T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14,1 Mb.
səhifə277/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14,1 Mb.
1   ...   270   271   272   273   274   275   276   277   278

188)- İbrahim Etem YILDIZ
Şüpheli İbrahim Etem'in PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü ve terör örgütünün eğitim birimi olan siyaset akademisinde eğitim gördüğü,
İLETİŞİM ARAÇLARININ TESPİT VE DİNLENİLMESİ SONUCUNDA
Şüpheli İbrahim Etem'in kullandığı 05374302969 numaralı GSM hattının terör örgütü içerisinde faaliyette bulunmaktan dolayı haklarında soruşturma yapılan Erhan ÖZEL, Hasan YAVİŞ, Faruk KAYA, Yusuf ÇIRIK, Tahir ARAT, Arif YILMAZ ve Songül ÇELİK'in GSM hatlarında kayıtlı olduğu,
Şüpheli İbrahim Etem'in kullandığı 05374302969 numaralı GSM hattından;
05543740154 nolu telefonu kullanan X ŞAHIS ile 30.04.2011 günü saat: 09.16 ‘da yaptığı mesajlaşmanın;
"MESAJ : "Etem amca roj tv yi aÇ diyor ercüment amca" şeklinde olduğu,
05543740154 nolu telefonu kullanan NEVZAT isimli şahıs ile 08.09.2011 günü saat:22.20’de yaptığı görüşmenin;
"İBRAHİM ETEM YILDIZ: Alo.

NEVZAT : Alo.

NEVZAT : ROJ Tv de çıkmışsın.

İBRAHİM : He izliyorum.

NEVZAT : Seni izledim, sen, abla.

İBRAHİM : Hıhı,

NEVZAT : Baktım dedim belki telefon senin yanındadır telefonu alır konuşursun, ne yapıyorsun, nerdesin?

İBRAHİM : İzliyorum, senle görüşüyorum." şeklinde olduğu,


05335198865 nolu telefonu kullanan X ERKEK isimli şahıs ile 11.05.2011 günü saat:17.09 ‘da yaptığı görüşmenin;
"X ERKEK ŞAHIS: Alo

İBRAHİM ETEM YILDIZ: (...anlaşılmıyor) heval merhaba

İBRAHİM : He tamam halk toplantısından haberdarsın

X ERKEK : Ben biliyorum biliyorum

İBRAHİM : Biliyorsun getirebileceğin genç özellikle gençler kim varsa beraberinde getirirsen iyi olur ha

X ERKEK : Tamam 8 de başlıyor dimi

İBRAHİM : He

X ERKEK : Tamam

İBRAHİM : 8-8.30 a kadar herhalde saat kaç getirebileceğin kim varsa getir

X ERKEK : Tamam arkadaş"


Şeklinde olduğu, şüphelinin PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü, kent meclislerinin alt birimi olan mahallelerde örgüt adına toplantılar düzenlediği ve terör örgütünün güdümünde yayın yapan ROJ TV isimli TV kanalına mülakat verdiği,
Anlaşılmıştır.

189)- Bülent ÇAKICI
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü, siyaset akademisi isimli yapılanma içerisinde örgütsel eğitim aldığı, örgüt içerisinde Ekrem Kod ismini kullandığı,

Şüphelinin terör örgütü içerisinde Öz Savunma Birlikleri olarak adlandırılan illegal silahlı yapılanmayı organize ettiği,

Dosya kapsamında ifade detayları bulunan Esat GEZER ve şüphelinin eşi Saime ÇAKICI'nın beyanlarında; şüphelinin 2009 yılı Nisan ayı içerisinde Irak'a gittiği, yaklaşık iki buçuk yıl kendisinden hiç haber alınamadığı, şüphelinin bu süreçte PKK/KCK terör örgütünün Kuzey Irak'taki kamplarında faaliyet yürüttüğü,
ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
Şüpheliden elde edilen dijital malzemelerin incelenmesinde terör örgütünün faaliyetlerine yönelik içeriklerin bulunduğu, örgütün propagandasının yapıldığı, terör örgütü lideri ve örgüte ilişkin fotoğraflar yer aldığı,
Anlaşılmıştır.

190)- Hasan Tayfur ONAT
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü ve örgütün eğitim kampı olarak kullandığı siyaset akademisinde örgütsel eğitim aldığı,

Şüphelinin daha önce de terör örgütünün şehir yapılanmasının içerisinde yürüttüğü faaliyetlerden dolayı hakkında soruşturma yapıldığı,


Anlaşılmıştır.

191)- Ramazan DEMİR
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü, örgütün siyaset akademilerinde eğitim gördüğü,
ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
Erman ERGİN’den elde edilen dokümanların incelenmesinde terör örgütü adına faaliyette bulunan şahıslar arasında şüpheli Ramazan'ın isminin de yer aldığı, yine bu şahıstan elde edilen;

-(1) adet üzerinde “Block Bayındır” ibaresi bulunan not defterinin incelenmesinde;

“Ramazan DEMİR Bugünkü toplantıyı nasıl alırsın diye Meclisteki Ark. Büyük tepki gösterdiler rapor açıklanmadan on eş gün önce İrfan Ark. Tehdit ettiğini kabul etmiş,”
“Ramazan DEMİR: Saymanlık görevi verdiğimiz bu ark yurtdışına çıkacağını ileri sürerek görevi bıraktı. Daha öncede Akademiye kaydını yaptırıp sonrasında işini gerekçe gösterip bırakmıştı. Verilen görevleri saklayan ve de oyalayan bir durumu vardı. Çalışmalara katılımı son derece isteksizdi. Gerekçe olarak çakmak sorununu ileri sürerdi. Çoğu zaman telefonları açmazdı bu konuda defalarca uyarılmıştı. Sık sık küsen, çalışmalar kendini fazla katmayan bir arkadaş. (uzaklaştırıldı)”
-(14) nolu dokümanın yapılan incelenmesinde;
“Refik MANTAM: Dürüst ve iyi niyetli bir ark. Verilen her görev yapmaya çalışıyor. İdeolojik ve politik bilgi birikimi yok denecek kadar az. Seçim sürecinde fazla verimli olamadı. Ekonomik sorunlarını gerekçe gösterdi. Son zamanlarda daha aktif oldu. Çalışabilecek bir ark.

Recep KARAGÜL: Son derece bir kişiliği var. Kıskanç, dedikoducu, kariyerist ve ben merkezci bir kişilik kongreden bu yana çalışması toplantılara katılmak, düğün ve tazeyeler gitmek. Meclistekilerin birçoğu ile akraba ve onlarla olan çelişkisini partiye taşıyıp, bu konularda bizi çok zorlamış ve çok fazla sorumluluk almamıştır. Eleştiriözeleştiri pratiğini asla kabul etmemiş, kişilik yapısı çalışmalarda tıkayıcı olmuş, ortaklaşmada ciddi sorunlar yaşamış, sürekli şikayet durumunda kalmış, ciddi kişilik problemleri var. Seçim sürecinde az da olsa pratik göstermiştir.

Bişar UZUN: Kongreden sonra 3 ay hiçbir toplantıya ve çalışmaya kendini katmamış hastalığını gerekçe göstermiştir. Sonrasında çalışmalara ve toplantılara nadiren katılmış seçim sürecinde çok fazla çalışmamış, ideolojik, pratik ve sorumluluk düzeyi çok zayıf bir arkadaştır.

Etem TAŞ: Bu arkadaş hiçbir çalışmaya kendini katmamış toplantılara düzenli katılmamış gerekçe olarak işini ve mali durumunu öne sürmüş. Hiçbir sorumluluk üstlenmemiş, politik ve pratik yönden zayıf bir arkadaştır. 8 aydır partiye gelmiyor.

4-Çakmak

5-aşağı dudulu

6-K. Karabekir

7-atakent Atama

8-İstiklal Atama

9-Armağan evler

10-Yukarı dudulu

Toplantı


Kadın yöneticilerin özel toplantısı

Gündem


1 -Yönetmeliğin okunması

2-Şölenin değerlendirilmesi

3-Planlamaların aktarılması ve Planlama

Başakşehir ilçesi ocak ayında 30 unda saat 2 de Basın açıklaması

Şubat 4 ünde Sultanbeyli de eş başkanların toplantısı var.

Nezir uysal

Recep Karagül

Ramazan Demir

Muhittin Ateş

Meliha Yeşil

Seçim Maliyet toplantısı

İlin yapacakları

Araç giydirme

Seçim irtibat büroları

Basın afiş bildiri

Büyük araç

Miting giderleri

Nevroz giderleri

Her ilçenin arabasını il giydirecek

8 Mart kadın etkinliği

Yemeğin ve zarf kampanyasının startı 1 şubattan itibaren başlatılıyor.

2010 yılına kadar olan gelir gider hesap cetveli

Haftalık faaliyet raporu

1-İşyerleri ziyaret edildi (Çarşamba)

Cuma günü ataşehirde kadın yöneticilerin toplantısına katıldım.

Perşembe esenşehir gidildi iki alie ziyaret edildi

Yukarı duduludaki çalışmaları bırakıp Esenşehire gittik.

Komisyondaki arkadaşlar ve yönetimdeki arkadaşlar gruplara ayrılıp çalışma

yaptılar Cumartesi Kocatepede çalışma yapıldı ama verim alınamadı Arife arkadaş

Pazar günü Taksimdeki yürüyüşe gidildi dört minibüs tutuldu

Pazar akşamı ilin düzenlediği seçim maliyeti toplantısına katıldık

Pazartesi yine esnaf ve işyeri sahipleri ziyaret edildi akşam yönetici arkadaşlar ve

çocuğu kaza geçiren bir alie ziyaret edildi

Makbuzlar bulunacak bulunmadğı takdirde tutanak düzenlenecek savcılığa

bildirilecek

İmza formları çoğaltılıp dağıtılacak ve ev çalışması yapılacak

Esenşehir Mah. Yaşanan bir sorun

Resul Küpçü, Sıddık Kümek

Hüseyin Güneş arasındaki sorun partiye çağrılacak

Seçim bürosunda kumbara kaybolmuş

Halka yaklaşım ve uslup konusunda şikayetler var

Sıddık kümek, resulün komisyondan çıkarılması

Toplantı


Gündem yoklama

Görüşme notlarının okunması notlara ve gündeme ilişkin değerlendirme

İlin planlamasının aktarılması

Haftalık faaliyetlerin aktarılması

İlçenin durumunun değerlendirilmesi

Mahalle komisyonlarının oluşturulması

Makbuzların bulunması

İmza çalışmalarının hızlandırılması

Toplantıya katılan kurumların aktarımları

İlçenin sorunları

Eleştiri özeleştiri ve planlama

Çarşamba günü kocatepede toplantı

Perşembe İl ilçe Mah.

İlçe yönetim saat 7’de

21 inde saat onda eşbaşkanı toplantısı ilde

23 .vicdanı harbiyede

Toplantı

Yoklama


Ramazan Demir

Nezir Uysal

Mihriban Değirmenci

Fikri Bas

Cesim Özmen

Muhittin Ateş

Recep Karagül

Refik Mantan

Asuman Ergin

Görüşme notlarının okunması

GKM den arkadaşların konuşması

……

Gündem



Eşbaşkan Gültan KIŞANAK

Seçime ve sürece ilişkin konuşma yaptı.

Mutkide yapılan kazılarda çıkan cesetlerle ilgili Devletin tarzı duyarsızlığı

Önce çıkarılan cesetlere sivillere diğer 12 kişi çöplüğe toplu olarak gömülmüşler

Akp nin sahte açılımı mutkide deşifre oldu çözüldü

İrandaki idamlarla Akp nin politikaları birebir

İsrail e efelenerek Kürt katliamına onay verip sahte demogajiyle timsah gözyaşları

dökülüyor.

Demokratik Özerklik Türkiyenin çözüm projesidir.
Mehmet Şerif MERGEN’in ikamet adresinde yapılan aramada elde edilen dokümanların Yapılan İncelemesinde;
(1) adet 10.09.2011 tarihli 817293 nolu gelir makbuzunun yapılan incelemesinde; bahse konu makbuz üzerinde; “İST. ÜSK. Hanımeli sok. No:18 M. Ak Ersoy Mah. Adresinde oturan Ramazan Demir’den Bağış olarak Beş Lira TL alınmıştır.” İbarelerinin bulunduğu makbuzun Sayman/Yetkili(İmza-Kaşe) bölümünde el yazısı ile altı imzalı, Şerif Mergen isminin olduğu”

(114) adet 9 mm çaplı fişek elde edildiği,


Anlaşılmıştır.

192)- Semra DOĞAN
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü ve örgütün eğitim kampları şeklinde faaliyet gösteren siyaset akademisinde eğitim aldığı,
ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
Yapılan arama sonucu elde edilen belgede PKK terör örgütüne ilişkin olarak propaganda mahiyetinde belgelerin olduğu, terör örgütünün lideri ve örgüt militanlarına ilişkin fotoğrafların bulunduğu,
Anlaşılmıştır.

193)- Evin DOĞU
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü ve Barış ve Demokrasi Partisi Ümraniye İlçe Başkanlığı binasında bulunan siyaset akademisinin 2. dönem eğitim kursuna katıldığı,
Anlaşılmıştır.

SONUÇ OLARAK ÖZETLE;
Örgütsel suçlarda şüpheliler arasında ki bağlar hele bu örgüt bir terör örgütü ise çok güçlüdür. Örgüt üyesi olacak şahsın öncelikle örgütü tanıması, ideolojisi ve amacını bütün benliği ile benimsemesi gerekir. Çünkü PKK gibi bir terör örgütünün üyesi olacak kişinin tüm yaşamının değişmesi, özgürlüğünün elinden alınması ve hatta hayatını kaybetmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle örgüt üyeliği sıradan bir suç işleme kararı gibi algılanamaz. Üyeliğe karar vermek bile bir süreç istemektedir. Örgüt katılan kişi her şeyini örgüte bağışlamayıda taahhüt etmiş sayılır.

Örgüt içerisindeki şahıslar arasında bu anlamda bir bağlılık vardır. Çünkü hepsi kendisini aynı gayeye adamıştır. Kaldı ki birinin hatasını bazen diğerleri hayatlarıyla öderler.

Birbiriyle bu kadar ilintili ve kader birliği etmiş insanların hukuksal durumlarını değerlendirirken bireysel suçlardaki mantalite ile hareket etmek yanlış sonuçlara sebebiyet verir. Yukarıda şüpheli Ragıp Zarakolu’na ilişkin bölümdeki örnekte olduğu gibi, uzaktan kumandayla aktif hale getirilen bir bomba yapımı için bir şahsın bombaya kumanda edecek cep telefonunu alırken ya da taşırken yakalanması halinde bu suçun şeriki olacağı muhakkaktır. Bireysel suçlardaki gibi telefon alma eyleminin insani bir ihtiyaç olduğu gerekçesiyle suç olmadığı iddiası dile getirilemez. Elinde bombayla yakalanan şüpheliyle telefonla yakalanan şüphelinin eylemdeki durumları eşittir. Dolayısıyla elinde bomba bulunan şüpheli hakkındaki deliller, telefon taşıyan için de delil mahiyetindedir. Çünkü gerçekletirilmesi planlanan eyleme ilişkin irade ve eylem birliği vardır.
Bu bağlamda;
İddianame kapsamında soruşturma konusu yapılan toplam (193) şüpheli hakkında yüzlerce delil ortaya konulmuştur. Bu deliller ait oldukları şüpheliyle birlikte ilgileri oranında diğer şüpheliler içinde delil mahiyetindedir. PKK/KCK terör örgütü gibi eli kanlı bir örgütün propagandasının yapıldığı, örgütün dağ kadrosuna militan ya da şehir yapılanmasına eleman kazandırma faaliyetinin yürütüldüğü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti topraklarının bir kısmının bölünerek ayrı bir devlete giden yapılanma oluşturulmasının müzakere edildiği, Öcalan ve Karayılan’ın notlarının okunduğu ve hepsinden önemlisi de PKK terör örgütü militanlarının gerçekleştirdiği cinayetler kutsanarak ölen militanların şehit olarak anıldığı, tüm eylemlerde dayanak noktası olarak PKK’nın silahlı ayaklanmasının referans gösterildiği bir kuruma devam eden bir şahsın eğitim amacıyla söz konusu Akademiye gittiğini ileri sürmenin makul ve mantıklı bir yanı olmadığı, bu tarz bir savunmanın ya meselenin iç yüzünün bilinmemesinden kaynaklı bir cehalet ya da terör örgütünün emellerine sinsice hizmet olduğu açıktır.
Yukarıda metni verilen toplantı içeriklerinde açıkça ortaya konulduğu üzere; Türkiye Cumhuriyeti Devletini bölme ve parçalama çalışmaları yapılan, bu kapsamda İstanbul’da kaos ve kargaşa ortamı oluşturmak için eylem kararı alınarak uygulamaya konulan bir etkinliğe katılan şahsın masumiyetinden ya da hakkında yeterli delil bulunmadığından bahsedilmesi hukuk kurallarının hiçe sayılması ve mantığın inkar edilmesidir. Bu toplantıların ne anlama geldiğini kavrayamayacak bir şahsın ya akli melekelerinde ya da muhakemesinde arıza olduğu şüphe götürmez bir gerçektir.
Bu kapsamda;
PKK/KCK terör örgütünün bu faaliyetlerine katılan şüpheliler örgütün devleti bölme ve parçalama hedefini bilerek örgüte dahil olmuşlardır. Aralarında fikir ve eylem birliği bulunduğundan ortaya konulan deliller konumlarına göre hepsi için cari delillerdir. Terör örgütü yapılanmaları bir motorun sistemi ve yapılanması gibidir. Tüm parçaların bir düzen içerisinde bir araya gelmesinin bir tek gayesi vardır ki oda motorun çalışmasıdır. Bazen hiç hareket etmiyor gibi gözüken bir civatanın aslında motorun parçalarını bir arada tuttuğu ve bütünlüğü sağladığı görülür. Terör örgütlerinin özellikle siyasi ve sosyal uzantıları bu kapsamda değerlendirilmelidir. Bu uzantıların çoğu zaman illegal hiçbir faaliyetleri açıkça göze çarpmaz. Ancak aslında terör örgütünün kamuoyunda gündemde kalması, militan temini ve lojistik ihtiyaçların giderilmesi bu yapılar tarafından karşılanarak, örgütün varlığını devam ettirmesi sağlanır. Kendi içyapısında sıkı bir hiyerarşi bulunan terör örgütünün yaptığı yasadışı eylemlerin adli takibata uğramaması için azami gayret içerisinde olduğu, özellikle daha önce defalarca yasal takibata uğramış örgüt yöneticilerinin bu hususlardaki tecübelerini hayata geçirdikleri, bu nedenle terör örgütü üyelerinin mecbur kalmadıkça telefonla görüşme yapmadıkları, yapılan görüşmelerinde şifreli olduğu, terör örgütü yapılanmasında herkesin birbiriyle irtibatlı olmadığı, kimin kiminle görüşeceğinin belli olduğu, bu kapsamda bir şüphelinin cep telefonunda kayıtlı başka bir örgüt üyesinin telefon numarası tek başına bir şey ifade etmesede, hepsi birlikte değerlendirildiğin de, örgütteki hiyerarşi ve örgütlenme biçimi açıkça ortaya çıkmaktadır.
Soruşturmanın kapsamlı olması nedeniyle, dosya kapsamında ki delil kalsörlerinde yapılan incelemelerde tarafımızdan bir kısım deliller iddianamde irdelenmiş, benzer mahiyetteki bir kısım delillerin irdelenmesi ise mahkemenin takdirine bırakılmıştır.
1)- PKK/KCK (Koma Civaken Kurdistan)
PKK terör örgütünün zaman zaman ulusal ve uluslararası kamuoyunda imaj yenilemek, faaliyetlerini yürütmek için zaman kazanmak amacıyla isim değişikliklerine gittiği, ancak 30 yıllık silahlı terör eylemlerinden sonuç alamayan örgütün, halk tabanında ideolojisini yayıp, halk ayaklanması suretiyle ülkemizin topraklarından bir kısmı ile birlikte İran, Irak ve Suriye topraklarının bir kısmınıda içine alacak şekilde birleşik bağımsız kürdistan isimli devlet yapılanmasına gitmeyi planladığı, bu amaçla oluşturulan yapılanmaya da Koma Civaken Kürdistan (Kürdistan Halklar Topluluğu) KCK adını verdiği, dolayısıyla KCK’nın PKK terör örgütünün devletleşme hedefine yürürken finali yapmayı düşündüğü yapılanma modeli olduğu, nitekim 08.08.2011 ve 13.03.2011 günlü KCK İstanbul Yürütmesi toplantısında “yani bu sistemin oluşması meclisin oluşması partinin alternatifi değildir, yani başka bir çalışmanın alternatifi değildir, BUGÜNE KADAR YÜRÜTTÜĞÜMÜZ MÜCADELENİN TOPLUMSAL SİSTEMİNİ OLUŞTURAN YAPIDIR” …… arkadaşlar gidip mahallelerinde, ilçelerinde, nasıl çalışacağız ...(anlaşılmıyor) mahalle mahalle ...(anlaşılmıyor) ŞEHİRDE AMED DE, SURİYE DE AYNI, IRAK DA AYNI İRAN DA AYNEN BÖYLE. ...(ANLAŞILMADI) AŞAĞIDAN YUKARI KADAR, YUKARIDAN DA AŞAĞI KADAR…” denilerek KCK’nın misyonunun ortaya konulduğu, bu suretle KCK’nın PKK ve diğer uzantıları da içine alan bir yapılanma olup, iddia edilenin aksine sivil bir hareket değil, PKK’nın devletleşme projesi olduğu anlaşılmıştır.
KCK, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın talimatları ve yol gösterdiği şekilde kurulmuştur. Nitekim yukarıda metni verilen KCK toplantılarından 08.08.2011 günlü toplantıda;“biz bir kaç arkadaş bir araya gelip İstanbulda bir meclis kuralım kararı almadık, BU HER ŞEYDEN ÖNCE ÖNDERLİĞİN BİR PROJESİDİR, hareketin aldığı bir karardır, buna herkes uyacaktır” şeklindeki beyanla bu husus ortaya konulmuştur.
Bu yasadışı oluşumun bir devletleşme süreci olduğunun en önemli delili ise yukarıda metni verilen KCK Sözleşmesi ya da KCK Anayasası adı verilen yazılı metindir. Terör örgütü kurulduğu günden beri ilk kez kendini sözde Anayasa olarak adlandırdığı bir metne bağlamıştır. Bu Sözleşme model alınarak KCK yapılanması tüm Türkiye çapında uygulamaya konulmuştur. Malumdur ki terör örgütlerinin sözleşmeleri ve anayasaları yoktur. Bu tür örgütlerin tek anayasası silah ve gözyaşıdır. Bu sözleşme ya da sözde anayasa bile tek başına bu hareketin terörden öte bir hedefe yürüdüğünü göstermektedir. Nitekim bu örgütlenmenin geldiği aşama 13.03.2011 ve 28.08.2011 günlü toplantılarda “Hakkari’de tamamlanmış kendi asayişini kendisi sağlıyor zaten eskiden beri başkaldırışın merkeziydi ….. hani Türkiye Büyük Millet Meclisi diyorlar ya bizim kent meclisi herkesi kapsar kürt .alevi,laz,çerkez, arap, herkesi alır yani kent meclisi” …. biz kendi kendimize kuruyoruz biz o pozisyondayız kürdistan içinde kalmamış sistem kalmamış karakol kaç tane kürdistan da hiç bir dava gitmiyor onlara niye çünkü kürdistan da kalmamışlar” … onun için yukarıdan tutun taa aşağıya kadar bütün bölgelerde herkes meclisini oluşturmuş devlete ihtiyaçları kalmamış devlet hazır”.. şeklinde dile getirildiği, iddianamede değişik yerlerinde somut delillerle vurgulandığı üzere, KCK Sözleşmesi uyarınca sözde yargılama birimleri oluşturulduğu, Devlete paralel bir adli faaliyet yürütülmesi gayretine girildiği saptanmıştır.
Bu sözleşme uyarınca oluşturulan yapılanmanın, yukarıda verilen şemadan da görüldüğü üzere; Önderlik adı verilen ve İmralı’da hükümlü olarak bulunan terör örgütü lideri Öcalan’ın şahsına bağlı olarak oluşturulduğu, Yürütme Konseyi Başkanının Murat Karayılan, KCK’nın Türkiye sorumlusuda diyebileceğimiz terör örgütünün Türkiye Meclisi dediği yapılanmanın başında ise Sabri Ok’un bulunduğu, Sabri Ok’a ise Nihat Oğraş, Kutbettin Yazbaşı ve Ali Durç’un bağlı oldukları, bu üç şahsın hiyerarşik olarak altında ise her ilin sorumlularının olduğu, KCK İstanbul sorumlusunun ise Ali Durç olduğu tespit edilmiştir.
KCK sözleşmesi uyarınca oluşturulan Kent Konseylerinin İstanbul’da üç bölgeden oluştuğu, bu bölgelerin Sosyal Alan, Siyasal Alan gibi üst yapılanmaları olduğu, hiyerarşik bir sistem içerisinde yapılanan bu Meclislerin o İl’de terör örgütü adına en üst düzey karar ve yürütme organı olduğu, nitekim ;20.09.2011 günlü KCK İstanbul Kent Meclisi toplantısında; “ya burada bir yürütmemiz var İstanbul’un iradesi dediğimiz bir kesim var” denilerek PKK/KCK’nın en karar organının Kent Meclisi olduğu vurgulanmıştır. Bu Meclisin yaptığı (15) toplantı tarafımızdan Mahkeme kararıyla ortam dinlemesi suretiyle tespit edilmiş ve dava konusu yapılmıştır.
Türkiye genelinde ve soruşturmamız kapsamında İstanbul’da meydana gelen tüm terör eylemlerinin planlama ve talimatı bu meclislerden verilmekte ve örgüt mensuplarının yaptıkları tüm masraflar da buradan karşılanmaktadır. Örneğin Molotof kokteyl atan şahsın yolculuk giderleri ile birlikte Molotof kokteyl oluşturmak için yaptığı masraflar ilgili şahsa ödenmektedir. Bu meclislerde yukarıda ki toplantı metinlerinden görüleceği üzere bazen yapılacak terör eylemleri yer, zaman ve yapacak şahıs bazında detaylarıyla tespit edilmekte, bazende hiyerarşik olarak kendilerine bağlı ilçe, semt ve mahalle temsilcilerinin inisiyatifine bırakılmaktadır. Nitekim;
28.08.2011 günlü KCK İstanbul kent meclisi toplantısında;
İstanbul kürdistan'ın hareketine nefes aldırabilecek bir alandır. Yani hem Kürtlerin yoğun yaşadığı bir alan hem de potansiyelimizin güçlü olduğu, yıllardır da örgütsel mücadele yürüttüğümüz bir alandır”……….
İstanbul da eylem olduğu zaman düşmanın ayağı kırılıyor sakatlanıyor. büyük bir nefes veriyorsun kürdistan a yani..”
12.09.2011 tarihli toplantıda;
biz vuran çalışanlarız şehitlerimiz gerillalarımız var İstanbul ilinde sesimiz çıksın.
Hakkari, Diyarbakır, Van kırsalda darbe yaptı. Biz de burada İstanbul olarak yapalım. Biz bunu yaparız heval bizde geç kalmayalım…
ÖRGÜTÜN ÇALIŞMASIDIR. Her arkadaşta bu çalışmadan sorumludur. Onun içinde PLANLAMANIN AYRINTISI ZATEN İLÇELERİMİZE ULAŞILIYOR.
20.09.2011 günlü toplantıda;
YARIN HER İLÇEDE EYLEM PLANLIYORUZ.”……..
eylem yapmışlardır. bir arkadaşımız yani kurşun buradan girmiş ama gerçek mermi (anlaşılmadı…) bahçelievler 4 tane arkadaşımız şuan yaralı var. şey yani gözaltında..
bu 4 son 4 eylemi değerlendiriyoruz…”
23.09.2011 günlü toplantıda;
ONUN İÇİN BİZ DİYORUZ Kİ HER YERDE HER İLÇE KENDİ ÖZGÜRLÜĞÜNDE EYLEMSELLİK ÇIKARMASI GEREKİYOR….
Şeklinde dile getirilen beyanlar durumu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kararları sözde siyasi bir hareket denilen KCK Meclisleri almaktadır. Örgüt hedefe o kadar kilitlenmiştir ki ülkeyi adeta kan gölüne çevirmek istemektedir. Aşağıda vereceğimiz bir iki örnek beyan yaşanılan hiçbir eylemin tesadüfi ya da kendiliğinden gelişmiş bir olay olmadığını, devletleşmeye azmetmiş PKK’nın piyasaya sürdüğü yeni yüzü olan KCK’nın eseri olduklarını göstermektedir.
15.05.2011 günlü toplantıda;
İstanbul rolünü oynarsa KÜRDİSTANDAKİ direnişe destek verir KÜRDİSTAN’DAKİ direnişe moral kaynağı olur
23.09.2011 günlü toplantıda;
bizi yeterince rahatsız eden devlete karşı biz sessiz kalamayız, BİZDE RAKİPLERİMİZİ EZELİM HEM DE CEHENNEME ÇEVİRECEĞİZ. bunu çokta böyle kitlesel böyle hani 500 kişi 1000 kişide bir araya gelmesine gerek yok gerekirse 20 KİŞİDE BİR ARAYA GELİRSİN EN AZINDAN BİR CAM KIRARSIN,
EVET ARKADAŞLAR BİRKAÇ AY İÇİNDE T.C. ŞAŞIRMAK ZORUNDADIR. BUNUN İÇİN NE KAÇMALI NE GECE GÜNDÜZ UYUTMALI BUNLARI
MESELA 10 KİŞİ İSMETPAŞA’YI SAVAŞ ALANINA ÇEVİREBİLİR. BİR GECEDE ÖZELLİKLE PAZAR GÜNÜ OLMASI GEREKİYOR.PAZAR GÜNÜ TÜM MAHALLELERDE AYNI SAATTE EYLEM
YANİ GÜNDÜZ BASIN AÇIKLAMASI GECE DE BU EYLEMLER
İstanbul genelinde herkes aynı anda kendi özgürlüğünde eyleme katılması DÜŞMAN GÜCÜNÜN PARÇALANMASINA yol açacaktır.
BENCE SAVAŞ ALANINA ÇEVİRMELERİ LAZIM, HANGİ MAHALLENİN EYLEMİ ÇOK GÜZEL OLURSA GERÇEKTENDE TEBRİK EDELİM
Şeklindeki beyanlar KCK denilen PKK’nın maskeli yüzünün arkasındaki gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.
Terör örgütü gerek gerçekleştirdiği bu eylemlerle oluşturduğu kaos ortamı ve gerekse halkı ayaklandırmak suretiyle final yılı dedikleri 2011 yılında özerk yapılanmayı oluşturmayı hedeflemiştir.
07.08.2011 günlü toplantıda;
15 ağustos ruhuyla özerk özgür kürdistan’ı inşa ederiz”
28.08.2011 günlü toplantıda;
şimdi arkadaşlar kürdistan cumhuriyeti Kürtlere kutlu olsun diyorlar” denilerek bu noktaya işaret edilmiştir.
Terör örgütü PKK kurulduğu günden beri ülkeyi bölerek etnik esaslara dayalı bir devlet kurma hayalinden hiçbir zaman vazgeçmemiştir. Hatta bu kapsamda bütün iyi niyetli yaklaşımlar örgüt tarafından PKK’nın zaferi olarak algılanmıştır.
Bu bağlamda;
Şüpheli Tunçer Özdoğan’dan elde edilen belgede;
PKK’Lİ GERİLLALARIN ÜLKEYE GİRİŞİ VE SERBEST BIRAKILMALARI; TÜRK DEVLETİNİN KÜRT SORUNUNDA 85 YILDIR SÜRDÜRDÜĞÜ İNKAR VE İMHA SİYASETİNDE İLK KIRILMADIR VE BARAJIN ÇATLAMASI OLARAK GÖRÜLMELİDİR.ibaresiyle bir kısım örgüt mensuplarının Habur sınır kapısından ülkeye girmelerinin akabinde serbest bırakılmaları bir zafer şeklinde algılanmıştır.
KÜRT HALKI ÖZGÜR OLMADIKÇA SAVAŞ BİTMEZ!”
evet; 26 yıldır kürdistan topraklarında bir savaş yaşanmaktadır. Türk militer devleti tarafından kürdistan toprakları bombalanarak yakılarak, yıkılarak köyler, evler, kasabalar haritadan silinmiştir!”
28.08.2011 günlü toplantıda;
bu Devlet ne yapacak ne yapacaklar hiç bir şey yapamayacaklar Kürtler çoktur kürdistan’ı sana bırakacak biz bunu görüyoruz... HER ŞEYİDE KABUL EDECEK MECBUR KALIP KABUL EDECEK BUNUN BAŞKA YOLU YOK ama buda bizim elimizde bu mücadeleyse vurmaksa diğer bir ayağı da sizsiniz”
12.09.2011 günlü toplantıda;
doğrudur bizim askeri gücümüz, toplumsal gücümüz vardır, … başkan özgür olmayana kadar bu mücadele devam edecektir. Bizim isteğimiz bizim başkanımızın Özgür bırakılmasıdır
12.09.2011 günlü toplantıda;
İSYAN HAREKETİNİ GELİŞTİRDİK, bu isyan hareketi bugün toplumsallaşmıştır, bunun çözüm biçimi çok açıktır, İSYANIN ÖNDERLİĞİ ÖZGÜRLEŞMEDEN, topluma bir statü tanınmadan, çözülmesi de mümkün değildir,

07.09.2011 günlü toplantıda;


böyle bir süreç 100 yıllık kaybedilen bir süreçtir. Hani 25 sefer kaybetti nasıl olsa 1 sefer daha kaybedecek de değiliz yani o elbette ki işin şey boyutu. Ama Kürtler kaybederse hani Kürtlerin kaybetmesi demek 100 yılı kaybetmek demektir.
08.05.2011 günlü toplantıda;
TARİHTE HER ZAMAN BÖYLE HİÇBİR OLANAKLAR FIRSATLAR BU KADAR LEHİMİZE OLMAMIŞTIR. BU NEDENLE DE MUTLAKA SONUÇ ALMA TEMELİNDE SÜRECE YÜKLENMEMİZ GEREKMEKTEDİR.”
Denilerek terör örgütünün tarihsel bir kini içerisinde barındırdığı, nihai hedefin geçmişte kurulamayan kürdistan’ı inşa etmek olduğu, PKK’nın bu anlamda son fırsat olduğunu dile getirdikleri, terör örgütünün kürdistan isimli yapılanmanın oluşturulması ve terör örgütü lideri Öcalan’ın serbest bırakılması dışında her hangi bir çözümün tarafı olmayacağı ortaya konulmuştur.
Terör örgütünün gerek kırsalda ve gerekse şehir merkezlerinde şiddet eylemlerinin sürdürmesinin tek amacı toplumda kaos ve kargaşa ortamı oluşturarak devleti aciz duruma düşürmek ve masaya oturmasını sağlamaktır. Nitekim;
Tuncer Özdoğan isimli şüpheliden elde edilen belgede;
İŞTE BU GÜN KÜRT HALKININ SAVAŞ ÖRGÜTÜ PKK VEYA SİVİL TEMSİLCİLERİ, TÜRK MİLİTER DEVLETİ TARAFINDAN MUHATAP ALINIP MASAYA OTURULMADIĞI SÜRECE! SAVAŞ KÜRDİSTAN’DA VE MEROPOLLERDE ŞİDDETLENEREK SÜRECEK TÜRK MİLİTER DEVLETİNİN(ASKER) İ VE KÜRT HALKININ GERİLLASI ÖLMEYE DEVAM EDECEKTİR.”
09.03.2011 günlü toplantıda;
o süreçte ne kadar sahiplenme olursa ne kadar gözü kara olursak, karşı tarafta o zaman daha farklı bir tutum sergileyecektir çünkü önderlik şunu demişti, DİYARBAKIRI MISIR’A ÇEVİRİRSENİZ O ZAMAN MASAYA OTURURLAR, ibareleri bu hususu ortaya koymaktadır.
Örgütün kaos ve kargaşa ortamı oluşturarak Türkiye Cumhuriyeti Devletini uluslararası arenada zor durumda bırakmak için her türlü eylemi yapmayı düşündüğü;
12.09.2011 günlü toplantıda;
DÖRT TANE ANA ŞEHİT OLDU MU SESİMİZİ BÜTÜN DÜNYA DUYAR…. Ben annelerin söylemini destekliyorum panzerlerin önüne atlayalım

08.05.2011 günlü toplantıda;


HER ALANDA KÜRTÇE KONUŞULMALI HER SABAH ÇOCUKLARIMIZA OKULDA İNKARCI VE IRKÇI ANDIN OKUNMAMASI GEREKTİĞİ BUNUN İÇİN DE BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLEBİLİR, KİMLİK TAŞIMAMA, VERGİ VERMEME, MAHKEMELERE ÇIKMAMAK İÇİN ÇÖZÜMLER BULUNMALI şeklinde dile getirilen beyanların bunu ortaya koyduğu, örgütün ve uzantılarının anadil ısrarının insani bir ihtiyaçtan öte örgütsel bir tavır olduğu anlaşılmıştır.
Terör örgütü üyelerinin düşman ülke vatandaşı zihniyetiyle hareket ettikleri, devletin güvenlik güçlerini düşman gücü diye nitelendirdikleri, nitekim;
Çağlayan’da ya basın olmadığından kaynaklı sanırım ciddi şeyler var orada arkadaşlar ciddi anlamda DÜŞMANLA ÇATIŞMIŞLAR”
20.09.2011 günlü toplantıda;
Şimdi sen neden kardeşliğin var Polisle hiçbir zaman kardeş olmamışım ki ne zaman kardeş olmuşun ki BEN BU SİSTEMİ YIKMAYA ÇALIŞIYORUMşeklindeki beyanların bu durumu açıkça ortaya koyduğu,
28.08.2011 günlü toplantıda dile getirilen;
şimdi bu namaz İtaatsız namazıdır. Sen diyorsun yeri burası değil bu BAŞKANLIĞIN PERSPEKTİFİDİR” şeklindeki ifade terör örgütünün her türlü siyasi ve sosyal toplumsal gerçeklikleri amacı doğrultusunda suistimal etmekten geri durmadığı, yapılan eylemlerin terör örgütü lideri Öcalan’ın talimatlarıyla gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır.



Dostları ilə paylaş:
1   ...   270   271   272   273   274   275   276   277   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə