T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14,1 Mb.
səhifə250/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14,1 Mb.
1   ...   246   247   248   249   250   251   252   253   ...   278

867 nolu dokümanda;
“Bugün kentlerin sermaye alanında emekle alakaları yok. Sermayenin ihtiyaçları alt yapısı aracı, Dem. Korparatızm, Korparatızm Ppopulizm: Kentsel faşizm, korporatot sütunlar, popülist, tarikat, Kent konseyi dışında sivil toplum kuruluşları belediyeye bağımlı, 110 Kent konseyi web sitesi belediyeden terki mal alan örnekleri var, 60 Kent Konseyine, Bundan sonra bşk. Olmayacak” şeklinde ibarelerin olduğu,
Burada bahsolunan Kent Konseyinin KCK sözleşmesi uyarınca oluşturulması düşünülen yasadışı yapılanma olduğu,
868 nolu dokümanda;
“Tekçi Sistem: Çoğulculuk aleyhtarı, Demokratik Özerklik, bölge sayısı denetim sağlayabilir, kimlik- aidiyet alanlarım, Özerklik örneklerini daha etraflı çalışmak lazım, Türkiyenin eşitsizlik sorunu tekçilik sorunu, Van-Çanakkale karşılaştırması, Oktay uygun doğru olan demokrasinin bazı yöntemlerine başvurmak lazım.” şeklinde el yazısı ibarelerin olduğu,
Şüphelinin terör örgütünün birleşik bağımsız kürdistan’ı inşa etmek için talep ettiği demokratik özerklik üzerinde çalıştığı, “Özerklik örneklerini daha etraflı çalışmak lazım” ibaresiyle bunu ortaya koyduğu,
872 nolu dokümanda;
“İtalıa İSP özerklik yasaya bağlandı, adeta federal devlet ama hukuken böyle değil. Temsilcinini onayı da yetmez eyalet meclislerinin onayına yollanır. İspanya da egemen ISP Halkıdır, Türkiye katı merkeziyetçi, yetkilerini yerel birimlere veremez, ulusal egemenlik kurulamaz. Bölünme korkusu hala canlı korkmalı mıyız?-40.000 kişi dağa çıkmış, Ayrılıkçı propaganda serbesttirşeklinde el yazısı ibarelerin olduğu,
Şüphelinin yukarıda dile getirdiği düşüncelerin özellikle ilk kısmı bilimsel bir çalışmanın parçası gibi gözükse de meselenin arka planının böyle olmadığı, PKK/KCK terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti Devletini bölme stratejisinin ilk ayağı olarak devreye sokmaya çalıştığı, Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde demokratik özerklik temelinde Kürt kökenli nüfusun yoğunluklu olduğu bir özerk bölge oluşturma çalışmalarına bilimsel alt yapı hazırlama, bu modelin halen dünyada uygulanan bir yöntem olduğu tezini işleme gayreti olduğu, “Bölünme korkusu hala canlı korkmalı mıyız” ibaresiyle de Devletin üniter yapısının tartışma konusu olabileceğini, “40.000 kişi dağa çıkmış” denilerek bu düşüncesinin toplumsal bir kabul gördüğünü ifade etmeye çalıştığı,
874 nolu dokümanda;
“Egemenlik paylaşılan bir şe, Güvenli istikrarlı bir yönetim için yerinden yönetim hafifletme mi , bölme mi?, az sayıda bölge kopup yaratabiliriz, çok bölgeli daha iyi seçim sistemini de uyarlanması lazım” şeklinde el yazısı ibarelerin olduğu,
Burada da bir önceki paragrafta ileri sürülen düşünceler doğrultusunda görüş beyan edildiği, bunların bilimsel bir üretimden ziyade devleti bölmeye zemin hazırlama çalışmaları olduğu,
877 nolu dokümanda;
“Seçimlerdeki başarı en yüksek %6 Psikolojik sorun, iller uygun ölçek mi?, bölge yönetimlerini daha uygun özerk kimlikli bölge sosyo-eko bazlı açabiliriz, Fransa benzeri- iller üzerinden bölgeler oluşması, Kıbrıs BÖLGESEL Mİ TOPLULUK ESASINA MI DAYANIYOR, Osman KAWALA Özgürlükler arasında eşitlik var mı, vatandaşlık kavramı sorgulanmalı?” şeklinde el yazısı ibarelerin olduğu, bunların yukarıdaki beyanların devamı mahiyetinde olduğu,
878 nolu dokümanda;
“Fikret TOKSÖZ G.Afrika bölgesel yönetim kurulmuş gibi, seçim il üzerinden, PKK Türkiyenin zenginliğini paylaşmak kendi kendimize yönetmek, siyasi temsil meşalesi, Kanel GÖYMEN yapılan üzerine dikkati çekmek” şeklinde el yazısı ibarelerin olduğu,
Şüpheli Ersanlı’nın bu paragrafta gerçek kimliğini ve düşüncelerini ortaya koyduğu, PKK’yı referans göstererek, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bir kısmını ayrıştırdığı, PKK’nın etnik temele dayalı silahlı isyanı doğrultusunda bu vatandaş kesiminin kendi kendini yönetme ve ülkenin zenginliğini paylaşma hakkı bulunduğunu beyan ettiği, bunu mevcut sistem içerisinde değil PKK şemsiyesi altında kurulacak bir devlet yapılanması içerisinde icra edilebileceğini ifadeye çalıştığı, “kendi kendimize yönetmek” şeklindeki ifadeyle özerklik isimli bölme projesine vurgu yaptığı gibi “kendi kendimize” ibaresiyle bu hareketin bir bireyi olduğunu ortaya koyduğu, bu ibarelerin terör örgütünün yöneticilerinden Murat Karayılan’ın beyanlarıyla karşılaştırılması halinde paralel bir içerik arz ettiklerinin görüleceği,
880 nolu dokümanda;
“Pınar UYAN iki dilli çocuklar, tekilliği yırtan taleplere azınlık vermek, denetimli özerklik kısım” şeklinde el yazısı ibarelerin olduğu,
882 nolu dokümanda;
“Sayın Arınç Sukutu hayale uğramış olan, Hakkari’deki gerçek, Ülke gerçeklerine ihanet, KCK Davası sanıklarını ziyaret etmek, özerklik, kültürel ekonomik yanakcılık, Özerklik şantı, Temsili demokrasinin sorunları, Kent meclisi yerel gündem 21 mahalle meclisi” şeklinde el yazısı ibarelerin olduğu,
883 nolu dokümanda;
Bölgesel yönetim, bölgesel özerklik, homojenlik üzerine kurulması güç, eğitim, kültür, ekonomi, idari” şeklinde el yazısı ibarelerin olduğu, şüphelinin PKK/KCK terör örgütü paralelinde bölgesel özerklik üzerinde çalıştığı,
Book&Block ibareli (ilgili sayfaları 787-839 ile numaralandırıldı) kırmızı renkli not defterinin yapılan incelemesi neticesinde;
790 nolu dokümanda;
“Özerklik tarihi, osman özçelik, Japonya 17 özerk bölge, 4 otonom bölge, etnik yapıya göre otonomi, öz yönetim, Hükmi- zati otonom KÜRDİSTAN BÖLGESİNDE TÜM KAMUSAL ALANI KÜRTLER YÖNETECEK Barzani döneminde, 1 ve 2. Resmi dil, Emine A, KÜRT HALKI neden devlet istemiyor Psikolojik ve sosyal nedenleri var, devletçi yaklaşımı çözümleyen devlet istemiyor demek yönetim istemiyor demek değildir. Yönetim başka Devlet başka” Şeklinde el yazısı ibarelerin olduğu,
Şüphelinin notlarında sanki bir kısım insanların düşünce ve yazılarından alıntı yapıyormuş gibi gözükmesinin yanıltıcı olduğu, terör örgütünün hayal ettiği birleşik bağımsız kürdistan hayaline destek arayışı içerisinde olduğu, nitekim İstanbul’da PKK/KCK terör örgütü mensuplarınca düzenlenen yasadışı gösterilere katılan birinin üzerinde hala bilim adamı cübbesinin bulunduğunun iddia edilemeyeceği, şüphelinin düşünce gücünü ve bilimsel birikimini terör örgütünün hizmetine sunduğu, terör örgütünün rasathanesinden birleşik bağımsız kürdistan’a gidecek yolu bulmaya çalıştığı, bilim adamı etiketini de bu bölücü güzergahta referans olarak kullandığı,
795 nolu dokümanda;
“Erkan: KDP GİBİ YAPARAK DEVLET KURARIZ KONJONKTÜR BUNA UYGUN. Devlet yanlış yöntemdir, biz ideolojik yaklaşıyoruz. Fikir ve algı dünyamızı değiştirelim, devlet dışı bir algı yaratalım. Kendi sistemini alıp temelinde ulus devlet yaratanlar, demokratik devlet yaratmak, özerklik: devletle ilişkilenmek biçimidir.” Şeklinde el yazısı ibarelerin yer aldığı,
Şüphelinin Erkan diye bir şahıstan yaptığı alıntı ile PKK/KCK terör örgütünün de Kuzey Irak’ta kurulan yapılanmayı örnek alabileceğini düşündüğü, bu görüşlerle örgüte yol haritası çizdiği,
799 nolu dokümanda;
Misli para, Misli hukuk, Misli dil, ÖZERKLİK TEK TARAFLI KURULAMAZ. DEVLET TEK TARAFLI KURULABİLİR.” şeklinde el yazısı ibarelerin olduğu,
Şüphelinin savunmasında ileri sürdüğünün aksine, yukarıda da beyan ettiğimiz üzere; terör örgütünün hedeflerini benimseyerek bu doğrultuda örgüte stratejiler sunarak rehberlik yaptığı, metinde ayrı bir devlet yapılanması, farklı para birimi, hukuk sistemi ve dilden bahsettiği ve özerkliğin Türkiye Cumhuriyeti devletiyle anlaşarak, devletin ise tek taraflı olarak kurulabileceğini ifade ettiği, bu görüşlerin örgütün güdümünde yayın yapan Fırat News ve benzeri yayın organlarında yayınlanan PKK/KCK terör örgütü yöneticilerinin görüşleriyle birebir örtüştüğü,
809 nolu dokümanda da;
DEVLETE RAĞMEN NASIL OLACAK, DEVLET İŞLEMELERİNİ TOPLUMA DEVREDECEĞİZ O HALDE SOSYAL ALAN, SİYASAL ALAN, EKONOMİK ALAN, KÜLTÜREL ALAN, KENT MECLİSLERİNİN EKSİKLERİ VAR BÜTÜN BİLEŞENLERİ ÖRGÜTLENEMEDİ. şeklinde el yazısı ibarelerin olduğu,
Burada yine KCK’nın devletleşmeye giden yolda ki zorluklarına işaret edilerek, “DEVLETE RAĞMEN NASIL OLACAK” şeklinde bir saptamanın yapıldığı, KCK Sözleşmesi uyarınca oluşturulan Kent Meclislerinden ve bu meclislerin “SOSYAL ALAN, SİYASAL ALAN, EKONOMİK ALAN, KÜLTÜREL ALAN” şeklinde ki yapılanmalarından bahsedildiği, KCK’nın kuruluşu ve tarihçesine ilişkin bölümün sonunda yer alan şemada açıkça görülen KCK birimlerinden bu suretle bahsedildiği, Kent Meclisi ve Sosyal Alan, Siyasi Alan, Ekonomik Alan, Kültürel Alan deyimleri ile bu deyimlerin ifade ettiği yasadışı örgütlenmelerin PKK/KCK terör örgütüne ait kavramlar ve yapılanmalar olduğu, şüphelinin terör örgütünün içinde yer aldığının en büyük delillerinden birinin de işte bu kavramlardan bahsetmesi olduğu, kaldı ki şüphelinin kent meclisi isimli terör örgütü şehir yapılanmasından bahsetmekle kalmayıp “KENT MECLİSLERİNİN EKSİKLERİ VAR” diyerekte bu genel yapı üzerinde çalışmalar yapan bir konumunun olduğunu ortaya koyduğu, terör örgütü içerisinde yer almayan birinin kent meclisini ve onun yapısal eksiklikleri olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı,
260 tan 264’e kadar ve 264/1 olarak numaralandırılan dokümanların yapılan incelemesinde;
Bahse konu dokümanın KADININ TOPLUMSAL SÖZLEŞMESİ TASLAĞI başlığı altında PKK/KCK terör örgütünün kadın yapılanması olan KJB (KOMA JİNEN BİLİND) tarafından kabul edilen KADININ TOPLUMSAL SÖZLEŞMESİ’nin bir taslak hali olduğu ve doküman içerisindeki metnin bir örgütsel kongrede sunulmak üzere hazırlandığı,
Söz konusu dokümanın 263 ile numaralandırılan kısmında “… aşağıda kısaca belirteceğimiz kadın anayasası maddeler halindeki başlıklar daha sonra düzenlemek üzere siz değerli delege yapısının oylamasına sunuyoruz” beyanının akabinde 263, 264 ve 264/1 ile numaralandırılan kısmında kadın anayasası olarak da tanımlanan PKK/KCK terör örgütünün kadın yapılanması olan KJB (KOMA JİNEN BİLİND) tarafından kabul edilen KADININ TOPLUMSAL SÖZLEŞMESİ SÖZLEŞMESİNİN ana ve alt başlıklarının bulunduğu, bu başlıkların;

KADININ TOPLUMSAL SÖZLEŞMESİNİN AMACI:

A) DEMOKRATİK TOPLUMUN NİTELİĞİ:

B) DEMOKRATİK TOPLUMUN TEMEL İLKELERİ:


1. Özgür Birey ve Özgür Toplum ilkesi;

2. Eşitlik ilkesi:

3. Demokrasi ilkesi:

4. Barış ve Birlik İlkesi:

5. Toplumsal Kollektivite ve Dayanışma İlkesi:

6. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel İlke


TOPLUMSAL ÖZGÜRLÜKLER, HAKLAR VE GÖREVLER
A) ÖZGÜR KADIN - DEMOKRATİK TOPLUM - ÖZGÜR YURTTAŞ:

B)SOSYAL İLİŞKİLER:

GENÇLERE İLİŞKİN

ÇOCUKLARA İLİŞKİN

YAŞLILARA İLİŞKİN

C)DEMOKRATİK AİLE VE ÖZGÜR BİRLİKTELİK:

D)DEMOKRATİK SİYASET:

E) ÖZ SAVUNMA:

F) EKONOMİ:

G) EKOLOJİ:

H) EĞİTİM:

J) BİLİM:

I)SAĞLIK:

İ) TOPLUMSAL İLETİŞİM VE MEDYA:

K) SANAT:

L) KÜLTÜREL YAPILAR:

M) İNANÇLAR:

N)AZINLIKLAR:


DEMOKRATİK TOPLUMUN SİSTEM ÖRGÜTLENMESİ VE İCRA ORGANLARI

A) Demokratik Konfederalizm

B) Kadının Komün Örgütlenmesi

C) Kadın Kooperatifleri

D) Kadının Ocak Örgütlenmesi

E) Özgür Kadın Akademileri

F ) Kadının Meclis Örgütlenmesi

G)Kadın Kongre-Kurultay-Konferansları

H) Yerel, Bölgesel Ve Kentsel Özerklik

I) Demokratik Ulus- Demokratik Vatan

J) Kadının Öz Savunması

Halk mahkemesi

Ahlaki ve Politik suçların tanımı,


Şeklinde olduğu ve bu konu başlıkların PKK/KCK terör örgütünün KCK yapılanmasının, örgütün sözde anayasası olarak da belirtilen KCK sözleşmesinde belirtilen konu başlıkları ve içeriği ile benzer olduğu dolayısıyla KADININ TOPLUMSAL SÖZLEŞMESİNİN terör örgütünün kadın yapılanmasına ait anayasa olduğu,
Şüpheliden elde edilen Kadının Toplum Sözleşmesi Taslağının bir kısım eklemeler yapılmış halinin terör örgütünün güdümünde yayın yapan;
http://www.pajk-online.com/tr/degerlendirme/sozlesme_2.html isimli sitede yer aldığı, dolayısıyla söz konusu belgenin PKK/KCK terör örgütünün anayasası olan KCK sözleşmesi uyarınca düzenlenen Kadının Toplumsal Sözleşmesi taslağı olduğunun tespit edildiği,
(383) ve (384) ile numaralandırılan dokümanların yapılan incelemesinde;
Teröristbaşı Abdullah ÖCALAN’ın talimatıyla Türkiye genelinde Diyarbakır, Van, Şanlıurfa, Mardin, Batman, İstanbul, Mersin ve İzmir illerinde kurulan ve Şırnak ilinde kurulacak Siyaset Akademilerinin 2010 yılının kasım ayı itibariyle çalışma durumuyla ilgili faaliyet raporu olduğu, devletin Siyaset Akademilerini illegalize etmeye çalıştığının beyan edildiği, akademilerde yazım çalışmalarına devam edildiği, bu belge içeriğinden şüphelinin tüm Türkiyede faaliyet yürüten Siyaset Akademilerinin sorumlusu olduğu ve bu akademilerin yürüttüğü faaliyetlere ilişkin olarak terör örgütü organlarına rapor sunduğunun tespit edildiği,
354 numaralı belgede yapılan incelemesinde;
Bu seçenekler içinde en açık ve net olanı çözümü kolaylaştırma enerjisi olan ve sisteme karşı gerekli bir direniş yaratın. Boykot bunlardan biridir ve tamamen siyasi bir duruştur Siyasidir çünkü farkın altını çizer, evet ve hayırı sistemde görür alternatif oluşunu benimser. İbarelerinin bulunduğu,
358 numaralı belgede yapılan incelemesinde;
“BDP, SDP, TOP ÖZ PLATFORMU, DEM HALKLARI FADARASYONU, PARTİZAN, KÖZ, EMEKÇİ HAREKET, TÜRKİYE GERÇEĞİ, SOSYALİST BİRLİK HAREKETİ, TEORİ VE POLİTİKA, DEM ve ÖZGÜRLÜK HAREKETİ, SOSYALİST GELECEK PARTİ HANELİK, ESP, DEVRİMCİ PARTİ GİRİŞİMİ, SOSYALİST DAYANIŞMA PLATFORMU, SOSYALİST DEVRİM PARTİ GİRİŞİMİ, 18 örgüt boykot” ibarelerinin bulunduğu,
134 ile başlayan 161 ile biten barış ve demokrasi için bin umut adlı derginin yapılan incelemesinde;
Dergi içeriğinde, terör örgütü lideri Abdullah ÖCALAN ve PKK/KCK terör örgütünün sözde bayraklarının olduğu, terör örgütünün kırsal alanında silahlı olarak faaliyet gösteren ve güvenlik güçleri ile girmiş olduğu çatışmalarda yaşamını yitiren örgüt mensuplarına ait resimlerin bulunduğu,
340-341 ile numaralandırılan sayfaların yapılan incelemesinde;
PKK/KCK terör örgütü lideri ÖCALAN’ın talimatı ile kurulan “Demokratik Toplum Kongresi” başlığı ile başlayan doküman içeriğinde “Demokratik Özerklik Çalıştayı Proğram Bilgileri” alt başlığında 18-19 Aralık 2010 günü Diyarbakır ilinde yapılan “Türkiye-Ulus Devlet, Milliyetçilik ve Yeniden inşa yapılanma sorunları, Türkiye’nin toplumsal ve Siyasal yapısı… Demokratikleşme sürecinde yeniden yapılanma sorunları, Meşru bir hak olarak Demokratik Özerklik, Özerkliğin dayanakları, Üniterlik-Özerklik ilişkisi” gibi konuların tartışıldığı toplantıya ait program olduğu,
390 ve 391 ile numaralandırılan dokümanın yapılan incelemesinde;
Doküman içeriğinde “talepleri nasıl dile getireceğiz, ulusların kaderlerini tayin hakkı, Kürt Halkında fedakarlık beklemek doğrumu, nasıl yapmalı? Boykot etkili mantıklı idi, adil idi, eşitlikçi idi, ana dilde eğitim, bütün gençler onurlarının kırılmamasını ister, bütün insanlar etkin özgün yerel yönetimler ister, komünist, anarşist, terörist” gibi ifadelerin yazılı olduğu,
393 ve 394 ile numaralandırılan sayfaların yapılan incelemesinde;
Doküman içeriğinde1970’lerin sonundan günümüze istatistiki dönelmede PKK kurulup, değişim, eylem, yargı kayıp tüm konularda sosyal, politik beşeri anlamda araştırılması gerekmektedir. Bunu DTK’ya tevkif edilebilir, organize edilmesi için bazı STK larla vakıflarla işbirliği yapılabilir.” şeklinde ibarelerin olduğu devamında, notların orta kısmında “bireysel silahlanma” ibarelerinin yazılı olduğu,
400 ile numaralandırılan dokümanın yapılan incelemesinde;
Doküman içeriğinde “askeri kahramanlık üzerine kurulu bir demokratik özerklik TC kuruluşuna benzemezmi” ibarelerinin yer aldığı,
Yukarıda verilen doküman içeriklerinden şüphelinin Siyaset Akademilerinin terör örgütü adına sorumluluğunu üstlendiği, bu Akademilerin işleyişine ilişkin olarak raporlar sunduğu, terör örgütünün uzantılarının yasal görüntü altında yaptığı her türlü yasadışı eylemin düşünsel alt yapısını hazırladığı, bu haliyle terör örgütünün şehir yapılanmasının teorisyenliğini yaptığı, nitekim kurulması tasarlanan devletin temel yapısına ilişkin olarak ta kafa yorduğunun “askeri kahramanlık üzerine kurulu bir DEMOKRATİK ÖZERKLİK TC kuruluşuna benzemezmi” şeklinde ki beyanından ortaya çıktığı, şüphelinin kurulması hayal edilen kürdistan’ın Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşta dayandığı felsefeye benzememesi gerektiğini beyan ettiği,
401 ve 402 ile numaralandırılan dokümanların yapılan incelemesinde;
Doküman içeriğinde “siyasal değerlendirme halkların ilkeli birliktelik demokratik özerklik kurmak, Kürt Demokratik muhalefetini ayaklamak, evlilik üzerinden mücadele etmek lazım, örgütsel gündem, kadın bakış açısından akademilerin gözden geçirilmesi bunun için bir kadın meçlisi bir kamuoyu lazım” gibi notların tutulduğu,
403 ve 404 ile numaralandırılan dokümanların yapılan incelemesinde;
Doküman içeriğinde “BDP silahlarını bıraksın demek legal bir partiye, AKP’nin aczini gösteriyor, Kürt hareketi Türkiye’de meşru bir zemin yaratmıştır, taktik savaşlarında biz çok öndeyiz, kamuoyu yoklamak lazım Leyla Zana Belediye Başkanı, halka ne lazım” şeklinde ibarelerin yazılı olduğu,
Şüphelinin bu ibarelerde de yukarıda ki tespitlerimizin doğruluğunu bir kez daha teyit ettiği, PKK ekseninde oluşan ayrılıkçı ve bölücü hareketin meşru bir zemin olduğunu beyan ettiği, kendisinin de bu bölücü hareket içerisinde yer aldığını “taktik savaşlarında biz çok öndeyiz” demek suretiyle ortaya koyduğu, nitekim terör örgütünün taktiksel anlayışından bahsederken “biz” diyerek kendinin de hareketin içerisinde olduğunu ve terör örgütünün hareket ve eylem tarzını içselleştirdiğini ortaya koyduğu,
405 ve 406 ile numaralandırılan dokümanların yapılan incelemesinde;
Doküman içeriğinde “Mücadeleyi radikalleştirmek ama somut önerilerle ortak mücadele zeminlerinin geliştirilmesi, akademilerde eğitilecek, pratikte deneyim kazanacak, KM kendisini güçlendirebilir, demokratik özerklik-yerel örgütlülük, kadın siyaset akademilerinin kadın eksenli yön vermek, yedek insanların…. Yedek kadrolar, demokratik özerklik amacını oluşturan yerel örgütlenmelerdir, özgün yerel yönetimler, sisteme muhalefet yapan kişilerle daha yakın ilişkiler, kadın nezdinde bir anayasa, 43 ilin 6 sında kadın meclisimiz (DÖKH) var” şeklinde ibarelerin yazılı olduğu,
PKK/KCK terör örgütünün kadın yapılanması olan Demokratik Özgür Kadın Hareketini (DÖKH) sahiplenerek, “43 ilin 6 sında kadın meclisimiz (DÖKH) var” dediği,

407 ve 408 ile numaralandırılan dokümanların yapılan incelemesinde;


Doküman içeriğinde, “kadın siyaset akademilerinin gene siyaset akademilerinin kadın bakış açısıyla yapılması, esnek olmalı 5 günlük, 2 günlük, 10 günlük eğitimler alabilir, ilçe merkezlerinin organize edip eğitim alacakları getirip götürmesi, akademik eğitimcilerine katkıda bulunabilir, sürekli bağlantıda olabileceğiniz bir komisyon mümkün mü, akademilerde koordine olacak kadınların mutlaka kalıcılığı gerekmektedir, kadın meclisleri illerde il yönetimine paralel olmamalı entegre olmalıdır, kadınlar bizi kendinden görmüyor, kadın meclisinde sorumluluk yok, illerde yaratılan kadın meclisleri ve yönetimlerine paralel değil entegre (Eş Başkanlık) bir güç olması için ne yapılabilir, siyasi anlamda güçlü olmakta bir iktidardır, iktidar kavramını bir süreç olarak da algılamak mümkün” şeklinde ibarelerin yazılı olduğu,
411 ile numaralandırılan dokümanın yapılan incelemesinde;
Doküman üzerinde “11 Kasım Hayata Dönüş basın toplantısı” şeklinde ibarelerin not alındığı,
614 ile numaralandırılan sayfada Türkiye de Özerklik Tartışmaları başlığı ile başlayıp devam eden yazıda;
Daha önce “Özgürlük savaşçısı” veya “yurtsever” denilen insanlarının birçoğunun son 10 yılda resmi dilde “terörist” dendiği, sorunun çözümünün engelleyici faktörünün bu olduğunun, bunun bir inkar yolu olduğunun, bu durumun, kendi kaderini tayin hakkı bulunan grupların ulus ve devlet konusundaki algılarının değiştirdiğini, Özerklikle ilgili kürt siyasal hareketinin bazı tasarılar hazırladığını, üç metin halinde hazırlanan bu tasarıların; İdari Reform, Yerinden Öz Yönetim ve Demokratik Özerk Kürdistan şeklinde olduğu, bu sistemlerin Kürtlere uygunluğunun detaylı olarak anlatıldığı, şüphelinin bu dokümanlarda da terör örgütünü ve teröristleri ne kadar benimsediğini ortaya koyduğu,
723-725 arasında numaralandırılan bilgisayar çıktısı A4 kağıt dokümanların incelenmesinde;
Bahse konu dokümanın DEMOKRATİK ÖZERKLİK TUTUM METNİ başlıklı metin olduğu, Kürt halkının vermiş olduğu özgürlük mücadelesinin sonucu olarak açığa çıkardığı demokratik özerkliğin, kürt sorununun çözüme kavuşturulması için gerekliliğini, demokratik konfederal örgütlenmelerin arttıkça demokratik özerkliğinde kurumlaşacağını, bu kürt halkının meclislere dayalı örgütlenmesini tamamlama hedefi olduğu, Köy, sokak kominlerinden, Mahalle ve Kent ve bölge meclislerine dayalı bir örgütlülükle kadın, gençlik ve emekçilerin özgün konfederal örgütlenmeleri kürt sorununu çözemeyen devlet karşında Türkiye de demokratik dönüşümü sağlama projesi olduğu, Mücadele kürtlerin ulusal birliğinin gerçekleştirdiği oranda gerçekleşeceği, DEMOKRATİK ÖZERK KÜRDİSTAN demokratik devletle iç içe kurumsallaşacağı, kürt toplumunu imha ve inkar politikalarının böyle aşılabileceği, Halkların varlığını ve özgürlüğünü esas alan meşru savunma ve öz yeterliliğe dayalı örgütlenmenin demokratik özerkliğin temeli olduğu, Kürt bireyinin kurumuna ve değerlerine karşın her saldırıya karşı öz savunmasını yarına bırakmadan örgütleyeceğinin, her zamankinden daha fazla cesur, iradeli ve kararlı bir mücadeleyle özgürlüğün kazanılacağı, Demokratik Özgür Kürdistan’ın inşa edileceği, Demokratik Toplum Kongresinin olağan 4. Kongresinde geçmiş dönemde olduğu gibi bundan sonra da DEMOKRATİK ÖZERK KÜRDİSTANI inşa temelinde çalışmaların daha da derinleşeceğinin, DTK’nın tüm bileşenlerini KÜRDİSTAN’DA Kürdistan halkının mücadelesinde yalnız bırakmayan dostlarını demokratik özerk kürdistanı inşa etmeye çağırdıkları şeklinde ibarelerin bulunduğu, bildirinin bitiminde sağ alt köşede el yazımı Kongre Hazırlık Komisyonu ibarelerinin yer aldığı,
Yine bahse konu dokümanın 6. şeklinde numaralandırılan maddesinde;
18 Ekim’ de tutuklu arkadaşlarımızın davası Diyarbakır’ da başlayacaktır. Bu amaçla MYK ve Meclis grubu ilk gün tam kadro hazır bulunacak sonraki günlerde ise dönüşümlü olarak dava takip edilecektir. İlk gün için özellikle Amed bölgesindeki illerimiz katılım göstermeli, ilk gün sonrasında iller bazında nöbet sistemiyle tüm illerimiz Diyarbakır’ da hazır bulunacaktır. Ayrıca davayı izlemek için yurt içi ve dışından gelecek misafirler ilgilenilecektir.” şeklinde ibarelerin olduğu,
Bu ibareleri kullanan birinin bilim adamı ve siyasi kimliği olan şahıs olarak yaşamını sürdürdüğünü beyan etmenin insanların akıl ve zekâlarıyla alay etmek anlamına geleceği, PKK/KCK terör örgütü içerisine yönetici ya da üyelik yapmak eyleminden dolayı haklarında adli soruşturma yapılan şüphelilerin Diyarbakır’da görülecek davalarını kendi davası gibi ele alıp örgütsel bir tutumla davayı savunan şüpheli Emine Büşra’nın terör örgütü içerisindeki geniş interlandının açıkça belli olduğu,
Yine bahse konu dokümanın 12. şeklinde numaralandırılan maddesinde;
“…operasyonlarda, tutuklamalarda ya da baskı ve şiddet oluşturulması durumunda örgütlü olduğumuz her yerde genel merkezin açıklama ya da talimatını beklemeksizin, kendiliğinden tepki gösterilmelidir. Bu gibi durumlarda örgütsel refleksimiz ya da duyarlılığımız güçlü olmalı…halkımız kendini yalnız hissetmemeli, genel ve kitlesel tepkiler gösterilmezse seçime girdiğimiz bu süreçte partimize yönelik tutuklamalar artacağı kesindir. Operasyon, baskı ve tutuklamaların önüne ancak ve ancak bütünlüklü, örgütlü, demokratik ve meşru eylem ve etkinliklerle geçebiliriz. Tüm yönetimlerimiz il başkanlarımız ve PM üyelerimiz bu konuda duyarlı, sorumlu ve inisiyatifli hareket edebilmelidir” şeklinde ibarelerin olduğu,
Şüphelinin metin içerisinde meşru eylemlerden bahsetmesine rağmen, bunun bir göz boyama olduğu, nitekim Barış ve Demokrasi Partisinin bu tarz etkinliklerinin ekseriyetinin terör örgütünün gösterisine dönüştüğü, nitekim dosya kapsamında metni verilen eylemlerden bu hususun açıkça anlaşıldığı, şüphelenin burada da yine terör örgütü içerisindeki akıl hocalığı rolünü ortaya koyarak, yapılacak eylem tarzına ilişkin yol haritasını çizdiği,
730 ile numaralandırılan ve Nihat OĞRAŞ tarafından düzenlenerek bedewi-arap@hotmail.com isimli e-mail adresine gönderilen yazı 2 isimli e-posta metninin şüphelinin ikametinde bulunduğu, söz konusu dokümanın KCK sözcüsü olan Nihat OĞRAŞ kanalı ile PKK’nın dağ ve şehir kadroları arasındaki irtibatları sağlamak üzere düzenlendiği, 12 Haziran 2011 Milletvekilliği Genel Seçimlerine ilişkin olarak PKK’nın Kandildeki yöneticilerinin seçim çalışmalarına yönelik olarak yapılmasını talep ettikleri hususları e-mail ile Nihat OĞRAŞ’a bildirdikleri, Nihat OĞRAŞ’ın da bu talepler doğrultusunda hazırladığı metni BDP ve KCK’daki belirli düzeyde bulunan yöneticilere yine e-mail yoluyla ilettiği, nitekim söz konusu e-mail metinlerine ilişkin olarak Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2011/1140 sayılı soruşturması kapsamında şüpheli Nihat OĞRAŞ’a ilişkin olarak kamu davası açıldığı, şüpheliden elde edilen bu belgeden şüpheli Emine Büşra’nın terör örgütünün üst düzey yapılanmasıyla irtibat halinde olduğu, örgütün dağ ve şehirdeki üst düzey kadroları arasında irtibatı sağlayan KCK sözcüsü ile söz konusu örgütsel bilgi, belge ve dokümanları paylaştığı, böylece şüphelinin KCK içerisinde aktif şekilde yer aldığı ve önemli bir konumunun bulunduğu,
731 ile numaralandırılan sayfanın GENELGE başlıklı, Siyasal Süreç Hk. Konulu, 03.10.2011 tarihli Demir ÇELİK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu Başkanı Eş Başkan Yardımcısı ibareleri ile son bulan doküman olduğu, dokümanın içeriğinde “önemli tarihi fırsatlın yakalayabileceğimiz bir süreçten geçmekteyiz. Demokratik Özerklik, Özgür Demokratik Yerel Yönetimler modeli, sivil demokratik anayasa talebi, referandum boykotu, Anadilde Eğitim boykotu temel konulara ilişkin projemizle hem ülke halklarının gündeminde hemde uluslararası siyası arenada önemli bir siyasi aktör olduğumuz ortaya çıkmıştır.” Şeklinde ibarelerin yer aldığı,
Şüphelinin yine terör örgütü ve onun şehir merkezlerindeki uzantılarının gerçekleştirdiği faaliyetleri sahiplenerek, bu husustaki başarılarını nazara verdiği,
745-769 arasında numaralandırılan bilgisayar çıktısı A4 kağıt dokümanların yapılan incelemesi neticesinde;
TUTUM BELGESİ (TASLAKTIR) KADIN BAKIŞ AÇISINDAN SOSYAL POLİTİKAMIZ başlığı altında yazılmış bir metin olduğu,

Demokratik Özgür Kadın Hareketi olarak toplumda kadın şahsında somutlaşan tüm gerilikleri erkek egemen sistemin yaşam içindeki bakı ve sömürülerini, vahşi kapitalizmin halklar üzerindeki imha, inkar emeği gasp etme ve toplumları birey şahsında yozlaştırma politikalarını teşhir etmeyi ve buna dönük çözüm politikalarımızı toplumun tüm kesimlerine mal etmeliyiz.” Şeklinde ibarelerle başladığı, yine terör örgütünün kadın yapılanması olan (DÖKH) olarak nasıl hareket etmeleri gerektiği hususunun işlendiği,


“Halkın öz iradesini ortaya çıkaran toplumsal örgütlenme modelinin temelinde meclislerimizde bulunmaktadır. Mahalleden başlayarak oluşturulan komünler ve meclisler kendileri hakkında tüm kararları alırlar ve uygularlar yada uygulanması için baskı unsuru oluştururlar.” Şeklinde ibarelerle başladığı,
Mahalleden başlayan, komünler ve meclisler ibarelerinin KCK yapılanmasını anlatan ibareler olduğu,
770 ile numaralandırılmış Dokümanın;
“Değerli katılımcılar, değerli konuklar, dostlar, sevgili arkadaşlar. İbareleri ile başlayan bir konuşma metni olduğu, metinde “Demokratik Toplum Partisi’nin TBMM’ de Kürt sorununun çözümü için ilk kez önerdiği ve şimdiye kadar tartışa geldiğimiz, Demokratik Özerk Kürdistan Projesinden ne anladığımızı ana hatlarıyla sizlerle paylaşacağız. ” şeklinde ibarelerin yer aldığı açılış konuşma metni olduğu,
771 ile numaralandırılmış Dokümanın;
DEMOKRATİK TOPLUM KOGRESİ BİLEŞENLERİNCE HAZIRLANMIŞ OLAN, DEMOKRATİK ÖZERK KÜRDİSTAN MODELİNİN TASLAK SUNUMU, DEMOKRATİK ÖZERK KÜRDİSTAN MODELİ SUNUMU başlığı altında yazılmış bir metin olduğu,
773 ile numaralandırılmış sayfada;
Demokratik özerklik, Türk devletinin Kürtler üzerinde inkar ve imha politikası temelinde kurduğu siyasi statüyü reddederek kendi özgürlük ve demokrasisini yaşadığı yeni bir statüye kavuşmayı ifade etmektedir.” şeklindeki ibarenin altı çizili olduğu,
Yine aynı numaralı dokümanda;

“Demokratik özerklik, Kürdistan toplumunu Siyasal, Hukuki, Öz Savunma, Sosyal, Ekonomik, Kültürel, Ekoloji ve Diplomasi şeklinde sekiz boyutta örgütleyerek siyasi irade yapıp, Demokratik Özerk Kürdistan inşası hedeflenmektedir “şeklinde ibarelerin yer aldığı, ilerleyen sayfalarda bu sekiz başlığı açıkladığı,


Bahsedilen sekiz maddenin terör örgütünün KCK yapılanma şemasında yer alan, bölümler olduğu bahse konu Demokratik Özerk Kürdistan Modeli Taslağı metninin de hedef kitleye anlatılmak amacıyla hazırlanmış olduğu,
1 adet Demokratik Uygarlık Manifestosu Özgürlük Sosyolojisi isimli Ram yayın evine ait PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan tarafından yazılmış kitap, olduğu söz konusu kitap hakkında el koyma ve yasaklama kararı bulunduğu,
Şüpheli Kemal Kemal Seven’den elde edilen ve 8 ve 9 ile numaralandırılan detayları aşağıda bulunan el yazısı dokümanın içeriğinde;
“Planlama
ideolojik politika: (büşra hoca)

.........

Türkiye siyaseti: büşra ve deniz”
İbarelerinin yer aldığı, şüphelinin söz konusu belgelerin düzenlendiği tarihlerde, Siyaset Akademisinde İdeolojik Politika ve Türkiye Siyaseti isimli derslere öğretim görevlisi olarak katıldığı,
Yukarıda sıralanan bilgi ve belgelerden şüpheli Emine Büşra’nın; PKK/KCK terör örgütünün şehir yapılanması içerisinde yer aldığının ortaya çıktığı, nitekim KCK’nın sözcülüğünü yürüten Nihat OĞRAŞ isimli şüphelinin oluşturduğu, terör örgütünün dağ kadrosu ile şehir merkezindeki uzantıları arasındaki eş güdümü ve koordinasyonu sağlayan e-posta metninin şüphelinin ikametinde bulunması, elde edilen ve yukarıda detayları verilen dokümanlarda terör örgütünün KCK sözleşmesi olarak adlandırdığı yapılanmaya dair detaylı çalışmaların bulunması, terör örgütüne yakın şahısları üniversitelere yerleştirmek için çaba sarf etmesi, şüphelinin Siyaset Akademilerinde ders okutacak öğretim görevlisi temini için yoğun gayret içinde olması, PKK/KCK terör örgütünün İstanbul’da düzenlediği yasa dışı eylem ve gösterilerin bir kısmına fiilen katılması, gerek elde edilen dokümanlarda gerekse el yazısı metinlerde PKK terör örgütünün savlarını dile getirip söz konusu örgütün dilini kullanarak kurulması düşünülen kürdistan’dan bahsetmesi hususları dikkate alındığında, şüphelinin yalnızca Barış ve Demokrasi Partisinde siyasi faaliyetlerde bulunmadığı, Barış ve Demokrasi Partisindeki görevini yasal kılıf olarak kullanıp KCK’nın özellikle dağ kadrosuna ve şehir merkezindeki yapılanmalarına eleman yetiştiren Siyaset Akademilerinde faaliyetler yürüttüğü, gizli tanık ve bir kısım şüpheli ifadelerinde, derslerin PKK/KCK terör örgütünün eğitimi olduğunu açıkça bildirilmesine, söz konusu akademinin koridorlarında ve sair yerlerde örgüt militanlarının fotoğraflarının ve kurulması hayal edilen birleşik bağımsız konfederal kürdistan’ın sözde bayrağının asılı bulunmasına rağmen şüphelinin bu kurumlarda eğitim faaliyeti yürütmekte geri kalmadığı, savunmasında; elde edilen dokümanlardaki ayrılıkçı ve bölücü ibarelerin toplantılarda alınmış notlar olduğunu belirtmesine rağmen gerek örgütün üst düzey yönetimiyle olan diyalogu ve gerekse terör örgütünün yasa dışı eylemlerine fiilen katılması dikkate alındığında bunun esassız bir savunma olduğu, şüphelinin PKK/KCK terör örgütünün ideolojisini benimsediği ve bu yönde gayret içerisinde olduğu, PKK terör örgütü lideri Abdullah ÖCALAN’ın talimatıyla kurulan, örgüte eleman kazandırma merkezleri olarak çalışan Siyaset Akademilerinin kuruluş ve işleyişinde önemli roller üstlenen şüphelinin bu anlamda örgüte katkısının terör örgütünün üst düzey yönetici ve silahlı militanlarından daha fazla olduğu, nitekim Siyaset Akademilerinde ki eğitimi tamamlayan şahısların ya örgüt sempatizanı oldukları yada terör örgütü üyesi olarak şehir merkezlerinde veya dağ kadrosunda silahlı militan olarak örgüte hizmet ettikleri, bu suretle şüphelinin PKK/KCK terör örgütünün şehir merkezlerindeki faaliyetlerine ilişkin olarak stratejiler üreterek örgütün akademik anlamda teorisyenliğini yaptığı ve geleceğe dair stratejiler ürettiği, Şüpheli Büşra’nın Barış ve Demokrasi Partisi tüzel kişiliği altında açılan ancak terör örgütünün şehir merkezleri eğitim kampları olarak kullanılan Türkiye çapındaki tüm Siyaset Akademilerinin genel sorumlusu ve koordinatörü olduğu, bu Akademilerin işleyişine ilişkin olarak raporlar hazırlayıp örgüte sunduğu ve bu suretlerle üzerine atılı suçu işlediği,
Anlaşılmıştır.



Dostları ilə paylaş:
1   ...   246   247   248   249   250   251   252   253   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə