T. C. Sakarya üNİversitesi sosyal biLİmler enstiTÜSÜ


Müteşebbislik veya Müteşebbislik Dışı Faaliyetlerden Alınan Gelir



Yüklə 0.65 Mb.
səhifə4/11
tarix14.09.2018
ölçüsü0.65 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11

Müteşebbislik veya Müteşebbislik Dışı Faaliyetlerden Alınan Gelir: İstihdam dışı elde edilen bu gelir türü, müteşebbislik ve müteşebbislik dışı faaliyetlerden elde edilen gelirlerden oluşmaktadır. Müteşebbislik faaliyetinden edilen gelirler şunlardır:

B1) Müteşebbislik faaliyeti için kullanılan veya kullanılmayan aktiflerin satışından elde edilen gelir;

B2) Müteşebbislik faaliyetinin sınırlandırılmasına veya müessesenin kapatılmasına

için alınan gelir veya hava parası;



B3) Temel fonların satışından elde edilen gelir.

Gayri-müteşebbis ekonomik faaliyetinden elde edilen gelirler şunlardır:



C1) Faiz geliri;

C2) Kar payı;

C3) Gayrı menkulün kiraya verilmesinden elde edilen gelir;

C4) Genel hayat sigortası için kendisini sigortalayan veya o kimsenin lehine ödenilen sigorta bedelleri ile sigorta ödemeleri arasındaki fark;

C5) Patent hakkı.


  1. Vergiden Muaf veya İstisna Tutulan Gelirler Dışında Kalan Diğer Tüm Gelirler.

Azerbaycan gelir vergisi sisteminin konusunu oluşturan üç gelir unsurunu da inceledikten sonra Türk vergi sistemindeki paralel hükme bakalım. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesinde;

Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır:



1. Ticari kazançlar,

2. Ziraî kazançlar,

3. Ücretler,

4. Serbest meslek kazançları,

5. Gayrimenkul sermaye iratları,

6. Menkul sermaye iratları,

7. Diğer kazanç ve iratlar.

Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda yazılı kazanç ve iratlar gelirin tespitinde gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.


Türk Vergi Sistemi’nde gelir vergisinin konusu yedi gelir unsuru olarak sayılmış ve her bir gelir unsuru ile ilgili ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Kanunda sayılmayan bir faaliyetten elde edilen gelir kesinlikle vergilendirilememektedir.
2.4.Azerbaycan Gelir Vergisinde Vergi Tarifesi

Azerbaycan Vergi Mecellesi’nde gelir vergisi tarifesi esas olarak ikili bir yapıya sahiptir. Ayırma kuramına uygun olarak ücret ve ücret dışı gelirler ayrı oranlarda vergilenir. Azerbaycan Vergi Mecellesi’nin gelir vergisi tarifesini düzenleyen 101’nci maddesi aşağıda yazıldığı gibidir.


Madde 101 Gelir Vergisinin Derecesi

101.1. Aylık gelirden aşağıdaki oranlarla vergi alınır:

1-ci cetvel



Vergi Alınan Aylık Gelir

Verginin Oranı

2.000 manata dek

% 14

2.000 manatdan çok olduğunda

280 manat + 2000 manattan çok olan meblağın % 30’u

İki ve ya daha çok yerde ücretli çalışan fiziki şahısların gelirlerinden gelir vergisi her bir iş yerinde ödenilen ücretten ayrıca hesaplanır ve devlet bütçesine ödenir.


Fiziki şahısların bu kanuna göre ödeme kaynağında kesilen vergileri, bu cetvel uygulamasında dikkate alınarak ödenecek vergiden düşülür.
101.2. Gayri-müteşebbis faaliyeti üzerine yıllık gelirden aşağıdaki oranlarla vergi alınır:

2-ci cedvel



Vergi Alınan Yıllık Gelir

Verginin Oranı

24.000 manata dek

% 14

24.000 manattan çok olduğunda

3.360 manat + 24.000 manattan çok olan meblağın % 30’u


101.3. Hukuki şahıs yaratmadan müteşebbislik faaliyetini devam ettiren fiziki şahısların vergiye tabi gelirlerinden % 20 oranında vergi alınır.
Azerbaycan gelir vergisinin konusunun üçe ayrıldığını belirtmiştik. Emek gelirleri, müteşebbislik ve gayrı müteşebbislik faaliyeti ile vergiden muaf veya istisna tutulmayan gelirler bu konulardır. Gelir vergisi tarifesi bu gelir konuları için ayrı ayrı vergilendirilmiştir. Azerbeycan gelir vergisi tarifesinde, en dikkat çeken husus ticari kazançlar için hem kurumlar vergisinde hem de gelir vergisinde %20 oranını uygulayarak vergilendirme de tarafsızlık ve adalet ilkelerine en uygun bir çözümün bulunmasıdır. Oysaki Türk vergi sisteminde ticari kazançlar gelir vergisinde artan oranlı vergiye tabi iken, kurumlar vergisi sabit oranlıdır. Türk vergi sisteminde iki bakkal yan yana ve aynı geliri elde etmesine rağmen, birisi sırf şirket kurdu diye sabit oranlı vergi öderken diğeri artan oranlı gelir vergisine tabidir.
Türk Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2012 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.

10.000 TL'ye kadar % 15

25.000 TL'nin 10.000 TL'si için 1.500 TL, fazlası % 20

58.000 TL'nin 25.000 TL'si için 4.500 TL (ücret gelirlerinde 88.000 TL'nin 25.000 TL'si için 4.500 TL), fazlası % 27

58.000 TL'den fazlasının 58.000 TL'si için 13.410 TL (ücret gelirlerinde 88.000 TL'den fazlasının 88.000 TL'si için 21.510 TL), fazlası % 35

oranında vergilendirilir. Türk Vergi Sistemi’nde de gelir vergisi tarifesinde ayırma kuramına uygun olarak ücret gelirleri ile ilgili tarifede değişiklikler getirilmiştir.


Azerbaycan gelir vergisi tarifesi iki dilimden oluşurken Türk gelir vergisi tarifesinin dört dilimden ve dört farklı orandan oluşması vergilendirmede adalet ilkesine daha uygundur. Benzer durumda olanlara eşit muamele edilmesinden farklı olarak adalet ilkesi, farklı durumda olanlara da farklı muamele edilmesini gerektirir ki, böyle bir uygulamanın sonucunda iktisadi birimlerin vergi öncesi ve vergi sonrası durumları düşük gelir grupları lehine değişim gösterecektir (Nadaroğlu; 1992: 232). Ancak, özellikle yüksek gelir grupları için ikame etkisinin varlığı dolayısıyla kaynak dağılımına müdahale ettiği ve böylece refah kaybına neden olduğu gerekçesiyle şiddetli eleştirilere hedef olmuştur (Heper; 1980: 309).
2.5.Azerbaycan Vergi Sisteminde İstisna, İndirim ve Muafiyetler
Azerbaycan gelir vergisi sisteminde istisna, indirim ve muafiyetler çok fazladır. Gerçek kişilerin, aşağıda belirtilen gelirleri, gelir vergisinden muaftır.

  • Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşı olmayan diplomatik veya konsolosluk personelinin resmi görevi nedeniyle çalışmasından elde ettiği geliri,

  • Hediye, maddi yardım ve miras mükellefin aile ünitesinden alınması halinde onun tam değeri,

  • Hediye, eğitim veya tedavi masraflarının karşılanması için maddi yardımın değeri 1.000 manata kadar olan kısmı, yurt dışındaki tedavi masraflarının karşılanması için maddi yardımın 2.000 manata kadar plan kısmı, mirasların değeri 20.000 manata kadar olan kısmı,

  • Nafakalar,

  • Mükellefin 3 yıl içerisinde esas yaşadığı yer alan taşınmaz emlakının satışından elde edilen gelir,

  • Uygun şekilde devlet sicili yapılmış piyangolardan elde edilen ikramiyelerin değeri,

  • Direkt olarak çiftçilik faaliyetlerinden elde edilen gelirler,

  • Bütçeden yapılan bir defalık ödeme veya maddi yardımlar,

  • Mükellefin zarara uğraması dolayısıyla zararın karşılanması amacıyla verilen tazminatların tutarı,

  • Karşılıksız olarak devlet tarafından sağlanan yardımlar, devletçe verilen emekli aylığı, tezavüt maaşları ve yapılan para yardımları, doğum ve hamileliğe göre ve aile reisinin kaybı ile ilgili ödemeler ve yardımlar,

  • Demircilik, bakırcılık, kalaycılık ve sanat ürünlerinin, ev eşyalarının, halıcılık-bostancılık, malzemelerinin, halk müziği aletlerinin, oyuncakların, süs eşyalarının, kamıştan ev eşyalarının yapılması, kilden sanat ürünlerinin hazırlanması, ağaç ürünlerinden ev eşyalarının hazırlanması işleriyle uğraşan gerçek kişilerin gelirleri,

  • Kanunla veya ilgili merciler tarafından belirlenen tazminat nitelikli ödemeler, ayrıca askerlerin para ve aynı şekilde aldıkları teminatlar,

  • Yarışlarda ve müsabakalarda eşya şeklinde alınan ödüllerin tam değeri, uluslararası yarış ve müsabakalarda para şeklinde alınan ikramiyelerin değerinin 4.000 manata kadar olan kısmı, ülke, şehir ve ilçelerde yarış ve müsabakalarda ise 200 manata kadar olan kısmı,

  • Yaşam sigortası, işverenin Azerbaycan Cumhuriyeti sigortacılarına ödediği sigorta bedelleri tutarındaki sigorta ödemeleri, kaza sigorta ücretleri ile sigorta ödemeleri arasındaki fark hariç, tüm sigorta ödemeleri ayrıca sigortalının vefatı veya sakatlık sonucu ödenen sigorta bedeli,

  • Kıymetli taşlar ve metaller, kıymetli taşlar ve metallerin mamulleri, sanat eserleri, antik eşyalar ve mükellefin müteşebbislik faaliyetinde kullanılan veya kullanılmış emlak hariç, taşınan emlakın satışından elde edilen gelir,

  • Tabii felaket ve diğer hallerinde yabancı devletlerin ve diğer kuruluşlar tarafından verilen bir defalık yardımlar,

  • İlgili merciler tarafından verilmiş bir defalık maddi yardımların tutarları,

  • Azerbaycan Cumhuriyeti'nin yüksek dağ bölgelerinde kötü iklim durumlarında hizmet eden askerlere verilen ek para,

  • Defin yardımları,

  • İşsizlik yardımları,

  • Bazı kategorilere göre askeri hizmetlerin özel hizmet durumlarına göre ödenen para,

  • İşveren tarafından işçinin askeri ve alternatif hizmete çağrılması ile ilgili ödenilen masrafların mevzuata göre dikkate alınan tutar,

  • Paraşütle atlayanlar için ödenen para ödülleri,

  • Deniz kuvvetlerinde uzun süreli ve ara vermeden hizmet edenlere bir defalık ödenen para ödülleri,

  • Hava kuvvetlerinde ve komandolar ara vermeden hizmet edenlere ödenen bir defalık para ödülleri,

  • Askeri akademi kurumlarını bitiren mezunlara ödenen bir defalık para ödülleri,

  • Deniz kuvvetlerinde hizmet edenlere ödenilen para,

  • Süreli hizmetteki askerler için tütün ürünleri yerine ödenilen para,

  • Hizmetle ilgili askerlerin yer değişimi zaman ödenilen yol masrafları,

  • Askerlere bina kirası için verilen yardımlar,

  • Askerlere gıda yerine verilen para yardımları,

  • Askerlere çalışma giysilerinin hazırlanmasına göre ödenilen para yardımları,

Aşağıdaki gerçek kişilerin herhangi bir işverene tabi işten elde ettikleri vergiye tabi aylık gelirleri, 400 manat tutarında azaltılır.

  • Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Kahramanlarının,

  • Sovyetler Birliği ve Sosyalist Emeği kahramanları,

  • Şöhret Ordeninin her üç derecesi ile ödüllenmiş kişilerin,

  • Şehit olmuş veya sonradan vefat etmiş askerlerin dul eşlerinin,

  • Savaş sonucu I ve II grup sakatlık almış kişilerin,

  • Yasalarca belirlenmiş şekilde savaş gazisi adı almış kişilerin,

  • 1941-1945 İkinci Dünya Savaşı yıllarında arka cephede özverili çalışmalarına göre madalyalarla ödüllendirilmiş kişilerin,

  • Çernobil Nükleer Santralindeki kaza, sivil veya askeri amaçlı nükleer santrallerinde diğer radyasyon kazarları sonucu, keza nükleer tesislerin herhangi çeşidi, aynı zamanda nükleer silahları ve uzay teknik araçları ile ilgili deneyler, talimler ve diğer işlemler sonucunda radyasyonla ilgili hastalığa bulaşmış veya bu hastalıkları yaşamış kişilerin.

  • I ve II. Grup sakatların (savaş sakatları hariç) herhangi işverene tabi işten elde ettikleri vergiye tabi aylık gelirleri, 100 manat tutarında azaltılır.

Aşağıdaki gerçek kişilerin herhangi işverene tabi işten elde ettikleri vergiye tabi aylık gelirleri, ücretin vergilendirilmeyen minimum tutarının 55 manat tutarında azaltılır.

  • Vefat etmiş yahut sonradan vefat etmiş askerlerin velileri, keza görevlerini yaparken ölmüş devlet memurlarının velileri ve eşleri. Bu kişilerin eşlerine imtiyazlar o zaman verilir ki, onlar yeniden evlilik yapmasınlar,

  • 1990 yılı Ocak ayının 20'sinde SSCB'nin ordusunun müdahalesi sonucu, keza Azerbaycan Cumhuriyetin arazi bütünlüğünün korunması zamanı vefat etmiş kişilerin velileri ve eşleri. Bu kişilerin eşlerine verilen imtiyazlar yeniden evlenene kadar geçerlidir.

  • Afganistan'a ve savaş yapılan başka ülkelere gönderilmiş askeri memurlar ve talim - kontrol toplantılarına çağrılmış askeri görevliler,

  • Mecburi göçmenler ve onlara eş tutulan kişiler,

  • Onunla birlikte yaşayan ve daimi hizmet talep eden çocukluktan veya I. Grup sakata bakan velilerinden biri (kendi isteği ile), eşi, himaye edeni veya kayyumu.

  • Akrabalık ilişkilerine bakılmaksızın himayesinde en azı üç kişi, o cümleden gündüz eğitim alan 23 yaşına kadar olan öğrenciler ve talebeleri olan karı veya kocadan birinin vergiye tabi olan aylık geliri, 20 manat tutarında azaltılır. Bu kural, çocuklar 18, öğrenciler ise 23 yaşlarını dolduracağı yılın sonuna kadar, aynı zamanda çocukların ve velayetindekilerin vefatı durumunda da takip eden yıl sonuna kadar geçerli olacaktır.

  • Gerçek kişilerin vergiye tabi gelirleri, çocuğun doğduğu ve velayeti altında olanın ise velayet altına girdiği aydan başlayarak azaltılır. Velayet altındakilerin sayısı yıl içerisinde azalırsa (çocukların ölüm durumları hariç) himayede olanların sayısının azaldığı ayı müteakip aydan başlayarak onların geçimi için sağlanan indirime son verilir. Aşağıdakilerin himayede olduğu kabul edilmez.

  • Özürlü çocuklar okullarında eğitim görenler ve yatılı okullarda olan ve bakımı için kayyumluk ücreti almayan çocuklar, keza tam devlet teminatındaki okullar bünyesindeki yatılı okullarda olan çocuklar,

  • Emeklilik maaşı ve işsizlik yardımı alan kişiler (çocuklar hariç),

  • Devlet bakımında olan kişiler (meslek okulları öğrencileri, çocuk esirgeme yurtlarında bakım görenler).

Ücretten vergi kesintisi yapılırken gerçek kişilerin bu maddede gösterilen vergi imtiyazları hukuku ilgili merciler tarafından belirlenmiş evrakların sunulduğu andan oluşur ve sadece gerçek kişinin esas çalışma (emek karnesinin bulunduğu) yerinde gerçekleştirilir.


Türk gelir vergisi sisteminde ise indirim ve istisnalar her bir gelir unsuru açısından ayrı ayır düzenlendiğinden karmaşık bir yapıya sahiptir. Muafiyet, istisna ve indirim uygulamaları aşırı ve gereksiz boyutlara ulaştığında hem idare açısından hem de mükellefler açısından olumsuz sonuçlara yol açabilecektir (Akdoğan, 1999: 149). Vergi sistemini yıpratıcı ve vergiye tabi tutulabilir unsurlar ile vergi tutarı arasında dengesizlikler ortaya çıkmasına yol açan aşırı indirim, istisna ve muafiyet uygulamalarının vergi erozyonuna neden olduğu görülmektedir (Saraçoğlu; 2000:80). Azerbaycan gelir vergisi sistemindeki indirim ve istisnalar daha çok milli ve tarihsel olayların sonucu olarak getirilmiş istisnalardır. Diğerleri ise vergilendirme ile ilgili teknik zorunluluklardan kaynaklanmaktadır.
Türk vergi sisteminde muafiyet, istisna ve indirimler, bazı mükellef gruplarının yükünü azaltmak, teşvik etmek, vergi yönetimini kolaylaştırmak ve benzeri nedenlerle tesis edilmişlerdir (Öz; 2002:13). Ortaya çıkan vergi kayıplarını, bu indirim, istisnalar ve muafiyetler ile sağlanacak ekonomik veya sosyal faydalarla karşılaştırarak değerlendirmek gerekir. Aksi halde amaç dışına çıkılarak gereksiz gelir kaybı ve vergi erozyonu yaratılmış olacaktır.

BÖLÜM 3

AZERBAYCAN MENFAAT VERGİSİ KARŞILAŞTIRMASI

İkinci bölümde Azerbaycan gelir vergisi sistemini karşılaştırdıktan sonra üçüncü bölümde menfaat vergisi yani Türk Vergi Sistemi’nde yer alan kurumlar vergisi uygulamalarını inceleyelim.


3.1.Azerbaycan Kurumlar Vergisi Sisteminin Genel Esasları

Azerbaycan’da Kurumlar Vergisi Kanunu 1992 yılında kabul edilmiştir. Bu verginin adı Azerbaycan Cumhuriyetinde “ Hukuku Şahısların Menfaat Vergisi Hakkında Kanun” olarak geçmektedir(Hasanov; 2009:65). Kurumlar vergisi Azerbaycan vergi sisteminde de önemli bir yer tutmaktadır. 1980–2007 döneminde gelişmiş ülkelerde ve Türkiye’de kurumlar vergisi gelirlerinin, vergi gelirleri içindeki payı incelendiğinde, genel olarak (Almanya, Fransa, Belçika, İtalya, Avusturya hariç), kurumlar vergisinin vergi gelirleri içindeki payının, gelişmiş ülkelerde yüksek, Türkiye’de ise düşük olduğu görülmektedir (Gürdal; 2009:221).


Son otuz yılda OECD üyesi ülkelerin çoğunda önemli reformlar yapılmış ve 1980’li yılların başlarında %48 olan yasal kurumlar vergisi oranları 2000’li yılların sonlarında %25’e kadar gerilemiştir (Çelikkaya; 2010:36). Bu sürecin etkisinde kalan Azerbaycan’da kurumlar vergisi oranını sürekli olarak düşürmektedir. Türkiye ve Azerbaycan’daki yıllara göre kurumlar vergisi oranları şöyledir:

AZERBAYCAN

K.V. ORANLARI

TÜRKİYE

K.V. ORANLARI

1992-1996 yılları arası

35%

2004 yılı

33%

1997-1998 yılları arası

32%

2005 yılı

30%

1999 yılında

30%

2006 yılı

20%

2000-2002 yılları arası

27%

2007 yılı

20%

2003 yılında

25%

2008 yılı

20%

2004-2005 yılları arası

24%

2009 yılı

20%

2006-2009 yılları arası

22%

2010 yılı

20%

2010-2012 yılları arası

20%

2011-2012 yılları arası

20%

Şekil 9: Yıllara Göre Azerbaycan ve Türkiye Kurumlar Vergisi Oranları
Kurumlar vergisi, esas olarak gerçek kişilerden Azerbaycan hukuku anlamında, fiziki şahıslardan değil kurum kazançları üzerinden alınan vergidir. Kurum, tüzel kişiden Azerbaycan Hukuku anlamında hukuki şahıstan farklı bir kavramdır. Türk hukuk sisteminde genellikle sermaye şirketleri (Anonim, Limited, Kooperatif, Hisseli Komandit) kurum olarak kabul edilir. Şahıs şirketleri (kolektif ve adi komandit) tüzel kişiliği olmasına rağmen, kurum değildir. Bunun yanında özellikle Türkiye uygulamasından örnekler verecek olursak, kamu ekonomik kuruluşları (iktisadi devlet teşekkülleri) ve dernek vakıflara bağlı iktisadi işletmelerde kurum olarak kabul edilmişlerdir (Batırel; 1976:128-129).
3.2.Menfaat Vergisi Vergi Ödeyicileri

Azerbaycan kurumlar vergisi kanunu sistematiğinde vergi konusunun tespitinden önce kimlerin vergi mükellefi olduğu belirtilmiştir. Azerbaycan vergi mecellesinin 103’ncü maddesinde “Azerbaycan Cumhuriyeti’nde tam ve dar mükellef müesseseler kurumlar vergisinin ödeyicileridir” denilmektedir. Burada müessese kelimesi en geniş anlamıyla kullanılmış olup, yine söz konusu maddede fiziki şahıs olmayan herhangi bir şahısın da bu şekilde değerlendirileceği belirtilmiştir.


Türk vergi sisteminde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun birinci maddesinin birinci fıkrasında vergi mükellefleri aşağıdaki şekilde belirtilmiştir.
Aşağıda sayılan kurumların kazançları, kurumlar vergisine tâbidir:

a) Sermaye şirketleri.

b) Kooperatifler.

c) İktisadî kamu kuruluşları.

ç) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler.

d) İş ortaklıkları.
Kurumlar vergisi mükellefleri bu şekilde sayma yöntemi ile belirtilince Türk Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2 maddesinde vergi mükelleflerinin detaylı bir açıklamasının yapılması zorunlu hale gelmiştir. Buna göre;
MADDE 2- (1) Sermaye şirketleri: 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar sermaye şirketidir. Bu Kanunun uygulanmasında, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tâbi fonlar ile bu fonlara benzer yabancı fonlar sermaye şirketi sayılır.
(2) Kooperatifler: 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifleri ifade eder.
(3) İktisadî kamu kuruluşları: Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler iktisadî kamu kuruluşudur.
(4) Yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler, iktisadî kamu kuruluşu gibi değerlendirilir.
(5) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler: Dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler, dernek veya vakıfların iktisadî işletmeleridir. Bu Kanunun uygulanmasında sendikalar dernek; cemaatler ise vakıf sayılır.
(6) İktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerini etkilemez. Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadî niteliğini değiştirmez.
(7) İş ortaklıkları: Yukarıdaki fıkralarda yazılı kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.
Kurumlar vergisi sisteminin karşılaştırılmasında, Azerbaycan vergi sisteminde mükellef tespiti konusu da oldukça sade düzenlenmiştir. Buna karşılık Türk vergi sisteminde kurumlar vergisi mükellefleri dahi çok ayrıntılı belirtilmiştir.
3.3. Menfaat Vergisi Konusu ve Oranı

Tam mükellef kurumlar için Azerbaycan kurumlar vergisinin konusu, vergiden azad edilmeyen bütün gelirlerinden kanunda sayılı giderlerin düşülmesinden sonra kalan fark yani menfaatidir. Verginin konusu kurumlar vergisine tabi müesseselerin menfaatidir. Menfaat kelimesi tahsil ve tahakkuk esaslarını da kapsayan en geniş anlamda kullanılmıştır.


Vergi ödeyicisinin tüm gelirleri (vergiden istisna edilen gelirden başka) ile üretim masrafları bölümünde gösterilen gelirden düşülen giderler arasındaki fark, vergiye tabi olan net kurum gelirleridir (Veliyev ve diğ.; 2003:192).
Azerbaycan'da faaliyet gösteren dar mükellef yabancı müesseseler, bu faaliyetten elde ettiği gelirlerden, masrafların düşülmesinden sonra kalan tutar üzerinden vergi öderler. Azerbaycan Cumhuriyeti’nde kendisinin daimi temsilciliği ile faaliyet gösteren dar mükellef kurumların bu faaliyetlerden elde ettiği menfaatten, diğer bir deyişle Azerbaycan kaynaklarından elde ettiği gelirden bu gelirin elde edilmesi için katlanılan maliyet ve giderlerin düşülmesi sonucu bulunan tutardan vergi alınır. Sermaye yapılarına bakılmaksızın tüzel kişiler, bankalar, kredi ve sigorta şirketleri, tüzel kişilerin bağımsız bilançosu olan şubeleri, yabancı sermayeli kurumların temsilciliklerinin kazançları, kurumlar vergisine tabidir (Uslu; 1998:28).
Azerbaycan vergi mecellesinin 105’nci maddesinde kurumlar vergisi oranı %20 olarak tespit edilmiştir. Gelir vergisinden farklı olarak matrahın büyüklüğü ne olursa olsun vergi oranı değişmemekte ve sabit olarak uygulanmaktadır.
Türk vergi sistemindekine benzer olarak tam mükellef ve dar mükellef kurumların kurumlar vergisi ödenmiş kazançlarını ortaklarına dağıtması halinde ayrıca % 10 vergi kesintisi yapılır. Bu şekilde vergi kesintisi yapılmış kazançtan bir daha vergi kesintisi yapılamaz.
Dar mükellef kurumların Azerbaycan kaynaklarından elde ettikleri gelirlerinden kurumlar vergisini ödedikten sonra ana merkezinin bulunduğu ülkeye gönderdiği kar paylarından % 10 vergi kesintisi yapılır. Bu tip dar mükelleflerin kurumlar vergisini ödemeden önce ana merkezlerinin bulunduğu yere yaptıkları her türlü meblağdan da vergi güvenlik tedbiri olarak % 10 vergi tutulur. Yani Azerbaycan’da temsilciliği aracılığı ile faaliyet gösteren dar mükellef bir kurumun ana merkezine borç para veriyor dahi olsa gönderdiği her türlü para vergi kesintisine tabidir. Ancak daha önce ana merkezin sermaye olarak koymuş olduğu tutarlar haricinde dar mükellef sayılan temsilciliğine yapmış olduğu finans desteği anlamındaki borç verdiği tutarların geri ödenmesinde vergi kesintisi yapılmayacaktır.
Türk vergi sisteminde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3’ncü maddesinde “Tam ve Dar Mükellefiyet” başlığı altında yine çok detaylı düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre;

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə