim şahısların getirmiş oldukları benzin bidonlarından 5 litrelik benzin bidonundan birisini BOZO KOD MAHMUT GUCIN bana, diğer 5 litrelik bidonu 14-15 yaşlarındaki 3 kişilik gruba, 10 litrelik bidonu BOZO KOD Mahmut GÜCİN kendisi aldı.

Ben, Süleyman USLU, Barış DEMİRHAN 5 litrelik benzin bidonunun olarak (Tahmini olarak pet şişede 4 litre kadar benzin bulunmakta idi.) Maltepe Esenkent minibüs durağında bulunan çiftlik denen bölgeye gittik. yapılacak eylemde kullanmak amacıyla bir meşale yapılması gerekiyordu. Süleyman USLU isimli şahıs bir ağaçtan yaklaşık 50-60 cm uzunluğunda ağaçtan iki dal kırdı. Ve benden atletimi çıkarmamı istedi. Ben atletimi çıkardıktan sonra Süleyman’ USLUYA verdim. Süleyman USLU benden aldığı atleti parçalayarak bir kısmı ile ağaçtan kırdığı 2 dala doladı. Geri kalan atletin parçasını dere kenarına attı. Yapmış olduğu meşalelerden bir tanesini bana verdi, diğerini kendisi aldı. Ancak bana verdiği meşaleyi ben kabul etmeyince 2’ sini de Süleyman USLU aldı. Daha sonra Barış DEMİRHAN bize bu işte ben yokum dedi. Yanımızdan ayrılarak Rüzgarlı sokak içerisinde beni bekleyeceğini söyledi. Süleyman USLU ve bende İETT Lojmanlarının bulunduğu yere gittik. Burada 20’ye yakın park halinde araç vardı. SÜLEYMAN USLU’YA BENDE ARAÇ YAKAMAYACAĞIMI BURADAKİ ARAÇLARI YAKARSAK SİTE KOMPLE YANABİLİR, BEN BÖYLE BİR SORUMLULUA GİRMEYECEĞİMİ SÖYLEYEREK YANINDAN AYRILDIM. Gülensu Mahallesi Çarn]ık Sokak istikametine yürürken Süleyman USLU’ da arkamdan geldi.

“BEN BU ARAÇLARI YAKACAĞIM DEDİ. BENDE KENDİSİNE BU İŞİ YAPMAYALIM DEDİM. SÜLEYMAN USLU’ DA BURADA DÜŞMAN (POLİS) DA OLSA BEN BU İŞİ NE PAHASINA OLURSA OLSUN YAPACAĞIM, GEREKİRSE ŞEHİT OLURUM” DEDİ. Biz

bu esnada Çamlık Sokağa girmiştik, Süleyman USLU ani bir hareketle elinde taşıdığı pet şişedeki benzinin kapağını açarak araçların üzerine dökmeye başladı. Ben ise koşar adımlar ile Çamlık Sokağın girişine göre 100 metre ilerideki aradan koşarak Çamlık Sokağı terk ettim. Ben koşarken rüzgar sesinin andıran (pufff ) diye bir ses duydum. Bu sesten Süleyman USLU’ nun benzin döktüğü araçları ateşlediğini yani bu sesin benzinin yanma sesi olduğunu anladım. Buradan ayrıldıktan sonra abim Aykan AKDAG’ın dükkanına gittim. Ben dükkana girerken BOZO KOD Mahmut GUCIN İl Gençlikten gelen şahıs ve Süleyman USLU dükkana yakın bir yerde buluşarak yürüyerek Şehit Metin Dil sokağa girdiler ve gözden kayboldular. Ben dükkana girdim. Bu sırada dükkanda bulunan Diren BOZYEL ve abim Aykan AKDAG bilgisayarda bir film seyrediyorlardı. Abim Aykan AKDA’a Barış DEMİRHAN’ın dükkana gelip gelmediğini sordum. Abim Barış DEMİRHAN dükkana gelmedi deyince dükkandan ayrılarak ikametime gittim.

Maltepe ilçesinde araç yakma eylemlerini Besim YILMAZ ve maşallah YAAN’ın talimatı ile BOZO KOD Mahmut GÜCİN organizesinde oluşturulan ekipler yapmıştır. Süleyman USLU ile bulunduğum dönem içerisinde araç yakma işine devam edeceğini söylüyordu. 26.12.2010 tarihinde Pendik ilçesinde çok sayıda aracın yandığını televizyondan haberlerden izleyince ben bu şahsın eylemlerine devam ettiğini yani Pendik ilçesinde yakılan araçları Süleyman USLU ‘nu tığını düşündüm.

Bu yaşadığım olay beni çok rahatsız etti, günlerce uyumadım. Polise giderek bu olayları gidip anlatacaktım ancak, BOZO KOD Mahmut GÜCİN’den yukarıda anlattığını sorgulama olayından korktuğum için yapamadım. Abim Akyan AKDAG ve Diren BOZYEL Polis tarafından yakalanınca bu olayları Barış DEMIRHAN ile birlikte CD dükkanında konuştuk ve sabah Polise giderek teslim olmaya karar vermiştik. Ancak sabah Polis operasyon yaparak bizleri yakaladı.


Bana sormuş olduğunuz şahıslardan,

Şerif ÇAKIRBEY isimli şahsı mahalleden tanıyorum. Motosiklet tamiri yapar. Örgütsel faaliyetinin olmadığını biliyorum.

Turgay TOKUR :Ben bu şahsı mahalleden tanıyorum, PKK’nın gençliğinde faaliyet yürütür, PKK’nın düzenlediği basın açıklaması ve yasadışı korsan gösteri eylemlerine katılır.Ben bu şahsı Çeşitli tarihlerde Gülsuyu Heykel olarak bilinen yerde yapılan eylemlerde yüzünü kapalı olarak gördüm.yaklaşık olarak 3 ay kadar önce Gülensu Mahallesi Dinler Sokak içerisinde bulunan tek katlı beton arma harabe binada molotof kokteyli yaparken gördüm. Halen PKK gençliğinin Gülsuyu Mahalle sorumlusudur.

Besim YILMAZ : Maltepe Gülsuyu Ayla Caddesi üzerinde Zücaciye dükkanı işletmekte aynı zamanda Maltepe BDP (Barış ve Demokrasi Partisi) ilçe başkanıdır. PKK adına yapılan yasadışı molotoflu korsan gösteri eylemlerini organize eder. Bu şahısla ilgili ifademin akışı içerisinde yukarıda ayrıntılı olarak bilgi verdim.

Aykan AKDAG : Abim olur. Maltepe ilçesi Gülensu mahallesi Mesut Caddesi üzerinde CD dükkanı işletir.

Diren BOZYEL isimli şahsı mahalleden tanıyorum, aynı zamanda abimin iş ortağı, Maltepe-Gülsuyu Minibüs hattında şoför olarak çalışır. Yasadışı herhangi bir örgütsel bir faaliyeti yoktur.

Maşallah YAĞAN : Bu şahıs Gülsuyu mahallesinde meydana gelen PKK adına yapılan molotof kokteylli korsan gösteri eylemlerini organize eder, kendisi eylemlere aktif olarak katılmaz, ancak eylemin planlamasını yapar, PKK’nın üst düzey sorumluları ile irtibatı kurar, hatta kendi evinde misafir eder.)

MAHMUT GÜCİN : Bu şahısla ilgili ifademin akışı içerisinde bilgi verdim.

KENAN GÜNÇE :Maltepe -Gülsuyu minübüs hattında 34 M 4492 plakalı aracın sahibi. Durağa yeni geldi. Yasadışı herhangi bir örgütsel bir faaliyeti yoktur.

Nihat BUDAK : Abimin işlettiği CD dükkanına bardak mısır satması için bıraktı, bu şahsı o zaman tanıdım.

Barış DEMİRHAN Çocukluk arkadaşımdır. Bu şahısla ilgili. ifademin akışı içerisinde bilgi verdim.

DERYA ALTUN isimli şahsı mahalleden tanıyorum, Maltepe BDP (Barış ve Demokrasi Partisi) ilçe teşkilatına üyedir. Aynı zamanda PKK terör örgütü mensuplarının yapmış olduğu korsan gösteri eylemlerinin tamamına katılır. Bu eylemlerde genelde yüzünü kapatır. Bana sormuş olduğunuz diğer şahısları tanımam.

Ben ifademi samimi olarak ayrıntılı olarak verdim. Katıldığım bu eylemlerden dolayı pişmanım. Ailemin maddi durumu iyi değil. Ailem örgüte karşıdır. Eylem ve faaliyetlerini desteklemez. Benim de bu tür faaliyetlere katılmamam yönünde bana devamlı tembihlerde bulunurlardı. Bundan sonra kesinlikle hiçbir eyleme katılmayacağım. Katılan kişilerle de arkadaşlık etmeyeceğim. Bu eyleme katılmamın nedenlerinden biri BOZO KOD Mahmut GÜCİN isimli şahıstan korkup hayır diyemediğimden dolayıdır.

. İş ve arkadaş çevremi değiştireceğim. Yüzüme karşı okumuş olduğunuz TCK 221. Maddede belirtilen Etkin Pişmanlık yasasından faydalanmak istiyorum. şeklinde beyanda bulunduğu,


Tanık Egemen AKDAĞ’a yaptırılan teşhiste;
15 NOLU FOTOĞRAFI GÖSTEREREK ;

Bana göstermiş olduğunuz bu fotoğraftaki şahsı Abdullah geldi olarak tanırım. Burada açık kimliğini (TC. Kimlik No:34594081138)Bitlis – Tatvan – Harmanlı nüfusuna kayıtlı, Memet – Cevahir oğlu 1965 Harmanlı doğumlu ABDULLAH GELDİ olarak öğrendim. Bu şahsı Maltepe İlçe BDP’ de gördüm. İl BDP binasından gelen üst düzey yönetici olup aynı zamanda oluşturulan 4 kişilik Meclisin Başkanıdır. Biz Faruk isimli şahısla kavga ettiğimiz esnada Mahmut GUCİN isimli şahıs bizi BDP ilçe binasına götürdü orada 5 kişilik bir grupla görüştürdü bunlar bizi fırçalayarak şahıstan özür dileyin dedi. O şahıslardan biri bu şahıstı. Bu şahıs hakkında ifademde bilgi verdim.


Yukarıda haklarında beyanda bulunduğum şahısları kesin ve net olarak teşhis ediyorum, teşhisimde yanılmıyorum” şeklinde beyanda bulunarak şüpheliyi teşhis ettiği,

6- Şüpheli Ali BİCERİKLİ’nin ifadesinde;
“Ben müzisyenlik yapmaktayım. Aynı zamanda Felsefe okumaktayım. Olay tarihinden önce bu anlamda bir eksikliğimi gidermek amacıyla Barış ve Demokrasi Partisi'nin Siyaset Akamedemisi'ne başvurdum. Daha sonra bir süre derslere devam ettim. Derslere devam ettiğim süre içerisinde örneği Kürtçe Dil dersi verilen saatlerde ders hocaları ve öğrenciler Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini içine alan kendilerince sınırları belirlenmiş yerlerden Kürdistan olarak bahsediliyordu. PKK/Kongra-Gel terör örgütü ele başı Abdullah ÖCALAN'dan zaman zaman bahsediliyor ve kendisinden önderlik olarak bahsediliyordu. Örneğin Kuantum Fiziği dersinde dersten ziyade PKK ideolojisi tartışılıyordu. Bu derslerde ayrıca Demokratik Özerklikten ve ileride kurulması düşünülen Bağımsız Kürdistan'dan bahsediliyordu. Demokratik Özerkliği Abdullah ÖCALAN'ın talimatı ile başlatıldığı söyleniyordu. Derslerde genellikle Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti 'nin eleştirisi yapılıyor, Kürtler ve Kürt ideolojisi yüceltiliyordu. Tüm dersler birlikte değerlendirildiğinde burada PKK 'nın ve onun çatı yapılanması olan KCK'nın propagandasının yapıldığını söylemem mümkündür. Bütün derslerden sonra ilgisi olmamasına rağmen meseleyi PKK'nın idelojisine ve Abdullah ÖCALAN'a bağlamak gibi yaklaşımları vardı. Ben bu siyaset okuluna bilmeden gittim. Yaptığım işten pişmanım, pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istiyorum dedi.” Şeklinde ifade verdiği,

7- Şüpheli Delil Botan Kahraman’ın tespit olunan ek ifadesinde;
“Ben Barış ve Demokrasi Partisinin Siyaset Akademisi isimli kuruluşunu internet üzerinden yaptığım araştırmada öğrendim. Benim siyasetle veya başka herhangi birşeyle alakam yoktur. Ancak siyaset akademisinin ders programına bakınca ilgimi çekti, nitekim derslerde tarih, felsefe, kuantum fiziği gibi kültürel yönden gelişimimi tamamlamama yardımcı olacak dersler vardı, daha önce Kartal'daki Barış ve Demokrasi Partisi yetkilileriyle görüşüp parti binasına gidip gelen Gökçen GÖKBERK isimli arkadaşımla irtibata geçtim. Kendisiyle birlikte Ümraniye BDP ilçe başkanlığının üst katında bulunan siyaset akademisi isimli yere gittim. Girişte bizi bir bayan ve iki erkek karşıladı. Bayana "Hevi" diye hitap ediliyordu, erkeklerden birinin ismi Sinan ve diğerinin ismi Kemal Seven isimli şahıslardı. Bu şahıslar benimle mülakat yaptıktan sonra akademinin derslerine katılabileceğimi söylediler. Akademi olarak kullanılan dairede sınıflar normaldi. Panolarda bir kısım şahısların fotoğrafları vardı. Ben bu şahısları şahsen tanımamakla birlikte görüntülerinden Terör Örgütü Mensupları olduğunu tahmin ettim. Çünkü bu şahısların üzerlerinde terör örgütü mensuplarının kullandığı kıyafetlerine benzer giysiler vardı, İlk dersimiz Deniz ZARAKOLU'NUN girdiği Uygarlık Tarihi ve Doğal toplum dersiydi. Deniz Hoca uygarlık tarihini ve toplumsal gelişmeleri anlatıyor, zaman zaman da "Savunmalarda da bu şekilde izah ediliyor " tarzında sözler sarf ediyordu. Ben savunmalar tabirinden ne kastettiğini daha sonra felsefe dersinde öğrendim ve Uygarlık Tarihi dersinin Abdullah ÖCALAN'ın savunmalarına bina edildiğini anladım. Deniz hoca Uygarlık Tarihini Abdullah ÖCALAN'ın savunmalarına dayanarak anlatıyordu. Ayrıca bu dersin bir bölümünde Deniz Hoca Türkiye'nin güneydoğusu, İran'ın güneybatısı, Irak'ın Kuzeyi ve Suriye'nin güney batısından oluşan coğrafyayı Kürdistan olarak nitelendiriyordu. ikinci dersimiz Felsefe dersiydi felsefe dersini Tuncer ÖZDOĞAN isimli şahıs anlatıyordu. Tuncer hoca dersin sonlarına doğru ve özellikle son derste Felsefe ve Felsefe Tarihi ile ilgili anlattığı hususların Abdullah ÖCALAN'ın savunmalarında ileri sürdüğü temel mantığa dayandığını beyan etti hatta örneğin Karl Marx'ın bazı düşüncelerini Abdullah ÖCALAN tarafından yorumlanış şeklini ve isabetini dile getirdi. Ben savunmalar tabirinden Abdullah ÖCALAN'ın savunmalarının kast edildiğini ve felsefe tarihinin Abdullah ÖCALAN'ın savunmalarına ve dolayısıyla PKK'nın ideolojisine dayandığını o derste öğrendim. Kadınla ilgili dersi şu an ismini hatırlayamadığım bir bayan verdi. Bu bayan şu an ismini hatırlayamadığım örgüt içerisindeki kadın kuruluşundan bahsetti. Örgütün kadının özgürleşmesi, eylemlere katılması ve savuşması gibi özgürleştirici özellikleri kadınlara kazandırdığını bir bakıma onlara şahsiyet kazandırdığını söyledi. Kadınla ilgili son dersin bitimine yakın akademi yöneticilerinden yukarıda ismini verdiğim Sinan isimli, tahminen soy isminin ARSLAN olduğunu hatırladığım şahıs derse girerek dersi anlatan kadın hocanın yanında bize o hafta Abdullah ÖCALAN'ın avukatlarının Öcalan'la görüşmesinden sonra oluşturulan notları elindeki belgelerden okudu. Ancak bunu ne için okuduğunu söylemedi. Kürt dili dersinde kürtçe dilinin önemi ve kuralları anlatıldı.

Ben bir ara rahatsızlandığımdan dolayı bir haftaya yakın derslere devam edemedim. Rahatsızlığım geçtikden sonra gittiğimde Demokratik Konfederalizm isimli bir ders işlenmeye başlandı. Dersi Mustafa isimli, soy ismini hatırlamadığım bir şahıs veriyordu. Mustafa hoca Demokratik Konfederalizm'i öncelikle bir yönetim tarzı olarak anlattıktan sonra yukarıda belirttiğim Kürdistan bölgesi üzerinde Demokratik Konfederalizmi anlatmaya devam etti. Mustafa hocanın anlatmasına göre Konfederalizmde her köy her belde ve her yerleşim birimi kendi içinde bir yönetim birimi ve temsil yeri olacak bunlar merkezden bir iradeye tabi olacaklar, ders arasında Mustafa hoca kürtlerin şu andaki taleplerinin öncelikle demokratik özerklik olduğunu bunun elde edilmesinden sonra İran, Irak, Suriye ve Türkiye'deki kürt nüfusu da içine alacak şekilde meydana getirilen coğrafyada oluşturulacak Kürdistan isimli devletin Demokradik Konfederalizm yöntemiyle yönetileceğini beyan etti. Demokratik Konfederalizm ayrı bir devletin yani kürdistan devletini ön görmektedir. Mustafa hocanın anlattığına göre örgütün nihayi hedefi de bu devleti tesis etmektir. Bu ders tamamen Demokratik Konfederalizm sistemiyle idare edilmesi düşünülen kürdistan hayali üzerine bina edilmişti. Bu dersin sonunda yukarıda bahsettiğim Sinan ARSLAN isimli şahıs elinde bir kısım notlarla sınıfa geldi ve bu notların gündeme ilişkin süreci anlattığını bu notların Cuma kod adlı terör örgütü liderlerinden Murat KARAYILAN'dan geldiğini beyan ederek notları okudu. Notlarda örgütün şu anda devletle bir ateşkes sürecinde olunduğu, demokratikleşme kapsamında seçime kadar bazı adımların atılması gerektiği, eğer bu adımlar atılmazsa seçim sonrası topyekün devletle savaşa başlanacağını beyan ediyordu. Gelen notta genel hatlarıyla anlatılanlar bunlardı.

Daha sonra Türkiye Siyasi Tarihi isimli bir ders anlatılmaya başlandı. Dersi anlatanın ismini hatırlamıyorum ancak kendisi kısa boylu beyaz saçlı birisiydi. Türkiye Siyasi Tarihi olarak adlandırılan derste Cumhuriyet Tarihindeki kürt ayaklanmaları, PKK'nın kuruluşu, gelişim süreci, kürt halkını ve haklarını koruma yolundaki mücadelesi, cezaevlerinden PKK Terör Örgütü üyelerinin çektiği sıkıntılar, anlatılıyordu. Ayrıca PKK'nın öncü kadrolarının 1980 öncesi Diyarbakır cezaevinde işkenceye maruz kalan şahıslardan oluştuğunu, PKK'nın kuruluşu ve gelişiminde ciddi fedakarlıklar yapıldığı, Abdullah ÖCALAN'ın bu hareketin doğmasındaki rolü önderliği anlatılarak yüceltiliyordu. Benim şu anda hatılayabildiğim kadarıyla gördüğüm dersler bunlardan ibarettir.

Ders aralarında ve sair boş zamanlarda şahit olduğum bazı konuşmalar oluyordu. Bu konuşmalarda genellikle 12 Haziran seçimlerine kadar devlet tarafından kürtlerin haklarının iadesi yönünde kararlar alınmazsa topyekün halkın ve terör örgütünün de içinde olduğu bir isyan hareketi başlayacağı söyleniyordu.

Derslerde tanışma fasılları oluyordu. Derslere gelenlerin geneli Barış ve Demokrasi Partisinde görev alan şahıslardı. Ben ve Gökçem burada bulunan şahıslardan konum olarak farklıydık. Orada bulunduğum süreçte şahit olduğum kadarıyla siyaset akademisi bitiren şahıslara anladığım kadarıyla parti içinde görevler veriliyordu. Ben bu şahıslara KCK veya başka yerlerde görevler verilip verilmediğini bilmiyorum. Bana ve Gökçem'e de bu derslerin bitişinden sonra görev alıp almayacağımızı sordular. Ben her defasında geçiştirdim.

Benim akademiye devam edemediğim süreçte platform yada yemin töreni adı altında bir faaliyet yapılmış, hatta bana daha sonra " sen yemin törenine de katılmadın " diye sitem edilmişti. Ben bu yemin töreninin ve içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum ancak, daha sonra Gökçem'le konuşunca bu yeminin örgüte sadakat ve örgüte bağlı olarak çalışmak amacıyla yapılan bir yemin olduğunu öğrendim.

Ben tamamen iyi niyetle ve kültürel amaçla siyaset akademisine gittim, söz konusu akademi her ne kadar Barış ve Demokrasi Partisinin bir kuruluşu gibi gösterilmekte ise de yapılan eğitimler ve verilen dersler tamamen PKK/KCK Terör örgütünün ideolojisini benimsetme ve bu örgüte eleman kazandırma amacına yöneliktir. Ben bunu akademinin sonlarına doğru öğrendim. Kendim kürtçe dahi bilmiyorum. Herhangi bir terör örgütüyle ilgi ve alakam olmamıştır. Ben tamamen iyi niyetimin kurbanı oldum. Ben bu ifadeyi soruşturmanın başında vermek istiyordum. Ancak isminin Mustafa ERASLAN olduğunu öğrendiğim, benim hiç kendisini tanımadığım, daha sonra Barış ve Demokrasi Partisi tarafından görevlendirildiğini öğrendiğim avukat bana telkinlerde bulunarak bu yapıyı anlatmazsam benim faydama olacağını, suçu kabul etmememi, siyaset akademisinde yaşadıklarımı gerçeğiyle anlatırsam sıkıntıya gireceğimi söyledi. Bu nedenle bende şu andaki ifademi beyan edemedim.” şeklinde beyanda bulunduğu,



8- Şüpheli Gökcem Gökberk’in 30.10.2011 tarihli ifadesinde:
Emniyet Müdürlüğünde tespit edilmiş olan ifadem doğrudur. Bu ifademi aynen tekrar ederim. Barış ve Demokrasi Partisinin Siyaset Akademisi isimli kuruluşun Ümraniye İlçe Başkanlığı Binasının üst katında bulunan okuluna bu akademinin gerçek mahiyetini bilmeden gittim.

Derslerde genelde PKK terör örgütü ve onun tarihi anlatıyordu. Derslerin başlangıcında normal Dünya ve Türkiye tarihi anlatıyordu. Örneğin toplumlar Tarihi Dersinde heryerde anlatılan Toplumların varoluşu ve geçirdikleri evreler birer birer ve kronolojik olarak anlatıldıktan sonra son dersler PKK ve Kürt Tarihi derslerine ayrılmaktaydı. Örneğin PKK terör örgütü ele başı Abdullah ÖCALAN'ın doğumu, çocukluğu, eğitim hayatı, düşünceleri PKK terör örgütü kurma ve gelişim süreci ders olarak anlatıyordu. Bizim normal müfredatımızda Türkiye Tarihi'ni anlattığımız gibi PKK terör örgütü ve onun yapılanmasının tarihi anlatıyordu. Hatta Siverek Baskını olarak adlandırdıkları terör örgütünün bir eyleminde örgüt elemanlarının az olmasına rağmen nasıl kahramanca çarpıştıkları ve muzaffer oldukları anlatıyordu. Ayrıca Bekaa Vadisinde PKK terör örgütü mensuplarının nasıl kahramanlık gösterdikleri anlatıyordu. Kadın Kurtuluş İdeolojisi Dersinde Kadın Militanların nasıl kahramanlıklar gösterdikleri ve mücadaleleri slayt gösterisi şeklinde takdim ediliyordu. Hatta ben o slaytları Emniyet Müdürlüğünde ilgili arkadaşlara teslim ettim. Terör örgütü üyeleri operasyonlar sırasında öldüğünde onlardan şehit olarak bahsediliyordu. Derslerde Kürdistan'ın özerkliğinde ve özerk Kürdistan'la yaşamaktan bahsediliyordu. Bu aşamada Devlet Korumasına gerek bulunmadığı, mevcut devletin konfederal bir yapıya dönüştürülmesi suretiyle, Kürdistan'ın yaşatılabileceği savunuluyordu. Kürt Tarihi Dersinde ben dersleri takip edemedim ama Mezopotamya'da kurulan devletlerde Kürtlerin rolleri ve etkinlikleri anlatılmış, Barış ve Demokrasi Partisi'nin Iğdır milletvekili Pervin BULDAN benim derslere devam ettiğim süreçte 30 gün fiilen öğrenci olarak derslere katıldı. Ben siyasete meraklı bir insanım. Hatta daha önce Bahçeşehir Üniversitesinin Siyaset Akademisine devam etmek istedim. Ancak ücret meselesi dolayısıyla gidemedim. Barış ve Demokrasi Partisinin akademisi ücretsiz olduğu için oraya devam ettim.” şeklinde beyanda bulunduğu,

9- Şüpheli İrfan DÜNDAR’ın ifadesinde:
“………. 1999 yılında Abdullah ÖCALAN yakalandıktan sonra Mahmut ŞAKAR, Eren KESKİN ve Ahmet Zeki OKÇUOĞLU isimli Avukatlarında bulunduğu 15-20 avukat grubu içersinde Abdullah ÖCALAN’IN avukatlığını yapmaya başladım. Abdullah ÖCALANIN yargılama sürecinde bu saydığımı 15-20 kişilik avukatlar ile avukatlığını yaptım, daha sonra yargı kararlarını AİHM’e taşıyarak 2005 yılına kadar Abdullah ÖCALAN’IN aktif olarak avukatlığını yaptım.
……….. 2005 yılında ben Abdullah ÖCALAN ile yaptığım görüşmelerden dolayı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bana ve Mahmut ŞAKAR, Aysel TUĞLUK, Hadice KORKUT, Doğan ERBAŞ, Fırat AYDINKAYA gibi bazı avukatlara görüşme yasağı getirildikten sonra İmralı’ya İbrahim BİLMEZ, Ömer GÜNEŞ, Faik Özgür EROL gibi avukatlar gitmeye başladı. Bu dönemden sonra Abdullah Öcalan ile görüşme yapacak avukatları KCK Türkiye yürütmesinde bulunan Ali DURÇ, MURAT NİL KOD ve Nihat OĞRAŞ, Kamuran YÜKSEK, Nadir YILDIRIM, Şinasi TUR isimli şahısların önerisi ile seçiliyordu.

…….


Abdullah Öcalan aktarılacak konuların belirlenmesi;

..........

2-) KCK/TM terör örgütü içerisinde faaliyet gösteren üst düzey örgüt mensuplarının (2009 öncesi Mustafa SARIKAYA, Kamuran YÜKSEK, Nadir YILDIRIM, 2009 sonrası Nihat OĞRAŞ, Ali DURÇ, Kutbettin YAZBAŞI, Murat Nil KOD MEHMET ERMİŞ , Erkan PİŞKİN, Hüseyin CENGİZ) Abdullah ÖCALAN ile görüşmeye gidecek avukatlarla yüz yüze görüşerek Abdullah ÖCALAN’a aktarılmak üzere aktardıkları örgütsel bilgiler,

…….


Şüpheliden soruldu; PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün KCK/TM yapılanması ve Türkiye illerinde faaliyetleri hakkında neler biliyorsun?
KCK (Koma Ciwaken Kürdistan) Kürdistan Halklar Topluluğu olarak bilinen yapı PKK’yı da içerisine alan üst çatı yapının ismi diyebiliriz. KCK illegal bir yapılanma olup, içerisinde faaliyet gösteren örgüt mensupları hiyerarşik bir yapı içerisinde gizlilik kurallarına riayet ederek faaliyetlerini sürdürürler, Türkiye’de KCK’lı olarak bilinen örgüt mensupları Türkiye Meclisi yapılanması içerisinde yer alırlar, Türkiye meclisi içersinde faaliyet yürüten örgüt mensupları kandil’de ki yedi kişiden oluşan Türkiye masasına bağlıdırlar, Türkiye masası ise Sabri OK ve Murat KARAYILAN’a bağlı olarak faaliyetlerini sürdürür. Benim bildiğim kadarı ile Türkiye Meclisi içerisinde faaliyet yürüten tanıdığım şahıslar şunlardır;
1-Nihat OĞRAŞ: Türkiye KCK/TM sözcüsüdür. kadar Kırsal alanda yaklaşık altı ay kadar eğitim aldıktan sonra bu göreve getirildi.

2-Ali DURÇ: Türkiye KCK/TM sözcüsüdür. İstanbul’da yapılan KCK operasyonlarından sonra Kuzey Irak’a gittiğini duydum,

……….

5-Celalettin DELİBAŞ: İstanbul KCK/TM sözcüsü idi, yapılan bir operasyonda yakalanarak Cezaevine girdi.



6-Kudbettin YAZBAŞI: Türkiye KCK/TM sözcüsüdür.

…………….

Şüpheliden soruldu; PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün siyasi yapılanması olan KCK sözleşmesi kim tarafından ne şekilde yazılmıştır? Bu konuda bildiklerin nelerdir?
KCK sözleşmesi bir anayasa niteliği taşır, Abdullah ÖCALAN’ın savunmalarından özgürlüğün sosyolojisi kitabından yararlanılarak Duran KALKAN’ın başında olduğu bir komisyon tarafından yazılarak örgüt içerisinde kabul edildi. Duran KALKAN tüzük yönetmelik ile ilgili yapılan çalışmaların başında yer alan şahıstır. Duran KALKAN Halk Savunma Komitesinin başında kırsal alanda faaliyet yürütmektedir. Ayrıca Kürdistan’da Zorun Rolü isimli ideolojik kitabın yazarıdır.

………


Şüpheliden soruldu; PKK/Kongra-Gel Terör Örgütünün Ve KCK Yapılanmasının, Kırsal Alanında Ve Türkiye Ve Avrupa Alanında Yapılan Vergilendirme Adı Altında Terör Örgütüne Para Toplanması Konusunda Neler Biliyorsun?.
2006 yıllarından sonra KCK nın içerisinde oluşturulan Maliye birimi ile PKK terör örgütüne mali kaynak sağlamak amacı ile Kuzey Irak , Türkiye ve Avrupa da vergilendireme adı altında Kürt kökenli vatandaşlardan zorla para toplama yapılmaya başlandı bu vergilendirmeler şu şekilde oluyordu ;
1- KUZEY IRAK : KCK yapılanması kürt iş adamlarından ERBİL , BAHOK , SÜLEYMANİYE gibi şehirlerde Türkiye den giderek ihale alan Kürt iş adamlarından vergilendirme adı altında KCK MALİYE ibareli vergilendirme makbuzu ile para toplanmasıdır,

2- AVRUPA : KCK yapılanması Avrupa da işçi olarak ve işyeri işleten kürt kökenli vatandaşlardan zorla veya bağış adı altında para toplanmasıdır. benim bildiğim kadarı ile vergilendirme konusunda avrupa dan sorumlu olan NEDİM SEVEN isimli şahıs olduğunu biliyorum ancak şuan devam edip etmediğini bilmiyorum.

3- TÜRKİYE : Türkiye de yaşayan kürt kökenli iş adamlarından , Doğu ve Güney doğuda alınan büyük ihalelerden HPG mührü ile “ KÜRDİSTAN DA İŞ YAPIYORSUNUZ PARA KAZANIYORSUNUZ , BU NEDENLE VERGİNİZİ TÜRKİYE CUMHURİYETİNE VERDİĞİNİZ GİBİ BİZEDE VERGİNİZİ VERMEK ZORUNDASINIZ” diyerek zorla iş adamlarından alınan paralardır. Ben Türkiye de Vergilendirmeden sorumlu şahısların Atilla KOCA , Çetin BALTAŞ,Mehmet ERMİŞ (MURAT NİL KOD) , Hüseyin CENGİZ ve Abdullah BOZKOYUN olduğunu biliyorum bu şahıslar ayrıca KCK/TM içerisinde faaliyet yürütür.

4- BDP’Lİ BELEDİYELER : BDP nin seçimlerde kazanmış olduğu Belediyelerde açılan ihalelerden , İhaleleri kazanan şirketlerden % 10 oranında KCK YEREL YÖNETİMLER BİRİMİ MALİYE adına vergilendirme adına alınan paralar. Benim yukarıda bahsettiğim KCK YEREL YÖNETİMLER BİRİMİ , KCK içerisinde oluşturulan bir birimdir görevi Belediyelerle ilgili Maliye işleri kısmı , Belediyeler de çıkan sorunlarla ilgilenen birimdir.” şeklinde beyanda bulunduğu,


Bir kısmı itirafçı ve üst düzey yönetici olan ve bu nedenle örgütün iç işleyişine ilişkin olarak gerçek bilgilere sahip olan şüphelilerin beyanlarından; KCK’nın PKK terör örgütü lideri Öcalan’ın bizzat verdiği talimatıyla kurulmuş bir yapılanma olup Türkiye Cumhuriyeti Devleti içerisinde etnik ayrıma dayalı olarak bir devlet yapılanması faaliyeti içerisinde olduğu, bu kapsamda tanıkların bizzat şahit olduğu şekilde bir kısım vatandaşlar arasında yaşanan kavga gibi basit eylemlerde dahi Mahkemelere gidilmesi yerine alternatif yargılama yapmaya çalıştığı, suç işlediğini düşündüğü vatandaşları cezalandırdığı ya da berat ettirdiği, yine KCK vatandaşlığı adı altında vatandaşlardan vergi adı altında zorla para tahsil ettiği ve bu suretle toplumsal düzene devlete alternatif olarak müdahil olmaya çalıştığı, kamuoyunda gerçek mahiyeti gizlenmeye çalışılan KCK Sözleşmesinin terör örgütünün devletleşme hayalindeki yolda oluşturduğu hazırlık anayasası olduğu, bu Sözleşmenin bizzat Öcalan’ın talimatıyla terör örgütü yöneticilerinden Duran Kalkan tarafından yazıldığı, iddianameye esas alınan KCK İstanbul yapılanması şemasının tarafımızdan oluşturulmuş hayali bir oluşum olmayıp bizzat terör örgütünün kendisi tarafından yasadışı faaliyetleri sürdürmek amacıyla oluşturulmuş bir organizasyon olduğu, İstanbul ili genelinde meydana gelen araç yakma, molotof kokteyle atma ve benzeri yasadışı olayların örgüt tarafından oluşturulan bu organizasyon vasıtasıyla gerçekleştirildiği, KCK’nın PKK’nın şehirdeki kolu ve üst yapılanması olduğu, bu nedenle PKK ile KCK’nın aynı örgüt lideri tarafından organize edilen yasadışı oluşumlar olduğu, aralarındaki tek farkın mekandan kaynaklandığı, birinin kırsal alanda diğerinin yerleşim birimlerinde faaliyet sürdürdüğü, kaldı ki KCK’nın PKK’ya eleman temin merkezi gibi çalıştığı, KCK’nın bir terör örgütü holdingi PKK ve diğer tüm siyasal ve toplumsal uzantılarının ise bu holdingin şemsiyesi altında bulunan irili ufaklı şirketler olduğu, bu şirketlerin faaliyet alanları farklı ve birbiriyle bazen çakışmıyor gibi görünse dahi netice itibariyle holding terörünün menfaatleri ve direktifleri doğrultusunda hareket ettikleri, bu tarz bir şirketleşmenin terör faaliyetleri için çoğu zaman şemsiye vazifesi gördüğü ve kamuoyunu aldatarak sivil toplum faaliyeti görüntüsü verdiği, bu suretle PKK, KCK, DTK ve diğer siyasal ve toplumsal faaliyetlerin toplamının eşittir PKK terör örgütü olduğu, yukarıda bir kısmını verdiğimiz terör örgütüne yakın internet sitelerinde ki yayınlardan da bu hususun açıkça ortaya çıktığı,
Anlaşılmıştır.

YASADIŞI TOPLANTILAR
PKK/KCK terör örgütü İstanbul İl Yürütmesi tarafından Barış ve Demokrasi Partisi İstanbul İl ve İlçe Başkanlıkları binalarında icra edilen yasadışı toplantıların ortam dinlemesi suretiyle tespit edildiği,
Bu bağlamda icra olunan (15) toplantı ve bu toplantılardan sonra meydana gelen yasadışı eylemlerin aşağıdaki şekilde olduğu;

09.03.2011 TARİHLİ TOPLANTIYA AİT SES KAYDI ÇÖZÜM TUTANAĞI
(1. TOPLANTI)
09.03.2011 günü Eyüp İlçesi, Çırçır mahallesi Sarayyolu caddesi No:76 sayılı adreste faaliyet gösteren Eyüp BDP İlçe Başkanlığı binasında; teknik araçlarla yapılan ortam dinlemesinin çözümünün;

1.BÖLÜM


ASLAN İŞÇİOĞLU: Yeni gelen arkadaşlara hoş geldiniz diyorum, sonuç toplantısını aktarmıştık, aslında bir rapor gelmişti, müdahale raporu, o raporun bütün alanlara okunması gerekiyordu fakat okunmadı, 15 şubat boşa çıkartıldı, onun üzerine 8 mart çok zayıf geçti, onun üzerine de halen o perspektifte örgütümüz pasiftir, böyle siyasetçilik anlayışları yaşanmaktadır, o nedenle tavır alalım, tavrımız nettir, bütün alanlara tek tek toplantı yapıp toplantı yapın, o toplantı üzerinden oluşumu belirleyin, tekrardan konuşmaya gireceğiz, aksi halde bu 15 Şubattaki duruş, 8 marta yansıdığı gibi nevruza yansırsa kaybımız olur, siyasi alan içinde çok dalgalı, parçalı duruşları engellemek için bazı arkadaşlara ağırlık verdik ve durumu biraz daha netleştirdik, yani somut anlamda cevap alabilmek için bir tutum belirlemesi gerekiyor, ikinci önemli nokta ise silahlı ateşkesi liberal anlayışa, oportünist anlayışa, bir çatışmaya çevirmek için siyasal bir ateşkes mantığıyla çalışmak yürütülüyor, mücadeleyle ilgili bir ateşkes siyasal bir ateşkes değildir, AKP teşkil edilecek siyasal mücadele ateşkesin olduğu dönemde 2 katı olacak, bir de ateşkesin olduğu dönemde siyasal alanların arenası var, ideoloji içerisinde gücünü koyacak, her insan oportünisti yaşar, özel yaşam içerisine dedikodu sokarsa zaten dağılır parçalanır en güçlü yapı bile zayıflar, ana gündemde biraz böyleydi, bunun üzerine biraz aktarım yaptık, bu aktarama hiç düşmediniz, püf noktası vardı, karar mekanizması işledik, 30 kişilik toplantıda olsa 10 kişi de olsa o toplantıya girilecek, özeleştiriler alınacak, onun üzerinden uyarı yapılacak, ikinci tekerrür olursa mazeret belirtilecek, gerekirse netleştirilecek, telefon sistemi ile çalışma mantığı vardı, kapitalist modelin kadro sorunudur, arkadaşlar ilçeden her tarafa telefonla haber veriyor, sistemin modelidir bu, arkadaşlar telefonla konuşuyor, o nedenle arkadaşlar, yeni katılan arkadaşlar bu öz eleştiriyi son uyarı olarak kendilerine söylüyoruz bundan sonra arkadaşlar çalışma disiplin üzerinden gidiyor, bir arkadaş diğer arkadaşı desteklemek zorundadır, katılamıyorsa mazeretini bildirsin ben katılmıyorum bana bilgi versin, yeni arkadaşlar şimdi kısa kısa özeleştirileri alalım,

TÜRKAN KOCADAĞ : (03.42) Evet bende arkadaşları selamlıyorum, yani kendi iş yerimde müşterimi bekliyordum bu mazeret değil tabi aslında bu konuda en çok muzdarip olan benden biri kişi mesela il de yapılan toplantılarda falan çok önceden gelirim, beklerim hatta beklediğim için de şey yapmam, bundan sonra olmayacak diyorum bu kadar,
X2 ERKEK ŞAHIS : (04.22) Bizde Kağıthane olarak arkadaşlardan özür diliyoruz, geç kalmaktaki sebebimiz arkadaşlardan kaynaklı tabi bu mazeret değil ama, kendi durumumuzu göz önüne alalım arkadaşlara da son uyarımızdır bu,
X3 ERKEK ŞAHIS : (05.18) Bizde yeni katıldık mazeretsiz geç kaldık, biraz daha erken gelmemiz gerekiyordu, bundan sonra erken gelmeye daha dikkat edelim arkadaşlar, bu son uyarımızdır,
ASLAN İŞÇİOĞLU: (05.42) Şimdi Mehmet GÜLAN ‘ı selamlıyorum bu toplantıya katılmayacak çünkü yanlış bir anlaşılmadan kaynaklı, ama geç kaldık biraz da soğuktan kaynaklı, yani biz bölge olarak bir arkadaşımızı katılması gerekiyordu bölge sözcüsü katılması gerekiyordu bu toplantıya ama diğer bütün bölge yürütücüleri katılsın dediler, sonra anlaşıldı ki bölge sözcüsü yalnız katılacakmış, buda iyi oldu, netleşme modelinin dışında idi, son uyarımızdır, tartışma gruplarının yürüttüğü temel bir çalışma vardır, ama temel anlamda sorun eğitim sorunu, ideolojik sorun fakat inisiyatifsiz olma bu örgütü tanımama, yıllardan beri siyasi konjektür yokmuş gibi yaklaşma yasaklanmalı, kime sorsan her arkadaş diyecek ki yıllardan beri bu işin içerisindeyim, en azından bir şeyler biliyor, ama model açısından bilmeyebilirler, o nedenle bir çok eleştiriler yapıldı, bazı arkadaşların aktarımlarını yaptık, tekrara girmeyeceğiz,
(07.08) Şimdi hem ilçe siyasi alanda dahil kendi durumunu değerlendirecek yaşanan süreç açısından 15 Şubattan bu yana, 15 Şubatta dahil yaşanan sürecin liberalizmi, oportünizmin, inisiyatifsizliğin yaşandığı sürecin tekrar yaşanmaması için çözüm olacağı kanaatini getirip özeleştiriyi pratiğe geçirmeli, yapamam heval diyen arkadaşı çok zorlamamak lazım yapamayabilir yani, her arkadaş değerlendirirken bu konuda öz eleştirisini kendi yaşadığı anlayışların etkisinden kurtararak, oportonüzmle sürece aktarabilmeli, aksi takdirde bu 4. hamleyi harekete geçiremeyiz, bakın önderlik müdahale etti dedi ki geçiş aşaması yoksa bu nevruz, büyük bir halk çalışması, şimdi bu nevruz serhildana dönüşmeyecek mi ? önderlik demedi ki serhildan yapalım, sözde kaldı geçişi aşaması, peki bu nevroz da saldırı yapılsa biz meşru savunmamızı yapmayacak mıyız, ateşkes silah üzerindendir, Ateş Devam Ediyor, ideolojik mücadele devam ediyor, siyasal mücadele devam ediyor, böyle algılayan arkadaşlar varsa ben bundan kaynaklı bu sorunu yaşadım diyebilir, benim genel anlamda söyleyeceğim özeleştiriler bunlardan ibarettir, siyasi alandan bir arkadaş değerlendirsin, bundan sonraki oluşumu değerlendirip netleştiririz ona göre hareket ederiz, gençlikten arkadaşlar yok kadrodan olan arkadaşlar sözcülükten de olur koordine anlamında söylüyorum 2. Bölge koordinesi anlamında söylüyorum sözcülükte de yürütme de olan arkadaşlar artık sözcülüğe bakıyor, kadından beri bu işe bakıyor ama bölgede kadından doğru bir arkadaş yok, kadın yürütmesi yok, her bölgede kadın yürütmesi var, hatta 1. bölgede var, 2.bölgede yok, 3.bölgede var, bundan dolayı kadın gençlikten yakalanma oldu arkadaşlar yeni düzenlemesini yaptı yeniden oluştu, süreç çalışmamızın sağlığı açısından yaşanan yetersizlik, bundan sonra yapılması gereken duruş, her arkadaş kendini meselesini belirtsin ilçeden, ona göre sağlıklı bir yapı,

X4 ERKEK ŞAHIS (10.43) Ben Kağıthane ilçesinden geliyorum, bu 15 Şubat sürecinde elbette siyasetin boşa çıktık, bundan sonraki çalışmalarımızda siyaseten, nevruz olsun ve diğer çalışmaların planlamasını yapmışız, nevruzu iki mahalle olarak kutlayacağız, nurtepe ve çağlayanda bir takım kararlar almışız, evet anlayışı kabul ediyoruz, bu anlayış doğru bir anlayıştır, tabi biz bunu kendi inisiyatifimizi bireysel değil ama toplumsal alanda göz ardı etmeden hareketimizi yürütmeliyiz, bizim Kağıthanede bir konseyimiz var, biz yerel çalışmalarımızı yürütüyoruz, toplantılarımız var biz bu toplantılarda aldığımız karaları uyguluyoruz
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor) (12.03) ideolojik alan, sosyal alan örgütlemeniz var mı ?
X4 ERKEK ŞAHIS Devam Ediyor) (12.06) Evet, ideolojik alanda da, alan örgütlememiz şu anda yok, ama mahalleler çapında örgütlümüz var,
ASLAN İŞÇİOĞLU Devam Ediyor(12.25) kaç mahalle?
X4 ERKEK ŞAHIS (Devam Ediyor) 9 mahallede örgütlü çalışmalarımızı hazırlamışız

X5 ERKEK ŞAHIS : Girişim gurubu mu ?
X4 ERKEK ŞAHIS (Devam Ediyor) (12.31) Hayır hayır mahalle yönetimi olarak yani mahalle temsiliyetin, siyasi alan
X6 ERKEK ŞAHIS : siyasal alan mı?
X4 ERKEK ŞAHIS (Devam Ediyor) (12.44) hı hı, siyasal alan,
(bir süre karşılıklı konuşuyorlar ancak anlaşılmıyor)
X7 ERKEK ŞAHIS : (13.08) Şimdi tekrar edeyim tekrardan düşmesin, bir arkadaş girişim grubu olarak çalıştığı ilçeyi söyler, girişim grubu olarak yürüttüğü çalışmayı söyler, iki mecliste meclis olarak yürütülen çalışmayı aktarır, sürece yönelik özeleştirisini verir,
GÖNÜL ERDEM : (13.46) Ben il üzerinden şey yapacağım, Şişli ilçesinde görevlendirildim, Şişli de çalışmalarımız vardı, ben bir arkadaşla da planlama yapıldı, 5-6 mahalle de bu konuda çalışmalar var, yürütme olarak bir toplantı alacaktık, sonra merkezde toplantı alındığı için o kaldı,
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor) (14.18) Konfedaralizm, liberalizm, inisiyatifçilik sizde nasıl … ?
GÖNÜL ERDEM : (14.24) Vallaha biraz kişisel olarak katıldık, şimdi zaten ben çok yönetebilmesini beceremedim, ama daha bilgilenir yani dostluk, dayanışma, ortaklık olursa yani sizin söylediğiniz yani şey anlamda değil ateşkes bütün hücrelerimize her tarafa yansımış işte önderlikle ilgili, barışacak mıyız, sanki barış taklidi ile el sıkışacağız ve 30 yılın şeyi bitecek gibi o anlamda en çok rahatsız olduğum o idi benim, o anlamda şey sağlayamadık uyum sorunu yaşadım,
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor) (15.10) Nasıl oluştu ?
GÖNÜL ERDEM : (15.12) Yani ben kendi adıma ….., o anlamda diğer arkadaşlar gibi uzaktan gelmiyorum 15 yıldır bu işle ilişkim var ama sonuçta …. kadrosu değilim, o yüzden o yapıyı işlerlik açısından eksiklerim olabilir, hayır yani daha başka illerden şeylerden geliyorum o anlamda şey olabilir ama bu anlamda en somut 8 mart üzerinden söyleyebilirim, ben daha güçlü temsileyetçilerimde bile ben 8 martlara katılımı orda olarak yakınırken kadın iken de yakındı o da bölge olarak bir hatamdır belki benim, ama yani kadın profili olarak olayda zaten şeydi, kadın kendi orda da bir tepkim radikallik olarak,
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor) (16.10) Özeleştiri yapalım,
GÖNÜL ERDEM : (16.12) Hayır ben kendi payıma düşenden , yapamadım, orada zaten şey yapılırken böyle bir tereddüde düştüm nasıl davranacağım, gene radikal davrandım, yoksa bireysel olarak ben oraya tek başıma katılsaydım, orda çok başka olurdu tavrım, partim adına nasıl davranacağımı şey yapamazdım, ben GÖNÜL ERDEM olarak öyle durmazdım, bunu da 50 yıllık hayatımda herkes bilir,
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor) (16.42) Arkadaşlar ısrarla söylüyorum, bu arkadaşlar bilmiyor etmiyor anlamında değil, genel olarak bundan sonraki süreçte de yöntemler olsun bu karmaşayı aktarayım, özeleştiri yani yaşadığımız yetersizlik, çalışmalarımız de yaşadığımız yetersizlik, sürecin hareketin eleştirdiği oportünizm, liberalizm, dengesizlik bundan sonraki duruşumuzu ele alalım, buyur heval,
X8 ERKEK ŞAHIS : (17.18) Bende arkadaşları selamlıyorum, zaten çalışmalarımızı siyasi alanla birlikte yürütüyoruz, onun dışında sosyalizm
X9 ERKEK ŞAHIS : (17.40) Çalışmalarınız nasıl yani, kaç mahallede çalışmanız var ?
X8 ERKEK ŞAHIS (Devam Ediyor) : (17.42) : Çalışmalarımız ee, 5-6 mahallede çalışmamız var,
X10 ERKEK ŞAHIS : (17.52) Siyasi partinin çalışma değil ha, 6 mahallede girişim grubu olarak mahalle toplantısı alıp ve mevcut delegasyonu anlatıyoruz aldık değil mi ?
X8 ERKEK ŞAHIS (Devam Ediyor) : (18.05) : Yok daha almıyoruz, girişim komitesi çalışmalarını yapıyoruz, mahalle meclisi ilçe meclisi girişim komitesi,
X11 ERKEK ŞAHIS (Devam Ediyor) (18.17) Daha girişim komitesini kuracaksınız?
X8 ERKEK ŞAHIS (Devam Ediyor) Hı, hı
X12 ERKEK ŞAHIS Devam Ediyor: (18.22) Liberalizm ve oportonüzm anlayışı gerçekten gelememiş, bundan sonra bu anlayışı elimizden geldiği kadar bir devrimciye ve harekete yakışır şekilde,

2.BÖLÜM
TÜRKAN KOCADAĞ: (00.14) Bende arkadaşları saygıyla selamlıyorum,
X13 ERKEK ŞAHIS : (00.18) Bize gelen bir takım eleştirileri aktarayım, il konseyi çalışması başladığından beri aktarıldı zaten biliyorsunuz, durumumuzdan dolayı bir çok toplantıya katılamadık, arkadaş birkaç toplantıya katılmadı, eleştirimizi yaptık arkadaşa, özeleştirisini gönderdik, buradan özetle toplantılarımıza çalışmalarımıza pratik anlamda çözüm ..,
TÜRKAN KOCADAĞ (Devam Ediyor) (00.52) Ben bir toplantıya katıldım daha sonra katılamadım, burada kendi üstüme düşen payımı aldım, ben il kadın meclisi adına konseydeydim arkadaşların önerisiyle, burada il kadın meçlisi adına konseydeyim, arkadaşların önerisiyle, şu anda kedi Eyüp ilçesine bakıyorum, şimdi arkadaş söylerken aslında kafa karışıklığı biraz da ben yine söylüyorum, bunlarda biz mahallemizde girişim gurubunu akşamleyin arkadaş aktarımından sonra oluşturduk, bundan önceki mahalle kongrelerimizi yaptık geçen pazar günü kadın meclisimizi oluşturduk, ….. kadınla birlikte onu deklere ettik, onun dışında 15 şubat sürecini evet, bende aslında kendi kişisel olarak gerçekten o süreçte hatta bazı arkadaşlarla da paylaştım yani, o sürecin daha farklı olması gerektiğini daha militanca geçmesi gerektiğini çünkü ne kadar dik durursak, o süreçte ne kadar sahiplenme olursa ne kadar gözü kara olursak, karşı tarafta o zaman daha farklı bir tutum sergileyecektir çünkü önderlik şunu demişti, DİYARBAKIRI MISIR’A ÇEVİRİRSENİZ O ZAMAN MASAYA OTURURLAR, o anlamda gerçekten 15 şubat kendi şeyini bulmadı, katılıyorum, bu mazeret değil ama belki ben yalnız olduğum için bir takım şeylerden uzak kalıyorum çünkü yalnızım, 3 tanede çocuk var, o anlamda bazı şeylere yetişemiyorum ama bu mazeret değil fakat önümüzde bir süreç var, 8 martta o anlamda çok fazla canlı geçmedi çünkü biz 8 mart sürecinde çok kısır tartışmalara girip günlerimizi heba ettik, önümüzde işte 12 mart var, Gazi katliamı var, nevruz var, burada gerçekten militanca bir tutum sergilemek gerekir, bundan sonra da toplantılara katılacağım,
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor) (03.04) Bu meclislere yönelik eleştiriler vardı
TÜRKAN KOCADAĞ (Devam Ediyor) : (03.06) Evet yani şunu söylüyorum yoldaşım yani biz aslında anlamıyoruz ya da ben kendi adıma söylüyorum.
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor) : (03.16) Şunu aktarayım, genel meclis çalışmalarına yönelik kadının ilçelerde 22 kadın meclisi var 22 kadın meclisinin oluşumunu hesapladığın zaman 8 martta on binler olmalıydı, şölene katılma var ama, şölen çok güçlü, ama alan, evet tamam 5-6 bin, dolu olabilir ama sorun o değil sorun örgütsel yapıya baktığımız zaman vahim bir durum var, 22 ilçe meclisi ne yapabilir biliyor musunuz? hiçbir erkek yöneticiye ihtiyaç duymadan hiçbir diğer çalışmaya ihtiyaç duymadan alana on bin insan getirmeli, bu konuda eleştirimizi yaptık, çok radikal değildi, öz eleştiri çok radikal değildi, alanda yer yer radikalizm olsa da genelinde liberalizm hakimdi, arkadaş öz eleştirisini verdi, öncülük sorunu alanda yansıdı, perspektiften kaynaklı bir müdahale olmadı, bundan sonra ki süreçte biraz daha dikkat edelim,
TÜRKAN KOCADAĞ (Devam Ediyor): (04.14) Bir şeyi ben düzelteceğim, özellikle meclis ile ilgili aktarımlar yani bunları yapmamız lazım, insanlar gerçekten mesela divandan doğru bir şey söylediğinde veya bize sorduklarında bununla ilgili bence eğitim yapmamız lazım, mesela sinevizyondan anlatılmalı çok güçlü bir şekilde anlatalım, gerekirse birkaç sefer anlatılmalı ama eğer girişim grupları bununla ilgili yeteri kadar doneleri bulmuyorsa bence karşıdakileri ne de çok fazla bir şey aktaramazlar,
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor): (04.54) Devreleri hazırlıyoruz, elimizden geldiğince aktarıyoruz, tabi birazda pratiği var bu işin, nedir girişim konusu, bu meclisin temel esası devlete dayanmayan, kendi modelini yaratan, bir yaşam modelidir, işin içinde siyasal boyutu var, işin içerisinde ideolojik boyutu var, bunlar ana nokta bunu biraz daha derinleştirip evre evre anlatacağız, 1 günlük 2 günlük, 3 günlük görüşmelerle bütün evrelerin aktarımını yapacağız,
FEREMEZ ERKAN: (05.39) Doğrusu alan içi anlayış sadece liberal anlayışla oldu, kabul etme durumu değil, onun savaşını da vermemiş değiliz yani, benim cephemde çalışmalar var, onun savaşını o mahkum etme anlayışını kendi cephemde verdim ancak yeterli değil açıkça söyleyeyim, 15 şubattaki etkinliklerin zayıf geçmesi hele 8 marta hiç katılamadım çünkü memlekette bir iş durumum vardı ondan dolayı çalışma yapamadık, buda özeleştirimdir, 15 şubat gerçekten doğrudur döneme cevap alamadık, bu doğrultuda il yönetimi olarak da bir kararlaşmaya her ne kadar ben yönetici olarak karşı çıkmama rağmen, böyle yürütmeleri oluştu bu yürütmelerin içinde bende varım, bir kararlaştırmanın birebir yürüttüğü şey idi, her ne kadar o dönem şey etmesem de, ben şu anda bölge yürütmesinin dönem sözcüsüyüm, aylık dönem sözcülüğü, dönüşümlü olacak, açıkçası meclis seçme tarzı ve meclis oluşumuna yönelik bir çalışmamız olmadı, hem siyasal alanın ağırlığı, belki şey değil ama herhangi bir çalışmamız olmadı, önümüzdeki dönem kendimizi çalışmalara vereceğiz ve çalışacağız bunları söyleyebilirim, 1 ay boyunca siyasal alanda hem de bölge yürütmesinin sözcülüğünü yaptım, zaten normalde konseydedir yürütme, 2. Bölgeden de sorumluyum,
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor): (07.32) Arkadaşlar diğer arkadaşlar net algılasın bakın siyasi alan gençlik bölgelerde çalışıyor, normalde meclis çalışır, böyle bir örgüt yok, ama arkadaşlar süreçte yaşanan anlayışı mahkum etmek için yaptı biz dedik, madem öyle başarılı olacağınıza inanıyorsanız buyurun yapın, bundan sonraki süreçte her bölgede 5 (anlaşılmadı) diğer yöneticiler ilçeye bırakıyorlar, buyur heval
YUNUS AKBAŞ : (08.05) 8 marta yönelik bir çalışma yürüttük, fakat istediğimiz gibi olmadı, eğitim yapısı aslında biraz diğer ilçelerde ki gibi değil, örgütsel anlamda biraz dağınık, en azından bir kadın meclisi oluşturduk, dün akşam 13 kişilik bir komisyon oluşturduk, bu komite aynı zamanda nevroz çalışmalarına da yürütecek, (09.00-10.38 arası konuşma anlaşılmıyor)
X16 ERKEK ŞAHIS : (10.39 – 11.50 KÜRTÇE KONUŞUYOR) Arkadaşlarımı selamlarım Fatih ...(anlaşılmıyor)
X15 Erkek : Fatih?
X16 Erkek Şahıs : Evet Heval. 15 Şubat ta yürüyüş yaptık. Bir kilometre kadar yürüdük. Aksaray ışıklarına kadar Meyhanelerin içi diyoruz biz, şölen yaptık. Meclisimizde 9 tane ...(anlaşılmıyor) 10 tane mahallemiz var. 10 mahallede 60-70 arkadaşa çalıştık üye oldular. 13-14 arkadaş ...(anlaşılmıyor) ne kadar da yapıyoruz desek azdır. Dedim başkanlar ne kadar da yapıyoruz desek de azdır. Kendi işimiz kadar çalışalım. Arkadaşlara teşekkür ediyorum.
X17 ERKEK ŞAHIS : (11.50-12.37 TÜRKÇE konuşma anlaşılmıyor)

(AAKADEMİ ISPATI)



ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor): (12.38) Kısa bir bilgiyi diğer arkadaşlara da aktarayım, arkadaşlar burada çalışmayı yürüten arkadaşımız vardı zeytinburnu düzeyinde akademi geçiş vermemişti, netleştirelim ama akademi bir arkadaşa onay vermediği zaman o arkadaş hakkında daha önce eleştiri geldiyse o arkadaşa güvenmemek gerekir, akademiyi basite almayın arkadaşlar, akademi ideolojik alandır, kadro orada netleşir, o nedenle arkadaşa çok yoğun eleştiriler de gelmişti, biz yoğunlaşma süreci diye kendisinin görevini dondurduk, şu an Fatih te, arkadaşımızdır, 2 arkadaştır, bir arkadaşımız zaten geçen çalışmalara ara verdi, bundan sonra yürütmededir, bu hafta başladı,
X18 ERKEK ŞAHIS : (13.37- 14.33 KÜRTÇE KONUŞUYOR) Siyasi alanda aktif hevaller ...(anlaşılmıyor) kampanya programlarla eksiklikler atlatılır. Eksikliklerimizi çalışıp kürt hırsıyla bitirmeliyiz. Bişey daha söyleyeyim biz Fatih ilçesinin ...(anlaşılmıyor). Heval Menaf bir de heval Ferhat.
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor): (14.34) Bölgede çalışma yürüten arkadaşlar ayrı, ilçeye verdiğimiz yürütme ayrı, normalde Feremez arkadaşın bilgisi var çalışma saatinden, siyasal alanda yeni yürütmeye gelen arkadaşları bilgilendirirsin, girişim grubu olarak kadrolara ilçelere gönderdiğimiz arkadaşlar, bir girişim grubu olur ama girişim grubunun dışında da bölge yürütmesi olur,
YUSUF SOLMAZ : (15.04) Arkadaşları selamlıyorum adım Yusuf SOLMAZ Kağıthane den katılıyorum, 15 Şubatla başlayalım, 15 Şubatta yoğun bir kitleye taşıdık, Nurtepe de de yapmayı düşündük Cephe Parti Cepheye karşı onlara karşı güçlü bir gösteri yapmak istemiştik sorunlarımız vardı, yoğun bir kitleye taşıdığımız halde şu sorunu yaşadık, karasızlığımız ondan sonra inançsız oluşumuz bunu başarmamızı engelledi, bundan sonra daha kararlı ve daha inançlı bir şekilde örgütsel anlamda yani meclis çalışmaları olarak daha güçlü daha kararlı bir şekilde kendi halkımıza hizmet etmeye inşallah devam edeceğiz,
X20 ERKEK ŞAHIS: (15.52) Arkadaşları selamlıyorum. Kağıthaneden katılıyorum Seyrantepe ve Kağıthane mahalle sorumlusuyum bir de yürütmedeyim yüksek konsey yürütmedeyim Çalışmamız 8 mart biz Nurtepe yapacaktım başaramadık ama görevimizi canla başla yapacağız yani, ama eğitim şarttır, (15.52-16.36 Kürtçe Türkçe Karışık Konuşuyor)
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor) (16.38) Alanlarda farklı fraksiyonlar var, Kağıthane, Ümraniye, hangi fraksiyon olursa olsun yerelde bir çelişki tartışma olmasın, böyle bir şey yaşanacağı zaman kesinlikle bizimkilerin haberinin olması gerekiyor, Sivil Toplum Örgütleri var, sözcülük var, yürütme var, koordine var, siyasi parti var,


Dostları ilə paylaş:
1   ...   17   18   19   20   21   22   23   24   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə