T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14,1 Mb.
səhifə56/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14,1 Mb.
1   ...   52   53   54   55   56   57   58   59   ...   278

X25 Erkek Şahıs (00:16:50) : Okmeydanı’nda nerdedir Heval

ŞEYHMUS KALKAN(00:16:52)Devam ediyor: Heval Fatma GİRİK parkında

X26 Erkek Şahıs (00:16:57) : Sibel YALÇIN diye de geçiyor.

ŞEYHMUS KALKAN(00:17:00) Devam ediyor: Ben şunu söyleyeyim dedim ya hani gelecek seferde dedim ki hani önce tartışmamız gerekiyor. Daha sonra karar almamız gerekiyor.(anlaşılmadı…)

X27 Erkek Şahıs (00:17:38) :Bizden Mehmet arkadaş var siyasi partiden bölge sözcüsü var Kendi aralarında konuşuyorlar(anlaşılmadı…)Bide Beyoğlu bide Şişli ilçe başkanları onlar var (anlaşılmadı…)

Y4 Bayan Şahıs (00:18:16) :(anlaşılmadı…) Çarşamba ve Cumartesi günleri eylem planlaması var. Her Çarşamba ve her Cumartesi mesela geçen Çarşamba yapamadığı eylem bu Çarşamba bir eylem ortaya çıkmış açığa çıkmış. Bundan sonraki planlamaları burada şuan burada alabiliriz diye düşünüyorum. Ya bir sonraki toplantıya bırakmayın çünkü çarşamba günü eylemdir. Şimdi ne zaman karar alındı. Ne zaman (anlaşılmadı…)önümüzdeki hafta içinde yani böyle bir planlama yani bir aylıkta olabilir.(anlaşılmadı…)

ŞEYHMUS KALKAN(00:19:04) Devam ediyor: Şimdi önümüzdeki hafta ile ilgili planlamada birincisi daha çok (anlaşılmadı…) arkadaşlarla diye düşünüyorum. İçerisinde şeklinde onlarda girecekler onlarla birlikte tartışacağız.yani bir tartışma geçecek. Ondan sonrada hani gelecek toplantıda yani toplantımız çarşamba gününe kalmayacak yani pazartesi yapılacak. Pazartesi(anlaşılmadı…)onlarda(anlaşılmadı…) ilgili bir yeri aramamız gerekirdi şuanda ama (anlaşılmadı…) arkadaş olmasaydı (anlaşılmadı…) şimdi belli olmayan birşeydir. Olmadığı içinde (anlaşılmadı…) şey yapamıyoruz çünkü değişebilir. O boyutuyla bundan sonraki süreçte de elbetteki böyle şey olur. Yani 2. bölge yürütmesi 2.Bölgeye karar verebilir. Ama bazı şeyler de var mesela (anlaşılmadı…) sürecin hızlı yürümesi daha çok (anlaşılmadı…) mümkün olduğu kadar arkadaşların mücadelesini kırmadan arkadaşlara karşı hoş görülü (anlaşılmadı…)

Y4 Bayan Şahıs (00:20:39) : (anlaşılmadı…) belirtmek istiyorum. Genel yani bu Toplantı dışında bir şeydir. İşte adaya yürüyüş(anlaşılmadı…)Birde okullar açılıyor. Okulları Geçen senede boykot edilmişti. Sınırlı kalmıştık. (anlaşılmadı…) bazı yerlerdeişte anadilde eğitim diyoruz. Okulları bu sefer daha ciddi bir şekilde boykot edelim.Yani 1 gün 2 gün değil daha uzun gerekirse çocuklar sokakta eğitim görebilir.(anlaşılmadı…) Ya bunlar biraz genel bir öneri daha burada karar alınacak bir şey değil yani. (anlaşılmadı…)

ŞEYHMUS KALKAN ile Y4 Bayan şahsın söyledikleri hakkında konuşuyorlar ne dedikleri anlaşılmıyor)

X28 Erkek Şahıs (00:21:50) : Ben doğru bulmuyorum. Niye doğru bulmuyorum (anlaşılmadı…) siz nasıl söylerseniz söyleyin Ben doğru bulmadığımı söylüyorum yani.(anlaşılmadı…)

X29 Erkek Şahıs (00:22:33) : Şimdi öneridir. Şimdi öneri doğrudur değildir. Sonuçta öneri bir şeyi açığa çıkarabilmektir. (anlaşılmadı…) öneri yaparsanız bunu tartışmaya açarsınız. Şimdi uygun görülürse değerlendirilir. Tartışılır.(anlaşılmadı…) Olumlu yönleri olumsuz yönleri değerlendirilir. Ona Karar verilir. Yani varsa öneri öneriye daha uygundur.

X28 Erkek Şahıs (00:23:02) Devam Ediyor: Şüphesiz ki değerlendirilecek. (anlaşılmadı…) Ben doğru olmadığını söylüyorum. Geçmişte yaşandığı için (anlaşılmadı…) onun için daha farklı şeyler önerilebilir.

X29 Erkek Şahıs (00:23:24) Devam Ediyor: Daha farklı heval varsa öneri alabiliriz. Tamam, neyse biz bu konuyu var mı arkadaşlar sorusu olan

X30 Erkek Şahıs (00:23:38) :Bu cumartesi pazar günü şey vardır. Biz katılıyor muyuz katılmıyor muyuz

X29 Erkek Şahıs (00:23:43) Devam Ediyor: Cumartesi Pazar derken Pazar günü katılmak istiyorsanız katılabilirsiniz. Ben söylüyorum. Cevap halinde söylüyorum. Yani burada ki arkadaşlar takip edebilir katılabilir kim katılmış kim katılmamış. Yani sonuçta yürütmesiniz. Gidebilirsiniz. Yani siz diyelim ki yürütmeden dolayı toplantıya geldiğinizde katılabilirsiniz. Yürütmeden dolayı katılabilirsiniz. Ha Katılmayabilirsinizde o ayrı bir şeydir. Arkadaşlar diyelim ki İstanbul’daki çalışmalar ilişkin kim girmiş kim girmemiş kim yeterli değil kim yetersizdir sizler bir değerlendirme yaparsınız değil mi?(anlaşılmadı…) Siyasi partilerden bu güne kadar çalışmaların içerisinde yer almış, bütün arkadaşları toplayacağız. Tamamen büyük bir toplantı olacak. Ya işte bu şekilde küsmüş darılmış, uzaklaştırılmış, dondurulmuş vs bunların hepsi çıkarılacak bir genel af vardır o genel aftan faydalanacak şimdi tabi bunun içerisinde hepimizin bildiği gibi bir çok kişide gitmez yani yüz kızartıcı iş işleyen işlemiş onlar bir şey giymez yani onlar (anlaşılmadı…) bunların dışında herkesi affetmiş yani onun için bu çalışma yürütülüyor. İşte ayın 10’unda daha çok siyasi parti ile ilgili siyasi partide çalışan kişilerle bir toplantı alınacak ayın11’inde de cezaevi çıkışlılarının yani cezaevinde çıkmış unutulmuş yani bir şekilde olanlar hepsi toplanacak onlarla da bir toplantı alınacak şimdi bu toplantıya tabi ki burada ki arkadaşlar katılabilirler.

Y5 Bayan Şahıs (00:26:03) :Ben bir şey sorabilirmiyim. Bu Cezaevinden çıkan arkadaşlar cezaevinde ne kadar kaldığı önemlimi yoksa

X29 Erkek Şahıs (00:26:11) Devam Ediyor: Yani 1-2 yıl cezaevi çıkışlı sayılmaz. Yani cezaevi çıkışlı değil de hani daha çok hani şeydir. O toplantı diğer toplantıya (anlaşılmadı…)

X31 Erkek Şahıs (00:26:24): mesela bu 36 sene yemiş ondan sonra bu pişmanlık yasasında faydalanıp çıkanlarda buna dahilmidir.

X29 Erkek Şahıs (00:26:34) Devam Ediyor: Ya Heval yüz kızartıcı işlemine dayanıyor. İhanet etmiş yani şeydir yani ihanettir. Var mı arkadaşlar

Y6 Bayan Şahıs (00:26:42) : (anlaşılmadı…)

X32 Erkek Şahıs (00:26:49): Benim söylemek istediğim birkaç şey var. Genel süreçle ilgili bazı şeyler var. Şimdi bu Sözcülükten doğru genel sözcülükten doğru sanki biraz bazı şeyler yavaş ilerliyor gibime geliyor. Yani bir eleştirim var. Şimdi bir konferans yapılacak. Bu konferans birincisi ne zaman yapılacak. Meclisle ilgili konferans yapılacak herhalde (anlaşılmadı…) şimdi bu bir ikincisi Meclis bu haliyle (anlaşılmadı…) Meclisin algılanmasında çok ciddi problem var. Yani önerim (anlaşılmadı…) idare edebilecek miyiz edemeyecek miyiz? (anlaşılmadı…) mesela küçük bir örnek vereyim buradaki arkadaşlara(anlaşılmadı…)bir kere arkadaşlar durumun ciddiyetinde farkında değiller (anlaşılmadı…) önderlik ruhuna yoldaşlık ruhuna yakışmayan devrimcilik ruhuna yakışmayan bir takım şeyler var.(anlaşılmadı…) örnek şurasıdır. Şu bölge örnektir. Herkes orayı örnek alsın o temelde Meclis kursun hala ne ilçe başkanlarında siyasi partinin ilçe başkanlarında özellikle onlarda ilçe yöneticilerinde ama yerelde de bütün arkadaşlar meclis çalışanlarında Meclis nedir ne yapıyor. Kim yapıyor. Ciddi sorunlar var yani bu haliyle nereye gidecek daha ciddi boyutta ele alınması gerekiyor. İlk durumu idare etme hali söz konusu (anlaşılmadı…) sözcülük genelinde böyle (anlaşılmadı…)

X32 Erkek Şahıs (00:29:50):(anlaşılmadı…) zaten ayın 4 ünde yüksek konsey var. (anlaşılmadı…) İl konsey toplantısının (anlaşılmadı…)İl yürütmesi bir araya geldikten sonra (anlaşılmadı…) şimdi bir sonraki Pazar günü (anlaşılmadı…) onun için yürütme toplantısını hafta içine aldık. (anlaşılmadı…) başka var mı arkadaşlar.

Y6 Bayan Şahıs (00:31:26) : Özür dilerim ya Şimdi bir şey soracağım. (anlaşılmadı…)

X33 Erkek Şahıs (00:32:37):Biz Sultangazi de Meclis başkanlığını (anlaşılmadı…) yine orada Sabahattin diye ilçe yöneticisi vardır. (anlaşılmadı…) İlçe yönetiminde BDP yönetiminde Selahattin midir? Sabahattin midir? Yönetici var hem onu hem de Meclisteki divan başkanlığı yapan Selahattin’inde üyeliğini donduruyorum. SELAHATTİN’İN GÖREVİNİ DONDURMAK BUNU BİZ YAPACAĞIZ. DİĞERİNİ DE SİYASİ PARTİYE SÖYLÜYORUZ SÖYLEYECEĞİZ. Onun üyeliğini donduracağız.

X34 Erkek Şahıs (00:33:33): Şöyle bir şey var o arkadaş (anlaşılmadı…) da çalışma yürütüyor. Onu neye göre göndereceksiniz.

X33 Erkek Şahıs (00:33:40)Devam ediyor: Yok biz göndereceğiz. (anlaşılmadı…) varmı arkadaşlar farklı (anlaşılmadı…) zaten sizinle birlikte olacak yani bir şey olduğu zaman sizinle birlikte gidip müdahale edecek yada işte (anlaşılmadı…) baktığımız içinOnların ismini ismi gerçekten Selahattin olarak aklımda

X35 Erkek Şahıs (00:34:10): Selahattin değil genç bir arkadaştı. O demokratik (anlaşılmadı…) meselesinden doğru olan arkadaş mı o meselemi

X33 Erkek Şahıs (00:34:18)Devam ediyor: Siyasi Parti yöneticisidir ha BDP yöneticisidir. Türk’tür zaten

X35 Erkek Şahıs (00:34:25)Devam ediyor: Türk’tür. Tokatlıdır. (anlaşılmadı…)

X33 Erkek Şahıs (00:34:30) Devam ediyor: Olabilir Olabilir Yani artık başlayacağız biz dedik ki hani sadece söylemde bırakmayacağız.Yani ki dağıtmamamız gerekiyor. Onun için (anlaşılmadı…) gündemimizin bu olması gerekiyor. Tamam, arkadaşlar neyse biz bu şekilde toplantımızı bitiriyoruz haberi olmayan arkadaşlara haber veriyoruz. diğer arkadaşlara haber vermiyoruz. Diğer arkadaşlarla da ilgili de yürütme olarak bir araya geleceğiz. olarak biz bu arkadaşlar bir araya geleceğiz.

X35 Erkek Şahıs (00:35:26) : Toplantımız ne zaman olacak Heval

X33 Erkek Şahıs (00:35:30) Devam ediyor:(anlaşılmadı…) Genel bir toplantı olacak zaten şimdi yürütme toplantısı olacak o ayın 14 ünde olacak şimdi ayın 14 hangi güne geliyor çarşambaya mı perşembeye mi (anlaşılmadı…) biz şey yapalım bir araya gelmemiz gerekiyor. Bir araya gelelim rapor yazmamız gerekiyor. (anlaşılmadı…) Yani İstanbul Yürütme Toplantısından önce bir araya gelmemiz gerekiyor ki (anlaşılmadı…) gerekiyor. Pazartesi çok uygun olur. En azından notlar alınır. Rapor hazırlanır. Pazartesi uygun mudur? (anlaşılmadı…) Bizim kendi alanımızla ilgili bize yani Elbette ki örgütsel bir şeyler olacak (anlaşılmadı…) katılım olacak yani bizim kendi değerlendirmemizi kendi durumumuzu oraya yansıtmamız gerekiyor. (anlaşılmadı…)

X36 Erkek Şahıs (00:37:47) : Valla ben gideceğim onu bulmasam da orada başkanla birebir şey yapacağım. Heval buradan gittiğim günden beri ben hep onu arıyorum. Diyor geleceğim gelmiyor arkadaş, sert bir arkadaş yani ben gene gider konuşurum.

X33 Erkek Şahıs (00:38:15) Devam ediyor: Yoklama Alıyor.

X36 Erkek Şahıs (00:38:32) Devam ediyor: Yani burada bir şey var Fatihin üzerinde duralım. Neticede bir kısmımız hazırdır. Dağılmasınlar. Ya biz hazırladık. Yani arkadaşlar şey oldu gene yeniden hazırlamış onu hemen gursanız iyi olur.

X33 Erkek Şahıs (00:38:44) Devam ediyor: (anlaşılmadı…)”
Şeklinde olduğu,
TOPLANTI ÇÖZÜM TUTANAKLARI ÜZERİNDE YAPILAN İNCELEME SONUCUNDA;
Toplantıda KCK İstanbul yapılanması içerisinde hedeflenen başarıların elde edilememesi nedeniyle yönetici konumdaki bazı şahısların görevine son verilerek yeni bir yapılanmaya gidilmesi kararı alındığı,

KCK’nın niyet ve eylemleriyle demokratik konfederalizm’e dayalı kürdistan isimli bir devlet kurmayı hedeflediği, daha önceki Kürt isyanları hatırlatılarak bu defa kesinlikle hata yapılmaması ve sonuca gidilmesi gerektiği üzerinde durulduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve toplumun bütün iyi niyetine ve sabrına rağmen terör örgütü ve onun uzantılarının bölücülük faaliyetinden ve devleti bölme hedefinden hiçbir zaman caymadıkları, nitekim “böyle bir süreç 100 yıllık kaybedilen bir süreçtir. Hani 25 sefer kaybetti nasıl olsa 1 sefer daha kaybedecek de değiliz yani o elbette ki işin şey boyutu. Ama Kürtler kaybederse hani Kürtlerin kaybetmesi demek 100 yılı kaybetmek demektir.” şeklinde dile getirilen düşüncenin terör örgütünün ve onun uzantılarının bu husustaki niyetlerini açıkça ortaya koyduğu,

Yine toplantıda onurlu bir yaşam için faaliyete devam edilmesi, örgütsel faaliyette bulunurken meydana gelmesi muhtemel tutuklamalardan korkulmaması gerektiğinin vurgulandığı,

Demokratik Toplum Kongresinin PKK terör örgütü lideri Abdullah ÖCALAN’ın avukatlarıyla görüştürülmemesini protesto etmek amacıyla eylem listesi yaptığının belirtildiği, bu kapsamda ÖCALAN için “Adaya Yürüyüş” adı altında yasa dışı eylemler organize edilmesi kararına varıldığı,

Okulların başlamasıyla birlikte 2010 yılında okullarda yapılan ana dilde eğitim ve benzeri konulara ilişkin protestoların daha da şiddetlendirilerek devam ettirilmesi, hatta öğrencilerin okula gönderilmeyerek gerekiyorsa sokakta eğitim görmelerinin sağlanması gerektiği hususlarının vurgulandığı,

PKK/KCK terör örgütü ile Barış ve Demokrasi Partisi yönetim kadrolarının çoğu zaman aynı şahıslardan oluştuğuna dair bir örneğin de bu toplantıda göze çarptığı, nitekim; “İlçe yönetiminde BDP yönetiminde Selahattin midir? Sabahattin midir? Yönetici var hem onu hem de Meclisteki divan başkanlığı yapan Selahattin’inde üyeliğini donduruyorum. SELAHATTİN’İN GÖREVİNİ DONDURMAK BUNU BİZ YAPACAĞIZ. DİĞERİNİ DE SİYASİ PARTİYE SÖYLÜYORUZ SÖYLEYECEĞİZ. Onun üyeliğini donduracağızSiyasi Parti yöneticisidir ha BDP yöneticisidir. Türk’tür zaten” şeklindeki ifadenin bu birlikteliği açık şekilde ortaya koyduğu, PKK, KCK, DTK ve BDP ‘nin aynı hedef etrafında örgütlenmiş yapılanmalar olduğu,


Anlaşılmıştır.

12.09.2011 TARİHLİ TOPLANTIYA AİT SES KAYDI ÇÖZÜM TUTANAĞI
(12. TOPLANTI)
12.09.2011 günü ilimiz Beyoğlu ilçesi, Kalyoncu Kulluk Mahallesi, Kalyoncu Kulluk Caddesi, No:29 da bulunan BDP İstanbul İl başkanlığı binasının teknik araçlarla yapılan ortam dinlemesi neticesinde elde edilen ses kayıtlarının çözümünün;
Nural DOĞAN : (00.00.00) Özgürlük mücadelesinin yaşatılacağını vurgulamak istiyorum, 12 Eylülün karşı taktiği giderek kendisini bir sisteme kavuşturuyor, hatta bu başı sivil bir vaziyette kendisini Cumhurbaşkanı görüyor, sivil alanda da kendisini adım adım kurumlaştırma sürecini geliştirmeye başlıyor, cezaevinde de birçok arkadaş direniş gösterdi, ama (00.25.00-00 - 00.01.26 arası anlaşılmıyor)

(00.01.28) 12 Eylül Faşist hareketine karşı, hareketimizin geliştirdiği 15 Ağustos tarihi atılımı çok önemli sonuçlar vermiştir, 15 Ağustosun geliştirdiği devrimci müdahale aslında yok olmaya ve faşizme karşı insanlık görevinin gereğinin yerine getirilmesi idi, bu açıdan kürdistan’da gelişen direniş 12 Eylül faşist sisteminin kurumlaşma sürecini çatlattı, tökezletti, dolayısıyla, 12 Eylül Faşist sistemini insanlar durdurmak zorunda kaldı, zamanla direnişi bastıramayınca, artık giderek 1987’den itibaren bir takım iyileştirildi, siyasi adımlar atmak zorunda kaldı, Turgut ÖZAL’ın başta bastırmaya yönelik yoğun çabalar sergilemesi, daha sonra da durduramayınca, iyileştirdiği tedbirlere bakılması süreci aslında böyle gelişmiştir, (00.02.17) 12 Eylül Faşist sisteminin Türkiye’de uyguladığı askeri ve siyasal sistem karşı kürdistan ’da gelişen özgürlük mücadelesi, önemli bir özgürlük ve demokratik süreci geliştirmiştir, bu anlamda kürdistan ’da gelişen gerilla savaşı aslında, Türkiye’nin demokratikleşme gündemini oluşturmuş ve Türkiye’yi demokratik adımlar atmaya zorlamıştır, bu gün gelinen noktada kürdistan özgürlük gerillası ve mücadelesi askeri faşist cunta sisteminin ve onun askeri vesayetini başkasına bırakmıştır, şimdi askeri vesayeti kaldırdığını söyleyen AKP aslında birazda nankörlük yapmaktadır, askeri vesayet sistemini yıpratan, deşifre eden onu gerileten esas olarak kürdistan özgürlük mücadelesidir, kürdistan halkının 12 Eylül soykırımına karşı başlattığı direniş aynı zamanda Türkiyenin demokratikleşmesini geliştiren dayatan bir rol almıştır, bu açıdan bugün 12 Eylül faşist cunta sisteminin halklar karşısında yenildiği gerçektir, ama bunun böyle sonuçlanmasında kimin rol oynadığı da açık ortadadır, başta kürdistan özgürlük mücadelesi ile Türkiye halkının emekçi kesimlerini, sol hareketi ve dürüst bir takım geniş çevrelerin, yine Demokrasiden yana olan çevrelerin geliştirdiği direnişlerin bir sonucu olarak bu sonuç elde edilmiştir, bugün 12 Eylül rejiminin ürünü olan anayasa dahil her şeyini bir tarafa vermek onun geliştirdiği soykırım sürecine bütün boyutları ile son vermek, özgür demokratiklik konusunu açmak artık kaçınılmaz bir şekilde kendisini dayatmıştır, ancak bu konuda yaşanan bir çok sahtekarlık söz konusudur, bir taraftan karşı olduğunu söyleyen kitlelere öbür taraftan çıkarları doğrultusunda yasalar el verdikçe 12 Eylülünü yasalarına nimetlerine sarılarak onları yaşatmak istemektedirler, bu sahtekarlıklara karşı da kürdistan özgürlük mücadelesinin ve Türkiye Demokrasi Hareketi Mücadelesinin düzenlediği ve 12 Eylüle karşı Halkların Zaferini kesinleştirecektir,



(00.04.20) PKK lideri Abdullah ÖCALAN ’dan 47 gündür haber alınmamasına ilişkin yapılan açıklamada şöyle deniyor; Bu konuda daha öncede yaptığımız konuşma ve açıklamaları burada tekrarlamak istemiyorum, bu belirttiğim meclis halen geçerliliğini korumaktadır, gerçekten AKP tehlikeli oluyor, Kürt toplumunun hassasiyetlerini hiçbir şekilde dikkate almayan bir uygulama ile sonuç alınmak isteniyor, hassasiyetlere değinerek toplamda bir duyarsızlık ve kanıksama yaratmak isteniyor, tehlikeli olan yanı budur, Kürt toplumu için Önder APO’ nun önemini çok iyi biliyoruz, bu konuda yaşanan hassasiyeti çok iyi biliyorum, ona rağmen 47 gündür görüşme olmuyor, kimse de APO ‘nun durumunun ne olduğunu bilmiyor, insanın söylemeye dili varmıyor, ama yaşamı hakkında hiçbir bilgimiz yoktur, bu bir psikolojik savaştır, rencide etme böylece geri adım attırarak sonuç alma tarzı olmaktadır,

(00.05.22) Buna keza Ortadoğu toplumların da kadınların, annenin gün boyu bir saygınlık ve yeri vardır, Kürt toplumunda kadınlar …. gelmiştir, annelere kadınlara, çocuklara karşılık ve önderliğe, herkese karşılık övgüsüz hiçbir değeri dikkate almayan, bir uygulama durumu söz konusudur, benim için tehlikeli olan yanı burasıdır, tahrik edici bir uygulama söz konusu, 1991 yılında Demirel bazı rutin uygulamalar ile tarif etmiştir ama Demirel’in bu bazı rutin uygulamaları sonradan anlaşıldı ki …., kendi yasa ve hukukunun dışına çıkmak bir devlet için çok tehlikeli bir girişimdir, burada AKP resmen hukuk dışılığını bir kıraç haline getirmiştir, peki ne hakla, Önderliğin ve oradaki diğer 4 arkadaşın görüşme avukat görüşme hakkı, ailesiyle ve telefonla görüşme hakkı ve bütün hakları yerine getirilmiyor, sizin yasalarınızda var yasalarınızı neden yerine uygulamıyorsunuz, hukuk diyorsunuz, işte size hukuk, hukukunuzu uygulayın ahlaki yapıya değer vermek yok, hukuka değer vermek yok, İmralı da AKP’nin yeniden gündeme koyduğu İmralı işkencesi ve tehdidi onun savaşı ile açığa alınmaktadır, hukuk dışı uygulamalar olabilir hesabıyla sonuç almak için her şey mubahtır amacının açık olduğu ortadadır, Önder APO’ ya uygulanan hukuk dışı uygulama biçimi onların savaş zihniyetini ortaya koymaktadır ……… beğenmeyebilirsiniz, karşı tavır alabilirsiniz ama kendi hukukunuza uyacağınızı siz defalarca söylediniz, bu konuda şimdi yalan söylediğiniz açığa çıkmıyor mu? yine yalancı olduğunuz böylece ortaya çıkmıyor mu? hani hukuk, bu konuda açık bir şekilde tahrik edici, provakatif bir uygulama söz konusu, biz devletten daha fazla soğukkanlıyız, ben açıkça söylüyorum biz yinede devletten daha fazla soğukkanlıyız, AKP den de daha fazla soğukkanlıyız, yoksa (00.07.38) şimdi her şeyin önünü açarsak neler olmaz ki, ama bunların bu uygulama biçimi gerçekten beraberinde ağır sonuçların doğuracağı bir uygulama biçimidir, sorun çıkması için varlıktır, burayı biraz açıklamamda yarar var, AKP güçlendikçe da milliyetçileşiyor, belli oluyor ki AKP ve Erdoğan güçlenirse daha fazla milliyetçileşmekte, daha fazla şiddet eğilimini iktidarcı baskıcı yönünü açığa vuracak, mesela başbakan İstanbul belediye başkanı iken kürt sorununa yaklaşımı daha farklı idi, 2005 yılında AMED ’de yaptığı konuşma bilinmektedir, hatta ve hatta 2007 seçim öncesi bir bakış açısı var seçim sonrası bir bakış açısı vardır, 2009 yerel seçimler öncesi bir yerel seçimler sonrası da daha farklılaşan ha keza bir duruş biçimi vardır, yani gittikçe şiddet eğilimini öne çıkaran, gittikçe kürt halkının bastırılmasın esas alan bir durum söz konusudur, en son seçimle birlikte devletin tümüyle hakimiyetini almış oldu, AKP devletleşti, devlet AKP’leşti, normalde % 50 oy almış bir parti olarak Türkiye’nin temel sorunlarına daha çözümleyici bir biçimde yaklaşması gerekmez miydi ama görüyoruz ki devleti ele geçiren AKP daha fazla devleti ulusalcı, iktidarcı devlete her istediğini yaptıran bir noktaya gelmiş bir durumda öncekiler şiddeti yanlış uyguladı ve şimdi doğru uygulayacağım sonuç alacağım demektedir, konsept budur, bize dayatılan bir teslimiyettir, herkesi bize getirin, sizi de bize getirin demektedir, kimse böyle bir şey söylemeyecek, kimse bir şey söylemeyecek, ben kimseyi muhatap almayacağım, ben kendim yapacağım ve siz onaylayacaksınız demeye getirdi, ne zaman ki önderlik toplumsal kurumu bu olmazsa olmaz dedi, ne zaman ki bir kürt siyasetçi Demokratik Özerkliği ortaya koydu, bu olmazsa olmaz dedi, o zaman AKP gerçeği uygulayacaktır, sen sistem içinde herkesi bize getirmiş olabilirsin, ama kürt sorunu 200 yıllık bir sorundur, toplumsal bir sorundur, sen şiddetle tutuklamakla öldürmekle dize getiremezsin, sorun bastırmayla çözülemez, bir düşünse Çiller’de ya bitecek ya bitecek dedi, devletin tüm organlarını harekete geçirdi, fakat Çiller’in kendisi ve partisi bitti, şimdi öyle gösteriliyor ki, sanki Silvan hareketi kırılma noktası olmuş, Silvan olayından sonra, AKP savaş kararı aldı, PKK ’nin tansiyonunu yükseltip şiddete yöneltti, bu doğru değildi, İran’da da PJAK hareket planı tehlikeye girdi, AKP kıştan beri şiddet kullanma kararı vermiş ve bunun hazırlıklarını yapmıştı, Besni Aliyar (?) ile yaptığı görüşmeler ortak hareket planı biraz tehlikeye girmiş durumda, kış aylarında tartışılmış ve kararlaştırılmıştı, seçimlerin kazanılmasıyla birlikte bu konudaki kesinliğini net bir biçimde ortaya koydu, şimdi seçimlerden önceki o sert konuşmaları daha iyi anlıyoruz, aslında bunların hepsinin dayandığı bir konsept vardı, konseptin özü şu idi, (00.10.57) PKK ’ yi çökertmek, ortaya Sirilanka’daki katliam modelini attılar, bizde Sirilanka gibi katledip sonuç alabiliriz dediler, ondan sonra kendi çözüm biçimimizi kendimiz kuracağız, içimizdeki bir konsepttir, bu sürecin başlatılmasının sizinle bir alakası yoktur, iradeyi tanımama bastırmak, marjinalleştirme ve özetle kürt sorununu tanımama zihniyeti vardır, zaten kürt sorunu diye bir sorun yok, PKK sorunu var, PKK’ yi tasfiye edersek, zaten sorun bitmiş oluyor denilmektedir, amacı budur, bu açık ki 1925 ten bu yana Türkiye Cumhuriyetinin geliştirdiği politikanın farklı biçimde devamıdır, yalnızca bazı cümlelerle süslenmiştir, yoksa öz olarak aynısıdır, yani bir bastırma ve şiddetle sonuç almak isteniyor, herkes iyi biliyor ki bundan önceki hükümetlerde, bu yöntemi çok denedi ama hiçbir sonuç alamadılar, fakat kendileri sonuç alacaklarına inanıyorlar, yani bir yerde askeri bir istektir, başaramadılar diye biz başaracağız demektedirler, özellikle aklı başında bir yazar çizer çevresi ile Kürtlerin bir direniş yaptığını, şiddete başvurduklarını, kendi kendini vurduklarını söylemektedirler, bunlar doğru şeyler değildir, şiddetle …. kıran PKK değildir, bu birincisi, ikincisi (00.12.15) PKK ’nin şiddet yöntemi ile geriletilmesi asla mümkün olmayacaktır, bu açıdan bu kulvarda yapılan bütün değerlendirmeler, gerçekleri ifade etmeyen değerlendirmelerdir, AKP ’nin hesabı şudur, önderlik susturulacak, topluma sesi gitmeyecek, yönlendirme dahi olmayacak, yönetim bastırılacak, … tabi tutulacak ve hareket pasifize edilecek, AKP’nin bütün planı buna dönüktür, yandaş basın ve AKP basını aylardan beridir bu zemini yaratmıyor mu, şiddeti doğallaştıran, operasyonları vazgeçilmez gösteren adeta kan dökmeyi reva gören yazıları değerlendirmeleri, kışkırtmaları çeşitli gazetelerde çapraz çapraz yayınlamaları, buna dayanır, Kürt halkı bilmelidir ki ortada çok ciddi bir konsept var, bu konseptle AKP kürdistan özgürlük mücadelesini bastırmak ve kürt halkını tarihte statüsüz bırakmak istemektedir, mesele statü meselesidir, sen nasıl statüden önderliğin özgürlüğünden bahsedersin denilmektedir, sorun tarihi içerisinde önderliğin özgürlüğü ve önderlik statüsünden bahsedilmekte birlikte baş göstermiştir, bu bir halktır, (00.13.34) soykırım kıskacına alınan bir halktır, soykırıma karşı çıkışı gerçekleştirdik, İSYAN HAREKETİNİ GELİŞTİRDİK, BU İSYAN HAREKETİ BUGÜN TOPLUMSALLAŞMIŞTIR, BUNUN ÇÖZÜM BİÇİMİ ÇOK AÇIKTIR, İSYANIN ÖNDERLİĞİ ÖZGÜRLEŞMEDEN, TOPLUMA BİR STATÜ TANINMADAN, ÇÖZÜLMESİ DE MÜMKÜN DEĞİLDİR, biz bunlarda ısrar ettiğimiz için, önderlik bunda ısrar ettiği için, …. karşı karşıya kalmıştır, şimdi önderliğin üzerine bir saldırı vardır, bu saldırı önderlik tarafından tüm halkımıza karşı yapılmış bir saldırıdır, kesinlikle bastırma ve tasfiye konseptinin sonuç alması için çalışacak ve her biçimde süreci kullanacaklardır, şiddeti AKP gündemleştirdi, tekrar belirtiyorum ki biz özerk olarak şiddeti gündemleştirmedik, şiddeti AKP gündemleştirdi, AKP operasyon yaptı, operasyon sonrası kayıplar yaşandı ve sonrada bize karşı savaş kararı alındı, Erdoğan kendisi farklı strateji ve taktiklerle, sorunu şiddetle çözmek isteyen bir devlet zihniyeti de ortada, gerçekleri görmek isteyen barıştan yana demokrasiden yana olan bütün kesimler bilmeli ki gerçekte kesinlikle böyle değildir, AKP ‘nin bize teslimiyetçi ve şiddetçi dayatması açıkça ortadadır, bizim buna karşı asla teslim olma gibi bir durumumuz olamaz, önderliğimizin buna karşı geri adım atması söz konusu olamaza, (00.15.00) hareketimizin geri adım atması söz konusu olamaz, biz buna karşı direneceğiz, direnmek boynumuzun borcudur, insanlığımızın bir gereğidir, halkımıza, insanlığa verdiğimiz sözün bir gereğidir, biz mert insanlarız, sözümüze sahip çıkacağız, ne pahasına olursa olsun çıkacağız, bizim yaptığımız budur, biz elimizi kolumuzu bağlayarak bu konseptin adım adım hayata geçmesini ve hakların ölümünü bekleyemeyiz, sözüm ona önderliğin üzerine tehdit uygulayarak, hareketimizi perspektifsiz bırakacaklar, (00.15.31) hareketimizin bu politikada tecrübesi var, BİZİM 40 YILLIK TECRÜBEMİZ VAR, hareketin kendini yönlendirme yönetme sorunu yoktur ki, ama önderliğimizi özel olarak tehdit altına alıp aslında en tehlikeli bir savaş biçimi ile savaşacaklarını anlamış görünüyoruz, savaşırsak kendi kanunlarına yasalarına göre savaş, savaşında yasaları vardır, gelip Kandil’de çocukları vuruyorsun, daha sonrada biz öldürmedik diyorsun, bu savaş kanununa savaş yasalarına uymak değildir, ne kadar düşmanlık ta olsa bunun altında etik yaklaşımda olmalıdır, insanlığı bir tarafa koyun bütün insanları öldürmekle bir sonuç alamaz, önderliğin ve hareketin gördüğü bu işkence hareketi asla ve asla sonuç alamaz, aynı zamanda hareketimize karşı geliştirdiği bu yeni konseptin de herhangi bir biçimde sonuç alması söz konusu değildir,

(00.16.26) Savaş Planına Karşı Mücadele Çağrısı, devletin tutumuna karşı bizim buradan Kürt halkına söylediğimiz söz şudur, evet belli ki devletin önderliğimiz üzerinde tecrit hareketimiz üzerinde de tasfiye politikası kapsamlı bir biçimde hayata geçirilmiş durumdadır, özellikle önderliğe karşı bu hareket tarzı tüm halkımızı hiçe saymaktadır, (00.16.47) bizim de şimdi önderliğimizden habersiz olma durumumuz söz konusudur, bu nedenle kürdistan’ ın halk kitleleri gençliği, kadını AKP’ hükümetinin gözü dönmüşçesine faşizan işkence sistemine ve savaş çığırtkanına karşı durmalı toplumsal etkisini her alanda ortaya koymalıdır, gün eylem günüdür, gün sessiz kalma günü değil, iradeyi ortaya koyma, tüm halkımız bu konuda AKP hükümetine bu biçimde toplumun iradesine saygısı ve yapılarına, saldırı biçimlerine karşı feodal özgür sesini yükselterek önderliğe sahip çıkmalıdır, bizim demokrasi kitlemiz, marjinal alandaki tüm demokrat, liberal kesimleri AKP hükümetinin etik dışı yöntemlerle savaş yürütmesine karşı durmaya çağırıyoruz, savaşabilirler ama savaşın da kuralları vardır, AKP hükümeti almış olduğu kararı uygulayacak, onların amacını hareketimizi tasfiye etmek üzere savaşı yaygınlaştırma ve bu temelde sonuca gitmek olduğu açıkça ortadadır, biz kendimizi savunmak durumundayız, bize dayatılan tasfiyeyi boşa çıkarmak ve başarmak için elimizden gelen tüm çabaları sergilemek durumunda olacağız, (00.18.00) sorunun şiddet yöntemiyle çözümünü hiçbir zaman söylemedik, ama şiddet yöntemini uygulayanlara karşı kendimizi şiddetle savunmak durumundayız, eğer biz zaten kendimizi savunmasaydık, şimdiye kadar bizi yaşatmazlardı, DOĞRUDUR BİZİM ASKERİ GÜCÜMÜZ, TOPLUMSAL GÜCÜMÜZ VARDIR, biz bu gücümüzü devreye sokarak sorunu çözme yönteminden ziyade barışçıl demokratik yöntemlerle çözmeyi esas aldık, ama belli bir disiplin, irade ve kabul etmeme, çözümü kabul etmeme var, statüsüz bırakma, Kürt toplumunu ezme, özgürlük hareketini yok etme konsepti gündeme konulmuştur, (00.18.39) biz herkesi ağır sonuçlara, mal olacaklara AKP hükümetinin savaş planına karşı çıkmaya ve demokratik barışçıl yöntemlerle çözmek üzere mücadeleye çağırıyoruz,


(00.18.56) bayan şahıs konuşmayı bitiriyor toplantı katılımcıları tarafından defalarca biji serok apo sloganları atıyor)
X1 ERKEK ŞAHIS (00.19.24 KÜRTÇE KONUŞUYOR) kürdistan demokrasi özgürlüğü Bir ihtimalle Kürtler başa gelirse daha iyi olacaktır. Yani AKP bir şey yapmadı( Anlaşılmadı…)yani gerçekten böyle anlamak lazım ha onların yasaları falan belki bunları değiştirseler (Anlaşımadı…)Bizim arkadaşlarımızın hepsi içerde İl başkanlarımız Belediye Başkanlarımız İl genel merkezi falan bundan daha kötü bir şey var mı? Yani biz diyoruz ki bu bize hakarettir. Bizim Kürtlerin hassasiyetlerini şey yaparak bunu normalleştirmeye çalışıyorlar yani kendi değerlerini sana karşı normalleştirmeye çalışıyorlar(anlaşılmadı….) (00.23.30) Başkan Özgür olmayana kadar bu Mücadele devam edecektir. Bizim isteğimiz bizim başkanımızın Özgür bırakılmasıdır (Anlaşılmadı…)
Y2 BAYAN ŞAHIS : (00.24.45 KÜRTÇE KONUŞUYOR) (Anlaşılmadı…) Gerçekten İstanbul’a baktım İstanbul ölmüş İstanbul Amed den şeydir ama İstanbul ölmüştür Gerek ki biz Genel merkez ve İlçeler kadın sesimizi çok duyuralım bizim başkanımız orda hiç iyi değil (Anlaşılmadı..) Bizim başkanımız orda betonun altındadır (Anlaşılmadı..) Biz Taksimden hatta Aksaraya kadar yürüyecektik bırakmadılar biz bir şey yapmadık bu bir, iki biz Analarla Taksim de oturacaktık Hatta ilden ilçelerden gelmeliydiler çünkü biz İstanbul da bir ses duyurmalıydık(Anlaşılmadı…) biz diyoruz ki bizim başkanımız sloganımız olsun biz slogan atalım biz başka bir şey demeyelim (Anlaşılmadı…)Biz (anlaşılmadı…) ya gideceğiz ya gideceğiz eğer şey olursa bizi öldürsünler ya biz gideceğiz ya gideceğiz biz yarın taksim den Aksaray’a kadar gideceğiz dünya bilsin ki biz yapacağız (anlaşılmadı….)
X2 ERKEK ŞAHIS : (00.28.41) arkadaş öz eleştiri, (KÜRTÇE KONUŞUYOR)

AYNETE BULUT: (00.29.17) KÜRTÇE KONUŞMAYA BAŞLIYOR) Arjantin Cumhuriyetleri , Vietnam Cumhuriyetleri gibi cumhuriyetler hakkını arıyor. Biz de anayız Eylem olduğu zaman biz da ana olarak panzerlerin önünde durmalıyız üstümüze geldiklerinde gençlerimiz yalnız kalıyor bizim arkadaşlar şehit oluyor biz de olalım metropollerde. Ben anayım Taksim de arkadaşlarımız nasıl dağıldığında analarımız nasıl dağıldı sadece ben öne atladım analarımızın atlaması gerekir. Gençlerin panzer önünde kaldığı gibi biz de kalalım. Slogan atalım dağılmayalım kaçmayalım sivil itaatsizlik diyoruz yani. Eğer Bize saldırı var dağlarda olsun başkanımıza olsun partimize olsun İHD mize olsun varsa biz de gideceğiz eylem olduğunda Taksim e oturacağız bize gaz atsınlar top atsınlar saldırsınlar biz de şehit olalım DÖRT TANE ANA ŞEHİT OLDU MU SESİMİZİ BÜTÜN DÜNYA DUYAR. Asker kuvveti sivil kuvvet gibi olmaz GANDİ (GAM da olabilir) filminde gördük önlerinde durmalıyız. Ben önde kalacağım artık yeter. Kadın hareketlerimizde dört polis öldüğünde slogan atmayalım niye atmayacakmışız atacağız biz niye geldik ki buraya İstanbul Örgütü kendini çıksın ben bunu istiyorum. Boğaza gidelim 500 kişi oturalım kalkmayalım ne yapacaklar ki öldürecekler mi?

KEMAL AYDIN : (00.32.48 KÜRTÇE KONUŞUYOR) Teşekkür ederim belki BİZ VURAN ÇALIŞANLARIZ ŞEHİTLERİMİZ GERİLLALARIMIZ VAR İSTANBUL İLİNDE SESİMİZ ÇIKSIN. İLÇE BAŞKANLIĞI KRAVAT BAĞLAMA DEĞİLDİR SAVAŞ VAR BUGÜN SEN DE BUNUN İÇİNDE KALACAKSIN. Anamız dedi ya kaçmayın siz aslan olmazsanız arkadaşlar da bir şey yapamaz. İstanbul gibi İl de iki milyon Kürt var İlçeye gelen yüz bin kişi Aksaray da bir saat eylem yapalım bugün İstanbul da bir sürü insan var bizim bugün İlçelerimiz kopmuş bir komisyon yapmalıyız

X4 ERKEK ŞAHIS : (……….) (KÜRTÇE KONUŞUYOR) Arkadaşımız Başkanların tespitin yaptı. Bizim duruşumuz önemli,

X5 ERKEK ŞAHIS : (…….. - ……. anlaşılmadı (KÜRTÇE KONUŞUYOR)

X6 ERKEK ŞAHIS : (………..) (KÜRTÇE KONUŞUYOR) Eylemlerimizde Eylem saatinde bütün arkadaşlarımız hazır olmalı. Merkezi ses getirsin herkes çalışsın ölüm zaten bizi bulacak olan bir şey bari eylemde ölelim,

(……………. KÜRTÇE KONUŞUYOR) Arkadaşların hepsi eylem diyor Gençler de eylem diyor hepimiz eylem diyoruz ben İlçe başkanıyım kimi ilçeye beş yüz kişi gelir kimisine iki yüz kişi İlçeye on kişi kimi ilçeye üç kişi gelir bu hareketin kuvveti bu kadar DÜN KADIKÖY DE DÜŞMAN KUVVETLİYDİ BİZ AZDIK BİZİ TEHDİT EDİYORLARDI. Diyoruz ki biz kendimizi çırpalım sıkıştığımız zaman başkan bizim her şeyimiz diyoruz başkan tecritte iken biz çok rahatız herkes akşamları evimize gidiyoruz herkes elini vicdanına koysun ne yapılacaksa yapılsın,



X7 ERKEK ŞAHIS (00.41.20 TÜRKÇE KONUŞUYOR) Ben arkadaşları selamlıyorum. Meşaleli Yürüyüşleri denedik Basın açıklamalarını denedik Emniyet müdürlerinin valilerin önünde oturduk kitlesel olmayabilir ama önemli olan gündem yaratmaktı bence büyük elçiliklerin önünde haftada bir gün oturmalıyız Amerika elçiliği buralarda duyarlı olmalıyız madem ki gaz job yiyoruz ses getirecek eylem yapalım köprümü keseceğiz valilikleri mi işgal edeceğiz kaymakamlıklarımı işgal edeceğiz belediyeleri mi İlçe emniyetlerimi artık 10 kişi olsun eylem olsun arkadaşlar ekonomik olsun farklı olsun gelemiyor ama yapalım, Biz eylemlerimizi Taksim de yapmak istiyoruz,
(00.42.50 OSMAN KOŞUT :Selam arkadaşlara gerçekten biz geç kaldık, biz eylemlerimizi Taksim de merkezde yapalım da çare olmuyor, yani başkan Türkiyeye geldiği zaman ne olduysa, aynı öyle yani, (anlaşılmadı) yani diyorlar çalışalım ama (anlaşılmadı), eğer ne kadar kürt varsa biz şey yapıyoruz , meydanda yapıyoruz, devlet diyor işgal ediyor (anlaşılmadı)
X7 ERKEK ŞAHIS KÜRTÇE DEVAM EDİYOR (00.45.24) Yani heval diyor ya biz söylüyoruz yöneticiler,
AYŞE BERKTAY : (00.45.48 TÜRKÇE KONUŞUYOR) Divanı ve arkadaşları saygı ile selamlıyorum. Harp çıkmadan önce yeterli bir doygunluğa ulaştık. Anlaşılmıyor sistemin en güçlü olduğu noktalar … Taksimde en çok bizim gençlerimize yönelik uyuşturucuyla yada fuhuşla ciddi bir saldırı politikası yapılıyor. Biz o zaman sistemin en güçlü olduğu yerde vurmamız gerekiyor. Bunun içinde taksim en doğru yerdir. Biz çok fazla eylem yaptığımız için bize sıradan geliyor ama aslında öyle değil. Sistemin en çok korktuğu ve endişelendiği noktada orasıdır. Bence taksim meydanı en uygun yerdir. Yani arkadaşlar içinde uygunsa ben taksimi uygun görüyorum.
X8 ERKEK ŞAHIS : (00.46.42) Bütün mahalle ve İlçe başkanlarımız var. İstanbul da hepsi birden tek tek harekete geçmeli,
X9 ERKEK ŞAHIS : (00.47.47) Arkadaşları selamlıyorum Ben annelerin söylemini destekliyorum panzerlerin önüne atlayalım doğru bir söylem diyoruz ki İran Konsolosluğunun Amerikan Konsolosluğunun Sinegokların önünde sesimizi yükseltelim diyorum,
X10 ERKEK ŞAHIS : Teşekkür ediyoruz Kadın Eylemi ile mi ilgili onunla ilgili ise gerek yok

Y5 BAYAN ŞAHIS : Gerek Yok Diyorsunuz

X11 ERKEK ŞAHIS Devam Ediyor :Gerek yok değil çalışma devam edecek

Y5 BAYAN ŞAHIS Devam Ediyor : (00.49.13) Gerek Yok Dediniz De

X11 ERKEK ŞAHIS Devam Ediyor : Ya Heval Aşırı Çok Şey Yapıyorsunuz

X12 ERKEK ŞAHIS : ……………… : (00.49.39 - 00.50.16 KÜRTÇE KONUŞUYOR )

X13 ERKEK ŞAHIS : (00.50.19 TÜRKÇE KONUŞUYOR) Hakkari, Diyarbakır, Van kırsalda darbe yaptı. Biz de burada İstanbul olarak yapalım. Biz bunu yaparız heval bizde geç kalmayalım. Gerekirse … yürüyelim.
Y6 BAYAN ŞAHIS) : (00.50.44 BURADAN SONRA TÜRKÇE KONUŞMA BAŞLIYOR) Ya bence yeterlidir. Planlama yaptınız mı en azından anladığım kadarı ile bu öneriler tabi ki değerlendirilebilir ama sonuçta bir açık öneri çıktı basın açıklaması eee Taksime çıkalım diye. Bunun planlamasını yapalım. Saatini şunu bunu görüşelim yoksa burada ki şeylerle biz şeyden çıkamayız. Yani herkes aklına gelen şeyi söyleyecek. Diğer bir konu ben şunu demek istiyorum yani biz burada herkes böyle konuşuyor ama bu mesele örgüt meselesidir. Anne çok doğru söyledi. Aradan elli gün geçmiş ve biz daha yeni bir araya geliyoruz Ömerli’nin durumuna dair. Bu bile kendi örgütsel durumumuzu ortaya koyuyor. Şimdi yerellerde yaptık ama bu kadar gündemi şey yapan bir nokta değil Diğer bir konu biz eylemlerimizi örgütlü yapacağız. Eylemlerimizin gücü örgütlü yapmamızla alakalıdır. Bunu tartışalım. Yani nasıl eylemler yapacağız nasıl planlayacağız. Yani bunu planlanmasıdır yoksa buradaki arkadaşların her biri aklınıza gelecek her bir şeyi yapabilecekse anladığım kadarı ile kısa süreli bir eylem yapmak istiyoruz. Yani bir aylık bir planlama değil o zaman kısa süreli planlamalar yapalım. Herkes de alanına gitsin çalışmasını yapsın.
HÜSEYİN ÇALIŞÇI: (00.51.54) Bende tüm yapıyı saygı ile selamlıyorum. Aslında bir çok şey açığa çıktı ama ben farklı bir şeye değinmek istiyorum. Yeni bir konsepte var yani bizim eylemlerimizi boşa çıkarmaya yönelik yeni bir konsept var. Burada biraz uyanık olmak gerekir. (00.52.14) Taksim, Aksaray önerisine katılıyorum ben. Yani istanbul’un ve Türkiye’nin kalbidir bu iki merkez. Taksimden Aksaray’a yürüyüş yapmak esas amaç buradan eylem alana ulaşmak ve kitleselliği yakalamaktır. Biraz önce dediğim gibi yeni bir konsept var. Biraz önce değdim gibi alan tutuyor hem yerelden çıkarmıyor bir hem de eylemin yapılacağı alana çok ciddi yığılma yapıyor. Biz genel olarak bütün eylem ve etkinliklerimizde sadece A planı ile sınırlı kalıyoruz. B planımız yok bunu tartışmalıyız, bir ikincisi de (00.52.55) bütün ilçeler çıkışlarda eğer bir engelleme varsa orda eylem koymalı ve eğer eylem yeri taksimse engellemeden dolayı bütün İstanbul’daki ilçeler aranıp eylem haline dönüştürülmeli. Ve bir şey daha üslup olarak maksadı aşan bir eleştiri vardı ilçe başkanlarına dönük. Kravat takmakla ilçe başkanı olmuyor söylemi doğru bir söylem değil. Bunun divanda düzeltilmesini istiyorum,

MUMTAS AYDENİZ : (00.53.52) Şeyi söyleyelim bugün bir noktaya vardık, özeleştiri noktasındayız, süreç önderlik ve hareketin geldiği noktada her şey mübahtır, Hepimiz özeleştiri noktasındayız ve buradaki arkadaşlar neyi eleştiriyor ben onu anlamıyorum. Burada gerçekten bir tane arkadaş özeleştiri veriyor onun dışında bıraksak arkadaşlar birde eleştiri yapacaklar, bir arkadaş yöneticidir biz yapalım, yani seni tutan mı var heval niye yapmadın, seni engelledi. Niye eleştiri yaptın diyor. Daha iki gün önce heval 1. Bölgede bütün ilçe başkanları ilçe yöneticileri tartışılacak dedi. Toplam kaç tane arkadaş var. Biz eleştiriyi kime yapacağız. Bununu öz eleştirisini kim verecek. Bizim ilçe başkanlarımız ilçe yöneticilerimiz batırdı. Onlar bide diyor halk gelmiyor. Sen sorumluluk almıyorsan halk nasıl gelecek. Bizim kendi arkadaşlarımız gitmiyor. Bizim seçtiğimiz arkadaşlarımız gitmiyor. Peki niye halk gelsin. Ve çalışma yapılıyor. Ama biz bu çalışmada…. Biz (00.55.23) her arkadaşı görevlendireceğiz ve gerçekten öyle gidip mahallerde biz böyle çalışma yapıyoruz diye bilinçlendireceğiz. Anlatacağız . mahallelerde toplantıları ayarlayacağız. Mahalle toplantılarına her arkadaş katılacak. Mahalle toplantıları çalışmasına girmeyen arkadaş bizim yöneticimiz değildir. Çalışmayan arkadaş bizim arkadaşımız değildir. Gelip burada bizi kandırmasın. Çalışmayan arkadaşı eylemden sonra biz kesinlikle tutmayacağız. Mahallende evinde git yurtseverlik yap diyeceğiz. Hedef koyacağız. Yani diyeceğiz ki bu ilçe bu kadar sayı getirecek. Eğer ben 1. Bölgede 80 bin oy alıyorsam. 1. Bölgenin eylemine 40 kişi geliyorsa bu arkadaşlar çalışmıyor demektir. Buradaki insanlara hakarettir. Birde ilçe başkanı dörtte gidiyor sonra arkadaşla fırça atıyor. Kimse bize böyle oyunlar yapmasın. Kimse bize böyle demagoji yapmasın. Kim çalışacaksa çalışsın. Kim varsa bugün için var. (00.57.03) Bundan daha başka bir gün yok. Böyle tarihsel bir süreçteyiz. Kötü de yapsak iyide yapsak böyle bir süreçteyiz. Kabul ederiz veya etmeyiz. Bu süreci biz yapacağız. Burada tarihte bizi yazacak, ve kimler nasıl varsa öyle kendini ispatlayacaklar. Onun dışında bir katılım süreci yoktur arkadaşlar kimse sağa sola çekmesin. Bu süreçte samimi söylüyorum. Biz heval Bu süreci biz bu halka anlatmadan biz nasıl halkı eyleme çağıracağız. Halk kendi imkânlarıyla Roj Tv ile şunla bunla basınla bu süreci takip etmeye çalışıyor. Ama hasretle gerçekten ne oluyor ne bitiyor haber konularını da öğrenmek istiyor ya hakkı değil midir? Mahalle toplantılarını biz gideceğiz anlatacağız. (00.57.53) DİYECEĞİZ Kİ ÖNDERİMİZİN DURUMU BU DÜŞMANIN DURUMU BU SİSTEMİN DURUMU BU BİZİM DURUMUMUZ BU BİZİM ROLÜMÜZ BU EY HALKIM HADİ GEL BERABER GİDELİM TARİHİ YAZALIM YANİ. Biz bunu söylersek halk gelir yani. Sorun bizim eylem sürecimizde değildir. Sorun bizim süreci kendimizde biz kendimiz de biz kendimiz değiliz arkadaşlar değil. Saat 9 oluyor. Gelecek valla. Valla bir tane İlçeye gitmişim. Saat 12 daha ilçenin bir tane yöneticisi yok. Hep ilçede bir çaycı yapmışlar. Masum bir adam adam açıyor. Tamam mı İlçe başkanı gitmiş bu nedir yani sizin böyle bir tutumunuz yok yani bir kurumsan eğer ya bir halkın iradesi sana teslim edilmişse ondan sonra gelip bize eleştiri yapıyor. bak şimdi heval açık söyleyeyim bak istediğimizde bir araya geliyoruz. Var esiklerimiz var yetersizliklerimiz var. Ama öyle bilh çare güçsüz zayıfta değiliz yani inanın buradaki arkadaşlar biz çalışsak arkadaşlar Taksim-Aksaray’daydı o yürüyüşü de yaptıran burada ki arkadaşlar değil miydi? 400.000 oy alan da bu arkadaşlar değil mi? Gökten insanlar gelip çalışmıyor. BDP’li arkadaşlar çalışıyor. Siz çalışıyorsunuz yani. Çalıştığımız zaman sonuç almışız. Çalışmadığımız zaman da sonuç almamışız yani bu kadar nettir. Onun için heval bu süreçte herkesin üstüne düşeni yapması gerekir. (00.59.29) Taksimde bir basın açıklaması merkezi bir yerde böyle bir planlama şey yapacağız ama gerçekten buna kitleneceğiz. Bizce zaman olarak en uygun zaman Pazar günüdür. Ayın 16’sında (Anlaşılmadı…) bunun için kadın arkadaşlar bir hedef koymuşlar 1000 kişi o arkadaşlar zaten isim üzerinde çalışıyorlar. İsim isim çalıştıkları için bizim bu çalışmamamıza engel değil. Genelde kadın arkadaşlar ilgileniyor. O açıdan hiçbir arkadaş bunu gerekçe yapmasın. Yani heval bu çalışma o çalışma hiç kimse şey yapmasın. O 1000 kişi gelecek. Eğer biz burada 50000 toplayacaksak toplayacağız. Sana o kadar iddialı söylüyorum. 30.000 toplayacaksak 29.000 kimse gerekçe yapmayacak. Ne o çalışma bunu engelleyecek ne o bunu engelliyor, O çalışma arkadaşlar zaten bire bir isim üzerine gidecek arkadaşların isimlerini alıyorlar. (01.00.26) Onu yürütecekler Aynı zamanda 2 çalışma bir arada oda çok öyle kafaları karıştırmadan çok işleri karıştırmadan zaten biz mahalle toplantılarında Taksimdeki basın açıklamasına 2 tanedir ve her ilçe hedef koyacak kendine yani bütün mahallelerde toplantı alacağız. O mahalle toplantılarının sıralamalarını bölge ve ilçeler yapacak şimdi burada yapmayacağız. Burada sadece bilgi vereceğiz. Bu bir bilgilendirme olacak. Amaç toplantılardaki bütün çalışanları buradaki bütün arkadaşlar (Anlaşılmadı…) bütün arkadaşlar bir araya gelecek sıralamalarını yapıp her arkadaş çalışacak yani biz denetleyeceğiz. Hangi arkadaş çalışmıyorsa çağıracağız uyaracağız.


Dostları ilə paylaş:
1   ...   52   53   54   55   56   57   58   59   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə