T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)


“DTK'dan 'demokratik özerklik' kararı



Yüklə 14,1 Mb.
səhifə268/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14,1 Mb.
1   ...   264   265   266   267   268   269   270   271   ...   278

“DTK'dan 'demokratik özerklik' kararı;

DTK toplantısı sonrası açıklama yapan DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, Demokratik özerkliği ilan ettiklerini açıkladı.

DTK toplantısı sonrası açıklama yapan DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, Demokratik özerkliği ilan ettiklerini açıkladı.

Diyarbakır'da düzenlenen toplantıda sonuç bildirgesini okuyan Aysel Tuğluk şunları söyledi:

Yaptığımız kapsamlı tartışmalar ve bu tartışmalar sonucunda ulaştığımız sonuçları paylaşmak istiyorum. Demokratik Özerklik ilan belgesi:

Ulus devletçi anlayış diğer halklara büyük acılar yaşattığı gibi Kürt-Türk ilişkilerinde de Kürtleri yok oluş sürecine götüren bir dönemin başlamasının temeli olmuştur. Türkiye’nin kuruluşunda büyük rol oynayan ilk Meclis ve siyasetinde bırakalım Kürt inkarının olması, Kürtlerle birlikte kurulmuş yeni bir Türkiye vardır. Türkiye’nin kuruluş felsefesi, Kürtler bakımından da kendilerinin içinde yer aldığı bir oluşumdur.

Bu inkar ve imha politikası bugüne kadar acımasızca yürütülürken, Ortadoğu statükosu ve uluslar arası güçlerden de destek almıştır. Türkiye’nin Kürtler üzerinde egemenlik kuran devletlerle kurduğu ittifak da bu politikanın ağır biçimde sürdürülmesini sağlamıştır.

Ulus devletlerin nasıl bir soykırımcılık taşıdığı görülmektedir. Güncelde biçimsel değişiklikler olsa da, özünde devam eden inkar devam ettirilmektedir

Kürt halkının varlığı tanındığı ifade edildiğinde bile, parçalamaya çalışmaya yönelik siyaset üretilmektedir.

"BİNLERCE İNSANIMIZ REHİNE OLARAK TUTULMAKTADIR"

Başta Hatip Dicle’nin ve milletvekillerimizin serbest bırakılmaması bunu göstermektedir. KCK gibi siyasi soykırım operasyon sonucu binlerce insanımız rehine olarak tutulmaktadır. Kürtçe anadiline karşı kültürel soykırım devam etmektedir.

Kürt halkının doğal bir halk olmaktan hakları, dili yaşamı yok sayılmaktadır. Türkiye içinde ve dışında bir çok çevre, Türkiye’nin Kürt sorununu çözmesi gerektiğini dile getirmiştir. Ancak AKP’nin politik parti oligarşisi kendi çıkarları için politika ürettiğinden buna yanaşmamaktadır.

Bu aşamadan sonra devam edecek çözümsüzlük, halkları şiddet ve çatışma ortamında tutup güç kaybetmesinden başka bir sonuç vermeyecektir.

Kürt sorunu, Kürtlerin halk olmaktan kaynaklı haklarını kullanamamaları, her taleplerinin baskıyla reddedilmesinden kaynaklanmaktadır.

"SORUNUN ÇÖZÜMÜ KÜRTLERİN HALK OLARAK TANINMASI İLE ÇÖZÜM BULUNABİLİR"

Sorunun çözümü Kürtlerin halk olarak tanınması, eşit seviyede statüye kavuşmalarıyla ancak çözüm bulabilir.

Kürt halkı artık ulusal varlığını statüsüz bir halk olarak yaşamak istememektedir. Dünyada Kürtler gibi 40 milyondan oluşan, hakları gasp edilmeye çalışılan başka bir halk yoktur.

Kendimizi yönetme, güç ve iradesine sahip olduğumuzu belirtiyoruz. Demokratik özerklik sadece kürt halkı için değil, tüm Türkiye halklarının inanç ve kültürlerinin kendisini özgürce ifade edeceği bir çözüm modelidir. Tüm toplumların doğal yaşam sistemidir. Demokratik özerklik bir devleti yıkmak değildir. aynı zamanda bir devlet sistemi de değildir. halkın devlet olmayan kendi coğrafyasındaki öz yönetime katılma sistemidir.

Demokratik özerklik sınırların sembollerin değişmesi değil, ortak sınırlar içinde, ortak değerlerde buluşulan yeni toplumsal sözleşmenin kendisidir.

"DEMOKRATİK ÖZERKLİĞİMİZİ İLAN EDİYORUZ"

Ortak vatan anlayışı temelinde Kürt halkı olarak demokratik özerkliğimizi ilan ediyoruz. demokratik özerklik projesinin mimarı Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın daha fazla katkı sunması için gerekli koşulların yaratılmasını istiyoruz. Özgürlük yürüyüşünü sürdüren halkımıza çağrımızdır. Haklı davamızda, yitirdiğimiz yiğit evlatlarımıza bağlı kalarak, özerklik sürecine bağlı çıkmaya, güçlendirmeye davet ediyoruz.

Halkımızın vicdanı olan, aydın, yazar, STK temsilcileri, coğrafyalarımızda yaşayan herkesi, kendisini demokratik özerk Kürdistanlı olarak tanıtmaya davet ediyoruz.


Başta kardeş Türkiye halkları olmak üzere, tüm Ortadoğu halklarıyla tarihsel bağlarımızı kurmaya davet ediyoruz. kardeş Türkiye halkımıza çağrımızdır, yüzyıllardır birlikte yaşam yanında, kürt halkının özgürce yaşam özlemi temelinde ilan edilen demokratik özerkliğe karşı sorumluluğu gereği dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz.
Kürt halkının tüm dostlarımıza çağrımızdır. Acılarına olduğu kadar sevinçlerine de ortak olan sosyalist demokrat liberal dindar feminist parti kurum ve şahsiyetleri bu gurur verici süreçte halkımızın yanında olmaya çağırıyoruz” şeklinde olduğu,
Fırat Haber Ajansı'nda yer alan haberin ise;
“Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK), Kürtlerin statüsüzlüğe karşı uygulamaya koyduğu Demokratik Özerkliğin geldiği aşamayı ve siyasi gelişmelerin tartışıldığı olağanüstü toplantı sona erdi.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Daimi Meclisi'nin günlerdir tartışılan ve önemli kararlaşmaların sağlandığı belirtilen olağanüstü toplantısı sona erdi. 850 delegenin tamamının eksiksiz katıldığı toplantıda delegelerin Demokratik Özerkliğin ilanına yönelik karar aldı.

Sabah saatlerinde BDP Diyarbakır il binasında bulunan Vedat Aydın Konferans Salonu'nda başlayan ve DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk, BDP Eş Genel Başkanları Hamit Geylani ile Filiz Koçali, tüm BDP grubu milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum örgütü, kadın ve gençlik temsilcileri, aydın, yazar, gazeteci, kanaat önderleri ve halk delegelerinin aralarında bulunduğu 850 delegenin eksiksiz katıldığı toplantı yaklaşık 6 saat sürdü. Daha önce DTK'nin aldığı Demokratik Özerkliği inşa sürecinin başlatılması, hızlandırılması kararlarından sonra delegeler, Kürt mücadelesinde önemli bir gün olan 14 Temmuz'da Demokratik Özerkliğin ilanına yönelik karar aldı. Toplantıda alınan kararlar, şu dakikalarda kamuoyuna açıklanıyor.” Şeklinde olduğu,

Şüphelinin yine aynı internet sayfasının duvar bölümünde “Kürt Halkının İradesi Ne Olmalıdır” başlıklı bir yazı oluşturduğu, yazı içeriğinin;

“kürtler binbir meşakat ve zorluklarla seçtiği vekillerini meclise göndermek isterler. Bu milet kendini türkiye meclisinde temsil edilmek ve kendini ifade etmek için karar vermiştir. Bu kararı saptırmaya ve yıldırmaya hiç kimsenin hakkı ve hukuku yoktur. Eğer kürt halkı kendini bu meclisde ifade edemiyecekse ve temsiliyetini orada göremeyecek ise; kendini temsil eden yeni bir meclis kurma hakkına sahip olacaktır. hiç bir yasa ,kanun vb şeyler insanın insani ve vicdanî hakların önünde engel olamaz,olmamalı her şey insanin mutluluğu içindir. devlet ve hükümetlerde asli görevleri insanların daha huzurlu ve mutlu olması için vardır ve bu yönde çaba göstermelidir. insanların devlete ve hükümetlere hizmet etmeleri için değil; devletin ve hükümetlerin insana ve insanlığa hizmet etmek için var olmalıdır.” Şeklinde olduğu,
“Duvar” bölümünün içeriğinde yapılan incelemede; İrfan HÜLAKÜ isimli şahsın BDP’nin organizesinde halkın dini hassasiyetlerini istismar etmek amacıyla organize edilen ve alternatif cuma namazı isimli eylem ile ilgili olarak Din Alimleri Derneği bugün Aksaray metrosu çıkışındaki Boş Alanda Sivil itaatsizlik çadırında cuma namazını kıldıracaklardır. Hutbe Kürtçe ve Türkçe olarak verilecektir. İnsanlıktan, Haktan ve eşitlikten Yana Olan tüm dostları cuma namazına bekleriz” şeklinde propaganda içerikli yorum yazdığı,
Siyaset Akademisinde yapılan aramada elde edilen öğrenci kayıt formlarından birinin şüpheliye ait olduğu,
Anlaşılmıştır.
164)- Suna VARSAK
Şüpheli Suna’nın PKK terör örgütü içerisinde yasa dışı faaliyetlerde bulunduğu ve Siyaset Akademisinde ideolojik eğitim aldığı,
ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
4 ile numaralandırılan Can Filiz başlıklı sağ alt köşesinde Suna VARSAK yazılı, içeriğinin Suna VARSAK’ın terör örgütü üyesi olan ve çatışmada ölen kuzeni Filiz isimli şahsa yazılmış “Filiz seninle fazla yan yana gelmemiştik. Senden o kadar uzak olmak canımı yakıyor” ile başlayan ve “senden kopmamak için acılar cekmeye razıyım, seni çok seven kuzenin Suna senin gibi ölümüne savaşacağım” ile biten el yazması mektup olduğu,
1 adet üzerinde “MOPAK Okul Defteri” ibaresi yazılı olan ve içerisinde el mahsulü yazılar olan ön yüzünde bayan resmi olan çizgili defterin yapılan incelemesinde;
26 ıncı sayfada:

“PAJK İK; kürdistan kadın örgütü partisi

PAJK; partiye azediye jinen kürdistan

İK; iç koordinasyon

DK; Dış koordinasyon

AK; Alan Kurulu



PAJK İK; Kırsaldan cezaevi ile ilgilenen yönetim

KCK; Komala Civaka Kürdistan

PKK; Partiye Karkeren Kürdistan

HPG; Hezen Parastina Gel” şeklinde PKK örgütünün faaliyet alan kodların ve bu kodların açılımlarının yazılı olduğu,
38 inci sayfasında;

“Dilan olmuyor o hayat olmuyor. Dilan benden geri dönmemi bekleme gelmeyeceğim. Ben aşığım bu dağlara bu benim ruhum olmuş. Dilan sende gel benimle gidelim. Ben geçmişime bakıyorum acılar çekiyorum. Neden geçmişimizi anlatmadılar. Ben babayı suçluyor, bir kürt kendi geçmişinden kopuk olurmu? O bize gerçekleri anlatsaydı. Şimdi baba, anne, sen, diğerleri diyorki; sen eski hayatına dön diyor.ben öleceğimi bilsem vazgeçmeyeceğim. Bu sistem beni öldürsede yine dirileceğim. Dilan sende gel benimle bu sistem beynine girmiş. Senin herşelini sömürmüş. Sistem hergün sana tecavüz ediyor. Kapitalizm hergün seni sömürüyor...” şeklinde yazılmış sayfanın olduğu, söz konusu metnin terör örgütünün dağ kadrosunda yer alan militanlarından biri tarafından yazıldığı ve Dilan isimli şahsın da terör örgütünün kırsal alanındaki militanlara katılması tavsiyesinde bulunduğu,


39 inci sayfasında;

“ ...O şimdi benimle konuşmuyor. İnsan yoldaşını niye kızdırır? Onun kendini görmesi için yapılıyor. Kendini geliştirme içinde yapılıyor. Yarın cumartesi PKK 33 güne basıyor. Ve ben onunla konuşacağım...” şeklinde yazının olduğu


40 inci sayfasında;

“1.) 87-88-89 süreçleri, 3. Kongrede alınan askeri yasanın hayatı geçirilmesindeki yanlışlıklar...

2.) 90 da yapılan 4. Kongre. Kongrede şenerin eğilimi mahkum edilen anlayışlar... sadık ömerin şahadetinin yarattığı etki. Heval hasan bindalın şehadeti. Tartışılacak,

3.) ...92 de gelişen halk serhildanları... legal olan çalışmaların gelişmeleri (DEP)

4.)... 93 ateşkes süreci... özalın yaklaşımları. PKK de derinleşen çetecilik ve derin devlet... 33 askerin öldürüldğü provakatif eylem...

5.) 5. Kongre 95 de tek taraflı ateşkes...

6.) 96 da önderliğe yönelik ilk komploların başlaması... tartışılacak

7.) 97 de Zap cumhuriyeti ve 97 için final yılı...

8.) 98, 28 şubat süreci heval semanın eylemi neye karşı yapıldı... 98 kadın kurtuluş ideolojisinin geliştirilmesi

- Bundan sonra Pkk de kadın, ondan sonra 98 de hayata geçirilen komplo süreci tartışılıcak.” Şeklinde notların olduğu,
42 inci sayfasında;

“Merhaba Baba” ili başlayan”... ben coğrafyama aşık olmuşum. Benim hayatım kürdistan olmuş. Kürdistana çok aşığım. Kürdistan bütün ruhumu sarmış. Kürdistan için nefes alıyorum... kürdistan senin için sonuna kadar savaşacağım. Kürdistan senin için var gücümle direneceğiz...” arka sayfasında “... sonsuz acılar insanı yormuyor. Acı çektiğin günler bir bakmış mutluluğa bürünmüş. Dört duvar arasındaki acıları. Bu cezaevinden gelen sesler yormuyor. Böyle sanki zindanda değilmişsin de sanki evdeymişsin gibi oluyor” şeklinde yazının olduğu,


-1 adet üzerinde “Mopak okul defteri” ibaresi yazılı olan ve içerisinde el mahsulü yazılar olan çizgili defterin yapılan incelemesinde;
1 ve 2 inci sayfasında Suna VARSAK isimli şahsın cezaevindeyken ailesine yazdığı mektup
3 üncü sayfasında

“...86 ağit arkadaşın şehadeti, 87-88 de pratiğe çeteciler damgasını vuruyor. 87-97 dönemi 10 yıllık dönemde PKK özünüde biçiminide önemli oranda yitirmişti, 90 başı hasan bindal arkadaşın şehadeti” arka sayfasında Aponun yazdığı değerlendirilen “ kendim dışardayken 1998 sonra da 6. Kongre sürecine yakın şu konuşmaları yaptığımı çok iyi hatırlıyorum...” şeklinde yazıların olduğu,


4 ile 9 inci sayfalarda siyaset akademisi ile ilgili ders notları olduğu,
10 ile 12 inci sayfalar arasında ilk çağ devletlerinden Sümerler hakkında bilgiler olduğu,
13 ile 16 ıncı sayfalar arasında PKK örgütünün faaliyetlerinin anlatıldığı;

“... Parti işkence bataklığında büyüdü –Ferhat k. Sempatizan düzeyinde –yanarak ölmemiz lazım...- 1. Konferans 81 de lübnan kampında oluyor lübnan kamhında partileşme için siyasal ve askeri eğitim yapılıyor.-82 de 2. Kongre lübnanda oluyor gerilla gücünün bar an önce botana gidilmesi düşünülüyor.” Şeklinde yazıların olduğu,


20 ile 27 inci sayfalarda arkalı önlü siyaset akademisi ile ilgili ders notları olduğu,
28 ıncı sayfada:

“KCK; Komala Civaka Kürdistan

KJB; Koma Jinen Bilind

HPG; Hezen Parastina Gel

PKK; Partiye Karkeren Kürdistan

DÖKH; Demokratik Özgür Kadın hareketi

PAJK İK; kürdistan kadın örgütü partisi

PAJK; partiye azediye jinen kürdistan”

Şeklinde PKK örgütünün faaliyet alan kodların ve el yapımı sembollerinin çizili olduğu,
29 ve 30 uncu sayfalarda arkalı önlü siyaset akademisi ile ilgili ders notları olduğu,
1 Adet Böğürtlen Zamanı isimli kitabın ele geçirildiği, yapılan incelemede kitabın PKK terör örgütü mensuplarının silahlı çatışmalardaki anılarına ilişkin olduğu,
1 adet üzerinde “Umur Collection” ibaresi yazılı olan ve içerisinde el mahsulü yazılar olan kareli defterin yapılan incelemesinde;
1 ve 3 uncu sayfalarda arkalı önlü siyaset akademisi ile ilgili ders notları olduğu,
4 üncü sayfasında “Merhaba mahsun heval...” ile başlayan “sana o gazetenin bir parçasını gönderiyorum. Sen orda netleştirirsin değilmi? O yazı kiminse netleştir” ile biten yazının olduğu,
5 inci sayfasında “Merhaba Tuncay heval merhaba...” ile başlayan “sana burdaki durumu anlatayım. Biz 17 kişiyiz. Birde bir bebeğimiz var. Adı şinar 16 aylık, şinarla eğleniyoruz. Üç tanede anamız var. Ben burda iyiyiym yoldaşım sana çok yazmak isterdim ama bu seferlik böyle olsun. Kendinize iyi bakın devrimci sevgilerimle” ile biten yazının olduğu,
6 ıncı sayfasında “Merhaba sevgili kuzen...” ile başlayan arka sayfasında “beritanın sinamasını izlerken nasıl etkiler yaratıyor? İnsanı da derinden etkileyici bir duygu. İnsan şaşırıyor özgürlüğe bu kadar sevdalı olunurmu? İnsan özgürlüğü için savaşır. Hele birde bu gözünü kırpmadan özgürlüğe gider. Beritan heval 25 ekim sehadet yıl dönümü o bizim yoldaşımızdı” ile biten yazının olduğu,
7 inci sayfasında “Merhaba Vahdettin heval...” ile başlayan “hevalim sana bu anlattığım kitabın kitabın devamını hatırlayamıyorum. Ama bu kitabın devamı bir daha ki mektupta yazarım. Sende istersen okuduğun kitapları anlatırsın. Yada anılarını anlatırın, istiyorsan bana soru sorabilirsin. Ailen gelirse selam söylersin. Kendinize iyi bakın.” ile biten yazının olduğu,
8 inci sayfasında “Sevgili Necdet heval...” ile başlayan “senin durumun nasıl sen bana üstteki anılarını anlatırmısn? Ama anlatmanı çok istiyorum. Kendinize iyi bakın yoldaşlar ” ile biten yazının olduğu,
1 adet Demokratik Uygarlık Manifestosu Maskeli Tanrılar ve Örtük Krallar Çağı isimli Abdullah ÖCALAN’ın yazdığı Aram yayınlarına ait kitap,

1 adet Keda Heviya Jine isimli Yıl:1 Sayı:2 Şubat Mart 2011 tarihli dergi,

1 adet Eylül 2010 Yıl:1 Sayı:1 Yeni Özgür Halk isimli dergi,

1 adet Özgür Halk ve Demokratik Modernite isimli kitap,

1 adet Demokratik Uygarlık Manifestosu Maskesiz Tanrılar ve Çıplak Krallar Çağı isimli Abdullah ÖCALAN’ın yazdığı kitap,

-1 adet Demokratik Uygarlık Manifestosu Özgürlük Sosyolojisi isimli Abdullah ÖCALAN’ın yazdığı kitap elde edildiği, söz konusu yayınlara ilişkin olarak değişik mahkemelerce verilmiş toplatma ve yasaklama kararların bulunduğu,


Anlaşılmıştır.

165)- Cemalettin GÖRDEGİR
Şüphelinin PKK terör örgütü içerisinde faaliyette bulunduğu ve ideolojik eğitimini Siyaset Akademisinde tamamladığı,

Şüpheliler Ali BİCERİKLİ ve Muhsin YENİSÖZ’ün ifadelerinde Cemalettin GÖRDEGİR’in Siyaset Akademisinde öğrenci olduğunu beyan ettikleri,


A)- İLETİŞİM ARAÇLARININ TESPİT VE DİNLENİLMESİ SONUCUNDA
Şüpheli Cemalettin’in kullandığı 05449054942 numaralı GSM hattının bu soruşturma kapsamında hakkında tahkikat yürütülen Ali İPEKLİ’nin telefonunda kayıtlı olduğu,
Şüpheliye ait olan; 8990010306230113576 SIM ICCID Seri Numaralı Sim Kartın içeriğinde 19.sırada yer alan”BDP B.EVLER: BU GÜN SAAT 17:00 DA TAKSİM MEYDANINDA YSK HATİP DİCLENİN VEKİLLİĞİ DÜŞÜRMESİNİ PROTESTO ETMEK. AMACIYLA KİTLESEL BASIN ACİKLAMASİNDA TÜM HALKIM” mesajın gönderildiği tarihte Taksim’de BDP öncülüğünde gerçekleştirilen basın açıklamasından sonra, molotoflama, polise taşlı sopalı saldırıların gerçekleştiği korsan eylemler meydana geldiği,
Şüpheliye ait olan; 8990011004260376655 SIM ICCID Seri Numaralı Sim Kartın “SMS” bölümünde tespit edilen ve Ali IŞIK isimli şahıs tarafından 24.10.2011günü gönderilen “Kùrdìståñ 'DA BÜYÜK bìr ACI YA$ANIYOR, öncelìkle sendìkamız TÜM BEL = SEN VE KESK OLMAK ÜZERE TÜM demokrasì güçlerìnì VE kendìne ìnsanım dìyen bìzlerì, BU ACILARIN AZALMASINA AZDA OLSA madì VE manevì KATKI SUNMA görevì beklìyor. Acìl OLARAK BU ONURLU görevì GEÇKALMADAN BA$LATMAYA ÇAGIRIYORUM..." {*sesìmì DUYAN VARMI.*} YOLDA$CA SEL. Alì I$IK.”mesajda Kürdistan’dan da büyük acı şeklinde diye bahsedilen olayın Van da meydana gelen deprem olduğu,
B)- ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
1 adet Abdullah ÖCALAN Çetin yayınlarına ait “Sosyal Devrim ve Yeni Yaşam” isimli kitap,

1 adet Abdullah ÖCALAN’ın Men yayınlarına ait “politik rapor” isimli kitap,

1 adet Abdullah ÖCALAN’ın Ergün SÖNMEZ’in “Kürt Özgürlük Hareketi ve PKK’nın Rolü” isimli kitap,

1 adet Men yayınları ait “KADEK KURULUŞ KONGRESİ(PKK VII. Kongresi belgeler) isimli kitap,

1 adet çetin yayınlarına ait Abdullah ÖCALAN’ın “Güney Kürdistan’da Egemenlik Mücadelesi ve Devrimci Demokratik Tutum” isimli kitap

1 adet men yayınlarına at Abdullah ÖCALAN’ın “Kürt Sorununda Demokratik Çözüm Bildirisi” isimli kitap,

1 adet Ömer YAMAN’a ait “JİNEK ÇİYAYİ KARWANE AZADİYE” isimli kitap,

1 adet Çetin yayınlarına ait “Anılarla Abdullah ÖCALAN Güneşin Sofrasında II” isimli kitap,

1 adet çetin yayınlarına ait Abdullah ÖCALAN’ın “Güney Kürdistan’da Egemenlik Mücadelesi ve Devrimci Demokratik Tutum” isimli kitap

1 adet “herbiji JI BO Kurdistan” isimli kitap,

1 adet “Hinkar Asta Yekamin” Sadık VARLI, Mevlüt AYKOÇ, Sami TAN, Ronayi ONAN a ait kitap dergi,

1 adet A.Hicri İZGÖREN in “Suç Duyurusu” isimli kitap,

“Azadiye Welat” isimli gazetenin 2010 tarih ve 1333 sayılı

“Azadiye Welat” isimli gazetenin 2010 tarih ve 1257 sayılı

20 eylül 2010 tarihli Günlük gazetesi

2 adet Tevn yayınlarından Abdullah KANAT yazarlı “Mizign Batmanda Şafak Sökerken isimli kitap,

3 adet Tevn yayınlarına ait Ramazan ÇEPER yazarlı “Servaek Demeşidı Dile Mede” isimli kitap,

3 adet Tevn yayınlarına ait Yılmaz DAĞLUM yazarlı 21 yüzyılda Kürt Stratejisi” isimli kitap,

3 adet Tevn yayınlarına ait Ramazan ÇEPER yazarlı “Servaek Demeşidı Dile Mede” isimli kitap,

2 adet Tevn yayınlarına ait Hacı HAYKIR yazarlı “Dağ Masumiyeti,” isimli kitap,

3 adet Tevn yayınlarına ait Eyyüp DEMİR yazarlı “Yasal KÜRTLER” isimli kitap elde edildiği, bahse konu dokümanlara ilişkin olarak farklı Mahkemeler tarafından verilmiş toplatma ve yasaklama kararları bulunduğu,
Siyaset Akademisinin Ümraniyede bulunan yerinde yapılan aramada elde edilen 101 adet öğrenci kayıt belgelerinden birinin de şüpheli Cemalettin’e ait olduğu,
Anlaşılmıştır.

166)- Evrim ÖZTÜRK
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyette bulunduğu ve Siyaset Akademisinde örgütsel ve ideolojik eğitim aldığı,
ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
(3) ile numaralandırılmış, üzerinde el yazısı ile EVRİM FOTO ibaresi yazılı olan CD’nin içeriğinde resim dosyaları olduğu, bu dosyalarda erkek bir şahsın PKK terör örgütünün zafer işareti olarak bilinen el işaretiyle fotoğraf çektirdiği,
“100_2448” isimli dosyada bulunan resimde ise üzerinde “ÖZGÜR HALK, Ya Başkan Apo ile Özgür …(okunamadı) Ya da hiç Yaşamamak” ibareleri yazılı PKK/KCK Terör Örgütü ele başı Abdullah ÖCALAN’ın resminin bulunduğu çerçeveyle resim çektirdiği fotoğrafın olduğu,
“1’den 11’e kadar” numaralandırılan dokümanlar; Bilgisayar çıktısı dokümanların birbirinin devamı niteliğinde olduğu ve içeriğinde; “Değerli Arkadaşlar” ibareleri ile başladığı ve “Devrimci selam ve saygılar 16 Şubat 2011” ibareleri ile biten ve içeriğinde; “Genel olarak bu süreçte toplumsal eğilimi yansıtan bir çıkışı gerçekleştirmemiz gerekiyor. Toplumsal eğilim ve talep devrimdir. Devrim hala Türk-ulus devlet yapılanması içinde eritilmek istenilen halkımıza bir statü kazandırmaktır.

Bilindiği gibi biz esas olarak 29 Mart yerel seçimleri ardından yaptığımız açıklamada, “halkımız büyük bir ekseriyetle iradesini ortaya koydu, artık çözüm kaçınılmazdır, Türk devleti de çözüme gelmek zorundadır, dolayısıyla siyasal bir gündemle bir hamle geliştirirsek çözüm süreci artık mümkün olabilir.”Dedik. Esasen tespitlerimiz doğruydu. Fakat Türkiye’nin sömürgeci karakteri, gerçekleri görmek yerine AKP eliyle “demokratik açılım” adı altında yeni bir politikayla özgürlük hareketinin tüm alanlarda yaşadığı gelişme ve sağladığı başarıları minimize etme siyasetini devreye koymuştur. KCK adı altında geliştirilen operasyonlar, tutuklamalar, askeri operasyonlar, çocuk öldürmeler, uluslar arası düzeyde geliştirilen konseptler…

Eğer Kürt halkı kabul ediliyorsa, geçmişteki Kürt isyanları da bir hakikatse, şimdide bir isyan vardır ve bu isyanın önderliği de Önder APO’dur. Bunun bir biçimde toplumda benimsenecek bir düzey kazanması çözüme hizmet edecektir…

…Şimdi Kürdistan’da AKP’ye rakip sadece özgür Kürt çizgisi vardır. AKP şimdi bu özgür Kürt çizgisinin temsilcilerini her gün tutuklamaktadır.Önündeki engelleri böylece aşmak istemektedir. Bunun için devletin polisini, gücünü kullanarak kendisin Kürdistan’da rakipsiz bırakmak istemektedir…

Kürt özgürlük davası karşısında Türk sömürgeci devleti adına bugün AKP mücadele etmektedir. Artık “biz çözüm istiyoruz ama ordu engel oluyor” biçimindeki safsatalara kimse kanmamalıdır, bu söylemler büyük birer yalandan ibarettir…

Çözüm perspektifi, demokratik Türkiye için demokratik anayasa ve özerk Kürdistan’dır. Özerk Kürdistan’a inanmayanın kendisini aday göstermesi pek uygun düşmez…

Ev ev dolaşılmalıdır. Bire bir propagandanın etkisinin çok sonuç alıcı olduğunu bilmeli ve birebir propagandanın etkisinin çok sonuç alıcı olduğunu bilmeli ve birebir propaganda için her evin kapısı çalınmalıdır. Her Kürdistanlının, her demokrat Türkiye’linin kapısı çalınarak demokratik çözüm için, demokratik cumhuriyet- özerk Kürdistan için destek istenilmelidir. Bunun için çok yoğun bir çaba gerekiyor. Bir çalışma, emek sarf etmek gerekiyor…

Sonuç olarak:

Kazanmak ve başarmanın ölçüsü Önderliğimizin özgürlüğü ve halkımızın özgürlüğüdür. Bunun dışında hiçbir ölçü kabul etmemek, içine girdiğimiz dönemin esas özelliğidir. Tüm bu gerçekliklerden hareketle, kazanmanın ve başarmanın ancak ve ancak sürecin bu görev ve sorumluluklarının gerektiği kadar derinlemesine kavranarak, final döneminin ruhuna uygun bir tarz ve tempo ile pratikleşeceğine olan inançla çalışmalarınızda üstün başarılar diliyoruz. Devrimci selam ve saygılar 16 Şubat 2011” şeklinde ibarelerin bulunduğu ve 5’ten 11’e kadar numaralandırılan dokümanların arka yüzünde TBMM’ye gönderilmek üzere Kürtçe olarak hazırlanmış imza kampanyası olduğu değerlendirilen metnin bulunduğu,

ENSTİTUYA KURDİ (İstanbul Kürt Enstitüsüne ait) yaprak takviminin (2011 yılı) yapılan incelemesinde; ENSTİTUYA KURDİ’nin (İstanbul Kürt Enstitüsü) 2011 yılına ait Kürtçe olarak düzenlediği, resimli, yaprak takvimi bulunduğu,

“KEDA HEVİYA Jine” isimli derginin Şubat - Mart 2011 tarihli “2.” sayısı

“Azadiye Welat” isimli çocuk kitap,

Siyaset Akademisinde yapılan aramada şüpheliye ait Siyaset Akademisin Öğrenci Kayıt Formunun bulunduğu,
Anlaşılmıştır.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   264   265   266   267   268   269   270   271   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə