T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14.1 Mb.
səhifə23/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14.1 Mb.
1   ...   19   20   21   22   23   24   25   26   ...   278

X26 ERKEK ŞAHIS (59.56) : Heval Okmeydanı kendini yaşatıyor 4-5 seneden bu yana,
X25 ERKEK ŞAHIS (Devam Ediyor) (59.58) : Neyse, çok girmeyelim
FEREMEZ ERKAN (Devam Ediyor): (01.00.00) Biz planlamayı netleştiririz onu daha sonrasından, ya aslında şunu belirtmekte fayda var, açıkçası bir konsey kurucu şeyimiz var ama artık kuruculuktan çıkmamamız gerekiyor, bence marttan önce çıkmamız gerekiyordu, kısmi karışık bir durum var hepimizden kaynaklı, ama açıkçası netleşmesi lazım artık,
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor): (01.00.48) Ben bu alanın yürütmesiyim ben söylüyorum, bu haliyle netleştirirsek 1 ay sonra çöker, yani ben eğitimin dayatmanın ideolojik çerçevenin oluşmasından sonra, netleşmesine de bakacağız onu da söyleyeyim, oluşturacağız bakacağız onu da söyleyeyim,
FEREMEZ ERKAN (Devam Ediyor): (01.01.04) Bir eleştiri daha yapayım, biraz daha bölge sözcülüğüne değineyim, şu anda bulunduğumuz ilçede dün akşam girişim komitesi oluşturulmuş, hatta ben dün akşam burada bazı kaygılarımı söyledim, SÖZLEŞME ORTALIKTA DOLAŞIYOR, BU ARKADAŞLARIN BAŞLARINI SIKINTIYA SOKAR, sabahtan beri ilçededir ve elden ele geziyor, ben mesela sabah ilçe başkanına da söyledim, bu elden ele geziyor yani hatta dedi ki kağıda da dokümana da şey yapmayın, ihtiyaç olduğunda taşıyın, şeylerde taşıyın, korumak lazım, o temelde biraz daha dikkatli olmak lazım, şu anda bile arkadaşların elinde dolaşıyor,
ASLAN İŞÇİOĞLU (Devam Ediyor): (01.02.10) Okumaları için ilçelere sözleşme verdik, arkadaşlara eğitim noktasında sorun yaşarsa çünkü sözleşme verilecek, legalleştirmeye gerek yok, legalleştirilsin demiyorum, fakat arkadaşların şöyle bir yaklaşımı var, biz arkadaşlara sözleşmeyi verdiğimizde arkadaşlar zaten her taraftan sonuçta DTK örgütlemesidir bu, çok nettir, fakat yine de şöyle bir şey var, arkadaşlar alıyor elinde geziyor, evde oku, ilçede oku, fakat illegalize etme noktası çok tehlikeli, ona dikkat etmek lazım, meşrudur, meşru örgütlenmedir, DTK nın Türkiye’deki örgütlenme modelinin illere, ilçelere yayılmasıdır, bu konuda hiçbir illegal olarak, fakat bu şu demek değildir, bize göre meşru olan devlete göre illegaldir, arkadaşlarımızın hepsi neyden yararlanıyor bir çalışma yürütüyoruz meşrudur, ama onlara göre illegaldir, kent konseyi adam şimdiden başlamış görüşmelere bu nasıl bir yapıdır, dedikodular başlamış şimdiden rahatsızlıklar, budur yoldaş genel anlamda çalışmalara bundan sonraki süreçte 2. Kendimde bizzat olacağım, meclislerin olduğu yerlerde, girişimlerin olduğu yerlerde, eğitim planlamasını biraz daha hızlandıracağız, bundan sonraki süreçte her toplantı yada oturumda belirli ilçelerden arkadaşlar olacak, o katılım bundan sonraki toplantılarda çalışmaları değerlendirme açısındandır, ama eğitim düzenlemesi ile ilgili farklı toplantılar alacağız arkadaşlar, o nedenle her toplantıyı bir taraflı iki taraflı eğitim devresine çevireceğiz, arkadaşlar ona göre hazır olsun, yoğunlaşsınlar okusunlar, kendilerini böyle biraz yavaş yavaş geliştirsinler, yani şey yaşanmasın heval nedir siz söyleyin biz yapalım değil de, siz de okuyun verdiklerimizi, bizde anlatalım ortak nokta bulalım, Kadir arkadaştan biraz faydalanılabilir bu konuda, arkadaşın geniş tecrübeleri var, ara sıra biraz rahatsızdır arkadaşlar, ama arkadaşlar yer yer ortaklaşabilelim, Mehmet arkadaştır, Şükrü arkadaştır, bu üç arkadaşın da yani bu konuda bir nevi bilgileri var, genel süreci değerlendirsek, böle dikkate alsak, bir araya gelebilirdik, müdahale edebilme, kaldırabilme ve sarılabilme, o nedenle buradaki duruşu net olarak belirtmek gerekir, BİZ APO’CU OLARAK BURADAN ÇIKACAĞIZ, APO’CU OLARAK …, geri dönüşü olmayan bir sürece giriyoruz, mart ayı geri dönüşü olmayan bir süreçtir, kimsenin garantisi yok, 12 Martın garantisi yok, 20 Martın garantisi yok, bu nedenle arkadaşlarımızın bu sürece sahip çıkacak, bu süreci savunacak güçte olduğuna inanıyorum, hep birlikte çalışacağımızdan kaynaklı mutlu ve gururluyum, ben inanıyorum ki bu süreci sizinle birlikte götüreceğiz, hepinize başarılar diliyorum”
Şeklinde olduğu,
Metni verilen toplantının PKK/KCK terör örgütünün KCK Türkiye Meclisi (TM) tarafından düzenlenen İstanbul İl Meclis Toplantısı olduğu, katılımcıların ekseriyetle PKK/KCK terör örgütünün üst düzey yöneticileri oldukları, söz konusu meclisin KCK sözleşmesi doğrultusunda oluşturulan İl, İlçe, Bölge ve Mahalle meclislerinin yanı sıra gençlik ve kadın yapılanmasını da yönettiği, kadın yapılanmasının Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), Gençlik yapılanmasının ise Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) ismini aldığı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde etnik temele dayalı bir devlet oluşturma perspektifi doğrultusunda, terör örgütünün KCK sözleşmesi uyarınca düzenlediği Demokratik Kent Meclisi Kuruluş ve İşleyiş Yasası çerçevesinde toplandığı, bu kent meclislerinin anayasamızda belirtilen sivil toplum hareketleriyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, PKK’nın 4. ve son aşama olarak kabul ettiği serhıldan, yani Konfederalizm’e dayalı devlete giden yolda yapılacak bir halk ayaklanmasıyla ülkemizin Doğu ve Güneydoğu İllerinin bir kısmını kapsayacak şekilde oluşturulması düşünülen devletin ilk aşamasını bu meclislerin oluşturduğu, yapılan planlara göre halk ayaklanmasından sonra oluşturulacak yeni konfederal yapıda devlet işleyişinin temelini oluşturacak halka dayalı meclislerin işte bu kent meclisleri olduğu, bu meclislerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası ve yasaları çerçevesinde faaliyet yapmak gibi bir misyonlarının olmadığı, bu meclislerin KCK sözleşmesi doğrultusunda çalışarak PKK/KCK terör örgütünün ayrılıkçı ve bölücü terör eylemlerini koordine etme, örgüte taban kazandırma, dağdaki PKK militanları ile şehir merkezleri arasında irtibat sağlama, PKK’ya silah, gıda ve benzeri lojistik destek sağlama, nihai olarak da yukarıda belirtildiği üzere kurulması planlanan kürdistan isimli devletin çekirdek yapısını oluşturma misyonlarının bulunduğu, kent meclisi toplantılarının PKK/KCK terör örgütünün dağ kadrosundaki yöneticilerinin katılarak yaptıkları toplantılardan hiçbir farklılık arz etmediği, meclislerin referans olarak PKK/KCK terör örgütünün lideri olan hükümlü Abdullah ÖCALAN’ın talimatlarını ve dağ kadrosunda yönetici düzeyinde ki terör örgütü militanlarının görüşlerini esas aldıkları, yukarıda ortam dinlemesi suretiyle tespit edilen metinden açıkça anlaşıldığı üzere, söz konusu İstanbul İl Meclisinin yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda toplantı yaptığı, toplantının Barış ve Demokrasi Partisinin ilçe başkanlığında yapılmasının ise sadece bu toplantıya siyasi parti faaliyeti havası verme gayesine yönelik olduğu, bu kapsamda bu kadar insanın başka bir yerde toplanmasının dikkat çekeceği ve toplantı yerine güvenlik güçleri tarafından baskın düzenlenebileceği, parti binasına giriş ve çıkışların rahat olması hususları nazara alınarak toplantının BDP’nin resmi şemsiyesi altında yapıldığı, ancak içeriğinden açıkça anlaşıldığı üzere bu toplantının PKK/KCK terör örgütünün şehir yapılanmasının toplantısı olduğu,

Toplantı metninde özellikle Siyaset Akademilerinden bahsedildiği, Siyaset Akademisinin onay vermediği bir şahsın KCK içerisinde yönetici olamayacağı, bu akademilerin terör örgütünün şehir merkezi eğitim kampları şeklinde faaliyet gösterdiği, toplantının yapıldığı dönemin Serhıldan yani halkın devlete başkaldırması ve bu suretle konfederal yapının oluşturması yılı olarak ilan edildiği, örgüt lideri ÖCALAN’ın “Diyarbakır’ı Mısır’a çevirirseniz o zaman masaya otururlar” talimatı esas alınarak ülke genelinde ve özelde İstanbul ilinde terör örgütü lehine gösteri, toplantı ve basın açıklaması adı altında eylemlerle birlikte ülkede kaos ve kargaşa ortamı yaratacak araç kundaklama, iş yerlerine saldırma, ve benzeri eylemlerin planlandığı, bu meclislerin il düzeyinde terör örgütünün en üst karar alma organı olmaları nedeniyle burada belirlenen genel çerçeve doğrultusunda ilçe, mahalle ve sair yapılanma düzeyinde bu kararların hayata geçirildiği, KCK/TM il meclisinin şiddet eylemlerinin arttırılması genel prensibini benimsemesinden sonra örgüt içerisindeki hiyerarşik yapının harekete geçtiği ve herkesin kendine bağlı örgüt elemanlarıyla planlama yaparak sorumluluk sahaları içerisinde ve bazen de birlikte terör eylemleri gerçekleştirdikleri, basın yayın organlarında şahit olduğumuz terör örgütü lehine düzenlenen eylemlerin dosya içerisindeki telefon görüşmeleri ve diğer delillerden anlaşılacağı üzere tesadüfi olmadığı, yapılacak eylemlerin örgüt içerisindeki ilgili birimler tarafından en ince detayına kadar planlandığı, örneğin atılacak bir molotof kokteylin malzemelerinin temini için KCK/TM İstanbul Yapılanması tarafından ilgili şahıslara para aktarıldığı gibi şüpheli Abdulrızak DAĞCI’nın telefon görüşmelerinde belirttiği üzere, örgüt mensuplarının eylem nedeniyle yaptıkları masraf ve sair giderlerin de yine terör örgütünce finanse edildiği, dolayısıyla bu eylemlerin tamamına yakınının şahsi inisiyatif ile değil terör örgütünün karar organlarının oluşturdukları konsept doğrultusunda gerçekleştiği, işte bütün bu kararları alan konseptin ise PKK/KCK terör örgütünün il merkezlerinde en üst düzeyde yetkili birimi olan il meclisleri olduğu, bu meclislerin sadece genel perspektifi tanzim ettiği, örneğin yukarıda belirtildiği gibi Serhıldan (Devlete Başkaldırı) eylemlerinin arttırılarak şiddetin Mart ayı boyunca sürdürülmesi şeklinde meclisin aldığı kararın alt birimlerce yeni ve daha fazla yasa dışı eylem talimatı olarak algılandığı ve söz konusu yasa dışı birimlerin kendilerine verilen sorumluluk sahası içerisinde eylemler gerçekleştirdikleri, bu eylemlerin de yine belli şahıslarla koordine ve konsensüs içerisinde yapıldığı, dolayısıyla İstanbul İli ve çevresinde meydana gelen tüm eylemlerin talimatının bu meclis tarafından verildiği, iddianame içeriğinde metni verilen toplantılardan hemen sonra gerçekleşen terör eylemlerinin doğrudan bu meclisin kararlarına dayandığı, söz konusu meclisin adeta terör örgütünün karar organı gibi davrandığı, toplantı içerisindeki konuşmalardan bu hususların açıkça anlaşıldığı, nitekim terör örgütü lideri ÖCALAN’ın “Diyarbakır’ı Mısır’a çevirirseniz o zaman masaya otururlar” şeklindeki ifadesi esas alınarak şiddet eylemlerinin tırmandırıldığı, aşağıda verilen eylemlerden de anlaşıldığı üzere bu toplantıların terör eylemlerinin fitilini ateşlediği, yapılan tüm konuşmaların terör örgütünün plan ve programları çerçevesinde bölücü ve yıkıcı amaçlar doğrultusunda gerçekleştiğinin toplantı metninden açıkça ortaya çıktığı, yine bu toplantıda temel hedef olan konfederalizm üzerinde ağırlıkla durulduğu, konuşma metinlerinden anlaşıldığı üzere konuşurken Türkçe’nin cümle yapısına aykırı dışarıdan bir şahsın içeriğini net olarak algılayamayacağı, ancak kendi aralarında anlayabilecekleri adeta şifreli bir konuşma tarzı geliştirdikleri, terör örgütünün KCK ile birlikte klasik terör faaliyetleri dışına çıkarak devletleşmeye giden yapıyı oluşturmaya çalıştığı, bu kapsamda bölge, İl, İlçe, Belde, Köy ve Mahallelere kadar hatta mahalleleri de bölümlere ayırarak örgütlenmeye yöneldiği, terörün ideolojisini halk tabanına yaymaya ve şiddet eylemleri yoluyla terör örgütünün oluşturduğu korku ve endişeyi tüm topluma hissettirmeye, bu suretle kendilerinin devlet otoritesine tabi olmadığı, örgütün devletten daha güçlü olduğu intibaı uyandırarak kurulması düşünülen kürdistan isimli yapılanmanın temelini oluşturmaya çalıştıkları, KCK’nın kuruluş aşamasına kadar yürütülen faaliyetler yalnızca terör amaçlı olmasına rağmen KCK’nın kurulmasıyla birlikte örgütün yeni bir perspektif benimsediği, KCK’nın daha profesyonelce hazırlanmış ve devletleşmeye giden bir proje olduğu, toplantılardaki konuşmalardan açıkça anlaşıldığı üzere örgütün şehir yapılanmasının son derece etkin çalıştığı, elemanlarını sürekli zinde tuttuğu, hatta haftalık toplantılara iştirak etmeyenleri dahi cezalandırma yoluna gittiği, kendi mensuplarını disipline ettiği gibi halk tabanında da şiddet eylemleri yoluyla korku ve endişe yarattığı, bu suretle örgüte yakın olmayan şahıs ve grupların dahi örgüte karşı sessiz kaldıkları yada istemeyerek yanında yer aldıkları, tüm bu nedenlerle KCK’nın siyasi bir hareket yada bir sivil toplum hareketi olduğunu iddia etmenin gerçekleri çarpıtmak olduğu, bunu yapanların ya meselenin iç yüzünden haberlerinin olmadığı yada terör örgütünün faaliyetlerini gizlemeye çalıştıkları,
Anlaşılmıştır.

13.03.2011 TARİHLİ TOPLANTIYA AİT SES KAYDI ÇÖZÜM TUTANAĞI
(2. TOPLANTI)
13.03.2011 günü Beyoğlu ilçesi, Kemerhatun Mahallesi Ağa Çileği sokak No:6/2 de sayılı adreste faaliyet gösteren BDP Beyoğlu İlçe Başkanlığı binasında; teknik araçlarla yapılan ortam dinlemesinin çözümünün;
1.BÖLÜM
Toplantı 00:01 dakikadan itibaren başladı.
X1 ERKEK ŞAHIS (…..) (00:01):arkadaşlar tamamsa gündemimize geçeceğiz. İlk önce gündemimizi arkadaşlar la paylaşalım;
Birinci Gündem Maddesi: Açılımdır, Açılıştır

İkinci: Saygı Duruşu

Üçüncü: Divan Seçimi

Dördüncü:Yasal Süreç

Beşinci İse :Temayül Yoklaması

Altıncı Gündem Maddesi: Yemin

Yedinci: Seçim

Sekizinci: Kapanış



Farklı bir gündem maddesi varsa ekleyelim; yoksa ……..( anlaşılmıyor)
X2 ERKEK ŞAHIS (01:05) ….( anlaşılmadı) arkadaş biliyorsun benim durumumu
X1 ERKEK ŞAHIS (Devam Ediyor) (01:15):biz mücadele veren arkadaşlarımız için saygı duruşunda duralım. Saygı duruşu yapılıyor ardından alkış sesinden sonra (02:11)divan seçimi için arkadaşlardan isim isteyeceğiz eğer varsa...(anlaşılmadı)üye bir divan başkan iki üye olmak üzere seçim yapacağız şimdi aşağıda isimi bulunan divan seçimi için öneriyoruz divan başkanı; Raaf Nas üye ….. Gürbüz , üyeler Fatma Dikmen öneren kişi Lokman Çelebi, Zeki İlhan, Halil Çiçek kabul edenler el kaldırsın.
X3 ERKEK ŞAHIS (06:05):biz şimdi isimleri okuyacağız burada olanlar burada desin olmayanlar bir şey demesin.

Haydar ÇİÇEK, Ruhat ÇİÇEK, Yalçın SAKA, Zühal ,Yusuf, İbrahim GÜNER, Salih ÇİÇEK, Rabia AKTA, Ahmet AKTAŞ, Sıraç KARATAŞ, Nafia DALKILIÇ, Hacer ….(GÜLMEZ olarak anlaşıldı), Serdar YUSUFOĞLU, Haydar BAKIR, Mehmet YUSUFOĞLU, Salih EFE, Şehmus, Kadri KILIÇ, Şahabettin ÇELEBİ, Nurettin ALBAY, Çavuş, Şeyh YAVUZ, Adnan Meriç ÇELEBİ, Lokman ÇELEBİ, Şemsettin ÇELEBİ, Mehmet Ali, Ramazan AY, Emin ACAR, Abdullah, Nafiz, Rabia GÜNEŞ, Ali, Emre, Hacı Mehmet ÇELEBİ, Çelebi, Mehmet Ali YAĞMAĞAN, YAĞMAĞAN, Nuri, Şükrü AKTA, Kadriye ATA, Hacı ASYA, Aziz, Adile, Ahmet, Hayri ESER, Fatma, Ahmet UZUN, Yusuf, EFE, Rıdvan TURAN, Emine, Şerif, Maşuk, Reşat YAĞMAĞAN, Müslüm, Serdar, Samet.
Lütfiye GÜRBÜZ :(13:00)hepiniz hoş geldiniz kusura bakmayın kendimi fazla ifade edemiyorum. açıklayacağım şeylerde konuşacağım şeylerde kendimi tam olarak ifade edemeyebilirim.çünkü bu zamana kadar dilimiz hep yasak bir dil olmuş konuşulmamış onun içinde kendimizi tam olarak ifade edemiyoruz.kendimizi kayıp etmişiz onun içinde siyasette kendimizi tam olarak ifade edemiyoruz o da büyük bir eksikliktir. Şimdi Türkçe okuma ve yazma Kürtçe göre biraz daha kolay onun için bu sorun çok büyük bir sorun evet arkadaşlar tekrardan sizleri saygı ile selamlıyorum. Kürtçe çok zor aslında hor olmayan kendi iç toplantılarımızda, kendi iç çalışmalarımızda kendimizin dilimiz, kültürümüz kimliğimiz dilimizdir. Bunun için bunca bedel verdiğimiz, bunun için bunca sıkıntılar yaşadığımız bunun için zindanlara da faili meçhullere, dilimizi eğer rahat kullanamıyorsak bu tabi ki bizim eksikliğimiz bu bizim sorunumuz ama burada en büyük suçlu devletin bizim bugüne kadar asilimize etmesi, dilimizi yok sayması, bizi korkaklaştırılmasıdır. onun için bugünden itibaren elbette ki dil konusunda biraz daha üzerinde durulması gerekiyor. Arkadaşlar aslında öz eleştirimden sonra kendimi biraz da olsa geliştirmişim. Yani en azından önceden hiç bilmediğim için şu anda en azından kendimi ifade edebiliyorum. Bundan sonrada daha fazla hatta Türkçeden çok daha fazla kullanmak için çaba içerisinde olacağım. ARKADAŞLAR BİZİM BU KÜRT ÖZGÜRLÜK HAREKETİ İÇİN 30 YILLIK VERMİŞ OLDUĞUMUZ ÇOK CİDDİ MÜCADELE VAR. BU CANİLER BİNLERCE ARKADAŞIMIZI KATLETTİLER BUNLARDAN ÇOĞU ZİNDANLARDA BİR ÇOĞU DAĞLARA BİR ÇOĞU FAİLİ MEÇHULE GİTTİ, BİR ÇOĞU DA AÇ BIRAKILDI.BİZ ÇOK FAZLA BEDEL VERDİK inanın Kürtler değil de bunu yaşayan başka bir halk olsaydı kafasını kaldıracak durumda değildi. Ha zaman zaman biz kendimizi eleştiriyoruz da bu kadar kayıpların olduğu bu kadar zindanlara atıldığı bu kadar işkence gören bu kadar yok sayılan bir halk ayakta durması bile bence bu köklerin o başkaldırı geleneğinden geliyor. Kendimizi bu kadar küçümsemeyelim bunca şeye rağmen biz hala bu şeyi sağlıyorsak çok ciddi bir şeydir arkadaşlar. O yüzden biz her zaman Kürtler olarak her şeye rağmen dilimizden ve kültürümüzden, kimliğimizden yok olsak ta işkenceler görsek de vazgeçmedik vazgeçmeye de niyetimiz yok. Biliyorsunuz yıllardır en azından 99 yılından beri önderliğin Türkiye’ye getirilmesi ile birlikte işte devlet tüm kurumları bizi yok etmek istiyorlar (anlaşılmadı) dediler ki zaten başsız bir gövde işe yaramaz. Dediler ki biz bunların başını götürdük gövdeyi de rahat rahat götürürüz ve önderliğimizi İmralı’da eşi benzeri olmayan bir yere attılar ve düşünün bir ada sadece bir kişiye tahsis edilmiştir. Bu ne demektir. Bu o kadar gücü var demektir. İdeolojik olarak demek ki dünyaya hükmedecek bir gücü var. Yoksa bir kişi için koskoca bir ada boşaltılmaz. Oraya gittikten sonra zaten kısa bir süre içerisinde yok ederiz dediler ama planladıkları şey olmadı ama ne oldu ÖNDERLİĞİN ORDA TAKTİKSEL DEĞİL STRATEJİK OLARAK YAPTIĞI HER HAMLE KÜRTLERİ BİRAZ DAHA GÜÇLENDİRDİ ama Kürtler zayıf düştüler. Niye zayıf düştü sürekli önderlik sürekli ordan bize perspektifler verdi işte birinci dönem ikinci dönem üçüncü dönem ve dördüncü dönem diye perspektifler sundu dönem dönem yazdı çizdi hazırladı önümüze koydu ama biz tama olarak gerçekleştiremedik. Ne oldu AKP hükümeti geldiğinde çok ciddi açılımlar yaptı aynı şeyi….(anlaşılmadı) önderlik dedi ki bak bu çok tehlikelidir. Önderlik bu kendi başına bir hükümet değil; bu İngiltere ve bir çok ülkenin olduğu ve Kürtler üzerinde çok ciddi baskı uygulayacağı daha önce fiziksel olarak yok yaptığı yok etmeyi şimdi de kültürel onursal ve daha başka şekillerde bir süreç başlatacak dedi biz pek fazla önemsemedik ne dedik AKP biraz daha dinci biraz daha şey yapmaz dedik ve biz dahil içimizden bazıları bu öngörmedik ona zemin hazırladık ve güçlendirdik.sen bir insanı yok sayacaksın dilini kültürünü kimliğini alacaksın yerinden yurdundan edeceksin ekonomik olarak her şeyini elinden alacaksın bir parça ekmeğe muhtaç edeceksin ondan sonrada ağzına bir parça bal çalacaksın ve alın size açılım diyeceksin. Size şunu vereceğim bunu vereceğim söylemi bizi kandırdı.işte bir paket makarna bir battaniye bir tv‘ye kandırdı bizi. Çünkü ekonomik güç onu güçlendirdi.aslında Kürtlerin biraz onurunu kırmak içindi.niye zaten yeri var yurdu var köyü var. Savaşla topla tüfekle üstüne gideceksin ondan sonrada köyünden atacaksın. İşte bu süreç çok ciddi bir süreç. Dördüncü dönem dediğimiz bu dönem önderliğin defalarca bildirdiği projelerden hangisi gerçekleştirdik devlette önderliğin gücünün farkında. Eğer bir insan…(aanlaşılmadı) senin on binlerce savaş uçağın olsun yüz binlerce savaşçın olsun yenilirsin. Ama ideolojik olarak (anlaşılmadı) ve işte onların korktuğu Kürt halkının azlığı veya çokluğu değil aldığı ideolojidir.bu ideoloji tehlikeli ideolojidir. Çünkü Kürt halkı artık eskisi gibi kandırılmıyordu çünkü ciddi bir ideolojileri vardı. Kandıramadıkları için bu Türkler için Türkiye için ciddi bir tehlike idi. Niye 1920 yılında Kürtlerde meclise alınacaktı daha sonra 1924 te ne oldu da Atatürk devleti kurduğunda gelin beraber kuralım dedi. Daha sonra ne oldu Kürtler yok sayıldı. Kürtler baş kaldırdı,bir çok isyan oldu.işte onlarda Kürtleri yok edelim diye yaktılar ,yıktılar yıllarca şurada yerin altına bakıldığında binlerce toplu mezar …(anlaşılmadı)işte böyle bitirmeye çalıştılar. Baktılar olmadı şimdi de AKP HÜKÜMETİNİN YENİ BİR TAKTİĞİ İŞTE SİZİ BÖYLE BİTİREMEYECEĞİZ PEKİ NE YAPALIM ÇÜNKÜ GÜCÜ VAR DAĞDA GERİLLALARI VAR …(anlaşılmadı)dünyanın her yerine yayılmış ideolojik kişiler var evrensel bir mücadele ,bunun içinde çok çook çook farklı insanlar var . Almanı var İngiliz’i var…(anlaşılmadı)doğru bir bakış açısı halk , dünya ya bakış açısı doğru bir mücadele onun için ne yaptılar Kürtleri böyle bitiremeyiz diye taktik değiştiler Kürtleri yavaş ,yavaş nasıl bitirebiliriz kültürel olarak.. Din olarak çünkü din yatkınlıkları var gençlik olarak gençleri kişisizleştirerek uyuşturucu, çeteler vs. Gibi alışkanlıklara alıştırarak kadınları da medya üzerinden pembe dizilerle uyuşturabiliriz böyle olunca da onları mala ,mülke yönlendirerek aile huzurunu bozarak bunlar sıradan şeyler değildir arkadaşlar bunların hepsi planlanan şeydir arkadaşlar. Aileyi parçalayarak hani derler ya böl parçala yut. Önce seni parça parça yapacak ..daha sonrada bitirecek.böylesi daha tehlikeli 82 de darbe olduğunda insanlar direndiler ve baskı daha fazla idi evet bugün basık fazla yok zülüm yapmıyorlar ama soy kırım çok ciddi bir şekilde devam ediyor,..seni temelinden sarsıyorlar. Yavaş yavaş senin altındaki halıyı çekiyorlar sen düştüğünün farkına bile varmıyorsun.vallah Kürtlerde siyaset yapsın dediler tamam yapalım da 3-5 kişi olsunlar fazla olmasın dediler devlete hükümete ve Türkiye Cumhuriyetine tehlike olmayacak şekilde sorun olmaz …bu sefer ne yaptılar siyasi anlamda soykırım yapmaya başladılar. Hani bakan ne demişti bu Kürtlerde çok fazla oldular şurayı istiyorum burayı istiyorum sanki burası onun şeyi yapan diktatörü Ortadoğu’da nasıl Ortadoğu’da diktatörler bir bir yıkılıyor aslında dördüncü dönem Kürtler açısından özellikle demokratik özerklik demokratik cumhuriyet….mümkün çünkü AKP çok farklı şeyler istiyor çok farklı yerden vuruyor.kürede soykırım yapıyorlar ama ben kürdün sözcüsüyüm diyor dün akşam bir kanaldan bir program vardı.Kürtlerin efendisi biziz karşısındakinde. Kaldır o zaman barajı eğer bu kadar şeysen kaldır o çaldığın oyları onun için … (anlaşılmadı)AKP hükümetini çok teşhir etmemiz ve vurmamız lazım çünkü gerçekten hırsız, hırsız olmasa bu 65 tane milletvekili kimin ?Bizim tabi bize ait olanı bizden çaldı bir taraftan 10luk baraj biz Amed’ten 10 bin oy alıyoruz o bin oy alıyor dört tane milletvekili götürüyor onun bin oyu sayılıyor bizim on bin oyumuz sayılmıyor.ondan sonrada bütün milletvekili ona ait….(anlaşılmadı)bu hırsızlık değil de nedir. Kaldır o zaman barajı her türlü insan var her partiden milletvekili meclise girsin sen bir referandum yaptın o anayasası kafatasçıdır, ırkçıdır biz onu yargılayacağız diye bize dayadınız biz generalleri yargılayacağız dediler ki biz buna inanmıyorduk onun için farklı bir şey yaptık askerin yaptığı tüm anayasayı baştan aşağı düzelteceğiz dediler bunu içinde 10 luk barajı vardı ne oldu ne yaptılar ne yaptılar hiç bir şeye dokunmadan kendi hesaplarını yaptılar yani siyasi bir referandumdu. İşte bu AKP hükümeti diğer hükümetlere benzemez biz bu…(anlaşılmadı) gittiler Tansu Çiller asker ile hareket etti Ağar ile birlikte onca insanı katletti Kürt sorunun çözemediler ama bu seferki çok farklı bakın Erdoğan ne yapıyor özel ordu kuruyor Kürt sorununu çözecem diyor değil mi bizde inanıyoruz dindar bir adamdır çözer diyor. Bakın ne yapıyor. Özel bir ordu kuruyor bu kime karşı kullanacak Kürtlere karışı kullanacak tabiki biz bu koruyucu sistemi kalksın diyoruz defalarca önergeler sunduk ama devlet ne yaptı yeniden kadrolar açtı yeni 10 tane daha ……ama sorun Kürtlerin sorununu çözmekse bunlar ne gerek var bunlar çok önemli şeyler bunlar siyasi soy kırımın şeyi…bunun için her şeyi bırakıp AKP politikasına yönelmeliyiz bu çok ciddidir. Kadınlara da kadın arkadaşlara da söylüyorum müftülük imamı koltuğunun altında kuran kapı kapı dolaşıyor sanki din Erdoğan’ın tekelinde sanki bugüne kadar kimse dini bilmiyordu Erdoğan geldi öğretti. Herkes dinini çok iyi biliyor Erdoğan dini siyasallaştırdı. Küreleri yok etme dinidir.imamları yaaaa bu güne kadar görülmemiş sen eğer dini siyasallaştırırsan çıkar bir gün kullanırsın. Adamlarını örgütlemiş kapı kapı dolaşıp insanları kandırmaya çalışıyorlar. Bu din midir? Bu çok tehlikelidir.…(anlaşılmadı) özellikle bu seçim döneminde onun için bizi çok acilen her şeyi deşifre etmemiz lazım AKP….(anlaşılmadı) uğraşmalı bizim kimliğimizde , kültürümüzü de, ideolojimizi de,önderliğimizide, hepsini de katleden katledecek olan AKP’dir ve bunun için siyasal ordusal ve bunu yapacak ve göz altılar yapacak her şeyi kullanacak bunu için meclis çok önemli meclis artık siyasi partini güdümünde değil ona alternatif yapıdadır. İşte bu yapıyı güçlendirebilsek bu mecliste örgütlememizi yaparsak bize ne AKP ne de AKP gibi yüz tane gelse bizim duruşumuzu sarsamaz. Biz o mahallede olan her şeyi .. (anlaşılmadı) kendi yanımıza çekeriz bu da bizim için meclislerin ne kadar anlamlı olduğunu ortaya çıkaracak. Yani biz artık kendi kendimizi yöneteceğiz. Kendi ihtilalımızı kendimiz yani ihtilal diye bir şey olmayacakta kendi mahallemizi kendimiz yöneteceğiz kendi ilçemizi kendimiz yöneteceğiz öyle bir şey sergileyeceğiz ki yani nasıl kadınlar daha çok bilir mısırı atarsın közün üstüne pat pat pat patlar ya öyle gücümüzü ortaya çıkartacağız biz kendi ilçemizde uyuşturucu bu bali diyorlar ne kadar suça bulaşmış genç varsa bilhassa kendi mahallemizde onlarla ilgileneceğiz gençliğimizi, çocuklarımızı kadınlarımızı herkesi kurtaracağız. Biraz fazla konuştum başınızı ağrıttım yani arkadaşlar bu dönemki AKP hükümetini teşhir etmek çok önemli her şeyden önemli. Yoksa bu çok tehlikeli olur yani bu dördüncü dönem ya varlığımız olacak yada gerçekten bitişimiz olacak. Eğer biz bunu yapmazsak çok farklı üzerimizde yürütülen şeyler var onlar çok daha farklı şekilde açığa çıkacaktır yüzden herkese bu konuda bu mecliste yer alan yada çalışmalarda yer alan herkese başarılar diliyorum gözünüzü dört açın bakın bir ateşkes süreci var bakın buna da değineyim ateşkes olunca sanki siyasal ateşkes yapmışız gibi anlaşılıyor siyasi bir ateşkes değil askeri bir ateşkes var bir siyasi savaş sürüyor ve biz siyasi alanda bir başarı alamadık işte bilmem sanatçılarla bilmem kiminle bireysel olarak görüşüyorlar ama burada bizim bir partimiz var Kürt partisi v en güçlü parti onlarla değil de işte gidip Şivan ile bilmem kiminle bir kaç isimle eeeeee bu çözüm ise biz bunu kabul etmiyoruz bu Kürtleri asimile etme Kürtleri bitirme politikasıdır.bu bunu kabul etmeyeceğiz.buna izin vermeyeceğiz.tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum.(37:38)


Dostları ilə paylaş:
1   ...   19   20   21   22   23   24   25   26   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə