T. C. Sakarya üNİversitesi sosyal biLİmler enstiTÜSÜ


Azerbaycan Petrol Sektörü Kurumları



Yüklə 0.65 Mb.
səhifə10/11
tarix14.09.2018
ölçüsü0.65 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11

11.3. Azerbaycan Petrol Sektörü Kurumları

Azerbaycan petrol sektörünün önemini açıkladıktan sonra doğal olarak bu sektörde yer alan devlet kuruluşlarından da bahsetmek gerekir. Bunlardan birincisi Azerbaycan Devlet Petrol Fonu’dur. Uluslararası petrol şirketleri ile imzalanan anlaşmalar sonucu ülkeye gelen petrol gelirlerini bir araya toplamak amacıyla Başkan'ın fermanı ile Azerbaycan Devlet Petrol Fonu Aralık 1999 yılında kurulmuştur. Bu fermandan önce bu gelirler Milli Bankası’nda özel hesapta döviz cinsinden ülkenin para sisteminin dışında tutuluyor ve milli para kurunun sabitleşmesine de yardımcı oluyordu. Fonun oluşturulmasıyla döviz kurunun yükselişi azalırken, 2002 yılında Fitch Uluslararası Reyting Kuruluşu Azerbaycan'ın reytingini BB'ye kadar yükseltmiştir. Fitch Uluslararası Reyting Kuruluşu bu kararının gerekçesini Azerbaycan’da Petrol Fonunun oluşturulmuş olmasıyla açıklamıştır.


Azerbaycan Petrol Fonu gelirlerinin, petrol fiyatına veya doğrudan devlet bütçesine bağlı olmaması, diğer petrol fonlarından ayıran en temel özelliktir. 2011 yılı başında Azerbaycan Devlet Petrol Fonu’nun toplam 31 milyar USD civarında bir kaynağa sahip olduğu hesaplanmaktaydı. Her yıl fondan bütçeye önemli miktarda gelir aktarılmaktadır.
Azerbaycan petrol sektörünün ikinci önemli kuruluşu ise Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi’dir. 1993 yılında kurulmuş ve Azerbaycan kara, deniz, göl ve kıyılarında petrol ile ilgili her türlü faaliyette tek başına yetkili bir kurum olarak faaliyet göstermektedir. Ülkedeki petrolün üretiminden, rafinerilerin işletilmesine, boru hatlarına, petrol makineleri üretimi, bakımı, petrol ihracat ve ithalat işlemlerine tek yetkili kuruluştur. Çalışan sayısının 2012 yılı itibarıyla 90 bini aştığı görülmektedir. Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi’nin ve yabancı şirketlerin ödediği vergiler bütçeye aktarılmasına karşılık hasılatın paylaşımı antlaşması kapsamında petrol ihracında şirketin tüm payından elde olunan gelirler, aynı zamanda anlaşmalardan elde edilen diğer gelirler Azerbaycan Devlet Petrol Fonu’na aktarılır.
Gelirlerinin_Payı'>11.4. Azerbaycan Bütçesinde Petrol Gelirlerinin Payı
Azerbaycan devlet bütçesinin %35-%50’si arasında bir kısmı petrol gelirlerinden sağlanmaktadır. Bir şekil yardımı ile durumu inceleyelim.

Yıllar

Petrol

Petrol

Devlet

Devlet

Petrol Gelirlerinin Bütçe




Gelirleri

Gelirleri

Bütçesi

Bütçesi

Gelirleri İçerisinde

Payı




(milyon

(milyon dolar)

(milyon

(milyon dolar)







manat)




manat)







1994

43.1

51.3

101.0

120.2

42.7

1995

137.5

161.8

316.8

372.7

43.4

1996

184.8

225.4

402.6

490.0

46.0

1997

260.7

325.9

513.0

641.3

50.8

1998

166.9

216.7

466.0

605.2

35.8

1999

209.0

251.8

559.0

673.5

37.4

2000

373.7

332.6

715.0

803.4

41.4

2001

362.6

389.9

784.8

843.9

46.2

2002

444.6

458.3

911.0

939.2

48.8

2003

373.7

381.3

1221.0

1245.9

30.6

2004

579.9

591.7

1510.0

1540.8

38.4

2005

902.2

980.7

2055.2

2233.9

43.9

2006

1929.2

2192.3

3881.2

4410.0

49.7

Şekil 22: Devlet Bütçesinde Petrol Gelirleri Kaynak: Devlet İstatistik Komitesi

www.azstat.gov.az (21.05.2007) Aktaran: Manafov (2008:70)


Şekil 22’nin incelenmesinden Azerbaycan bütçesine petrol gelirlerinin katkısının çok ciddi boyutlarda olduğu görülmektedir. Petrol fiyatlarının ciddi düştüğü 1998 ve 2003 yılları dışında petrol gelirlerinin katkısı genel olarak %40’ın altına inmemiştir.
Hazar denizinin Azerbaycan sektöründe çalışan petrol şirketlerinin birçoğu hala karsız çalıştıklarına ve birçok vergilerden muaf olduklarına göre şimdiki aşamada büyük vergi ödeyicileri arasında yer almamakta ve toplanan vergilerin üçte biri Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi tarafından ödenmektedir(Manafov; 2008:71).

Petrol gelirlerinde hızlı artışın ekonomiye en olumsuz etkisi "Hollanda Sendromu" durumu ortaya çıkarmasıdır (Stiglithz; 2004:25). Hollanda Sendromu veya Hastalığı: Daha çok "Hollanda Sendromu" diye bilinen durum, ülke ekonomisinde sadece bir sektörün aşırı gelişmesi, geri kalan tüm sektörlerin ise bu gelişmenin çok gerisinde kalması sonucu oluşur. Gelişen sektörün ülke ihracatı içerisinde büyük paya sahip olması ve kısa vadede yoğun döviz girişi ile ülke parasının aşırı değerlenmesinin ekonomi üzerinde yaptığı olumsuz etkidir (Seyidov; 2006:82).


Devlet bütçesine vergiden gelen gelirlerin %40-45’ni, GSYİH’nın ise %30-35’ni petrol sektörü verir (Rizvangızı; 2006:24). Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi’nin ödediği vergiler ile petrol sektöründen bütçeye ciddi bir kaynak aktarımı söz konusudur. Ancak Hollanda hastalağına yakalanmaması için Azerbaycan’ın tüm Kafkasya’nın büyük çoğunluğuna sahip olduğu ticaret sektörünü de ciddi vergilendirmesi gerekmektedir.

SONUÇ VE ÖNERİLER
Azerbaycan Cumhuriyeti bağımsızlığını kazandıktan sonra planlı ekonomik sistemden karma ekonomik sisteme geçiş sürecinde pek çok ekonomik ve mali dönüşümler gerçekleştirmiştir. Bu gelişim ve dönüşümler vergi sisteminde de köklü değişmeleri zorunlu kılmıştır. Ancak modern bir vergi sistemine geçişini hukuksal alt yapısının hazırlanabilmesi için Azerbaycan'da vergi ile ilgili birçok kanun kabul edilmiştir. Bu kanunlar İlave Değer Vergisi (1991), Gelir Vergisi (1992), Menfaat Vergisi (1992), Aksiz Vergisi (1992), Toprak Vergisi (1993), Emlak Vergisi (1995), Maden Vergisi (1995), Yol Vergisi'nden (1996) ve Sadeleştirilmiş Vergiden (2001) oluşmaktadır.

Azerbaycan vergi sistemini incelediğimiz bu çalışmada esasen Azerbaycan uygulamalarının oldukça sade olduğu bütün vergi mevzuatının 221 maddeden oluştuğu tespiti yapılmıştır. Oysa sadece Türkiye’de Vergi Usul Kanunu geçici ve ek maddeleri saymasak bile 417 maddedir. Her iki ülke vergi sisteminin incelenmesinden ortaya çıkarılabilecek ilk ve en temel husus daha az madde ile sade bir şekilde vergi sisteminin oluşturulmasının mümkün olduğudur. Ülkemizde vergi mevzuatını sadeleştirmeye yönelik çalışmalar çok uzun zamandır devam edilmektedir. Özellikle 2012 yılının sonuna kadar Gelir Vergisi Kanunu’nun sadeleştirilmesi madde sayısının üçte bire düşürülmesi planlanmaktadır.


Azerbaycan vergi sisteminde pek çok vergi türünün bulunduğu, Azerbaycan’da olan vergilerin bazılarının Türk Vergi Sistemi’nde hiç bir karşılığının bulunmadığı görülmüştür. Bu durumun Azerbaycan Vergi Sistemi açısından yarattığı olumsuzluk ise vergi sisteminin dağınık bir görüntü vermesi, her bir vergi türü için hatta bazen aynı vergi için farklı farklı beyan ve ödeme sürelerinin tespit edilmesi sonucunu meydana getirmiştir. Değişik beyan ve ödeme süreleri vergi mükellefleri için ekstra zaman ve emek kaybı olacağından ilave yük anlamına da gelmektedir.
Vergi sorunlarının çözüme kavuşturulmasında Türk Vergi Sistemi’ndekine benzer bir uzlaşma kurumunun bulunmaması, Azerbaycan Vergi Hukuku açısından önemli bir eksiklik kabul edilebilir. Azerbaycan’da vergi uyuşmazlıklarını ilk derece mahkemesi olarak inceleyen Yerel İktisat Mahkemeleri tek hakimle çalışır. Bu mahkemelerin ülkemizde olduğu gibi üç hakimle çalışması ve tamamen vergi mahkemesi olarak çalışan yargı kurumları oluşturulmalıdır.

Azerbaycan vergi idaresinin ise internet teknolojilerinden yararlanma özelliklerini daha da arttırması gerekmektedir. Özellikle elektronik fatura, elektronik beyanname uygulamalarını çok başarılı olarak gerçekleştirmektedir. Elektronik defter ve elektronik teftiş gibi sistemlerinin de geliştirilmesi gerekecektir. Azerbaycan vergi mükellefleri özellikle vergi denetimlerinden şikayetçi olmaktadırlar. Denetim ile ilgili usul ve esasların yeniden düzenlenmesine büyük ihtiyaç bulunmaktadır.


Azerbaycan gelir vergisi sisteminde Türk sisteminden çok farklı bir usul seçilmiştir. Yani ülkemiz kaynak teorisini esas alırken Azerbaycan net artış teorisini benimsemiştir. Bu tercihin birinci sonucu olarak Azerbaycan gelir vergisi yapısı çok sade bir haldedir. Türk vergi mevzuatında Azerbaycan vergi mevzuatının aksine verginin genel bir tanımı yapılmazken gelirin detaylı bir tanımı yapılmıştır. Azerbaycan gelir vergisinin konusunun üçe ayrılmaktadır. Emek gelirleri, müteşebbislik ve gayrı müteşebbislik faaliyeti ile vergiden muaf veya istisna tutulmayan gelirler bu konuları oluşturmaktadır. Azerbaycan’da gelir vergisi tarifesi bu gelir konuları için ayrı ayrı belirlenmiştir. Azerbeycan gelir vergisi tarifesinde, en dikkat çeken husus ticari kazançlar için hem kurumlar vergisinde hem de gelir vergisinde %20 oranını uygulayarak vergilendirme de tarafsızlık ve adalet ilkelerine en uygun bir çözümün bulunmasıdır. Oysaki Türk Vergi Sistemi’nde ticari kazançlar gelir vergisinde artan oranlı vergiye tabi iken, kurumlar vergisi sabit oranlıdır. Türk vergi sisteminde iki bakkal yan yana ve aynı geliri elde etmesine rağmen, birisi sırf şirket kurdu diye sabit oranlı vergi öderken diğeri artan oranlı gelir vergisine tabidir.
Kurumlar vergisi sisteminin karşılaştırılmasında, Azerbaycan menfaat vergisi sisteminde mükellef tespiti konusu da oldukça sade düzenlenmiştir. Buna karşılık Türk vergi sisteminde kurumlar vergisi mükellefleri dahi çok ayrıntılı belirtilmiştir. Tam ve dar mükellef kurumların elde ettikleri gelirden ödeyecekleri vergiyi kolayca hesaplamaları ve beyannamelerini elektronik ortamda göndermeleri mümkündür. Azerbaycan sisteminde Türkiye uygulamalarında olduğu gibi yasal bir Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir veya Yeminli Mali Müşavir gibi unvanları bulunan meslek mensupları olmadığından beyanname gönderme işlemi serbestçe mükellefler tarafından yerine getirilebilmektedir.
Türk vergi hukukunda amortismanlar 333, 339, 365, 389 ve 399 numaralı vergi usul kanunu genel tebliğleri ile düzenlenmiş ve çok detaylı bir liste halinde yayınlanmıştır. Ayrıca Azerbaycan sisteminden farklı olarak hızlandırılmış amortisman uygulaması ile belirtilen oranların iki katının kullanılması da mümkün hale getirilmiştir. Oysa Azerbaycan amortisman ayırma sistemi çok basit ve anlaşılabilir bir haldedir. Yüzlerce oran belirlenerek kar veya zararın tespitinde amortisman işlemlerini karmaşık bir hale getirmek yerine sadeleştirmekte yarar bulunmaktadır.
Azerbaycan vergi kültüründe EDV devletin payı veya hakkı olarak görülür. Bu sebeple bankaya para yatırılmasında, para tahsilinde hep ana para ayrı, EDV ayrı düşünülür. Fiilen her mükellef vergi dairesinden izin alarak bir bankayla çalışmak zorundadır. Bu bankada iki hesabın birlikte açılması da zorunludur. Birinci anapara, gider ödemelerinin, havale, gelir gibi tahsilatların yapılacağı hesaptır. İkincisi ise sadece EDV tahsilat ve ödemelerinin gerçekleştirileceği hesaptır. Yani Azerbaycan sisteminde Türk sisteminden farklı olarak bir satıcı sattığı malın hesaptan sadece ana parasını çekebilirken EDV’ yi çekemez. Türk Vergi Sistemi böyle bir ayrıma gitmediğinden mükellefler, KDV’yi de sanki kendi parasıymış gibi kullanırlar. Üstelik Türk Vergi Sistemi’nde belge ve kayıt düzeninin oturmamış olması, kayıt dışı ekonominin ulaştığı boyut, yapanın yanına kar kalıyor gibi anlayışlar naylon fatura (sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge) kullanımını körüklemektedir.

Azerbaycan aksiz vergisi oranlarının Türkiye’de uygulanan Özel Tüketim Vergisi oranlarına göre çok daha düşük olduğu görülmektedir. Bu oranların tespitinde her ülke kendi vergi ve ekonomi politikası amaçlarını dikkate almaktadır. Özel Tüketim Vergisi Türkiye’de Azerbaycan’da olduğu gibi KDV'nin matrahına dahildir.


Azerbaycan vergi mecellesine göre gerçek ve tüzel kişiler, Azerbaycan Cumhuriyeti’nde sahip oldukları gayrı menkuller, bina ve inşaatları, otomobiller, hava ve deniz taşıtları, demirbaşlar için emlak vergisi ödemek zorundadırlar. Türk vergisi sisteminde emlak vergisinin konusunu bina, arazi ve arsalar oluşturur. Bu karşılaştırma neticesinde Azerbaycan emlak vergisi sisteminde konunun çok daha geniş belirlendiği hemen göze çarpmaktadır. Azerbaycan’da uygulanan emlak vergisi oranlarının Türkiye’de uygulanan emlak vergisi oranlarından çok yüksek olduğu, üstelik Azerbaycan emlak vergisi tabanının çok daha geniş olduğu görülmektedir. Azerbaycan’da uygulanan emlak vergi sisteminde hukuki şahıslar için farklı beyan ve ödeme sistemi belirlenmişken, gerçek kişiler apayrı bir sisteme göre beyan ve ödeme yaparlar. Ayrıca emlak vergisinde peşin vergi sistemi de bulunmaktadır.
Azerbaycan toprak vergisi oranları yukarıda belirlenmiştir. Bu tutarlar Türk vergi sisteminde emlak vergisi içerisinde yer alan arazi vergisi oranları ile karşılaştırılınca oldukça yüksek olduğu görülmektedir.
Gelir veya kurumlar vergisinin, EDV mükellefiyetlerinin basitleştirilmiş bir şekli olarak düşünülen sadeleştirilmiş verginin kaldırılarak bunun yerine Türk Vergi Sistemi’nde yer alan işletme defter esası yönteminin getirilmesi Azerbaycan Vergi Sistemi için çok iyi sonuçlar verebilecektir. Azerbaycan vergi mükelleflerinin %95’i sadeleştirilmiş vergi mükellefi iken toplanan gelir toplam vergi hasılatının %2’si bile olmamaktadır.
Ülkenin bütçe gelirlerinin %30 ila %50’si arasında bir kısmın petrol gelirlerine bağlı olması, yeni kaynaklar bulunmazsa 2024 Azerbaycan petrollerinin ciddi seviyede azalacağı göz önüne alınırsa Azerbaycan’ın Hollanda Sendromuna yakalanacağı söylenebilir. Tek bir sektöre aşırı bağımlı kalınmasının pek çok ekonomik sakıncası bulunmaktadır. Azerbaycan’ın kayıt dışı ekonomiyi azaltarak Kafkas ülkeleri içerisinde en büyük hacme sahip olduğu ticaret sektörünü de etkin bir şekilde vergilendirmesi gerekmektedir.

KAYNAKÇA

AHMEDOV, Orhan (2011); “Azerbaycan’ın İktisadi Gelişmesinde Vergi Politikalarının Rolü”, Azerbaycan’ın Vergi Haberleri Dergisi, Sayı:5/2011, Sayfa:93-108
AKDOĞAN, Abdurrahman (2003); “Türk Vergi Sistemi ve Uygulaması”, Gazi Kitabevi, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 4’ncü Baskı, Ankara
AKDOĞAN, Abdurrahman (1999); “Kamu Maliyesi”, 7. B Gazi Kitabevi, Ankara.
AKTAN Coşkun Can ve Fatih Savaşan(2009); “Kayıtdışı Ekonomi ve Etik”, Kamu Görevlileri Etik Kurulu Yayınları, Ekim
ALTUNAY, Ezel (2010); “Avrupa Birliği Vergi Politikası ve Türkiye’nin Uyum Sürecinin Değerlendirilmesi”, Bütçe Dünyası Dergisi, Sayı 34, Sayfa:93-110
ALİYEV, Hatik (2006); “Azerbaycan Sanayi ve Enerji Sektörünün Gelişim Merhalesi”, Azerbaycan Neşriyatı, Bakü
AZİZLİ, Emil (2011); “EDV ’nin Uygulama Prensipleri”, Azerbaycan’ın Vergi Haberleri Dergisi, Sayı:7/2011, Sayfa:21-26
BAŞ, Ali (1996); “Özel Tüketim Vergisi ve Gümrük Birliği Sürecinde Özel Tüketim Vergisi Uyumlaştırma Çalışmaları”, Vergi Raporu, Vergi Denetmenleri Yayını, Sayı:24, Ağustos- Eylül 1996, Ankara
BATIREL Ömer Faruk (1976); “Kamu Maliyesi Teorisine Giriş”, Meter Matbaası, İstanbul
BATIREL Ömer Faruk (2002); “Özel Tüketim Vergisi ve 4760 Sayılı Kanunu’nun Getirdikleri”, Vergi Dünyası, Sayı:253
BAYRAGDAROV, Nazım (2005); “Azerbaycan Gelir Vergisi İle Türk Gelir Vergisi’nin Değerlendirilmesi”, Uludağ Üniversitesi, S.B.E., Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi
BAYRAMOV, Anar (2012); “Vergi Kanun Vericiliği Toplusu”, Monitör Konsalting Servis MMC, CBS Polygraphic Production Matbaası, 525 sayfa, Bakü/Azerbaycan,
BAYRAMOV, K., İ. Ahmedov, A. Mehdiyev ve F. Resulov (2006); “Bütçe İşi”, Hazar Üniversitesi Yayınları, Bakü/Azerbaycan
BUNYADOV, Ziya M., Y. B. Yusupov (1994); “Azerbaycan Tarihi Cilt 1”, Azerbaycan Devlet Neşriyatı, Bakü
CAN, Engin (2002); “Özel Tüketim Vergisi ve Ekonomik Etkileri (AB Ülkelerindeki Uygulama ve Türkiye Örneği”, Marmara Üniversitesi, S.B.E., Yayınlanmamış Doktora Tezi
ÇELİKKAYA, Ali (2010); “Globalleşmenin Neden Olduğu Kurumlar Vergisi Reformları ve OECD Üyesi Ülkeler Üzerine Bir Değerlendirme”; Maliye Dergisi, Sayı:159, Sf:36-52
DELEN, Özgür (2007); “Katma Değer Vergisi Mevzuatında İstisna Edilen İşlemlerde İade Uygulamaları”, Yıldız Teknik Ün., S.B.E., Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul
DOĞAN, Uğur (2002); “Özel Tüketim Vergisi Kanunu İle Getirilen Yeni Düzenlemeler”, Mükellefin Dergisi, Sayı:116, Ağustos 2002
EDİZDOĞAN, Nihat (2008); “Kamu Maliyesi”, 10’ncu Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa
EDİZDOĞAN, Nihat ve Ali Çelikkaya(2010); “Vergilerin Ekonomik Analizi”, Dora Yayınevi, Bursa
ESİN, Arif (2010); “Avrupa’da Yol Vergisi”, Ekonomik Çözüm Gazetesi, http://escrc.com/article/3916/avrupa-da-otoyol-vergileri Erişim Tarihi 07.06.2012
FALKUS, M. E. Çeviren Alaeddin Şenel (1986); “Rusya’nın Endüstrileşmesi 1700-1914”, V Yayınları, Ankara


GASIMOV, Tural(2007); “Azerbaycan Petrol Sektöründe Yabancı Sermayenin Yeri ve Petrol Gelirlerinin Bütçeye Etkisi”, İstanbul Üniversitesi, S.B.E., Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi
GÖKBUNAR, Ali Rıza ve Ahmet UTKUSEVEN (2005); “Geçiş Ekonomilerinde Vergi İdaresinin Yeniden Yapılandırılması Üzerine”; Akademik Bakış Dergisi, Sayı 6, Mayıs 2005, Sayfa 1-6
GÖNÜLLÜ, Ali Rıza (2011); “ Osmanlı Devleti’nin Son Döneminde Yol Vergisi (1866-1921)”, Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Selçuk Üniversitesi, Sayı:30, Sayfa 289-333
GURBANOV, Asif (2009); “Küreselleşme Sürecinde Azerbaycan’da Uygulanan Maliye Politikalarının Gelir Dağılımı Üzerindeki Etkileri”, Dokuz Eylül Üniversitesi, S.B.E, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İzmir
GÜRDAL, Temel (2009); “Türkiye’de Kurumlar Vergisindeki Gelişmeler ve OECD Ülkeleriyle Karşılaştırmalı Analizi (1980-2007 Dönemi)”, Maliye Dergisi, Sayı:156, Ocak-Haziran, Sayfa 219-231
HALİLOVA, İlahe (2000); “Seyyar Vergi Yoklamaları”, Vergiler Gazetesi, 17 Ekim, Bakü
HAMİDOVA, Mihriban ve Arif Şekeraliyev (2006); “Gümrük İşinin Teşkili ve İdare Edilmesi”, Hukuk Edebiyatı Yayınları, Sayfa:88-89, Bakü
HASANOV, Simran (2010); “Azerbaycan Cumhuriyeti Vergi Mecellesinin Yorumları- Genel Hükümler”, Kanun Yayınevi, Bakü
HASANOV, Vüsal (2009); “Azerbaycan Vergi Sistemi: Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, İstanbul Üniversitesi, S.B.E., Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə