T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk'nın 250. Maddesi İle Yetkili)



Yüklə 14.1 Mb.
səhifə93/278
tarix14.09.2018
ölçüsü14.1 Mb.
1   ...   89   90   91   92   93   94   95   96   ...   278

122)- Rahmi ÖZER
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü İstanbul İl Yapılanmasında 3. Bölge Kent Meclisinde faaliyette bulunduğu,
ŞÜPHELİNİN KATILDIĞI ÖRGÜTSEL TOPLANTILAR
Şüpheli Rahmi’nin 20.09.2011 ve 26.09.2011 tarihlerinde yapılan yasa dışı toplantılara katıldığı, bahse konu katılımın fiziki ve teknik takip neticesinde tespit edildiği,

Anlaşılmıştır.



123)- Talip MİKAİLOĞULLARI
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü İstanbul İl Yürütmesi 3. Bölge Kent Meclisi içerisinde faaliyet yürüttüğü,

Şüpheli İsmail ADANMIŞ’dan elde edilen İl Konseyi Divan Başkanlığı isimli örgütsel şemada şüphelinin 3. Bölge içerisinde yer aldığı,


A)- ŞÜPHELİNİN KATILDIĞI ÖRGÜTSEL TOPLANTILAR
Şüphelinin 09.07.2011, 20.09.2011 ve 26.09.2011 tarihli toplantılara iştirak ettiği,
B)- İLETİŞİM ARAÇLARININ TESPİT VE DİNLENİLMESİ SONUCUNDA
Şüphelinin kullandığı 05326788525 numaralı GSM hattının terör örgütü içerisinde faaliyette bulunmaktan dolayı haklarında soruşturma yapılan Mehmet Ali YALÇIN, Murat TEKİN ve Muzaffer TUNÇ isimli şüphelilerin telefonlarında kayıtlı olduğu,
Anlaşılmıştır.

124)- Mehmet KUZU
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü İstanbul İl yapılanması 3. Bölge Kent Meclisi içerisinde faaliyet yürüttüğü,


ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
-(3) Adet (1)’den, (3)’e kadar numaralandırılan üzerlerinde BDP üye aidat kutusu teslim formu başlıklı isim, adres ve telefonların bulunduğu dokümanların içeriklerinde;
BDP ÜYE AİDAT KUTUSU TESLİM FORMU başlığı altında İL, İLÇE, MAHALLE belirtilerek oluşturulmuş tablolarda toplam 73 kişinin AİLE TEMSİLCİSİ, ADRES, TEL belirtilerek listelerinin olduğu,
(2) Adet (4 ve 5) ile numaralandırılan dokümanların içeriklerinde;
Dokümanların “14.08.2011” ile başlayıp “son verildi” ile bittiği, el yazısı olduğu, içeriğinde Ali ve Hüsamettin isimli şahısların da taraf olduğu Silvanlı iki ailenin kavgalarıyla ilgili olarak Yönetim ve Komisyon olarak yaptıkları barıştırma çalışmalarının, Ali ve Hüsamettin isimli şahıslarla yönetim ve komisyon olarak yaşadıkları sorunların tarihsel olarak not alındığı, bu ibarelerden şüphelinin PKK/KCK terör örgütünün KCK sözleşmesi uyarınca oluşturmaya çalıştığı sözde yargılama faaliyetine ilişkin görev aldığının anlaşıldığı, bunun insani duygularla yapılmış bir faaliyet olmadığı, çünkü yapılan işlemlerin tarihsel sırayla yazıldığı, bunun organize bir eylemi gösterdiği, hiç kimsenin insani olarak yardım etmek istediği birine ilişkin olarak yaptıklarını kronolojik olarak kaydetmesinin sosyal ve toplumsal kurallara aykırı olduğu, bu kayıdın bir yargılama faaliyetinin göstergesi olduğu,
Şüphelinin facebook isimli paylaşım sitesi üzerinden Mustafa MİKAİLOĞULLARI adına ozmenreklam@hotmail.com isimli bir mail adresi oluşturduğu söz konusu e-mail adresinin; “duvar” bölümünün içeriğinde yapılan incelemede; Kürt Halkına Özgürlük , 02 Mart 2010 18:22 ve Ciwanên Kurd adında 3 adet video tespit edilmiş olup içerisinde; PKK/KCK terör örgütünün propagandasını içeren, Bölücü başı Abdullah ÖCALAN’ı övücü mahiyette görüntü ve konuşmaların yanı sıra Terör örgütünün sözde bayraklarının bulunduğu görüntülerinin olduğu, Türkiye Cumhuriyetini sözde terör devleti olarak tanıtan ve örgüt mensuplarının sözde kendilerine karşı yapılan haksız muameleyi sona erdirmek için barış adı altında mücadelelerini en üst seviyeye çıkartmayı söyledikleri görüntülü videolar tespit edildiği,
Anlaşılmıştır.

125)- Emine CAYNAK
Şüpheli Emine’nin PKK/KCK terör örgütü İstanbul Yapılanması 3. Bölge Kent Meclisi içerisinde yer aldığı,
A)- ŞÜPHELİNİN KATILDIĞI ÖRGÜTSEL TOPLANTILAR
Şüphelinin 07.08.2011 günlü toplantıya katıldığı ve bu toplantıda konuşma yaptığı,
B)- ŞÜPHELİNİN KATILDIĞI YASADIŞI EYLEMLER
Şüphelinin katıldığı yasa dışı eylemlerin Güvenlik Güçleri tarafından;
“26.03.2011 günü ilimiz bağcılar ilçesi Demirkapı Mahallesi Velioğlu Caddesi Deniz Sokak içerisinde bulunan boş arsada Bağcılar Barış ve Demokrasi Partisi İlçe Teşkilatı organizesinde “Demokratik Çözüm Çadırı” kurulacağı bilgisi üzerine gerekli önlemler alındıktan sonraSaat:10:00 sıralarında deniz sokakta bulunan boş arsaya BDP İlçe Başkanı Eşref YAŞAR, ilçe yönetim kurulu üyeleri Emin ANĞ, Emine CAYNAK, Zekiye İLBASAN ile birlikte 8-10 kişi kadar partilinin geldiği görülmüş, ve Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince BDP İlçe Başkanı Eşref YAŞAR Demokratik Çözüm Çadırının açılmaması yönünde uyarılmış ve gerekli ikazlar yapılmış olmasına rağmen saat:10:30 sıralarında boş arsada ses düzeninin kurularak partililerin alanda toplanmaya başladıkları görüldü. Gelen partililerin boş arsaya 5X3cm ebadında sarı zemin üzerine siyah yazılarla Demokratik Çözüm Çadırına Hoşgeldiniz” Bağcılar BDP İlçe Başkanlığı imzalı pankart, “ Demokratik Özgürlükle Özerkliğe Yürüyoruz” Avcılar BDP İlçe Başkanlığı imzalı pankart ve “Onurlu bir yaşam için ya Özgürlük ya Özgürlük” Güngören BDP İlçe Başkanlığı imzalı pankartlarla birlikte yine boş arsaya cephesi olan binaya 1,5X2m ebadında sarı zemin üzerine siyah yazı ile “ Kürt Sorununda Çözüm ilkeleri” başlıklı 10 madde halinde: 1) Demokratik Ulus İlkesi 2) Ortak Vatan İlkesi 3) Demokratik Cumhuriyet İlkesi 4) Demokratik Anayasa İlkesi 5) Demokratik Çözüm İlkesi 6) Bireysel ve Kollektif Hak ve Özgürlükler birlikteliği ilkesi 7) İdeolojik Bağımsızlık Özgürlük İlkesi 8) Tarihsel ve Şimdilik İlkesi 9) Ahlak ve Vicdan İlkesi 10) Demokrasilerin Öz Savunma İlkesinin yazılı olduğu Pankartın asıldığı görülmüştür. Saat:13:00 sıralarında grubun 250-300 kişiye ulaştığı ses düzeni kurulan grup tarafından Kürtçe şarkılar eşliğinde yanan ateşin etrafında halaylar çekildiği ve saat:16:10 sıralarında koyu lacivert Pazar brandası diye tabir edilen brandayı gölgelik (çadır) kurdukları ve hep birlikte oturma eylemi yaparak sözde şehitleri adına saygı duruşunda bulundukları, yine Kürtçe müzik ve halaylardan sonra havai fişek gösterisinin yapıldığı, BDP İlçe Başkanı Eşref YAŞAR’ın ve bazı şahısların gruba hitaben Kürtçe konuşma yaptıkları, toplanan grubun ise (Biji Apo, Biji Serok Apo, Meydandayız Öcalanın yanındayız, Dişe Diş Kana Kan Seninleyiz Öcalan, Vur Gerilla Vur Kürdistanı Kur) şeklinde sloganlar attıkları ve grup içerisinden bazı şahısların kendi aralarında tartışma yaşayıp kavga ettikleri görülmüş saat:22:00 sıralarında grubun 750-800 kişiye kadar ulaştığı gözlenmiş, yapılan eylem ile ilgili olarak saat:23:30 sıralarında Bağcılar BDP İlçe Başkanı Eşref YAŞAR ile yapılan görüşmede gruptan 50-60 kadar kişinin oturma eylemine devam edeceği şeklinde beyanı doğrultusunda alınan emniyet tedbirleri devam ettirilmiş, oturma eylemindeki grup 27.03.2011 günü saat:13:00 sıralarında Beyoğlu İlçesi Taksim Meydanında yapılacak eyleme destek amacıyla Deniz Sokaktaki boş arsadan Saat:12:00’de ayrılmışlardır.”
Şeklinde tespit edildiği,
C)- İLETİŞİM ARAÇLARININ TESPİT VE DİNLENİLMESİ SONUCUNDA
Şüphelinin kullandığı 05368887059 numaralı GSM hattının yine bu dosya kapsamında hakkında soruşturma yapılan şüpheli Berat ANLİ’nin telefonunun hattında kayıtlı olduğu,
D)- ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
Princo marka P465082109170911 seri numaralı CD içerisinde;
PKK/KCK terör örgütünün “Hernepeş” adını verdikleri sözde marşları ve kırsal alanda faaliyet yürüten silahlı örgüt mensuplarını övücü mahiyetteki şarkı ve şarkı sözlerinin olduğu,
(1) adet BDP parti amblemi bulunan üzerinde Konteransa Meclisa Jinen Partiya Aşti ü Demokrasiye 28-29 Cotmeh 2010 Delegeya Konteransa ibaresi yazılı Emine CAYNAK adına düzenlenmiş kart,
(2) adet yeşil mor renkli üzerinde Demokratik Özgür Kadın Hareketi yazılı bez parçası,
Şüpheliden elde edilen 17 ve 18 numaralı mektup zarfı ve kart postalda Ayetullah ATALMIŞ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi A-İ-141 Tekirdağ isim ve adresin bulunduğu, Ayetullah ATALMIŞ’ın Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2008/1041 sayılı soruşturması kapsamında terör örgütü içerisinde faaliyette bulunmak suçundan hakkında işlem yapılan şahıs olduğu,
Bahse konu 19 numara ile belirtilen altında Şehiden Kurdistan yazılı küçük resmin yapılan incelemesinde;
Bahse konu resimde iki erkek şahsın yan yana bulunduğu, resim üzerinde bulunan iki erkek şahsın PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün kırsal alanda silahlı faaliyet yürütürken güvenlik güçleri ile girdikleri çatışmada öldürülen örgüt mensuplarına ait olduğu,
Bahse konu 20 numara ile glimax ibareli not defterinin içerisinde Gelen Mesajlar adı altında ‘Sosyalist olmak bir ayrıcalık, Gerilla olmak bir deha, Apoyu sevmek bir şeref, Kürdistan toprağında yaşamak ise bir sevdadır (Suzan)’ şeklinde ibarenin bulunduğu,
Bahse konu 28 numara ile 30.10.2009 tarihli http://www.gundem-online.net/haber adlı örgütün güdümünde faaliyet gösteren internet adresine ait bilgisayar çıktısında Yaşamını Yitiren 4 Gerillanın Kimliği Açıklandı başlığı ile PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün kırsal alanda silahlı faaliyet yürütürken güvenlik güçleri ile girdikleri çatışmada öldürülen Sarya Cudi Kod adlı Gülistan EBUBEKİR, Akif Mardin kod Celal AVCI ve Erdal Botan kod İzzettin AKTAŞ isimli örgüt mensuplarına ait sözde PKK/KONGRA-GEL terör örgütü bayrağı önünde çekilen fotoğraf ve övücü mahiyette kısa özgeçmişlerinin yer aldığı,
Bahse konu 34 numara ile Demokratik Özgür Kadın Hareketi ibareli not defterinin içerisinde “PKK gün ışığına çıkan çiçektir, PKK sonu gelmemiş bir roman, bir şiir, bir türkü” şeklindeki el yazısı ibarenin yer aldığı,
Bahse konu 9 numaralı dokümanda el yazısı ile kürtçe JİBO HEMU HEVALEM HEJA! (Çok Değerli Arkadaşıma) başlığı altında yazılı mektup içeriğinde PKK/KONGRA-GEL Terör örgütünün sözde liderine BİJİ REBER APO (Yaşasın Önderimiz Apo) şeklinde övücü ifade kullanarak 15 Şubat Abdullah ÖCALAN’ın yakalanışının yıl dönümünde üzüntü duyduklarını, Örgütün kırsal alanında silahlı faaliyet yürütürken güvenlik güçlerimizle girdikleri çatışmada ölen örgüt mensuplarından MazlumDOĞAN, Zekiye ALKAN, Berivan, Ronahi, Rahşan, Fikri BAYGELDİ gibi şahısları da övücü mahiyette ifadelerin bulunduğu,
Bahse konu 11 numaralı Demokratik Dönüşüm Ne Yapmalı Kitap Dizisi No:2 Mart-Nisan 2009 ibaresi yazılı olan kitap,

Kitap Serisi 1 Mart 2009 ibaresi yazılı olan kitap,

Bahse konu 18 numaralı Kızıllaşan Özgür Halk Dergisinin Eğitim Kitapçığı Eki olarak verilen Kürt Sorununda Çözüme Doğru Demokratik Özerklik ibaresi yazılı olan kitap,
Elde edildiği, söz konusu yayınlar hakkında el koyma ve toplatma kararlarının bulunduğu,
Bahse konu 20 numaralı Zaroken İhsan Mahmut Baksı ibaresi yazılı, içeriğinin Kürtçe olduğu kitabın yapılan sorgulamasında; herhangi bir toplatma kararının bulunmadığı ancak bahse konu kitabın son sayfasında Türkiye Cumhuriyetinin doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin kürdistan olarak belirtildiği bölücü bir haritanın bulunduğu,
47, 48, 49 ve 50 numaralı dokümanlarda, Mardin İl Seçim Komisyonu 29 Mart 2009 Mahalli idareler seçimleri ne aday adayı başvuru formu doldurduğu ve “ÖZGEÇMİŞ: 1975 Mardin-Savur-Sürgüç beldesi doğumluyum. İlkokul mezunuyum. İstanbul’da ikamet etmekteyim. Uzun zamandır siyasetle ilgiliyim, içindeyim. Cezaevi çıkışlıyım. Memnu haklarım iade edilmiştir. Siyaseti ilgim 90’ların başlarına dayanıyor. Partimiz DTP’nin üyesi olup aktif çalışanıyım. İkamet ettiğim İstanbul İli Bağcılar ilçesi DTP ilçe örgütünde aktif Başkan yardımcısı olarak görev yapmaktayım. 10 yıllık cezaevi yaşamı ve çıktıktan sonra 3 yılı aşkın toplam 15 yıla yakın bir zamandır özgürlük mücadelesinin bir hizmetçisiyim. Bundan sonra da nerede olursa olsun bu görev ve sorumluluğumu hiçbir bireysel çıkar gütmeden sürdüreceğim” Şeklinde Emine ÇAYNAK’ın kendi el yazısı ile bilgilerin bulunduğu, bu tanıtım metninin şüphelinin geçmişini ve hazır durumunu çok açık şekilde ortaya koyduğu, bu suretle şüphelinin geçmişte faaliyet yürüttüğü terör örgütünün halen üyesi olduğu,
Anlaşılmıştır.

126)- Cuma Ali KAYA
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği, PKK/KCK terör örgütü İstanbul İl Yürütmesi 3. Bölge Kent Meclisi içerisinde yer aldığı,
ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
Şüpheliden elde edilen dijital malzemelerin içeriğinde;
DEMOKRATİK KENT MECLİSİ
TANIMI
yereldir.

demokratik, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü toplum paradigmasına göre şekillenen yerel halk yapılanmasıdır. devleti etkinliğini kıran sivilizasyondur; toplum üstü bir organizasyon olan devletin, halklar üzerindeki idari ve politik etkinliğini kıran, gerçek bir sivilizasyonun temel araç, yol ve yöntemidir.


halkın öz örgütlülüğü

komünal demokratik işleyiş esası üzerinden halkın dışa dönük kendi öz örgütlülüğüdür iktidar anlayışını aşan komünal demokrasiye göre örgütlenmiş, sivil-yatay toplulukların, toplumsallaşmasının oluşumu Toplumsal cinsiyetçi zihniyet ve yapılanmalarla mücadele ederek, ataerkil devletçi ve iktidarcı toplum sistemini aşan halkın demokratik sistemidir.


demokratik konfederalizm.

Demokratik Toplum Konfederalizminin yereldeki en etkin iradesidir.komünal-konfederal ilişki ile birleştirip güçlerini arttırma ve daha kapsamlı sorunlara çözüm bulmanın örgütlü ifadesidir.



Özgüven

yabancılaşmaya karşı kendin olmak, siyasette ve toplumsal yaşamda etkin olmak



Özirade

toplumsal yaşamda ve siyasal duruşta söz ve karar sahibi olabilme,


KCK sözleşmesi

Madde 2

Niteliği

Koma Civakên Kurdistan demokratik, toplumcu-kon¬federal bir sistemdir. Demokrasi, cinsiyet özgürlüğü ve ekolojik yaşamı esas alır. Devlet olmayan, yatay ve piramit tarzı örgütlenmiş, demokratik, siyasal ve toplumsal bir organizasyondur. Halk toplulukları iradesini komün, ocak, meclis ve kongreler ile ortaya koyar. Aynı zamanda seçilmiş ve denetlenebilir demokratik yönetimler yolu ile kendini yönetirler. Tabandan gelişen demokratik seçeneği gerçekleştirmek esastır. Topluluk demokrasisi, toplulukların eşit ve özgür bir arada yaşaması benimsenir. Her düzeyde katılımcılığı öngörür. Burada söz, tartışma ve karar topluluklarındır. İçte demokratik ulusu, dışta ise ulus üstülüğü esas alır.



Madde 5

Sistemin yurttaşlığı: Özgür Yurttaşlık

Kürdistan’da doğup yaşayan veya KCK sistemine bağlı olan herkes yurttaştır. KCK yurttaşı sisteme siyasal ve toplumsal bağla bağlı olan ve kültürel kimliği ile katılan, özgür iradeli, yurtsever, demokrat, katılımcı bireydir. Bu Sözleşmede belirlenen hak ve özgürlüklere sahiptir ve bu Sözleşmenin belirlediği yükümlülükleri yerine getirir.



Altıncı Bölüm

ŞEHİR, KASABA VE

MAHALLE ÖRGÜTLENMESİ
Madde 22

Özgür Toplum Meclisleri

Söz konusu şehir, kasaba ya da mahallede seçimle belirlenen delegelerden, o alanda bulunan komünlerin ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden ve belediye meclisinin demokrat üyelerinden oluşur. Kendi yerleşim alanlarına ilişkin etkin politikaları üretme ve tüm sorunların tartışılıp çözüme götürülme yerleridir. Yerleşim yerlerinin ortak karar organıdır. Üç ayda bir toplanır. Kendi içinden seçtiği başkanlık divanı tarafından yönetilir. Kararları Kongra Gel ve halk meclisleri kararlarıyla uyumlu olmak zorundadır.

Özgür Toplum Meclisleri, kararlarını hayata geçirecek şehir, kasaba veya mahalle yürütmelerini seçer ve çalışmalarını denetlerler.
Madde 23

Şehir, Kasaba ve Mahalle Yürütmeleri

Yerleşim yerinin büyüklüğüne göre özgür toplum meclisi tarafından seçilen yeterli sayıda üyeden oluşur. Söz konusu yerleşim yerindeki yerel yönetici demokratik bir kişilik ise bu yürütmede yer alır. Söz konusu şehir, kasaba veya mahallede halkın demokratik işlerini yürüten organdır. Kongra Gel, Halk Meclisi ve Özgür Toplum Meclisinin kararlarıyla, Yürütme Konseyi ve Eyalet-Bölge Yürütmesinin genelgelerini hayata geçirir. Çalışmaları hakkında Eyalet-Bölge Yürütmesine düzenli rapor sunar. Yine Özgür Toplum Meclisi toplantısına faaliyetleri hakkında rapor verir.


SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ

TANIMI

1

sivil toplum; devlet ve geleneksel toplum dışıda kalan, her ikisine de mesafeli duran, toplumun siyasi iradesini yansıtarak devlet uygulamaları denetleyen, bağımsız bir dünya görüşüne sahip örgütleme ve temel mücadele biçimi olarak tanımlaya biliriz.



demokratik, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü toplum paradigmasına göre şekillenen yerel halk yapılanmasıdır.

2

devletin etkinliğini kıran sivilizasyondur

toplum üstü bir organizasyon olan devletin, halklar üzerindeki idari ve politik etkinliğini kıran, gerçek bir sivilizasyonun temel araç, yol ve yöntemidir

3

halkın öz örgütlülüğü



komünal demokratik işleyiş esası üzerinden halkın dışa dönük kendi öz örgütlülüğüdür

4

iktidar anlayışını aşan



komünal demokrasiye göre örgütlenmiş, sivil-yatay toplulukların, toplumsallaşmasının oluşumu

Toplumsal cinsiyetçi zihniyet ve yapılanmalarla mücadele ederek, ataerkil devletçi ve iktidarcı toplum sistemini aşan halkın demokratik sistemidir.

5

demokratik konfederalizm.

Demokratik Toplum Konfederalizminin yereldeki en etkin iradesidir.komünal-konfederal ilişki ile birleştirip güçlerini arttırma ve daha kapsamlı sorunlara çözüm bulmanın örgütlü ifadesidir.

6

özgüven



yabancılaşmaya karşı kendin olmak, siyasette ve toplumsal yaşamda etkin olmak

7

özirade



toplumsal yaşamda ve siyasal duruşta söz ve karar sahibi olabilme

özne olma gerçeğidir

a) Özgür Yurttaş bilinciyle, hiyerarşik devletçi iktidar anlayışını reddeder.Özgür yurttaş bilincine sahip her bireyi demokratik sistemin inşa edilmesinde vazgeçilmez bir özne olarak görür

b) Hiçbir baskı ve sömürü biçimini kabul etmez.

ç) dil, din, kültür, tarih, ulus, cins, kimlik ve etnik azınlık gözetmeksizin eşitliği esas alır.

.

e) Demokratik konfederalizmin başlıca ilkeleri olan özyeterliliği, karşılıklı bağlılığı, tamamlayıcılığı, ortaklığı ve dayanışmayı esas alan toplumun iradi gücünü demokratik otorite sayar.



f) Merkeziyetçi, devletçi, hiyerarşik yönetim yapılanmalarına ve zihniyetine karşı alternatif demokratik toplumsal güç odağı olarak kendini örgütler.Devleti yıkma ve devlet karşıtlığını esas alma yerine, daha az devlet daha çok toplum, daha az devlet daha çok demokrasi

g) ihtiyaca göre oluşan demokratik sivil toplum örgütlenmeleri halkın iradesidir.

h) Anti demokratik yönelimlere, milliyetçi-ırkçı saldırılara ve her türden şiddete karşı demokratik mücadeleyi savunur.

ı) Kürt sorununun barışçıl demokratik özerk biçimde çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için çalışır. Halkların demokratik ulusal mücadelesini tanır.

i) Tek dil, tek bayrak ve tek ulus egemenliğine dayalı ulus-devlet anlayışını kabul etmez. Halkların kendisi için kabul ettiği tüm ulusal önderleri sözkonusu halk için demokratik ulusal değerler olarak kabul eder.

k) tüm etnik ve dini azınlıkların (Asuri-Süryani, Ermeni, Arap, Laz, Çerkez, Gürcü vb. Alevilik, Êzidilik, İsevilik, Musevilik vb.) haklarını tanımayı ve bunun için mücadele etmeyi esas alır.

l) Demokratik Ekolojik ve Cinsiyet özgürlüğüne dayalı bir toplumsal inşa için çalışmayı hedef edinir.

g) Kâra ve rekabete dayalı para-sermaye ekonomisini toplum dışı bir üretim tarzı olarak radikal eleştirir, bunun yerine analık emeğinden başlayarak öz yeterliliğe dayalı organik tarımdan başlamak üzere kooperatifleşmeleri, atölyeleri vb üretim biçiminin gelişimini hedefler. Toplumun ihtiyacına göre üretimi esas alır.”


Şeklinde belgenin elde edildiği, söz konusu belgenin yukarıda incelendiği üzere KCK terör örgütünün anayasa niteliğindeki KCK sözleşmesi uyarınca oluşturulan yasa dışı sözde demokratik kent meclisine ilişkin düzenleme olduğu,

Anlaşılmıştır.



127)- Osman KOŞUT
Şüphelinin PKK/KCK terör örgütü içerisinde aktif faaliyet yürüttüğü, PKK/KCK terör örgütü İstanbul İl Yürütmesi 3. Bölge Kent Meclisi sorumlusu olduğu,
A)- ŞÜPHELİNİN KATILDIĞI ÖRGÜTSEL TOPLANTILAR
Şüpheli Osman'ın 12.09.2011, 15.05.2011, 20.09.2011, 28.08.2011, 09.07.2011 ve 26.09.2011 tarihlerinde yapılan toplantılara katıldığı, 09.07.2011, 12.09.2011 ve 26.09.2011 tarihlerindeki toplantılarda konuşma yaptığı,
B)- ŞÜPHELİNİN KATILDIĞI YASADIŞI EYLEMLER
Şüphelinin katıldığı yasa dışı eylemlerin zabıta tarafından;
“1 Eylül Dünya Barış Günü ile ilgili olarak 01.09.2011 günü, PKK/KONGRA-GEL terör örgütü lehine yayın yaptığı tespit edilen www.firatnews.com isimli internet sitesinde “KCK Barış Yanlılarını Erdoğan’a Karşı Mücadeleye Çağırdı” başlığı altında, sorumlu düzeydeki örgüt mensuplarınca “tüm halkımızı Serhildanları direniş ruhuyla yükseltmeye çağırıyoruz.” şeklinde eylem çağrısı yapılmış, 01.09.2011 günü saat:14.00 sıralarında İlimiz Kadıköy İlçesi İskele Meydanında düzenlenecek olan 1 Eylül DÜNYA BARIŞ GÜNÜ mitingi ile ilgili olarak Tepe Natiulüs alışveriş merkezi yanında toplanan çoğunluğunu BDP (Barış ve Demokrasi Partisi)’lilerin oluşturduğu sol görüşe mensup gruplarında bulunduğu yaklaşık 4000 kişilik topluluk değişik sloganlar eşliğinde 13.00 sıralarında yürüyüşe geçmiş BDP ( Barış ve Demokrasi Partisi)’lilerin oluşturduğu grup tarafından “PKK HALKTIR HALK BURADA, BİJİ SEROK APO, KÜRDİSTAN FAŞİZME MEZAR OLACAK. ÖCALAN, SELAM SELAM İMRALIYA BİN SELAM, KÜRT HALKI DEVRİMLE ÖZGÜRLEŞECEK, APOCULAR VURUYOR KÜRDİSTAN KURULUYOR” şeklinde yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına sloganlar atarak Abdullah ÖCALAN’ın flamalara asılı posterleri eşliğinde yürüyüşe geçmiş, BARIŞ VE DEMOKRASİ PARTİSİ (BDP) organizesinde gerçekleştirilen, 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlamaları PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gövde gösterisine dönüşmüş ve eylemde yüzleri maskeli şahıslar tarafından PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün sözde KONFEDERALİZM BAYRAĞI açılmıştır.

İskele meydanında bulunan miting alanına girecekleri esnada görevli memurlara üstlerini aratmak istememişler, yüzleri maskeli 20-25 kişilik grup içerisinden arama noktasına ses bombası atılmış, Atılan ses bombası nedeni ile polis memurları ve vatandaşlardan yaralananlar olmuş, çevik kuvvet tarafından gaz ile müdahalede bulunulmuş, akabinde grup meydana girmiş, 15.30 sıralarında dağılmaya başlayan gruplar Rıhtım Caddesi istikametinde bulunan işyerleri, belediye otobüs durakları ve çevreye taşlı ve molotofkokteyli saldırıda bulunmuşlar, Bahse konu grup, polisin megafonla defalarca yaptığı uyarıları dikkate almayarak taş, sopa, şişe, ses bombası ve molotof kokteylleri ile saldırıda bulunmuşlar ve saldırılar sonunda 9 u polis 4 ü vatandaş olmak üzere toplam 13 kişi yaralanarak hastanelere kaldırılmıştır. 1 vatandaş da PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensuplarınca linç edildiği esnada polis tarafından kurtarılmıştır. Ayrıca 24 farklı işyerini, 2 adet belediye otobüsünü, Kadıköy Meydanı’ nda bulunan 71 adet otobüs durağını taş, sopa ve molotof kokteylleri ile kullanılmaz hale getirerek zarar vermişlerdir.”


“26.08.2011 günü saat.15.00 sıralarında İlimiz Sancaktepe İlçesi Sarıgazi Mahallesi Kaymaz Sokak no.1 yanında bulunan boş arazide BDP Sancaktepe İlçe teşkilatı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığı hava saldırısında ölen Aslen, Siirt-Şirvan İlçe nüfusuna kayıtlı Nurettin-Bahar kızı Ümraniye 1989 doğumlu Hamide ŞEVLUK isimli örgüt mensubunun ailesinin ikametinde kurulan taziye çadırına İstanbul Millet Vekili Sebahat TUNCEL ile 100 kişilik grup toplu halde yürümek istenmiş ancak izin verilmemiş, yaklaşık 20-30 kişilik grup, “Biji Serok Apo”, “Şehit Namırın”, “Baskılar bizi yıldıramaz” ve PKK intikam”sloganları atarak Namık Kemal caddesi üzerinde yürüyüşe geçerler Çevik kuvvet müdahale etmiş, grup dekiler kaçarak dağılmışlardır. Kaçan grup Olay yerine gelen Sebahat TUNCEL ve beraberindeki gruba katılarak taziye çadırına yürümüşler. Saat.16.30 sıralarında Taziye çadırının karşısında Erenler Sokak üzerinde bulunan Hekimbaşı Sağlık ocağına kimliği belirsiz şahıslar tarafından 7 adet Molotof Kokteyli atıldığı, camlarının kırıldığı, iki adet klima motorunun kullanılmaz hale geldiği, ayrıca, yol üzerinde bulunan çöp konteynırlarına Molotof kokteyli atılmak suretiyle yakılarak yere barikat kurulduğu, Erenler sokak üzerinde bulunan Gökçe market ve Sema Eczane sininde olay yerini gören kameralarının kırıldığı görülmüştür”
“29.07.2011 günü ilimiz Beyoğlu İlçesi İran Başkonsolosluğu Önünde BDP (Barış ve Demokrasi Partisi ) organizesinde yaklaşık 50-60 kişilik bir grubun “Ahmedi NEJAD Kürdistan Ateşi Seni de Yakar” Başlıklı BDP İstanbul il Başkanlığı İmzalı Pankart açılmış, İran Devletinin Irak Sırınları içerisinde yürüttüğü PKK/KCK terör örgütü PJAK’a karşı askeri operasyonları protesto etmek amacıyla Başkonsolosluk önüne üzerinde “İran Rejiminin Kürd Halkına Karşı Yapmış olduğu Saldırıları Nefretle kınıyoruz” yazılı siyah çelenk bırakımlısı”

Şeklinde tespit edildiği,


C)- ŞÜPHELİYE AİT EV İŞYERİ ARAÇ VE SAİR YERLERDE YAPILAN ARAMALARDA ELDE OLUNAN MATERYALLERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE
Şüpheliden elde edilen dijital malzemelerin incelenmesinde bir kısım resimler bulunduğu;
Resimler arasında PKK/KCK terör örgütünün kadın militanlarının fotoğraflarının olduğu,

Resimde PKK/KCK terör örgütü militanının örgütün bayrağı önünde çekilmiş fotoğrafının olduğu,

Resimde PKK/KCK terör örgütünün Örgütün Sözde lideri Abdullah ÖCALAN resmi önünde çekilmiş fotoğrafın olduğu,
1 adet DEMOKRATİK TOPLUM MANİFESTOSU-ORTADOĞU'DA UYGARLIK KRİZİ VE DEMOKRATİK UYGARLIK ÇÖZÜMÜ (4. KİTAP) isimli kitap,

1 adet KÜRTLERİN MECBURİ İSKANI isimli kitap,

1 adet KÜRDİSTAN ÜZERİNDE EMPERYALİST BÖLÜŞÜM MÜCADELESİ BİLİM YÖNTEMİ TÜRKİYEDEKİ UYGULAMA isimli kitap,

1 adet KÜRDİSTAN TARİHİNDE DERSİM isimli kitap,

1 Adet 10.02.2010 tarihli ÖNCÜLEŞEN YURTSEVER GENÇLİK isimli dergi,

1 Adet DEMOKRATİK UYGARLIK MANİFESTOSU KAPİTALİST UYGARLIK (MASKESİZ TANRILAR VE ÇIPLAK KRALLAR ÇAĞI) II. İsimli kitap,

1 Adet DEMOKRATİK UYGARLIK MANİFESTOSU KAPİTALİST UYGARLIK (MASKESİZ TANRILAR VE ÇIPLAK KRALLAR ÇAĞI) III. İsimli kitap,

1 Adet DEMOKRATİK UYGARLIK MANİFESTOSU KAPİTALİST UYGARLIK (MASKESİZ TANRILAR VE ÇIPLAK KRALLAR ÇAĞI) I. İsimli kitap,

1 Adet YENİ ÖZGÜR HALK Ekim 2010 Yıl 1 Sayı 1 isimli dergi,

1 Adet ÖZGÜR HALK SESİ Haziran 2010 Yıl 1 Sayı 1 isimli dergi,

1 adet YAŞAMDA ÖZGÜR HALK isimli dergi,
Elde edildiği, söz konusu yayınlara ilişkin olarak değişik mahkemeler tarafından verilmiş yasaklama ve toplatma kararlarının bulunduğu,
“KAYA AİLESİNE başlığıyla başlayan ve ADIL AMED ile biten çizgili A4 yaprağında;

Bu kararı alırken çok düşündüm. Ama gerçekten duygusallık yapmaya gerek yok ve yapmayacağınızdan da eminim. Şuan kendinizde değilsiniz, sizin kendimizi düzeltmeye yönelik bir eylemdir aslında bu bir. Böyle devam edilemez edilirse sistem içinde çürüyeceğiz. Bütün bu sorunlar düzenin pis bir oyunudur. Bu oyunu bozmak için savaşmak gerekiyor.Gerçekten beni kimin 10 çocuğu var kimin 20 çocuğu var ilgilendirmiyor. Aile bir sömürge yapısıdır. Bunu benden iyi biliyorsun. Bundan dolayı aile yapısını aşabiliyorum dik durabiliyorum. Hareket onurlu bir harekettir. SADECE MİLİTAN OLMASI GEREKENLER MİLİTAN OLUR.Beriwona temellim kendini düzeltmesidir. Gerçekten Berivan’nın kendisini düzelteceğine inanıyorum. Baba sana temellimde kendine gelmen. Çünkü karşımda eski Cuma Ali yok. İşine devam edip kendine bir hayat kurmalısın. Duygusallık yapmana gerek yok inan sende genç ve bekâr olsaydın benim gibi yapardın. Sizin her üzülüp pişman olmanız benim oraya adapte olamamama yer açacaktır. Zilan’a yönelik temelimde okulunu ve derslerini iyi çalışmasıdır. Zilan da gerçekten bu ışık var. Nenen gile yönelik temelim hiç duygusallık yapmamaları KÜRDİSTAN İÇİN AMED İÇİN SAVAŞACAĞIM.Size düşen bu kararıma saygı laik olmanızdır. Ben kimse gibi buralarda kendimi yaşatmam. Ben savaşırım. Bu kararım karşısında onurlu durun. Hepinizin gözlerinden öpüyorum”


Şeklinde mektubun elde edildiği, mektubun şüphelinin Adıl AMED kod isimli oğluna ait olduğu ve bahse konu şahsın PKK/KCK terör örgütünün dağ kadrosunda olduğu,
Final dergisi dershaneleri cep kitapçığının 1 ile numaralandırılan sayfasında Final ve Çözüm yıl ile başlayan;
Devrimci Halk savaşı,

Kimlik taşımama,

Mahkemeye çıkmama,

Kürtçe konuşma her yende,

Demokratik direniş ile biten yazıda;

2011 yılı içerisinde yapılması gerekenlerin planlandığı,

Final dergisi dershaneleri cep kitapçığının 2 ile numaralandırılan sayfasında 18 Mayıs ile başlayan;

18 Mayıs Meyeder öncülüğünde eylem yapılacak

15 Mayıs Kürt dili bayramı

14 Mayıs 2011 şişliden taksime yürüyüş

Şişli ilçesinin önü saat:15 de ile biten el yazısı dökümanda; yapılacak eylemlerin önceden planlandığı,
Anlaşılmıştır.

SİYASET AKADEMİLERİ
Terör örgütü PKK’nın kurulduğu ilk günden bu yana “Türkiye, Irak, Suriye ve İran toprakları üzerinde birleşik bağımsız bir Kürdistan Devleti kurmayı” hedeflediği ve hiçbir zaman bu hedefinden sapmadığı,
Terör örgütü PKK/KCK’nın zamana ulusal ve uluslararası konjonktürel gelişmelere paralel olarak ideolojisinde, stratejisinde, eylem metotlarında ve yapılanma biçiminde bazı değişiklikler gerçekleştirdiği, nisan 2002’de KADEK, kasım 2003’de KONGRA/GEL ve mart 2005’te KKK şeklinde isim değişikliklerine gittiği, mayıs 2007 yılından itibaren yeni yapılanmasını Kürdistan Halklar Topluluğu (KCK) olarak duyurduğu ve kendisini halen KCK olarak adlandırdığı, PKK/KONGRA-GEL’i ise KCK’ya bağlı alt birimlerden biri olarak gördüğü,

Örgütün 2007 yılından itibaren KCK yapılanmasını aktif hale getirmek ve kuruluş aşamasında özerk daha sonra konfederatif bağımsız bir devlet kurmak amacına yönelik planlamalar yaptığı, ülkemiz sınırları içerisindeki faaliyetlerini Kürdistan Halklar Topluluğu/Türkiye Meclisi (KCK/TM) üzerinden yürütmeyi hedeflediği, bu süreç içerisinde KCK’nın terör örgütünün yeni ve daha tehlikeli bir örgütlenme modeli olduğu anlaşılınca, örgütün Demokratik Toplum Kongresi (DTK) üzerinden hedefine ulaşabilmenin planlarını yaptığı, terör örgütü lideri Öcalan’ın talimatıyla kurulan DTK’yı sivil bir çözüm platformu gibi kamuoyuna sunduğu, nitekim kamuoyunda ki algıdan bu hususta kısmen başarılı olduğu, oysa gerek KCK ve gerekse Demokratik Toplum Kongresi isimli yapılanmaların tamamen PKK/KCK lideri Öcalan’ın fikirleri olduğu, illegal terör eylemleri ile halk tabanında ve uluslar arası camiada legal bir zemin bulamayan terör örgütünün çıkış yolu olarak KCK ve DTK gibi çözümlere yöneldiği, terör örgütün bu yapılanmalar üzerinden ülke içinde ve uluslararası platformda taraf haline getirilmeye çalışıldığı, DTK’nın sivil inisiyatif olarak toplumun tüm kesimlerine hitap etme iddiasına rağmen sonuç bildirisine “demokratik özerklik” gibi ülkeyi bölme projesini koyarak aslında hangi amaca hizmet ettiğinin cevabını da verdiği, KCK ve DTK’nın terör örgütünün kendisi olduklarının en önemli kanıtının ise bu yapılanların içerisindeki insanlardan hiç birinin “PKK terör örgütüdür, bu örgütün dağ kadrosuna bulunanlar teröristtir, Abdullah Öcalan ise bu terör örgütünün lideridir” noktasında olmadıkları, aksine iki devlet arasında söz konusu olabilecek barışın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile terör örgütü ve onun liderinin muhatap alınarak gerçekleştirilmesini talep ettikleri, bunun ise birbiriyle savaşan iki devletin savaş sonunda barış ortamı için masaya oturmalarıyla eşdeğer bir kavram olduğu, bu suretle DTK’nın anlamının PKK terör örgütünün dağda kazanamadığını masada kazanma girişimi olduğu, DTK’nın deşifre olup gerçek mahiyetinin anlaşılmasından sonra terör örgütünün yeni bir yapılanma ortaya çıkararak hedefine yürümek isteyeceği, güvenlik güçlerinin terör operasyonları sırasında yüzlerini boyama ve araziye uygun kıyafet giyme gibi faaliyetleri nasıl ki gizlenme amaçlı ise KCK, DTK ve Siyaset Akademilerinin de terör örgütünün faaliyetlerini rahatça yürütmek için başvurduğu kamuflaj yöntemi olduğu, özünde hepsinin terörün parçası olduğu,


Anlaşılmıştır.
İşte yukarıda verilen perspektif çerçevesinde, yine terör örgütü lideri Öcalan’ın talimatıyla örgütün halk tabanına inerek ideolojik eğitim vermesi ve Kürt kökenli olmayan şahıslara da ulaşılarak terör örgütü üyesi ya da sempatizanı haline getirilmesi için Barış ve Demokrasi Partisinin tüzel kişiliği altında Siyaset Akademileri isimli yapılanma oluşturulmuştur.
KCK Sözleşmesinin "Alan Merkezleri" başlıklı 14. maddesinde "İdeolojik Alan Merkezi" içerisinde yer alan "Bilim Aydınlanma Komitesi"nin tanımı olarak "Önderlik tarafından belirlenen felsefik-ideolojik hattın uygulanması ve geliştirilmesinden sorumludur. Tarihin ve toplum yaşamının her alanına ilişkin olarak farklı zeminlerde akademik örgütlülük temelinde yaygın ve derinlikli teorik-entelektüel çalışmalar yürütür. Temel ideolojik mücadele kurumudur. Bilimsel çalışmalar temelinde Kürdistan ve Ortadoğu aydınlanma hareketini geliştirir. KCK kadro ve çalışanlarının eğitimini yürütür ve halkın demokratik eğitimini teşvik eder." ifadelerine yer verilmektedir.
PKK/KCK terör örgütü lideri Öcalan avukatları aracılığıyla bir dönem sıkça “Kürtlerin siyaseti öğrenebilmesi için ‘Siyaset Akademileri’ kurulması gerektiği, demokratik siyasetin canlandırılması için ‘demokratik siyaset akademileri’nin hayata geçilmesinin önem arz ettiği, buralarda yetişecek kadroların dalgalar halinde topluma yayılarak, demokratik toplumu inşa edecekleri”ni dile getirmiştir.
Öcalan tarafından "Benim çözüm paradigmam dört ayaktan oluşuyor; Kent Meclisleri, Demokratik Siyaset Akademisi, Demokratik Toplum Kongresi ve Kooperatifler Hareketi” ifadesi dile getirilmiştir. Bu paradigma Öcalan tarafından talimat verilmesi akabinde terör örgütü yanlısı sitelerde örgüt yandaşlarına duyurulmuştur.

Terör örgütü güdümünde faaliyet gösteren basın-yayın organlarından Fırat Haber Ajansında 20 Ekim 2010 tarihli "Yeni başlayanlar için KCK" başlığıyla yayınlanan haberde, "DÖRT ÖRGÜTLEME KCK sistemi her şehir, ilçe, kasaba ve köyde meclislerin ve komünlerin örgütlendirilmesi ile gerçekleştirilir. Komünler ve meclislerin geliştirilmesi ile toplumun örgütlülüğü sağlanabilir, halk irade haline getirilebilir, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir, kendine yeter hale gelebilir, kendini yönetebilir. KCK temel 4 örgütlemeden oluştur. Siyaset akademileri, kent meclisleri, kongreler ve kooperatifler." şeklinde olduğu belirtilerek KCK sistemi içerisinde siyaset akademilerinin yeri belirtilmektedir.



Fırat Haber Ajansı'nda 18 Ocak 2010'da "Zeki Şengali: Kürt siyaseti özeleştiri yapmalı" başlığıyla yayınlanan haberde; KCK YÜRÜTME KONSEYİ ÜYESİ ZEKİ ŞENGALİ TARAFINDAN SİYASET AKADEMİLERİ KUŞKUSUZ KADRO YETİŞTİRME YERİDİR. DAR ANLAMDA BAKILDIĞINDA DEVLETİN BU POLİTİKALARINA KARŞI SÜREKLİ OLARAK YAKALANAN KADROLARIN YERİNİ DAHA GÜÇLÜ OLARAK DOLDURMA ROLÜNÜ OYNAYIP İŞLEVİNİ GÖREBİLİR, GÖRMELİDİR. Ne var ki akademilerin rolünü böyle tanımlamayıp sınırlandırmak son derece yetersizdir. Akademiler toplumun ruhudur. Toplumun yeniden kendisini bulmasının, egemen sistemin olumsuz etkilerinden arındırmasının temel mekânlarıdırlar. Bilimin çağımızda iktidar tekellerinin kontrolünde bir kar sektörüne dönüştürüldüğü ve muazzam bir bilgi kirliliğinin yaratıldığı göz önüne getirildiğinde akademilerin, bulanıklaştırılmış suyun arıtıldığı ve yeniden insan hizmetine sunulduğu araçlar kadar değerli bir işlevi vardır. Bu nedenle toplumsal yaşamın her alanında akademileri geliştirmek başarının olmazsa olmaz kabilinden koşuludur. Bunlar tarihsel örneklerinden de görüldüğü gibi büyük geniş mekanlara ve konfora gerek duymazlar. Her ev, her bahçe, her köy özgür tartışmaların yapılacağı hakikatin ve adaletin peşinden gidileceği bir akademi olabilir… Milliyetçiliğe karşı yurtseverlik, ulus devlete karşı demokratik ulus, ılımlı İslama karşı demokratik islamı vb onların çarpıtarak kullandığı her toplumsal değeri yerli yerine oturtup savunmak ve sahip çıkmak gerekir. Bunun için de akademiler çok temel bir misyon ve role sahiptirler. Akademilerde yapılan analiz, tespit ve tartışmalar politik alana taşırılarak bunların çıkar ve niyetleri tek tek deşifre edilmeli, kullandıkları kutsal kavramların arkasında gizledikleri kirli çıkarları her kesin göre bileceği çıplaklıkla ortaya serilmelidir. Bunlarla birlikte pratik politikada Türkiye toplumundan her kesimle asgari müştereklerde ittifak kurulmalı milliyetçi şoven cepheye karşı demokrasi cephesi inşa edilmelidir.” denilerek siyaset akademilerinin misyonuna ilişkin hususlar belirtilmektedir.
Bu kapsamda; Kapatılan Demokratik Toplum Partisi (DTP) tarafından 13 Ağustos 2009’da Diyarbakır’da açılışı yapılan “DTP Eğitim Okulu ve Demokratik Siyaset Akademisi” sonrasında Van, Bitlis, Mardin-Kızıltepe’de de siyaset akademisi eğitimleri verilmiştir. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Merkezi tarafından 22 Mart 2010’da Diyarbakır’da “Yerel Yönetimler Akademisi”, 29 Mayıs 2010’da Van’da, 13 Haziran 2010 günü İstanbul'da "Demokratik Siyaset Akademisi", 14 Temmuz 2010'da Mardin/Kızıltepe, Mersin, Şanlıurfa, 17 Temmuz 2010'da İzmir, 31 Temmuz 2010'da Batman, 13 Aralık 2010'da Van, 24 Ocak 2011'de Şırnak/Cizre'de siyaset akademilerinin açılışı yapılmıştır.

Ayrıca 02 Haziran 2010'da Tunceli'de "Dersim Alevilik İnanç ve Kültür Akademisi", 30 Haziran 2010 günü Diyarbakır'da "Kadın Siyaset Akademisi", 28 Kasım 2010'da Van'da "Van Emek Akademisi Derneği" 05 Aralık 2010'da Diyarbakır'da "Diyarbakır Emek Akademisi Derneği", 06 Temmuz 2011'de Şırnak/Silopi'de "Kadın Siyaset Akademisi" hayata geçirilmiştir.


Sonuç olarak; terör örgütünün siyasi alandaki faaliyetlerinin artırılması, örgütün ideolojisine ve amaçlarına paralel siyasetin canlandırılması, örgütsel ideoloji çerçevesinde eğitilecek ve yetiştirilecek kadroların dalgalar halinde topluma yayılması ve böylece yeni bir toplum inşa edilmesi amacıyla bizzat teröristbaşının talimatları çerçevesinde Siyaset Akademileri adı altında örgütsel eğitim merkezlerinin kurulması amaçlanmış; söz konusu talimatlar çerçevesinde farklı illerde çeşitli adlarla Siyaset Akademileri adlı merkezler açılmış, bu merkezlerin kurulması, işleyişi, eğitim programlarının içerikleri vb. konularda yapılan araştırmalar ve örgüt mensuplarının ifadeleri sonucu Siyaset Akademileri çatısı altında verilen eğitimlerin önceki yıllarda terör örgütü tarafından örgüt kamplarında verilen siyasi eğitimlerle paralellik gösterdiği tespit edilmiştir.
KOMA CİVAKÊN KURDİSTAN (KCK) SÖZLEŞMESİ İÇERİĞİNDE SİYASET AKADEMİLERİ:
Madde 14
Alan Merkezleri
Yürütme Konseyi değişik faaliyet alanlarına göre beş alan merkezi biçiminde örgütlenerek, çalışmalarını yürütür. Alan Merkezleri 7–13 üyeden oluşur. Her alan merkezi üç kişilik koordinasyon tarafından yönetilir. Alan Merkezleri ayda bir faaliyetleri, plan ve projeleri hakkında Yürütme Konseyi Başkanlığına rapor sunarlar. Kongra Gel kararlarını ve Yürütme Konseyi genelgelerini uygularlar. Kendi çalışmalarını hazırladıkları program ve yönetmeliklerine göre yürütürler. Bunların Yürütme Konseyi Başkanlığınca onaylanması gerekir. Alan Merkezleri faaliyetlerinin özgünlüğüne göre ihtiyaç duyduğu kadar alt komite örgütler. Ayrıca alan merkezleri, komiteler ve koordinasyonlar kendi alanlarında çalışmaları etkin ve çok yönlü geliştirebilmek için ihtiyaca göre gerekli alt ve yan örgütler oluşturur, ya da bu tür örgütlerle ilişkilenir.
1-İdeolojik Alan Merkezi
Önderlik çizgisi temelinde gereken teorik çalışma ve ideolojik mücadelenin yürütülmesinden, kadro ve halk eğitiminin sürdürülmesinden, kültür, sanat-edebiyat çalışmaların geliştirilmesinden, propaganda-ajitasyon çalışmalarının yürütülmesinden ve süreklileştirilmesinden sorumludur. KCK sisteminin tüm ideolojik çalışmalarının örgütlendirip yürütmesinden sorumlu kurumdur. Görevlerini daha etkin ve başarılı yürütmek için kendini aşağıdaki komiteler biçiminde örgütler.
a- Bilim-Aydınlanma Komitesi: Önderlik tarafından belirlenen felsefik-ideolojik hattın uygulanması ve geliştirilmesinden sorumludur. Tarihin ve toplum yaşamının her alanına ilişkin olarak farklı zeminlerde akademik örgütlülük temelinde yaygın ve derinlikli teorik-entelektüel çalışmalar yürütür. Temel ideolojik mücadele kurumudur. Bilimsel çalışmalar temelinde Kürdistan ve Ortadoğu aydınlanma hareketini geliştirir. KCK kadro ve çalışanlarının eğitimini yürütür ve halkın demokratik eğitimini teşvik eder.
b- Kültür Komitesi: Edebiyat ve sanat çalışmalarını yürütmekle sorumludur. Kürt kültürünün ve azınlık kültürlerin geliştirilmesi ve toplumun kültürel eğitiminin ilerletilmesi faaliyetlerini yürütür. Kültür-sanat örgütlenmelerini geliştirir ve destekler.
c- Basın Komitesi: Önderlik çizgisine göre basın- yayın politikalarını oluşturur, basın örgütlenmesinin sağlanmasını ve geliştirilmesini destekler. İdeolojik ve ulusal birliğin pekiştirilmesine yönelik çalışmalar yürütür. Demokratik, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü toplum paradigması ekseninde toplumsal aydınlanmayı gerçekleştirmek için çalışmayı temel görev sayar. Demokrasinin oturtulması için kamusal alanda eleştiri, gözlem gücü ve temel bir denetleme mekanizması olarak işlev yürütür. Bilgi tekeline dayalı iktidarlaşmayı aşmak ve demokrasinin halka dayalı oluşumunu gerçekleştirmek amacıyla her türlü bilimsel bilginin genelleşmesini hedefler.” Şeklinde yer almaktadır.
Bu bağlamda;
07 Mayıs 2010 tarihli haberde, terör örgütü lideri Öcalan’ın "PKK'ye KCK'ye de şunu söylüyorum. KARAYILAN, DURAN ve son olarak da Cemil BAYIK'ın söyledikleri ortada, kendileri görüşlerini, düşüncelerini dile getiriyorlar. artık bu işin merkezinde kendileri vardır. hepsinin düşüncelerine görüşlerine saygım var. kendi koşullarını kendileri daha iyi biliyor. artık bu işi onlar yürütecekler ve kararlarını verecekler. devletle savaşırlar mı barışırlar mı kendileri karar verecekler. Yüzde seksen oranında sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel her alanda halkın içinde örgütlenip ihtiyaçlara cevap verebilecekler mi? Devrimci Siyaset akademilerini oluşturabilecekler mi? işte belirtiyorlar, kentlerde isyanlar, şehir ayaklanmaları, yaygın çatışmalar olabileceğini söylüyorlar. şiddeti orta düzeye tırmandıracağız diyorlar, bunu ben demiyorum, kendileri diyor. bunların hepsine kendileri karar verecekler" şeklinde talimat verdiği, talimat içeriğinden; siyaset akademilerinin terör örgütünün bağımsız kürdistan devleti kurma temelinde çok önemli bir yapılanma olduğu ve Öcalan’ın talimatından da anlaşılacağı üzere bağımsızlık için savaş yapılması durumuna kadar örgütün sosyal – siyasal ve ekonomik ve kültürel alanda mevcut kadrosunu oluşturma ve yapılan operasyonlarla tutuklanmalara karşı kadro açığını tamamlama ve KCK yapılanmasını oluşturma , hatta örgütün şiddeti tırmandırarak savaş durumunda devrimci siyaset akademileri adı altında yetiştirilen örgüt mensuplarının etkin rol alacağı anlaşılmaktadır.
PKK/KCK terör örgütü güdümünde yayın yapan DİHA-Dicle Haber Ajansına ait www.diclehaber.com isimli internet sitesinde yayınlanan örgütsel içerikli Haber ve görüntülerin içeriğinde;
HABER 1: İSTANBUL (DİHA) - BDP İstanbul İl Örgütü, parti kadrolarının siyasete kazandırılması ve demokratik siyaset tarzının geliştirilmesi için başlattığı akademi çalışmaları çerçevesinde İstanbul'da siyaset akademisi kuruyor.
12.06.2010 günü BDP İstanbul İl Örgütü uzun süredir çalışmalarına başladığı Siyaset Akademisi çalışmalarını tamamladı. 13 Haziran tarihinde açılışı yapılacak olan akademi için aralarında Aslı Odman, Ahmet İnsel, Ahmet Şık, Ali Nesin, Avi Haligua, Ayşe Buğra, Baskın Oran, Ayşe Hür, Deniz Türkali, Derya Alabora, Ece Temelkuran, Erol Katırcıoğlu, Fatmagül Berktay, Ferhat Kentel, İlkay Akaya, İsmail Beşikçi, Murat Belge, Mithat Sancar, Özgür Sevgi Görel, Pelin Batu, Ragıp Duran'ın da bulunduğu çok sayıda kişiye davet gönderildi. Akademinin açılış dersini BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak verecek.
Nitelikli kadro gücüne ihtiyaç var'

Akademi çalışmalarına ilişkin bilgi veren BDP İstanbul İl Eşbaşkanı Mustafa Avcı, sömürgeciliğe emperyalizme karşı karşı demokratik bir çalışma yürütülmesi gereğinden hareketle parti olarak nitelikli kadro gücüne ulaşmaya ihtiyaç olduğunu söyledi. Avcı; "Akademi kapsamında bir müfredatın uygulanması açığa başka şeyler de çıkaracaktır. Bugüne kadar üretilen klasik tarzda siyaset toplumsal hiçbir soruna çözüm olmadı. O yüzden de yeni paradigmal sistemin anlayışını, ahlakını, kültürünü, siyasetini ve politikasını yapabilmek için nitelikli bir kadro gücüne ihtiyaç vardır. Biz bu ihtiyaçtan kaynaklı olarak bu çalışmayı önümüze koyduk" diye konuştu.


“A'dan Z'ye siyaset akademide öğrenilecek”
Türkiyelileşme politikaları kapsamında İstanbul'un bir laboratuar olarak ele alındığını belirten Avcı, akademi müfredatı ve çalışmalarına ilişkin şunları söyledi;
"Müfredatımız oldukça kapsamlı olacaktır. Dış ilişkiler, diplomasi, siyaset ve ekonomi ilişkileri, siyaset felsefesi, tarihi, bu benzeri ve bir yöneticimizin ihtiyaç duyabileceği günlük pratik çalışmalar yer alacaktır müfredatımızda. Yürürlükte olan yasalara göre kurulmuş bir parti olduğumuz bir gerçek fakat mevcut yasaları tümüyle kabul eder kendimizi ona hapsederek çalışmalarımızı sürdürürsek kendi misyonumuzu da tehlikeye atmış oluruz. Toplumun ihtiyacı doğrultusunda gerektiğinde o yasaları da zorlar bir pratiğimiz söz konusu. Biz yetiştireceğimiz kadroya hem şu anki mevcut yürürlükteki yasalara göre nasıl davranacağını hem de temelde bilgi-birikim olabilecek şekilde öğretiyoruz. Siyasetin A'dan Z'ye kadar her şeyini öğrenebilmek için bu bir ihtiyaçtır." şeklinde haberin olduğu,
HABER 2: 13.06.2010 günü İSTANBUL (DİHA) - BDP'nin İstanbul'daki 'Siyaset Akademisi'nin açılışını yapan BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, sadece ortam dinlemeleri ve telefon konuşmaları delil yapılarak "KCK operasyonu" adı altında Kürt siyasetçilerinin tutuklandığını belirterek, "Başbakan Erdoğan, benim telefonuma paralel hat çekip dinlesin. Arkadaşlarım ne suçla yargılanıyorsa aynı suçu biz de işliyoruz" dedi. Kışanak, baskı ve tutuklamalarla sindirme siyasetine karşı "siyaset akademi"lerinde yeni siyasetçiler yetiştirerek cevap vereceklerini söyledi. BDP İstanbul İl Örgütü'nün çalışmalarıyla Ümraniye Atatürk Mahallesi Alemdağ Caddesi'nde kurulan "Siyaset Akademisi"nin açılışı gerçekleştirildi. Açılışı BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, Doç. Dr. Sungur Savran, Yazar-Yayıncı Ragıp Zarakolu, Prof. Dr. Büşra Ersanlı, İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP İl Eşbaşkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Mustafa Avcı'nın yanı sıra TZP Kurdi, İstanbul Kürt Enstitüsü, KESK, GÖÇ-DER ve SDP temsilcileri katıldı. 2 kat halinde 4 derslik, kütüphane, toplantı salonu, kantin ve etüt odalarının bulunduğu akademinin açılış kurdelesini BDP Eşbaşkanı Kışanak ve Yazar Zarakolu birlikte kesti. Ardından demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu.

Akademilerden çok şey öğreneceğiz'

Açılışın ardından akademide ders verecek olan akademisyen ve yazarlar kısa birer konuşma yaptı. İlk konuşmayı yapan Yazar Zarakolu, Kürtçe katılımcıları selamladıktan sonra siyaset akademilerinin tüm dünyada sosyalist hareketlere önemli bir ivme kazandırdığını anlattı. Alman sosyalistleri tarafından denenen akademilerin bunun sonucunda çok büyük bir bilinç açığa çıkardığını belirten Zarakolu, Türkiye'de bunun Kürtler tarafından uygulanmasının anlamlı olduğunu söyledi.

Kürtlerden ve bu akademilerden öğrenecek çok şey olduğunu belirten Zarakolu, her konuda destek olmaya da hazır olduğunu söyledi. Daha sonra söz alan Doç. Dr. Savran ise siyaset akademisinin Kürt siyasi mücadelesini bir adım daha ileri götüreceğine inandığını söyledi. Kürt halkı tarafından bu adımın atılmasının oldukça önemli olduğunu belirten Savran, "Kürt hareketinin mücadelesinin sıcaklığı bu akademilerle bilince ulaşacaktır" dedi. Savran'ın ardından konuşan Prof. Dr. Ersanlı da siyaset akademisinin Türkiye'de doğru siyasetin önünü açacağını dile getirdi. 'Erdoğan benim telefonumu da dinlesin' Son olarak konuşma yapan BDP Eşbaşkanı Kışanak ise siyasetin halktan uzak halkın, dışında yapılamayacağını söyledi. Siyaset akademilerinin bunun için halkın arasında halkla birlikte siyaset yapabilmek ve bilinçlenmek için atılmış önemli bir adım olduğunu belirten Kışanak, buralardan açığa çıkacak gücün partilerine güç katacağını söyledi. Mahkemeye sunulan Kürt siyasetçilerin yargılandığı KCK iddianamesine de değinen Kışanak, iddianamenin ve soruşturmanın tamamen ortam dinlemeleri ve telefon dinlemelerinden oluşmasının hukuksuzluk olduğunu söyledi. Kışanak, "Bu güne kadar KCK adı altında tutuklanan arkadaşlarımız ne konuşmuşlarsa ne söylemişlerse aynı suçu bu gün bizde işliyoruz. Başbakan Erdoğan sesleniyorum, alsın benim telefonumun paralel hattını AKP Genel Merkezi'ne yönlendirsin. Eğer utanması yoksa açıp dinlesin. Bizim kimseden gizli konuştuğumuz bir şey yok. Halkımızın içinde ne söylüyorsak, telefonda da aynısını söylüyoruz" diye konuştu.


“KCK operasyonuna akademi cevabımız olacak
Demokratik açılım' konusunda hükümete yönelik eleştirilerini sürdüren Kışanak, Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz hafta sporcularla yaptığı 'açılım' toplantısında söylediği 'terörle mücadele sorunudur' sözlerini hatırlatarak, "Tayyip Erdoğan gerçek niyetini orada açığa çıkarmıştır. Artık demokratik açılımdan bahsetmesini çıksın halkın arasına samimi olmadığını itiraf etsin" diye belirtti. BDP olarak, KCK operasyonları baskı ve yok etme siyasetine karşı boyun eğmeyeceklerini dile getiren Kışanak, baskı ve tutuklamalarla sindirme siyasetine karşı 'siyaset akademi'lerinde yeni siyasetçiler yetiştirerek cevap vereceklerini söyledi. Dersliklere Musa Anter, Şerzan Kurt ve Aydın Erdem'in ismi verildi Kışanak konuşmasının ardından Siyaset Akademisi çalışmalarında katkı sunan İl Eşbaşkanı Mustafa Avcı ve Hamit Ülbey'e teşekkür plaketi verdi. Daha sonra akademinin dersliklerinde ilk gün dersler başladı. Akdeminin Aydın Erdem dersliğinde Gülten Kışanak, Musa Anter dersliğinde Ragıp Zarakolu ve Şerzan Kurt dersliğinde ise Büşra Ersanlı, "demokratik siyaset" üzerine ders verdi. İlk gün derslerine katılım oldukça yoğun oldu.” şeklinde haberlerin olduğu,
Tespit edilmiştir.
Sözde Kürdistan Halk Meclisi ( KONGRA-GEL ) Başkanı Zübeyir AYDAR’ın KCK konusunda yaptığı değerlendirmede; “KCK genel hareketimizin toplamıdır, KCK. Türkçe karşılığı Kürdistan Topluluklar Birliği, meclisler birliği gibi bir şey, Bir meclisi var. Bu meclis Kongre-Gel'dir, Bir de Kongre-Gel'in içinden seçilmiş Yürütme Konseyi var, Ben şu anda onun üyesiyim, ESKİDEN HER ŞEY PKK' İDİ, ŞİMDİ HER ŞEY KCK." şeklinde beyanatta bulunduğu,
KCK’nın temel yapılanmasının kısa özeti olan Terör örgütü lideri Abdullah ÖCALAN tarafından kaleme alınan “ 4 AYAKLI PARADİGMA ”başlıklı yazı içeriğinde;
Bu 4 ayaklı paradigmanın ; 1. Ayağı; Kent Meclisleri, 2. Ayağı; Demokratik Siyaset Akademisi, 3. Ayağı; Demokratik Toplum Kongresi ve 4. Ayağı; Kooperatifler Hareketi” şeklinde ifadelerin bulunduğu,
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat KARAYILAN’ın “Bağımsız Kürdistan’ın Devrimci Halk Savaşı ile kurulabileceği, Siyaset Akademilerinde yetiştirilen örgüt mensuplarının da bu savaşta etkin bir şekilde yer alacağı” şeklinde açıklama yaptığı,
Siyaset Akademisinde 3 dönem olarak eğitim gören ve eğitim sonrasında adlarına BDP Genel Merkezince Eş Başkanlar imzalı Siyaset Akademisi sertifikası verilen (Hacı Kod) Hüseyin Başar, Türkan Kocadağ, Tunçer Özdoğan, İsmail Zeybek, Hikmet Duman, Faruk Tur, Cafer Selçuk, Cesim Soylu, Ülker Özadıkti, Abdullah Geldi, Cihan Deniz Zarakolu, Mehmet Tayyip Arslan ve Nural Doğan isimli şüphelilerin KCK/TM yapılanmasında İstanbul Sorumluları oldukları,
Yukarıda tarafımızdan verilen çerçeve içerisinde; kamuoyundaki algının aksine terör faaliyetinin artık sadece dağlarda silahlı militanlarca yürütülmediği, bağımsız birleşik kürdistan hedefine kilitlenen terör örgütünün silahlı mücadeleyi devam ettirmekle birlikte zaman içerisinde ulusal ve uluslararası konjonktüründe etkisiyle değişik mücadele metotları geliştirdiği, ülkeyi bölme projesinin dağdaki bir kısım teröristle mümkün olmayacağını 30 yıllık süreçte müşahede eden örgütün şehir merkezlerine ve buradaki halk tabanına yöneldiği, özellikle Kürt kökenli vatandaşlara PKK ideolojisi empoze ederek toplumsal bir taban kazanmaya ve bunun sağladığı güçten yararlanarak bir halk ayaklanması ile kürdistan isimli haritayı oluşturmaya yöneldiği, nitekim KCK toplantılarında yukarıda verildiği üzere, Mısır’da Tahrir meydanında halk ayaklanması ile yönetimin devrilmesi örnek gösterilip, Diyarbakır’ın da Tahrir’e çevrilmesinin istendiği, işte bu halka inme ve halk ayaklanması ile Devleti bölme projesinin saç ayaklarının da terör örgütü lideri Öcalan’ın da bizzat itirafıyla KCK, Demokratik Toplum Kongresi ve Siyaset Akademileri olduğu, terör örgütünün gerek siyaset akademileri ile ve gerekse çeşitli kültürel faaliyetler vermek bahanesiyle oluşturduğu dernek ve sair yapılanmalar ile masum insanlara ulaştığı, belirli bir aşamadan sonra ise örgütsel ideoloji verilerek bir kısmının kırsal alana gönderildiği, diğerlerinin ise şehir yapılandırılmasında görevlendirildiği,
Anlaşılmıştır.

09.03.2011-26.09.2011 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL’DA YAPILAN VE DETAYLARI YUKARIDA VERİLEN PKK/KCK TOPLANTILARINDA SİYASET AKADEMİLERİNE İLİŞKİN OLARAK;
1- 09.07.2011 tarihli toplantıda
“(dk 17:42)(toplantıda, bölücübaşı Abdullah ÖCALAN’ ın avukatları ile yapmış olduğu ve basına sızdırılan görüşme notları okunuyor)…son savunmam adeta Ortadoğu”nun kurtuluş manifestosudur, çok değerlidir, içinde her şey var, yararlanmasını bilmelidirler, zaten BDP’nin son seçimlerde Dersim ve Urfa’da ki en son hali ortada, bunun için daha öncede demiştim, demokratik siyaset akademileri bu nedenle çok önemlidir çok güçlendirilmeleri gerekiyor, bu akademilerde onlarca profesyonel insan yetiştirilebilir ve her tarafta çalışabilirler, bu yöndeki çalışmalara hemen başlanabilir, seferberlik ruhuyla bu çalışmalar gerçekleştirilirşeklinde beyanların olduğu,
2- 09.03.2011 tarihli toplantıda
“(dk 12:38) Kısa bir bilgiyi diğer arkadaşlara da aktarayım, arkadaşlar burada çalışmayı yürüten arkadaşımız vardı Zeytinburnu düzeyinde akademi geçiş vermemişti, netleştirelim ama AKADEMİ BİR ARKADAŞA ONAY VERMEDİĞİ ZAMAN O ARKADAŞ HAKKINDA DAHA ÖNCE ELEŞTİRİ GELDİYSE O ARKADAŞA GÜVENMEMEK GEREKİR, AKADEMİYİ BASİTE ALMAYIN ARKADAŞLAR, AKADEMİ İDEOLOJİK ALANDIR, KADRO ORADA NETLEŞİR, o nedenle arkadaşa çok yoğun eleştiriler de gelmişti, biz yoğunlaşma süreci diye kendisinin görevini dondurduk, şu an Fatih te, arkadaşımızdır, 2 arkadaştır, bir arkadaşımız zaten geçen çalışmalara ara verdi, bundan sonra yürütmededir, bu hafta başladı” şeklinde beyanların olduğu,
3-08.08.2011 tarihli toplantıda
“(dk 30:48) ama son mecliste yeterli düzeyde ilgilenemedi, hani kurduk doğrudur ama içerisi boştur, akademileri içine taşıyacaktık, bu meclisleri eğitecektik, bu yapının bir araya gelmemesi dağılması olacaktırşeklinde beyanların olduğu,
4- 09.07.2011 tarihli toplantıda
“(dk 26:10)bizimle beraber bunu aşma noktasında gerçekten eğitim şarttır, var olan birkaç ilçelerde eğitim çalışması almamız gerekir, gerçi akademinin de böyle bir çalışması var, ama birinci derecede buradaki sözcü arkadaşın gerçekte genelde ilçelerde olan meclislerin eğitimini vermesi gerekiyor” şeklinde beyanların olduğu,
5- 09.03.2011 tarihli toplantıda
“(dk 37:57) Eğitim konusunda her şeyimizi hazırladık bölge bölge ilçe ilçe yani, bu hafta içerisinde olmazsa bir kaç gün içerisinde olur, akademiyi dağıtıyoruz, akademideki kadrolarımız alanlarımıza veriyoruz, sinevizyonlu, gösterimli çizelge üzerinden eğitimleri yürüteceğiz, şimdi belirteyim tanıtayım arkadaşları, arkadaş ikinci bölge sorumlusu, kent meclis sözcülüğünden, şu an ki bulunan bileşenin birebir İstanbul, 2. Bölge kent meclis sorumlusu arkadaşın kendisidir, 2. Bölgede ayrıca bölge sözcülüğü olarak arkadaş var siyasi alanda da Feremez var, bakın arkadaşlar şu ayrıcalığı yapmayın, Feremez arkadaşla da aynı şekilde görüşürsünüz, diğer arkadaşlarla da, arkadaş bölgenin değil sadece ilin sözcüsüdür, eleştirileriniz varsa arkadaşa var kendisine sorun bundan sonraki toplantılarda eleştiri ile başlayacağız, bütün eleştiriler sistemlerimiz üzerinedir, Mehmet arkadaş 2. Bölgenin sözcüsüdür, yürütmeden sorumludur, buyur arkadaş” şeklinde beyanların olduğu,
6- 07.08.2011 tarihli toplantıda
“(dk 1.17.58) 2 Gün Pazartesi Salı Yarın 1 de başlıyor arkadaşlar. Siyaset akademisine başvuracaksınız. Başvurular ayın 30 Ağustosa kadar devam ediyor. Başvuruları İl yönetimi kanalı ile bana iletebilirsiniz. Siyaset Akademisine yapmanızı rica ediyorum.” şeklinde beyanların olduğu,
7- 20.09.2011 tarihli toplantıda
“(dk 1.21.32)Tamam o zaman şöyle yapalım. Bizim referans olabileceğimiz bak bizimde referans olabileceğimiz arkadaşlar varsa yarın saat 10:00 da akademide olsun.” şeklinde beyanların olduğu,
8- 07.09.2011 tarihli toplantıda
“(2. bölüm dk14:20)Bide şey var mesela yarın ki burada Amerika dan gelen arkadaş tam olarak ta bilmiyorum ama işte Amerika’da film çekmiş (Anlaşılmadı…) bu herhalde Demokratik Özerklikle ilgili olan durumu tartışacağız. İşte onların karşılığında sempati (Anlaşılmadı…) kültürel özelliklere olan yaklaşım nelerdir. Mesela buradaki durumlar nelerdir. Yani bununla ilgili sorular sorabilirler. bu saat 5 te burada yani il de olacak. konferans salonunda olacak Yarın Saat 5 te onun için yürütmedeki arkadaşların (Anlaşılmadı…) konferanstır. Konferans tipinde olacak Çevirmeni falan da gelecek bu telsizler şunlar bunlar gelecek bu kulaklık ya o gerek teknik boyutu da hani bizim daha çok burada olmamız gerekiyor. yani biz şunu söyleyebildik bakalım belki de tartışılır. Karar alınması gerekiyor. ama bazı şeyler acil geliştiği için bir araya geldiğimizden dolayı kararda vermek zorundayız. Biz bu şekilde karar verdik. Biz dedik ki yürütmeler katılsın yani bu işi bilen sistemi anlamış en az yetersiz eksik te olsa anlayan arkadaşlar yürütmedeki arkadaşlardır. Kadın yapısından gelecek olan arkadaşlar vardır. bide yerellerde işte sözcülükte yani yürütmedeki arkadaşlara Meclislerimizden kurulu bu işi yapacak arkadaşlara haber verecek yarın saat 5 te burada olmaları gerekiyor. Başka biz yani arkadaşlar katılmaları gerekiyor. çok önemli Sonuçta çok önemli bir tanınmış birisidir. BUNUN ORGANİZESİNİ ZATEN AKADEMİ YAPIYOR. yani bizim ile birlikte onun için bizim de olmamızı istediler. (Anlaşılmadı…) onun için yürütmeyi burada ki yürütmede katılmalı. Meclislerimizin yürütmeleri de katılmalı. Sözcülerimizin yürütmeleri (Anlaşılmadı…) Şimdi planlamalar bunlardı arkadaşlar planlamayla ilgili sormak istediğiniz bir şey var mı?” şeklinde beyanların olduğu,
Bahse konu toplantı içeriklerinden;
Demokratik Siyaset Akademilerinin, örgüt lideri Abdullah ÖCALAN’ ın talimatları ile kurulduğu ve ÖCALAN’ın Siyaset Akademilerine özel önem verdiği, akademileri güçlendirmeye çalıştığı, yine Öcalan’ın bahse konu akademilerde örgütsel donanımını tamamlanmış ve KCK yapılanmasının her yerinde çalışabilecek profesyonel kadroların yetiştirilme talimatını verdiği ve bu konuda seferberlik ruhu ile hareket edilmesi gerektiğini beyan ettiği, dolayısıyla Demokratik Siyaset Akademilerinin, KCK yapılanmasının kadro oluşumu açısından özel bir öneme sahip olduğu,
Anlaşılmıştır.

Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından terör örgütünün Siyaset Akademilerinde ki faaliyetlerine yönelik olarak yapılan soruşturma kapsamında, 23.11.2010 ila 22.02.2011 tarihleri arasında İstanbul Ümraniye İlçesi Atatürk Mahallesi Alemdağ Caddesi Mahmutoğulları İşhanı No: 61 de ki Barış ve Demokrasi Partisi Ümraniye İlçe Başkanlığı binasında bulunan Siyaset Akademisinde verilen derslere ilişkin olarak Mahkeme kararıyla dinleme yapılmıştır. (33) günlük periyotta dinlenen derslerin çözümleri aşağıya çıkarılmış olup, incelendiğinde açıkça görülecektir ki; Siyaset Akademileri PKK/KCK terör örgütünün dağdaki eğitim kamplarının paralel yapılanması olarak şehir yapılanması eğitim kamplarıdır.
Bu bağlamda;
BDP SİYASET AKADEMİSİNDE 23.11.2010 TARİHİNDE VERİLEN DERSE İLİŞKİN SES KAYDI ÇÖZÜMÜNÜN:
1.DERS
SEVİM ER:(00.00): Arayı bekleyin dicem arayı bekleyin dicem çünkü bölmek istemiyorum
X ERKEK SAHIS(00.08): Girsem daha iyi olur
SEVİM ER: (00.10): hıı
X ERKEK SAHIS(00.12): kaçırmıyım en azından
SEVİM ER: (00.17): Bundan sonra olmayacak, ilk gün olduğu için
X ERKEK SAHIS(00.23): Yok yok efendim, çünkü yeri de bilmiyordum biraz git gel yaptım
SEVİM ER: Hocam
X ERKEK SAHIS(00.42):merhaba, herkesten özür dilerim, geç kaldım
KEMAL SEVEN:(00.44):Buyur
KEMAL SEVEN: (00.54):(… anlaşılmadı...) Eğitim nedir? Kısaca bunun üzerindede durmak gerekir. Eğitim devleti iktidarın sınıkçı ciddiyetsiz hilesinden tümüyle kurtarmaktır bu hareketin zihniyeti devlet iktidar sınık ve cinsiyetliliği kapsamıyor neyi sağlıyor demokratik Türkleri demokratik özgürlüğü eşitliği ile hesaplanıyor bu yüzden her arkadaş eğitimden hareketsiz zihniyetin hesaplanmasıdır. Anlıyorsanız yani kendini demokratik, ekonomik, cinsiyet özgürlükçü paracı hayırcılardan oluşur.Çünkü toplum bu 3 ayak üzerinden oluşur. Belli ki (… anlaşılmadı…)eğitim bu nedenle kişilik kültür ekonomi kazanmaktır. Eğitim insanı hedeflerine götürecek olan duygu ve düşüncelerin oluşmasıdır bunun birikim doğrultusunda kendini derinleştirmek. Eğitim öncelliğin zihniyet kendinden oluşumu (…anlaşılmadı..) oluşumu ve bu nedenle basitleşme gelişme başarmaktır. Eğitim önderliğin hedeflerini kendini kilitlemek önderliğin içine girmek kendini bu çizgide eritmek çizgi doğrultusunda ortaya çıkarmak bunları zamanında gerçekleştirmektir. Bu yüzden bu okula giren her arkadaş kendini bu esaslar üzerine bilsin. Eğitime ile birlikte (..anlaşılmadı..) kendinden oluşturup büyütüp güzelleştirecek problem olmadı mı kimse bu eğitimden çıkmayacak hareketin görevlerini almayacak görev alacak olan PKK’nın bütünlüğünü kültürünü ve ahlakını alanlar olacak çünkü PKK nın bütünlüğünü üzerine oturmayan birine görev versek dahi bu görevi yapamayacak kendine göre PKK dan örgütü dağa taşıyacak arkadaşlar kendilerini eğitsinler diye örgüt tüm imkanlarını arkadaşlarının zihnine topluyor. sizce bu insanlar azdır benim eğitime yetmiyor diyen yeni arkadaştan vicdanına kalıyor. eğer isterseniz PKK’YI bitirmek için eylem yapıyor. o insanca ortam fazlasıyla vardır. Yok birileri kendilerini eğitemiyorparti beni eğitsin derse parti sizi eğitir.


Dostları ilə paylaş:
1   ...   89   90   91   92   93   94   95   96   ...   278


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə