T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)


ESENLER Cumartesi Azadiye Welat Gazetesi dağıtılacak 17.15 te ziyaret Tepeden



Yüklə 14,1 Mb.
səhifə263/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14,1 Mb.
1   ...   259   260   261   262   263   264   265   266   ...   278

ESENLER

Cumartesi Azadiye Welat Gazetesi dağıtılacak

17.15 te ziyaret

Tepeden

Hergüle derneği Esenler son durağıda ziyaret edilmesi

24 SALI HAL PAZARI ESNAF ZİYARETİ ESENLER, şeklinde ibarelerin olduğu,
08 Nisan tarihli ajanda sayfasının içeriğinde;

Mayıs 13


Akşam saat : 7.0 Cezayir Toplantı salonu gönüllüler toplantısı.

Akşam saatlerinde Erolular derneğinde toplantı, şeklinde ibarelerin bulunduğu,


Üzerinde “1910 8 Mart Yüzüncü Yıl Kadın Ajandası” ibaresi ve bazı sayfalarında temsili olarak yüzünü kapatan eylemci resmi bulunan 2010 yılına ait diğer ajandada yapılan incelemede;

  • 10 Mart tarihli ajanda sayfasının içeriğinde;

Çarşamba saat:1 de” başlığı altında;

10 kasım Kesk uğurlama (kitlesel)(meydanda)

25 kadına şiddet haftası nedeni ile yürüyüş (Kitlesel)(şölen)

27 Kasım her ilçe dışarıda yapılsın

28 Kasım sancaktepe de saat 1 de

21 Kasım sözcülük …(Anlaşılmadı) etmek

20 Kasım Şehit Rızayı anma programı

21 Kasım “ “ dersim katliamı Gazi Cem evi
Siyasi Parti konferansı

1-2 Aralık ta toplantı geniş katılımlı

Bağlantı

19 Kasım ilde toplantı (10 da ), şeklinde ibarelerin olduğu,
12 Mart tarihli ajanda sayfanın içeriğinde;

Demokratik olan Ruh ise



Demokratik özerklik bedendir

Organ ve Kadro Semineri

Sosyal alan

1 kadın …… (anlaşılmadı) yer almalıdır koordinasonunda” şeklinde ibarelerin olduğu,

13-14 Mart tarihli ajanda sayfanın içeriğinde;



45 Diyarbakırda sağlık konusunda

26 Aralıkta kadın şöleni

B.D.P Kadın meclisleri

2.Beyoğlu, Zeytinburnu Güçlendirme Sultangazi ve GOP-kaputhane oluşacak

3.Başakşehir ve Beylükdüzü güçlendirme, şeklinde ibarelerin olduğu,

  • 8 Nisan tarihli ajanda sayfanın içeriğinde;

Demokratik özerklik toplumsal sistemimizdir,Çözüm sistemdir

Kendi çözümünü yaratma sistemi

4.hamlenin temel esprisidir. Kendi başımıza kuracağımız sistem, şeklinde ibarelerin olduğu,
Üzerinde “Özgür Halk Tavrı Nisan 2009 yıl:1 Özel Sayı:1” ibaresi ve “Kapak kısmında da 30.Yılda

Abdullah Öcalan

Cemil Bayık

Duran Kalkan

Murat karayılan

Ali haydar Kaytan

Mustafa Karasu” şeklinde PKK/KCK terör örgütünün üst düzey yöneticilerinin isminin bulunduğu“ATEŞTEN BİR TARİH” başlığı altında tamamen PKK/KCK terör örgütünü anlatan ve 279 sayfadan ibaret kitap olduğu, söz konusu kitaba ilişkin olarak yasaklama ve toplatma kararının bulunduğu,
BDP Ümraniye ilçe Başkanlığında yapılan aramada elde edilen Siyaset Akademisi Öğrenci Kayıt Formlarından 52 ile numaralandırılan formun şüpheliye ait olduğu,
Anlaşılmıştır.
150)- Medeni DEMİRKAPU
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği ve Siyaset Akademisinde örgütsel eğitim aldığı,

Şüphelinin 01.02.2011, 03.02.2011 ve 10.02.2011 tarihli derslere katıldığının yapılan fiziki ve teknik takip neticesinde tespit edildiği,

Şüpheli Gökcem GÖKBERK’in Medeni DEMİRKAPU’ya ilişkin olarak Ümraniye BDP İlçe Teşkilatına geldiğini ve Siyaset Akademisinde derse katıldığını gördüğünü beyan ettiği,
A)- ŞÜPHELİNİN KATILDIĞI YASADIŞI EYLEMLER
Şüphelinin terör örgütü lehine düzenlenen katıldığı eylemlere ilişkin görüntülerin Güvenlik Güçleri tarafından;
“Uludere ilçesinde güvenlik güçleriyle çıkan çatışmada (12) örgüt mensubunun öldürülmesini protesto etmek amacıyla BDP İl Teşkilatının organizesinde 16.05.2011 günü saat : 13.00 sıralarında Beyoğlu ilçesi İstiklal caddesi Galatasaray lisesi önünde ESP, EMEP, EHP, DSİP, SDP, SODAP, Sosyalist Parti, Emek Gençliği, Toplumsal Özgürlük Platformu, İşçi Cephesi, Emek Partisinin katılımıyla toplanan yaklaşık 800 kişilik grup 2x5 ebadında siyah zemin üzerine beyaz yazılarla ‘AKP nin Askeri ve Siyasi Katliamlarını Özgürlük Mücadelemizle Vereceğiz’ BDP İstanbul il Başkanlığı imzalı pankartı yere sererek, grup bahse konu yerde beklemeye başlamış, saat 13.10 sıralarında Meşrutiyet caddesinden Galatasaray meydanına doğru aralarında BDP milletvekili Sebahat TUNCEL, İstanbul 2. ve 3. Bölge Bağımsız Milletvekili adayları Sırrı Süreyya ÖNDER, Mustafa AVCI, Levent TÜZEL ile yaklaşık 50 kişilik grup ellerinde 1x2 ebadında siyah zemin üzerine beyaz yazılı ŞEHİT NAMIRIN (şehitler ölmez ) ibareli pankartı açıp, Şehit Namırın, Biji Serok Apo, Kürdistan Faşizme Mezar Olacak, Yaşasın Emeğin Bloğu, Erdoğan Tu kurbana Öcalan, Biji Bratiya Gela, Barış İsteriz Savaşa da Hazırız, Münafık Erdoğan, Katil Erdoğan, PKK Halktır Halkı Burada şeklinde slogan atarak meydanda bulunan gruba katılmışlardır. Saat : 13.30 sıralarında grup içersinde sırasıyla ÖDP Başkanı Alper TAŞ, BDP Milletvekili Sebahat TUNCEL, İstanbul 3.Bölge Bağımsız milletvekili adayı Levent TÜZEL isimli şahıs gruba yönelik konuşma yapmış akabinde grup belli bir müddet meydanda oturduktan sonra slogan atarak Meşrutiyet caddesine müteakiben yürüyüşe geçmiş,

İngiliz Başkonsolosluğu önünde hazır kuvvet olarak bekleyen çevik kuvvete yönelik soda şişeleri ve taş atarak BDP il Başkanlığına doğru yürüyüşlerine devam etmişler. Kalyoncu Kulluk Caddesi üzerine gelen grup taşlı, molotof kokteyli ve hava fişekli saldırıya geçerek, aynı cadde üzerinde bulunan DİASA Marketin ve Tatbak Ekmek Fabrikasının camlarını kırarak, 34 TF 8009 ve 34 VJ1708 plaka sayılı otolara da zarar vermeleri sonucunda gruba müdahale edilmiştir.” şeklinde tespit edildiği,


B)- İLETİŞİM ARAÇLARININ TESPİT VE DİNLENİLMESİ SONUCUNDA
Şüphelinin kullandığı 05335139821 numaralı GSM hattının terör örgütü içerisinde faaliyette bulunmaktan haklarında soruşturma yapılan Gıyasettin MORDENİZ, Erdem ASLAN, Osman KOŞUT ve Ayşe ENEZ isimli şüphelilerin telefonunda kayıtlı olduğu,
C)- ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
Şüpheliden elde edilen siyah renkli 2 GB kapasiteli Micro SD hafıza kartın içerisinde Dicle Haber Ajansından alınmış görüntü ve metinlerin bulunduğu, yapılan incelemede Siyaset Akademisinde yapılan eğitim sonucu 6. dönem katılımcılara diploma verilmesi ve buna ilişkin haberin bulunduğunun tespit edildiği,
Siyaset Akademisinde yapılan aramada el konulan 101 adet “Siyaset Akademisi Kayıt Formlar”ından birinin şüpheliye ait olduğu,
Üzerinde Notte ibaresi bulunan telli kareli defterin yapılan incelemesinde;
Defterin (9) ile numaralandırılmış sayfasında; “Ekoloji’ye giriş başlığı altında, Türkiye’de ekoloji şöyle, biz kürt hakları olarak yaşadığımız özgürlük ve dili kültürel hakları yok, baskılar tahammülsüzlük ve şu anki felaket resmen soykırım ve imha etmektir, AKP iktidarı Gülen camiası 2012’ de iktidarda bu resmen budur şeklinde ibarelerin yer aldığı,
Defterin (12) ile numaralandırılmış sayfasında; “Toplumsal ekolojiye giriş başlığı altında, ekolojik toplumun devlet toplumunun derinlik ve genişlik olarak gelişmesiyle adım adım geriletilmesi, günümüze kadar ki en temel toplumsal çelişkilerden birisidir. Toplumun iç çelişkesi ne kadar gelişmişse dış ortamla çelişkisi o denli artmaktadır. İnsana tahakkümü doğaya tahakkümü getirmektedir” şeklinde ibarelerin bulunduğu,

İnsana acımayan bir sistemin doğayada her kötülüğü yapmaktan çekinmeyeceği açıktır. Zaten hakimiyet fetih, en gözde olgular olarak egemen sınıf ahlakında yer bulmaktadır. Doğaya hükmetmek insana hükmetmek kadar hak, soylu bir davranış olarak görülmektedir. Doğal toplumun doğal canlıcılığı kutsaması yok sayılmıştır. Bir düşman gibi fetih konusudur. Devletçi toplumun zihniyet ve davranışlarına bu kavramlar egemen olunca artık günümüzde dev boyutlara ulaşan çevre felaketlerine ardına kadar yol açmış demektir şeklinde ibarelerin yer aldığı,


Şüphelinin ikametinde;
(1) adet Güneş’ in Sofrasında-1/Anılarla Abdullah ÖCALAN isimli kitap,

(1) adet Kürt Aşkı – Abdullah ÖCALAN isimli kitap,

(1) adet Sümer Rahip Devletinden Halk Cumhuriyetine Doğru Özgün İnsan Savunması – Abdullah ÖCALAN isimli kitap,

(1) adet Güney Kürdistan’da Egemenlik Mücadelesi ve Devrimci Demokratik Tutum – Abdullah ÖCALAN isimli kitapların bulunduğu, söz konusu kitaplara ilişkin olarak yasaklama ve toplatma kararların olduğu,


Anlaşılmıştır.

151)- Muhsin YENİSÖZ
Şüpheli Muhsin YENİSÖZ’ün PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyette bulunduğu ve Siyaset Akademisinde verilen ideolojik eğitim kursuna katıldığı, 05.02.2011 tarihinde yapılan derslere katıldığının fiziki ve teknik takip sonucu tespit edildiği,
A)- İLETİŞİM ARAÇLARININ TESPİT VE DİNLENİLMESİ SONUCUNDA
Şüpheli Muhsin’in kullanmış olduğu 05373565618 numaralı GSM hattından;
05326553082 nolu telefonu kullanan X ŞAHIS ile 01.10.2011 günü saat:21.07’de yaptığı görüşmenin;
“MUHSİN YENİSÖZ: Efendim

X ERKEK ŞAHIS: Naber Muhsincim?

MUHSİN : Okula başladım

X ERKEK : Okul derken?

MUHSİN : Bas bayağı okul yani şeye başladım akademiye başladım siyaset akademisine

X ERKEK : Ne akademisi oğlum kıtım bu konularda aydınlatacaksın beni

MUHSİN : Siyaset akademisi siyaset

X ERKEK : Ders mi veriyorsun?

MUHSİN : Ya alıyorum ders alıyorum

X ERKEK : Ders mi alıyorsun?

MUHSİN : Evet felsefe ve Quantum fiziği

X ERKEK : Ha siktir lan senin ders almaya ihtiyacın yok ki oğlum

MUHSİN : Abi olmaz mı? Hiç bi şey bilmiyormuşuz biz ya

X ERKEK : Yav boşver olsa olsa ders verirsin sen

MUHSİN : Yok yani onu yapıyorum zaten çaktırmadan da çaktırmadan onuda yapıyorum ama yani hakikaten

X ERKEK : Mahsustan girmişsinizdir sen oraya mahsustan hain planların vardır harbiden ders alıyor gibi gözüküp kim bilir neler yapıyon orda

MUHSİN : Yok ya çok güzel Quantum fiziği alıyorum bak felsefe alıyorum ondan sonra şey otlik matematiği görüyorum ondan sonra ney ne derler Türkiye’ye yakın siyasal tarihini görüyorum ondan sonra demokratik özerkliği görüyoruz, ondan sonra demokratik konfederalizm görüyoruz moderniteyi görüyoruz kapitalist moderniteyi görüyoruz yani 12 tane 13 tande ders var abi muhteşem ya

X ERKEK : Bende mi gelsem ne yapsam?

MUHSİN : Yani vallahi vaktin olursa gel abi.yani sabah sabah 9 da başlıyor 10 başlıyor akşam saat 5 e kadar 1.5 ay falan sürüyor 35 gün sürüyor.cumartesi dahil yemeği falanda veriyoruz şey veriyor akademi veriyor tamam abi Ümraniye’de okul muhteşem bi okul ya yani herkesin ordan geçmesi isterim yani

X ERKEK : Bende mi gelsem acaba ne yapsam?

MUHSİN : Valla bence gel yani

X ERKEK : Alıyorlar mı oğlum önüne geleni?

MUHSİN : He ben yazdırırsam alırlar

X ERKEK : Vallahi mi?



MUHSİN : Vallahi millahi

X ERKEK : Tamam ulan bende gelim anasını satim beraber, nerde yer nerde?

MUHSİN : Ümraniye’de

X ERKEK : Ümraniye’de

MUHSİN : Hı hı

X ERKEK : Gidiş geliş zor ama bakalım

MUHSİN : Abi şeyden gelenler var Esenyurt’ tan gelenler var

X ERKEK : Doğrudur abicim yok söylediğin şeyler harika şeyler yani

MUHSİN : Abi yani ders programını görsen var ya muhteşem ya böyle bişey olamaz abi yani bizim bildiklerimiz herşey boşmuş ya boşmuş derken temellerini

X ERKEK : Anladım temelleri sağlam değil boş değilde

MUHSİN : Evet temelleri sağlam değil çok abi Marksizm falan aşılmış ya yani resmen açılmak üzere açılmış yani

X ERKEK : Açıldı da

MUHSİN : Hakikaten biz yeni şeyler öğrenmemiz lazım abi yani eskiden üzerinden yeni bişeyler söylemek mümkün değil abi

X ERKEK : Yok yok o zor zaten

MUHSİN : Yani abi biz bi yerde bi bataklığa saplanmışız

X ERKEK : Var tabi

MUHSİN : Evet o bataklıktan çıkamamışız dolayısıyla o bataklık bizi yutmuş abi

X ERKEK : Aynen aynen öyle olmuş abicim, yoksa yanlış bilgiler şu bu değil de eksiklik var eksiklik

MUHSİN : Tabi tabi o bataklığa saplanmışız ordan çıkamamışız yani

X ERKEK : Peki sağlığın nasıl Muhsin?

MUHSİN : Fena sayılmaz iyiyim iyiyim okul beni biraz dinçleştirdi yani şöyle söylim çünkü sürekli artık okuyorum yani sürekli okuyorum abi çünkü orda öğrendiğimi gelip yeniden eskileri gözden geçirmem gerekiyor eskiler üzerinden hakikaten biz bir sürü yanlış bilmişiz onları tekrarlıyorum vallahi gece 3-4 kadar ders çalışıyorum sabah 8 de kalkıp okula gidiyorum abi”
Şeklinde olduğu, telefon görüşmesi içeriğinden şüphelinin Siyaset Akademisi içerisinde ideolojik eğitim aldığı ve tanıdığı şahısları da buraya gelmeleri hususunda ikna etmeye çalıştığı,
B)- ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
Şahıstan elde edilen CASPER marka LAPTOP WESTERN DIGITAL WX40A6964218 seri numaralı 320GB kapasiteli harddiskin içeriğinde;
Export” klasörünün “ofis” dosyasında yapılan incelemede; “anayasaya yönelik talepler” başlıklı bir word klasörünün olduğu ve içeriğinde “HALKIMIZA VE DEMOKRATİK KAMUOYUNAbaşlıklı yazının yer aldığı, bu yazının PKK terör örgütünün gerçekleştirdiği 8. genel kurul akabinde yayınladığı bildiri olduğu bahse konu bildirinin;
HALKIMIZA VE DEMOKRATİK KAMUOYUNA

Kürt halkı olarak özgürlük mücadelemizin zaferin eşiğine geldiği tarihi bir süreçte Kongra-Gel 8.Genel Kurulumuz, ilgili tüm kurum, örgüt, Kürdistan’ın dört parçası ile yurtdışında yaşayan halkımızı temsil eden yeterli sayıda delegenin katılımıyla 5-10 Mayıs tarihleri arasında, Medya Savunma Alanlarında gerçekleşmiştir.

Mücadele tarihimizde önemli direnişlerin ve şehadetlerin yaşandığı ay olan Mayıs ayında şehitlerimize olan büyük bağlılık temelinde ve tüm dünyanın halkımızın görkemli serhildanlarına tanıklık ettiği bir süreçte toplanan genel kurulumuz gerekli gündem maddelerini tek tek ele alarak tartışmış ve önemli kararlaşmalara gitmiştir. 8. Genel Kurulumuz, dünya, bölge ve Kürdistan’daki siyasal gelişmeleri kapsamlı ve derinlikli bir biçimde tartışarak önemli tespitler yapmış, buna göre önümüzdeki dönemde izleyeceği politikaları belirlemiştir. Yürütülen tartışma ve ulaşılan tespitler ışığında içinde bulunduğumuz tarihi süreci başarıyla karşılamak ve süreci bir zafer dönemi haline getirmek için ideolojik çalışmalarla birlikte siyasal, örgütsel, toplumsal ve meşru savunma alanında gerekli planlamalara gidilmiştir.

Dünya, bölge ve Kürdistan’daki son siyasal gelişmeleri değerlendiren Kongra Gel 8. Genel kurulumuz, bir dönemdir Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri kapitalist modernite sisteminin bölgedeki iflası olarak değerlendirmiştir. Bir taraftan anti-demokratik sistemler denetiminde artan adaletsizlik ve yoksulluk, diğer taraftan kapitalist modernitenin topluma dayattığıcinsiyetçilik, milliyetçilik ve bireyciliğin toplumsal yaşamı büyük bir buhrana sürüklediği tespit edilmiştir. Yaşanan sistem krizinin Ortadoğu’da yoğun bir şekilde açığa çıkması başta Arap halkı olmak üzere bölge halklarının gelişen özgürlük arayışı ve yükselen mücadelesi bölgede yeni bir dönemi başlatmış bulunmaktadır.

Kürdistan özgürlük hareketi başından beri bölge halklarının demokratik özgürlükçü seçeneğin örgütlü ifadesi olurken, bugün bölgede yaşanan halk isyanlarıyla bu seçeneğin giderek güçlendiğinin önemine işaret ederek başarı koşullarının olgunlaştığını belirlemiştir. Diğer yandan halkların demokrasi ve özgürlük mücadelesinden faydalanmak isteyen uluslar arası hegamonik güçler bu süreci bölgeyi kendi çıkarları doğrultunda yeniden biçimlendirmenin hizmetine sokmak istemektedir. Halk hareketlerini desteklediği görüntüsünü vererek özünde kendi sistemine engel gördüğü güçleri tasfiye etmeyi önüne koymuş olduğu anlaşılmaktadır. Bu amaçlarına ulaşmak için AKP hükümetinin öncülüğündeki Türk devletine misyon biçen küresel güçler, Kürt halkının özgürlük mücadelesini de Türk devletinin sömürgeci amaçları doğrultusunda tasfiye etmeyi planlamışlardır.

8.Genel Kurulumuz, Ortadoğu ve Türkiye’nin en temel ve can alıcı sorununun Kürt sorunu olduğu tespitinden hareketle, Kürt sorununda çatışma ve çözümsüzlüğü derinleştiren politikaların bölgede kaosu yaratıp istikrarı önleyeceği gibi başka sorunlara da yol açacağını belirlemiştir. Egemen güçlerin bugüne kadar uyguladığı şiddet politikalarının iflasına rağmen Türk devletinin ve destekçisi küresel güçlerin Kürt sorununda yeniden şiddet politikasına yönelmeleri Kürt halkı için bir varlık-yokluk sorununu gündeme getirmektedir. Bu açıdan yeni dönem bir yandan başarı ve zafer koşullarını bağrında taşırken öbür yandan Kürt halkına dayatılan imha ve tasfiye sürecinin iç içe yaşandığı tarihsel bir dönemece girilmiş olduğunu göstermektedir.

Buna karşın Genel kurulumuz açığa çıkan gerçekliklerin demokratik siyasal çözümün her zamankinden daha fazla olanaklı hale geldiğini, Önderliğimizin felsefesinin, hareketimizin mücadele tecrübesinin, halkımızın bilinç, örgütlülük ve serhildanlaşma düzeyinin bölgede devrimsel gelişmelere öncülük edebilecek bir hamleyi Kürdistan’da başlatmanın imkân dâhilinde olduğu tespitini yapmıştır.

Genel Kurulumuz, Kürt sorununun demokratik ulus, ortak vatan, demokratik cumhuriyet ilkeleri temelinde demokratik özerklik statüsü tanınarak Kürdistan’ın tüm parçalarında barış ve diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması gerektiğini bir kez daha önemle belirtmiştir. Ancak bunun karşısında Kürt inkârının başgardiyanlığını yapan Türk devleti ve AKP hükümeti, Önderliğimizin ve hareketimizin bu yönlü çabalarına karşı olumlu, pratik bir adım atmamıştır. Bunun tersine legal Kürt siyasetine dönük siyasi soykırım ve eylemsizlik pozisyonunda olan gerillaya dönük askeri operasyonlar artarak devam etmiş, toplumun bastırılması ve özgürlük hareketinin tasfiyesinde ısrarcı olmuştur. Bu durumu geniş tartışan 8. Genel kurulumuz, Türk devleti ve AKP hükümetinin çözümsüzlükte ısrar etmesine, diyalog yoluyla bir çözüme gidilmesi noktasında bir adım atmamasına karşın, alınması gereken tutumu da netleştirmiştir. Buna göre; mücadelemizin en üst karar organı olan Kongra Gel genel kurulu, diyalog temelinde bir çözümü esas aldığı gibi, 15 Hazirana kadar Türk devletinin bu konuda somut bir adım atmaması durumunda, topyekün direniş dahil bütün mücadele yol ve yöntemlerini tartışmış, ne pahasına olursa olsun 2011 yılını çözüm yılı haline getirmede net bir kararlaşmaya varmıştır.

Kongra Gel genel kurulumuz ayrıca Kürdistan’ın diğer parçalarını egemenliğinde bulunduran İran ve Suriye devletlerine, çözümsüzlük politikalarından vazgeçmeye, Türk devletinin bölge halklarına da düşmanlığı içeren anti-Kürt siyasetiyle ittifak yapmamaya, demokratik dönüşüm ve halkların kardeşliği temelinde Kürt sorununda bölgesel çözümün geliştirilmesi için çağrı yapmayı önemli bulmuştur.

Genel Kurulumuz, Kürt halkının özgürlük davasına karşı saldırıları ve tehlikeleri bertaraf etmek ve kazanımları koruyarak imkânları değerlendirmek için ulusal demokratik birlik çalışmalarının zaman geçirmeden ulusal kongrenin bir an önce toplanmasının öneminin altını çizmiştir. Bu temelde, tüm Kürdistan parçalarının çıkarını ve özgürlüğünü gözeten ulusal demokratik birlik anlayışının doğru bir programa ve kurumlaşmaya kavuşturulmasının tarihi bir sorumluluk olduğu kararına varmıştır. Tüm Kürdistani güçleri sorumlu davranmaya çağırmıştır.

Genel Kurulumuz tüm uluslar arası güçleri Kürt sorununda izledikleri inkar ve imha siyasetini sürdürmekten ve desteklemekten vazgeçmeye, sorununun demokratik çözümü temelinde bölgede demokrasi ve istikrarın gelişmesi için sorumlu davranmaya çağırmıştır. Dünya demokrasi güçlerini, Türk devletinin kendi dışında hiçbir kültürel varlığa yaşam hakkı tanımayan çağdışı politikalarıyla, Türk polisinin halkımıza karşı uygulamakta olduğu şiddet ve devlet terörüne karşı sessiz kalmamaya ve buna karşı tavır almaya davet etmiştir.

Toplantımız başta Türkiye olmak üzere tüm parçalarda demokratik güçlerin ortak mücadeleyi büyüterek ırkçı-faşist politikalara karşı demokratik ulus espirisiyle hareket etmeyi temel bir sorumluluk ve görev olarak belirlemiş, bu temelde demokratik ulus çalışmalarını genişletmeyi ve derinleştirmeyi karalaştırmıştır. Özellikle Türkiye’deki tüm sol, sosyalist ve demokrasiden yana olan güçleri NATO gladiosunun geliştirdiği komplolara karşı halklarımızın ortak geleceği için ortak davranmaya ve güç birliği yapmaya, demokrasi cephesini büyütmeye çağırmıştır.

Genel Kurulumuz kapsamlı siyasal değerlendirme ve kararlaşmaya bağlı olarak, tüm kültürlerin, dillerin, dinlerin bir arada kardeşçe yaşamasını sağlayacak ve halkın demokratik iradesini açığa çıkaracak her türlü çatışmanın, ötekileştirmenin, baskı ve ayrımcılığın aşılmasını sağlayacak tek çözüm modelinin kadın özgürlüğüne dayalı demokratik konfederal sistem olduğunu vurgulamıştır. Halklar arası ve cinsler arası eşitlik, özgürlük ve adaletin sağlanması ancak ahlaki-politik toplumun inşasıyla mümkündür. Bunun için demokratik konfederal sistemin örgütleme çalışmaları kapsamlı değerlendirilerek tüm faaliyetlerinin ana eksenine demokratik konfederal sistemin zamana yayılmadan geçmiş tecrübelerden de yararlanılarak hızla inşa edilmesi temel görev olarak belirlenmiştir.

Halkımızın haklı davasının dünya kamuoyuna yeterli tanıtılması, mücadelemize karşı her türlü saldırıların ve uygulanan katliam ve devlet terörünün teşhir edilmesi için enformasyon çalışmalarının yürütülmesinin önemi dile getirilmiştir. Kürt halkının özgürlük mücadelesine destek ve dayanışmanın sağlanması, demokratik özerklik çözüm modelinin kabulünü sağlama temelinde diplomatik çalışmaların daha örgütlü ve yeterli hale getirilmesi karar altına alınmıştır.

Halkımızın varolma ve özgürleşme mücadelesinde bir final dönemi olarak da tespit edilip planlanan bu önemli dönemde, devrimci halk savaşını geliştirme temelinde savunma kuvvetlerinin güçlü tutulması ve halkımızın geliştirdiği serhıldan hareketinin daha güçlü bir niteliğe kavuşturulmasının gerekliliği kararlaştırılmıştır. Bu önemli mücadele döneminde özellikle Kürdistan gençliğinin ve kadınının öncülük rollerinin gereğini yerine getirmeleri tarihsel bir gelişmenin temeli olacağı gerçeğinden hareketle başta gençlik ve kadın olmak üzere tüm Kürdistanlı toplumsal kesimleri Önderlik çizgisinde kenetlenerek yurtseverlik görevlerine daha güçlü bir biçimde sahip çıkmaya çağırmıştır.

Kürdistan halkı kahraman şehitlerimizin mücadelesi ve Önder Apo’nun öğretisi temelinde ulaşılan bugünkü devrimsel düzeyi zaferle taçlandırmanın eşiğine dayanmış bulunmaktadır. Ancak karşıt güçlerin saldırıları da göz önüne alındığında, başarı ve kazanma olasılığı kadar dönemin görevlerine gereken hassasiyet gösterilmemesi durumunda Kürt ulusal büyük bir tehlikeyle yüz yüze kalacağı ve büyük trajedilerin yaşanabileceği değerlendirilmiştir. Bütün olasılıkları dikkate alan Kongra Gel 8. Kurulumuz yeni dönemi çözüm ve özgürlük dönemi olarak görmüştür. Hiçbir dönemle kıyaslanmayacak kadar başarı koşullarının bulunduğunu belirlemiştir. Dönemin en temel görevi bu anlamda Önderliğimizin esaretine son verme ve Kürt sorununun kalıcı ve onurlu çözümünü sağlamaktır. Bu görevi başarıyla gerçekleştirmek hareketimizin tarihi sorumluluğudur.

Bütün bu belirlemeler temelinde tarihi kararlar alan ve mücadelenin çeşitli alanlarına ilişkin sunulan projeleri onaylayan Kongra Gel 8. Genel Kurulu son gündem maddesi olarak bu kararları uygulamak ve projeleri pratikleştirmekten sorumlu yeni yönetimi seçmiştir. Kongra Gel Genel Başkanı ve dört kişilik divan üyesi ile Yürütme Konseyi Başkanı ve otuz kişilik Yürütme Konseyi üyelerini demokratik seçim usulüyle seçerek iki yıl için görevlendirmiştir. Bununla birlikte 11 kişilik Yüksek Adalet Divan üyelerini de seçerek ahlaki ve politik toplum perspektifiyle bağımsız bir biçimde adaleti yerine getirmek üzere görevlendirmiştir. İki genel kurul arası Kongra Gel toplantılarına sunum hazırlamak üzere daimi komisyon üyelerini belirlemiştir.

Kongra Gel Genel Kurulu kapanış gündeminde, yaşanan bu tarihi aşamada tüm kadro ve çalışanların, komutan ve savaşçıların dönem görevlerine yüksek bir sorumlulukla yaklaşmaları, güçlü bir katılım temelinde tarihin bu dönemindeki yürüyüşünü bir zafer yürüyüşüne dönüştürmenin azmi ve kararlılığını yüksek bir fedakarlıkla pratikleştirme çağrısını yapmıştır. Bu temelde genel kurulumuz, yeni dönemi bir final süreci olarak belirleyip, bunu güçlü bir hamleyle cevaplamak için hareketimizin tüm kadrolarını, yurtsever halkımızı ve dostları göreve çağırmıştır.

Bu görevleri yerine getiren Kongra Gel 8. Genel Kurulu başarılı bir biçimde tamamlanmıştır. Kongra Gel 8. Genel Kurulu’nun ulaştığı sonuç ve kararların Önder APO’ya, yiğit, fedakar Kürdistan halkına ve Ortadoğu halklarına hayırlı olmasını diliyoruz.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   259   260   261   262   263   264   265   266   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə