T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14.1 Mb.
səhifə221/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14.1 Mb.
1   ...   217   218   219   220   221   222   223   224   ...   278

Y20 BAYAN ŞAHIS: 15:36 hocam birine katılmıyorlar...(anlaşılmadı)

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 15:45 yok yok hepsine katılıyorlar. Hepsine katılıyorlar. Mesela Cemile Çetto; şey Cemil Paşa beye gönderdiği; Kasım Beye gönderdiği; ben diğer şeyleri okumuyorum. Mesela Mebus Kamil Beye gönderdiği iki tane mektup var bunları size okuyayım, en azından ne istediğini anlarık. İşitilenlere göre tabi mektuptan alıntı almışım hepsini değil de Dış düşmanlarımıza karşı din kardeşlerinin el ele vererek sevgili topraklarını kurtaracak bu tehlikeli anda, Diyarbekir' de Kürt Kulübü ile Türkler arasında bazı çeşitli muhalefetler varmış yani didişmeler. Bunun her iki kardeş ırk için; ne elim neticeler yani ne kötü sonuçlar sebep vereceğini siz çok iyi takdir edersiniz yani bilirsiniz. İdare usulü yani yönetim usulü, Irkların haklarının korunması yani halklar onlar o zaman ırk diyorlar; ırkların haklarının korunması gibi arada halledilecek aile meselelerinin yani kendi karde... aramızda bir aile olarak bunları zaten halledeceğiz. Dış düşmanın milli haklarımızın, bağımsızlığımızı ayaklar altına almaya başladığı bu günlerde ortaya atılmış en büyük hıyanet olacağına, vatanın kurtarılması için milli birliğin hedef alınması bakış açısıyla Kürt Kulübü de gerekli özveride bulunmasını, memleket selameti adına rica eder neticenin yazıyla belirtilmesini beklerim. Atatürk' ün bütün eserleri cilt 2 sayfa 336. Şimdi nedir bu? Beylere mektup yolluyor bizim diyor, özerklik meselesi şu bu, haklar, halkların hakları, ayrı meseledir diyor basittir. Ayaklar altına alınmış bir ülkeyi önce bir kurtaralım sonra kendi içerimizdeki meseleleri hallederiz. Mesela Kasım Beye ne diyor.17:54

Y20 BAYAN ŞAHIS: hocam bu hangi Kasım? 17:55

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 17:58 Cemil Paşazade Kasım Bey Diyarbakırlı. Paşazade oğulları, Cemil Paşazadenin abisidir. Bu yani. Kürt kardeşlerimin hürriyeti diyor. Mustafa Kemal' in mektubu. Alıntıdır yine bir parçasını almışım. Kürt kardeşlerimin hürriyetini, refah ve ilerlemesinin vasıtalarını, araçlarını yani; sağlamak için sahip olmaları gereken her türlü hukuk ve imtiyazlar yani ayrıcalıklar; hem hukuki hem haklar verilmesine tamamen taraftarım. Fakat Osmanlı topraklarını parçalanmamaya uğratmamak şartıyla, görüşüme katılacağınıza şüphe etmem. Atatürk' ün Bütün Eserleri İkinci Cilt sayfa 388-389 vesaire. Şimdi burda mesele ne? Diyor ki topraklar bölünmesin, haklarınızı beraber şey yapacağız. Bir de sınır belirleme şeyi var. Mesela bu Atatürk Kürtlerle ittifak yaptığında; en azından otonomcu Kürtlerle, kendisini destekleyen Kürtlerle; harita bu Misak-ı Milli sınır, Misak-ı Milli demek arkadaşlar şu demektir. Üzerine yemin edilen sınırlar. Ant içiyorlar. hem Türkler hem Kürtler. İttifak halinde olanlar. Yemin içiyorlar, namus, Kur' an, Din, İman, adına biz diyor Kürtlerin ve Türklerin Anadolu' da ve Irak' da, İran sınırına dokunmuyorlar, güçlerini görmüyorlar o alanda. Bu gördüğünüz güney Kürdistan dahil Suriye' nin içindeki bütün Kürtler dahil; aslında Misak-ı Milli sınır içerisine alıyorlar. Mesela soruyorlar; bu Erzurum ve Sivas Kongreleri' nde de varda. Ben sadece hızlı hızlı geçecem. Soruyorlar Mustafa Kemal' e hudutlarımız neresi olacak diyor; işte haritada görüyorsunuz. Bu hudut İskenderun Körfezi güneyinden Antakya' dan, Halep ile Kakma İstasyonu arasında, Carabrus Köprüsü güneyinden, Fırat Nehri' ne ulaşır. Oradan Bizoh' a iner; Daha sonra doğuya uzatılarak Musul, Kerkük, Süleymaniye' yi içerir. İçine alır yani. Bu hudut ordumuz tarafından silahla müdafaa olunduğu gibi aynı zamanda Türk ve Kürt unsurlarının yani halklarının oturduğu vatan kesimleriyle sınırlıdır. Atatürk' ün Söylev ve Demeçleri, Cilt 2 sayfa 12, 28 aralık 1919, ...(anlaşılmadı). Sınır ve Kürtlerin durumu, Amasya Görüşmesi 2. Protokolü, 1. maddenin metninde de ifade edilir. Ortak vatan Kürtler ve Türklerin yaşadığı yer olarak belirlenir. İkinci paragraf aynen şöyle; Bununla birlikte Kürtlerin gelişme serbestileri, sağlayacak birlik, pardon sağlayacak tarz ve surette; örfi yani adeti ve kültürü ve toplumsal hukuka kavuşmaları dahi yerinde görülür. Yabancılar tarafından görünüşte Kürtlerin bağısızlığı maksadı altına yapılmakta olan yalan dolanın önüne geçmek için de bu hususu şimdiden, Kürtlerce bilinmesi hususu uygun görüldü. 22 Ekim 1919 Amasya Mülakatı, 2. protokol tarih vesikaları, ...(anlaşılmadı) cilt 1, sayfa 3-18 yaprak arası. Özerklik meselesi Değerli arkadaşlar mesela Amasya diyorum, İzmit İhtisas Kongresi' nde kendisine soruyorlar. Diyorlar ki siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? İşte gazteci Eskişehir' de de soruyorlar, Ahmet Emin Bey. Şöyle bir cevap veriyor: Dolayısıyla başlı başına bir Kürtlük tasavvur etmektense; bizim Anayasa gereğince zaten bir tür yerel özerklik oluşacaktır. Hani Önderlik hep diyor ya Atatürk' ün o dönem ki çizgisini yaklaşımını esas alırsak; soru çözülür ama biraz kendisi zorlar. 22:20

Y21 BAYAN ŞAHIS:O halde 22:21

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 22:22 O halde hangi ilin halkı Kürt ise onlar kendi kendilerini özerk olarak idare edecekler. Bak biz bugün neyi savunuyoruz? İşte özerkliği savunuyoruz. Bundan başka Türkiye halkı söz konusu olurken, yani diyor ki Türklerden bahsettiğimiz de onları da birlikte onları da birlikte ifade etme gerekir. Onlar der ki Kürtleri kastediyor. Yani Türklerin haklarından bahsederken diyor; Kürtlerden de bahsedin, haklarından bahsedin. Aksi takdir de diyor; ifade olunmadıkları zaman ne olur, bundan kendilerine ait mesele çıkarmaları daima beklenir. Şimdi Birleşmiş Milletler; Büyük Millet Meclisi, Hem Kürtlerden hem Türkler' in geçici vekillerinden oluşur ...(anlaşılmadı) bütün menfaatlerini ve kaderlerini birleştirmişler. Ayrı bir sınır çizmeye kalkmak doğru olmaz. Şimdi değerli arkadaşlar bakın bu bir de mecliste bir karar almışlar. El-Cezire komutanı Nihat Paşa' ya; ben hepsini buraya almadım çünkü özetlerini almışım. Mesela bu Mustafa Kemal, İsmet İnönü o günün bakanları, milletvekilleri vesaire ve saire hepsi imza atmışlar bunun altına. Nihat Paşa El-Cezire komutanıdır. Diyor ki Kürtlere özerklik vereceğiz. Vilson prensipleri esasında biz Kürtlerin haklarını saklı tutacağız verecez. Meclis kararı bu. Dikkat etmeniz gereken şey adım adım bunu gerçekleştirmeye çalışmak şehirlerde. En kısa zamanda vekillerinin de meclise gönderilmesi. Hem özerklik işini tamamlayın hem meclise vekillerini gönderin. Ve diğer bir husus diyor dikkat edeceğiniz en temel husus Kürtleri onurlandırmak; hediyeler vermek onlara mevkiler vermek ve Fransızlarla İngilizler arasında çeşitli çatışmalar yaratarak, kesinlikle dostluklarını engelleme. Ya Nihat Paşa' ya meclisin gönderdiği, talimname diyelim. Karanlık, böyle bir şey. Yanılmıyorsam burdan mı almışız, nerden? Haa bu Koçgiri isyanı tabi, şöyle bir durum oluyor bu arada, mesela Alevi Kürtler Sivas' ta, Koçgiri' de, Dersim' e kadar uzanan, Erzincan' a kadar uzanan bir çıkış yapıyorlar. Bağısızlıkçı çizgiyle beraber. Mesela onlar ayriyeten diyorlar biz Mustafa Kemal' e eğer derdimizi anlatırsak; bizi kabul eder şartlarımızı şey yaparlar; Alişer ve Alişan önderliğinde Dersim' e kadar varan Vilson Prensipleri doğrultusunda diyor biz talep ediyoruz haklarımızı. O da nedir? Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Kürt muhtariyetini tanıması, özerklik. İki ceza evlerindeki tüm Kürtlerin serbest bırakılması üç Kürdistan' da Kürt olmayan memurların geri çekilmesi dört Koçgiri Dersim bölgesine gönderilen ordu kuvvetlerinin geri çekilmesi. Bu hususlarda Dersimlilere acilen cevap verilmesi, yani bize. Alevi Kürtler isyana katıldı. Mustafa Kemal ne yapıyor. Topal Osman' ı ve onun çetesini oraya gönderiyor bastırıyor. Koçgiri üzerine. Şimdi mesela bastırıyor orda, hala burda diyelim Koçgirililer var Gazi Mahallesi' nde, onlarlar ...(anlaşılmadı) biraz eskileri onların ama hala Kemalizm' den kurtulamamışlar. Şimdi ben diyorum ki o topal Osman geldi sizi yok etti. Mustafa Kemal' in emriyle. Ha vallah diyor bizim atalarımız bir topal Osman' dan bahsediyorlardı ama biz de ya o kimdir bu Topal Osman neyin nesidir? 26:36

X46 ERKEK: 26:37 Hocam pardon, budur 23' ünde meclisten geçti kısa bir süre sonra 376 oyla kabul edildi tekrar geri alındı. 26:44

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 26:45 O İngiliz belgelerinde 10 Şubat' ta.

X46 ERKEK devam ediyor: 26:45-26:50 ama ...(anlaşılmadı) meclisten gecirdi…

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 26:51 İngiliz belgelerinde şöyle bir şey var. Ben onu Azadiye Velat' ta da yazdım. Bir çok arkadaş da onu bazen dile getiriyor. Siyasetçi arkadaşlarımız yani o belgedeki; Mecliste Kürtlere özerklik belgesi onaylanıyor ve İngiliz Elçisi, ona karar metnini gönderiyor, meclis karar metnini kaç oyla geçtiğini. Fakat ne yaptılar sonradan o meclis belgesini ortadan kaldırdılar. Mesela o metin olduğu gibi İngiliz belgelerinde vardır. Hatta kitaplara da geçti. Ben hem Türkçe hem Kürtçe gazetelere de yazdım. Bizim gazetelere, Azadiye Velat' a da O, Özgür Bakış' a da yazdırdım yani. Fakat şimdi onu koparıp almışlar maalesef yani meclis tutanağında o şimdi görünmüyor. 27:48

X47 ERKEK:Arşivden çalmışlar. 27:49

X48 ERKEK: 27:52 Tekrar meclis kararıyla mı aldırmışlar? Yoksa normal öyle çekmişler öyle elden...27:56

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 27:57 Ya hani 23 ten sonra Lozan' dan sonra Kürt İsyanı başlıyor ya mesela birinci mecliste 73 tane Kürt milletvekili var. Şimdi zamanımız daraldığı için onu çok anlatamıyorum maalesef. 28:10

X49 ERKEK: Hasan Hayri olayı 28:12

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 28:13 Mesela Hasan Hayri var,

X49 ERKEK: 28:17 Diyap Ağa' yı yanı başına alıyor, Mustafa Kemal.

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 28:20 Mesela Diyap Ağa var. Ondan sonra bu Mutkili Hacı Musa Bey var. Bitlisli Ziya bey. Bir sürü milletvekili 11 kişi özellikle Kürt sorununda, Diyap Ağa biraz Atatürk' le dostluğu var fazla şey yapmıyor. Ama Hasan Hayri yurtseverlik konusunda öne çıkıyor. Diyap Ağa biraz işbirlikçi kişiliğe sahipti. Şimdi mesela birici mecliste Kürtler müthiş bastırıyorlar. Mesela Bismil milletvekili mecliste diyor ki ben Kürdistan mebusuyum. Diyor Antep' i kim kurtardı? Kürt askerleri kurtardı. Kahramanmaraş' ı kim kurtardı? Kürt askerleri. Antep' i kim kurtardı? Kürt askerleri diyor. Nihat Paşa' nın; Urfa' nın öyle. Nihat Paşa' nın orduları değil. Hatta bir grup oluşturuyorlar ciddi bir grup mesela Lozan Anlaşmasında Atatürk' e İsmet İnönü' ye küfür ediyorlar. Mecliste kalkıyor Hasan Hayri, Yusuf Ziya Bitlisli, bu Lütfi Bey Bismilli olan Atatürk' e şey diyor; meclise resmen şunu söylüyorlar. Siz Kürdistan' ı satıyorsunuz. Kürdistan' ı sattığınız için yemininize ihanet ettiniz. Hani kardeştik. Niye Musul' u İngilizlere veriyorsunuz? Bir sürü didişme meydana geliyor. Atatürk bakıyor ki bununla Lozan' la bir anlaşma olmaz. Zaten birinci Lozan Anlaşması konferansı, sonuçlanamıyor, Kürtler isyan ediyorlar buna ...(anlaşılmadı) Atatürk düşünüyor ne yapabiliriz. Bu meclisi fes ediyor. Diyor bir seçime gidecez. Meclisi fes ediyor. Seçime gidiyorlar. Bu yurtsever ne kadar milletvekili varsa hepsini bertaraf ediyorlar o işbirlikçi, evet efendimci, 30:29

X49 ERKEK: 30:30 İstiklal Mahkemeleri

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 30:33 sonra zaten komplolarla diğerlerini öldürüyor. Mesela Hasan Hayri' yi öldürtüyor, mesela Yusuf Ziya Bitlis milletvekilini, Cibranlı Halit' in kardeşiyle beraber Halit beyi yolda yakalıyor. Cibranlı Halit' i yolda öldürüyorlar. Yusuf Ziya' yı bir komployla cezaevinde öldürüyorlar. Birsürü komplo ondan sonra gelişiyor. Şimdi keşke bunlar zaman olsaydı bunları tek tek anlatabilseydik, bu komploları. Ama zamanımız fazla yok. Şimdi Osmanlı dönemi o birinci dünya savaşından sonra güney Kürdistanda, Sülmaymaniyeli, Şeyh Mahmut Berzengi dedik ya tarikat şeyhiydi. Bir isyan başlatıyor işte 1917 de bilmem kaça kadar 5-6-7 yıl böyle uğraşıyor kendisini Kürdistan kralı ilan ediyor. İngilizlerle savaşıyor, yaralanıyor sonra Hindistan' a sürgüne gönderiyorlar. Tekrar geri geliyor. Tekrar isyan ediyor. Atatürk' le diyaloga geçiyor. Atatürk ona bir komutan gönderiyor ordu gönderiyor diyor biz kardeşiz biz zaten Musul' u yani o güney Kürdistan' ı kimseye vermeyeceğiz, Şeyh Mahmut onunla protokol imzalıyor diyor biz kurtuluşu sağladıktan sonra, buranın kralı ben olacağım o da diyor elbette ki sen olacaksın. Önemli olan kurtarmaktır. Ve dolayısıyla böyle bir ittifak var ve karşı savaş yapıyor sonra yeniliyor tekrar İngilizler onu Bağdat' a sürgüne gönderiyorlar tekrar en son orda ölüyor. Yani kısaca böyle değip geçecem çünkü biz çok geç kaldık, artık kaynatacak halimiz kalmadı yani zaman yetmiyor. Lozan açısından Kürtler için bir yok ediliş şeyidir. Mesela Diyarbakırlı bir Zülfü de var. Zülfü Efendi. Zülfü Tigrel' dir soyadı. Bu soyadı kanunu çıktıktan sonra onlar Tigrel demişler. Eee, İsmet İnönü Lozan' a giderken, bir Karadeniz milliyetçisi Türk milliyetçisi diyor ki Paşa sen duyduğuma göre Kürtsün hatta Atatürk' e diyor ki ya bu heyetin başkanlığına bir Kürdü nasıl koyabiliriz nasıl güvenebiliriz? Rıza Nur diyorlar kendisine Trabzon milletvekili, Rize' mi Trabzon' mu tam aklımda değil de ama ismi Rıza Nur ya Trabzon' dur ya Rize' dir. Atatürk diyor boş ver sen onun Kürtlüğünü o bizdendir. İsmet İnönü' ye diyor sen Kürt' müsün Türk' müsün? Diyor benim aslım Kürttür ama ben Türklüğü esas alıyorum. Şimdi tabi İsmet İnönü politika yapıyor. Atatürk' ün en değerli arkadaşıdır. Her gittiği yerde gerektiğinde diyor ben Türkler adına burdayım aynı zamanda Kürtler adına da burdayım hem Kürt hem Türk. Ben Kürdüm. İşte Kürtler ve Türkler adına temsilciyim. E bir de yanına işbirlikçi Zülfü Efendi Tigrel' i Diyarbakır' dan koymuşlar. O birinci Lozan Anlaşmasından konferansından sonuç alamıyorlar. Yani o yurtsever Kürtler var hani dedik ya mecliste mesela İsmet İnönü şey yapıyor telgraf çekiyor diyor şu şu şu şu konularda biz Musul' u bırakmak durumundayız. Şöyle olacak böyle olacak; bunlar isyan ediyorlar. Telgraf çekiyorlar asla kabul edemeyiz. Musul' u verdiğimiz zaman Ankara' yı da veririz gibisinden. Eee bu sözümüzün eri olmayacak Kürtler itiraz ediyorlar. Ondan sonra meclisi fes edip yenisini getirdikten sonra; ikincisinde o işbirlikçi Kürtler gönderiliyor İsmet Paşa' yla 60 kişilik bir grup gidiyor içinde bir sürü Kürt milletvekili var. Onların başına da Diyabakırlı Zülfü koyuyorlar. Tam Musul meselesine ve Kürt meselesine geldiğinde İsmet İnönü diyor ki; Musul bizim olmalıdır. Dış işleri bakanı, İngilizlerin diyor ki niye sizin olmalı? Eee diyor nüfus bizimdir, Türk’türler. O da diyor ki hayır Kürtler daha çoğunlukta orda. Eee diyor Kürtler de Türk’türler. O da diyor ki İsmet Paşa beni güldürme. Dünyanın hiç bir tarihçisi Kürtler Türk’tür demez. Aryan bir halktır. Siz Turanisiniz. Dolayısıyla vazgeç bu sevdadan. Birbirlerinin nüfusunu koyuyorlar ortaya. İşte o diyor şu kadar Türk var O diyor bu kadar Kürt var. O zaman vilayet olarak bütün Arabı, Türkmeni, Türkü bilmem Yahudisi, Hıristiyanı hepsi Kürtlerin üçte biri kadar değiller. Yani verilen rakamlar o gün itibariyle ve en son anlaşıyorlar şöyle anlaşıyorlar. İngiliz dışişleri bakanına diyor ki biz gizli görüşsek bu işi heyet biçiminde değil nasıl olur. O da diyor olur niye olmasın. İsmet Paşa şeye Tigrel' e diyor ki o Kürt aptalına, ya ben seni çok yorgun görünüyorum herhalde bir kaç gün dinlensen nasıl olur. O paşam ağzın bal yesin. Vallaha zaten ben de diyecektim ama utanıyorum söylemeye benim de 2-3 günlük istirahata...olur sen de keyfine bak. Ve adam diyor ki biz Musul' u tamam size bırakacaz ama siz de bize Kürtleri dayatmayacaksınız. Kürtlere bir şey verin dayatmasından vazgeçeceksiniz. Şimdi ihanet ve yine gündemde. Buyurun heval. (36:41)

X50 ERKEK: (36:42) Zaten onla o şeye gitmeden önce Atatürk böyle köşkündeyken İsmet İnönü' yü çağırıyor. Burda Flora Köşkünün bahçesinde bir çok çiçekler ekiyor. Diyor ki İsmet diyor git yarın sen Lozan' a gitmeden önce bu konu üzerinde biraz yoğunlaş diyor. Ondan sonra yarın gel konuşalım diyor. İsmet İnönü diğer gün gidiyor bakıyor ki tüm çiçekler biçilmiş sadece laleler var diyor. Sadece laleler dün gelinen bahçe çeşit çi..çeşit çiçekler varken diğer gün ertesi gün geliyor bakıyor sadece laleler var diyor ki İsmet diyor sen ne anladın diyor. Diyor tek dil, tek din, tek devlet tek bayrak diyor. O zaman diyor sana da artık birşey söylememe gerek yok hadi git diyor. O temelde daha burdayken o planı kurup gidyorlar. 37:32

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 37:33 Evet. Şimdi mesela ikinci oturumda, artık böyle kendi aralarında anlaşıyorlar, Musul’u diyor biz öyle bir formül bulalım ki Kürtlerin tepkisini çekmiyecek bir formül. O da nedir? Diyor biz Musul' un statüsü işte Türkiye' de mi olacak, yoksa İngilizlere mi bırakılacak noktasını Birleşmiş Milletlere verelim. Şimdi Birleşmiş Milletler' in üyeleri kim? İngiltere, İtalya, Fransa yine kendileri. Eee işte 1926 da 3 yıl sonra zaten Birleşmiş Milletlere götürülüp, Musul' a bırakıyorlar. Musul' u onlara veriyorlar. Eee Lozan antlaşması Kürtleri inkar eden bir anlaşma olarak tarihe geçiyor. Eee Kürdistan yine bölünüyor. İşte Rusya, Suriye' nin içindeki Kürtler Fransa' ya bırakılıyor. Musul vilayeti dediğimiz güney Kürdistan İngilizlere bırakılıyor. Dolayısıyla döne döne döne döne; bir madde bir iki madde bırakıyorlar. İşte Türkiye' deki, Türkiye vatandaşların herkesimi yani herkese açık yani böyle zaten adlandırma da yapmıyor. Herkes mahkemelerde bilmem sokakta orda burda basında, kendi dilini kullanma özgürlüğüne sahip olacaktır. Yani Kürtlerin payına düşen böyle muğlak gizli bir madde olarak...(anlaşılmadı) 39-40 ve 41. maddelerde gizli olarak; ana dilde eğitim hakkı güvence altına alındı. Musul illeri tarihlerde görüşülmek üzere Birleşmiş Milletler denetimine bırakıldı. Bugünkü Cumhuriyet' in sınırları ve temeli böyle atıldı. Örgütsüz ve ideolojisiz Kürtler, kandırılmış olarak sahne kenarına itildi. Maalesef, maalesef. Azadi Cemiyeti örgütü, haritada ki görüyorsunuz. İşte bağımsızlıkçı çizginin sahibiydiler. Cibranlı ...(anlaşılmadı) Şeyh Sait' in bacanağı değerli arkadaşlar. Şimdi ihanet yine devreye giriyor. Azadi örgütünü kuruyorlar. Kürdistan' da bağımsızlık bir mücadele Lozan' dan sonra. Pardon bacanağı değil de Kızkarceşini Şeyh Said' e vermiş aynı zaman da bir kız kardeşini de Kasım Bey' e vermiş. Binbaşı Kasım. Aynı zamanda Halil Bey' in amcaoğlu. Yani akrabasıdır. Birebir belki belki belki bir amcaoğlu değil de tam bilemiyorum ama akrabasıdır. Şimdi ne yapıyor bu Kasım, Binbaşı Kasım? İsmet İnönü ve Mustafa Kemal' in ajanı dır. Şeyh Said ile bacanaktır. Halit Cibrani' nin damadıdır. Azadi örgütününde ne oluyor ne bitiyor hepsini biliyor. Alıyor kendisinden Atatürk' e haber veriyor. Ve dolayısıyla Halit Bey' i yakalıyorlar. Yusuf Ziya Bey ile birlikte. Kimisi diyor yolda öldürülüyor; kimisi diyor işte Bitlis' e getirilerek öldürülüyor.Yusuf Bey' de zaten Yusuf Ziya' da dediğim gibi Bitlis cezaevinde milletvekiliydi öldürüldü. Ve böylece Azadi örgütünün ilk beylik başkanı dağıtılmış oldu. Mesela ilk kurucuları işte Yusuf Ziya' dır, İsa Nuri' di, İsmail Hakkı Şeveş' tir, Doktor Fuat sonra Diyarbakır' da idam edilmdi. Cemil Paşazade' dir o Diyarbakırlı birçok kişi. Güneyden de bazı kişiler var. Bedirhan Paşa' nın oğulları var. Bu örgüt böyle dağılıyor maalesef, darbe yiyor. Binbaşı Kasım' ın, Yusuf Ziya' yı ve Cibranlı Halit' i öldürtmesi üzerine, ihbarı üzerine. Şeyh Sait isyanı arkadaşlar çok tartışılan bir isyan. Ben hani zamanımız bitti diye; hemen hızla bunları duymuşsunuzdur, okuyabilirsiniz de ilerde. Eee bir kaç tane asker kaçağı var diye;...(anlaşılmadı) asker kaçağı var diye askerler orayı basıyorlar bize bu firarileri ver. Abdurrahman' da diyor; Şeyh Sait' de diyor ya bizim bir onurumuz var toplum içerisinde başka bir gün bulamadınız mı yani? Şimdi düğündeyiz dernekteyiz, burayı basıyorsunuz ayıptır günahtır. Sonra ilgilenirsiniz onlarla. Şimdi yok diyorlar dolayısıyla müriteri Abdurrahman, Karslı Abdurrahman bir çatışma çıkarıyor. Ve Askerlerin arasında bir çatışma doğuyor. İsyan başlıyor. Elazığ' a kadar valiyi ele geçiriyorlar. Bilmem bir sürü şey Diyarbakır' a kadar isyan başlıyor. Sonra ordu sağdan soldan geliyor. 8 gün boyunca Diyarbakır' ı kıramıyorlar. İçeri giremiyorlar. İçerden devlet ajanları çapulcuk ...(anlaşılmadı) yapıyorlar Şeyh Said askerleri adına. Bu sefer halk diyor Şeyh Said' in askerleri böyle yapıyor. Desteklemiyorlar ve geri çekiliyor. Abdurrahman Ağa köprüsü var, Muş' tan Varto' ya giderken. Hatta Şeyh Said arkadaşlarıyla İran' a kaçmak istiyor. Dolayısıyla yine Binbaşı Kasım devreye giriyor. Nereye gidiyorsunuz biz yardımcı olalım. Osman Bey' e teslim edip işte 29 Haziran' da biliyorsunu 46-47 kişilik bir arkadaş grubuyla idam ediliyorlar. Yani kısa ve özet olarak bunu böyle geçiyorum. 1925. 43:47

X52 ERKEK: 43:48 Kasım onun damadı galiba?

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 43:49 Hı Hı damadı ve aynı zamanda akrabasıdır. Şeyin damadı Şeyh Said' in, şeeey bacanağıdır bacanağı. Şeyh Said' le bacanaktır. Şeyin damadı Halit beyin. Ağrı isyanı bu Azadi örgütü dağıldıktan sonra ...(anlaşılmadı) başkanı işte Bedirhan Paşaların çocuklarıdır. Bir çok aydın var. O da 1920 lerde kuruluyor. Daha öncesi kuruluyor tabi HOYBUN 23 te kurulduğunu söylerler kimi tarihçiler. Eee, Ağrı isyanı önce...(anlaşılmadı) bir kaçak grubuna düşüyor devlet bunu arıyor. Ardından İhsan Paşa tabi örgütlü bir insan oraya geliyor. Bir yanlış telgraf çekiyor Hakkari bölgesi...(anlaşılmadı) gidip köyde başlıyor. Bir taburu yok ediyorlar. Ben size telgraf gönderdiğimde biz isyanı başlatacağız. O Kürt subayları silahları alıp Kürt askerle de isyan edip bize katılın. Bir yanlış telgraf sonucu Beytüşşebap isyanı olarak geçer o zaman Uludere Beytüşşebap' a bağlıyordu. Bir isyan başlatıyorlar sonra güneye kaçmak zorunda kalıyorlar. Bir taburu imha ediyorlar ama gidiyorlar sonra 1927-30 arası işte Ağrı da bir isyan(45:23) işte Nuri Paşa, Fuat Bey var; Memduh Şeker Bey Vanlıdır.45:27

Y22 BAYAN: Memduh Selim Bey 45:28

HASAN ÖZGÜNEŞ devam ediyor: 45:30 Memduh Selim Bey bravo doğrudur. Onun romanı var Mehmet...(anlaşılmadı) yazmış. Ben çok yorulduğum için isimleri karıştırabilirim. Bağışlayın arkadaşlar. Dolayısıyla 3 yıllık bir isyan başlıyor. İşte geliyor Dilan' a kadar gidiyor. Dağılıyor her tarafa, güneyden, güney Kürdistan' da Barzani' nin kardeşi Şeyh Ahmet 300 kişilik bir orduyla geliyor Tiyar bölgesine kadar geliyor onun imdadına koşacak. Güney' den Civan Haco' nun dedesi Haco Ağa Nusaybin üzerinden gelip orda yeni bir cephe açmak istiyor. Bir çok koldan cephe açmak istiyorlar boğulmaması için. İran sınırında Celali aşireti var; onlar da isyan ediyorlar bu arada. Dolayısıyla Devlet bayağı sıkışıyor, çok ciddi çatışmalar meydana geliyor. Fakat Devlet İran' la anlaşıyor; diyor sizin o tarafta kimi aşiretler yardım veriyorlar. Biz burdan dağı sarıyoruz. Ama sizden kuşatmaya alamıyoruz. İaşe alıyorlar gülle alıyoralar. O ara sınır değişikliği yapıyorlar. Küçük Ağrı' yı Türkiye' ye veriyorlar. Bu sefer orayı da çembere alıyorlar. Dolayısıyla 3 yıllık bir isyan sonucunda isyan boşa çıkıyor. Yani ne Haco Ağa' nın güneyden Nusaybin' den yardım etmesi bir işe yarıyor. Ne Barzani' nin, Şeyh Ahmet' in gelip Oramaz bölgesinde bir isyan başlatması işe başlıyor. Yani İsa Nuri Paşa mecburi İran' a kaçıyor ve orda ölünceye kadar trajik bir biçimde de zaten ölüyor. O da sonra al...(anlaşılmadı) Eee sonra devlet Şark Islahat planını çıkarıyor bindoku... bu isyanlardan sonra. Dolayısıyla Kürtleri göçertme, Kürt dilini yok etme, Kürtçeyi yasaklama, işte Dersim bölgesini ele geçirme, her tarafı geçirdi ve bu sıra Dersim' e geliyorlar; saire. Orada birçok karar alıyorlar değerli arkadaşlar: Kürtleri hem bölgelerinden sürme hem dillerini yasaklama hem tümden yok etme yani amaç bu. 60-70 maddelik bir şey. Ben sadece öz olarak size anlattım. İşte diyor belediyelerde sokakta orada burada Kürtçe konuşan bile Devlete ve belediye kanunlarına karşı gelmiş olurlar; derhal mahkemeye verilmeli ve parasal ya da başka hukuki cezalar verilmeli. Yani 3 Kürdün diyor bir araya gelerek cemiyet kurması kesinlikle yasaktır. Diyor ki Ermenilerden boşalan köylere kesinlikle Kürtlerin yerleşmesini engelleyin. Karadeniz' den, Afganistan' dan, Balkanlardan, Arnavutluk' tan, Bulgaristan' dan Türkleri getirip yerleştirelim. Buradaki Kürtleri' de Konya' ya, Edirne' ye, oraya buraya Amasya' ya sürgün edelim. Ama hiçbir şekilde ne bir sanatsal faaliyet, ne bir ekonomik faaliyet yapmaları, bir araya gelmelerini yasaklayalım. Ve aynı zamanda sürgün edilen Kürtler diyor öyle yerlere götürülmeli ki derhal asimile olmalılar. Hatta diyor ki gece okullarını açalım; onların kızlarını alıp eğitelim; Türkleştirelim. Çocuklarını eğitelim. Özellikle diyor Dersim' de bunu yapmamız lazım bakın özellikle Dersim çünkü niye Osmanlı döneminde hiç boyun eğmemiş. Cumhuriyet döneminde de boyun eğmemiş. Ciddi bir direnç kalesidir. Farklı bir kültürdür. Biz bunları ele geçirmemiz lazım diyor. Şimdi dikkat edin: Dersim' i önemeli olan da yenikten sonra bu politikayla adeta yok ettiler yani. Kemlaistleştirdiler. Bakıyorsun Alevilerin %80 i 90 ı hala CHP nin yanında. İşte hem yok et hem zihinsel olarak kendine bağla. Mesela özellik yanlış anlaşılmasın bu sadece Alevi kardeşlerimiz için geçerli değil bütün Kürtler için geçerli. Diyor ki Kürtler kendi düşmanına hayrandırlar, aşıktırlar. 50:15



Dostları ilə paylaş:
1   ...   217   218   219   220   221   222   223   224   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə