T. C. Sakarya üNİversitesi sosyal biLİmler enstiTÜSÜ



Yüklə 0.65 Mb.
səhifə5/11
tarix14.09.2018
ölçüsü0.65 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11

MADDE 3- (1) Tam mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî veya iş merkezi Türkiye'de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler.

(2) Dar mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler.

(3) Dar mükellefiyette kurum kazancı, aşağıdaki kazanç ve iratlardan oluşur:

a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye'de iş yeri olan veya daimî temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançlar (Bu şartları taşısalar bile kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları malları Türkiye'de satmaksızın yabancı ülkelere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının ya da her ikisinin Türkiye'de olması veya satış sözleşmesinin Türkiye'de yapılmasıdır.).

b) Türkiye'de bulunan ziraî işletmeden elde edilen kazançlar.

c) Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançları.

ç) Taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen iratlar.

d) Türkiye'de elde edilen menkul sermaye iratları.

e) Türkiye'de elde edilen diğer kazanç ve iratlar.

(4) Bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimî temsilci bulundurulması konularında, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

(5) Kanunî merkez: Vergiye tabi kurumların kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezdir.

(6) İş merkezi: İş bakımından işlemlerin fiilen toplandığı ve yönetildiği merkezdir.

Yukarıdaki kanun metni dikkatli olarak incelendiğinde dar mükellefiyet ile ilgili çok detaylı tanımlamaların yapıldığı, gelir unsurlarının dahi sayıldığı görülmektedir.
3.4. Menfaat Vergisinde İndirim, İstisna ve Muafiyetler

Menfaat vergisinin hesaplanması sırasında yapılabilecek indirim, istisna ve muafiyetler Azerbaycan vergi sisteminde tek tek ve net olarak sayılmıştır. Azerbaycan vergi mecellesinin 106’ncı maddesinde istisnalar belirtilmiştir. Bunlar kısaca;



  1. Hayır kuruluşlarının müteşebbislik faaliyeti dışındaki her türlü gelirleri

  2. Ticari olmayan kuruluşların aldıkları karşılıksız gelirler

  3. Uluslararası, devletlerarası ve hükümetler arası teşkilatların müteşebbislik faaliyeti dışındaki her türlü gelirleri

  4. Devlet Yönetim organlarının, bütçe teşkilatının müteşebbislik faaliyeti dışındaki her türlü gelirleri

  5. Merkez Bankası’nın, onun kurumlarının, Devlet Petrol Fonu’nun, Emanetlerin Sigortalanması Fonu’nun müteşebbislik faaliyeti dışındaki her türlü gelirleri

  6. Devlet Bütçesine ait olan vergi borçlarının kanunlara uygun olarak silinmesinden doğan gelirler

  7. Azerbaycan Devlet Başkanı’nın belirlediği durumlarda hukuki şahsın kararı ile ona ait olan müesseselerin birinin bilançosundan diğerinin bilançosuna karşılıksız olarak aktarılan değerler ve aktifler,

  8. Petrol ve gaz kaynaklarının bulunması, çıkarılması, işlenmesi ve hasılatın bölüşülmesi, boru hatları gibi konularda Azerbaycan Cumhuriyetini temsil eden tarafa aktarılan değerler ve aktifler,

  9. Engelli kişilerin tahsil alması için kurulmuş olan müesseselerin gelirleri,

  10. Yaşlıların veya engellilerin veya engelli çocukların toplanmasıyla oluşan kuruluşların veya genel işçi sayısının çoğu bunlardan oluşan kuruluşların kurumlar vergisi %50 oranında azaltılır.

Vergi ödeyicileri, kurumlar vergisi ödediği gelirinin net olarak belirlenmesi için, belgelere (Fatura, Perakende satış fişi, sözleşmeler, banka ekstreleri gibi) dayanarak gelir ve harcamaların, doğru, düzgün ve açık bir şekilde yevmiye kayıtlarını kanunun öngördüğü sürelerde tutmak ve saklamak zorundadır. Yevmiye kayıtlarının tutulması esnasında vergi ödeyicileri aşağıda belirtilen yöntemlerden sadece birini dikkate almak zorundadırlar.

  1. Nakit Esası

  2. Tahakkuk Esası

Nakit esasına göre hesap kaydı yapan vergi ödeyicileri, gelirin elde edildiği anda veya gelirin vergi ödeyicisinin kontrolü altına geçtiği anda, bu geliri dikkate almalı ve gelirden kendi harcamalarını bu harcamaların gerçekleştiği zaman düşmelidir (Kerimov; 2007:116). Tahsil esasında vergi ödeyenin nakit para tutarını aldığı, banka hesabına yattığı zaman gelirin elde edildiği, harcamaların ise nakit olarak ödendiği veya banka hesabından havalenin yapıldığı zaman harcamaların net kayıtlama zamanı sayılmaktadır. Buna karşılık tahakkuk esasına göre kayıtlarını tutan vergi ödeyicileri için gelir elde edilmesinin ve harcamaların net zamanı değil bu harcamaların ve gelirlerin doğduğu, kesinleştiği veya belirgin olarak miktarının tespit edildiği tarih önemlidir. Azerbaycan Kurumlar vergisi sisteminin ana yapısını bir şekil yardımıyla inceleyecek olursak;


Menfaat Vergisinin Mükellefleri Tam ve Dar Mükellef Hukuki Şahıslar


Diğer Faaliyetlerden Elde Edilen Kazançlar

Diğer Sabit Kıymetlerden Elde Edilen Kazançlar

Sermaye ve Diğer Emlak Kullanımından Elde Edilen Kazançlar

Mal ve Hizmet Sunumundan Elde Edilen Kazançlar



Brüt Kazanç



Katma Değer Vergisi, Aksizler
(-) Eksi


Kanunla Belirlenmiş Kazançtan Düşülecek Giderler
(-) Eksi


Bilançoya göre hesaplanmış Kazanç
(=) Eşittir


Vergi İstisna ve İndirimleri
(-) Eksi

Kurumlar Vergisi Matrahı
(=) Eşittir

Kurumlar Vergisi Oranı (%20)
(x) Çarpı

Kurumlar Vergisi
(=) Eşittir
Şekil 10: Azerbaycan Kurumlar Vergisi Sistemi Kaynak: Yaşar Kelbiyev ve diğerleri, Vergilemenin Nezeri ve Metodoloji Esasları, Grifli Neşriyatı, Bakü, 2001, s. 228.
Yukarıdaki şekilin incelenmesinden anlaşılacağı üzere, Azerbaycan menfaat vergisi sistemi oldukça basit bir yapıya sahiptir. Tam ve dar mükellef kurumların elde ettikleri gelirden ödeyecekleri vergiyi kolayca hesaplamaları ve beyannamelerini elektronik ortamda göndermeleri mümkündür. Azerbaycan sisteminde Türkiye uygulamalarında olduğu gibi yasal bir Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir veya Yeminli Mali Müşavir gibi unvanları bulunan meslek mensupları olmadığından beyanname gönderme işlemi serbestçe mükellefler tarafından yerine getirilebilmektedir.
Azerbaycan vergi sistemine göre kurum kazancından indirilmesi mümkün olmayan giderler aşağıdaki gibidir.

  • Sermaye karakterli tüm harcamalar ile şirketin kurulması için yapılan harcamalar,

  • Vergi dışı faaliyetlerle ilgili yapılan masraflar;

  • Eğlence ve yemek giderleri, keza işçilerin konut ve diğer sosyal karakterli giderleri;

  • Her türlü ayrılmış yedek akçeler,

  • Kurumların ödediği tüm mali cezalar,

  • Azerbaycan Bakanlar Kurulu’nun tespit ettiği standartları aşan kısımlar

Azerbaycan vergi sistemine göre kurum kazancından indirilebilecek olan giderler aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır.



  • Yurtdışından alınan borçların faizleri (Bankalar arası kredi oranlarına veya Merkez Bankasının bankalar arası kredi oranlarının ortalama seviyesinden %125 fazla olmamak şartıyla)

  • Ümitsiz borçlar (tahsili şüpheli alacaklar) gelirden düşülebilir (Daha önce bu kazancın vergisinin ödenmesi şartıyla)

  • Sigorta şirketlerinin ayırdığı kanunlara uygun teknik karşılıklar,

  • Gelir elde etmek maksadıyla yapılan bilimsel araştırmalar, projeler ve tecrübeler için yapılan harcamalar,

  • Tamir harcamalarının tutarının, bina ve inşaatlar (%2), elektronik cihazlar ve ulaşım araçları (%5) ile demirbaşlar (%3) için limit dahilindeki kısmı,

  • En fazla 5 yıl süreyle düşülebilen mali zarar,

  • Maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ayrılan amortismanlar,

  • Maddi duran varlık satış zararları

  • Leasing işlemi nedeniyle ödenen kiralar,

  • Bankadan ödenmek şartıyla ticari işle ilgili sigorta primleri (Hayat sigortaları hariç)

  • Azerbaycan dışında ödenen vergiler (Sadece Azerbaycan’da benzer vergi türü için belirlenen oranı aşmayan kısmı)

En fazla 5 yıl süreyle düşülebilen mali zararın kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu olarak kabul edildiğini belirtmiştik. Bu konuda Azerbaycan Vergi Mecellesinin 148’nci maddesinde bir diğer hüküm getirilmiştir. Buna göre; hukuki şahsın sahipliği önceki duruma göre %50 veya daha çok değişirse bu değişikliklerin yapıldığı yılın başından itibaren aşağıdaki iki durumun haricinde mali zararın düşülmesine izin verilmez:



  1. Değişiklikten sonra 3 yıl boyunca hukuki şahıs faaliyetine devam ederse ve

  2. Değişiklikten sonra 1 yıl içerisinde faaliyet konusunu değiştirmemişse;

kuralı getirilmektedir. Yeni kurumlar vergisi kanununun “Zarar Mahsubu” başlıklı 9’ncu maddesine devralınan kurumun faaliyetine beş yıl devam edilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Yani Azerbaycan sistemindekine benzer bir hüküm Türk kurumlar vergisi sisteminde de düzenlenmiştir.
Azerbaycan kurumlar vergisi sisteminde indirilebilecek giderler detaylı olarak belirlenmiştir. Ayrıca bu gelir ve giderler kullanılarak tespit edilen vergi matrahı ve vergi aynı gelir vergisinde olduğu gibi izleyen yılın mart ayının son gününe kadar beyan edilmek zorundadır. Vergi mecellesinin 149.2. maddesinde belirtilen kurumlar, beyannamelerini hesap dönemini (kanunda belirtilen hesap dönemi takvim yılına eşittir) takip eden bir sonraki yılın Mart ayının otuz birinci günü sonuna kadar vergi idaresine vermek zorundadırlar (Şirinov; 2008:161). Hukuki şahısın sona erdiği, müteşebbislik faaliyetlerinin bırakıldığı, işin terki gibi durumlarda bu hallerin gerçekleştiği durumlardan itibaren 30 gün içerisinde beyanname verilmek zorundadır.
3.5. Amortisman Uygulaması

Vergi konusunu oluşturan faaliyetle ilgili olmak şartıyla elde edilen maddi ve maddi olmayan varlıklar için amortisman ayrılabilir. Aşağıda belirtilen maddi duran varlıklar için amortisman ayrılmaz.



  • Toprak, ince sanat eserleri, nadir tarihi ve mimarlık abidesi olan binalar, eskimeyen gayrı menkuller

  • İlmi uygulama, eğitim ve deney maksadı ile laboratuarlarda bulunan demirbaşlar, makineler, numuneler, maketler, faaliyette olan veya olmayan modeller,

  • Mahsul veren hayvanlar (Damızlık inekler, camışlar, develer, domuzlar, koyunlar, keçiler, boğalar, koçlar, tekeler ve bunun benzeri hayvanlar)

  • Ürün alınma vakti gelmemiş çok yıllı ekilmiş ağaç ve benzeri bitkiler,

  • Genel kullanımda olan otomobil yolları,

  • Genel kullanımda olan parklar ve parklardaki demirbaşlar,

Türk vergi sisteminde de boş arazi ve arsalara amortisman ayrılması mümkün değildir. Ancak yukarıda belirtilen yollar, parklar harici vergi mükelleflerinin aktifine dahil olan her şeye amortisman ayrılması mümkündür.


Hukuki ve fiziki şahısların bir yıldan fazla sürede kullanacağı gayri maddi aktifler üzerinden de amortisman ayrılır. Maddi ve maddi olmayan aktiflerin değerine onların alınması, getirilmesi, üretilmesi, kurulması, işletmeye alınması için katlanılan masraflar ile bu aktiflerin değerlerin arttıran harcamalar dahildir. Türk vergi sisteminden farklı olarak bu aktiflerin elde edilmesiyle ilgili olarak alınan kredilerin faizleri aktiflerin değerine ilave edilmez.
Azerbaycan vergi mecellesinin “Amortisman Ayrılması ve Gelirden Amortisman Ayrılan Aktifler İçin Düşülen Tutarlar” başlıklı 114’ncü maddesinde sayılan amortisman oranları aşağıda maddeler halinde listelenmiştir.

  • Binalar, Gayrı menkuller ve yer altı yer üstü düzenleri %7,

  • Arabalar, demirbaşlar ve hesap makineleri %25,

  • Nakliye Vasıtaları %25,

  • İş Hayvanları %20,

  • Jeoloji, araştırma ve madenlerin hazırlanmasına ilişkin harcamalar %25,

  • Faydalanma süresi belli olmayan maddi olmayan duran varlıklar %10,

  • Diğer Esas vesaitler %20

  • Amortisman ayırma işleminin sonunda kalan değeri 100 AZN’den az olan veya ilk amortisman ayrılan değerinin %5’inden aşağı bir tutar kalmış olan iktisadi kıymetlerde kalan değerin tamamı gider yazılır.

Azerbaycan vergi mecellesinde belirtilen amortisman oranları üst sınırı belirlemekte olup, vergi mükellefleri dilerse daha düşük oranda amortisman ayırabilecekleri gibi hiç amortisman ayırmaya da bilirler. Genel olarak Azerbaycan sistemindeki amortisman oranları Türk vergi sistemindekine göre oldukça yüksektir. Böylece Azerbaycan vergi mükelleflerinin ellerinde maddi duran varlıkları ve makineleri daha kısa sürede yenilemeleri amaçlanmıştır.


Azerbaycan vergi ve muhasebe uygulamalarında amortismanlarla ilgili olarak kullanılan genel formül aşağıdaki gibidir (Hasanov; 2010:92-93).
Qd = a + b + c – ç – d
Qd : Kalan Değer

a : Maddi duran varlıkların önceki yılın sonunda kalan değeri (Önceki yıllarda amortisman hesaplanmış ise maddi duran varlığın değerinden bunlar düşülür)

b : Cari yılda satın alınan maddi duran varlıkların değeri

c : Maddi duran varlığın değerini arttırıcı harcamalar

ç : Cari yılda satılmış veya elden çıkarılmış maddi duran varlıkların değeri

d : Kalan değeri 100 AZN’den az veya maddi duran varlığın ilk değerinin %5’inden az kalan maddi duran varlıkların değeri


Türk vergi hukukunda amortismanlar 333, 339, 365, 389 ve 399 numaralı vergi usul kanunu genel tebliğleri ile düzenlenmiş ve çok detaylı bir liste halinde yayınlanmıştır. Ayrıca Azerbaycan sisteminden farklı olarak hızlandırılmış amortisman uygulaması ile belirtilen oranların iki katının kullanılması da mümkün hale getirilmiştir. Gelir Vergisi Kanunu’nun “İndirilemeyecek Giderler” başlıklı 41’inci maddesinde, gerçek kişilerin safi kazançlarının tespitinde indirilmesi mümkün olmayan giderler ele alınmış olup, maddenin 7’nci fıkrasında; ister kiralama yoluyla edinilen, isterse işletme envanterinde kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan varlıklara ilişkin giderlerin yanında, bu varlıklara ilişkin amortismanların da vergi matrahının hesaplanmasında indirilecek bir gider niteliğinde olmadığı ifade edilmektedir. Kurumlar vergisi kanunu da gelir vergisi kanununa benzer şekilde, amortismanları bir gider unsuru olması açısından ele almaktadır.

3.6. Leasing Uygulamaları
Azerbaycan vergi sisteminde yer alan leasing (Finansal Kiralama) işlemleri neticesinde ödenen kiraların gider olarak yazılması mümkündür. Azerbaycan vergi mecellesinin “Maliye Leasingi” başlıklı 140’ncı maddesinde uygulamanın temel esasları düzenlenmiştir. Buna göre;

140.1. Kiraya veren maddi duran varlıkları finansal kiralama sözleşmesi üzerine kiraya verirse, vergilendirme işlemlerinde kiraya veren malın sahibi, kira ödemeleri ise malın kullanımı nedeniyle ödenen menfaatler olarak kabul edilir.

140.2. Aşağıdaki hallerde maddi duran varlık kiralamaları leasing olarak değerlendirilir.

140.2.1. Leasing sözleşmesi ile kira müddeti bittikten sonra maddi duran varlığın mülkiyetinin kiralayana verilmesi veya kiralayanın çok düşük bir bedelle maddi duran varlığı alma hakkının bulunması,

140.2.2. Kira süresi maddi duran varlığın faydalı ömrünün %75’inden fazla ise;

140.2.3. Kira süresi bittikten sonra maddi duran varlığın kalan değeri kiralama başlangıç değerinin %20’sinden az ise;

140.2.4. Kira müddetince ödenecek olan kiraların toplamı maddi duran varlığın kiralama başlangıç değerinin %90’nı veya daha fazlası ise;

140.2.5. Kiralanan maddi duran varlık kiralayanın siparişi üzerine hazırlanmış ve kira müddeti sonunda kiralayandan başkası o maddi duran varlıktan istifade edemiyor ise;

140.3. Bu kanunun 140.2.4’ncü maddesi aktifin faydalı ömrünün ¾’ü bitmiş ise uygulanmaz.

140.4. Finansal kiralama sözleşmesinde kira ödemelerine ait faiz oranı belirtilmemişse faiz oranı aynı dönemde aynı döviz türü ile ve benzer süreler için verilmiş bankalar arası kredi faiz oranıdır. Bu oranda belli değilse bankalar arası kredi faiz oranları ortalamasının %125’i olarak kabul edilir.

140.5. Bu kanun maddesinin amaçlarına uygun olarak kiralayanın kiralamayı yenilemek hakkına sahip olduğu durumlarda bu ilave sürede kira süresine dahil kabul edilir.

140.6. Kiraya verenin finansal kiralama başlayana dek aktifin sahibi olduğu durumlarda bu kanunun 140.1’nci maddesi hükümlerine göre küre ödemesinin yapılmasına ek olarak, sözleşme aktifin kiraya veren tarafından satılması, kiralayan tarafından da alınması gibi değerlendirilir.
Yukarıdaki kanun metni incelendiğinde Azerbaycan vergi sisteminde leasing üzerine bir madde içerisinde pek çok düzenleme birden yapıldığı görülmektedir. Azerbaycan Mülki Mecellesinin (Bizdeki medeni kanun) 747.1’nci maddesine göre “Leasing sözleşmesine göre leasing veren belli maddi duran varlığı belirli bir süre ve diğer şartlarla (leasing alana maddi duran varlığı satın alma hakkını da vermek dahil) kullanımına sunulmasıdır. Vergi mecellesi ile Mülki mecelle arasında terim farklılıkları göze çarpmaktadır. Mülki mecelle leasing alan ve leasing veren terimlerini kullanırken, vergi mecellesi kiraya veren ve kiralayan terimlerini tercih etmektedir. Burada vergi mecellesi kira ödemeleri terimini de sık kullanmaktadır. Leasing kira ödemelerinin normal gayrı menkul kira ödemelerinden farklıdır. Leasing kira ödemelerinde çok sayıda unsur bir arada değerlendirilir. Bunlara, maddi duran varlığın amortisman payları, varlığın alınmasına ilişkin yapılan masraflar, kredi faizleri, leasing veren kuruluşun kar payı gibi örnekler verebiliriz.
3.7. Azerbaycan Vergi Gelirleri İçerisinde Kurumlar Vergisinin Yeri

Dolaysız vergilerin vergi gelirleri içerisinde dolaylı vergilere göre oranının yüksek olması tercih edilen istenilen bir durumdur. Vergi tabanının geniş, vergi oranlarının düşük ve dolaylı vergilerin belli bir optimum düzeyde uygulanması hedeflenir. Ancak her ülkenin kamusal mal ve hizmetlerin finansmanında birinci gelir kaynağı vergilerdir. Vergilerin fiskal yani mali amaçları da ihmal edilemeyecek kadar önemlidir. Azerbaycan gelişmekte olan bir ülke olarak, özellikle de geçiş ekonomileri içerisinde yer almasıyla ciddi vergi gelirlerine ihtiyaç duymaktadır. Tüm geçiş ekonomileri, piyasa ekonomisi sürecinde yer almalarıyla birlikte vergi idarelerinin yapısından kaynaklanan ciddi sınırlamalar nedeniyle kamu gelirlerinde ani ve hacimli açıklarla karşılaştılar (Gökbunar ve Utkuseven; 2005:1). Bu sebeple Azerbaycan vergi gelirlerinin yıllar itibarıyla inceleyelim.



Açıklamalar

2005

2007

2008

2009

2010

2011

2011 Yılı Yüzdeleri

Bütçe Gelirleri Toplamı (Milyon Manat)

2 055,2

6 006,6

10 762,7

10 325,9

11.403,00

15.700,70

100,00

Fiziki Şahıslar Gelir Vergisi

317,40

588,60

627,20

581,90

590,20

715,70

4,56

Hukuki Şahıslar Menfaat Vergisi

355,40

2 457,7

2 862,3

1 329,2

1 429,9

2.134,00

13,59

Toprak Vergisi

15,30

27,10

30,60

26,20

35,30

35,30

0,22

Emlak Vergisi

40,40

72,30

112,90

66,20

101,80

103,90

0,66

İlave Değer Vergisi

599,90

1.179,20

1.910,90

2.012,80

2.082,50

2.222,70

14,16

Aksiz Vergisi

141,00

402,90

486,90

485,10

514,90

480,20

3,06

Maden Vergisi

53,50

123,20

147,70

121,90

130,10

129,80

0,83

İthalat ve İhracata Bağlı Vergi

205,20

293,20

449,70

418,10

291,80

433,10

2,76

Diğer Vergiler

40.936,00

68,60

96,80

86,80

90,30

140,60

0,90

Diğer Gelirler

299,00

793,80

4 037,7

5 197,7

6.136,20

9.305,40

59,27


Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©genderi.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə